hairist.com.tr’de Adnan Serter var.

0

Adnan Serter

“Genelde insanlar yaşamak için çalışırlar, ben çalışmak için yaşıyorum.”

Adnan Serter

Mesleki birikimini hünerli elleri ve usta makası ile saçlara aktaran usta kuaför ve aynı zamanda AKD (Artistik Kuaförler Derneği) Artistik Direktörü Adnan Serter ile bir araya geldik.     

HAIRiST ONLINE: Kuaförlüğe nasıl başladınız?

Adnan Serter: İlkokulu bitirdikten sonra 1967 yılında, babamın Bağdat Caddesi’ndeki salonu Gülgün Kuaför’de çırak olarak mesleğe başladım. Salonda çalışırken bir taraftan da Marmara Üniversitesi'ne bağlı Elektrik Yüksek Okulu'nda eğitimime devam ediyordum. Fakat 1986 yılında okulu bırakıp, profesyonel olarak Sheraton Otel’de kuaförlük yapmaya karar verdim. Askerde Ankara Kara Kuvvetleri’nde kuaförlük yaptım. MOS henüz kurulmadan önce Sedat Kamaz ve Orhan Bademli’nin yanında Orse Kuaför ‘de işe başladım. O dönemde setlerde, film, dizi ve  reklam çekimlerinde çalıştım. 1989 senesinde eski ortaklarım Sinan ve Nazmi Bey ile birlikte Bağdat Caddesi’nde Sun Kuaför Salonu’nu kurduk. 1998 yılına kadar süren ortaklıktan sonra Caddebostan’da, daha sonra da Bursa’da salon açtım. Bursa’daki salonumu kapatmak üzereydim ki, Salih Pehlivan bana ortaklık teklif etti ve Bursa’da Stüdyo Kuaför’ü açtık. 1999 yılından beri Stüdyo Kuaför Salonları olarak hizmet veriyoruz.  Şu an Mecidiyeköy Astoria, Bursa Zafer Plaza, Selamiçeşme, Ağaoğlu Eltes, Ağaoğlu My Country, Ağaoğlu My Town olmak üzere 6 şubemiz bulunuyor.     

Kuaför Adnan Serter

HAIRiST ONLINE: Salih Pehlivan ile nasıl tanıştınız ve nasıl çalışmaya karar verdiniz?

Adnan Serter: Salih Bey’in ve babamın çalıştığı salon birbirine çok yakındı. Türkiye’de o zamanlar sürekli elektrikler kesilirdi ve Salih Bey de müşterilerini babamın salonuna getirirdi. Ben Sheraton Otel’de çalışırken 1986 yılında babam Salih Bey’in bir gösteri yapacağından bahsetmişti. Gittim ve kendisini izledim. 1989 senesinde ilk salonumu açtığım zaman tebrik etmek için geldi. Böylece zaman içince birlikte şovlara katılarak, AKD’de yer alarak samimiyetimiz ilerledi ve ortak olduk. Birlikte çok güzel işlere imza attık. Senelerce film, dizi, reklam setlerinde çalışmanın getirdiği deneyim ile yaptığımız işler, bugün önümüze bir başarı hikayesi olarak çıkıyor.   

HAIRiST ONLINE: Film setlerinde çalıştığınız dönem nasıldı?

Adnan Serter: 1980’li yıllarda filmlerde vaklı topuzlar taranıyordu.  Setlerde yaşadığım deneyim bana çok güzel bir tat verdi. O zamanlar çok fazla reklam filmi çekiliyordu. Kamera gözünden saçı görmeyi öğendik. Şimdi salonlarda o yılların bize kazandırdığı  tecrübelerin ışığında işler yapıyoruz.

HAIRiST ONLINE: Çalışanlarınızın eğitimi konusunda onları nasıl yönlendiriyorsunuz?

Adnan Serter: Adnan Serter ve Salih Pehlivan olarak Türkiye’de ve yurtdışında çok fazla eğitim veriyoruz. Kendi ekibimiz de bu eğitimlerden yararlanıyor. Salon içi eğitimlere çok önem veriyoruz. Akademimizde vizyonu olan kuaförlere yönelik ileri düzey kesim, renklendirme ve topuz eğitimleri veriyoruz. 2015 yılında kendi bünyemizde olmayan kuaförler de eğitimlere katılacaklar. Bizimle çalışan genç arkadaşlarımız mutlaka okula gitmek durumundalar. Kuaförlük okulundan mezun olmayan elemanları işe almıyoruz. Personelimiz firmaların gerçekleştirdikleri etkinliklere ve bizim kendi bütçemizle karşıladığımız şovlara, görsel ziyafetlere katılıyorlar. HAIRiST gibi etkinliklerde bulunmalarını sağlayarak gelişimlerine destek oluyoruz.

HAIRiST ONLINE: İnsan kaynağınızı nasıl sağlıyorsunuz? 

Adnan Serter: Sosyal medya insan kaynağı sıkıntısına çözüm üretmek açısından faydalı oluyor. Çok fazla eğitim verdiğimiz için çok fazla takipçimiz var. Bizimle çalışmak isteyen gençler sosyal medya üzerinden işe başvuruyorlar. Biz de uygun olanları seçmeye çalışıyoruz. AKD bünyesinde Meslek Okulları’na ve üniversitelere yönelik bir takım eğitimler veriyoruz. Bir ışık gördüğümüz öğrenciye salonlarımızda staj olanağı sağlıyoruz. Fakat yine de kalifiye eleman bulmakta zorluk yaşıyoruz.

HAIRiST ONLINE: Salonunuzda çalışanlara yatırım yapıyorsunuz. Aralarından ayrılmak isteyenlere nasıl tepki veriyorsunuz? 

Adnan Serter: Emek verip, yetiştirdiğiniz biri salondan ayrılmak istediğinde insan yıkılıyor. Benim yetiştirdiğim biri bana ortak olmuştu. 2001 krizinde, ona en çok ihtiyacım olduğu zamanda işi bırakıp, Amerika’ya yerleşmişti. Bunu yaşadıktan sonra belli bir süre hiç kimseye bir şey öğretmedim. Ama bu çare değil. Sonuçta tek başımıza değil, zincir salonlar ile çalışıyoruz. Belli standartları oturtmak için ekibi eğitmiş olmanız çok önemli. Bilgilerimi o dönemde paylaşmayarak hata yaptığımı çok geç fark ettim. Şimdi salon çalışanlarına çok emek harcıyorum.

HAIRiST ONLINE: Akademi nasıl işliyor?

Adnan Serter: Akademi’de İleri Düzey Eğitim veriyoruz. İran, Tunus, Azerbaycan ve Avrupa ülkelerinden özellikle Almanya ve Hollanda’dan çok fazla öğrenci var. Katılımcılar 4 günlük kursa tabi tutuluyorlar. İki gün kesim ve renklendirme, iki gün de topuz ve vak eğitimi görüyorlar. 2-3 gün de salonda çalışmalarımızı izliyorlar. 15 kişilik katılımcı gruplarını tercih ediyoruz.

Cansız kafalar bizim eğitim vermeye başladığımız zamanlarda Türkiye’ye gelmemişti. Uzun saçlı müşteri kitlesi çoğunlukta olan bir ülke olduğumuz için mankenler saçlarını kestirmek istemiyorlardı. Bu yüzden topuz eğitmeni oldum. Fakat son zamanlarda kesim ve renklendirmeye yoğunluk veriyorum.

HAIRiST ONLINE: AKD’de Artistik Direktör olarak çalışıyorsunuz. Faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

Adnan Serter: AKD’ye 90’lı yılların başında üye olmuştum. 1994-1995 yıllarında Salih Pehlivan başkanlığında yönetimde AKD’de çalışmıştım. O zamanlarda Patrick Cameron ile birlikte Türkiye turnesi yapmıştık. Artistik yönüm bu şekilde gelişmeye başladı. Şu an Hakan Köse başkanlığında yönetimde bulunuyorum. Bu dönemde bana Artistik Direktörlük

 ünvanı verildi.

AKD olarak, Hollanda’nın Türkiye ile yaptığı ticari anlaşmanın 400’üncü yılında Amsterdam’da düzenlenen etkinlikte, Fashion Week kapsamında saç taradık. Artistik klüp bünyesinde makyaj, kesim, renklendirme, topuz, kişisel gelişim, işletmecilik ile ilgili eğitimler planladık. Okul, sektör projesini yürütüyoruz.

Kermeslerde çalışıyoruz. 22 Kasım 2014 tarihinde Balkan Festivali bünyesinde Yunanistan’a gittik. Bu sayede Yunanistan ile ilişkilerimizi geliştirmek için AKD sektörün adeta elçisi olacak.

Salonlarda kar marjları çok düştü, vergi oranları çok yüksek, kuaförlükte %18 KDV var. Bunların düzenlenmesine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Bütün bunlar dışında Koruncuk Vakfı gibi sosyal sorumluluk projelerinde yer aldık. Kanser vakfı ile cilt kanseri teşhisi ile ilgili bir bilinçlendirme projesi üstlendik. Cilt kanserini hastanın doktoru, eşi ve kuaförü fark edebiliyor. Kuaförün trikoloji konusunda bilinçlenmesi gerekiyor. Bu proje Türk kuaförlüğüne saç sağlığına bakışı değiştirmek adına ciddi bir farkındalık yaratacaktır.

Kuaför Adnan Serter

"Saç kesiminin sanat olduğunu müşteriden önce kuaförün anlaması lazım. Siz kendi değerinizi bilmezseniz, kimse sizin değerinizi bilmez."

HAIRiST ONLINE: Kuaförlüğün geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Adnan Serter: Dünyada renklendirme, kesim, topuz uzmanları ayrılıyor. Türkiye’de bu yapının yerleşeceğinden emin değilim. Kısa vadede büyük salonlar bu sisteme geçebilir. Üst segmente seslenen A plus salonlarda kesim çok önemlidir. Ama C ve D segmentine indiğiniz zaman kesim en maliyetsiz işlem olarak algılanıyor. Ülkemizde çoğu salon 3 TL karşılığında saç kesiyor, günde 10 saç kestiği taktirde 30 TL kazanıyor. Boya işlemini de 50 TL’ye yapıyor. Böylece daha çok ciro yapmış oluyor. Türkiye’deki bilincin değişmesi gerek. Saç kesiminin sanat olduğunu müşteriden önce kuaförün anlaması lazım. Siz kendi değerinizi bilmezseniz, kimse sizin değerinizi bilmez. Ben kuaförün müşteriyi seçtiğini düşünüyorum, müşterinin kuaförü değil! Müşteriye nasıl davranırsanız onu kazanırsınız ya da kaybedersiniz. Nerede salon açarsanız, ona göre müşteri gelir. Ben Astoria’dan önce Etiler’de bir salon açtım. Fakat yürütemedim. Bunun nedeni o bölgedeki kuaförlerden daha az sanatkar olduğum anlamına gelmiyor. O bölgedeki müşterinin davranış şekillerini iyi anlayamadığımdan kaynaklanıyor. Yaşayamadığınız kaliteyi yaşatamazsınız. Ben Etiler’de Ulus’ta yaşayan müşterinin yaşam stilini bilmediğim için onlara sunumda da hata yaptım. Her kitlenin farklı bir algısı ve yönlenmesi var. Bizim salonumuzda kesim 200 TL, dip boya 120 TL. Müşteri bu algıya geldiği zaman kuaförler belki o zaman stilist ve colorist olarak ayrılabilirler. Türkiye’de erkek saçı kesmek daha ucuz, yurtdışında neredeyse aynı. Aslında erkek saçı kesmek daha zordur. Ben kadın saçını 5-10 dakikada kesiyorum. Ama erkek saçı için 15-20 dakika uğraşıyorum. Erkek kuaförlerin de eğitime önem vermesi ve fiyatlandırma politikasını değiştirmesi gerekiyor. Kadın kuaförler kaş alıyor, manikür, pedikür, ağda, makyaj, cilt bakımı yapıyor, saç kesiyor ve renklendirme ve topuz yapıyor. Şu an ülkemizde trend bu bence. Geleceğin kuaförlüğünde Türkiye’yi A plus segmente seslenen salonların içerisinde kurmak istediği yapı beklemiyor.

Sektöre çeşitli şekillerde sürekli yeni insan pompalanıyor. Evde çalışmayan, kocasından ayrılmış kadınlar bu kurslara katılıyorlar. 6 aydan sonra aldıkları sertifika ile salon açabiliyorlar. Bu eğitim yeterli değil.  Avrupa’da çok geniş bir müfredat ile 3-4 yıl okuduktan sonra mesleğe başlıyorlar. Bana göre bu işte salonun yerini süpürmeyen eleman bir yere gelemez. Halk eğitimler ile verilen kursların mesleğe zarar verdiğini düşünüyorum. Kuaförlük sektörüne çok fazla insan pompalamaya çalışıyorlar. Bu sürecin aşılması gerektiğini düşünüyorum. Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri bölümünün Aydın Üniversitesi gibi bir vakıf üniversitesinde yer alması benim için çok önemli. Çünkü kuaför olmak için insanlar artık para ödüyorlar. Ben 18 yaşıma kadar 7 sene hiç para almadan çalıştım. Günümüzde sistem bu şekilde ilerlemiyor. Kuaför olmak isteyen öğrenciler Aydın Üniversitesi’nde yıllık 8 bin TL ödüyorlar. Bu da işin ne kadar kaliteli yapılmaya çalışıldığını gösteriyor. Eskiden kuaföre kız bile vermezlerdi. Çünkü değersiz bir meslek olarak görülürdü. Şimdi ise kuaförlük değer kazandı.   

HAIRiST ONLINE:  HAIRiST etkinliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Adnan Serter: HAIRiST Türkiye’nin kuaförlere yönelik tek kaliteli etkinlik. Geçmiş zamanlarda jüri üyesi olarak yer alma imkanım da oldu. İlerleyen senelerde daha da büyüyeceğine inanıyorum, Orta Doğu’nun ve Avrupa’nın bütün ülkelerini içine alacak bir etkinlik haline gelecek. Bunun için ben kendi adıma çok ümitliyim ve elimden geleni yapmaya da hazırım. Bu Türk bayrağını taşımak gibi bir şey. HAIRiST etkinliği bir yıldız gibi parlayacağını, İngiltere’deki Alternative Hair Show gibi olacağını düşünüyorum.

 

"Eğer bir hedef olmazsa ilerleme de olmaz. İlerlemek için de bir şeyleri görmek gerekiyor. "

 

HAIRiST ONLINE: Ayın Kuaförü yarışması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Adnan Serter: Eğer bir hedef olmazsa ilerleme de olmaz. İlerlemek için de bir şeyleri görmek gerekiyor. Neler yapıldığını anlamak, yapılan bir işin üzerine bir şeyler tasarlamaya gayret etmek gerekiyor diye düşünüyorum. Birinciler daha büyük platformlarda kendilerini gösterme şansı bulacaklar. Bu da insanları sahneye hazırlamak için önemli bir adım. Türkiye’de bir eğitmen kirliliği söz konusu. Bunun yerine kuaförler sosyal medyayı iyi kuaför olduklarını göstermek  amacıyla kullanıyor. Bu yarışmada kazanmak önemli değil. Kim katılırsa katılsın, hepsi kazanmıştır. Çünkü hepsi yarışmaya hazırlanırken yeni bir şeyler öğrenmiştir. Ödül kazanmak önemli değil. Benim için önemli olan bilgi olarak kazanımdır. Maddi kazancın benim için hiçbir zaman değeri yoktur. Yeter ki insanlar bir şey öğrensinler. Ben de gençliğimde yarışmalara katıldım. 21 yaşında Cannes’da kesim kategorisinde dünya 6. oldum. 22 yaşında da Türk Milli Takımı’nda Topuz ekibine gittim. Yarışmalara hazırlanırken de çok şey öğrendim. Öğrenmenin sonu yok. Eğer kafanızı devekuşu gibi gömerseniz, hiçbir şey öğrenemezsiniz. Kuaförlük yarışması saça şekil verme, renk verme, biçim verme yarışmasıdır. Maket yapma yarışması değildir. HAIRiST Ayın Kuaförü Yarışması  ile birlikte yarışma anlayışı da değişti. Salonda taranılan, kesilen saçlarla yarışmak çok büyük önem taşıyor.

 

"Ben farklı ülkelerde kuaförlük sistemlerinin, kesim ve renklendirme tekniklerinin ülkemize taşınmasını doğru bulmuyorum."

HAIRiST ONLINE: Genç kuaförlere ne öneriyorsunuz?

Adnan Serter:Kuaförlük bir sanattır ve çok çalışma gerektirir. Hiçbir şey zor değildir, imkansız zaman alır. Dünyanın bir ucunda birisi bir şey başarmışsa, mutlaka ben de yapmak isterim. Şu an kuaförlük sektörü hem dünyada, hem de Türkiye’de çok büyük bir kaos içinde. Biz Türk kadınına hizmet ediyoruz. Günümüzde Türk kuaförleri Vidal Sassoon ve Toni&Guy gibi markaların eğitimlerine katılıyorlar. Bir dönem bizim ustalarımız eğitim için Fransa’ya giderlerdi. Dolayısıyla salonlarda Türk kadınına dişilik kazandırılırdı. Çünkü Fransa’da kadınlar feminen olma özellikleri ile öne çıkıyorlar. 2000’li yıllardan sonra Türkiye’de kuaförlük yüzünü İngiltere’ye döndü, Sassoon modası trend oldu. Dolayısıyla kadınlar daha  maskülen saçları tercih etmeye başladılar. Fakat Türk kadınlarının vücut ve kemik yapıları, ten rengi bellidir. Bu yüzden ben farklı ülkelerde kuaförlük sistemlerinin, kesim ve renklendirme tekniklerinin ülkemize taşınmasını doğru bulmuyorum. Örneğin şimdi dünyada grafik bob modelleri trend. Ben de bu tarz saçlar kesmeyi çok seviyorum. Fakat fizikte maddenin doğasına aykırı diye bir deyiş vardır. Önemli olan müşteriye yakışması. Her maddeden her şey yapılmayacağı gibi, her saçtan da her model olmaz. Bir kilo kıymadan bonfile yapamazsınız ama o kıymadan dünya güzeli yemekler yaparsınız. Kuaför ne istediğini bilmeli. Bunu İran ve Arap ülkelerinde kuaförleri tanıyınca anladım. Çok klasik stiller uygulasalar da inanılmaz işler yapıyorlar. İranlı kadınlar bize geldiği zaman biz onların beklentilerine cevap veremiyoruz.

HAIRiST ONLINE: Sizin için bir cümle ile kuaförlük nedir?

Adnan Serter: Dünyaya 10 kere dünyaya gelsem 9’unda kuaför, birinde animatör olurdum. Mesleğimi o kadar çok seviyorum. Yaptığımız bir organizasyonda animatör de oldum diyebilirim. Aynanın arka yüzü adında bir program, işletme ve kuaför ilişkilerini anlatan skeçli bir sunum hazırladık. Bunun devamı da gelecek. Genelde insanlar yaşamak için çalışırlar, ben çalışmak için yaşıyorum. Kuaförlük beni ben yapıyor. Yıllarca işime erken geldim, erken çıktım. Akşam 18.00 gibi işimden çıkmak isterim. İş yaşam dengesini önemsiyorum. Yaşam kalitesi para ile satın alınabilen bir şey değil. Hayatımı düzgün bir şekilde programlıyorum. Hafta sonu aileme vakit ayırıyorum. Benim için denge mutluluğun temellerini oluşturuyor. Sabah 6.00’da kalkıp spor yapıyorum ki aileme zaman ayırabileyim. İş benim için çok önemli, fakat dinlenmeye zaman ayıramazsak, üretmeye halimiz kalmayacağını düşünüyorum. 

HAIRiST ONLINE: Samimi sohbetiniz için teşekkür eder, başarılar dileriz.

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu girin.
Lütfen isminizi buraya yazın.