Ana Sayfa Blog Sayfa 394

50. yılında Kérastase

0

50.yıl

Birbirinden özel ürünleriyle salonlara ve müşterilerine ışıltılar saçan, sektörün altın markası 50. yılını kutluyor.

Bu özel markanın 50. yılında Kérastase Marka Müdürü Neslihan Üner ile konuştuk ve bilgi aldık. İşte dolu dolu elli yıl…

Estetica: Kérastase’ı farklı kılan nedir?

Neslihan Üner: Kérastase 50 yıl boyunca bir adım önde olan bir marka. Yenilikçiliği ile zamana ve ihtiyaçlara ideal bir şekilde yanıt veriyor. Saçları güneşin etkilerinden koruyan ilk bakım serisi, saçları besleyen ilk bakım maskesi gibi birçok ilke imza atmış olması tesadüf değil…

Estetica: Kérastase bünyesinde toplam kaç ürün bulunuyor?

Neslihan Üner: Kérastase kendi içinde 4 farklı kategoriye ayrılıyor. Saç bakımı, saç derisine yönelik bakımlar, değerli yağlar ve styling. Bu kategorilerin alt kırılımlarına bakarak ürün serilerini gruplayacak olursak toplamda 12 farklı ürün serimiz var.

Estetica: Bu kadar ürünün satışında zorluklarla karşılaşmıyor mu salonlar?

Neslihan Üner: Kişiye özel teşhisin doğru yapılması çok önemli. Her sorunun çözümü farklı. Profesyonel ürünleri markette satılan ürünlerden ayıran en önemli özellik gerçek bir saç uzmanının doğru bir teşhisle öneride bulunması. Bunun için de olmazsa olmaz olan şey eğitim. Hangi saç tipi için hangi ürünleri önermek lazım, doğru teşhis nasıl yapılmalıdır, en doğru anlatım nasıl olmalıdır, hepsi çok  önemli ve eğitim olmadan doğru yapılamıyor. Bunu sağlayabilmek için 2013 yılından itibaren Kérastase olarak eğitime yaptığımız yatırımları artırdık, ayrı bir birim oluşturduk ve salonları birebir ziyaret ederek eğitim vermeye başladık. 2014 senesinde de eğitim sıklığımızı artırdık.

Estetica: Kérastase salonlarını farklı kılan özellikler nedir?

Neslihan Üner: Kérastase’ın bulunduğu salonlar Kérastase Danışman Salonları olarak geçer. Ve bu salonlar Türkiye’de örnek teşkil ediyorlar. Bizim amacımız ürün standını salonlara yerleştirmek değil aksine bulunduğumuz salonlardaki hizmet kalitesini yukarı çekmelerine yardımcı olmak, lüks deneyimini müşterilerine yaşatmak, salon dinamikleri konusunda (prim sistemleri, adisyon ortalamaları, vs.) danışmanlık vermek, salona trafik sağlamak ve tüm salon çalışanlarının eğitimlerini eksiksiz olarak tamamlamak. Böylece kendi müşterilerine daha profesyonel hizmet vermeleri konusunda destek olmaya çalışıyoruz.

Estetica: Salonlara yönelik çok özel programlarınız var. Kérastase’ın bu anlamda salonlara katkılarını anlatır mısınız?

Neslihan Üner: Kérastase olarak yılda 2 farklı birliktelik seyahati düzenliyoruz. Biri salon yöneticilerinin katıldığı Kérastase Kongresi. Bu kongrenin amacı iş ortamından uzakta birlikte olmak, farklı konuları paylaşmak ve aynı zamanda dünyanın farklı yerlerindeki Kérastase Danışman Salonları’nı ziyaret ederek kuaför mesleğinin farklı kültürlerde nasıl uygulandığını görmek ve vizyonu genişletmek. Diğer birliktelik seyahatimiz ise Kéragenç Organizasyonu’muz. Bu sene 19.’sunu gerçekleştirdiğimiz bu organizasyon, salon çalışanlarını bir araya getirmek, Türkiye’nin dört bir yanından gelen aynı sektörde başka şehirlerde çalışan genç insanların aralarındaki network’ü kuvvetlendirmek, mesleki paylaşımlarda bulunmak ve tabii ki Kérastase marka bağlılığını geliştirmek. Ve her iki seyahat de pazarlama ekibinden satış ekibine tüm Kérastase ailesi olarak katılıyor ve birebir fikir alışverişinde bulunuyoruz… Neleri iyi yapıyoruz, nelerde daha iyi olmalıyız, sıkıntılar nedir, bunları anlamadan bilmeden daha iyisini yapabilmek mümkün değil. Birçok güzel fikir bu seyahatlerde yapığımız fikir alışverişlerinden çıkmıştır, bunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Estetica: Ve yeni ürünler.

Kısa süre içerisinde pek çok yenilikle karşılaştık. Neler söyleyeceksiniz?

Neslihan Üner: Kérastase 50. yılında devrim niteliğinde yepyeni bir teknoloji ile karşınızda: Discipline Serisi ki Kérastase bu seriyle keratin bakımını yeniden yarattı. Bu seri saçları pürüzsüzleştirerek, disiplin altına alan ve salonlarda uygulanan ilk morpho-keratin bakımı. Saçlarda kimyasal bir etki yaratmadan 10 şampuanlamaya kadar kalıcı bir kontrol sağlayan yepyeni bir salon servisi. Discipline Serisi, aynı zamanda ihtişamlı ev bakım ürünleriyle birlikte kadınlara eşsiz bir deneyim sunuyor. Kullanım kolaylığı sağlayan ürünleriyle fön ve şekillendirme süresini azaltırken, neme ve elektriklenmeye karşı 72 saat koruma sağlıyor.

Kérastase 50 yıl için özel haberin detaylarını Estetica Dergisi Eylül Ekim sayısında bulabilirsiniz. 

Jüri üyeleri ne diyor? Erkan Güzel

0

Estetica Dergisi Genel Yayın Koordinatörü Erkan Güzel

Projenin mimarı olan editörümüz Zeynep Abacı'dan bu fikir geldiğinde heyecanlandım ve hemen destekledim. Çünkü işimiz heyecan ve tutkuyla dolu. Nitekim başvuran tasarım sayısına baktığımızda da bunu görüyoruz. Sektörün prestijli markalarının da yarışmayı desteklemesi ve yarışmacıları adeta hediye yağmuruna tutması çok önemliydi.

Değerlendirme konusu hassas bir konu. Ancak jüri üyelerinin seçiminin tabii ki rastlantı olmadığının altını çizmek isterim. Hangi fotoğrafın kime ait olduğunu bilmeden yapılan bir değerlendirme var ki yayın grubu olarak bu konulara gösterdiğimiz özeni anlatmama gerek olmadığını düşünüyorum.

Her ay değişen bir jüri grubu var. Sektörün kucakladığı, sektörün sahiplendiği ve sektörün alkışladığı bir proje olmasından dolayı çok mutluyum. Önümüzdeki aylarda neler geleceğini ve sonuçlarını çok merak ediyorum. Her ay yeni birincileri alkışlayacak olmaktan dolayı çok mutluyum.

Jüri üyeleri ne diyor? Ali Gür

0

Heyecan ve tutkunun dijital ortamda ateşlendiği HAIRiST Online Ayın Kuaförü Yarışması Ekim ayı jüri üyeleri değerlendirdikleri çalışmalar üzerine kuaförlere yol gösterecek yorumlarını yaptılar.

Ali Gür

Yarışmacılara ve salon sahiplerine kazanç sağlayacak Ayın Kuaförü Yarışması’nın düzenleniyor olması beni çok duygulandırdı. Çünkü ben de kendi salonlarımda çalışanlarımın motivasyonunu artırmak amacıyla Ayın Kuaförü’nü seçiyordum. Türk kuaförlerinin yönlendirilmeye ve motivasyona çok ihtiyacı var.

Kuaförün güzel bir saç taradığında takdir görmesi ve bunun ödüllendirilmesi kişinin özgüvenini artırıyor ve değer kazandırıyor. Müşterinin karşısında ne istediğini ifade edebilmesi, sanatını nasıl yaptığını göstermesi gerekiyor. Yarışma için hazırlanırken, kuaförlerin beyninde şimşekler çakacak. Yarışma deneyimi yaşayan bir kuaförün belirli bir seviyeye çıkabilme potansiyeli var. Bütün kuaför arkadaşlarımı yarışmalara katılmaları için teşfik ediyorum. Derece kazanmaktan öte nasıl bir vizyonla ne yaratacağını bilmek ve kendini geliştirmek önemlidir. Bunun için tüm arkadaşlarıma mutlaka HAIRiST Ayın Kuaförü Yarışması’na katılmalarını söylüyorum.

Katıldıkça kafalarında farklı pencereler açılacak. Kazananlar müşterilerine Ayın Kuaförü yarışmasında derece aldıklarını söyledikleri zaman prestijleri de artacak. Ben salonlarımda Ayın Kuaförü yarışmasını yaptığım zaman altın dağıtıyordum ve bunu Ali Gür dergisinde yayınlıyorduk. Bunu anımsadım. Bu yarışma ile çok güzel şeyler ortaya çıkacak. İlk adım atıldı. Bundan sonra geleceğe bakmak lazım.

Kuaför sayısı artıyor

0

Türkiye Esnaf Sanatkarlar Konfederasyonu verilerine göre Ekim ayında esnaf odalarına 603 kuaför-berber kaydı yapılırken 377 tanesi de kapandı. Kısaca sadece Ekim ayında 226 kadın-erkek kuaförü esnaf olarak sektöre giriş yaptı. 

31.10.2014 tarihi itibarıyle ise Kuaför-Berberlik üçüncü büyük meslek grubu oldu. İşte ilk altıya giren meslek grupları ve sayıları:

1-Bakkallık, Bayilik, Büfecilik: 168.209

2-Minibüsçülük: 111.694

3-Kadın ve Erkek Kuaförlüğü: 83.555

4-Nakliyecilik ve Nakliyat Komisyonculuğu:82.813

5-Kahvecilik, Kıraathanecilik ve İnternet Kafe İşletmeciliği: 77.219

6 Taksicilik: 75.595

Kaynak: TESK

Esnaf odalarına kayıtlı Kadın ve Erkek Kuaförlüğü sayısına ilave olarak Ticaret Odalarına kayıtlı kadın ve erkek kuaförleri ile kayıtsızlar da düşünüldüğünde yaklaşık 95.000 işletme sektörde hizmet veriyor. Bunun yaklaşık otuz bininin (30.000) kadın kuaförlerinden oluştuğu tahmin ediliyor.

Konuğumuz İzmir’den: Osman Çapa

0

Osman Çapa

“Hayat öğretirse pahalı, tecrübe öğretirse indirimli tarife eder”

Osman Çapa

İdeallerini gerçekleştirmek uğruna mesleğini hayatının merkezine koyan bir kuaförlük markası: İzmir'den, Osman Çapa’dan hikayesini dinledik.    

Nasıl başladınız?

1965 yılında İzmir Alsancak’ta kuaförlük mesleğine, 1973 yılında İzmir Alsancak Gül Sokak'ta ortak olarak işletme hayatıma başladım. 1979 yılında ortaklıktan ayrılıp kendi işletmemi kurdum. 1988-1990 ve 1993-1996 İzmir Kuaförler Odası Başkanlığı ve 1993-1997 yıllarında da Türkiye Berberler ve Kuaförler Federasyonu Başkan Vekilliği ve Yöneticisi, İzmir Ticaret Odası Kuaför ve Güzellik Salonları 25.Meslek Komitesi Meclis Üyesi olarak görev yaptım. Şu an Alsancak’ta ve Hatay’da iki, Balçova’da Agora AVM’nin içerisinde ve Çeşme’de olmak üzere 6 şubeli bir işletmenin sahibiyim. 

Mesleğin geçmişi ve şimdiki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Meslek son yıllarda daha farklı bir boyuta gidiyor. Türkiye’de kuaförler daha sık kendilerini geliştirmeye yönelik yurtdışında seminerlere katılmaya başladılar. Dünya çapında kuaförlere yönelik düzenlenen yarışmalar çok büyük önem kazandı. Eskiden Vizajizm-Genel Görünüm gibi  eğitimlere önem verilmiyordu. Müşterinin günlük yaşantısı, sosyal konumu, yüz şekli, ten rengi, takısı ve kıyafeti değerlendirilerek saç tasarımı yapılmıyordu. Ayrıca salon yöneticileri marka kimliklerini yansıtmak üzere salon tasarımlarını oluşturarak iç mimari konusunda danışmanlık almaya başladılar.  Günümüzde sektör için çok büyük yatırım yapılıyor. Müşteriye hak ettiğinin ötesinde kaliteli servis sunuluyor. Daha önce küçük ölçekli iki koltuklu salonlar vardı. Ama bugün büyük ölçekli salonlar oluşmaya başladı. Çünkü kuaförler artık markalaşmak istiyorlar. Bunlar sektörü ileri taşıyan unsurlar.

Türkiye’de 100.000’in üzerinde kuaför salonu ve berber mevcut. Bunların arasında çok sayıda eğitimsiz kuaför de var. Çok düşük fiyatlara servis veren salonlar mesleğin prestijine zarar veriyor. Meslek Odaları’nın gelirlerinin bir kısmını, firmaların ise satışlarının en azından %1’lik bölümünü eğitim alması gereken kuaför kitlesine ayırması gerektiğini düşünüyorum.

Ekibinizi hangi eğitimlere yönlendireceğinize nasıl karar veriyorsunuz?

Personelin güçlü ve zayıf yönlerini belirledikten sonra hangi eğitimlere katılmaları gerektiğine karar veriyoruz. Salon yöneticilerini  özellikle işletme eğitimlerine gönderiyoruz. Teknik eğitimlere yönlendirdiğimiz kuaförlerin öğrendiklerini ekibe aktarmalarını sağlıyoruz. Ben işletme sahibi olarak ekibime çok önem veriyorum. Çünkü biz ekip ile varız. Onlar da beni temsil ettikleri için 50 yıllık deneyimimi onlarla paylaşıyorum ve gelişimlerini takip ediyorum.

Çalışanlarınıza eğitim sağlayarak yatırım yapıyorsunuz. Peki salonlarınızdan ayrılmak isteyen personelinize yaklaşımınız nasıl oluyor?

Ben prensip olarak salondan ayrılmak isteyenlere öncelikle bunun kaynağını soruyorum. Bazen iyileştirilmesi gereken durumlar vardır. Personel salonda daha farklı bir konumda yer almak isteyebilir ya da maddi açıdan tatminsizlik yaşayabilir. Sorunlara çözüm bulmak için yapıcı olmaya çalışırım. Ayrılmak isteyen personelin beklentilerine cevap verecek gücüm varsa, elimden geleni yaparım. Ama salondan ayrılmayı kafasına koyan bir personeli salonda tutmak gibi bir gayretim olmaz. Bu aşamada ben ona ancak başarılar dileyebilirim.

Personelinizin motivasyonunu sağlamak için ne yapıyorsunuz?

İşveren olarak bizim görevimiz personelin yaratıcılığını ortaya çıkarmak için uygun ortam hazırlamaktır. Bu yüzden aldığı maaş, primler ve sağladığımız sosyal güvence onları tatmin etmelidir. Kaliteli işler çıkaran herkesin önünü açarım. Birlikte çalıştığım insanlarla empati kurmaya çalışıyorum. Salonlarımızda güven ortamı yakaladıkları için bizimle çok uzun senelerdir çalışan insanlar var. Eğer çalışanlar salona zaman ve emek yatırımı yapmasına rağmen bunun karşılığını alamıyorlarsa doğal olarak motivasyonları da düşüyor.

Yeni nesil her şey hemen olsun istiyor. Siz gençlere iş hayatında nasıl davranmalarını önerirsiniz?

Sürekli salon değiştiren biri sektörde güvenilirliğini ve prestijini kaybediyor. Bu yüzden işveren ve personelin karşılıklı özveri gösterip, orta yolu bulması gerekiyor. Yeni yetişen gençlere sabırlı olmalarını tavsiye ediyorum. Hayatta bir yerlere gelmek, istediklerini alabilmek özveri gerektiriyor. Her şey için bir süreç geçmesi lazım. Yaptıkları işin nitelik ve niceliklerini çok iyi bilmeleri gerekiyor. Bunun için de öğrenme metotlarını bilmeleri, işini çok sevmeleri, içerisinde bulundukları konumdan şikayet etmek yerine, olduğu gibi kabullenip, mutlu olmayı bilmeleri, mutsuz oldukları noktalar için çözüm geliştirmeleri gerekiyor. Çok sevdiğim bir söz vardır: “Hayat öğretirse pahalı, tecrübe öğretirse indirimli tarif eder.” Sabırsız olanlara hayat öğretecek. Sonradan ustam, büyüğüm haklıymış diyerek, hatalarını anlayacak. Ben gençlerin tecrübeleri dinleyerek hayatlarına yön vermesi gerektiğinin doğru olduğunu düşünüyorum.

Usta çırak ilişkisi eskiden nasıldı? Günümüzde nasıl ilerliyor?

Günümüzde ustalar çok paylaşımcı, daha önce böyle değildi. Şu anda gençleri yetiştirmeye yönelik daha çok eğilim var. Eskiden bilgi ustanın elindeydi. Şimdi yeniliğe açık genç kuaförler, internetten bilgiye pratik bir şekilde erişebiliyorlar.

İşinizi geliştirmek için neler yaptınız?

Kendimi hiçbir zaman yeterli görmedim. Çok eğitim aldım. Dünya markalarını takip ediyorum. İleri gitmek isteyenler yöntemini buluyor. Sürekli gelişimim için daha ne yapabilirim diye düşünüyorum. Hayaliniz varsa onun şartlarını mutlaka yerine getirirsiniz ve gerçekleştirmek adına her şeyi yapabilirsiniz. Bu da sizin aklınızı zorlar ve sizi harekete geçirir.

Kuaförlük markalarından idolünüz var mı?

Yurtdışında gittiğim fuarlarda, markaların platform aktörlerini takip ediyorum ve öğrendiklerimi işime yansıtıyorum. Siz takip ederseniz, takip edilir oluyorsunuz. Jacques Dessange, TONI&GUY, Vidal Sassoon dünyaya açılmış kuaförlük markaları arasında geliyor. Onların hayat hikayelerini araştırıyorum. Onlar yaptıysa ben de yapabilirim diye düşünüyorum. Ama hiçbirini idol olarak almıyorum. Onların izlediği stratejiyi analiz ederek, yaşamıma uyarlamaya çalışıyorum. Ben İzmir dışına çıkmadım ama donanımlı bir ekip ile kuaförlere sistemli olarak 2-3 sene eğitim sağlayabileceğim ve birçok şehirde yer alacak bir akademi kurmak istiyorum. Hayallerim beni hayata bağlıyor.

Osman Çapa’ya gençlere yol gösterecek ve ilham olacak deneyimlerini paylaştığı için teşekkür ederiz. 

Kéragenç ile Antalya

0

Kuaförlüğün ışıltılı markası Kérastase, Kéragenç için Antalya'daydı. 170 kuaförün bir araya gelerek networklerini güçlendirdikleri ve mesleki anlamda geliştikleri Kéragenç etkinliğinin 19.’su gerçekleşti. 2014-2015 için tasarlanan, günlük yaşamda ve davetlerde kolaylıkla kullanılabilecek olan 6 yeni stil, Kérastase Elçi Kuaförlerin desteği ile sahnede uygulandı. 

Kérastase İş Geliştirme ve Eğitim Müdürü Ayşen Ensel’in etkinlik hakkında paylaştığı detayları Estetica Dergisi Ekim Kasım sayısında bulabilirsiniz.

Anthony Mascolo’ya Onur Ödülü

0

Anthony Mascolo’ya Onur Ödülü

TIGI Uluslararası Kreatif Takımı’nın 2015 Akademi koleksiyonunu sunduğu dünyanın en prestijli kuaförlük etkinliği 2014 Intercoiffure Amerika ve Kanada’da global kuaförlük sektöründe ikonik konumu ve duruşuyla Anthony Mascolo Onur Ödülü’nün sahibi oldu. 

Ayın Kuaförü Yarışması Ekim Ayı Birincileri

0

HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü Yarışması

Ekim Ayı Birincileri Burada!

Türk kuaförlüğünün gelişimi vizyonu ile genç jenerasyonun kendilerini ifade edebilmelerine olanak sağlayan HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü Yarışması Ekim ayı jüri toplantısı 27.10.2014 tarihinde İstanbul’un prestijli mekanlarından Boğaziçi Borsa Restorant'da gerçekleşti.

Ali Gür, Hakan Kutlugün, Metin Bahçecik, Osman Çapa gibi sektörün tanınan isimleri, Kariyer Eğitim Kurumları Genel Koordinatörü Serkan Selamet ve Estetica Dergisi Genel Yayın Koordinatörü Erkan Güzel ile L'Oréal Profesyonel Ürünler Bölüm Direktörü Emine Akad, 01.10.2014- 19.10.2014 tarihleri arasında HAIRiST ONLINE’ın Sizden Gelenler bölümüne yarışma için eklenen 226 fotoğraf üzerinden değerlendirme yaptılar.

İşte heyecanla beklenen sonuçlar:

Ekim 2014 Kesim Kategorisi Birincisi

MUSTAFA KELOĞLU

Ekim 2014 Renklendirme Kategorisi Birincisi

TOLGAHAN DENİZ

Ekim 2014 Şekillendirme Kategorisi Birincisi

BURAK ÖZEN

Ekim 2014 Topuz Kategorisi Birincisi

ALİ SEVEN

Tüm katılımcıları, kazananları ve jüri üyelerini tebrik ediyoruz.

Bir sonraki yarışma 1Kasım 2014'te… Hazırlanın…

Yarışma kuralları için linki tıklayın, inceleyin, katılın: 

http://www.hairist.com.tr/turkiye%E2%80%99nin_ilk_dijital_kuaforluk_yarismasi__hairist_online_%E2%80%98da-1402–.html

Neler kazandılar:

Yarışma birincileri

1-HAIRiST 2015 Etkinlik Giriş Bileti

2-Destekleyen Markaların Ürünleri

3-Kesim Kategorisi Birincisi: Kasho Makas

 

Salon Sahipleri:

1-Ventoso Profesyonel Fön Makinesi

2-Destekleyen Markaların Ürünleri

Mehmet Tatlı Trump Tower

0

Mehmet Tatlı Trump Tower

Salonların iç mimarisi müşterilere duygusal fayda sağlıyor. Saç yıkama ve masaj işlemlerinin gerçekleştiği koltuklarda kendi salonunun koltuğunda oturuyormuş hissi müşterileri salonlara bağlıyor. Salon araçları ile öne çıkan prestijli marka Alpeda salonlara değer kazandırıyor.

Salonun büyülü atmosferi

Mehmet Tatlı Trump Tower şubesinde tercih ettiği kırmızı modern koltuklar, siyah ve elegan makyaj koltukları ile fark yaratıyor.      

Sebahattin Karabulut ile Trio’nun hikayesi

0

Sebahattin Karabulut

Trio Salonları’nın hikayesini Sebahattin Karabulut ile konuştuk.

HAIRiST ONLINE: Kuaförlüğe nasıl başladınız?

Sebahattin Karabulut: İlkokulu bitirdikten sonra babam kuaförlük mesleğine başlamam için beni teşvik etti. 1980 yılından beri bu işi yapıyorum. Şişli’de 13 sene Akın Kuaför’de çalıştım. 1993 yılında Özcan Çolak ve Mehmet Yöney ile birlikte Şişli’de açtığımız Trio salonunu 3-4 sene işlettikten sonra, 1997’de Ulus’a taşıdık. 2005 yılında diğer ortaklarla ayrıldık. Şu anda İstinye Park Hillside City Club, Acıbadem Akasya AVM, Ulus ve Ortaköy’de dört şubemiz var.

HAIRiST ONLINE: Trio bünyesinde kaç kişi çalışıyor? İnsan kaynağını nereden sağlıyorsunuz?    

Sebahattin Karabulut: Toplam 110 kişi çalışıyor. Son yıllarda sektörde personel bulma sıkıntısı yaşıyoruz. Eskiden ilkokuldan sonra kuaförlerde çırak olarak çalışmaya başlayanlara küçük yaşlarda işi öğretiyorduk. Belli bir dönem sonra müşterilere servis verebiliyorlardı. Fakat şimdi sistem değişiyor. Meslek Liseleri ve Yüksekokulları’nın Saç Bakımı ve Güzellik Bölümü’nden mezun olduktan sonra bizimle çalışmaya başlayan personellerimizi kendi sistemimizle yetiştiriyoruz.

HAIRiST ONLINE: Meslek Liseleri ve Yüksekokullar hakkında ne  düşünüyorsunuz?

Sebahattin Karabulut: Saça dokunmadan, deneyip yanılmadan bu meslek öğrenilmiyor. Bu yüzden Meslek Liseleri ve Yüksekokullar’dan mezun öğrencilerin mutlaka kuaför salonlarında staj yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki mezunların müşteri ile konuşmaları, duruşları ve yaklaşımları daha farklı oluyor. Ama pratik kazanmak için de geç kalmamış olmaları gerekiyor.

HAIRiST ONLINE: Usta çırak ilişkisinin bitmesi, kuaförlük sektöründe yeni bir çağın başlaması nasıl etkiler oluşturacak?

Sebahattin Karabulut: Mesleğin gelecekte daha çok değer kazanacağını düşünüyorum. Eskiden çıraklar salonda getir götür işleri yaparlardı. Ama şimdi temizlik, çay ve kahve servisi için personel çalıştırmaya başladık.    

HAIRiST ONLINE: Dört şubede 110 kişi yönetiyorsunuz. Genç jenerasyonun davranış modelleri, hayata bakış açıları farklı oluyor. Her şeye çabuk ulaşmak istiyorlar. Aradaki dengeyi yakalarken zorluk yaşıyor musunuz?

Sebahattin Karabulut: Her şubede salon müdürleri var. Önemli sorunları bana aktarıyorlar. Salonlarda yaşanan en büyük sorun, personellerin kendilerini her konuda yeterli görerek, her işi yapmak istememelerinden kaynaklanıyor. Biz de bu tip sorunları uygun bir dille konuşarak, çözmeye çalışıyoruz. İyi bir müşteri kesimine hitap ediyoruz. Müşterilere servis vermeleri için her çalışanı hemen sunamıyoruz.

HAIRiST ONLINE: Çalışanların motivasyonunu sağlamak için neler yapıyorsunuz?

Sebahattin Karabulut: Bazı toplantılarımızı dışarda yapıyoruz. Yılda bir kere ekip olarak bir organizasyon düzenliyoruz.

HAIRiST ONLINE: Toplantılarınızı ne sıklıkta yapıyorsunuz?

Sebahattin Karabulut: Ayda bir toplantılarımız oluyor. Olağanüstü zamanlarda daha sık da yapıyoruz.

HAIRiST ONLINE: Çalışanlarınızı hangi eğitimlere gönderiyorsunuz?

Sebahattin Karabulut: Her personelin farklı eğitimlere ihtiyacı oluyor. Elemanlarımızı yetenekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda, doğru eğitimlere yönlendirmek için salon müdürleri gözlem yapıyor ve raporları bana aktarıyorlar. İletişim becerilerinde eksiklik gördüğümüz kişileri etkili konuşma gibi eğitimlere yönlendiriyoruz.  Kesim ya da renklendirme konusunda yetenekli olduğunu gözlemlediğimiz çalışanlarımızın kendilerini geliştirmeleri için eğitim alarak uzmanlaşmalarını sağlıyoruz.

Firmaların verdiği eğitimlerin yanı sıra Trio salonlarına özel yurtdışından eğitmenler geliyor, biz de çalışanlarımıza yurtdışında eğitim alabilmeleri için fırsat sağlıyoruz.

HAIRiST ONLINE: Peki eğitimlere göndererek yatırım yaptığınız çalışanlarınız salondan ayrılmak istediği zaman nasıl tepki gösteriyorsunuz?

Sebahattin Karabulut: Bazı salonlar iş sözleşmelerine, personelin salondan ayrılması durumunda, onlara ayırdığı eğitim harcamalarının geri ödenmesi şartının olduğu bir madde ekliyor. Ben bunu yapmıyorum. Elemanın salondan ayrılmak istemesini olağan buluyorum. Birlikte çalıştığım ve benim yetiştirdiğim arkadaşlarımdan 7 kişi şu an  salona ortak oldular.

HAIRiST ONLINE: Sektörün geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sebahattin Karabulut: Gittikçe her şey zorlaşıyor. Daha önce çok geniş bir ekiple çalışıyorduk. Bir kişi çalışırken, başka bir personel yardım edebiliyordu. İleride herkesin kendi alanında uzman olacağını ve 15-20 sene sonra randevu sistemine geçeceğimizi düşünüyorum. Kuaför salona geldiği zaman kaç kişiye hizmet edeceğini bilerek gününü planlayacak. Ayrıca sektör için çıkan yeni yasalar iyi denetlenirse, haksız rekabet zaman içerisinde bitecek. Bu da işin kalitesini artıracak.

HAIRiST ONLINE: Bu işe başlarken üç kişiydiniz. Bu noktaya geleceğinizi hayal ediyor muydunuz?

Sebahattin Karabulut: Bizim hedefimiz daha büyüktü. O ekip ile birlikte hala çalışıyor olsaydık, sadece Türkiye’de değil diğer ülkelerde de Trio olabilirdi. Benim için bulunduğum nokta sürpriz değil. Benim amacım şu an mevcut olan dört salonu nasıl daha iyi bir konuma getireceğimiz üzerine çalışmak. Yurtdışı için teklifler geliyor. Ama bulunduğum noktayı yeterli buluyorum.

HAIRiST ONLINE: Salon işletmesi için nasıl eğitimler aldınız?

Sebahattin Karabulut: Bu konuda bize en büyük desteği L’Oréal Professionel veriyor. Aldığımız eğitimleri işimize yansıtıyoruz.

HAIRiST ONLINE: Sadece ürün satışı değil kadınların ihtiyaçlarını karşılayacak mücevher satışlarının yapıldığı, bar servisinin olduğu çok amaçlı salon yapıları konusunda ne düşünüyorsunuz?

Sebahattin Karabulut: Ben bu sistemi çok sağlıklı bulmuyorum. Çünkü kadınların kuaför salonundan mücevher almayı tercih etmeyeceklerini düşünüyorum. Herkesin kendi işini yapmasından yanayım. Nasıl ki kesim ve renklendirme uzmanının kendi alanlarında profesyonel olarak çalışması gerekiyorsa, salonlarda da sadece kuaförlük hizmeti verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

HAIRiST ONLINE: Sizin en çok sevdiğiniz işlem nedir?

Sebahattin Karabulut: Saç kesimi ve topuz yapmayı çok severim. Yarattıklarımı görmek beni çok mutlu ediyor. Şu an randevu sistemi ile çalışıyorum. Daha çok salon işletmesiyle ilgileniyorum. Her gün başka bir salonda bulunuyorum.

HAIRiST ONLINE: Estetica Dergisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sebahattin Karabulut: Sektördeki yenilikleri Estetica Dergisi ile takip ediyoruz. Çok memnunuz.

HAIRiST ONLINE: Peki ya HAIRiST ?

Sebahattin Karabulut: HAIRiST her sene yenilikler katarak sektörü bir araya getiriyor. HAIRiST 2015 etkinliğini sabırsızlıkla bekliyoruz.  

Sebahattin Karabulut’a paylaştığı bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.