Ana Sayfa Blog

Frontier: Kuaförlere Cesur Bir Yaratıcılık Çağrısı

0
Frontier

Frontier koleksiyonuyla ödüllü saç sanatçısı Bernadette Beswick, yaratıcılığın sınırlarını yeniden tanımlıyor.

Frontier, saç modasında yenilik, cesaret ve sürekli gelişim kavramlarını merkezine alıyor. Uluslararası ödüllü saç sanatçısı Bernadette Beswick’in en güçlü çalışmalarından biri olarak dikkat çeken koleksiyon, yalnızca estetik bir yaklaşım sunmakla kalmıyor; aynı zamanda kuaförlere yaratıcı sınırlarını zorlamaları için güçlü bir mesaj veriyor.

David Bowie’nin “Ayaklarınızın tam olarak yere basmadığını hissediyorsanız, heyecan verici bir şey yapmak için doğru yerdesinizdir” sözünden ilham alan Frontier, korkusuz bir evrimin ve yaratıcı ivmenin sembolü olarak karşımıza çıkıyor.

Frontier

Sınırları Zorlayan Bir Yaratıcı Yolculuk

2025 yılında AHIA Creative Australian Hairdresser of the Year, 2024 yılında AHIA Business Educator of the Year ve 2025 British Hairdressing Awards International Collection of the Year gibi sektörün en prestijli ödüllerini kazanan Bernadette Beswick, bu başarıların ardından kendisini yeni yaratıcı alanlara taşımaya karar verdi.

Frontier tam da bu noktada doğdu.

Koleksiyonun merkezinde ilerleme fikri bulunuyor. Tekrara düşmek yerine ustalığı hedefleyen yaklaşım, her kararın bilinçli ve sezgisel olarak verildiği güçlü bir yaratım sürecini temsil ediyor.

Beswick’e göre kuaförler için en büyük tehlike durağanlık. Bu nedenle Frontier, meslek profesyonellerine sürekli gelişmeleri ve kendilerini yeniden keşfetmeleri yönünde çağrıda bulunuyor.

Şekil, Doku ve Rengin Yeni Yorumu

Koleksiyondaki her görünüm; şekil, doku ve bitiş anlayışına meydan okuyan güçlü bir karakter taşıyor.

Temiz ve kontrollü kesimler; katmanlı formlar, dokulu şekillendirmeler ve atmosfer yaratan renk uygulamalarıyla birleşiyor. Sonuç ise hem teknik hem de sanatsal açıdan güçlü bir ifade dili oluşturuyor.

Rüzgârla şekillenmiş hissi veren doğal dokular, topraksı tonlar ve özgür silüetler koleksiyona ham bir enerji katarken, geleneksel güzellik anlayışının dışına çıkan modern bir estetik sunuyor.

Kuaförler İçin Bir Manifesto

Frontier yalnızca bir saç koleksiyonu değil, aynı zamanda mesleki gelişime yönelik güçlü bir manifesto niteliği taşıyor.

Bernadette Beswick, koleksiyon aracılığıyla kuaförlere şu mesajı veriyor:

“Durağan kalmayın. Zihninizi, yaratıcılığınızı ve becerilerinizi sürekli geliştirin. Konfor alanınızın dışına çıkın ve yeni sınırlar keşfetmekten korkmayın.”

Teknik ustalık, yaratıcı cesaret ve güçlü bir vizyonun birleşiminden doğan Frontier, çağdaş saç modasının geleceğine dair ilham verici bir bakış sunuyor.

Frontier

Frontier Koleksiyon Künyesi

Saç Direktörü ve Kesimler: Bernadette Beswick

Renk: Rachel Vitullo

Fotoğraf: Andrew O’Toole

Makyaj: Kylie O’Toole

Styling: Catherine V

Frontier

14. Yılın Kuaförü Yarışması Sonuçları

0
yılın kuaförü yarışması 2025

Estetica Dergisi ve Hairist.com.tr tarafından Hush markası desteğiyle düzenlenen yarışmada, Avangard Saç, Gelin Saçı ve Renk-Kesim kategorilerinde dereceye giren isimler belli olurken, kategori birincileri arasından en yüksek puanı alan Gamze Dikici, “Yılın Kuaförü” unvanının sahibi oldu.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da yarışma; mesleki yaratıcılığı teşvik etmek, kuaförlük sanatının gelişimine katkı sağlamak ve başarılı çalışmaları ulusal ve uluslararası platformda görünür kılmak amacıyla gerçekleştirildi.

Uluslararası Büyük Jüri Değerlendirdi

Yarışmanın değerlendirme süreci, Türkiye ve dünyanın farklı ülkelerinden sektörün önde gelen isimlerinden oluşan Büyük Jüri tarafından gerçekleştirildi. Bu yıl jüri değerlendirmeleri, yarışma için özel olarak geliştirilen online puanlama sistemi üzerinden mevcut değerlendirme kriterleri doğrultusunda yapıldı.

HAIRIST YILIN KUAFÖRÜ YARIŞMASI 2025 JÜRİ ÜYELERİ
  1. Yılın Kuaförü Yarışması Büyük Jürisi şu isimlerden oluştu:

Yılın Kuaförü Ödülü Gamze Dikici’nin

YILIN KUAFÖR GAMZE DİKİCİ

Yarışmanın üç ana kategorisinde birincilik elde eden finalistler arasında yapılan genel değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan Gamze Dikici, 14. Yılın Kuaförü ödülünün sahibi oldu.

Avangard Saç kategorisindeki başarılı çalışmasıyla jüri üyelerinden en yüksek değerlendirmeyi alan Dikici, böylece yarışmanın en prestijli ödülünü kazandı.

Salih Pehlivan Özel Ödülü Ahmet Türkibiş’e

AHMET TÜRKİBİŞ

Bu yıl yarışmada özel bir anlam taşıyan ödüllerden biri de Salih Pehlivan Özel Ödülü oldu.

Geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan, Kuaförler Derneği’nin eski başkanlarından, kuaförlük mesleğine yaptığı katkılar ve sektöre kazandırdığı değerlerle saygıyla anılan Salih Pehlivan’ın anısına verilen özel ödülün sahibi Ahmet Türkibiş oldu.

Avangard Saç Kategorisi Sonuçları

  1. Gamze Dikici
  2. Cantürk Aygün
  3. Dilek Erdoğan
YILIN KUAFÖR GAMZE DİKİCİ
CANTÜRK AYGÜN
DİLEK ERDOĞAN

Gelin Saçı Kategorisi Sonuçları

  1. Bircan Çelik
  2. Işıl Sarı
  3. Merve Delimehmet
IŞIL SARI
MERVE DELİMEHMET

Renk-Kesim Kategorisi Sonuçları

  1. Ayhan Önlüel
  2. Sema Yazıcı
  3. Mehmet Türkibiş
AYHAN ÖNLÜEL
SEMA YAZICI
MEHMET TÜRKİBİŞ

Mesleki Başarı ve Yaratıcılık

Yılın Kuaförü Yarışması, yalnızca bir yarışma olmanın ötesinde, kuaförlük mesleğinin gelişimini destekleyen önemli bir platform olmayı sürdürüyor. Her yıl yüzlerce profesyonelin takip ettiği organizasyon, yaratıcı çalışmaların görünür olmasına katkı sağlarken, sektör profesyonellerini uluslararası standartlarda değerlendirme süreçleriyle buluşturuyor.

Estetica Dergisi ve Hairist.com.tr tarafından düzenlenen yarışma, önümüzdeki yıllarda da kuaförlük mesleğinin gelişimine katkı sunmaya ve yeni başarı hikâyelerine sahne olmaya devam edecek.

“Bu Yarışma Türk Kuaförlüğüne Armağan Etmek İstediğim Bir Hayaldi”

Yarışmanın organizatörü, Estetica Dergisi ve Hairist.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Erkan Güzel, yarışmanın 14 yıllık yolculuğunu değerlendirirken şu açıklamalarda bulundu:

“Bu yarışma benim için bir hayaldi. Kuaförlük sektörüne adım attığım ilk yıllarda Türkiye’deki kuaförlük sektörünü uluslararası sektörle karşılaştırma fırsatı buldum. O dönem en büyük hayallerimden biri, kuaförlüğü hak ettiği şekilde temsil edecek, uluslararası standartlarda bir etkinlik ve yarışma organizasyonu gerçekleştirmekti.

Hepimizin ortak amacı kuaförlük mesleğini daha ileriye taşımak ve yüceltmektir.

Bu hayalin ilk adımını Hairist Etkinliği ile attık. 2011 yılında başlayan Hairist, uzun yıllar boyunca sektörümüze yön veren önemli organizasyonlardan biri oldu. Bugün benzer etkinlikler ve yarışmalar düzenlemek için emek veren kuaförleri görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Hepsine başarılar diliyorum. Çünkü hepimizin ortak amacı kuaförlük mesleğini daha ileriye taşımak ve yüceltmektir.

Hairist’in hemen ardından başlattığımız Yılın Kuaförü Yarışması ise benim için çok daha büyük bir hayaldi. Ülkemizde birçok yarışmanın kısa süre içerisinde sona erdiğine tanıklık ettik. Bu nedenle sürdürülebilir bir yarışma oluşturmak ve bunu yıllarca devam ettirebilmek benim için son derece önemliydi.

Bugün geriye dönüp baktığımda, 2026 yılında gerçekleştireceğimiz yarışmanın 15’inci yılına ulaşmış olmamızın gururunu yaşıyorum. Kuaförlük dünyanın en güzel mesleğidir derken bunu sadece bir slogan olarak söylemiyoruz. Bu mesleğe gönül veren herkesle birlikte bu inancı yıllardır dile getiriyoruz.

Bu vesileyle, 14 yıl boyunca yarışmamıza destek veren yerli ve yabancı tüm kuaför dostlarımıza, jüri üyelerimize, yarışmacılarımıza, sponsorlarımıza ve katkı sağlayan tüm markalara içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Özellikle son beş yıldır desteğini kesintisiz sürdüren Sistem Kozmetik ailesine ve HUSH markasına ayrıca teşekkür etmek ve kendilerini tebrik etmek istiyorum. Çünkü bu tür organizasyonlar ticari kazanç beklentisiyle değil, mesleğe duyulan inançla desteklenebilir.

Yarışmak cesaret ister, tutku ister

Yılın Kuaförü Yarışması benim için Türk kuaförlüğüne armağan etmek istediğim bir projedir. Yarışmak cesaret ister, tutku ister, enerji ister. Bunlar maddi değerlerle ölçülebilecek şeyler değildir.

Bu yarışma sayesinde yıllar boyunca çok değerli insanlar tanıdım, birçok yeteneğin ortaya çıkmasına tanıklık ettim. Genç kuaförlerin kendilerini göstermelerine ve kariyerlerinde yeni kapılar açmalarına katkı sunabilmek benim için en büyük ödül oldu.

Bu yolculukta bizimle birlikte yürüyen herkese teşekkür ediyor, sektörümüz adına daha nice başarılı yıllar diliyorum.”

15. Yıl İçin Geri Sayım Başladı

Yılın Kuaförü Yarışması’nın 14.sünün tamamlanmasının ardından gözler şimdiden 2026 yılında gerçekleştirilecek 15. Yılın Kuaförü Yarışması’na çevrildi.

Türk kuaförlük sektörünün en uzun soluklu ve en prestijli yarışmalarından biri haline gelen organizasyon, yeni dönemde de mesleki yaratıcılığı desteklemeye, genç yetenekleri keşfetmeye ve Türk kuaförlüğünü uluslararası platformlarda temsil etmeye devam edecek.

Christophe Gaillet: “Bir Saç Sanatçısını Belki de En Çok Alçakgönüllülüğü Farklı Kılar”

0
christopher gaillet

Christophe Gaillet, 15 yaşında tesadüfen başladığı kuaförlük yolculuğunda bugün moda haftalarından uluslararası projelere, yaratıcı koleksiyonlardan sanat direktörlüğüne uzanan etkileyici bir kariyere sahip.

Kuaförlük dünyasında bazı isimler yalnızca teknik başarılarıyla değil, ortaya koydukları yaratıcı vizyonla da öne çıkar. Fransız saç sanatçısı Christophe Gaillet, bu isimlerden biri.

christopher gaillet

Yaratıcılık, sanat ve cesaret üzerine özel röportaj

15 yaşında bir yaz tatilinde tesadüfen adım attığı meslek, yıllar içerisinde onu uluslararası moda dünyasının ve yaratıcı saç tasarımının önemli figürlerinden biri haline getirdi. Paco Rabanne ve Jean Paul Gaultier gibi markalarla çalışan, moda haftalarında görev alan ve bugün HCF’nin sanat direktörlüğünü sürdüren Gaillet, kuaförlüğü yalnızca bir meslek değil, başlı başına bir sanat formu olarak görüyor.

Samimiyetle sorularımızı yanıtlayan Christophe Gaillet, yaratıcılığın beslenme kaynaklarından cesaretin önemine, sosyal medyanın etkisinden gelecekteki hedeflerine kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.

“Aslında sihirbaz olmak istiyordum”

christopher gaillet

Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Saçla olan yaratıcı yolculuğunuz nasıl başladı?

Bu mesleğe çok genç yaşta, 15 yaşındayken ve tamamen tesadüf eseri başladım. Okulu pek sevmiyordum çünkü büyük bir hayalperesttim. Aslında sihirbaz olmak istiyordum. Ancak ailem bunun gerçek bir meslek olmadığını düşünüyordu. Bir yaz döneminde kuaför salonunda çalışmaya başladım ve orada bir kıvılcım oluştu. Çıraklık sürecine başladım ve bu mesleğe anında büyük bir tutkuyla bağlandım.

“Artık salon yerine sanatsal projelere odaklanıyorum”

christopher gaillet

Bugün hâlâ günlük müşteri kabul eden bir salon ortamında mı çalışıyorsunuz, yoksa daha çok sanatsal projelere mi odaklanıyorsunuz?

Artık bir salonda çalışmıyorum. On yılı aşkın süredir serbest çalışıyorum. Fotoğraf çekimleri, moda gösterileri, masterclass’lar ve etkinlikler gibi birçok sanatsal projede yer alıyorum. Aynı zamanda HCF’nin sanat direktörüyüm ve Polonya’da MKPRODUCTION isimli prodüksiyon şirketimi yönetiyorum. Dünyanın farklı ülkelerinden kuaförler için çekimler gerçekleştiriyoruz.

“Alexander McQueen hâlâ bana ilham veriyor”

Instagram’daki çalışmalarınız klasik salon dönüşümlerinin çok ötesinde. Bu görsel dili oluşturmak bilinçli bir tercih miydi?

Her zaman yaratımlarımda özgür oldum. Vermek istediğim hikâyeleri ve yapmak istediğim seçimleri kendim belirledim. Fikirlerimin sonuna kadar gitmek benim için çok önemliydi; insanları şaşırtabilecek olsa bile. Sanatı ve modayı her zaman sevdim. Yaratıcılık konusunda en büyük ilham kaynaklarımdan biri Alexander McQueen oldu. Bugün bile onun etkisini hissediyorum. Özellikle deneysel çalışmaları seviyorum çünkü sonuç kadar yaratım süreci de beni heyecanlandırıyor.

“Kuaförlük başlı başına bir sanat”

Sizin için saç tasarımı bir zanaat mı, sanat mı yoksa ikisinin birleşimi mi?

Mesleğimizi birçok dala sahip büyük bir ağaca benzetiyorum. Ben bu dalların birkaçına birden tutunmayı seçtim. Kuaför salonlarında mesleğin temelini öğrendim, ardından yarışmalarla sanatsal yönümü geliştirdim. Ancak nereden gelirsek gelelim, nereye gidersek gidelim kuaförlüğün başlı başına bir sanat olduğunu düşünüyorum.

“Fikir önce beyinde, sonra kalpte, en sonunda ellerde doğar”

Yeni bir çalışma tasarlarken ilk ilham nereden geliyor?

Bir fikrin başlangıcı çok farklı kaynaklardan gelebilir. Son derece meraklı olmak gerekir çünkü zihni sürekli beslemek gerekir. Benim için bir fikir önce beyinde doğar, sonra kalbe iner ve en sonunda eller tarafından şekillendirilir. Güçlü bir fikir genellikle farklı stillerin ve dönemlerin birleşiminden ortaya çıkar.

“Müzeler, moda gösterileri ve sinema benim yakıtım”

Sanat, moda, sinema ve müzik yaratıcı sürecinizi nasıl etkiliyor?

Müzeleri ziyaret etmek, moda gösterilerini takip etmek, sinema ve müzik benim için çok önemli. Bazen bir çalışmam tamamlandığında, fikirlerin aslında nereden geldiğini daha iyi anlayabiliyorum. Beynin çalışma biçimi inanılmaz. Seyahat etmek de benim için çok büyük bir ilham kaynağı.

“Giyilebilir saç ile avangart saç arasında bir köprü var”

Günlük saç tasarımlarıyla daha editorial ve avangart çalışmalar arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

Bu durum modadaki haute couture ile hazır giyim ilişkisine benziyor. Avangart bir çalışmanın en güçlü yönlerini alıp daha giyilebilir hale getiriyoruz. Yine de bu iki dünyayı birbirinden ayrı tutuyorum çünkü sıra dışı tasarımları günlük hayatta taşımak her zaman kolay olmuyor.

“Eleştiri de başarının bir parçası”

Çalışmalarınızın fazla cesur veya fazla farklı bulunduğu oldu mu?

Evet, elbette. Herkes yaptığınız işi anlamayabiliyor. Ancak eleştirileri de başarıları da sahiplenmek gerekiyor. Bazen hata yapıyoruz, bazen yanlış kararlar veriyoruz. Ama önemli olan yolumuza devam etmek ve her deneyimden bir şey öğrenmek.

“Baskı altında yaratamam”

Sosyal medya size özgürlük mü veriyor yoksa baskı mı yaratıyor?

Sosyal medya doğru kullanıldığında harika bir araç. Ancak bugün birçok insan birbirini kopyalıyor ve bunun farkında bile olmuyor. Ben kendi adıma baskı hissetmiyorum çünkü baskı altında yaratıcı olamam.

“Her kuaför yaratıcı bir projeyle büyür”

Salon yaşamı içinde yaratıcılığa zaman ayırmak sizce mümkün mü?

Kolay değil. Çünkü yaratıcılık zaman, düşünce ve sabır gerektiriyor. Kuaförlerin fikir alışverişinde bulunabilecekleri yaratıcı alanlar oluşturulması çok değerli olurdu. Her kuaför tamamladığı yaratıcı projeler sayesinde gelişir.

“Belki de büyük sanatçıyı farklı kılan şey alçakgönüllülüğüdür”

Bir saç sanatçısını diğerlerinden ayıran nedir?

Bence biraz teknik beceri, biraz vizyon ve biraz da cesaret. Eğer yeteneğiniz dünyanın farklı noktalarında da karşılık buluyorsa harika. Ama dürüst olmak gerekirse, büyük bir sanatçıyı farklı kılan şey belki de alçakgönüllülüğüdür.

“Bu projeler bana dünyayı açtı”

Sanatsal projeler kariyerinizi nasıl etkiledi?

Benim için her zaman itici bir güç oldular. Paco Rabanne ve Jean Paul Gaultier gibi isimlerle çalışma fırsatı buldum. Moda haftalarında yer aldım, birçok çekim gerçekleştirdim ve HCF’nin sanat direktörü oldum. Ama en önemlisi, kuaförlük sayesinde dünyayı tanıdım.

“Beni hâlâ merak duygusu motive ediyor”

Bugün sizi heyecanlandıran şey nedir?

Yeni fikirler üretmek, yeni insanlarla tanışmak, paylaşmak ve daha da meraklı olmak. Kendimi geliştirmek kadar başkalarının gelişimine katkı sağlamak da beni heyecanlandırıyor.

“Bir gün büyük bir markanın sanat direktörü olmak isterim”

christopher gaillet

Gelecekte hangi projeleri hayata geçirmek istiyorsunuz?

Büyük bir markanın sanat direktörü olmayı isterim. Araştırma ve konsept geliştirme odaklı projeleri seviyorum. Zor olduğunu biliyorum ama bu beni korkutmuyor.

Yakından takip ettiğiniz Hairist.com.tr’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hairist’in hem dijital platformlarda hem de sektör içerisinde oldukça aktif olduğunu görüyorum. Mesleğimiz için güçlü ve olumlu bir imaj oluşturuyorsunuz. Bence Hairist gibi platformlar kuaförleri eğitiyor, motive ediyor ve özellikle geleceğin kuaförlerini yetiştirecek yeni neslin sanatsal değerlerle büyümesine katkı sağlıyor.

Authentic Beauty Concept ile Saçlarda Matcha Etkisi

0
authentic beauty concept

Authentic Beauty Concept, ince telli saçlara özel geliştirdiği Amplify serisini zenginleştirilen içeriğiyle yeniden kullanıcılarla buluşturuyor.

Matcha ekstresi ve kafeinle güçlendirilen vegan ve “free-from” formüller; saçı ağırlaştırmadan hacim kazandırıyor, doğal parlaklığını koruyor ve gün boyu hafif, hareketli bir görünüm sunuyor.

authentic beauty concept

Günlük bakım rutinini bir üst seviyeye taşıyan seri, ferah narenciye ve yeşil çay notalarıyla duyulara da hitap ediyor. Seride; Amplify Cleanser, Amplify Foam Conditioner ve Amplify Root-Lift Spray Conditioner olmak üzere, ince telli saçlar için eksiksiz bir bakım rutini sunan üç ürün yer alıyor. Emily in Paris’te dizisinin sevilen oyuncusu ve markanın yüzü Camille Razat ise seriyle ilgili deneyimini “Amplify serisini her kullandığımda kendimi zinde ve tamamen anda hissediyorum.” sözleriyle ifade ediyor. 

Matcha Ekstresi ile Güçlenen Hacim Bakımı

Amplify serisinin kalbinde yer alan matcha ekstresi ve kafein kombinasyonu, ince telli saçlara enerji kazandırıyor. Antioksidan özellikleriyle bilinen matcha, saçın daha güçlü ve parlak görünmesine katkı sağlıyor; kafein ise saç köklerini uyararak daha dolgun bir görünüm oluşmasına yardımcı oluyor. Formüllerde ayrıca sürdürülebilir kaynaklardan elde edilen okaliptüs ekstresi de yer alıyor. Okaliptüs ekstresi ince telli saçlara ihtiyaç duyduğu enerjiyi vermeye ve baş derisi ile saçı ferahlatmaya destek sağlıyor. 

authentic beauty concept

Hafif Formüller, Maksimum Hacim Etkisi

Seri, ince telli saçlar için özel olarak geliştirilen üç temel üründen oluşuyor. Lime, mandalina ve yeşil çay notalarıyla şekillenen koku profili; iris ve frezya dokunuşlarıyla tamamlanıyor. Ortaya çıkan etki, hem ferah hem de rafine bir bakım deneyimi sunuyor.

Amplify Cleanser: İnce telli saçlar için geliştirilen şeffaf temizleyici, saç diplerini arındırırken saçta hafif bir yapı oluşturarak hacimli stiller için ağırlıksız bir baz oluşturuyor. Saçın doğal parlaklığını koruyor ve daha dolgun bir his kazandırıyor.

Amplify Foam Conditioner: Hafif formülüyle saçı ağırlaştırmadan bakım yapan köpük saç kremi, saçın kolay taranmasına yardımcı oluyor. Saça hacim kazandırırken yumuşak, hareketli ve doğal parlaklıkta bir görünüm sağlıyor.

Amplify Root-Lift Spray Conditioner: Saç yapısını yeniden yapılandırmaya yardımcı olan çok yönlü sprey saç kremi, %100’e kadar daha fazla hacim sağlıyor ve bu etkiyi 48 saate kadar koruyor*. Aynı zamanda 230°C’ye kadar ısıya karşı koruma sunuyor.
Saç diplerine uygulandığında anında kök kaldırma etkisi sağlarken, boy ve uçlara uygulandığında dolgun ve hacimli bir görünüm elde edilmesine yardımcı oluyor.

authentic beauty concept

Erişilebilir ve Kapsayıcı Tasarım

Authentic Beauty Concept, Amplify serisiyle kapsayıcılık yaklaşımını bir adım ileri taşıyor. Ambalajlarda görme engelli tüketiciler için Braille alfabesi yer alıyor ve ayrıca NaviLens teknolojisi sayesinde kullanıcılar ürün bilgilerine de sesli ve görsel olarak kolayca ulaşabiliyor.

Sade, Şeffaf ve Sorumlu Güzellik Anlayışı

Authentic Beauty Concept; sülfat, silikon, paraben ve yapay renklendirici içermeyen “free-from” formülleriyle sade ve bilinçli bir güzellik yaklaşımı sunuyor. Sürdürülebilirlik odağını ambalajdan içeriklere kadar her noktada sürdüren marka, global ölçekte büyümeye devam ediyor.

AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT, benzersiz bir kuaför kolektifiyle birlikte geliştirilen, bütünsel bir premium markadır ve otantik güzelliğe yeni bir yol açmayı hedefler. #OtantikGüzellikHareketi, aynı ortak değerlere inanan bir topluluktur.

Kadife İsyan Saç Koleksiyonu

0
Kadife İsyan Saç Koleksiyonu

Marie Antoinette’in ihtişamı ile punk kültürünün asi ruhunu aynı sahnede buluşturan Kadife İsyan Saç Koleksiyonu, geçmiş ve günümüz arasında cesur bir diyalog kuruyor.

Pauline McCabe’in yaratıcı vizyonuyla hayat bulan koleksiyon, tarihsel kadınlık algısını çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumlarken, romantizm ile başkaldırı arasındaki ince çizgide etkileyici bir denge kuruyor.

Londra’da ziyaret ettiği Marie Antoinette sergisinden ve Londra Moda Haftası’nda dikkat çeken Dreaming Eli markasının özgür ruhlu estetiğinden ilham alan McCabe, geleneksel güzellik anlayışını modern bir perspektifle yeniden şekillendiriyor.

Kadife İsyan Saç Koleksiyonu

Koleksiyon boyunca transparan dokular, korseler, danteller ve pudra tonlarının yarattığı narin atmosfer; güçlü silüetler, keskin formlar ve beklenmedik detaylarla kontrast oluşturuyor. Bu karşıtlık, her görünümde hem zarafeti hem de direnci aynı anda hissettiren güçlü bir görsel anlatı yaratıyor.

Saç tasarımlarında da aynı ikilik dikkat çekiyor. Yapılandırılmış ancak doğal, rafine ancak kusursuzluk iddiasından uzak formlar; günümüz güzellik anlayışına daha samimi ve yaşanmış bir yaklaşım sunuyor. Her detay özenle kurgulanmış olsa da ortaya çıkan sonuç kontrollü bir doğallık hissi veriyor.

Makyaj çalışmaları ise duygusal anlatımı destekleyen bir rol üstleniyor. Yumuşak ten dokuları, hafif kızaran tonlar ve bilinçli olarak korunan küçük kusurlar, karakterlerin gerçekliğini ve kırılganlığını güçlendiriyor.

Fotoğraf dilinde ise resim sanatını çağrıştıran bir yaklaşım benimsenmiş. Işık, gölge ve dokuların ustalıkla kullanıldığı karelerde, modellerin hem güçlü hem de hassas yönleri aynı anda görünür hale geliyor.

Kadife İsyan Saç Koleksiyonu, romantizm ile isyanın, kırılganlık ile gücün, geçmiş ile geleceğin çarpıştığı güçlü bir moda hikâyesi. Pauline McCabe, bu koleksiyonla kadınlığı yeniden tanımlarken, güzelliğin kusursuzlukta değil karakterde saklı olduğunu hatırlatıyor.

Künye

  • Saç Tasarımı: Pauline McCabe
  • Salon: Rock Paper Scissors, Fremantle, Batı Avustralya
  • Fotoğraf: Andre O’Toole
  • Makyaj: Hendra Widjaja
  • Styling: Teagan Sewell 

Hairist Yılın Kuaförü Yarışması 2025 Büyük Jüri Oylaması Başladı!

0
HAIRIST YILIN KUAFÖRÜ YARIŞMASI 2025 JÜRİ ÜYELERİ

Türkiye’nin kuaförlük yarışması 14. kez birincileri alkışlamaya hazırlanıyor.

Estetica Global Yayın Ağı’nın Genel Yayn Yönetmenleri, Hush Studio’nun değerli eğitmenleri ve ünlü kuaförlerden oluşan jüri 2025’in finalistleri arasından seçimlerini yaparak oylarını kullanacaklar.

Yarışmanın puanlama sistemi her zaman olduğu gibi yarışmacıları koruyan sistem üzerine kurulu. 30,29,28 puan birer kez, 27 puan 2 kez kullanılmak zorunda ve 21 ile 26 puan istenildiği kadar kullanılabiliyor. Jüri üyelerinden birinin verebileceği yanlış veya kasıtlı puan farkını ortadan kaldıran puan ortalaması sistemi yarışmacıları koruyan en önemli unsur.

İşte 2025 yılı finalistleri arasından seçim yapacak jüri üyeleri:

HAIRiST Yılın Kuaförü Yarışması’nda yıllara göre öne çıkan birinciler ve “Yılın Kuaförü” unvanını alan isimler şöyle:

HAIRiST Yılın Kuaförü Yarışması Birincileri

  • 2012
    • Bülent Demir — Şekillendirme & Topuz
    • Sinan Ergün — Kesim & Renk
  • 2013
    • Onur Varlı — Şekillendirme & Topuz
  • 2014
    • Erdal Köse — Şekillendirme & Topuz
    • Taner Yıldız — Kesim & Renk
  • 2015
    • Gülseda Kenar — Şekillendirme & Topuz
    • Serap Aykut — Kesim & Renk
  • 2016
    • Hüseyin Alkan — Şekillendirme & Topuz
    • Hüseyin Alkan — Kesim & Renk
  • 2017
    • Hüseyin Alkan — Şekillendirme & Topuz
    • Hüseyin Alkan — Kesim & Renk
  • 2018
    • Pınar Yıldırım — Şekillendirme & Topuz
    • İlknur Akbulut — Kesim & Renk
  • 2019
    • Nilgün Ayvaz — Şekillendirme & Topuz
    • Burak Pir — Kesim & Renk
  • 2020
    • Pınar Eyinç — Şekillendirme & Topuz
    • Volkan Hazırcı — Kesim & Renk
    • Yılın Kuaförü: Volkan Hazırcı
  • 2021
    • Barış Berk — Kesim & Renk
    • Neslihan Usta — Gelin Saçı
    • Ufuk Çatıkkaş — Avantgarde
    • Yılın Kuaförü: Barış Berk
  • 2022
    • Öznur Kuyumcu — Avantgarde
    • Ayhan Önlüel — Renk
    • Neslihan Usta — Gelin Saçı
    • Yılın Kuaförü: Öznur Kuyumcu
  • 2023
    • Sema Yazıcı — Renk
    • Sema Yazıcı — Avantgarde
    • Yılın Kuaförü: Sema Yazıcı
  • 2024
    • Ahmet Türkibiş — Avantgarde
    • Sema Yazıcı — Renk
    • Ahmet Türkibiş — Gelin
    • Yılın Kuaförü: Sema Yazıcı

Authentic Beauty Concept Global Community Gathering Coşkusu Amsterdam’da Yaşandı

0

Amsterdam, Authentic Beauty Concept’in yıllık Global Community Gathering etkinliğine ev sahipliği yaptı.

Dünyanın dört bir yanından saç profesyonellerini ve güzellik tutkunlarını bir araya getiren organizasyon, yalnızca bir marka buluşması olmanın ötesine geçerek; topluluk, sürdürülebilirlik, yaratıcılık ve geleceğin güzellik anlayışı üzerine ilham veren güçlü bir platform sundu.

İki gün boyunca devam eden etkinlikte, yaklaşık 30 ülkeden 250’ye yakın salon profesyoneli bir araya geldi. Kuaförlük sektörünün yaratıcı isimleri, eğitmenler, marka temsilcileri ve sektör liderleri; Authentic Beauty Concept’in geleceğe yönelik vizyonunu paylaşırken aynı zamanda sektörün dönüşümüne dair önemli fikir alışverişlerinde bulundu.

Authentic Beauty Concept’in merkezinde ise her zaman olduğu gibi “community” yani topluluk ruhu vardı.

Birlikte büyümeyi odağına alan bir marka

Marka, yalnızca profesyonel saç ürünleri geliştiren bir yapıdan çok daha fazlasını temsil ettiğini bir kez daha ortaya koydu. Topluluğun fikirlerinden beslenen, geri bildirimlerle gelişen ve birlikte büyümeyi odağına alan ABC, etkinlik boyunca katılımcılara bu yaklaşımını güçlü biçimde hissettirdi.

Etkinliğin öne çıkan başlıklarından biri sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık oldu. Authentic Beauty Concept’in çevreye duyarlı yaklaşımı, gezegene karşı taşıdığı sorumluluk anlayışı ve vegan ürün felsefesi birçok sunum ve söyleşide detaylı şekilde ele alındı. Marka; doğaya saygılı içerikler, çevre dostu ambalajlar ve sürdürülebilir üretim süreçleriyle güzellik sektöründe bilinçli bir dönüşüm yaratmayı hedeflediğini vurguladı.

Bu yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden biri ise görme engelli bireylere yönelik ambalaj çalışmaları oldu.

Marka, ürün ambalajlarını herkes için daha erişilebilir hale getirebilmek adına dokunsal yüzeyler ve Braille alfabesi üzerine geliştirdiği projeler hakkında bilgiler paylaştı. Güzelliğin herkes için erişilebilir olması gerektiğini savunan marka, kapsayıcı tasarım anlayışıyla sektörde fark yaratan adımlar attığını gösterdi. Bu çalışma, etkinlik boyunca katılımcılar tarafından büyük ilgi ve takdir topladı.

Aynı zamanda etkinlik kapsamında markanın yeni dönem inovasyonları, yaklaşan ürün lansmanları ve moda haftalarına yönelik yaratıcı projeleri de katılımcılarla paylaşıldı. Saç modasının geleceğine yön veren trendler, editorial yaklaşımlar ve backstage deneyimleri sektör profesyonellerine ilham verdi.

Etkinlikte Pazarlama ve Eğitim Müdürü Müge Meydan’ın ev sahipliğinde, Eğitim Uzmanı Gurur Egeli , Pazarlama Yöneticisi Öykü Sertbaş ve Maag Saç Sanat’tan Metin Aydın eşliğinde etkinlikte Estetica dergisi olarak yer aldık. Ayrıca İngiltere’den Türk kuaför Adem Oygur ve Almanya’dan Fatih Erbay ile birlikte etkinlik içerisinde güçlü bir Türk topluluğu oluşturmanın mutluluğunu yaşadık.

Etkinlik boyunca Authentic Beauty Concept Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Matthieu Chauvet, Kıdemli Global Eğitim Müdürü Christopher Cameron ve Küresel Sürdürülebilirlik Lideri Dr. Sabine Hoffmann ile bir araya gelerek marka vizyonu, eğitim projeleri, sürdürülebilirlik stratejileri ve sektörün geleceğine dair önemli bilgiler alma fırsatı bulduk. Röportajlarımızda özellikle topluluk bilinci, yaratıcılık özgürlüğü, kapsayıcılık ve çevresel sorumluluk kavramlarının markanın temel yapı taşlarını oluşturduğu dikkat çekti.

İşte yaptığımız röportajın Türkçe tam metni:

Erkan Güzel: Yanımda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Matthew Chauvet var. Matthew, bize, arkadaşlarımıza ve Türk kuaförlerimize birkaç söz söylemek ister misiniz?

Matthieu Chauvet:
Tabii. Burada sizinle birlikte olmaktan dolayı çok mutluyum. Amsterdam’da birlikte harika iki gün geçiriyoruz. Dünyanın dört bir yanından gelen yaklaşık 150 kuaförümüz var ve 13 farklı ülke temsil ediliyor.

Gerçekten çok güzel bir atmosfer var. Markanın gelecekte hangi yöne ilerlediğini, vizyonumuzu paylaşıyoruz ve marka elçilerimizin de marka ile ilgili deneyimlerini bizimle birlikte paylaşmalarına fırsat veriyoruz.

Sektörün geleceğini, markayı geliştirmek için hangi yeniliklere ihtiyaç duyduğumuzu ve topluluğumuzu nasıl birlikte büyütebileceğimizi konuşuyoruz. Marka adına çok olumlu ve heyecan verici bir geleceğe doğru ilerliyoruz.

Erkan Güzel:
Hedeflerinizden ve sonuçlardan memnun musunuz?

Matthieu Chauvet:
Çok memnunum. Etrafıma baktığımda herkesin gülümsediğini ve markanın bir parçası olmaktan mutlu olduğunu görüyorum — buna potansiyel yeni müşteriler de dahil. Ayrıca son iki yılda Authentic Beauty Movement’ın çok daha ciddiye alınmaya başlandığını da görebiliyorum. Bu yüzden gerçekten çok mutluyum.

Erkan Güzel:
Evet, anlattığınız Authentic Beauty Movement’ın gerçek bir hareket haline geldiğini ve insanların gerçekten bunun içinde yer aldığını hissediyorum. Umarım Türkiye’den daha fazla kuaför de bu hareketin bir parçası olur.

Matthieu Chauvet:
Kapımız onlara her zaman açık. Aramıza katılmalarından büyük mutluluk duyarız. Bence markanın başarısı, topluluğun ruhundan ve birlikteliğinden geliyor. Heyecanlı, yaratıcı ve korkusuz olan herkes bize katılabilir.

Erkan Güzel:
Çok teşekkür ederim.

Küresel Sürdürülebilirlik Lideri Dr. Sabine Hoffmann :

Erkan Güzel: Merhaba Sabine. Öncelikle Müge Meydan’ın okul arkadaşı olduğunu da buradan belirtmek isterim, bu da röportajı bizim için daha özel hale getiriyor. Sürdürülebilirlik projelerinin lideri olarak, sürdürülebilirlik ve Authentic Beauty Concept hakkındaki görüşlerini bizimle paylaşmanı çok isterim.

Dr. Sabine Hoffmann: Authentic Beauty Concept’te en sevdiğim şey, markanın şirketimiz içerisindeki en sürdürülebilir marka olması ve bu konuda öncü bir rol üstlenmesi. Yeni sürdürülebilirlik projeleri geliştirmek istediğimizde, bunları ilk olarak genellikle Authentic Beauty Concept üzerinde uyguluyoruz.

Bunun en güzel örneklerinden biri görme engelli tüketicilere yönelik geliştirdiğimiz kapsayıcı ambalaj çalışmaları. Ürün ambalajlarımızda Braille alfabesi ve NaviLens teknolojisini kullanmaya başladık. Braille sayesinde kullanıcılar ürünleri dokunarak tanıyabiliyor. NaviLens ise mobil uygulama aracılığıyla ürün bilgilerine, ambalajı okumaya ihtiyaç duymadan erişim sağlıyor.

Çevresel açıdan baktığımızda ise her zaman yüksek performanslı ama aynı zamanda çevre dostu içeriklere odaklanıyoruz. İçeriklerin biyolojik olarak çözünebilir olmasına ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesine dikkat ediyoruz. Böylece çevresel ayak izimizi mümkün olduğunca düşük tutmayı hedefliyoruz.

Erkan Güzel: Sürdürülebilirlik projelerinde yer almaya başladığınızdan bu yana nasıl bir gelişim gözlemlediniz? Bu çalışmaların gezegenimize nasıl bir katkı sağladığını düşünüyorsunuz?

Dr. Sabine Hoffmann:
Bence artık tüm markaların sorumluluk alması gereken bir dönemdeyiz. Authentic Beauty Concept olarak ambalajlarımızda oldukça yüksek oranda PCR yani tüketici sonrası geri dönüştürülmüş plastik kullanıyoruz.

Avrupa’da markaların belirli bir minimum PCR oranına ulaşmasını zorunlu kılan yeni düzenlemeler geliyor. Ancak mevcut zorunlu oranlar henüz oldukça düşük seviyelerde. Biz ise şimdiden yaklaşık %70 oranında PCR içerik kullanıyoruz ki bu gerçekten çok yüksek bir oran. Yani birçok açıdan sektör standartlarının ilerisindeyiz ve bununla gurur duyuyorum.

Erkan Güzel: Kuaförlere ve güzellik topluluğuna vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Dr. Sabine Hoffmann:
Elbette var. Bazen insanlar kendilerini yetersiz hissediyor ve tek başlarına fark yaratamayacaklarını düşünüyorlar. Ama ben herkesin kendi çapında katkı sağlayabileceğine inanıyorum.

Örneğin ben Hamburg’dan Amsterdam’a uçakla değil trenle geldim. Bu yolculuk iki saat daha uzun sürdü ama daha sürdürülebilir bir ulaşım tercihiydi. Bazıları bunun büyük bir fark yaratmadığını düşünebilir ama benim için her karar ve her adım önemli.

Herkesin kendi yaşamına bakıp “Ben neyi değiştirebilirim?” diye düşünmesi gerektiğine inanıyorum.

Authentic Beauty Concept olarak salonların daha sürdürülebilir hale gelmesi için de destek sağlıyoruz. “Shaping Futures” etkinliklerimizde vegan yiyecekler sunmak, tren yolculuğunu teşvik etmek ve daha az su tüketen kolay durulanan ürünler konusunda kuaförleri bilinçlendirmek gibi konular üzerinde çalışıyoruz.

Ayrıca sürdürülebilirlik yalnızca çevre için değil, işletmeler için de avantaj sağlıyor. Örneğin LED aydınlatmalar enerji tasarrufu sağlıyor, daha az su kullanan salon rutinleri ise hem çevreyi koruyor hem de maliyetleri azaltıyor.

Erkan Güzel: Çok teşekkür ederim Sabine. Seninle konuşmak gerçekten çok güzeldi.

Dr. Sabine Hoffmann:
Ben teşekkür ederim.

Amsterdam’daki buluşma aynı zamanda sektörün önemli yaratıcı isimlerini de bir araya getirdi. Hester Wernert-Rijn, Anna Cofone ve Said Rubai gibi uluslararası alanda dikkat çeken profesyonellerle tanışma ve fikir alışverişinde bulunma fırsatı yakaladık.

Authentic Beauty Concept Global Community Gathering, sadece yeni ürünlerin tanıtıldığı bir etkinlik değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendiren değerlerin konuşulduğu, ilham veren ve insanları ortak bir vizyonda buluşturan güçlü bir deneyim olarak hafızalarda yer etti.

Global Eğitim Müdürü Christopher Cameron:

Erkan Güzel: Merhaba Chris, bu iki gün ve Authentic Beauty Movement hakkında takipçilerimiz için düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Christopher Cameron: Çok teşekkür ederim ve öncelikle herkese merhaba. Geçirdiğimiz bu iki gün gerçekten olağanüstüydü.

Bence bu etkinlik, insanların bir araya gelip deneyimlerini paylaşması ve markamızın temsil etmek istediği değerleri daha iyi hissetmesi açısından çok önemliydi.

Aynı zamanda Authentic Beauty Movement’ın bir parçası olmanın ne anlama geldiğini gerçekten yaşama fırsatı sundu. Elbette harika saç ürünleri üretmek mümkün, ancak en önemli şey topluluğumuz. Ürünlerimiz, topluluğumuzdan gelen geri bildirimlere dayanarak geliştiriliyor ve birlikte inovasyon ile değerlerimiz üzerine çalışıyoruz.

En güzel tarafı ise saç tasarım sanatını ve gerçek güzelliği kutlamak isteyen, aynı bakış açısına sahip kuaförleri bir araya getirmek. Bu gerçekten harika bir şey. Yoğun ama aynı zamanda inanılmaz derecede değerli bir deneyim oldu.

Dün gece de harika bir parti gerçekleştirdik. Genel olarak çok ilham verici ve anlamlı bir süreç yaşadık. Umarım tüm katılımcılar buradan kendileriyle birlikte güçlü ve unutulmaz bir deneyim götürürler. Çok teşekkür ederim.

Erkan Güzel: Çok teşekkür ederiz Christopher.

Beautyİstanbul 2026

0

Beautyİstanbul ’un Avrupa, Asya ve Yükselen Güzellik Pazarları Arasındaki Köprü Rolü Giderek Güçleniyor.

Beautyİstanbul kurucusu Mahmut Er’in yıllardır verdiği emek, çaba ve inanç ile bugünlere getirdiği fuar Türkiye’ye gurur verecek bir organizasyona dönüştü.

3 günlük fuar, dünyanın farklı bölgelerinden gelen katılımcı ve ziyaretçilere uluslararası kalitede bir organizasyon sunarak alkışları hak etti. Saç kozmetiğinin de yer aldığı 3 numaralı alan sektörün pek çok önemli ismine ev sahipliği yaptı. Aşağıda bu isimlerden bazıları ile yaptığımız röportajlar yer alırken Estetica Yayın Ağı bünyesindenki Estetica Export yayının proje yöneticisi, sevgili dostum Pier Giorgio Scrimaglio ‘nun yazısını bu yazıya eklemeden geçemeyeceğim. İstanbul’un stratejik önemini ve katılımcıların ilgisini vurgulayan yazı bir sonraki fuara yönelik izler de taşıyor.

Teşekkürler Beautyİstanbul, teşekkürler sevgili Mahmut Er.

Boğazı Geçerken: BeautyIstanbul 2026’nın İçinden ve Küresel Güzellik Endüstrisinin Yeni Ticaret Rotaları

Beautyİstanbul ’un Avrupa, Asya ve Yükselen Güzellik Pazarları Arasındaki Köprü Rolü Giderek Güçleniyor

Miami’den Bologna’ya, Rota Doğuya Doğru Devam Ediyor

Miami ve Bologna’nın ardından güzellik endüstrisinin rotası İstanbul’a çevrildi ve Beautyİstanbul 2026, sektörün güçlü bir uluslararası genişleme döneminden geçtiğini bir kez daha ortaya koydu.

Aslında güzergâh artık giderek daha net görünüyor. Miami, Amerika kıtasının çok kültürlü ticari merkezi olduğunu yeniden teyit etti. Bologna, Avrupa’nın endüstriyel ve yaratıcı omurga rolünü güçlendirdi. İstanbul ise bu rotayı Orta Asya, Afrika ve Orta Doğu’ya doğru taşıyan stratejik köprü olarak öne çıkıyor.

Başka bir deyişle, gemi yoluna devam ediyor — ve bu yıl Boğaz’dan geçen yoğun uluslararası trafiğe bakılırsa, yolculuk giderek hızlanıyor.

Peki İstanbul’dan sonra? Güzellik endüstrisinin gemisi rotasını yeniden doğuya çeviriyor. Sıradaki durak Bangkok; yol üzerinde ise Almatı var. Bu durum, güzellik sektörünün coğrafyasının yeni ticaret koridorları, yükselen ekonomiler ve giderek birbirine bağlanan uluslararası pazarlarla birlikte hızla genişlediğini gösteriyor.

Yeni Bir Küresel Liman

Bu yılki fuarda neredeyse sinematik bir atmosfer vardı. Belki de bunun nedeni, gri bir bahar göğünün altında kıtalar arasında hareket eden yük gemileriyle Boğaz’ın kendisiydi. Ya da İstanbul’a gelen birçok şirketin yalnızca bir fuara katılmadığını; yeni rotalar, yeni bölgeler ve yeni iş birliklerine doğru yol aldığını hissettiren atmosferdi.

61 ülkeden 1.368 katılımcı firma, 25 uluslararası ülke pavilyonu ve 167 ülkeden gelen ziyaretçilerle Beautyİstanbul artık dünyanın en büyük beş kozmetik fuarı arasında konumlanıyor. Saç bakımından cilt bakımına, parfümeriden ambalaj ve hammaddelere kadar uzanan 11 salonuyla etkinlik artık “yükselen bir fuar” hissinden çok, küresel stratejik bir buluşma noktası görünümünde.

Tarih boyunca İstanbul’u dünyanın büyük ticaret şehirlerinden biri haline getiren deniz yolları gibi, fuar da bugün Avrupa, Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu arasında konumlanarak olgun pazarlarla hızla büyüyen ekonomileri birbirine bağlıyor ve sektörün geleceğini şekillendiriyor.

Yeni TÜYAP alanı da deneyimi ciddi şekilde yukarı taşıdı. Daha geniş alanlar, daha güçlü organizasyon yapısı ve daha uluslararası atmosfer, BeautyIstanbul’un güzellik dünyasının önemli küresel limanlarından biri haline geldiği hissini güçlendirdi.

İstanbul Neden Bu Kadar Erişilebilir Görünüyor?

Bu ivmenin önemli sebeplerinden biri de erişilebilirlik.

Türkiye, bugün birçok rakip bölgeye göre uluslararası katılım açısından çok daha açık ve iş dostu bir ortam sunuyor. Vize süreçlerinin kolaylaşması; Afrika, Asya ve Orta Doğu’dan gelen şirketlerin, distribütörlerin ve satın almacıların katılımını ciddi şekilde kolaylaştırıyor.

Son dönemde bazı uluslararası etkinliklerde daha karmaşık süreçler yaşandığı da dikkat çekiyor. Örneğin Hindistan’daki Mumbai fuarı için bazı ziyaretçilerin vize sorunları yaşadığı belirtiliyor. Körfez bölgesinin bazı noktalarında ise jeopolitik gerilimler ve lojistik zorluklar katılım süreçlerini zorlaştırabiliyor.

İstanbul ise bugün sektörün çok değer verdiği bir şeyi sunuyor:

Akıcılık.

Avrupa Hâlâ Pusulayı Belirliyor

Salonlarda dikkat çeken başka bir unsur ise private label ve üretim firmalarının büyük kısmının Avrupa standartlarına uyumluluğu özellikle vurgulamasıydı. Bu durum, Avrupa regülasyonlarının kalite, güvenlik ve üretim güvenilirliği açısından dünya çapında hâlâ temel referans noktası olarak görüldüğünü gösteriyor.

Avrupa içinde ise İtalya, yalnızca regülasyon anlamında değil; formülasyon kültürü, üretim bilgisi ve ürün beklentileri açısından da daha talepkâr bir ekosistemi temsil etmeye devam ediyor.

Uluslararası üreticiler Avrupa standartlarına giderek daha fazla uyum sağlıyorsa, Avrupa’nın — özellikle de İtalya’nın — inovasyon, şeffaflık ve endüstriyel mükemmeliyet çıtasını yükseltmeye devam etmesi gerekiyor.

Boğaz’da “Master and Commander” Atmosferi

Fuarın ruhunu en iyi yansıtan anlardan biri belki de İtalyan Ticaret Ajansı’nın (ITA), İtalyan katılımcılar ve delegasyon için düzenlediği Boğaz turuydu. İstanbul’u denizden izlerken distribütörler, üreticiler, tedarikçiler ve kurum temsilcileri arasında gerçekleşen sohbetlerin sembolik anlamı göz ardı edilemeyecek kadar güçlüydü.

Avrupa ile Asya arasında uzanan İstanbul manzarası eşliğinde konuşulan başlıca konular şunlardı:

  • yeni distribütörlük ortaklıkları
  • private label fırsatları
  • yükselen pazarlara açılım
  • Orta Asya, Afrika ve Orta Doğu’dan gelen büyüyen talep

Ve evet… Güverte, deniz havası ve uluslararası sohbetlerin arasında hafif bir “Master and Commander” atmosferi de hissediliyordu: belirsiz sularda ilerleyen kaptanlar, çok uluslu ekipler ve sürekli değişen ticaret rotaları…

Yeni Rotalar Arayışı Devam Ediyor

İtalyan katılımı bir kez daha güçlü şekilde öne çıktı. Beautyİstanbul fuarında toplam 138 İtalyan şirketi yer aldı. “Made in Italy” bugün hâlâ yalnızca kaliteyle değil; endüstriyel uzmanlığı yaratıcılık, hikâye anlatımı ve kimlikle birleştirme becerisiyle de küresel ölçekte değer görüyor.

Bizim açımızdan, Estetica Export için fuar aynı zamanda cilt bakımı ve kozmetik üretimi alanındaki faaliyetlerimizin büyümesinde önemli bir adımı temsil etti. Açık şekilde görüldü ki bugün birçok şirket yalnızca görünürlük değil; nitelikli distribütörler, daha güçlü uluslararası konumlanma ve somut iş bağlantıları sağlayabilecek güvenilir platformlar arıyor.

Çünkü özellikle skincare, private label ve kozmetik üretimi alanında; markaları, distribütörleri, üreticileri ve pazarları doğrudan ve güvenilir şekilde birbirine bağlayan gerçek bir “navigasyon haritası” hâlâ tam anlamıyla oluşmuş değil.

Ve BeautyIstanbul gibi fuarlar bize şunu yeniden hatırlatıyor:

Bazen en ilginç rotalar, hâlâ keşfedilmeyi bekleyenlerdir.

Pier Giorgio Scrimaglio
Project Director, Estetica Export

Estetica Dergisi 110.sayı

0
estetica dergisi 110.sayı

1946 yılında Torino’da doğan Estetica, yalnızca bir dergi değil; kuaförlük mesleğinin hafızasını taşıyan, ilhamını dünyaya yayan güçlü bir yol arkadaşına dönüşmüştür.

Bugün yirmiden fazla ülkede binlerce kuaföre ulaşan bu büyük yapı, tam seksen yıldır aynı tutkuyu taşıyor: kuaförlerin birbirlerinden öğrenmesini sağlamak, ilham veren çalışmaları görünür kılmak, farklı teknikleri paylaşmak ve kuaförlüğün sanat yönünü geleceğe taşımak.

Türkiye’de ise bu yolculuk 2004 yılında başladı. Estetica Türkiye, geçen 22 yıl boyunca yalnızca sektörel bir yayın olmadı; saç modasına yön veren, mesleki vizyonu büyüten ve kuaförlük dünyasının gelişimine eşlik eden güçlü bir platform haline geldi. Sayfalarımızda yalnızca trendler değil; emek, ustalık, disiplin, yaratıcılık ve bu mesleğe duyulan derin bağlılık yer aldı.

Bugün Estetica’nın 80. yılını kutlarken, Türkiye’deki 22 yıllık yolculuğumuzu da aynı gururla anıyoruz. Seksen yılın dörtte birine tanıklık etmiş olmak; bu büyük mirasın bir parçası olmak, bizim için yalnızca bir yayıncılık başarısı değil, aynı zamanda yaptığımız işe ve içinde bulunduğumuz sektöre sadakatin de göstergesidir.

Bu vesileyle, dünyanın dört bir yanında Estetica ile gönül bağı kurmuş, bu mesleğe emeğini, hayatını ve ruhunu katmış tüm kuaförlere içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. 

Ve elbette bu 22 yıllık yolculukta bizde iz bırakan, hafızamızda yer eden nice söz birikti. Yapılan işin gerçek karşılığını bazen uzun cümlelerde değil, samimi birkaç kelimede bulursunuz.

Bu süreçte kalbimizde özel bir yer edinen yorumlardan birini paylaşmadan geçemeyeceğim. Değerli meslektaşınız Buket Kuaför’ün şu sözleri, bizim için yalnızca bir yorum değil, yılların emeğine, tutkusunu verilmiş en zarif karşılıklardan biridir:

“Erkan Beyciğim iyi ki varsınız; bizim mesleğimizi o kadar güzel yüceltiyorsunuz ki, size sevgilerimi yolluyorum.”

İşte tam da bu yüzden; yazmaya, üretmeye, paylaşmaya ve kuaförlük mesleğinin değerini daha da görünür kılmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki kuaförlük yalnızca makasla değil, yayıncılıkta yalnız kalemle değil  gönülle yapılır.

Kuaförlüğün ışığını büyütmeye, ilhamını yaymaya ve bu güzel mesleğin değerini hep birlikte yükseltmeye devam edeceğiz.

Çünkü: Kuaförlük, dünyanın en güzel mesleğidir.

Erkan GüzelEstetica Dergisi I Hairist.com.tr Genel Yayın Yönetmeni

Shaping Futures Projesi: Kuaförlükle Hayatları Değiştiren Küresel Sosyal Sorumluluk Modeli

0
shaping futures

Henkel’in profesyonel saç markası Schwarzkopf Professional tarafından yürütülen “Shaping Futures” projesi, kuaförlük eğitimi aracılığıyla dezavantajlı bireylerin hayatını dönüştürmeye devam ediyor. 30’dan fazla ülkede binlerce gence ulaşan girişim, sektörde sosyal etki odaklı projelere güçlü bir örnek oluşturuyor.

Shaping Futures Nedir?

Shaping Futures, Henkel bünyesinde faaliyet gösteren Schwarzkopf Professional tarafından yürütülen küresel bir sosyal sorumluluk projesidir. Programın temel amacı, sosyal ve ekonomik açıdan dezavantajlı genç yetişkinlere kuaförlük eğitimi vermektir.

Bu sayede meslek kazandırmak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmelerine yardımcı olmaktır.  

2008 yılında Kamboçya’daki sokak çocuklarıyla küçük bir girişim olarak başlamıştır. 2010 yılında SOS Children’s Villages ortaklığıyla küresel bir modele dönüşmüştür.  

Projenin Amacı: Kuaförlükle Güçlendirme

Shaping Futures yalnızca teknik eğitim sunmaz. Aynı zamanda bireylerin özgüven kazanmasını, ekonomik bağımsızlık elde etmesini ve topluma entegre olmasını hedefler.

Program kapsamında katılımcılar:

  • Saç kesimi, renklendirme ve şekillendirme gibi temel teknikleri öğrenir
  • Müşteri iletişimi ve salon deneyimi kazanır
  • Eğitim sonrası iş fırsatlarına yönlendirilir

Bu yönüyle proje, kuaförlüğü bir meslekten öte, sosyal dönüşüm aracı olarak konumlandırır.  

Küresel Etki: 30+ Ülkede Binlerce Hayat

Shaping Futures, yıllar içinde etkisini hızla genişletmiştir:

  • 33’ten fazla ülkede aktif
  • 3.500 – 4.000’e yakın katılımcıya eğitim
  • Gönüllü kuaförler ve salon profesyonellerinden oluşan geniş bir network

Program, özellikle mesleki eğitim sisteminin yetersiz olduğu bölgelerde kritik bir rol oynar.  

Eğitim Modeli: Seçimden İstihdama

Proje, dört aşamalı yapılandırılmış bir eğitim modeliyle ilerler:

  1. Seçim: STK iş birlikleriyle ihtiyaç sahibi bireyler belirlenir.
  2. Eğitim: Temel ve ileri kuaförlük becerileri kazandırılır.
  3. Sertifikasyon: Katılımcılara resmi belge verilir.
  4. İstihdam: Salonlarla iş birlikleri sayesinde iş fırsatları sağlanır.

Bu sistem, katılımcıların yalnızca eğitim almasını değil, aynı zamanda iş hayatına gerçek bir geçiş yapmasını sağlar.  

Sosyal Etki Hikâyeleri: İlham Veren Dönüşümler

Programın en güçlü yönlerinden biri, gerçek başarı hikâyeleri üretmesidir.

Örneğin Vietnam’da programa katılan bir genç, aldığı eğitim sonrası kendi salonunu açmıştır. Böylece hem ekonomik bağımsızlık kazanmış hem de eğitmen olarak projeye geri dönmüştür.  

Benzer şekilde Avrupa’da yürütülen projelerde mülteci bireyler, kısa süreli yoğun eğitimlerle sektöre kazandırılmakta ve kuaförlük alanında kariyer fırsatı yakalamaktadır.  

Sektör İçin Önemi: Kuaförlükte Sosyal Sorumluluk Dönemi

Shaping Futures, kuaförlük sektöründe sadece teknik gelişimin değil, sosyal etki ve sürdürülebilirlik kavramlarının da önem kazandığını gösteriyor.

  • Salon profesyonelleri gönüllü eğitmen olarak projeye katkı sağlıyor
  • Markalar, sosyal fayda odaklı projelerle sektöre yön veriyor
  • Gençler için alternatif kariyer yolları oluşturuluyor

Bu yaklaşım, kuaförlüğü gelecekte daha kapsayıcı ve erişilebilir bir meslek haline getiriyor.

Sonuç: Geleceği Şekillendiren Bir Proje

Henkel’in Shaping Futures girişimi, eğitim, istihdam ve sosyal dönüşümü bir araya getirerek kuaförlük sektöründe global ölçekte fark yaratan bir model sunuyor.

Bu yalnızca bir eğitim programı değildir.

Aynı zamanda umut, fırsat ve dönüşüm hikâyelerinin merkezi haline gelen proje, sektör profesyonelleri için de ilham verici bir yol haritası çiziyor.

Türkiye’de ‘Geleceği Şekillendirmek’

Hazırlıkları ve işleyişi aylar önce başlayan ancak lansmanı kısa bir süre önce Hatay-Antakya Hatay Mesleki Eğitim Merkezi bünyesinde gerçekleşen proje, Henkel için Türkiye’de bir ilki temsil ediyor.

Projede Kuaförler Derneği’nin STK, Estetica-Hairist.com.tr’nin sektörel medya partneri ve Proteam Türkiye Mezunlar Kulübü kuaför üyelerinin de eğitmen olarak katkıları söz konusu.

Henkel Türkiye Schwarzkopf Professional Türkiye Genel Müdürü Viki Motro ile Eğitim ve Pazarlama Müdürü Müge Meydan ile projeye ilişkin olarak konuştuk.