Ana Sayfa Blog Sayfa 143

53. etkinliğini 2021’e erteleyen Cosmoprof Worldwide Bologna’dan Özel Dijital Format

Global kozmetik sektörünün örnek etkinliği Cosmoprof Worldwide Bologna, 2021 baharında gerçekleştirilecek. Cosmoprof Worldwide Bologna, 4 -10 Haziran arasında dijital bir format olan WeCosmoprof’u sunacak.

Dünyadaki mevcut ekonomik durum ve COVID-19 salgını Cosmoprof’un 53. etkinliğinin gelecek yıla ertelenmesini  zorunlu kıldı. Cosmoprof Worldwide Bologna, sektöre 4 -10 Haziran arasında dijital bir format olan WeCosmoprof’u sunacak.

“Zor bir karardı, fakat şu an bizim ana hedefimiz sergi sahipleri ve uygulayıcıları korumak. Yeni tarihleri çok yakında paylaşacağız“ diyen  BolognaFiere Group Başkanı Gianpiero Calzolari, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte, Cosmoprof durmayacak. Hedefimiz kozmetik sektörünün canlanması. Gelecek aylarda üreticiler ve alıcılar arasındaki doğal ilişkiye olanak sağlamak için becerilerimizi arttıracak, böylelikle sektöre yeni bir can vereceğiz.” 

WeCosmoprof , topluluğumuzdaki sergi sahipleri ve uygulayıcıların ekonomik faaliyetlerinin başlamasına somut katkımızdır” diyen BolognaFiere Cosmoprof Genel Müdürü Enrico Zannini sözlerine şöyle devam etti: “Cosmoprof, 50 yılı aşkın süredir bağlantılar sağlayan, tüm dünyada iş yapmayı kolaylaştıran bir etkinlik. Benzersiz oluşu, arz ve talep arasında fiziksel ilişkiler kurulmasının önemine dayanıyor. Dolaşım ve fiziksel etkileşime sınırlamalar getirildiği bir senaryoda, bizim rolümüz sektördeki iş ilişkileri için alternatif olanaklar sunmamızı gerekli kılıyor. WeCosmoprof,  2021’de Cosmoprof Worldwide Bologna’nın 53. buluşmasında yeni fırsatlar ve gelecek senaryolarıyla karşılaşmak için tekrar bir araya gelebilme umuduyla doğdu.” 

Benzersiz üç boyutlu sergi müjdesi

WeCosmoprof formatı; sergi sahipleri, alıcılar, distribütörler ve Cosmoprof topluluğundan perakendecilere erişilebilir olacak. Cosmoprof’un yıllardır iş ilişkilerinin ve yeni projelerin geliştirilmesini teşvik etmek için fuara katılan şirketler ve uygulayıcılara erişilebilir kıldığı dijital teknolojiler ve hizmetler sayesinde, WeCosmoprof sergi dünyasında halihazırda bir benzeri daha olmayan üç boyutlu bir deneyim sunacak. Deneyimin özüCosmoprof Worldwide Bologna’nın iş ilişkileri aracı olan Cosmoprof My Match yazılımının ara bulucu hizmetleriyle birlikte, şirketler ve uygulayıcılar arasında ilişki geliştirme olacak. Sergi sahipleri  ve alıcılar, erişimlerine açık olacak özel sanal odalarda yeni ürün ve hizmetleri görüntüleyebilecek, ilgili pazarlarda meydana gelecek yeni gelişmelere yönelik fırsatları artırabilecek, sipariş ve sözleşme görüşmelerini yapabilecek. 

B2B faaliyetleri için ara bulucu platforma ek olarak, CosmoTalks Virtual Series (Sanal Diziler), 30 web semineri (webinar) ilepazarın geçirdiği evrime ilişkin detaylı güncellemeler, Cosmo Virtual Stage (Sanal Sahne) ise etkili iletişim stratejileri üzerine yeni tüketici alışkanlıkları ve trendler odaklı eğitim oturumları sunacak.

Salonlarını yepyeni bir yaklaşımla yeniden açmak isteyen kuaförler, güzellik uzmanları ve tırnak sanatçıları için Cosmoprof websitesi ve sosyal hesaplarında paylaşımlar ve canlı demolar ile #dontstopbeauty profesyonel kanalında yeni öneriler ve kullanışlı bilgiler sunulacak. Cosmoprof Worldwide Bologna’nın sergi sahipleri yeni ürün ve projelerin canlı demolarıyla WeCosmoprof ve #dontstopbeauty kanallarında görünür olmayı tercih edebilecekler.

Cosmoprof websitesi aboneleri için ayrıcalıklar

WeCosmoprof süresince, Cosmoprof websitesine abone olanlar 3.000’den fazla sergi sahibinin en yeni haberlerinin yanı sıra  800’ü aşkın İtalyan sergi sahibi şirketin yer aldığı, pazarda ilk kez sergilenen ürünlere önem verilerek hazırlanan özel bir dijital kataloğa erişebilecekler. Dijital envantere Italyanca, Fransızca, İngilizce Fransızca, Çince, Arapça ve Portekizce  olarak ulaşılabilecek. 

Gianpiero Calzolari, “Son aylarda, ülkemizdeki pek çok girişim tüm dünyaya yayılan COVID-19 virüsü nedeniyle ciddi zorluklar yaşıyor. Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, İtalya Ticaret Ajansı ve Cosmetica Italia ile birlikte İtalyan güzellik sektörünün yeniden doğuşuna katkıda bulunmak için ön saflarda olacağız” dedi.

İtalya Covid-19 salgınında sektör için neler yapıyor?

Italyan Ticaret Ajansı (ITA) Başkanı Carlo Ferro ise “Ülkemizin toparlanmasına yardım etmek COVID-19 sonrası tüketim trendlerinin değişimini yorumlamak anlamına geliyor. Büyük ihtimalle, artan dijital dönüşümle “yeni normal” bir safhayla karşı karşıya kalacağız. ITA olarak, faaliyetlerimizi güçlendirmeye ve önemli uluslararası pazarlara odaklanan ulusal fuarları desteklemeye odaklanacağız. Acil önlemler olarak, 100 çalışana kadar istihdamı bulunan şirketlere ücretsiz ihraç hizmetleri, dünyadaki fuarlara katılamayan şirketlerin zararını karşılama, önümüzdeki 18 ay için yurtdışındaki etkinliklerde İtalyan misyonlarına katılanların finanse edilmesini sayabilirim. Ek olarak, gerçek etkinliklere destek olarak 365 gün sürebilen sanal sergiler yaratmayı hedefliyoruz. 

” COVID-19’un geçireceği evrim, bu acil durumun ekonomik yansımalarını değerlendirmek adına belirleyici olacak. Elbette ki tüm endüstriyel sektörler gibi, kozmetik sektörü üzerinde de etkileri olacaktır. Cosmetica Italia Başkanı Renato Ancorotti, “Karşı karşıya olduğumuz şey büyük bir güçlük, fakat ne kadar güçlü ve cesur olabileceğimizi göstermek için bir fırsat da aynı zamanda. WeCosmoprof, bizim bu şartlara bir çözümümüz, cevabımızdır. BolognaFiere Group, kurumlar ve ticaret odaları  sorumluluk hissiyle, şirketlere somut kaynaklar ve işlerini geliştirebilecekleri araçlar vermek için her zamankinden daha çok birleşmiş durumda.

Cosmoprof web seminerleri  pek çok ülkeyle birlikte Türkiye’de de planlanacak.

İlham Veren Koleksiyonlar: THE CREATURES

Çok ödüllü kuaför Danny Pato, THE CREATURES ve Yeraltı Dünyası Kraliçesi Persephone’dan ve sürünen, uğultu yaratıklardan esinlenen en son editoryal sunumuyla geri döndü. Persephone, Yunan mitolojisinde Zeus’un kızıydı ve onun ihtişamı bu çarpıcı koleksiyonla yeniden resmedildi.

Koleksiyon, tüyler, dallar, elmaslar ve inciler dahil olmak üzere zıt dokulara sahip siyah saçlardan oluşuyor. Dallarla dolanan saçlar, parmak dalgaları boyutları, su dalgaları tüylü dokular oldukça zengin bir görünüm sağlıyor.

Cesur koleksiyon, AIPP (Association Internationale Presse Professionnelle Coiffure) ödülünü kazanan ilk Yeni Zelandalı oldu. Danny, birbirini izleyen dört yıl boyunca Hair Expo’da Yeni Zelanda Yılın Kuaförü ödülünü kazandı ve benzersiz tasarımlar uluslararası ve ulusal ödüller, adaylıklar ve beğeniler topladı.

  • Saç ve Sanat Yönetmeni: Danny Pato Davines’i kullanıyor
  • Salon: D&M Saç Tasarımı
  • Fotoğrafçı: Mara Sommer
  • Yapımcı: Ryland Wood
  • Stilistler: Danny Pato ve Rachel Morton
  • Makyaj Sanatçısı: Kiekie Stanners
  • Modelleri: Heidi, Jenna and Sophia from Red11
  • Models: Heidi, Jenna and Sophia from Red11

CORONAVIRUS SÜRECİNDE KUAFÖRLERDEN ONLINE HİZMET

Dünyanın dört bir yanında Covid-19 virüs salgını nedeniyle kapanmak zorunda kalan kuaför salonları, paylaştıkları online video içerikleriyle müşterilerine evde tek başlarına, en pratik şekilde saç kesebilecekleri yöntemleri aktarıyor.

Tüm dünyayı etkisi altına alan Coronavirus (Covid-19) pandemisi, kuaför salonlarının geçici süreyle kapatılmasına, dolayısıyla da salon sahiplerinin ciddi ekonomik kayıplar yaşamalarına neden oldu.

Mağazalar, alışveriş merkezleri, restoran ve kafeler, turizm tesisleri gibi pek çok işletmenin kapandığı bu süreçte bazı işletmeler online hizmetlere yönelerek mevcut müşterileriyle bağlantılarını sürdürmenin yaratıcı yollarını keşfetti.

Google trendleri, 8 Mart 2020 tarihinden bu yana tüm dünyadaki Google aramalarında  “Kendi saçımı nasıl keserim?” sorusunun ciddi oranda artış kaydettiğini gösteriyor. Kadın ve erkekler evde kendi saçlarını kesmenin yollarını ararken sürdürülebilirliği kolay olduğu için saçın belli kısımlarının kazıtıldığı modellere de ilgi artıyor.

Sosyal mesafenin arttığı günümüzde, kuaför salonları da müşterilerine yol gösteren içerikler hazırlamaya, özellikle de müşterilerinin evde kendi başlarına pratik ve hatasız şekilde saç kesebilecekleri yöntemleri kapsayan çeşitli video içeriklerini kendi sosyal medya hesaplarından paylaşmaya başladı.

Türk kuaförlerin bu trende katılıp katılmayacaklarını, ülkede bu trende kimlerin öncülük edeceğini de önümüzdeki günler gösterecek. 

L’Oréal Professionnel Ürünler Bölümü Genel Müdürü Gülşah Camcı Yılmaz, Estetica’da konuğumuz oldu

L’Oréal’de uzun yıllardır görev yapan ve kozmetik sektöründe 19 yıllık deneyime sahip Gülşah Camcı Yılmaz ile konuştuk…

Estetica: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Gülşah Camcı Yılmaz : 3 kız kardeşten en büyüğüyüm. Sevgi dolu, çocuklarına, hayatları boyunca güzel ve güçlü yaşatmak için emek vererek çalışan bir anne babanın kızıyım. Babam asker, annem ev hanımı. Babam müzisyen bir asker. Evde baterimiz vardı, hayatımız boyunca duyguyu ve amaçları iyi birleştiren bir kültür içinde büyüdük. Babam bize bunu öğretti. Annem de hırsla hayata bağlanan bir kadın olarak gücünü hissetmeyi ve hissettirmeyi bize çok net bir şekilde aşıladı. Hiçbir zaman geride kalmamayı ve amaçların peşinden gitmeyi, önünde engel tanımamayı öğretti. O yüzden çok mutluyum böyle bir ailede yetiştiğim için.

Kız çocuklarının okuması, amaçlarına ulaşmasını sonuna kadar destekleyen bir ailede büyüdüm. Babam asker olduğu için sürekli gezdik. İlkokulu 5 ayrı şehirde okudum. Salihli, Manisalıyım. Her zaman hedeflediğim bir şey vardı; bir şekilde kendimi gerçekleştirmek. Bu anlamda ailemin etkisi çok büyüktür. Salihli’de liseyi okudum. Sonra Ankara’da ODTÜ Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdim. Özel bir bursla İngiltere’ye Uluslararası Politik Ekonomi okumaya gittim. Masterımı bitirdikten sonra L’Oréal’de çalışmaya başladım. O gün bugündür, 19 senedir aşk ve nefret ilişkisi içinde L’Oréal’de çalışmaya devam ediyorum. Aşk çünkü işimi iş olarak görmüyorum benim bir amacım var; şu anki rolümde bu güzel mesleğin değerini arttırmak için çalışıyorum. Nefret de olabiliyor bazen; L’Oréal öyle bir şirket ki sıkılıp yeter artık dediğinizde bir bakıyorsunuz kapılar farklı yerlerden öyle bir açılmış ki tekrar sizi içine çekiyor, kendimi müthiş hissettiriyor, emeğimi yüceltiyor tekrar aşık oluyorum.

L’Oréal’de tüketici ürünleri bölümünde makyaj ürün müdürü olarak başladım. Önce 6 ay sahada staj yaptım ve pazarlamaya başlamadan önce satış yaptım. Ondan sonra da makyaj kanalında çalışmaya başladım ardından Kérastase a geçerek ilerledim. Kariyerim L’Oréal’de parfümeri kanalı ve profesyonel kanal olmak üzere iki bölümlü bir kariyer.

O sırada, bugün ne yaptığımı çok yakın bir şekilde öğrendiğim çok güzel insanlar ile çalıştım. Kérastase’tan sonra tekrar tüketici kanalına geçtim. Ardından Matrix Pazarlama ve Eğitim Müdürü olarak profesyonel kanala geri döndüm. Pazar geliştirme müdürlüğü yaptım. Pazarın ne kadar derin olduğunu, bu pazarda ne kadar yapılacak iş olduğunu, ne kadar güzel insanlar ile çalıştığımızı daha yakından görme şansı bulduğum bu dönem, Sertaç Önen ile birlikte çok güzel başlangıçlara imza attığımız bir dönemdi.

Sonra yurtdışına gittim. Ve yurtdışında da bu şirketin bu kanala nasıl baktığını olgunlaştırdığım ve Türkiye’de yaratacağımız değişimin bazlarını oluşturduğum çok güzel başka bir deneyim yaşadım. Orta ve Doğu Avrupa selective markalardan sorumlu müdür olarak çalıştım. Paris’ten sonra da Türkiye’ye L’Oréal Profesyonel Ürünler Bölüm Direktörü olarak geri döndüm.

Estetica: 19 yıldır aynı şirkette çalışıyorsunuz. Kadın olmanın bir avantajını ya da dezavantajını gördünüz mü? Herhangi bir zorluk yaşadınız mı?

Gülşah Camcı Yılmaz: Hiçbir zorluk yaşamadım. L’Oréal, kadınlara ve erkeklere eşit fırsatlar sunuyor. Kadın olduğunuz için dezavantajlı değilsiniz. Fırsatlar eşit, o fırsatı kazanmak da kadının elinde. Aşkla yeni projelerin peşinden koştuğum için hangi kapıyı açmak istiyorsam o kapıları sonuna kadar açabildim. L’Oréal özellikle son zamanlarda kadınlara daha çok fırsat sunmak, hatta pozitif ayrımcılık yapmak için birçok kurallar getirdi. Ekiplerimizdeki kadın erkek dengesi hakkında net performans hedeflerimiz var mesela.

Estetica: L’Oréal global bir marka. Bu global markanın bakışı çerçevesinde kadın erkek ayrımı olmadığını ancak kadınlara yönelik bir pozitif ayrımcılık olduğunu görüyoruz.

Gülşah Camcı Yılmaz: Bizim için işe alımda önemli olan yetenek ve performans. Ama eşit donanımda birer kadın ve erkek var ise kadını tercih etmek gibi bir politikamız var.

Gülşah Camcı Yılmaz ile sohbet

Estetica: Size bağlı olarak kaç kişi çalışıyor? Kadınlar ile çalışmak mı, erkekler ile çalışmak mı daha kolay?

Gülşah Camcı Yılmaz: Toplam120 kişiyiz. Kadınlara ve erkeklere farklı davranmamız gerekiyor. Herkesin farklı motivasyonu oluyor. Kadınlara erkeklere davrandığınız gibi davranamazsınız. Kadınlar direkt söylüyormuş gibi görünmek ile birlikte bazen onu söylemezler, o duyguyu hissetmeniz gerekiyor. Erkeklerse çoğunlukla daha direkttir onlarla çalışırken mantıksal odağınız güçlü kalmalı. Kadınların söylemediği şeyi anlama yetinizi geliştirmeniz gerekiyor. Duygular ile amaçları bir araya getiren bir tarzı, kadın ve erkek için farklı yönetmeyi zamanla öğrendim.

Estetica: Her ne kadar kuaförlük sektörü erkeğin dominant olduğu bir sektör olsa da L’Oréal Profesyonel Ürünler ile gerçekleştirdiğimiz okul-sektör işbirliklerinde gördüğümüz manzara bu dominantlığın kadınlara yöneleceğini gösteriyor. Kuaför salonlarını yöneten yöneticilerin, ekiplerin içinde ileride kadınlar daha fazla olacak. O anlamda bu verdiğiniz tüyolar önemli.

Gülşah Camcı Yılmaz: Kadın ve erkekler ile daha farklı bir dil ile konuşmak gerekiyor. Dinlemek de çok önemli. Kadınlar konuşmayı anlatmayı çok severler o yüzden onlara dinlemek için bir fırsat sunduğunuzda onları nasıl yönetmeniz gerektiği ile ilgili o kadar net şeyler söylüyorlar ki… Ben bir yönetici olarak her zaman ekibin, yöneticisini yönettiğini düşünürüm. Onları anlayıp, onlara o fırsatı verdiğinizde birlikte çok iyi sonuçlara ulaşabiliyorsunuz.

Estetica: Yaratıcılık konusunda nasıl kadınlar?

Gülşah Camcı Yılmaz: Ben genellemeleri sevmiyorum. Tamamen durumlara bağlı olarak farklılaşabiliyor. Şu anki ekibime baktığımda çok yaratıcı erkeklerin yanında, analitik yönü çok güçlü kadınlar var. Artık dünya bilgiye ulaşmak konusunda o kadar serbest ki, kadınlar da erkekler de beyinlerinin iki tarafını da kullanmayı öğreniyorlar.

Estetica: Kuaförlük sektöründe kadın olmanın getirdiği avantajlar ve dezavantajlar neler?

Gülşah Camcı Yılmaz: Kadın olmanın getirdiği şöyle bir avantaj var; güzelliğe yakın olmak, trendleri takip etmek kadınların içgüdüsel yaptığı bir şey. Bizim sektörümüz de sanatın, duygunun, ustalığın, öğrenmenin, kadına yakın olmanın çok yoğun bir şekilde yaşandığı ve bunu iyi yaptığınız zaman başarılı olduğunuz bir sektör. O yüzden bir kadın olarak trendleri yakından takip edebilmek size de yaratabileceğiniz alanda genişlik sağlıyor. Bu bir avantaj evet öte yandan bir kadından çok daha fazla, üstelik karcı cins olduğu için bambaşka bir çekim penceresinden güzelliğe müthiş bir bakış açısı getirebilen erkek iş ortaklarımız var. Çok mutlu olduğum bir konu; son zamanlarda kadın güzelliğini saça yansıtabilen çok yeteneklei birçok isim görmeye başladım.Türkiye  Style&Colour Throphy’de finale kalan iki kuaförümüz kadındı. Gerçekten bizi çok onurlandırdılar ve ardından İlknur Akbulut ile birlikte de Paris’e gittik. Bu yeteneklerin daha da çok kadına ilham verip yol açacağına inanıyorum. Aslında ben kadın ve erkek diye ayırarak bakmayı tercih etmiyorum hiçbir yeteneğe, bu yanılgılara yol açar. Önemli olan tutkuyla çalıştığın hedeflerin olması, sürekli kendini geliştirmek, ilham vermek ve duygulara dokunabilmek!

Estetica: Kadınlar için doğum, evde üstlenilen roller gibi farklı faktörler de var. Kariyer hedefleri olan bir insan olarak ben erkek olsaydım çok daha büyük fırsatlar yakalardım dediğiniz oldu mu?

Gülşah Camcı Yılmaz: Hiçbir zaman düşünmedim. Kadın olmanın verdiği güç ve sabır var. Çok fazla şapkanız var. Hepsini de iyi taşımak için öyle bir enerji geliyor ki size. O şapkalar hayatınıza giren artılar. Ben evlendikten, çocuk doğurduktan sonra başka bir Gülşah oldum. Her aşamada farklı yönlerimi keşfettim. Enerjimi, sabrımı, gücümü keşfettim. Bence bunlar benim bugüne ulaşmamdaki en önemli desteklerdi. Oğlumla birlikte hayatın anlamını odağını kaybetmemeyi öğrendim mesela. Bir de çok şanslıyım ki benimle hayatı paylaşan çok iyi bir hayat ortağım var. Ben yurtdışına eşim Değer’in desteğiyle böyle rahat gidebildim ve başarı yakaladım. Bunu hiçbir zaman engel olarak görmedim ama kadınlar daha fazla çabalamak, daha fazla enerji harcamak zorundalar. Ama bu, anaç enerjinin yoğunluğunu keşfedince çok rahat ve keyifle akan bir hayata dönüşüyor.

Estetica: İşine olan bir aşk veya özel hayatta bir aşk varsa bütün bu engeller de yok olabiliyor. Gülşah Camcı Yılmaz özel hayatında ne yapıyor? Neler okuyor, neler izliyor?

Gülşah Camcı Yılmaz: Ben müthiş bir ailenin çocuğuyum,  bir ablayım, ailenin en büyüğüyüm, öyle bir rolüm var. Bir eşim, çok iyi bir yol arkadaşım var. Bir anneyim ve Atlas gibi müthiş bir çocuğum var. Çok şanslı hissediyorum kendimi. Bir köpeğimiz var. Onunla ilgilendikten sonra her sabah yoga yaparım. Kendinizi sevmezseniz, kendiniz ile barışmazsanız bütün bu şapkalarınız havada kalır. O yüzden ben önce kendimi dolduruyorum. Müzik ile uğraşmayı çok seviyorum. Müzisyen bir ailenin kızıyım. Kardeşim ud çalar, ben gitar çalarım. Şarkı söylemeyi de çok severim. Müziğin ve dansın hayata neşe getirdiğini düşünürüm. Doğayı çok severim. Fırsat buldukça doğada buluruz kendimizi. Emek vererek bir çiçeğin büyümesi benim için çok önemli. Her hafta tiyatroya ya da sinemaya giderim. En son “Ikigai-Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı”nı okudum. Şimdi de “Kültür Haritası” kitabını okuyorum. Farklı kültürlerden insanlar ile nasıl etkileşim kurabileceğimizi, konuşmada veya duygu-yönetim tarzlarındaki farkları anlatan bir kitap. En favorim olan şarkıcılar Red Hot Chili Peppers ve Sezen Aksu. En sevdiğim yazar Yaşar Kemal ve Malcolm Gladwell.

Estetica: En sevdiğiniz renk?

Gülşah Camcı Yılmaz: Soğuk renkler beni rahatlatıyor. Mor rengi çok severim.

Estetica: Sizin bir kuaför salonunuz olsaydı nasıl olurdu? İnsanlar size neden gelirdi?

Gülşah Camcı Yılmaz: Ben Kérastase ürün müdürüyken, sevgili Özlem Şen (ki kendisini çok severim çok şeyler öğrendim ondan) yönetmenliğinde L’Oréal kuaförü ile, L’Oréal ile çalışmayan bir kuaför salonunun farkını anlatan bir film çekmiştik. Ortaklarımızla paylaşmıştık bu filmi. O zaman da kötü bir kuaför salonunda çalışan bir çıraktım. O zamanlarda bunu çok düşünmüştüm acaba ben bir kuaför olsaydım ne yapardım diye.

Benim salonum olsaydı insanların samimiyeti bulduğu, güzelliklerini keşfetmek için güvenerek geldiği, rahatladığı bir mekan olurdu. Ben içtenliğe çok inanıyorum. Kimseye gereksiz iltifat etmeden, gerçekleri net ve uygun bir şekilde duymalarına odaklanarak, keşfetmeleri için ilham vererek insanın kendi güzelliklerini bulabilmeleri aslolan. İşini çok iyi yapan, bütün trendleri ve teknolojiyi takip eden, ekip içinde güvenilir bir kuaför olurdum.

Röportajın tamamını Estetica Dergisi Yaz Sayısı’nda bulabilirsiniz…

Estetica Dergisi’ne abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım!

    Alternatif Saç Modelleri: INCLUSIVE

    Jesus Oliver, koleksiyonunu “Dinleyerek ve radikal kargaşalara yol açmadan yorumlama konusunda alçakgönüllülükle farklı kimliklerine ışık vermek için insanların hizmetine girme arzusundan kaynaklanıyor,’INCLUSIVE’ bir saygı eseridir” şeklinde yorumluyor.


    Saç: İsa Oliver
    Fotoğraf: Chris Bulezik
    Makyaj: Ximena Rodriguez

    kuaforumden.com yayında…

    0

    Can suyu projesi adıyla hayata geçen özel bir platform kuaförlerin müşterilerine ulaşmasını sağlıyor..

    Kuaförlere özel kodlar aracılığıyla satışa izin veren kuaforumden.com her ne kadar bir e-ticaret sitesi gibi görünse de kapalı sistem bir yapı olarak e-ticaret sitelerinden ayrılıyor ve kuaförlerin salonlarında müşterilerine önerdiği profesyonel saç kozmetiği ürünlerinden kazanç elde etmesini sağlıyor.

    Özellikle Covid-19 döneminde dip boya setleri ve salonların açılışında müşterilerin kullanabilecekleri hediye çekli saç seti, kuaförlerin bu sıkıntılı dönemde gelir elde etmesini hedefliyor.

    Sektörün pek çok önemli markasına ait en çok tercih edilen ürünleri de platormda satışa hazır ve bu ürünlere ilişkin kuaförlerin kazançları da site de her marka için ayrı ayrı olarak belirtilmiş durumda.

    Platform sadece kuaförler üzerinden satış imkanı tanıyor.

    Sistemin işleyişi ve sisteme ilişkin sorunların cevapları da https://kuaforumden.com/sorular-ve-cevaplari kısmında yer alıyor. Kısıtlı sayıda kuaför salonuyla başlayan projenin önümüzdeki günlerde daha geniş katılımlarla büyümesi hedefleniyor.

    Platformu görmek için https://kuaforumden.com adresini ziyaret edebilir; detaylara https://kuaforumden.com/sorular_ve_cevaplari/ linkinden ulaşabilirsiniz.

    İkonik Stiller: Kate Moss

    İkonik Kate Moss’un efsanevi fotoğrafçı Nick Knight tarafından çekilen fotoğraflarından aldığı ilhamla, Antonio Paladino’nun “Zephyr” koleksiyonu çekici bir atmosfere sahip görünümler için rafine edilmemiş doku ve hafif çizgiler kullanıyor.

    Saç: Antoni Palladino
    Fotoğraf: Desmond Murray
    Makyaj: Jo Sugar
    Styling: Jamie Russell

    Karantinada işletmenizi güçlü tutmak için öneriler

    1. İşletmenizin çatısı altında empatiyi arttırmak  ve aidiyet duygularını güçlendirmek için çalışma arkadaşlarınızla günlük iletişimi koparmayın. Onlarla internet üzerinden toplu ya da birebir görüşmeler yaparak psikolojik desteğinizi hissettirin ve salonun yeniden açılacağı zaman için heyecanlarını ayakta tutun.
    2. Bu süreçten faydalanıp yeni teknikleri paylaştığınız videolar yaratın ve salonda gerçekleştirmek istediğiniz yeni uygulamalarla ilgili standartları belirleyin.
    3. Yeni nesil çalışanlarınıza müşterilerinize tavsiyeler veren videolar hazırlatın.

    Güçlü ve İddialı Saçlar: AMATORY

    Bu hayranlık uyandıran koleksiyonun arkasındaki ilham, hayatlarını kontrol altına alan güçlü kadınları temsil eden görünümler yaratmaktır. Gizli yumuşaklık ve cazibe ile güç gösteren saç modelleri.

    Sosyal Medya ve Web’te Öne Çıkmak İçin 7 Öneri

    Karantina sürecini verimli kullanmak elinizde. Yoğun iş temposundan dolayı bugüne kadar dilediğiniz kadar vakit ayıramadığınız sosyal medya hesaplarınız ve web sitenizle öne çıkmak için 7 öneri:

    1. İlk olarak karantina boyunca üzerinize çöken tembellikten sıyrılmanızı öneriyoruz. Bu dönem daha güçlü olmak ve sosyal ağlarda sürekli varolma zamanı. Hala Instagram’da aktif olmayan var mı? 
    2. En uyumlu çalıştığınız iş arkadaşlarınızla Whatsapp’de hemen çalışma grupları oluşturun; grup içerisinde kesim-renklendirme teknikleri, salonla ilgili yenilikler, gelecek için somut projelerle ilgili fikir alışverişinde bulunun. Onayladığınız yeni fikirleri sosyal medyada müşterilerinizle paylaşın.
    3. Mesleğinizle ilgili yeni fikirler ve güncel gelişmeleri yakalamak için Estetica, HAIRiST gibi sektör yayınlarını takip etmeyi ihmal etmeyin. 
    4. Çocuklarınızdan tavsiye alın. Sektör profesyoneli olmasalar da sosyal medyada kendinizi güncel ve takip edilir kılmanın formülleri açısından sizden daha tecrübeli bir kaynak oldukları kesin.
    5. Zincir salon sahiplerinin Zoom gibi toplu grup görüşmelerine imkan tanıyan uygulamalar üzerinden günlük eğitimler, motivasyon ve yönetim toplantıları düzenlemeleri çok faydalı olacaktır. 
    6. Çalışanlarınız arasında sosyal ve dijital medya konusunda yetenekli biri varsa, hemen onunla neler yapabileceğinizi planlayın. 
    7. Web siteniz varsa onu da ihmal etmeyin. Sosyal ağlar doğrudan ve anında iletişimi mümkün kılsa da web siteniz sizin online vitrininiz.