Keşkeler ve belkiler…

‘Kuaförler Günü’ sorununa bir bakış…

Keşke okumuş olsalardı 30 Nisan gerçeğini…

Keşke Federasyon’a yapılan nezaket ziyareti; ortak akla dönüşmüş olsaydı…(Çikolatamızı da alıp gitmiştik!)

Keşke yıllar önce çok iyi niyetli bir kuaför meslektaşınızın başlatmış olduğu 22 Mayıs’ın; hiçbir ülkede olmadığını fark etmiş olsalardı…

Keşke buna rağmen teşkilattan mesai arkadaşları olan bazı oda başkanlarının destek vermiş olduğu bu iyi niyetli girişimin; yanında olmuş olsalardı…

Keşke; hırs yapmadan, ayrıştırmadan dinlemiş, görmüş olsalardı…

Keşke bu zor günlerde; bu konu ayrıştırıcı bir konuya dönüşmeseydi…

Keşke dünyada da kutlanan 30 Nisan Kuaförler Günü’nü görmüş; fark etmiş olsalardı.

Keşke yarışmalardan elde edilen gelirler; gün hangi gün olursa olsun, Kuaförler Günü veya bayramı için harcanmış olsaydı ve kazanan o çocukların ödülleri de verilmiş olsaydı…

Keşke ”taraflı haber yapıyorsunuz, bize yer vermiyorsunuz!” diye sitem ettiklerinde; yayınlanmış çalışmaları gönderince teşekkür etmiş olsalardı.

Keşke bir apartman katında küçücük bir daireye sıkışmış (koskoca) federasyon; temsil ettiği aileye yakışır bir yere sahip olmuş olsaydı…

Keşke bir ”yayın kuruluşu” olarak bahsettiği yayının; kendilerinin temsil ettiği mesleğe; başkanı olduğu federasyon dahi kurulmadan yıllar önce tam 74 yıldır hizmet veren Estetica Dergisi olduğunu söyleyebilselerdi. Benim adım gerekli değil.

Keşke ”bazı dernekler öncülüğünde” ifadesi yerine; kendi meslektaşlarından oluşan derneğin adını kullanabilselerdi. Hikayelerine, mesleklerinin saygınlığı için hiçbir menfaat gözetmeden, herhangi bir ücret dahi almadan gösterdikleri çabaları görmüş olsalardı…

Keşke itiş kakış yazılmış yazılarla ve Facebook’a (Tam 1682 takipçi-sıfır eksik değil-doğru rakam) sıkışmış bir mecra yerine; iletişim kurabilecekleri bir siteleri olsaydı…

Keşke basın bülteni başlığıyla yazılmış yazılar; basına ulaşabilmiş ve değer görmüş olsaydı…

Keşke bir telefon kadar uzak olan meslektaşlarına ; dünyada kutlanan özel bir günü ‘’neden bana sormadan, beni saymadan kutluyorsunuz?’’ sorusunu sorabiliyor olsalardı…

Keşke oda başkanlarına; ”destek vermeyeceksiniz!” mesajları gönderilmemiş olsaydı…

Keşke o başkanlar da; korkmadan, cesurca nedenini sorgulamış olsaydı…

Keşke geçen yıl zar zor ikna olup, canlı yayınla da paylaştığımız odalardan bazıları; cesurca sözlerinin arkasında durmuş olsaydı…

Keşke Gaziantep HairFest’te ayağa kalkarak; ‘kuaförlük dünyanın en güzel mesleği’ sözünü içtenlikle haykıran meslektaşlarınıza ve mesleğinize verilen saygıya rağmen ayağa kalkmayıp oturanlar federasyon başkanı ve oda başkanları olmasaydı…(sakın ayağa kalkma meselesini siyasileştirmeye kalkan olmasın!)

Keşke dünyanın en büyük kuaför ve berber teşkilatı olan OMC-Dünya Kuaförler Birliği’ne Türkiye’nin üyeliğini; federasyon gerçekleştirmiş olsaydı.(Şimdi desteklemiyoruz diyip engel olmak isteyen olur mu? Hiç sanmıyorum..)

Keşkeler daha fazla uzamasın…

Evet, kuaförlerin/berberlerin Covid-19 sonrası işe başlayacakları gün tüm sektörün bayramı olsun. Hep birlikte kutlayalım ve kutlayacağız da. Arada tek bir fark var; biri ‘bayram’ diğer özel bir gün. Dünyada ise 30 Nisan Kuaförler Günü olarak kutlanmaya devam edecek. İster yer yüzündeki 5 kıtayı kabul edersiniz ister 6.kıta peşinde gidersiniz. ‘Güneş balçıkla sıvanmaz!’

Son cümle öncesi: “Belki” okurlar…

“Eğerle meğer evlenmişler, keşke isimli bir çocukları olmuş.”

Bir İran atasözü
İlgili ilk yazımı alttaki mavi yazıya tıklayarak belki okurlar: https://hairist.com.tr/kuaforler-gunu-ne-zaman/

Not: Konuyla ilgili bir sonraki yazımı önümüzdeki bayramın ilk günü okuma fırsatı bulacaksınız!

Erkan Güzel
Estetica Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

_______________