Kuaförüme Mektup

Kategori

Ya sen değişmelisin, ya da ben kuaförümü değiştirmeliyim

Güzellik benim için sadece görselllik açısından önemli değil. Güzellik benim için kendime bakmak, çevreme, yakınlarıma, dostlarıma ışıltı saçmak ve kendimi iyi hissetmek anlamına geliyor. Saçlarım güzelliğimi tamamlayan ve doğanın bana sunduğu en önemli özelliğim. Saçlarım ise kuaförüme emanet.

Saçlarımın bakımı, ışıltısı ve görüntüsü kuaförümün ellerinde hayat buluyor. Bu nedenle kuaförüme çok güveniyorum ve saçlarımı ona emanet ediyorum.

Yaşam çok hızlı akıp gidiyor.Pek çok yenilik her an karşımıza çıkıyor. Arkadaşlarımdan kuaförleri hakkında yorumlar duyuyorum. Gittikleri kuaför salonlarını ve kuaförlerini anlatıyorlar. Her ne kadar yıllardır gittiğim

kuaförümü ve çalışanlarını çok sevsem de onların anlattıklarından sonra kuaförü mü artık değiştirsem mi diye kendi kendime soruyorum. Kalbim buna izin vermiyor ve üzüleceğimi düşünüyorum. Ancak aklımda pek çok soru var ve mantığım kuaförümü değiştirmem gerektiğini söylüyor. Neden mi?

Arkadaşlarım gittikleri kuaför salonunun son derece modern ve temiz olduğunu anlatıyorlar. Tüm havluların tek kullanımlık havlu türünden olduğunu ya da temizlenmiş ve poşetten çıkan havluların ve saç fırçalarının kullandığını anlatıyorlar.

İçerideki müziğin rahatlatıcı ve dinlendirici bir müzik olduğundan bahsediyorlar. Halbuki benim kuaförümde aslında hiç hoşuma gitmeyen bir müzik dinlemek zorunda kalıyorum.

Beni en çok etkileyen ise kuaförlerinin sık sık eğitimlere gitmesi oldu. Ben de kuaförümün kendisini yenilemesini, yeni saç tekniklerini öğrenmesini ve bana bunları önermesini isterim. Yenilikleri kim sevmez ki? Uzman bir kuaför olduğun için saçlarımı sana emanet ettiğimi fark etmemiş olabilirsin….

Sevgili Kuaförüm, her geldiğimde benimle ilgilenmen tabii ki hoşuma gidiyor. Ama hoşuma gidecek başka şeylerin farkında olmadığını düşünüyorum ve özel hayatımla ilgili sorular sorman hiç de hoşuma gitmiyor. Moda hakkında konuşmanı, son moda saç modellerinden bahsetmeni ve bu yeni saç modellerini göstermeni o kadar çok isterim ki…

Haa bu arada hoşuma gitmeyen bir şey daha var. Onu da söylemeden edemeyeceğim: Yanında çalışanlara bağırman ve küçümsemen hiç ama hiç hoşuma gitmiyor. Onlar da senin gibi küçük yaşlarda çalışmaya başladılar.

Eminim ki, sen küçükken senin de hoşuna gitmiyordu ustanın sana hor davranması.

Senin salonuna o zaman neden geldiğimi mi soruyorsun? Evet, haklısın bu soruyu sormakta. Sana güveniyorum, oturduğum yere çok yakın bir salonun var ve alışkanlıklar kolay kolay bırakılmıyor. Ama bu senin salonuna gelmeye devam edeceğim anlamına gelmiyor. Bak biraz ilerde yeni bir salon daha açıldı. Son derece temiz, fiyat listesi asılı ve kendimi iyi hissedeceğimi düşündüğüm başka bir yeni salon. Üstelik fiyatlarının da bütçeme uygun olduğunu duydum. Bana indirimli fiyat uyguladığın için senden vazgeçmeyeceğimi sanıyorsan yanılıyorsun. Bana daha iyi hizmet verecek bir kuaföre üstelik biraz daha fazlasını ödemeye dünden razıyım. Sanırım bunu hiç farketmedin.

Bunları neden mi yazdım?

Çünkü ya sen değişmelisin ya da ben daha iyi hissetmek için kuaförümü değiştirmek zorundayım.

Önerilenler

Benzer İçerikler