Ana Sayfa Blog Sayfa 393

Türkiye’nin markası Filiz Çelik-Alpeda

0

Türkiye'nin markası Filiz Çelik-Alpeda

Köklü geçmişi parlak geleceğine ışık tutan saygın ve kaliteli bir marka olan Filiz Çelik-Alpeda’nın genç temsilcileri Alper Çelik ve Eda Çelik Ağırman ile konuştuk.

Estetica: Bir aile şirketi olarak görev dağılımınız nasıl? Nasıl çalışıyorsunuz? Zor olmuyor mu?

Eda Çelik Ağırman: Bir aile şirketi olsakta işlerimizi kurumsal bir çerçevede yürütmeye özen gösteriyoruz. Aile bireyleri olarak hepimizin sorumlu olduğu departmanlar ve görevler bulunmakta. Ailenizle iş yapmak çok zevkli aslında, zaman zaman problem de oluyor ancak kolay aşıyoruz. Bunu her aile şirketinde görmek zor ama Filiz Çelik Ailesi olarak çok uyumlu olduğumuzu söyleyebilirim.

Estetica: Kuaför salonları size nasıl ulaşıyor? Sipariş ve teslimat süreci nasıl işliyor?

Alper Çelik: Müşterilerimizin bize ulaşabilecekleri birçok kanal var. Filiz Çelik olarak tüm Türkiye’de bayiler kanalıyla satış yapan bir firmayız. Ayrıca özellikle projeli işler konusunda müşterilerimize direkt olarak destek verdiğimiz fabrika saha satış danışmanı arkadaşlarımız bulunmakta. Bu arkadaşlarımız talep olması durumunda Türkiye’nin neresinde olursanız olun en kısa sürede size ulaşarak ihtiyaçlarınızı karşılamak ve size en iyi hizmeti vermek için görevlendirilmişlerdir. Müşterilerimiz istek ve taleplerini yukarıda bahsetmiş olduğumuz kanallardan bizlere ulaştırabilirler. Teslimat süreleri ise ürünlerin standart ürünler ya da kişiye özel olmasına göre değişmektedir. Ancak şunu söyleyebilirim ki Filiz Çelik olarak temin sürelerine uyum en çok üzerinde durduğumuz konulardan biridir. Bu konuda 2013 ortalamamız % 97 olarak gerçekleşmiştir. Bu da birçok ürünü müşteri talepleri doğrultusunda yapan bir firma olarak çok iyi diyebilirim.

Estetica: Her salonun ihtiyacı ve beklentileri farklı olabiliyor. Buna nasıl cevap verebiliyorsunuz?

Alper Çelik: Bu konu diğer rakip firmalardan en çok ayrıştığımız ve başarılı olduğumuz konu diyebilirim. Günümüzde artık standart kalıplara sokulmuş ve esnek olmayan firmaların yaşama şansı olmadığını düşünüyorum. Buradan hareketle müşterilerimizin her birinin kişisel zevkleri ve finansal durumlarına göre arzuladıkları çözümleri buldukları bir hizmet anlayışını benimsemiş bulunmaktayız. Ayrıca tüm üretim alt yapımız esnek ve kişiye özel tasarımlar yapabilecek şekilde tasarlanmıştır. Buda müşterilerimize günümüzdeki loft, modern, minimalist, avangard, retro gibi değişik mimari tarzlarda tasarlanmış salonları sunma fırsatı veriyor bizlere.

Alper Çelik ve Eda Çelik Ağırman’ın markalaşma sürecinde salonlara önerileri, salon yenileme veya yeni bir salon yapımı için en doğru zamanlama için nelere dikkat edilmesi gerektiği,  salon tasarımının bu noktadaki önemi hakkındaki düşünceleri ve daha fazlasını  Estetica Dergisi  Haziran – Temmuz sayısında bulabilirsiniz. 

Bir Kuaförlük Markası: Kemal Gümüş

0

Kemal Gümüş

İzmir’in önde gelen kuaförlük markalarından Kemal Gümüş ile konuştuk.   

hairist:online: Kuaförlüğe nasıl başladınız?

Kuaförlüğü ondülacılık olarak bilirdim. Ta ki gelin saçı yapılırken görene kadar. Dayımın düğünü için geldiğim İzmir’de kuaför olmaya karar verdim. 2 dayım da kuafördür. Kuaför Hüseyin’in yanında meslek hayatıma başladım, 9 ay çalıştım. Şükrü Elçilli’nin salonunda devam ettim. Orada çok kısa zamanda çok yol aldım. 4 sene sonra askere gittim. 

Bende çok büyük emekleri olan dayım Yahya Duyulur salondan ayrılıp salon açmıştı. Döndüğüm zaman onun yanında başladım. Bu mesleğe adım attıysam onlar sayesindedir. 1 sene orada çalıştıktan sonra ayrılıp, Osman Çapa ile birlikte salon açtım. 3-4 sene ortaklığımız oldu. Daha sonra ayrıldık ve ben Ferit Girengin ile ortak oldum. Kardeşim Mustafa askerden sonra İstanbul’a geldi ve Yunus Kuaför (Yunus Yurga) ile çalıştı. Sonra Ferit ile yollarımızı ayırdık. 1984 yılında sokak arasında bir salon buldum ve kardeşimle açtığımız salonun adı Kemal Mustafa oldu.  Herkes “sokak arasına girme, orada kaybolursun” dedi. Ben de onlara “müşteri salonu gördü ve girdi devri bitti artık, eğer sen işini doğru yaparsan, müşteri seni bulur” dedim. Kardeşim ile birlikte çıktığımız salonda biz “Kemal Mustafa” olduk. 

hairist:online: Sektörde bir idolünüz var mı?

Meslekte benim idolüm olan biri vardı: Bayram Demir, mesleğini çok seven, gönülden bağlı olan bir insan şu an 76 yaşında ve hala işini büyük bir tutkuyla yapıyor. Yazları Çeşme’de onunla birlikte çalışırız.

hairist:online: Şu an kaç salonunuz ve çalışanınız var?

5 salon, 58 çalışanımız var.

hairist:online: Kemal Mustafa’yı Kemal Mustafa yapan üç özellik sayar mısınız?

Disiplin, sanat ve ekip ruhu. En geç 8.20’de salonda oluyorum. Kardeşimin çok güçlü bir bileği var. İzmir'de bizden ayrılıp kendi salonunu açmış oln 45 kişi var.

hairist:online: Salonunuzdan ayrılan ve gurur duyuyorum diyor musunuz?

Tabii ki. Ortak bir geçmişimiz var, bir yerde karşılaştığımız zaman geliştiklerini görüyorum. Bana bunu yapmıştın ama iyi ki de yapmışsın, çok şey öğrendim diyorlar.

hairist:online: Peki, dayınız yanından ayrıldığınızda sorun oldu mu?

Bir kırgınlık oldu ama sonra düzeldi.

hairist:online: Çalışanlar salondan ayrılınca siz nasıl bir tepki veriyorsunuz?

Gelecek planlarınız ile ilgili ben size bir şey veremeyeceksem ayrılın diyorum. Manevi olarak hep yanlarında olacağımı söylemişimdir. Hiçbir zaman gönül koymadım. Çünkü bu onların en doğal hakkı. Ama dürüst olmak çok önemli. Ben de aynı şeyleri yaşadım. Doğuran ana güzeldir. Her ayrılan çocuk bana hırs kazandırdı ve motive etti. Her ayrılan kişiden sonra yenilendiğimi hissettim. İşime biraz daha sarıldım. Ayrılan insanlar da 'biz Kemal abiye, Mustafa abiye çok şey borçluyuz' diyorlar. Bunu söyletebilmek çok önemli. Bizim hakkımızda olumsuz bir şey söyledikleri zaman da müşteri buna izin vermiyor. Müşteri de  sahiplendi.

hairist:online: İzmir’de nasıl bir kuaförlük yapısı var? Ticaret Odası’nda üyeliğiniz devam ediyor.

Bizim jenerasyondan Osman Çapa, Nizam Kuaför, Orhan Çetiner gibi kuaförler bir araya gelmeyi beceremedik. Ben bu konuda çok mücadele ettim. Bizim bir araya gelmemizi istemeyen belli bir kesim vardı. 

48 yıldır mesleki faaliyetlerde bulundum. İzmir Ticaret Odası'nda da faaliyetteyim ve şimdi Artistik Kuaförler Derneği’nin canlanması ile ilgili projelerimiz var.

hairist:online: Kadın neyi ifade ediyor?

Ben kadınsız bir dünya düşünemiyorum. Kadının olduğu yerde disiplin, ahenk, güzellik vardır. Kadının olduğu yerde o cemiyette bir itibar oluşur.

hairist:online:  Kemal Mustafa Salonu’nda en çok hangi işlem en mükemmel şekilde yapılır?

Bir gün ustam bana 'salonun duruşu çok önemlidir, salonun karakterine göre müşteri oluşur' dedi. Benim salonumuzda en hoşuma giden şey salonumuzun duruşu. Çizgimizin bozulmaması ve müşteriden bunu duymak da çok önemli.

hairist:online: En sevdiğiniz renk?

Kızıl bakır.

hairist:online: İlham aldığın bir kuaförlük markası?

Çıraklığımdan beri benim idolüm Bayram Demir’dir. Çeşme’de beraber çalışıyoruz. Alexander de Paris’in hikayesini okumuştum. Fransa’da Güzel Sanatlar okuduktan sonra kuaförlüğü tercih etmiş. Alexandre’nin salonuna gittim. İçerisini görmek istiyorum dedim ve çok mutlu oldular, beni çok iyi ağırladılar. 

hairist:online: Tekrar dünyaya gelseniz neyi tercih ederdiniz?

Yine kuaför olurdum. Okuldayken başarılı bir öğrenciydim, imkanımız olmadığı için okuyamamıştım ama kuaför olduğum için hiç pişman olmadım.

hairist:online: Eğitim neyi ifade ediyor? 

Biz alaylı yetiştik ama eğitim almaya başladıktan sonra bir şeyleri daha iyi kavradık. Temel eğitim çok önemli. Biz eğitimli olsaydık, şimdi çok farklı yerlere gelirdik.

hairist:online: Kuaförlüğe yönelik eğitimler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sektör olarak eğitime biraz daha ağırlık vermemiz lazım.Her zaman içinde olduk ve destekledim.

hairist:online: Kuaförlük eğitimi veren Meslek Liseleri için ne düşünüyorsunuz?

Meslek Liselerini önemsiyorum. Bizde her sene 8-9 stajyer vardır. Meslek Liselerine gidip bilgilerimi paylaşıyorum. Sektörde olanları anlatarak daha iyi bir noktaya gelmeleri için görüşüyorum.

hairist:online: Estetica Dergisi ve hairist etkinliği için neler söyleyeceksiniz?

Türkiye’ye geldiğinde çok mutlu olmuştum. Gün geçtikçe daha da gelişti ve mesleğe faydalı olabilecek insanları bir araya getirmeyi başardı. Türkiye’de kuaförlük mesleği adına çok güzel şeyler olmasına aracılık ettik. Meslektaşlar birbirlerine saygı duymaya başladılar. Mesleğin dayanışma ile bir noktaya geleceği anlaşıldı. Daha da ileri seviyeye taşınacağından eminim.

HAIRiST’e bizlerin de katkısı olması, sürekli yeni bir şeylerin eklenmesi lazım. Çok güzel bir organizasyon. Senede bir defa da olsa sektörün bir araya gelmesi harika bir şey. Bu kalitede yapılıyor olmasından mutluyuz.   

hairist:online: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Mesleğime ve meslektaşlarıma çok değer veriyorum. Meslektaşlarıma çok sevgilerimi iletiyorum.

‘BİGUDİ’ TEKNİĞİ İLE OMBRE

0

​MOS’ta ‘BİGUDİ’ TEKNİĞİ İLE OMBRE

Sezonun en revaçta akımı ombre ile saçlarınızda renk geçişleri yaratmak ve yüzünüze doğal ve aydınlık bir görünüm kazandırmak artık çok kolay. Uzun yıllardır saç trendlerini belirleyen MOS ise saçlara ışıltı katan bu çalışmayı özel bir bigudi ile uygulayarak en ideal sonuçlara ulaşıyor.

Saçlara özenle yerleştirilen bigudilerin üzerlerinde delikler bulunuyor, bu deliklerden özel bir aparatla çıkarılan saçlara sürülen boya ile saça istenilen renk veriliyor. Bigudi üzerinde bulunan deliklerin hangilerinden ve ne sıklıkla saç çıkarılacağı ise MOS’un deneyimli tasarım ekibinin elinden çıktığında mucizeler yaratıyor.

Saçlarınızda kademeli ışıltılar yaratan, güneşten açılmış görünüm veren bu moda akımına tam da kafanızda tasarladığınız gibi sahip olmak istiyorsanız kendinizi MOSún deneyimli ellerine bırakın, fark yaratın. 

Hollanda’da bir kuaförlük markası: Müfide Halaceli

0

Hollanda’da yaşayan Antakyalı saç tasarımcısı Müfide Halaceli, 2012 yılında HAIRiST etkinliğinde sahne almıştı. Muhteşem gösterisiyle akıllarda yer alan Müfide Halaceli ile başarı öyküsünü, mesleğe bakışını, görüşlerini, yeni nesile tavsiyelerini konuştuk.      

hairist:online: Kuaförlüğe kendi istediğinizle mi başladınız?

Müfide Halaceli: Kuaförlüğe kendi isteğimle başladım ve hiç bitmesini istemeden devam ediyorum.

hairist:online: Salonunuzda farklılaşmak için neler yapıyorsunuz?

Müfide Halaceli: Salonumda farklılık yaratmak için kendi koleksiyonlarımı yaratarak, yeni stilleri müşterilerimle paylaşıyorum. Ayrıca senede 2 kez müşterilerimize VIP geceleri düzeniyoruz ve yeni trend makyaj ve saç tasarımlarını sunuyoruz.

hairist:online: Başarınızın arkasında ne var?

Müfide Halaceli: Salonlarımda yıllardır kişiselleştirilmiş stiller yaratıyoruz. Sadece saç kesmek veya renklendirmek değil, makyaj ve stil de çok önemlidir. Bir müşteriniz için en güzel saçı kesersiniz, boyarsınız ama o müşterinin stiline ve cildine uyum sağlamıyorsa, özellikle renk seçimi uyum içinde değilse bütün çalışmalarımız boşunadır.

Başarımın arkasında beni her zaman taşıyabilecek güçlü bir eşim ve beni her zaman sevgiyle destekleyen ailem var.

hairist:online:  Hollanda’da kuaförlük sektörü nasıl işliyor? Sektörün dinamiklerini, yapısını biraz anlatabilir misiniz?

Müfide Halaceli: Hollanda’da kuaforlük çok iyi bir yerde. PR (halkla ilişkiler) ve pazarlama, artistik becerilerden de önemlidir. Yenilik geliştirmek ve önde gelmek için her zaman PR gerekiyor. Bunun yanı sıra müşteriler artık sosyal medya yolu ile çok hızlı bir şekilde her şeyden haberdar olabiliyor. Bizim müşterimizden önce her seyi izlememiz ve haberdar olmamız gerek.

hairist:online:  HAIRiST Etkinliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Müfide Halaceli: HAIRiST kuaförler için çok önemli bir etkinlik. Bütün kuaforleri en iyi şekilde bir araya getiren ve hatta Avrupa ve Asya’yı birleştiren bir network haline gelebilir!

hairist:online:  Yeni nesile tavsiyeleriniz neler? Sizce iyi bir kuaför nasıl olmalıdır?

Müfide Halaceli: Yeni nesile tavsiyem her zaman işlerini severek yapmaları ve eğitime çok önem vermeleridir. Gözlemlerime göre herkes cok iyi olduğunu düşünerek bir çok yanlış yapıyor. Öğrenmek hiçbir zaman bitmez.

hairist:online:  Kuaförlüğün geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Müfide Halaceli: Kuaförlük mesleği çok yüce bir meslektir! Daha profesyonel bir şekilde icra edilmeli: Sadece para kazanayım gerisi kolay diye düşünmek bence çok yanlış. Maalesef bu tabloları artık dünyanın her yerinde görüyoruz.

hairist:online:  Kuaförlüğü bir cümlede anlatabilir misiniz?

Müfide Halaceli: Kuaförlük pozitif yönleriyle uygulanması gereken yüce bir sanattır!

Hakan Köse ile İçsel Yolculuk

0

Hakan Köse’nin Wella Professionals ile gerçekleştirdiği iş birliği çerçevesinde “Marka olmanın yolu işinize kattığınız duygudan geçer!” semineri Antalya, Samsun ve Izmir ‘den sonra İstanbul’da kuaförlerin  algılarını değiştirdi.

Çoğu insan potansiyel gücünün farkında olamıyor, düşünceleri ile duygularına yön verme yetilerini keşfedemiyorlar. Bu yüzden tehditleri fırsatlara dönüştürmek zorlaşıyor. Kuaförlük mesleği birçok zorluğu beraberinde getiriyor. Yeri geldiğinde müşterilerinizin psikoloğu oluyorsunuz. “Peki sizin psikoloğunuz kim olacak” sorusuna cevap veren seminerde Hakan Köse katılımcılar ile interaktif bir ilişki kurdu.

Katılımcılar meditasyon yaparak iç dünyalarına yolculuk yaptılar ve kendilerini açarak tüm samimiyetleri ile korkularını, kaygılarını, içinden çıkamadıkları durumlar karşısında nasıl davranmaları gerektiklerini tartıştılar. 

Hakan Köse
“Müşteriler sadece servis almak değil sizin enerji alanınıza girip kendilerini iyi hissetmek istiyorlar. Çalışanlarla ve müşterilerle olan dengeleri ayarlamak, yaratıcılığınızı açığa çıkarmak ve bir bütün olarak kendinizi ve çevrenizdekileri sevmeniz sizi başarıya taşıyacaktır. Eğitimde hayatımda edindiğim deneyimleri meslektaşlarıma aktarabildiğim için çok mutluyum.”   

Robert Lobetta’dan Notlar

0

Kuaförlük sektöründe ikon haline gelmiş Robert Lobetta, namı diğer kuaförlüğün Salvador Dali'si, 70’li yılların başlarından bugüne yaratıcı çalışmaları ile öne çıkıyor. Robert Lobetta, Sebastian Artistik Direktörü olarak eğitimci kimliği ile kuaförlere yön gösteriyor. Los Angeles Wella Stüdyo’da kuaförlük hakkında bildiği ve herkesin bilmesi gerektiği 15 gerçekten söz etti.      

*Yaptığınız işe büyük bir tutku duymalısınız.

*Tekrar etmek, öğrenmenin en iyi yoludur.

*Limitlerinizi mümkün olduğunca zorlayın.

*Hislerinize güvenin. 

*Bütün başarılar fedakarlık ister.  

*Endişe hiçbir şeyi çözmez.

*Kendinizi kandıramıyorsanız, başkalarını da kandıramazsınız.

*Korku yaratıcılığı engeller.

*Bütün iyi fikirler şans eseri bulunur.

*Organizasyon eksikliğinden kaçının.

*Kızgınlık ya da nefret motivasyon gücünü arttırabilir.

*Zaman yönetiminin çok iyi yapılması gerekir.

*Mizah, kendinizi serbest bırakmanın en iyi yollarından biridir.

*Kendinizi konumunuz hakkında asla kandırmayın.

*Kafanızdaki seslerin sizi sürüklemesine izin vermeyin.

Pivot Point International’ın Kurucusu: Leo Passage

0

Leo Passage, 1958'de eşi Lenie'yle birlikte Hollanda'dan Amerika'ya göç etti ve bugün tüm dünyada verilen kuaförlük eğitim ağını yarattı. 1950 ve 1960'larda salonda çalışırken eğitim sistemini geliştirmeye başlamıştı. Mesleğin gelişmesini isteyen Passage kendi salonunda rakiplerine eğitim verdi.

Kariyeri boyunca Passage, 95'ten fazla yarışmayı kazanarak girişimci bir vizyoner olarak itibar kazandı. 1961 yılında "Dünya Şampiyonu" ve New York City'de gerçekleşen Uluslararası Güzellik Şovu'nda "Yılın Kuaförü" ünvanlarını elde etti.

 

Passage, Bauhaus sanat ve tasarım prensiplerine olan ilgisi sayesinde, bu akımın kuaförlük eğitimine nasıl uygulanabileceğini gördü. İlk Pivot Point Güzellik Okulunu 1962'de Şikago'nun kuzey yakasındaki Howard ve Clark caddelerinin köşesinde açtı. Burada, kozmetoloji eğitiminde altın standart haline gelen kuaförlük sistemini geliştirdi ve ilerletti.

 

Leo Passage endüstride adeta bir devdi. Sağlam bir eğitim, hedeflere dair geniş bir vizyon ve en iyisi olmak için duyduğu tutkuyla o bir takipçi değil, ancak lider olabilirdi. Bugün Passage'ın prensipleri dünyanın dört bir köşesinde tüm Pivot Point eğitmenleri ve mezunlarında, en iyi salonlarda, SPA'larda ve şirketlerde yaşamaya devam ediyor.

 

Yeni bir nefes: MOS BEBEK!

0

Yılların markası MOS’u markanın tutkunlarından Doğan Çelik’in devralmasıyla birlikte değişim rüzgarları başladı. Haziran ayında hizmete giren yeni şube dinamik ve enerjik yapısıyla güzellik tutkunları ile buluşuyor.    

MOS’un yenilenen yüzünün sembolü haline gelecek olan MOS Bebek’te son trendler MOS’un deneyimli ekibi tarafından uygulanıyor ve salon müşterilerin konforu esasına dayanarak hizmet veriyor. Modern tasarımıyla öne plana çıkan MOS Bebek’te, 15 kişilik tasarım ekibi ve 10 çalışma alanı bulunuyor. Bilgisayar ve internet alanının bulunduğu salon Altıpatlar Mimarlık imzası taşıyor.

Açık büfe ikramı ve otopark alanı ile  müşterilerinin konforu ve rahatlığını da hedefleyen salon sıcak, sade ve şık. Salon tasarımında ise kahve renklerle elegant yapı ortaya çıkıyor. Tablolar gibi küçük ayrıntılar salon atmosferine renk katarken koltuklar salon araçlarının modern tasarımları ile öne çıkan Takara Belmont’tan…

20 yıllık birikimiyle pek çok ünlünün saç stili danışmanlığını yapan Doğan Çelik salı ve cuma günleri, MOS’un yenilenen yüzü ve anlayışıyla açtığı ilk salon MOS Bebek’te bulunacak.

MOS markası gelecekte de aynı değerlere hizmet vermeyi, trendleri belirlemeyi, teknoloji ile güncellenerek farklı tatlar yaratmayı ve büyümeyi hedefliyor.

 Doğan Çelik (sol)  Ali Tacir Bebek Mos Salon Ortağı (sağ)

Eğitim aşkının yansıması: Orhan Çimenoğlu

0

Dünya çapında güçlü bir sistem ve altyapı ile kuaförlük mesleğini üst seviyeye taşıyan eğitim kurumu Pivot Point’in Türkiye eğitimlerinde başrolde yer alan Orhan Çimenoğlu ile konuştuk.

hairist/online: Sizi biraz tanıyalım.

Orhan Çimenoğlu: 1970 İstanbul doğumluyum. 1971’de İsviçre’ye gittim. 43 senedir İsviçre’de yaşıyorum. 1986 yılında kuaförlük mesleğine başladım. 1995 yılında İsviçre Konfederasyonu’ndan ustalık diploması aldım. Pivot Point Chicago merkezden Türkiye’de eğitim vermek üzere izin aldım. Öncelikle lisans vermediler. Fakat eğitimleri vermeye başladıktan sonra Pivot Point CEO’su Leo Passage bana çok iyi insanları karşına çıkardığımızı söyledi ve Pivot Point lisansörlüğünü verdi.

1996 yılında Pivot Point Uluslararası Eğitmeni oldum. 1990 yılında, Türk grubuna eğitim verdikten sonra, 1999 yılından itibaren Türkiye’de eğitimlere başladım. 2006 yılında İsviçre’de salonumu açtım. Bir iki sene eğitimlere ara verdim. 2014 yılından itibaren tekrar Türkiye’de Pivot Point eğitimlerine devam ediyorum.

hairist/online: Şimdi Pivot Point Türkiye bünyesindesiniz. Pivot Point eğitiminin farkını sizden dinleyebilir miyiz?

Orhan Çimenoğlu: Yusuf Koçyiğit benim ilk eğitmenlerimdendir. Pivot Point daha önce farkı bir lisansa sahipti. Üç yıl önce Pivot Point’i Yusuf Bey devraldı ve bana eğitmenlik teklif etti. Ben de kabul ettim. Çünkü Pivot Point %100 arkasında durduğum bir sistem. Eğitimlerde genel olarak bir saçın nasıl yapıldığını gösterirler. Pivot Point’in özelliği saçın sadece nasıl yapıldığını değil, neden gösterilen şekilde yapıldığının anlatılmasıdır. Nedenleri bildiğiniz zaman daha yaratıcı olabilirsiniz. Biz Pivot Point olarak, yaratıcılığın rastgele olmasını değil, tekrarlanabilmesini ve anlatılabilmesini istiyoruz.

Ben salonumda olmadığım zamanlar da elemanlarımı bu teknikle yetiştirdiğim için eğitimlere geldiğim zaman hiçbir sorun yaşamıyorum. Bütün salon aynı sistemle çalışıyor.

hairist/online:: Renk ve stil danışmanlığı eğitimleri dışında hangi eğitimleri veriyorsunuz?

Orhan Çimenoğlu:  Renk ve stil danışmanlığı yapmaya 2006 yılında başladım. Uluslararası eğitmenliğe başladığım zamanlarda kesim eğitmenliği yapıyordum.  Moda ve trend temel kesim, renklendirme, topuz ve şekillendirme eğitimleri verdim.

hairist/online:: Neden eğitmenlik yapmak istediniz?

Orhan Çimenoğlu:  Salonda her gün çalışmak, müşterilerle iletişime geçmek çok güzel. Ama meslektaşlarıma bildiklerimi gösterebilmek, onların bilincini açmak bana daha çok mutluluk veriyor. Meslektaşlarımız ne kadar donanımlı olursa, sektör o kadar hızlı gelişir. Müşteri ile olan teması özleyeceğim için salonda da çalışmaya devam ediyorum. Ama salondaki çalışma bana yeterli olmadı. Sadece eğitmen olmak da bana yetmedi.

Eskiden kuaför dediğimiz zaman sadece saç kesmek ve fön çekmek akla gelirdi, ama meslek düzgün yapıldığında, kuaförlük bambaşka bir meslek. Yeri geldiğinde müşterinizi dinlediğinizde onların gözünde bir psikolog oluyorsunuz.

Sadece eğitmen olduğunuz zaman günlük hayatın size getirdiklerini kaçırmış oluyorsunuz. Eğitimde katılımcılar salonda bunu uygulayabiliyor musunuz diye soruyorlar.

hairist/online: Kuaförler renk stil danışmanlığının öneminin farkındalar mı? Farkındalık yaratmak için ne yapmak gerek?

Orhan Çimenoğlu:  Eğitimini alanlar öneminin farkındalar. Kadınlar rengin, stilin ne olduğunu bazen kuaförlerden daha iyi biliyorlar ve bu servisin onlara sunulmasını bekliyorlar. Eskiden “Ben Paris’e gittim orada eğitim aldım” dediğiniz zaman müşteriler etkileniyorlardı. Şimdi ise “Tabii ki  gitmelisiniz, sizin kendinizi geliştirmeniz lazım” diyorlar.

Müşteriler talep ettikçe, kuaförler eksik taraflarını fark edecekler. Kuaförler müşterinin yüz şekline uygun stil hakkında konuştuğu zaman kendilerini mutlu hissedecek.

hairist/online: Geçmişten günümüze kuaförlük mesleğine yönelik eğitim sisteminde nasıl bir değişiklik oldu?

Orhan Çimenoğlu:  Çok büyük değişiklikler oldu. 1999 yılında ilk defa eğitimlere başladığımda Türk kuaförlerinin inanılmaz iyi kuaförler olduğunu biliyordum. Estetik, ahenk ve güzelliği çok iyi bir şekilde görebiliyorlar. Avrupa’daki kuaförler, o kadar yaratıcı değiller ama Türklere göre çok daha iyi temel bilgileri var. Türkiye’de bazen müşteriler kuaförden çıktıktan sonra saçları çok şık duruyor, fakat saçını yıkadıktan sonra eksiklikler ortaya çıkabiliyor.

Birkaç sene sağlık problemlerimden dolayı eğitmenliğe ara verdim. Bu yüzden Pivot Point’ten bir kaç sene ayrılmıştım. Daha önce yatay ayırım, düz küt kesim dediğimiz zaman insanlar anlamlarını yüzde yüz bilmiyordu. Fakat şimdi herkes çok yol katetti. İnsanlar eğitime daha çok önem vermeye ve kendilerine yeni bakış açıları kazandırmanın bilincine varmaya başladılar.

hairist/online: Sizce iyi bir eğitmen nasıl olmalıdır?

Orhan Çimenoğlu:  İyi bir eğitmen öncelikle mesleğine aşık olmalı ve bildiklerini severek karşı tarafa aktarmalıdır. Çünkü iyi kuaför olabilirsiniz ama bu yeterli olmaz. Bir kuaförde sunum becerisi ve sabır olması gerekir. Salon çalışması başka, eğitim verme çalışması başka, HAIRiST’teki gibi şov yapmak bambaşka şeylerdir. Daha önce turne olarak workshop şovlar gerçekleştirmiştik. Ama şovlarda katılımcılar gösterilenleri anlamayabiliyor. Birebir eğitimler daha anlaşılır oluyor. Şovlar ilham vermek, gözü canlandırmak, renk katmak için yapılıyor.

hairist/online: İyi bir kuaför nasıl olmalıdır?

Orhan Çimenoğlu: İyi bir kuaför fikirlerini hayata geçirmeli, yaratıcı olmalıdır. Kendini değil, müşteriyi ön planda tutmalıdır.

Müşterinin beklentilerine, yaşam stiline uygun saç modelleri ortaya çıkarmalıdır. Müşterinin yaşam stilini analiz etmek için doğru diyalog kurmalıdır. Müşteri ile konuşurken, kalp tarafında oturup, gözüne bakmak çok önemlidir.

hairist/online:HAIRiST etkinliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Orhan Çimenoğlu:  4 sene önce HAIRiST’e katılma şansım olmuştu. İlk HAIRiST şov inanılmaz güzeldi. Dördüncüsüne yeniden katılma şansım oldu. Muhteşem bir şov olmuş. Ama çok fazla kesim göremedim. Bu yüzden biraz hayal kırıklığına uğradım. Burada eleştiri yapmak kolay, orada gidip şov yapmak zordur. Bunu kendim de sahneye çıktığım için birebir biliyorum. Bu eleştiriyi pozitif anlamda yapıyorum. Meslektaşlarıma saygım vardır. Yapılan saçlar çok güzeldi.

hairist/online: Yılın Kuaförü Yarışması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Orhan Çimenoğlu:  Yarışmacılar sahneye çıktığı zaman arkada saç tasarımları gösterilmeliydi.

hairist/online: Peki, Estetica Dergisi hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Orhan Çimenoğlu:  Estetica’nın Türkiye’de çıkardığı ilk sayısında röportaj vermiştim. Estetica Dergisi’nin sektörde önemi çok büyük. Çok başarılı buluyorum, çok iyi mesajlar veriyor.

hairist/online: Kuaförlüğü bir cümle ile tanımlar mısınız?

Orhan Çimenoğlu:  Dünyanın en güzel mesleği. Çünkü insanları güzelleştiriyoruz. Bundan güzel ne olabilir ki…

Orhan Çimenoğlu’na paylaşımları için çok teşekkür ederiz.

Style Master 2014 Türkiye Kazananları

0

Dünyanın her yerinden 3.500 kuaförün izlediği Revlon Professional Style Master Show’un altıncısı Lizbon,  Portekiz MEO Arena’da gerçekleşti.

Style Master Yarışması'nın jürisi 30 ülkeden, 1000’den fazla koleksiyonu değerlendirdi. Türkiye’den artistik çalışmaları ile yarışmaya katılan adaylar arasından kazananlar ödüllerini aldılar.

Ankara'nın özel mekanlarından Lugal Hotel'de düzenlenen törende Style Master birincisi Ömer  Sarıoğlu ödülünü Ankara Kuaförler Odası Başkanı Bülent Erdoğan'dan; ikinci Şevket Kizir Ankara Profesyonel Kuaförler Derneği Başkanı Ünal Akyürek'ten; üçüncü Okan Yavuz ise Kopaş Kozmetik Pazarlama Direktörü Akşın Baklacıoğlu'ndan aldı.

STYLE MASTER YARIŞMASI

Revlon Professional tarafından düzenlenen Style Master Yarışması, kuaförlere kendilerini ifade etme olanağı veren, artistik ve yaratıcı yeteneklerini sergilemelerine imkan tanıyan sektörün dünyadaki önemli platformlarından biridir. Style Masters Yarışması’nın felsefesi; 1 kesim temelinde 3 şekillendirme üzerine kuruludur.