Ana Sayfa Blog Sayfa 392

Mustafa Yanaz: Almanya’da Yılın Kuaförü

0

Mustafa Yanaz: Almanya’da Yılın Kuaförü

Stuttgart’da Toni & Guy Akademi’de altı sene çalıştıktan sonra Salon Cube’de Kreatif Direktör olarak kariyerine devam eden Mustafa Yanaz 2011 ve 2012 Almanya Kuaförleri Ödülleri’nde Avangard kategorinde ödül kazanmıştı. Geçtiğimiz sene ve  bu sene Almanya’da Yılın Kuaförü seçilen Mustafa Yanaz bizimle deneyimlerini paylaştı. 

     

2013’de ve 2014’te  Almanya’da Yılın Kuaförü seçildiniz. Nasıl hissediyorsunuz kendinizi?

Almanya’da ve uluslararası kuaför endüstrisine yeteneklerimi gösterebildiğim ve Yılın Kuaförü seçildiğim için çok mutluyum. Almanya’da yaşayan bir Türk olarak ödülü aldığım için gurur duyuyorum.

Yarışmaya nasıl hazırlandınız? Süreci biraz anlatır mısınız?

Öncelikle hangi fotoğrafçı ve mankenlerle çalışmak istediğime karar verdim.  Koleksiyon hakkında ilham kaynaklarımı topladım. Hazırlık ve organizasyon başarılı bir koleksiyonun en önemli püf noktaları olduğu için, çekim ekibimi toplayıp koleksiyon hakkındaki fikirlerimi paylaşıyorum.

Koleksiyonu oluştururken, ekibimin fikirlerine çok önem veriyorum. Herkesin uzman olduğu bir alan olduğu için çekim gününde ekibin pozitif bir atmosferde çalışması için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Çünkü ancak motive olan bir ekip başarılı bir çekim sağlayabilir. Uygulamak istediğim modelleri çekimden önce bir çok kez çalışıyorum. Çekim gününde saç modellerini kusursuz bir şekilde uygulamaya önem veriyorum.

Gençlere tavsiyeleriniz?

Hata yapmak asla kötü bir tecrübe değildir. Ancak hatalarımızdan yeni şeyler öğrenebiliriz. Denemekten korkmayalım ve yaratıcılığımızı engellemeyelim.

Nelerden ilham alıyorsunuz?

En büyük ilhamlarımı ekip olarak da çalıştığımız Paris, Londra ve New York’ta düzenlenen Fashion Week’lerden alıyorum. Moda, sanat ve mimariden ilham aldığım için kesimlerimde sert ve grafik şekiller görebilirsiniz. 

Ayın Kuaförleri Burada!

0

Alkışlarla Ayın Kuaförü Yarışması Birincileri…

Aralık 2014 Kesim Kategorisi Birincisi

Kuaför ORHAN ÇİNÜÇEN

Aralık 2014 Renklendirme Kategorisi Birincisi

Kuaför ERDAL ÇARDAK

Aralık 2014 Şekillendirme Kategorisi Birincisi

Kuaför EREN CEREN

ARALIK 2014 Topuz Kategorisi Birincisi

Kuaför MUHAMMET USTA

Kasım 2014

Kesim Kategorisi Birincisi: HATİKE SEDA ÖZER,

Balıkesir – Seda Estetik ve Güzellik Merkezi

Kasım 2014 Renklendirme Kategorisi Birincisi: ORHAN ÇİNÜÇEN,

Mersin – Kuaför Kenan ve Güzellik Salonu 

Kasım 2014 Şekillendirme Kategorisi Birincisi: CAN ÖZCAN,

Ankara – Paris Kuaför Can

Kasım 2014 Topuz Kategorisi Birincisi: CÜNEYT BAYRAMOĞLU,

Kırklareli – Diva Hairdesign

 

Ekim 2014

Kesim Kategorisi Birincisi: MUSTAFA KELOĞLU,

Ankara

Ekim 2014 Renklendirme Kategorisi Birincisi: TOLGAHAN DENİZ,

Söke-Aydın

Ekim 2014 Şekillendirme Kategorisi Birincisi: BURAK ÖZEN,

İstanbul-NİS KUAFÖR

Ekim 2014 Topuz Kategorisi Birincisi: ALİ SEVEN,

İstanbul-NİS KUAFÖR

Yarışma kuralları için tıklayın, inceleyin, katılın: 

 

Neler kazanıyorlar:

Yarışma birincileri

1-HAIRiST 2015 Etkinlik Giriş Bileti  2-Destekleyen Markaların Ürünleri

3-Kesim Kategorisi Birincisi: Kasho Makas (Ekim, Aralık, Şubat) Matsuzaki Makas (Kasım, Ocak, Mart)

4-Pivot Point Sculpture Eğitim Kitabı

 

Salon Sahipleri:

1-Ventoso Profesyonel Fön Makinesi  2-Destekleyen Markaların Ürünleri

3-hairist.com.tr Salon Bul bölümünde 1 ay ücretsiz sponsorlu salon arasında yer alma imkanı

Adnan Serter Hairist.com.tr’de

0
adnan serter

Mesleki birikimini hünerli elleri ve usta makası ile saçlara aktaran usta kuaför ve aynı zamanda AKD (Artistik Kuaförler Derneği) Artistik Direktörü Adnan Serter ile bir araya geldik. 

Adnan Serter: Genelde insanlar yaşamak için çalışırlar, ben çalışmak için yaşıyorum.

Kuaförlüğe nasıl başladınız?

Adnan Serter: İlkokulu bitirdikten sonra 1967 yılında, babamın Bağdat Caddesi’ndeki salonu Gülgün Kuaför’de çırak olarak mesleğe başladım. Salonda çalışırken bir taraftan da Marmara Üniversitesi’ne bağlı Elektrik Yüksek Okulu’nda eğitimime devam ediyordum. Fakat 1986 yılında okulu bırakıp, profesyonel olarak Sheraton Otel’de kuaförlük yapmaya karar verdim. Askerde Ankara Kara Kuvvetleri’nde kuaförlük yaptım. MOS henüz kurulmadan önce Sedat Kamaz ve Orhan Bademli’nin yanında Orse Kuaför ‘de işe başladım. O dönemde setlerde, film, dizi ve  reklam çekimlerinde çalıştım. 1989 senesinde eski ortaklarım Sinan ve Nazmi Bey ile birlikte Bağdat Caddesi’nde Sun Kuaför Salonu’nu kurduk. 1998 yılına kadar süren ortaklıktan sonra Caddebostan’da, daha sonra da Bursa’da salon açtım. Bursa’daki salonumu kapatmak üzereydim ki, Salih Pehlivan bana ortaklık teklif etti ve Bursa’da Stüdyo Kuaför’ü açtık. 1999 yılından beri Stüdyo Kuaför Salonları olarak hizmet veriyoruz.  Şu an Mecidiyeköy Astoria, Bursa Zafer Plaza, Selamiçeşme, Ağaoğlu Eltes, Ağaoğlu My Country, Ağaoğlu My Town olmak üzere 6 şubemiz bulunuyor.     

Salih Pehlivan ile nasıl tanıştınız ve nasıl çalışmaya karar verdiniz?

Adnan Serter: Salih Bey’in ve babamın çalıştığı salon birbirine çok yakındı. Türkiye’de o zamanlar sürekli elektrikler kesilirdi ve Salih Bey de müşterilerini babamın salonuna getirirdi. Ben Sheraton Otel’de çalışırken 1986 yılında babam Salih Bey’in bir gösteri yapacağından bahsetmişti. Gittim ve kendisini izledim. 1989 senesinde ilk salonumu açtığım zaman tebrik etmek için geldi. Böylece zaman içince birlikte şovlara katılarak, AKD’de yer alarak samimiyetimiz ilerledi ve ortak olduk. Birlikte çok güzel işlere imza attık. Senelerce film, dizi, reklam setlerinde çalışmanın getirdiği deneyim ile yaptığımız işler, bugün önümüze bir başarı hikayesi olarak çıkıyor.   

Film setlerinde çalıştığınız dönem?

Adnan Serter: 1980’li yıllarda filmlerde vaklı topuzlar taranıyordu.  Setlerde yaşadığım deneyim bana çok güzel bir tat verdi. O zamanlar çok fazla reklam filmi çekiliyordu. Kamera gözünden saçı görmeyi öğendik. Şimdi salonlarda o yılların bize kazandırdığı  tecrübelerin ışığında işler yapıyoruz.

Çalışanlarınızın eğitimi konusunda onları nasıl yönlendiriyorsunuz?

Adnan Serter: Adnan Serter ve Salih Pehlivan olarak Türkiye’de ve yurtdışında çok fazla eğitim veriyoruz. Kendi ekibimiz de bu eğitimlerden yararlanıyor. Salon içi eğitimlere çok önem veriyoruz. Akademimizde vizyonu olan kuaförlere yönelik ileri düzey kesim, renklendirme ve topuz eğitimleri veriyoruz. 2015 yılında kendi bünyemizde olmayan kuaförler de eğitimlere katılacaklar. Bizimle çalışan genç arkadaşlarımız mutlaka okula gitmek durumundalar. Kuaförlük okulundan mezun olmayan elemanları işe almıyoruz. Personelimiz firmaların gerçekleştirdikleri etkinliklere ve bizim kendi bütçemizle karşıladığımız şovlara, görsel ziyafetlere katılıyorlar. HAIRiST gibi etkinliklerde bulunmalarını sağlayarak gelişimlerine destek oluyoruz.

İnsan kaynağınızı nasıl sağlıyorsunuz?  

Adnan Serter: Sosyal medya insan kaynağı sıkıntısına çözüm üretmek açısından faydalı oluyor. Çok fazla eğitim verdiğimiz için çok fazla takipçimiz var. Bizimle çalışmak isteyen gençler sosyal medya üzerinden işe başvuruyorlar. Biz de uygun olanları seçmeye çalışıyoruz. AKD bünyesinde Meslek Okulları’na ve üniversitelere yönelik bir takım eğitimler veriyoruz. Bir ışık gördüğümüz öğrenciye salonlarımızda staj olanağı sağlıyoruz. Fakat yine de kalifiye eleman bulmakta zorluk yaşıyoruz.

Salonunuzda çalışanlara yatırım yapıyorsunuz. Aralarından ayrılmak isteyenlere nasıl tepki veriyorsunuz?  

Adnan Serter: Emek verip, yetiştirdiğiniz biri salondan ayrılmak istediğinde insan yıkılıyor. Benim yetiştirdiğim biri bana ortak olmuştu. 2001 krizinde, ona en çok ihtiyacım olduğu zamanda işi bırakıp, Amerika’ya yerleşmişti. Bunu yaşadıktan sonra belli bir süre hiç kimseye bir şey öğretmedim. Ama bu çare değil. Sonuçta tek başımıza değil, zincir salonlar ile çalışıyoruz. Belli standartları oturtmak için ekibi eğitmiş olmanız çok önemli. Bilgilerimi o dönemde paylaşmayarak hata yaptığımı çok geç fark ettim. Şimdi salon çalışanlarına çok emek harcıyorum.

Akademi nasıl işliyor?

Adnan Serter: Akademi’de İleri Düzey Eğitim veriyoruz. İran, Tunus, Azerbaycan ve Avrupa ülkelerinden özellikle Almanya ve Hollanda’dan çok fazla öğrenci var. Katılımcılar 4 günlük kursa tabi tutuluyorlar. İki gün kesim ve renklendirme, iki gün de topuz ve vak eğitimi görüyorlar. 2-3 gün de salonda çalışmalarımızı izliyorlar. 15 kişilik katılımcı gruplarını tercih ediyoruz.

Cansız kafalar bizim eğitim vermeye başladığımız zamanlarda Türkiye’ye gelmemişti. Uzun saçlı müşteri kitlesi çoğunlukta olan bir ülke olduğumuz için mankenler saçlarını kestirmek istemiyorlardı. Bu yüzden topuz eğitmeni oldum. Fakat son zamanlarda kesim ve renklendirmeye yoğunluk veriyorum.

AKD’de Artistik Direktör olarak göre alıyorsunuz. Faaliyetlerinizden bahseder misiniz? 

Adnan Serter: AKD’ye 90’lı yılların başında üye olmuştum. 1994-1995 yıllarında Salih Pehlivan başkanlığında yönetimde AKD’de çalışmıştım. O zamanlarda Patrick Cameron ile birlikte Türkiye turnesi yapmıştık. Artistik yönüm bu şekilde gelişmeye başladı. Şu an Hakan Köse başkanlığında yönetimde bulunuyorum. Bu dönemde bana Artistik Direktörlük ünvanı verildi.

AKD olarak, Hollanda’nın Türkiye ile yaptığı ticari anlaşmanın 400’üncü yılında Amsterdam’da düzenlenen etkinlikte, Fashion Week kapsamında saç taradık. Artistik klüp bünyesinde makyaj, kesim, renklendirme, topuz, kişisel gelişim, işletmecilik ile ilgili eğitimler planladık. Okul, sektör projesini yürütüyoruz.

Kermeslerde çalışıyoruz. 22 Kasım 2014 tarihinde Balkan Festivali bünyesinde Yunanistan’a gittik. Bu sayede Yunanistan ile ilişkilerimizi geliştirmek için AKD sektörün adeta elçisi olacak. 

Salonlarda kar marjları çok düştü, vergi oranları çok yüksek, kuaförlükte %18 KDV var. Bunların düzenlenmesine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Bütün bunlar dışında Koruncuk Vakfı gibi sosyal sorumluluk projelerinde yer aldık. Kanser vakfı ile cilt kanseri teşhisi ile ilgili bir bilinçlendirme projesi üstlendik. Cilt kanserini hastanın doktoru, eşi ve kuaförü fark edebiliyor. Kuaförün trikoloji konusunda bilinçlenmesi gerekiyor. Bu proje Türk kuaförlüğüne saç sağlığına bakışı değiştirmek adına ciddi bir farkındalık yaratacaktır.

“Saç kesiminin sanat olduğunu müşteriden önce kuaförün anlaması lazım. Siz kendi değerinizi bilmezseniz, kimse sizin değerinizi bilmez.”

Kuaförlüğün geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Adnan Serter: Dünyada renklendirme, kesim, topuz uzmanları ayrılıyor. Türkiye’de bu yapının yerleşeceğinden emin değilim. Kısa vadede büyük salonlar bu sisteme geçebilir. Üst segmente seslenen A plus salonlarda kesim çok önemlidir. Ama C ve D segmentine indiğiniz zaman kesim en maliyetsiz işlem olarak algılanıyor. Ülkemizde çoğu salon 3 TL karşılığında saç kesiyor, günde 10 saç kestiği taktirde 30 TL kazanıyor. Boya işlemini de 50 TL’ye yapıyor. Böylece daha çok ciro yapmış oluyor. Türkiye’deki bilincin değişmesi gerek. Saç kesiminin sanat olduğunu müşteriden önce kuaförün anlaması lazım. Siz kendi değerinizi bilmezseniz, kimse sizin değerinizi bilmez. Ben kuaförün müşteriyi seçtiğini düşünüyorum, müşterinin kuaförü değil! Müşteriye nasıl davranırsanız onu kazanırsınız ya da kaybedersiniz. Nerede salon açarsanız, ona göre müşteri gelir. Ben Astoria’dan önce Etiler’de bir salon açtım. Fakat yürütemedim. Bunun nedeni o bölgedeki kuaförlerden daha az sanatkar olduğum anlamına gelmiyor. O bölgedeki müşterinin davranış şekillerini iyi anlayamadığımdan kaynaklanıyor. Yaşayamadığınız kaliteyi yaşatamazsınız. Ben Etiler’de Ulus’ta yaşayan müşterinin yaşam stilini bilmediğim için onlara sunumda da hata yaptım. Her kitlenin farklı bir algısı ve yönlenmesi var. Bizim salonumuzda kesim 200 TL, dip boya 120 TL. Müşteri bu algıya geldiği zaman kuaförler belki o zaman stilist ve colorist olarak ayrılabilirler. Türkiye’de erkek saçı kesmek daha ucuz, yurtdışında neredeyse aynı. Aslında erkek saçı kesmek daha zordur. Ben kadın saçını 5-10 dakikada kesiyorum. Ama erkek saçı için 15-20 dakika uğraşıyorum. Erkek kuaförlerin de eğitime önem vermesi ve fiyatlandırma politikasını değiştirmesi gerekiyor. Kadın kuaförler kaş alıyor, manikür, pedikür, ağda, makyaj, cilt bakımı yapıyor, saç kesiyor ve renklendirme ve topuz yapıyor. Şu an ülkemizde trend bu bence. Geleceğin kuaförlüğünde Türkiye’yi A plus segmente seslenen salonların içerisinde kurmak istediği yapı beklemiyor.

Sektöre çeşitli şekillerde sürekli yeni insan pompalanıyor. Evde çalışmayan, kocasından ayrılmış kadınlar bu kurslara katılıyorlar. 6 aydan sonra aldıkları sertifika ile salon açabiliyorlar. Bu eğitim yeterli değil.  Avrupa’da çok geniş bir müfredat ile 3-4 yıl okuduktan sonra mesleğe başlıyorlar. Bana göre bu işte salonun yerini süpürmeyen eleman bir yere gelemez. Halk eğitimler ile verilen kursların mesleğe zarar verdiğini düşünüyorum. Kuaförlük sektörüne çok fazla insan pompalamaya çalışıyorlar. Bu sürecin aşılması gerektiğini düşünüyorum. Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri bölümünün Aydın Üniversitesi gibi bir vakıf üniversitesinde yer alması benim için çok önemli. Çünkü kuaför olmak için insanlar artık para ödüyorlar. Ben 18 yaşıma kadar 7 sene hiç para almadan çalıştım. Günümüzde sistem bu şekilde ilerlemiyor. Kuaför olmak isteyen öğrenciler Aydın Üniversitesi’nde yıllık 8 bin TL ödüyorlar. Bu da işin ne kadar kaliteli yapılmaya çalışıldığını gösteriyor. Eskiden kuaföre kız bile vermezlerdi. Çünkü değersiz bir meslek olarak görülürdü. Şimdi ise kuaförlük değer kazandı.   

HAIRiST hakkında neler söyleyeceksiniz? 

Adnan Serter: HAIRiST Türkiye’nin kuaförlere yönelik tek kaliteli etkinlik. Geçmiş zamanlarda jüri üyesi olarak yer alma imkanım da oldu. İlerleyen senelerde daha da büyüyeceğine inanıyorum, Orta Doğu’nun ve Avrupa’nın bütün ülkelerini içine alacak bir etkinlik haline gelecek. Bunun için ben kendi adıma çok ümitliyim ve elimden geleni yapmaya da hazırım. Bu Türk bayrağını taşımak gibi bir şey. HAIRiST etkinliği bir yıldız gibi parlayacağını, İngiltere’deki Alternative Hair Show gibi olacağını düşünüyorum.

“Eğer bir hedef olmazsa ilerleme de olmaz. İlerlemek için de bir şeyleri görmek gerekiyor. “

Neler yapıldığını anlamak, yapılan bir işin üzerine bir şeyler tasarlamaya gayret etmek gerekiyor diye düşünüyorum. Birinciler daha büyük platformlarda kendilerini gösterme şansı bulacaklar. Bu da insanları sahneye hazırlamak için önemli bir adım. Türkiye’de bir eğitmen kirliliği söz konusu. Bunun yerine kuaförler sosyal medyayı iyi kuaför olduklarını göstermek  amacıyla kullanıyor. Bu yarışmada kazanmak önemli değil. Kim katılırsa katılsın, hepsi kazanmıştır. Çünkü hepsi yarışmaya hazırlanırken yeni bir şeyler öğrenmiştir. Ödül kazanmak önemli değil. Benim için önemli olan bilgi olarak kazanımdır. Maddi kazancın benim için hiçbir zaman değeri yoktur. Yeter ki insanlar bir şey öğrensinler. Ben de gençliğimde yarışmalara katıldım. 21 yaşında Cannes’da kesim kategorisinde dünya 6. oldum. 22 yaşında da Türk Milli Takımı’nda Topuz ekibine gittim. Yarışmalara hazırlanırken de çok şey öğrendim. Öğrenmenin sonu yok. Eğer kafanızı devekuşu gibi gömerseniz, hiçbir şey öğrenemezsiniz. Kuaförlük yarışması saça şekil verme, renk verme, biçim verme yarışmasıdır. Maket yapma yarışması değildir. HAIRiST Ayın Kuaförü Yarışması  ile birlikte yarışma anlayışı da değişti. Salonda taranılan, kesilen saçlarla yarışmak çok büyük önem taşıyor.

“Ben farklı ülkelerde kuaförlük sistemlerinin, kesim ve renklendirme tekniklerinin ülkemize taşınmasını doğru bulmuyorum.”

Genç kuaförlere ne öneriyorsunuz?

Adnan Serter:Kuaförlük bir sanattır ve çok çalışma gerektirir. Hiçbir şey zor değildir, imkansız zaman alır. Dünyanın bir ucunda birisi bir şey başarmışsa, mutlaka ben de yapmak isterim. Şu an kuaförlük sektörü hem dünyada, hem de Türkiye’de çok büyük bir kaos içinde. Biz Türk kadınına hizmet ediyoruz. Günümüzde Türk kuaförleri Vidal Sassoon ve Toni&Guy gibi markaların eğitimlerine katılıyorlar. Bir dönem bizim ustalarımız eğitim için Fransa’ya giderlerdi. Dolayısıyla salonlarda Türk kadınına dişilik kazandırılırdı. Çünkü Fransa’da kadınlar feminen olma özellikleri ile öne çıkıyorlar. 2000’li yıllardan sonra Türkiye’de kuaförlük yüzünü İngiltere’ye döndü, Sassoon modası trend oldu. Dolayısıyla kadınlar daha  maskülen saçları tercih etmeye başladılar. Fakat Türk kadınlarının vücut ve kemik yapıları, ten rengi bellidir. Bu yüzden ben farklı ülkelerde kuaförlük sistemlerinin, kesim ve renklendirme tekniklerinin ülkemize taşınmasını doğru bulmuyorum. Örneğin şimdi dünyada grafik bob modelleri trend. Ben de bu tarz saçlar kesmeyi çok seviyorum. Fakat fizikte maddenin doğasına aykırı diye bir deyiş vardır. Önemli olan müşteriye yakışması. Her maddeden her şey yapılmayacağı gibi, her saçtan da her model olmaz. Bir kilo kıymadan bonfile yapamazsınız ama o kıymadan dünya güzeli yemekler yaparsınız. Kuaför ne istediğini bilmeli. Bunu İran ve Arap ülkelerinde kuaförleri tanıyınca anladım. Çok klasik stiller uygulasalar da inanılmaz işler yapıyorlar. İranlı kadınlar bize geldiği zaman biz onların beklentilerine cevap veremiyoruz.

Sizin için bir cümle ile kuaförlük nedir?

Adnan Serter: Dünyaya 10 kere dünyaya gelsem 9’unda kuaför, birinde animatör olurdum. Mesleğimi o kadar çok seviyorum. Yaptığımız bir organizasyonda animatör de oldum diyebilirim. Aynanın arka yüzü adında bir program, işletme ve kuaför ilişkilerini anlatan skeçli bir sunum hazırladık. Bunun devamı da gelecek. Genelde insanlar yaşamak için çalışırlar, ben çalışmak için yaşıyorum. Kuaförlük beni ben yapıyor. Yıllarca işime erken geldim, erken çıktım. Akşam 18.00 gibi işimden çıkmak isterim. İş yaşam dengesini önemsiyorum. Yaşam kalitesi para ile satın alınabilen bir şey değil. Hayatımı düzgün bir şekilde programlıyorum. Hafta sonu aileme vakit ayırıyorum. Benim için denge mutluluğun temellerini oluşturuyor. Sabah 6.00’da kalkıp spor yapıyorum ki aileme zaman ayırabileyim. İş benim için çok önemli, fakat dinlenmeye zaman ayıramazsak, üretmeye halimiz kalmayacağını düşünüyorum. 

Samimi sohbetiniz için teşekkür eder, başarılar dileriz.

Jüri üyeleri ne diyor? Nazlı Altıpat

0

Aveda Marka Müdürü Nazlı Altıpat
HAIRiST Online Ayın Kuaförü Yarışması için ne diyor?

HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü yarışmasının dijital bir platform üzerinden düzenleniyor olmasının günümüze uyduğunu düşünüyorum. Özellikle yeni jenerasyonun yaşam tarzları ile örtüşen bir yarışma olduğu için katılım gelecek aylarda daha da artacaktır. Ayrıca sektörü dinamik tutması açısından çok güzel bir yarışma. Kuaförlerin çalışmalarının, sektörün takip ettiği dijital platform HAIRiST ONLINE’da yayınlanıyor ve beğeniliyor olması manevi tatmin yaratacaktır. İsteyen her kuaförün yarışmaya katılma şansı var. Bu yüzden çok demokratik bir yarışma olduğunu düşünüyorum. Bu yarışmanın bağımsız bir şekilde düzenleniyor olması da çok değerli. Herkes aynı şartlarda yarışıyor.

Yarışma sonuçlarını çok adil bir şekilde içimize sinerek değerlendirip, fikir birliğine varmaya çalıştık. Sektörün önde gelen kuaförlerinin yer aldığı jürinin bir parçası olmak çok keyif vericiydi. Bir kadın, tüketici ve sektörden biri olarak kuaförlerin gözünden saç tasarımlarının nasıl değerlendirildiğini gördüm. Aynı zamanda kuaför salonlarında yapılan saçların da tarzını görme şansına sahip oldum. Bu anlamda benim için anlamlı bir deneyimdi. Ben bu tip yarışmaların kuaförlerin medeni cesaretlerini artırmaları anlamında çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Her ay gelen fotoğraflar ile büyük bir arşiv oluşuyor. Yarışmada dört farklı kategori olması da katılımcıların hangi alanda daha iddialıysa, o alana yönelme ve kendini gösterme şansı bulmalarına imkan sağlıyor.   

Jüri üyeleri ne diyor? Yıldırım Özdemir

0

Yıldırım Özdemir'in HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü yarışması için görüşleri ve yeni nesile tavsiyelerine kulak verin!

Ayın Kuaförü yarışması kuaförlere profesyonel duruşlarını sergileme fırsatı sunuyor. Katılımcıları cesaretlerinden dolayı çok tebrik ediyorum. Yapılan bir işi eleştirmek çok kolay. Tasarım iyi ya da kötü olabilir, fakat katılmak çok önemli. Uzun saçlı müşteri kitlesi yoğunlukta olan bir ülke olduğumuz için olsa gerek daha çok topuz kategorisinde başvuru yapılmış. Hangi kategoride olursa olsun konsepti bütününde yakalamak güzel. Örneğin seçtiğimiz topuz gece de gündüz de kullanılabilir ya da gelin saçı da olabilir. Modelin kıyafetinden ojesine kadar her detayın birbirini tamamlaması gerekiyor.

Biz de değerlendirmeleri yaparken fotoğrafın bütününe baktık. Kuaför şahane bir saç tarayıp, saça uymayan bir kıyafet ile yarışmaya katılmayı kendisine yakıştırmamalı, ya da selfie yapar gibi fotoğraf çekmemeli. Saçı yaparken işine ne kadar saygı duyuyorsa, sunarken de aynı özeni göstermesi gerek.

Gençlerin önünde inanılmaz bir fırsat var. Benim dönemimde böyle bir yarışma olsaydı her ay mutlaka bir kategoride yarışmaya katılırdım. 

Jüri üyeleri ne diyor? Gülay Tiran

0

Jüri üyelerinin her biri Türkiye'de geleceğin kuaförlüğüne yön vermek için yorumlarını iletiyor. Bakalım Kasım ayı jüri üyesi Gülay Tiran HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü Yarışması hakkında ne diyor?

HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü yarışmasına katılım beni çok şaşırttı, aynı zamanda da sevindirdi. Çünkü mesleğe verilen değer adına çok önemli bir adım atılmış. Ancak bir takım yönlendirmeler şart. Çok güzel saçlar ve güzel kesimler vardı. Beni etkiledi. Yarışmaya katılan kuaförler tasarladıkları çok güzel saçlar ile başvuru yapmışlar. Fakat fotoğrafın ışığı, açısı,  genel konsepti, arka fonun sade olması; modelin kıyafeti, makyajı ile bir bütün olarak bakmayı öğrenmek önemli. Fotoğrafların özensiz çekilmesi bizim karar vermemizi etkiledi. Yarışmacıların saçın bütününü göreceğimiz saçlar ile başvuru yapmaları çok güzel olurdu. Buna vakit ayırmak kuaförün işine olan saygısını da gösterir. 

Yarışmacıların paylaştığı fotoğrafları müşteriler de görüyor ve kuaför kendi çizgisini yansıtmış oluyor. Sosyal medya ulaşılabilirlik açısından çok büyük önem taşıyor. HAIRiST ONLINE kuaförlerin kişisel gelişimlerine fayda sağlıyor. HAIRiST ve Estetica sosyal medyada çok fazla takip edilen mecralar arasında geliyor. Yarışmacıların tasarımlarını profesyoneller de görüyor. Bu nedenle yarışma kuaförlere çok büyük bir fayda sağlayacak.   

Jüri üyeleri ne diyor? Necdet Yazıcı

0

Necdet Yazıcı HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü yarışmasını ve Sizden Gelenler bölümüne gelen tasarımları nasıl değerlendiriyor?

Salonlarda kuaförler gün içerisinde cep telefonları ile oynuyorlar. Bu zaman diliminde, tasarladıkları güzel bir modeli cep telefonları ile pratik bir şekilde çekip, HAIRiST ONLINE’ın Sizden Gelenler bölümünde paylaşabilmeleri ve yarışmaya katılabilmeleri çok güzel. Gençlerin bu fırsatı iyi değerlendirdiği taktirde çok başarılı olacaklarını düşünüyorum. Yarışmaya özellikle topuz kategorisinde başvuru sayısı çok yüksekti.

Kesim ve renklendirme kategorisine daha çok talep beklerdim. Katılımcıların daha çok fantezi saçlar üzerine yoğunlaştığını gördüm. Gelecek aylarda katılmak isteyen meslektaşlarıma, moda ve trendleri takip ederek, güncel olarak salonlarda satılabilecek stiller ile yarışmalarını tavsiye ederim. Ayrıca fotoğrafların daha özenli çekilmesi gerekiyor.

Mehmet Tatlı salonlarında kuaförler arasında haberleştiğimiz bir  platform aracılığı ile gençleri yarışmaya katılmaları için teşvik ettim. Çünkü yarışma kuaförlere kendilerini gösterebilmeleri açasından bulunmaz bir fırsat sağlıyor.  

Yepyeni bir ödül daha…

0

HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü Yarışması birincilerinin salonlarına bir ödül daha!

Aveda, Davines, Eczacıbaşı-Schwarzkopf, Estetica Dergisi, Goldwell, Kariyer Eğitim Kurumları, Kasho, L'Oréal Professionnel, Matrix Professional, Matsuzaki, Pivot Point, Revlon Professional, Sebastian Professional, Ventoso Profesyonel Fön Makineleri ve Wella Professionals’ın desteklediği HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü yarışması birincilerin salonlarına yepyeni bir ödül daha ekledik!

Sektörün dinamizmini artıran yarışmada, birbirinden güzel tasarımları ile AYIN KUAFÖRÜ seçilen birinciler, AHENK temalı HAIRiST Trend ve Moda Günleri 2015 etkinliği için bilet, salonları Ventoso Profesyonel Fön Makinesi; birinciler ve salonları destekleyen markaların ürünlerini kazanıyor. Yarışma için ödül yağmuru bitmiyor.

İşte yepyeni ödül

Birincilerin salonları, HAIRiST ONLINE Kuaförlük ve Saç Tasarım Portalı'nın Salon Bul bölümünde 1 ay sponsorlu salon olarak, ilk sıralarda yer alma fırsatı bulacak.

Salon bul bölümünde yer almak size ne fayda sağlar?

Salonunun ulaşılabilirliğini ve bilinirliğini artırmak isteyen kuaförlere salonlarını tanıtabilme fırsatı sağlayan Salon Bul bölümümüze salonunuzun en güzel fotoğraflarını ekleyebilirsiniz. Sunumun önemini ve değerini bilen kuaförler salon fotoğraflarını eklerken profesyonel yardım alabilirler.  

Google Maps’te oluşturduğunuz linki işletmenizin harita linki bölümüne ekleyebilirsiniz. Konumunuzu paylaşarak, müşterilerin salonunuzu rahat bulabilmesini sağlayabilirsiniz. Google Maps'de konumunuzu eklemek için bilgi almak istiyorsanız lütfen tıklayın: http://www.hairist.com.tr/google_mapse_konumunuzu_eklediniz_mi-1592–.html 

Salonunuzun felfesesini, nasıl işler yaptığınızı anlatan bir websiteniz varsa, ekleyebilirsiniz.

Müşteriler sizin hangi markalarla çalıştığınızı görebilirler.  

Salonunuzda bulunan koltuk sayınızı paylaşabilirsiniz.

Salonunuzun açılış ve kapanış saatleri hakkında bilgi verebilirsiniz.

Tatil gününüzün hangi gün olduğunu belirtebilirsiniz.

Randevu sistemi ile çalışıyorsanız müşterilerinize Salon Bul aracılığı ile bildirebilirsiniz ki kapıdan dönmesinler.

Yeni ödül kuaförlük camiasına hayırlı olsun! 

Yarışma kurallarını hatırlayalım: http://www.hairist.com.tr/index.php?page=detay&haberID=1402

Oğlum olsa…

0

Başlangıcı ve sonu benzerliklerle dolu sektörde usta-çırak öyküsünün ana amacı yeni nesillere iyi örnekleri aktarabilmek, geçmişin yanlışlarını bugün görüp geleceği doğru inşa etmek. Herkesin benzerlikler gösteren acı-tatlı bir hikâyesi var. Bu hikâyelerin içerisinde örnek alabileceğimiz doğrular-yanlışlar varsa, “bugün olsaydı farklı yapardım” diyebilecek olgunlukta ustalar, baba-oğul duygusunu hala taşıyan geçmişin çırakları bugünün ustaları varsa o hikâye özeldir…

“14 yaşında Ankaralı Naim Yarıcı ustanın yanında çalışmaya başladım. Her zaman yarı baba olarak sayarım. Halen görüşürüz, hayatıma pek çok şey katmıştır. Her bayram ziyaretine giderim.” sözleriyle ustasına olan saygısını dile getiren Hüseyin Aykın’ın karşısında bir zamanlar birlikte farklı hayaller kurduğu; ortaklık hedefi bulunan Mustafa Demirbağ ile yeğeni Mehmet Kaya ve salona sonradan katılan Erhan Tunç var. Hikâye diğer hikâyelerle pek çok benzerlikler gösterir: Başarılı bir usta, yanında çalışkan bir genç, alternatif olarak her zaman sigorta görevi gören ve işten başka bir şey görmeyen bir yeğen ve onlarla bir arada olan bir başka çalışkan iş arkadaşı. Her şey güzel giderken gün gelir her şey alt üst olur… Geçirilen o güzel zamanlar, hedeflenen o güzel yıllar, büyüme hedefleri bir anda yok olur gider ve giderken de dostluğu, ilişkiyi ve zamanla bütün iletişimi de götürür. Götürür götürmesine ama geçirilen o güzel günler, saatler ve anlar asla unutulmaz… Hedefe ulaşılmasa da o hedefin hayalini kurmuş olmak bile bugün bir araya gelmek için yeterli bir sebep. Hele bir de yürekte sevgi ve saygı varsa…

“5 Mayıs 1974’te askerliğimi tamamladıktan sonra kendi salonumu açtım. Tam 40 yıl olmuş. Yapı itibariyle minyon, askerden yeni gelmiş biri girdi kapıdan içeri. İlk gördüğümde gözleri ışıl ışıl birini gördüm ve işte o zaman Mustafa Demirbağ’la başladık.” diye anlatıyor Hüseyin Aykın ilk karşılaşmaya ilişkin kalan izleri. “Hüseyin Aykın’ın yanında çalışmaya başlamak benim için çok özeldi. Çok mutlu oldum. Benim için şu anda da sürdürdüğüm farklı bir segmente geçiş oldu. Lüks bir salonda çalışmaya başlamış oldum. Çalışmak için Antalya’da tercih edilecek, arzulanacak çok önemli bir yerdi.” sözleriyle o günlere gidiyor Mustafa Demirbağ ve ekliyor; “Mehmet zaten salondaydı. Daha küçüktü o zaman.” Hüseyin Aykın’ın babasından rica etmesiyle salona katılmış. Erkek berberliği yaparken akrabası olan Hüseyin Aykın’ın isteğiyle salona katılıyor ve onun yanında bayan kuaförlüğüne başlıyor. Hikayenin devamını Estetica Dergisi Ekim Kasım sayısında bulabilirsiniz. 

Jüri üyeleri ne diyor? Ali Kırıktarak

0

Kasım ayı jüri üyelerinden Ali Kırıktarak, yarışma hakkında görüşlerini ve katılımcıların tasarımlarını eklerken nelere dikkat etmesi gerektiğini paylaştı. Kulak verin!  

Ali Kırıktarak

HAIRiST ONLINE Ayın Kuaförü yarışmasına katılımın yüksek olması mesleğe verilen değeri gösteriyor. Bu da beni inanılmaz mutlu etti. Benim zamanımda dijital ortamın sunduğu fırsatlar olmadığı için kendi çabalarımla ulusal ve uluslararası yarışmalara katılarak mesleki açıdan kendimi geliştirdim. Gençlerin bu yarışmanın sağladığı faydayı çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. Türkiye’de kuaförlüğün geleceği açısından bizim gençlere sahip çıkmamız gerekiyor. Ben gençlerden çok ümitliyim. Bu yarışma ile biz de sektörü ileri taşımak için tasarımları değerlendirerek, gençlere yön verme şansı bulduk. Yarışmada jüri üyesi olduğum için çok mutluyum ve bundan kıvanç duyuyorum. Değerlendirdiğimiz 388 fotoğrafın hepsi birbirinden güzeldi. Başvurular arasında gece ve gündüz kullanılabilecek saçlar yer alıyordu. Baloya ve ya düğüne giderken yapılacak saçlar da, sade tasarımlar da başvurular arasında yer alıyordu. Çok güzel saçlar tasarlanmıştı. Fakat bazı fotoğraflarda kıyafetler tasarlanan saçları geri planda bırakıyordu. Katılımcıların çektikleri fotoğraflara dikkat etmesi gerekiyor. Ben oyumu salonda uygulanabilir, sokak stilini yansıtan tasarımlardan yana kullandım. Gelecek aylarda yarışmacıların daha sade tasarımlar ile yarışmaya katılmalarını tavsiye ediyorum.