Eğlence, Keyif,
Güleryüz…
Sonbahar sayımızın özel konukları Çağla Şıkel ve Cemil İrez
ile Kadınlar ve Kuaförleri serimize renk
katıyoruz. 20 yıllık süreçte müşteri-kuaför ilişkisinden sıyrılarak çok yakın
iki arkadaş olmayı başarmışlar.
Oyuncu, sunucu ve model olan Çağla Şıkel’in 2017’den beri
bir de YouTube kanalı var. Tüm eğitimini Mimar Sinan Üniversitesi Devlet
Konservatuvarı’nda tamamlayan Şıkel 1997 yılında Miss Turkey’de birinci
olmuştur. Çağla Şıkel’e kuaförü ve saçları ile ilgili merak ettiklerimizi
sorduk…
Kuaför denince Çağla Şıkel’in aklına neler geliyor?
Aslında 20 yıldır aynı şey geliyor
çünkü ben çok fazla değişiklik seven biri değilim. Yuvamı değiştirmeyi
sevmediğim gibi kuaför değiştirmeyi de sevmem. Bu tabii gittiğim bir kafe, spor
salonu gibi yerleri de içinde barındırıyor. Kuaför de bir kadının hayatının çok
önemli bir zaman dilimini kaplıyor. Orada kendini iyi hissetmesi, mutlu
hissetmesi çok çok önemli. Benim de kuaför deyince aklıma 20 yıldır tek adresim
olan HK Difference geliyor.
Kuaför seçiminizdeki en önemli kriter nedir? Yaklaşık 20 yıldır
kuaförünüz Cemil İrez. Neden Cemil İrez?
Cemil müthiş ilhamı olan, müthiş
yetenekli bir adam her şeyden önce. Bunun dışında, kendisini sürekli yenilemeyi
ve geliştirmeyi tercih eden, tekdüze ilerlemeyen biri. Ciddi boyutlarda riskler
alan bir sanatçı Cemil. Dolayısıyla Cemil’in bu sanatçı ruhunu çok seviyorum.
Hala saç ile ilgili bir şeye heyecanlanabilmesi, benim hala podyumda yürürken
heyecanlanmam gibi bir şey. Meslek aşkı böyle bir şey. Benimle olan iletişimi
de en büyük kriterlerden biri. 20 yıldır da ne kadar fazla şey paylaştığımızı
anlatamam ama özünde iyi hissettiğim ve enerjisini çok sevdiğim bir yer burası.
Peki bu 20 yıl içinde başka bir kuaför deneyiminiz oldu mu?
Hiç olmadı. Hiç aklıma bile gelmedi
açıkçası. Biz bu hale burada geldik ve çok uzun bir yoldu bu. Benim her zaman
söylediğim gibi en iyi versiyonum buysa sebebi de burasıdır. Cemil, Lezgin ve
diğer arkadaşlarla biz bir ekibiz.
Kişiselleştirilmiş bir saçınız var. Hem renk hem kesim olarak size özel
bir saç modeli. Bu kesim ve rengi seçerken neler etkili oldu? Zamanla mı
gelişti yoksa siz böyle olmasını mı istediniz?
Özellikle renk ve kesimde çok uzun
zamandır bir değişiklik yapmıyordum. Sadece bir ara artık uzun saç istemediğimi
fark ettim. Keselim dedim ve bir anda kestik saçımı. Ben çok mutlu oldum, çok
iyi hissettim, hafifledim. Saçlarımın da sağlığına kavuştuğunu hissettim. O
günden sonra da o ara boy uzunluğundaki halini çok sevdim. En dinamik
hissettiğim ve kendime en yakıştırdığım halinin bu olduğunu düşündüm. Tabii hep
denemeyle ve zamanla oluşan şeyler oldu. Bir anda saçımı koyu kahveye
boyamayacağız. Tatlı geçişler tercih ediyoruz. Ben bu konularda çok cesur
değilim. Cemil de benim bu konularda hep destekçim. Bence bir kadının saçları
konusunda kendine güvenebilmesinin altında kuaförüne ve onun fikirlerine
güvenebilmesi yatıyor. Cemil de benim için yapmayalım diyorsa yapmıyoruz,
yapalım diyorsa da en güzelini yapacaktır. Birilerine örnek veya ilham olmak
için değil, istediğimiz tonu yakalamak için çok uğraştık. 8 saat salonda
kaldığım da oldu. Klasik tonlar sevmiyorum ben. Bir dönem yeşil yansımalar
seviyordum bir dönem gri seviyordum, şimdi de bej seviyoruz. Güneşle açılmasını
da kullanarak sevdiğimiz tonu yakalıyoruz. Böyle küçük dünyamızda küçük oyunlar
oynuyoruz. Hiç bir zaman aynı renk ya da tek renk de olmuyor aslında.
Kuaför salonlarında sizin için olmazsa olmaz nedir?
Eğlence, keyif, güler yüz. Geldiğim
zaman bana sevildiğimi hissettirmeleri, ilgi görmek tabii ki. Biz bir de burada
hepimiz arkadaş gibiyiz. Bunlar dışında olmazsa olmazım, çok şımaracak olursam,
soğuk kahve olabilir (Gülüyor). Yıllardır kahve makineleri bozuktu o yüzden
bizim için kahve çok önemli bir ihtiyaç.
Başarılı kariyeriniz dışında güzelliğinizle de ön plandasınız. Bu
açıdan bakıldığında kuaförün sizin için önemi nedir? Kuaförlüğü nasıl
betimlersiniz?
Saçlarını yeni yaptırmış bir kadının aynı
hissetme ihtimali yoktur diye düşünüyorum. Bu denli havalı hissetmek sadece
kuaförü çıkışında yaşanabilir çünkü. Benim için saçlarım zaten çok önemli. Bir
ara belki biraz hoyrat davranmış olabilirim ama değerini anladıktan sonra çok
daha fazla bakmaya başladım. Kendimde en sevdiğim aksesuarlarımdan biri
saçlarım. Çok özen gösteriyorum, bakımlar yapıyorum. Mesela biz 10 ay boyunca
haftanın 5 günü canlı yayın yaptık yine de hiç yıpranmadı. Hiç yormadık saçımı.
Ciddi anlamda kafa yoruyorduk. İnsanlar da hep soruyor saçında bu kadar işlem
var nasıl bu kadar sağlıklı diye. İyi bakmakla ve özenmekle çok alakalı dediğim
gibi. Bazen maşayı kaç dereceye ayarladın diye soruyorum, bazen de bu fön niye
bu kadar sıcak diye soruyorum çünkü sebebini bilmem lazım.
Klasik Çağla Şıkel görünümünüzün dışına çıkmayı hiç düşündünüz mü?
Ekstrem renkler ya da kesimler denediniz mi?
Bir ara uçuk pembe tonlarındaydı
saçlarım. Ama bir anda siyaha boyatmayı düşünmem. Zaten ben düşünsem Cemil
düşünmez öyle bir şeyi. Dediğim gibi bu renk benim rengim, bu tonlar üzerinden
oynamalar yapmak bana yetiyor. Çok uzun boylu olduğum için çok kısa saç
kestiremem. Şu ana kadar en kısa kestirdiğim saç da omzumdaydı çünkü boynum da
çok uzun. Dolayısıyla bu dengeyi korumak için çok kısa kestirmem. Ama mesela
bir daha saç uzatır mıyım diye düşünsem onun cevabı da hayır. Çünkü artık
modern ve dinamik olduğunu düşünmüyorum uzun saçın. Tabii 5 sene sonra ne olur
bilemiyorum.
Salondan hiç beğenmediğiniz bir saçla çıktığınız oldu mu?
Yani ben çıksam Cemil bırakmaz,
Cemil bıraksa Lezgin bırakmaz bu yüzden hiç öyle bir şey olmadı. Şöyle olmuştur
belki; çok uğraşmışızdır ama saçım gününde değildir, pigmentleri iyi değildir
ya da psikolojik olarak iyi değilimdir, istediğim sonuca ulaşamayız. Böyle bir
durumda Cemil ‘hemen eve git, dinlen, iki gün sonra gel’ der. O zaman zaten
kendime gelmiş olurum. Ama hiç mutsuz, memnuniyetsiz çıkmadım. Kimsenin de
çıktığını görmedim açıkçası.
Zor bir müşteri misinizdir?
Onu Cemil’e sormak lazım ama ben
kendimi hiçbir zaman müşteri gibi görmedim açıkçası. Ben çok kararlıyımdır. Ne
istediğimi de çok iyi bildiğim için derdimi de iyi anlatırım. Tabii bunca yılın
ilişkisi de var arada beni çok iyi anlıyorlar.
İyi hissettiğiniz zaman mı yoksa kötü hissettiğiniz zaman mı kuaföre
gelmeyi tercih edersiniz?
Zaten ihtiyaç gereği hep kuafördeyim. Çok sarı kullandığım için saçımı dibinin çıkmasına izin vermiyorum. Ama kendimi iyi hissettiğimde de, iyi hissetmek istediğimde de buraya geldiğim çok oldu tabii ki.