Ana Sayfa Blog Sayfa 144

Onur Yener: ” Temeli Olmayanın Trendi Olmaz!”

Geçtiğimiz yıllar ve önümüzdeki sezon trendleri boyunca ombre-balyaj uygulamarına duyulan ilgi hiç eksilmedi. Farklı renk kombinasyonları, yüz aydınlatmaları, Brezilya ombre-balyaj derken, biz işi ustalarından öğrenmiş, başarılı kuaför Onur Yener’e danışalım dedik. Onur Yener, uzun yıllar boyunca kendi çaba ve emeğiyle ombre uygulamarının anavatanı Brezilya’ya giderek, dünyaca ünlü yıldızlara servis veren kişilerden işin sırrını öğrenmiş ve öğrendiğini uygulamada da oldukça başarılı.

Bize kendinizden bahseder misiniz?

23  yaşında mesleğe başladım, 13 yıldır da kendi işletmemi idare ediyorum. Bu mesleği gerçekten çok severek yapıyorum ve Florya’da kendi salonum var.

Kendinize has omre-balyaj teknikleriyle ön plana çıkıyorsunuz ve gerçekten de başarılısınız. Bize bu tekniğin hikayesini anlatabilir misiniz?

Sosyal medya ve özellikle de Instagram, Türkiye’de yaygınlaşmaya başladıktan sonra; dünya trendlerini takip eden insanlar, o trendlere arzu duymaya başladı ve bu şekilde bir talep ortaya çıktı. Daha önceleri kuaförler olarak bizler, talebi karşılamaya çalışırken; aslında o saçın öyle olmadığı, photoshop ile müdahale edildiği, fotoğraflarda rötuş olduğu gibi söylemlerle, kendilerini bir sonraki servise gelmeleri için ikna etmeye çalışıyorduk. Fakat ben bunun öyle olmadığını gördüm.

Birgün  bir müşterimizin salona gelip ‘’ ombre- balyaj diye birşey var, estetik renklendirmeler var.’’ demesi üzerine sıkı bir araştırmaya girdim. Araştırmalarım sonucunda sosyal medyanın da gücüyle, dünyadaki en ünlü koloristlere ulaşma imkanım oldu. Onları bir süre takip ettikten sonra eğitimlerine nasıl katılırım, nasıl bu eğitimleri onlardan birebir alırım ve kendi ülkemde, kendi salonumda uygularım diye daha derin bir araştırmaya girdim. Ve bir yılın sonunda bu kişilere ulaşma şansım oldu.

”Bu eğitimleri aldıktan sonra ‘Igor Khonin’den eğitim aldım ve bunu hiçbir markanın desteği olmadan, tamamen kendi imkanlarımla yaptım.”

Bu dünyaca ünlü koloristlere ulaştığım ilk zamanlarda, müşterilerim onlarla yazışmam için bana yardımcı oldu. Ama sonra baktım ki; zamansız sorulan sorulara da cevap ermem gerekiyor… Hemen İngilizce kursuna giderek, İngilizce öğrendim. Öğrendikten sonra da ilk lokasyonum Rusya oldu. Çünkü, Igor Khonin gibi Türkiye’ye de  gelmiş isimler oradaydı ve en yakın lokasyon orasıydı. Ben de oraya giderek Igor Khonin’den eğitim aldım ve bunu hiçbir markanın desteği olmadan, tamamen kendi imkanlarımla yaptım.

Fakat Igor Khonin’den aldığım eğitimler de beni kesmedi. Kendisi tek bir teknik üzerinden sarışınlığı elde eden bir koloristti ve ben bu tekniği nereden öğrendiğini merak ediyordum. Araştırmalarım sonucunda, Igor Khonin’in  Brezilya’daki artistlerden eğitim aldığını ve oradan beslendiğini öğrendim. Bunun üzerine O’nun eğitim almış olduğu yerlerle iletişime geçerek, Brezilya’daki en iyi beş artistin yer aldığı Mega Curso’da  eğitim alma kararı aldım. Oradaki eğitime katıldıktan sonra, Romeo Felipe’nin sosyal medya  gücünün çok baskın olduğunu gördüğüm için onunla da konaklama- eğitim amaçlı anlaştım ve salonunda 3-4 gün boyunca Felipe’nin çalışmalarını izledim. Kendisine sormam gereken sorular oldu ve bunlar için bir tercüman tuttum. Orada bulunup her şeyi gözlemleme şansı bana çok fazla şey kattı.

”Bu eğitimleri aldıktan sonra da kendi salonumda her şeyi unuttum.”

Romeo Felipe, genelde trend eğitimleri verir ama temeli ve sistemi çok sağlam olan bir artist. Ve ben de bu güçlü temeller üzerine kurulmuş salona, işe yeni başlamış ve işi hiç bilmeyen biri gibi gittim.

Başından sonuna kadar  olan tüm teknikleri, boya sürüşlerini ve ayrımları benimle paylaştı. Ve bu paylaşımlar, benim Brezilya sarışığınlığını elde etmemi sağlayacak temelin oldukça sağlam oturmasını sağladı. Bu konuda çok şanslıydım.

Bu eğitimleri aldıktan sonra da kendi salonumda her şeyi unuttum. Yani geçmişte öğrenmiş olduğum her şeyi unuttum. Ve orada öğrendiğim her şeyi; hiçbir şekilde sırasını şaşırmadan, atlamadan uyguladım. Tabii bunu yapabilmek için söylenenleri kaydettim, resimlerini çektim, gelir gelmez hepsini bir araya topladım. Çünkü unutmamam gerekiyordu, sırasını şaşırdığımda teknik ve trend başka bir yöne kayacaktı. Bunu bildiğim için formülü harfiyen uyguladım.

Neden bu aldığınız eğitimlerde marka desteği istemediniz?

Çünkü; marka destekleri genelde tatil odaklı oluyor ve görsel şov odaklı eğitimler düzenliyordu. Bu beni pek  tatmin etmiyordu. Her zaman söylediğim şey  ‘’ Temeli olmayanın, trendi olmaz.’’ Ve bunu birçok markayla da paylaştım ve birçok kuaförün de aslında sevmiş olduğu tatil konseptlerini reddererek, kendi imkanlarımla bu artistlere ulaşmayı tercih ettim.

Türkiye ve yurt dışındaki teknikler arasındaki farklılıklar neler?

Aslında bizde olmayan hiçbir şey yok. Sadece yerleri değiştirilmiş… Yani 1-2-3 ise  3 ile 2 karışmış, biri başa geçmiş diğeri sona geçmiş… Onların hepsini yerine koyduğumda aslında çok farklı olmadığını gördüm.

 Biz zaten çok ilgili müşterilere sahibiz, en iyi ürünlere sahibiz, en iyi salonlara sahibiz. Yani Türk kuaförünün  aslında sadece tekniği zayıf. Sonuç odaklı kuaförlük anlayışımız var, yani müşteri; kimin saçını isterse, onu verebiliyoruz. Ama ikinci seferde aynı saçı veremiyoruz. Doğrudan sonuç odaklıyız. Birçok yerde birçok ülkede aslında bu tamamen teknik odaklı. Teknik odaklı olan bir insan, aynı saçı 100 kişiye de yapabilir ya da yıllarca aynı saçı yapabilme şansı bulur. Farklarımız buydu ve ben de bunları hayata geçirdim.

Şimdi ben size gözlemlemiş olduğum bir servisten kısaca bahsetmek istiyorum; kapıdan müşterileriniz giriyor, girer girmez bir konsültasyon sürecinden geçiyorlar. Bu süreçte sarı saç isteyen, omre-balyaj isteyen müşterilere test uygulanıyor ve bu test yapılmadan hiçbir ombre-balyaj işlemi yapılamıyor. Bu nedenle test sonucunda çıkan açılma derecesine uygun saç renkleri belirleniyor ve istenilen saç rengi buna uygun ya da uygun değilse,  müşteriyle paylaşılıyor ona göre bir hizmet veriliyor. Bizde ise her talebe olur mantığıyla bakılıyor ve saç gün sonunda yıpranmış bir hale geliyor. Bu nedenle bu test çok önemli. Diyoruz ki; müşterinin zamanı yok, o yok, bu yok… Bir sürü bahanemiz oluyor.

Oysa ki müşteriyi randevusundan yarım saat önce salona davet ediyoruz, asistanlarımız ya da ekip arkadaşlarımız hemen bir tutamına test uyguluyor, sonrasında da kendisiyle hangi saç tonunu istediğini ve olup, olamayacakları paylaştıktan sonra, müşteri kendi onayını verdikten sonra herkes mutlu olmuş oluyor. Çünkü müşteri istediği saçın nasıl çıkacağını biliyor, kuaför ne yapacağını biliyor  ve iki taraflı bir memnuniyet sağlanmış oluyor. Hiç kimse birbirini kandırmamış oluyor ve müşteriyi bir sonraki servise daha güvenli hazırlamış oluyoruz. Bu en iyi yapılan şeyler arasında.

Bir de bu esnada tabii ki ürün çok iyi bilinmeli, teknik çok iyi bilinmeli. Sonrasında şekillendirmeydi, fotoğraf çekimiydi her şeyin çok iyi kullanılması gerekiyor. Bugün elimizdeki bütün materyalleri, sırasını bilmediğimiz için, bir kere yanlış kullanım sonucunda onu kötü sandığımız için ürünleri kullanmıyoruz. Bunlara bir örnek ise amonyaksız boyalar. Onları çok fazla hayatımıza geçiremedik ama bu yıldan sonra amonyaksız boya kullanımı çok artacak. Bunun sebebi de doğru ürünü doğru yere kullanmaya başlamamız. Yapılamayacak hiçbir şey yok, her şey yapılabilir, her şey elimizin altında var. Ama en önemlisi temel diyorum…

Brezilya ombre balyaj nedir?

Aslında Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz. Türkiye’de match’in röfle olduğu, röflenin  balyaj olduğu, balyajın da  ombre olduğu bir  geçmişimiz var.  Brezilya ombre-balyaj bu yıllara uyarlanmış, modernize edilmiş, yeniden tasarlanmış hali aslında.

Çok büyük fark yok ama temeller farklı. Daha çok kontur dediğimiz, güçlü yüz çerçevesi odaklı çalışılan bir balyaj. Zaten bugün koloristlerin ünlü olmalarının nedeni, kontura ağırlık vermeleri. Birçok trendde de gördüğümüz gibi konturlar güçlü olduktan sonra, saç kişiselleştirilmiş olarak geri dönüyor ve bu da birbirinden farklı düşüşler ve birbirinden farklı saçlar  ortaya çıkarıyor. Bu da hem müşterileri hem de bizi çok mutlu ediyor. Yani yurt dışı ve Türkiye’de yapılan işler arasında çok az fark var ama temel çok önemli.

Sizce Türkiye’de uluslararası standartlarda kuaförler var mı?

Bizden öncekiler durumu çok iyi idare ettiler ve gençler de çok başarılı. Ama şöyle başarılı; Türkiye’de uluaslararası kuaförler anlamında saygın ve workshoplar veren, artık dünyaca trend olmuş, daha çok ombre-balyaj alanında başarılı kişiler var. Ama çok büyük kitlelere hitap eden, çok büyük bir kolorist veya artist bence henüz yok. Ve inşallah yeni yetişen arkadaşlardan bunlar çıkar ve Türkiye’yi çok iyi temsil ederler.

Herkes bunu yapabilir. Yurt dışındaki artistlerin yaptıkları, bizim yaptıklarımızdan farklı değil. Onların teknikleri var ve ürünleri kullanılması gerektiği gibi kullanıyorlar. Tabii ki yaptığımız saçlara kendimizden bir şeyler katmalıyız ama bunu teknik anlamda değil, yaratıcılık anlamında yapmamız gerektiğini unutuyoruz.

Aslında formül sadece yaratıcılığı gelişmek…

Aynen öyle. Yaratıcılık alanında biz güçlüyüz ama teknik anlamda zayıf olduğumuzu düşünüyorum.

Verdiğiniz eğitimlerden biraz bahseder misiniz?

Eğitim vermek en büyük hayalımdi.  Türkiye’deki dünyaca ünlü artistler gibi bir artistin çıkmasını çok istiyorum ve bunlardan birinin de ben olmasını şöyle istiyorum; içlerinde yaşadığım için bunun çok zor olduğunu, gözde büyütülecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Sadece anlamak, anladığını anlatmak ve sonucu mükemmel bir şekilde tekniğe ve sisteme bağlı kalarak başarının çıktığını gördüğüm için bunun çok kolay olduğunu düşünyorum. Ama bu eğitimler öncesinde bana bunu sormuş olsaydınız size şunu derdim; nasıl olacak bu derdim,  korkardım, bir yaptığımı ikinciye yapamayacağım endişesini taşırdım. Ama şimdi böyle bir şeyin mümkün değil.

Gündemimizde bir coronavirus var biliyorsunuz. Biz de salonların konuyla ilgili alması gereken önemler hakkında yakın zamanda bir makale yayınladık. Siz  ne gibi önlemler aldınız, salonlara neler önerirsiniz?

Evet, ne yazık ki gündemimizde böyle bir sorun var. Ama neyse ki Türkiye’de henüz böyle bir şeye rastlanmadı ve inşallah da rastlanmaz. Salonlarda ise hijyen zaten oldukça önemli bir konu ve biz de olması gerekenden fazlasını yapıyor ve  her anlamda fazlasıyla titiz davranıyoruz. Yıkama yerleri olsun, laboratuvar olsun,  tuvaletler, lavobalar, koltuklar, araç gerekler olsun hijyene son derece önem veriyoruz ve bu zaten her zaman olması gereken bir şey. Ve biz de diğer insanlar da böyle olaylar karşısında daha fazla bilgileniyoruz ve daha fazla önlem alıyoruz. Zaten artık eskisi gibi kötü salonlar da yok… Salonlar artık daha modern, daha rahat temizlenebilir hem de daha rahat ışık ve havayla temas eden ortamlar olduğu için biz de bu doğrultuda doktorların ve konuyla ilgili bilirkişilerin uyarılarını takip ederek, alınması gereken önemleri yerine getiriyoruz. Çünkü bu son derece hassas ve önemli bir durum. Ama ben umuyorum ki ülkemizde böyle bir salgın olmayacak, Sağlık Bakanlığı da bu konuda oldukça duyarlı.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Türk kuaförü olarak bizlerin, şunlara dikkat etmesi gerekiyor; kadınların başının üstünde yer alıyoruz ve bu bizim tüm prestijimiz, Türk kuaförünün prestiji ve geldiğimiz noktanın göstergesi. Bu nedenle meslektaşlarıma önerim; teknik anlamda bilgilerini paylaşmaları ki; paylaştıkça yanlışların doğruya döndüğü bir dünyada yaşıyoruz. Bütün bilgi ve birikimlerini ekipleriyle, meslektaşlarıyla paylaşsınlar. Bu sektör, bu şekilde çok daha iyi bir yerlere gelecek. Eskiden böyle paylaşımlar yapılmazdı ama şimdi herkes ufak ufak egosuz bir şekilde kendi ekibiyle ve meslektaşıyla bu paylaşımları yapabiliyor, sorular sorabiliyor, cevaplar alabiliyor. Bu çok önemli, çünkü sektör bu şekilde gelişiyor ve bu şekilde gelişmeye devam edecek. Herkese bir şeyler öğretebilmenin, paylaşabilmenin üzerine gitmeliyiz.Türk  kuaförünün vizyonu, bugün Avrupalı kuaförün vizyonunundan aşağı kalır olduğunu düşünmüyorum ve eksiklerimizi gidererek mesleki anlamda onlardan daha ön planda olabileceğimize inanıyorum. Bu nedenle paylaşım her zaman çok önemli.

Alternatif Saç Stilleri: ENIGMA

Bu koleksiyon, üst düzey güzelliği, punk hassasiyetinin özünden gelen serin ilgisizlikle mükemmel bir şekilde birleşiyor. Sokak modasının lüks ve gündelik olarak hot couture üzerinde yükselişi ile bu koleksiyona çekici bir cazibe ve farklı bir rock yıldızı havası verildi.

Her görünümde yüksek bir zenginlik var. Her kontrast doku zarif bir şekilde vurgulanıyor. Tek renkli palet, ruh halini ve gizemi oluşturuyor. Her model, partiyi başlatmaya veya sahneye çıkmaya hazır, grafik koyu çizgili gözlere ve sade çıplak dudaklara sahip güçlü ve çağdaş bir yüzü barındırıyor.



Saç: Craig Smith
Fotoğraf: Andrew O’Toole
Makyaj: Kylie O’Toole
Moda: Mel Nixon
Instagram Salon: @fruitionstyleambition

Canlı Yayın: Fatoş Karahasan bizimle!

34

hairistcomtr Instagram adresimizde bugün saat 14:30’da önemli bir konuğumuz var: Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve yazar Dr.Fatoş Karahasan.

Kuaförlük sektörü işletmelerine, tezgahlarına heyecanla geri dönüşü bekliyor; nasıl bir sistem ve hazırlıkla dönmesi gerektiğini tartışıyor…

Oysa ki müşterilerinin, salon misafirlerinin nasıl geri döneceklerine dair bir sektörün bir fikri veya bilgisi yok. Dr. Fatoş Karahasan bize geri döndüğümüzde müşterilerin beklentilerini derin araştırma sonuçlarına dayanarak ve kendi bilgisini de katarak anlatıyor olacak.

Bugünkü canlı yayına katılan kuaförleri bir sürpriz bekliyor!

Saat:14:30’da başlayacak olan Canlı Yayın sırasında soruyu dikkatle dinleyerek ve doğru cevabını bu yazının altınaki yorum alanına yazan kuaförler arasından doğru cevabı bilenler içinden online çekilişle belirlenecek 3 kişiye Dr.Fatoş Karahan bir kitabını ve biz de içinde siperlik ve fön fırçası bulunan Ventoso Hijyen setini hediye edeceğiz.

Tek kural cevap verenlerin kuaför olmalar ve doğru cevabı yazdıktan sonra doğru iletişim bilgilerini girmeleri ve KVKK hakındaki metni okuyarak kabul etmeleri…

İyi seyirler…

https://www.instagram.com/hairistcomtr/

Kuaför Salonlarından Karantinaya Özel Kazanç Formülü

Tüm dünyada pandeminin yayılmasını önlemek için sürdürülen karantina, kuaförlük sektörünü zorlamaya devam ediyor. Bu süreçte kazanç sağlayamayan salonlar, ekonomik kaybı telafi etmek için kendi çözümlerini üretiyor. 

Çeşitli ülkelerde bazı salonlar, müşterilerinin saç renklerinin istikrarını sağlayabilmeleri için müşterilerine sistemlerinde kayıtlı olan renk tonlarında hazırlanan karışımları içeren özel boya kitleri gönderiyor. 

Boya karışımı, boya kasesi, fırça, eldiven ve folyodan oluşan evde renklendirme  kitlerini müşterilerine ücretsiz kargoyla ulaştıran kuaförler, bu kitleri 100 ila 120 dolar arasında değişen fiyatlarla sunuyor. Evde renklendirme kitinin içerisinde uygulamanın nasıl yapılması gerektiğine ilişkin bir de not yer alıyor. 

Saçlarda yeni trend: Sadelik Hareketi

MESSY EFFORTLESS, Ivan Rodriguez’in 2020’nin başındaki yeni koleksiyonu. Yeni bir on yıl başlıyor ve bu koleksiyonun teması önümüzdeki yıllarda hüküm sürecek yeni ikonik görünüm…
Messy Effortless, doku, sadelik ve hareket dolu bir saç koleksiyonu. Her bir görünümün ana özelliği haline gelen stilize saçlar için mükemmel bir doğal renk teknikleri, saç kesimleri ve farklı yaklaşımlardan oluşmuş. Saça özgürlük veren; rahat ve şık, güncel ve zarif, ama her şeyden önce kadını temsil eden bir koleksiyon.

Saç: Ivan Rodriguez @El Salon Hairdressing Club

Instagram @ivanrohair

Fotoğrafçı: Jell Loya

Makyaj: Thessa Peralta

Instagram @thessaperalta_mua

Stilist: Melissa Webb

Instagram @melwebbg

Keşkeler ve belkiler…

‘Kuaförler Günü’ sorununa bir bakış…

Keşke okumuş olsalardı 30 Nisan gerçeğini…

Keşke Federasyon’a yapılan nezaket ziyareti; ortak akla dönüşmüş olsaydı…(Çikolatamızı da alıp gitmiştik!)

Keşke yıllar önce çok iyi niyetli bir kuaför meslektaşınızın başlatmış olduğu 22 Mayıs’ın; hiçbir ülkede olmadığını fark etmiş olsalardı…

Keşke buna rağmen teşkilattan mesai arkadaşları olan bazı oda başkanlarının destek vermiş olduğu bu iyi niyetli girişimin; yanında olmuş olsalardı…

Keşke; hırs yapmadan, ayrıştırmadan dinlemiş, görmüş olsalardı…

Keşke bu zor günlerde; bu konu ayrıştırıcı bir konuya dönüşmeseydi…

Keşke dünyada da kutlanan 30 Nisan Kuaförler Günü’nü görmüş; fark etmiş olsalardı.

Keşke yarışmalardan elde edilen gelirler; gün hangi gün olursa olsun, Kuaförler Günü veya bayramı için harcanmış olsaydı ve kazanan o çocukların ödülleri de verilmiş olsaydı…

Keşke ”taraflı haber yapıyorsunuz, bize yer vermiyorsunuz!” diye sitem ettiklerinde; yayınlanmış çalışmaları gönderince teşekkür etmiş olsalardı.

Keşke bir apartman katında küçücük bir daireye sıkışmış (koskoca) federasyon; temsil ettiği aileye yakışır bir yere sahip olmuş olsaydı…

Keşke bir ”yayın kuruluşu” olarak bahsettiği yayının; kendilerinin temsil ettiği mesleğe; başkanı olduğu federasyon dahi kurulmadan yıllar önce tam 74 yıldır hizmet veren Estetica Dergisi olduğunu söyleyebilselerdi. Benim adım gerekli değil.

Keşke ”bazı dernekler öncülüğünde” ifadesi yerine; kendi meslektaşlarından oluşan derneğin adını kullanabilselerdi. Hikayelerine, mesleklerinin saygınlığı için hiçbir menfaat gözetmeden, herhangi bir ücret dahi almadan gösterdikleri çabaları görmüş olsalardı…

Keşke itiş kakış yazılmış yazılarla ve Facebook’a (Tam 1682 takipçi-sıfır eksik değil-doğru rakam) sıkışmış bir mecra yerine; iletişim kurabilecekleri bir siteleri olsaydı…

Keşke basın bülteni başlığıyla yazılmış yazılar; basına ulaşabilmiş ve değer görmüş olsaydı…

Keşke bir telefon kadar uzak olan meslektaşlarına ; dünyada kutlanan özel bir günü ‘’neden bana sormadan, beni saymadan kutluyorsunuz?’’ sorusunu sorabiliyor olsalardı…

Keşke oda başkanlarına; ”destek vermeyeceksiniz!” mesajları gönderilmemiş olsaydı…

Keşke o başkanlar da; korkmadan, cesurca nedenini sorgulamış olsaydı…

Keşke geçen yıl zar zor ikna olup, canlı yayınla da paylaştığımız odalardan bazıları; cesurca sözlerinin arkasında durmuş olsaydı…

Keşke Gaziantep HairFest’te ayağa kalkarak; ‘kuaförlük dünyanın en güzel mesleği’ sözünü içtenlikle haykıran meslektaşlarınıza ve mesleğinize verilen saygıya rağmen ayağa kalkmayıp oturanlar federasyon başkanı ve oda başkanları olmasaydı…(sakın ayağa kalkma meselesini siyasileştirmeye kalkan olmasın!)

Keşke dünyanın en büyük kuaför ve berber teşkilatı olan OMC-Dünya Kuaförler Birliği’ne Türkiye’nin üyeliğini; federasyon gerçekleştirmiş olsaydı.(Şimdi desteklemiyoruz diyip engel olmak isteyen olur mu? Hiç sanmıyorum..)

Keşkeler daha fazla uzamasın…

Evet, kuaförlerin/berberlerin Covid-19 sonrası işe başlayacakları gün tüm sektörün bayramı olsun. Hep birlikte kutlayalım ve kutlayacağız da. Arada tek bir fark var; biri ‘bayram’ diğer özel bir gün. Dünyada ise 30 Nisan Kuaförler Günü olarak kutlanmaya devam edecek. İster yer yüzündeki 5 kıtayı kabul edersiniz ister 6.kıta peşinde gidersiniz. ‘Güneş balçıkla sıvanmaz!’

Son cümle öncesi: “Belki” okurlar…

“Eğerle meğer evlenmişler, keşke isimli bir çocukları olmuş.”

Bir İran atasözü
İlgili ilk yazımı alttaki mavi yazıya tıklayarak belki okurlar: https://hairist.com.tr/kuaforler-gunu-ne-zaman/

Not: Konuyla ilgili bir sonraki yazımı önümüzdeki bayramın ilk günü okuma fırsatı bulacaksınız!

Erkan Güzel
Estetica Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

_______________

Estetica’dan Kuaförler Günü’ne özel…

Geçtiğimiz altı hafta boyunca, Estetica’nın #HairdressersStayingStrong (#KuaförlerGüçlüDurun) kampanyası derginin global ağı ve sosyal medya platformlarında en çok dikkat çeken içerik oldu. 

Kampanya şimdi sona yaklaşırken, Estetica Dergisi de kuaförleri onurlandırmak için dünya genelinde her biri saç alanında ün salmış karakterlerin fotoğraflarıyla birlikte ilham veren mesajlarını içeren 250 dijital Estetica dergisi ön kapağı hazırladı. 

Mesajlar bu zor zamanda mücadele eden 38 ülkeden geldi. Coğrafi mesafelere rağmen, benzer ana mesajlar verildi. Kuaförlerin temsil ettikleri sektörde birlik olmanın gücü ve gururunu ifade ettikleri dayanışma teması, yayınladığımız pozitif tavır, iyimserlik ve destek konulu pek çok mesajın en ortak teması olarak dikkat çekti

Henüz Covid-19’a karşı kesin bir zafer ilan etmek için erken, fakat dünyadaki tüm kuaförleri onurlandıracağımız önemli bir gün yaşıyoruz. #HairdresserAppreciationDay (KuaförlerGünü) olan bugün (30 Nisan),  dünyadaki tüm kuaförlerin yaratıcı dehalarını kutluyoruz. Yetenekli bir kuaför yalnızca görünümünüzü güzelleştirmekle kalmaz, size iyi de hissettirir.  Bu yüzden Kuaförler Günü’nde tüm kuaförlerimize minnetlerimizi sunuyoruz. 

Gelin, #30Nisankuaförlergünü etiketiyle paylaşacağımız küçük bir mesajla kuaförlerimize desteğimizi gösterelim.

30.000 USD Ödüllü OMC Yarışması Instagram’da Başlıyor

Uluslararası kuaförlük yarışması OMC Stylists Award 2020 , Mayıs ayından 15 Ağustos 2020 tarihine kadar Instagram’da (#omcstylistaward2020) gerçekleşecek. 

Ayrı iki kategori daha eklenen ve “Ladies and Gents Commercial Cut” (Baylar ve Bayanlar Ticari Kesim) kategorilerinde manken kafası kullanımına izin veren yarışma, bu yıl toplam nakit ödülünü de arttırdı.

Tüm bu adımlar, dünya çapında süren pandemi sırasında daha fazla kuaföre erişebilmek için ve onları katılıp kazanabileceklerine dair cesaretlendirme umuduyla atıldı. Hatta yarışmaya katılım bu yıl her zamankinden daha kolay!

30.000 dolarlık nakit ödülü, 6 kategoride seçilen 10 finalistin arasında bölünecek. 

Katılmak için:

1. Çalışmanızın önden çekilmiş fotoğrafını Instagram sayfanızda paylaşın

2. Paylaşımınıza @omchairworld’u ekleyin.

3. #omcstylistaward2020 hashtagini paylaşımınıza bu şekliyle ekleyin.

4. Paylaşımınızla ilgili kategorinin adını yazın. örnek: #omcstylistaward2020ladiestrendcut (Aşağıda tüm kategorileri görebilirsiniz.)

5. Diğer 5 arkadaşınızı etiketleyin.

Kategoriler:

Kategori adı: Kadınlar Trend Kesimler – Kullanılacak etiket: #omcstylistaward2020ladiestrendcut

Kategori Adı: Kadın Saç Renklendirme – Kullanılacak etiket: #omcstylistaward2020ladieshaircolor

Kategori Adı: Erkek Trend Kesimler – Kullanılacak Etiket: #omcstylistaward2020gentstrendcut

Kategori Adı: Gelin Makyajı – Kullanılacak Etiket:#omcstylistaward2020bridalmakeup

Kategori Adı: Kadınlar Ticari Kesim – Kullanılacak Etiket :#omcstylistaward2020ladiescomcutmh (manken kafası kullanarak)

Kategori Adı: Erkekler Ticari Kesim – Kullanılacak Etiket :#omcstylistaward2020gentscomcutmh (manken kafası kullanarak)

*Tercihinize göre paylaşımınıza modelin ve fotoğrafı çekenin adı gibi detayları da ekleyebilir, katılımınızdan dolayı duyduğunuz heyecanı ifade eden bir söz yazabilirsiniz).

YARIŞMA KURALLARI:

➤ Yarışma hiçbir şekilde Instagram sponsorluğu, desteği ya da yönetimi altında değildir.

➤ Tüm kategoriler OMC yarışma kurallarına dayanmaktadır..

➤ Jüri: Kazananlar OMC ULUSLARARASI JÜRİ tarafından seçilecektir. Seçim kurulu 5 dünyaca ünlü jüri üyesinden oluşurken, değerlendirme OMC 30-puan uluslararası puanlama sistemi ile yapılacaktır. OMC Jüri kararı nihaidir.

➤ Yarışma yöneticileri ve yarışmaya katkıda bulunan kuaförlerin OMC Stylist Award yarışmasına katılmaları yasaktır.

Tüm etiketlerin altında Kuaförler Derneği bulunmalıdır: @kuaforlerdernegi1984

SHARON MALCOLM’dan DESIRE Koleksiyonu

2019 Kuzey İrlanda Yılın Kuaförü seçilen Sharon Malcolm; “Desire” koleksiyonunda çekici saçları, parmak dalgaları, saçın dokusunu ve hacmini çarpıcı bir şekilde güzel görüntüler oluşturmak için bir araya getirdim” diyor. Koleksiyonunda birçok farklı kesime yer veren Malcolm, keskin hatları ve dalgalı görünümün yansıttığı parlaklığı iddialı kesimlerle buluşturmuş.

Saç: Sharon Malcolm at Sharon Malcolm Hairdressing, Newtownards, Northern Ireland
Makyaj: Siobhon Luckie
Stil: Clare Frith
Fotoğraf: Jack Eames

Sharon Malcolm hakkında:

Sharon Malcolm Hairdressing, Kuzey İrlanda, County Down’da bir kasaba Newtownards’ın kalbinde 5 yıldızlı kuaför salonu hizmeti oluşturmak amacıyla kapılarını Ekim 2000’de açtı ve o zamandan beri, Sharon Malcolm Hairdressing adıyla güçlenmeye başladı.

Sharon Malcolm Hairdressing bol ödüllü bir salon. 2002 yılında ”En İyi Bağımsız Salon” olarak British Hairdressing Business Awards’ta ilk ödülünü aldı. Daha sonraki yıllar boyunca Sharon Malcolm, Ards Business Ödülleri’nde “En İyi Müşteri Hizmeti” ve “En İyi Eğitim ve Geliştirme”; En İyi Bölgesel Salon, saygın endüstri yayını Hair Magazine’den ve ayrıca Schwarzkopf Irish Hairdressing Business Awards’ta ”Müşteri Hizmetleri” kategorisinde ödüllendirildi.

Sharon, prestijli Hairdressing Business Awards’ta, Kuzey İrlanda Yılın Kuaförü ödülünü de aldı ve dünyadaki saygın yayınlarda koleksiyonları yer aldı.

Son olarak yine 2019 British Hairdressing Awards’ta yine Kuzey İrlanda Yılın Kuaförü ödülünü alarak başarılarını istikrarlı bir şekilde korumaya devam ediyor.

Diğer koleksiyonları görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

30 Nisan Kuaförler Günü’ne hediye!

Türk kuaförleri nihayet OMC üyesi!

1946 yılından bu yana faaliyette olan bir birlik. Toplam 5 kıtadan 50 ülkenin üye olduğu benzersiz bir yapı. 74 yıldan bu yana Türk Kuaförleri ve Berberleri ne yazık ki temsil edilmezken Kuaförler Derneği‘nin girişimleriyle Türkiye’de artık bu birliğin üyesi.

Buna ilişkin yazı ve ilgili logo da derneğe resmi olarak ulaşmış durumda. Hem 30 Nisan Kuaförler Günü hem de OMC-Dünya Kuaförler Birliği konusunda Kuaförler Derneği Başkanı Mahmut Ebil şu bilgileri verdi:

‘Değerli Meslektaşlarım, Üyelerimiz ve Dostlarım…

Geçen yıl duyurusunu yapmış olduğumuz Kuaförler Günü kutlaması çok ses getirmişti ve hem meslektaşlarımızdan hem de kamuoyundan ilgi görmüştü. Bu yıl kutlama yapma konusunda salonlarımız kapatıldığı için hüzünlü olsak da… İçimiz buruk olsa da bugünü atlamadan daha da özel yapmak istedik.

Bu özel günümüzü haklarını ödeyemeyeceğimiz sağlık çalışanlarına özel bir hediyeyle kutlamayı tercih ettik. Sektör olarak madden ve manen sıkıntılı bir dönem geçiriyor olsak da bu günler de geçecek. Önemli olan sağlığımız ve bunun için üstün çaba gösteren sağlık çalışanları… Hepsini salonlarımızda ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağız. Hem sağlık çalışanlarına şükranlarımızı sunuyor hem de tüm meslektaşlarımızın Kuaförler Gününü kutluyoruz!

Diğer taraftan bugünün özelinde birkaç gelişmeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Ankara, Antalya, Bursa, İstanbul ve İzmir Ticaret odalarında görev alan meslektaşımızla kuaför/berber salonlarının açılmasına ve açılış süreçlerine ilişkin detaylı bir çalışmayı ilgili mercilere ulaştırdık ve takip ediyoruz. Umudumuz salonlarımıza, iş arkadaşlarımıza ve misafirlerimize en kısa sürede ancak sağlık önlemleriyle dönmek.

Sıkıntılı bu dönemde hepimizin motivasyona ihtiyacımız var.

Sizinle paylaşmak istediğim güzel haber ülkemizin artık 50 ülkenin üye olduğu OMC olarak bilinen Dünya Kuaförler Birliği’ne üyeliğidir. Türk kuaförlüğü de 74 yıllık bu birliğin içerisinde başvurumuzun ardından nihayet yer aldı.

Bugğnden itibaren de artık üyesi olduğumuz OMC tarafından düzenlenen 6 kategoriye dağıtılacak toplam 30.000 dolar ödüllü yarışmaya ilişin bilgileri hem sosyal medya hesabımızda hem de medya da görme şansı bulacaksınız. İnşallah bir Türk meslektaşımız bu ödüllerden birini kazanma şansı bulacaktır.

Bir taraftan sağlık çalışanlarına sorumluluğumuzun diğer taraftan Dünya Kuaförler Birliği’ne üyeliğimizin 30 Nisan Kuaförler Gününü hepimiz için daha anlamlı kıldığı düşüncesiyle hepinizi;
tüm meslektaşlarımı, ailelerini çalışanlarını ve mesleğimizi seçerek meslek liselerinde, yüksekokullarda öğrenim gören kuaför adaylarını sevgi ve saygıyla selamlarım.’

Kuaförler Derneği’ne ait site: kuaforlerdernegi.org.tr