Ana Sayfa Blog Sayfa 363

Çıraklıktan ortaklığa

0

Çıraklıktan ortaklığa

Hayatta öyle karşılaşmalar vardır ki… Biri sizin hayatınıza dokunur ve her şey değişir. Sevgi, saygı ve kucaklaşmayı merkezinde barındıran çok özel bir bağlılık…

Buluşma noktası: Erdem Kıramer. Çok yönlü bir ilişki ve bugün geldiği nokta itibarıyla çok özel bir ortaklık. Hem iş hem de gönül ortaklığı. Darısı tüm arzu ve niyet edenlerin başına… Niko Katakuzino nam-ı diğer imparator ve Hüseyin Özcan ile konuştuk.

Estetica: Niko Bey ne zaman başladınız?

Niko Katakuzino: 1961 senesinde okulu bıraktıktan sonra Büyükada’daki Splendid Oteli’indeki kuaförde çalışmaya başladım. O zamanlar bu mesleği daha çok gayrimüslimler yapıyordu. Kış aylarında çalıştığım Beyoğlu’nda Aristokri Kuaför Salonu’nda çok büyük bir ambiyans vardı. 14 manikürist, 12 kalfa, 4 ortak ile Aristokri Kuaför o zamanlar Türkiye’nin en büyük kuaförüydü.

Salonda muazzam bir disiplin vardı. Tekirdağ Orduevi’nde askerliğimi bitirdikten sonra Beyoğlu Aristokri Kuaför’de 1978 yılına kadar devam ettim. 1977’den beri Abdi İpekçi’de Erdem Kıramer ile beraber çalışıyorum.

Estetica: Hüseyin Özcan ile yollarınız nasıl kesişti?

Niko Katakuzino: Beyoğlu’nda Aristokri Kuaför Salonu’nda bir çırağa ihtiyaç vardı. Salonun yakınlarında oturan bir arkadaşıma sorduğumda oğlunun çalışabileceğini söyledi. 19 Nisan 1973’de Hüseyin Özcan ile yollarımız keşişti. İlk gördüğümde gözlerindeki ışıktan bu işi ne kadar yapmak istediğini anladım, çalışmaya başladıktan sonra da yeteneğini keşfettim. İlk şampuan uyguladığında müşteriye saçı nasıl yıkadığını sordum. Çok memnun kaldığını söyledi. Gösterdiğim her şeyi çok çabuk öğreniyordu. Terbiyeli, saygı, erdemli bir insan olma yetisi hangi işi yaparsanız yapın sizi tercih edilir yapıyor. Hüseyin Özcan’ın da çok iyi bir ailesi vardı. Babasının sözünden hiç çıkmazdı. Ailesi onun üzerine titriyordu. Çok iyi yetişmiş bir çocuktu. Sabah erkenden işe gelirdi. Öğle arası mutlaka eve gidip yemek yerdi. İşe başladığında ilkokuldaydı. Okul yarım gündü. Kışın Aristokri Kuaför Salonu’nda, yaz aylarında da Büyükada’daki Splendid Oteli’nde çalışırdık.

Estetica: Hüseyin Bey’e soralım. Çalışırken aynı zamanda eğitiminize devam ediyordunuz.

 

Hüseyin Özcan: 1970 yılında Erzincan Gelinpınar köyünde doğdum. Ailem İstanbul’a taşınmaya karar verdi, burada yaşamaya başladık. Niko Bey’in de söylediği gibi babamın isteği ile Aristokri Kuaför Salonu’nda çalışmaya başladım. Sabah dükkanı açıyordum, temizlik yapıyordum. Evet liseye kadar okula devam etmiştim. Niko Bey sene sonunda karnemi göstermemi isterdi. Kırık olunca kızardı. Ben de çok çalışıp taktir getirmeye başladım. Ancak kuaförlük mesleğini seçtim. Niko Bey bana mesleği çok sevdirmişti. Şimdi o zamanlar bu kararı verdiğim için çok mutluyum.

Estetica: Bay Niko’nun yanında başladığınız meslek hayaınız nasıl gelişti?

Hüseyin Özcan: 1976 yılında Bay Aristokri mesleği bırakmıştı. Aristokri’nin salonu işlemiyordu. Aristokri’nin salonundan ayrılan Nezih ve Cemalettin olarak Nişantaşı’nda salon açtılar. Cemalettin Kazan işinde çok iyiydi. Saç kesmeyi ondan öğrendiğimi söyleyebilirim. Çok değerli, mükemmel bir ustaydı. İki ortak anlaşamadığı için, işler pek iyi gitmiyordu. Oradan ayrılıp, Nişantaşı’nda başka bir salonda kalfa olarak çalışmaya başladım. Salonun müşteri portföyü bana uygun değildi. Orada ne uzayıp ne de kısalacaktım. Bir gün işten çıkıp nişanlım Ayşe ile Osmanbey’de yürürken yolda Niko Bey’i gördük. İşte o zaman hayat benim için yeniden başladı. Hayatımın yön değiştiği bir döneme girdim. Niko Bey, Erdem Kıramer’in salonunda çalışmamı teklif etti. Bulunduğum yerin uygun olmadığının altını çizerek…

O dönem Erdem Kıramer salonunda Hakan Köse, Kuaför Serap ve Aziz Kıyışkan gibi isimler çalışıyordu. Salonda saçları hep Erdem Kıramer keserdi. Erdem Bey, binanın temellerini yapmıştı, bize çatıyı döşemek kaldı. Niko Bey, bana Erdem Bey’in yanına gidip bir şeyler öğrenmemi söylerdi. Fakat o kadar sert bir üslubu vardı ki yanına gitmeye çekinirdim. Ekip 30 kişiydi, kendi kendime ben burada çok iyi olacağım dedim. Kesim konusunda kendime çok güveniyordum. 1986’da Etilerdeki salon açıldı. Hakan Köse ile birlikte Etiler’deydik. Nişantaşı’nda Serap ve Aziz çalışıyordu. Zaman içerisinde kendi alanımı oluşturmuş oldum. 1995 yılında herkesin bildiği meşhur Diba Salon açıldı. Salondan birçok kişi oraya gitti. Fakat ben gitmedim,kaldım. Yediğim ekmeğe hıyanet edemezdim.

Estetica: Hüseyin Bey, Niko Katakuzino mesleğe başlamanıza ön ayak olan ve elinizden tutan ustanız olarak sizin için ne ifade ediyor?

Hüseyin Özcan: Türkiye’de bugün bu işi çok iyi yapan en saygın isimlerden biri Niko Katakuzino’dir. Ben onu “imparator” olarak nitelendiriyorum. Hayatımın çizgisini değiştirdiği için onu babam yerine koyuyorum. Ondan alfabeyi öğrendim, önce hecelemeyi, heceleme döneminde sevgiyi, kucaklaşmayı, bağlılığı öğrendim. Şimdi beraber güzel cümleler kuruyoruz. Ailem benim için ne kadar önem taşıyorsa, Niko Bey’e de aynı hisleri besliyorum. Bugün bir yere geldiysem

 

bu onun eseridir. Ona karşı hep kendimi borçlu hissederim. Bu çok özel bir duygu. Bilgisini benimle paylaştı, yeteneğimi görüp beni teşvik etti. Eğer bu günlere geldiysek bu birbirimize gösterdiğimiz sabır, sevgi ve saygıdandır. Bugün salonun ortağıysam; bu hem benim çabam, hem de Niko Bey’in bana gösterdiği emek, sabır ve özveri sayesindedir.

Estetica: Niko Bey, siz Hüseyin Özcan’ı nasıl tanımlarsınız?

Niko Katakuzino: Hüseyin çok yeteneklidir. Bu sektörde sadece yeteneği için tutunmadı. Aynı zamanda çok dürüst, saygılı, efendidir. Erdem Kıramer’in açtığı yolda hep birlikte çok önemli işlere imza attık.

Estetica: Aristokri Kuaför’de yanınızda çırak olarak başlayan Hüseyin Özcan şimdi salona ortak… Bir araya geldiğinizde ne hissediyorsunuz?

Niko Katakuzino: Oğlum gibi sevdiğim Hüseyin Özcan şimdi çok büyük bir sanatkar oldu. Bu yüzden ona saygı duyuyorum. Sadece benim ona değil, Hüseyin Özcan’ın da bana çok emekleri oldu. Hüseyin Özcan çok saygılı bir kişiliktir. Salona geldiğim zaman beni kapıda karşılardı. İnsanlık hali olarak kimi zaman kızdığımda hiç cevap vermezdi. O hep işini yapardı.

Estetica: Hüseyin Özcan’ı ayrı bir yere koymanızın nedeni neydi?

Niko Katakuzino: Bizim dönemimiz çok farklıydı. Hüseyin Özcan hep salonun menfaatini düşünürdü. Salonda boya kullanırken gerekenden fazla kullanmamak için özen gösterirdi. Nereden kar sağlasam diye bakardı. Saçını ona yaptıran bir müşteri mutlaka bir daha gelirdi. Salona çok müşteri kazandırmıştır. Allah hep ona daha çok versin diye dua ettim.

Estetica: Sizin Hüseyin Özcan’ın sevmediğiniz tarafları var mı?

Niko Katakuzino: Hüseyin Özcan’ın sevmediğim hiçbir tarafı yok. Ben hata arayan bir insan değilim. Olumsuz bir şey söylemem.

Estetica: Hüseyin Bey sizin Niko Bey için söyleyeceğiniz neler var?

Niko Katakuzino: Bu soruya ben cevap vermek istiyorum. Hüseyin Bey

 

söylemez. Sinirlendiğimde bağırırım, salonun menfaati için babamı bile takmam. Sevdiğim insanı çok severim. Ama çok disiplinli olduğum için sert görünebiliyorum.

Estetica: Bir gün salona ortak olacağınızı hayal ediyor muydunuz?

Hüseyin Özcan: İstekliydim, çalışkandım ama hayal edemezdim. Bunlar sadece çalışmanın, istekli olmanın değil; aynı zamanda sadakatin verdiği meyveler.

Yazının başında “sevgi, saygı ve kucaklaşmayı merkezinde barındıran çok özel bir bağlılık. Buluşma noktası: Erdem Kıramer. Çok yönlü bir ilişki ve bugün geldiği nokta itibarıyla çok özel bir ortaklık. Hem iş hem de gönül ortaklığı” demiştik. Niko Katakuzino ve Hüseyin Özcan’a tüm samimiyetleri ile aralarındaki bağı, kurdukları iş ve gönül ortaklığını, Erdem Kıramer’e olan sevgi ve saygılarını ve bu sayfalara sığdırmaya çalıştığımız uzun yıllarını bizimle paylaştıkları için teşekkür ederiz. Genç nesillere, mevcut ilişkilere, geleceğe ışık tutması dileğiyle.

Estetica Dergisi Ağustos Eylül sayısından alıntıdır. Yazıya ulaşmak için Estetica Dergisi Ağustos Eylül sayısına göz atabilirsiniz…

  

Bilginin daha ulaşılabilir olduğu günümüz teknolojisinde kuaförlüğün dijital ortamdaki haber kaynağı hairist.com.tr’nin resmi mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Ankara’da gönüllü olmak…

0

Ankara’da gönüllü olmak…

Ankara Profesyonel Kuaförler Derneği ile bir aradayız. Geçmişten bugüne, gönülden gönüle bir mesleki sorumluluk örneği.

Gönüllü olmak özel bir duygu. Farklı bir yapıyla yürütmek istedikleri Ankara Profesyonel Kuaförler Derneği ne zaman kuruldu? Neden kuruldu? Nasıl kuruldu? Yönetim Kurulu Üyeleri’nin yanı sıra kurucu üyelerden Cemal Mısdılıoğlu ve Şevki Cideli’nin de yer aldığı özel bir buluşmayla derneği ve gönüllülük çalışmalarını konuştuk. Sektöre, kuaförlük mesleğine katkı sağlamak, daha yukarı taşımak ve yapılanın üstüne bir taş daha eklemek üzere örnek olmasını dileyerek…

Şevki Cideli: Dernekleşme sürecinde bizim gönüllü olarak başlattığımız bu hareket etkisini sürdürüyordu. Sonuçta yapacağımız her olayda resmiyet gerektiren bir zorluk ile karşılaşıyorduk. Sponsorlarımız resmi kimliğimizi soruşturuyordu. Halbuki biz gönüllü dayanışma gösteren bir gruptuk. Bunlar kolay aşılamıyordu. Gösteri yapmanız kolay değildir. Organizasyon dışında maddi bir külfeti vardır. Bunun çıkmaz bir yol olduğu ve resmileştirilmesi gerektiği noktasına gelindi. Resmiyet kazanmak çok önemliydi. Kuşkularımız yok değildi. Resmi bir kimliğinin olması da hoş bir şey. Yıllardır bu çalışmaları sürdürüyorduk, nereye gideceğini bilmiyorduk. Böyle bir karar aldıktan sonra tüzük hazırlandı. O tüzüğün doğrultusunda 30 gün içerisinde dernekleşme için adımları attık.

Cemal Mısdılıoğlu: 90’lı yıllardan sonra ben de bu platforma katıldım. Platformda 1 yıl kadar bir üyelik gibi çalışmalarım oldu. Bu üyelik çalışmalarından sonra resmi olmadan yine platform adında her ay toplantılarımız devam ediyordu. 1995 senesinde platformdaki arkadaşlar ile birlikte yönetim oluşturduk. Yönetim kurulu ve üyelerimizin desteği ile beraber çok güzel işlere imza attık. Sadece Ankara içinde değil, İstanbul’da, İzmir’de, Samsun’da çalışmalar yapıldı. İstanbul Artistik Kuaförler Derneği ve İzmir Artistik Kuaförler Derneği ile işbirliği içindeydik. İzmir organize etti, İstanbul ve Ankara destek verdi. Ankara organize etti. İstanbul ve İzmir birbirimize üçlü ayak olarak güzel organizasyonlarımız oldu.

Mustafa Çapraz: Ben 20 senedir bu işi yapıyorum. Bu derneğe katılmamdaki sebep bazı şeylerden fedakarlık etmek. Fedakarlık edip bu mesleği daha ileriye nasıl taşıyabiliriz, fikir alışverişi yapmak için katıldım. 7-8 aydır Davut Başkan ile beraberim. Meslek hayatımda daha farklı bir şekilde fedakarlık yaparak dernek için neler yapabiliriz çabasındayım. Bu derneğin organizasyonlarını sürekli takip ediyordum ve içinde bulunmak hep istemiştim.

Zafer Durmaz: Ben 21 yıldır mesleğin içindeyim. 1997 yılında Cemal Mısdılıoğlu Şura salonunda çok büyük bir organizasyon düzenlemişti. Dernekle ilk o zaman tanışmıştım. O zamanlar çok fazla eğitim düzenlenmiyordu. Çalıştığımız firmalar ile bu kadar yaygın eğitimler olmadığı için o şov da benim çok ilgimi çekmişti. O zaman bir maaşımı harcadığımı hatırlıyorum. Derneğin aktivitesiyle ilk o zaman tanışmıştım, çok ilgimi çekmişti. Çok meraklıydım gelişime. Çok geniş kapsamlı bir organizasyondu. Önce tanıştım. Aradan yıllar geçti, Cemal Bey’in yanında işe başladım. Davut Başkanımız gibi. Cemal Bey o zamanlarda Başkanlık yapıyordu. Derneğin içinde olduğum için aktivitelere gidiyorduk. Sohbetler, toplantılar düzenleniyordu. 15 kişi toplanıyor saç tasarlıyorduk. Kendimi derneğin içinde biraz daha yakın hissettim. 2009 yılında kendi salonumu açtığımda da üye oldum. Üyelikten sonra yine derneğin faaliyetlerine devam ettim.

Akın Akpolat: Mesleğe 1980 yılında başladım. 24 senedir salon işletiyorum. Uzun dönemden bu yana dernek ile birlikteyim. İki dönemdir de başkan yardımcılığı görevini üstleniyorum. Benim derneğe girme sebebim Cemal Bey’dir. Şimdi yönetimdeki görevimiz meslekle ilgili paylaşımların yapılması. Kuaförlere sadece esnaf değil, sanatkar ve usta olarak bakılması gerekiyor. Bununla ilgili kayıplarımız var gibi görünüyor. Kişisel gelişim ve kendimize güvenimizin artması bence her şeye değer.

Ali Özpolat: Derneğe 2005 yılında iştirak ettim. Derneğe geldiğimizde odadan göremediğimiz mesleki bilgileri paylaşma imkanı bulduk. Cemal başkanımız o dönem aktif olarak çok güzel şeyler yapıyordu. Bizim de ilgimizi çekiyordu. Nasıl girebiliriz düşüncesiyle ilk önce misafir, sonra üye oldum. Bizler mesleği ustalarımızdan görerek ve uygulayarak öğrendik. Donanıma sahip olmadık. Bu bizim için büyük bir sıkıntı oldu. Geldiğimiz noktada gör ve uygula değil de bilgiye ve tekniğe dayalı bazda uğraşıyoruz. Dernekte genel sekreterlik görevi yapıyorum. Daha önce Cemal Başkanımız ile yönetim kurulunda bulundum. Şimdi daha aktif genç beyinler olarak neler öne sürebilirize bakıyoruz.

Aydın Ulu: 27 senedir bu mesleği yapıyorum. 15 senedir de kendi salonum var. Daha önce de konuştuğumuz gibi kuaförlerin en büyük sorunu kendi salonundan çıkamamaları, mesailerinin uzun olması. Hep bir çalışma içerisindeydim, sadece kendi personelime bir şeyler vermek amacımdı. 15 sene böyle geçti. Bir patlama noktası olduğunu farkettim. Derneğimizin bir organizasyonu vardı. Davet edildim ve üye oldum. Üyelikten sonra arkadaşlarımın tavsiyesiyle yeni yönetimde yer aldım ve çok mutluyum. Yönetime girmek bana inanılmaz mutluluk verdi. Çünkü derneğe katacaklarım vardı.

Davut Özüduru: Cemal Bey’in yanında çalıştığım dönemlerde bu derneğin ne kadar değerli olduğunu, daha doğrusu bu mesleğin ne kadar değerli olduğunu gördüm. Benim hayallerim ve ideallerim vardı. 2004 yılında yanından ayrılıp, kendi yerimi açtıktan sonra 2008 yılında da derneğe üye oldum. 2009 yılında da yönetime girdim. Benim ana hedefim ve hayallerim var. Birçok kişinin hayali vardır ama benim daha farklı. Mesleki başarı değil. Sektörel başarıyı hedefliyorum.

Ankara Profesyonel Kuaförler Derneği ile yaptığımız söyleşinin tamamına Estetica Dergisi Ağustos-Eylül 2015 sayımızdan ulaşabilirsiniz…

  

Bilginin daha ulaşılabilir olduğu günümüz teknolojisinde kuaförlüğün dijital ortamdaki haber kaynağı hairist.com.tr’nin resmi mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

Wella TrendVision 2015 sona erdi!

0

39 ülke ve 69 yarışmacı

Kuaförlüğe ilham veren en önemli yarışmalardan bir tanesi olan Wella TrendVision, Berlin'de görkemli bir törenle ödülleri sahiplerine sundu. Tüm dünyada kuaförlerin sevgiyle kucak açtığı bir isim olan Patrick Cameron'un sunuculuğunu yaptığı törende en büyük alkışı tüm ülkelerin bayraklarının sahnede yer aldığı bayrak geçiti aldı.

Uluslararası jüri üyelerinin görev aldığı yarışma 2016 yılında Barcelona'da gerçekleşecek. Türkiye'den de katılımın olacağı yarışma için şimdiden hazırlığınıza başlayın!

İşte kazananlar:

RENKLENDİRME KATEGORİSİ

PLATİNYUM: Craig Clark (İNGİLTERE)

ALTIN: Patcharee Apirom (TAYLAND)

GÜMÜŞ: Guiping Zhang (ÇİN HALK CUMHURİYETİ)

BRONZ: James Fang (TAYWAN)

HALKIN SEÇİMİ: Alina Iulia Calin (ROMANYA)

 

GENÇ YETENEK KATEGORİSİ

PLATİNYUM: Anastasia Krupovich (LİTVANYA)

ALTIN: Mikaela Edwards (YENİ ZELLANDA)

GÜMÜŞ: Zoe Huang (TAYVAN)

BRONZ: Sonya Ratto (FİNLANDİYA)

HALKIN SEÇİMİ: Calogero Castellana (İTALYA)

Bu yıl internet üzerinden canlı yayınla geniş kitlelere ulaştırılan yarışmada online olarak da katılıp oy kullanma imkanı olmuştu. Etkinlik ve yarışmaya ilişkin detaylara Estetica Dergisi'nin Aralık-Ocak sayısında ulaşabileceksiniz.

Aşağıdaki Haber Galerisi bölümünde ise tüm finalistleri görme imkanınız bulunuyor.

 

Wella TrendVision 2015!

0

Wella TrendVision 2015

Wella TrendVision 2015 gerçekleşiyor…

Berlin'de gerçekleşen etkinliğe ait hashtag'ler: #insidewella #wellahair #trendvision #wellalife

Wella TrendVision 2015 etkinliği boyunca yaptığımız ve yapmakta olduğumuz paylaşımlara sosyal medya sayfalarımızdan ulaşabilirsiniz. Görsellerden örneklere ulaşmak için haber galerisini ziyaret edebilirsiniz…

 

Bilginin daha ulaşılabilir olduğu günümüz teknolojisinde kuaförlüğün dijital ortamdaki haber kaynağı hairist.com.tr’nin resmi 

mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Pratik salon ekipmanları

0

Küçük fikirlerle büyük rahatlık

Yurt dışındaki salonlarda daha yaygın olarak kullanılan ve Türkiye’deki kuaför salonlarında da yaygınlaşacak olan bazı ürünlerden derlemeler yaptık. Günümüzde gelişen teknoloji ile beraber küçük ayrıntılarla, salonlarda kullanabileceğiniz pek çok ekipman ve araç gerek var. İşinize dair küçük yardımlarda bulunabilecek bu ürünlerden bazılarını derledik. Hem sizin, hem müşterilerinizin hem de geleceğe temiz bir dünya bırakmanın yararına kullanabileceğiniz ekipmanlar:

Elektrikli folyo kesici: 21. yüzyılda hala kendi folyolarınız hazırlamakla vakit kaybediyor olmak istemezsiniz. Uzunluğunu, boyutunu ve miktarını ayarladığınız makine sizin için hepsini istediğiniz boyutlarda çıkartarak önünüze sunuyor. Zamandan, paradan ve enerjiden tasarruf edin.

Otomatik elektrikli süpürge: Siz saçları kesmeye başladığınızda o saçları temizler. Sessiz kullanımı ve rahatlığı ile nereyi temiz tutacağını bilen bu makine her kuaförün bulundurması gereken türden bir cihaz.

Ufak bir tekerlek teknolojisi: Salon ekipmanlarının tekerleklerine yapışan saçları temizlemek de büyük bir dert. Avusturalya’da özellikle salon ekipmanları için tasarlanmış saç tutmayan, kaymayan ve zemin çizmeyen tekerlek teknolojisi sayesinde salonlarınızda küçük fikirlerle rahatlığı bulacaksınız.

Sıcak havlu dolabı: İşte müşterilerinizin minnettar kalması için bir sebep. Ekstra efor sarf etmeden sizin için havluları ısıtıp hazır halde bekletebilen ürünler, özellikle lüks hizmet sunduğunuz müşterileriniz için hem steril hem de konforlu bir deneyim sağlayacak.

Otomatik renk karıştırıcı: Kıvamına ve süresine göre ayarladığınız renk karıştırıcılar sizin için boyayı homojen bir biçimde dağıtarak boya karıştırma zahmetinden kurtaracak. Taşınabilir ve kolay temizlenebilir olan ürünler kuaförlere farklı bir hizmet deneyimi sunuyor.

Gerçek rengi gösteren led aydınlatma: Özellikle renklendirme aşamasında salon ışığının önemini hepimiz biliyoruz. Hem elektirik tasarrufu sağlayan hem de doğru ışığı vererek rengi ortaya çıkaran bu cihaz salonların vazgeçilmezi olacak. Salonunuzun gün ışığı ile aydınlanmış gibi renkleri gösteren bu halinden müşterileriniz de çok memnun olacaktır.

  

Bilginin daha ulaşılabilir olduğu günümüz teknolojisinde kuaförlüğün dijital ortamdaki haber kaynağı hairist.com.tr’nin resmi 

mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Sektörün kucakladığı: Murat Bilen

0

KYANA markasının Türkiye, Kuzey Irak ve Kuzey Kıbrıs distribütörü Murat Bilen ile sektöre bakışını, ürünlerinin faydasını, şirketinin pazarlama stratejisini konuştuk….  

Sektörün yakından tanıdığı birisiniz. Sektörde geçmişiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sektörde yaklaşık 19 yıllık bir geçmişim var. 15 yıl Eczacıbaşı-Schwarzkopf’ta çalıştım. Sektörde ilişkiler çok güçlü. Ticari bağlar da bu şekilde ilerliyor. Bu yüzden Eczacıbaşı-Schwarzkopf’dan ayrıldıktan sonra yine kozmetik sektöründe ilerlemek istedim.    

Son 3 senedir de KYANA markasının Türkiye, Kuzey Irak ve Kuzey Kıbrıs distribütörlüğünü yapıyorum. Distribütörlük altyapıları oluşturarak büyümeye çalışıyoruz. İstanbul’da yaklaşık her ay 400 450 salona fatura kesiyoruz; 100 üst segment salon ile iş ortaklığı yapıyoruz. Ankara, Bursa ve İzmir ile distribütörlük görüşmelerimiz sürüyor.

Kuaförlüğün dünü, bugünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Salonlar eğitim anlamında fark yaratıyor. 5 sene öncesine kadar salonlarda sadece salon sahipleri eğitim alıyorlardı. Günümüzde salon çalışanları, resepsiyon görevlileri eğitim alıyorlar. Salonlar profesyonel bir şekilde kurumsallaşmak için yatırım yapıyorlar.

Günümüzde salon işletmeciliği önem kazanmaya başladı. Geçmişte kredi kartı çok fazla kullanılmıyordu, enflasyonun fazla olduğu dönemlerde her hafta ürünlere zam geldiği için tüketici, firma ve salon sahibi vergisiz kazançtan ciddi para kazanıyordu. Bu anlamda en çok zararı büyük salonlar görüyor. Günümüzde kuaför salonları, vergisini veriyor, sigortasız personel çalıştırmıyor, danışmanlık alıyor, muhasebecilerle, avukatlarla çalışıyor.  Salon sahipleri salonlarda çaldıkları müziğe kadar dikkat etmek durumundalar. Maliyetin getirmiş olduğu sıkıntıları günümüz ile karşılaştırdığımız zaman salonlarda personel sayısını azaltmaya kadar gidildi.  Salonların almış oldukları her 100 birimin %95’i maliyet anlamında vergilendiriliyor. Stopajsız kiralık yer tutulamıyor. Zam yapılmıyor. Haksız rekabet var.  Sektörün büyüklerinin bir araya gelip fiyat anlamında belirli çerçeveleri çizmesi gerektiğini düşünüyorum. Salon sahiplerinin bir araya gelerek prensip anlaşması yapmaları gerekiyor.

Gelecekte sektörün neleri beklediğini öngörüyorsunuz?

İlerleyen yıllarda kuaför salonlarının branşlaşacağını; renklendirme, kesim, manikür pedikür için farklı salonlar olacağını düşünüyorum. Butik ve konsept salonlar çoğalacak. Yurtdışında salonlarda şirket evlilikleri oluyor. Türkiye’de de A, B segment salonlar bir araya gelip, bir avukat ya da mali müşavir ile işbirliği altında iş yapabilirler.

Bilenler Kozmetik olarak kuaförlüğe sağladığınız fayda nedir?  Markayı nasıl konumluyorsunuz?

Distribütörlüğünü yapacağım markaya karar verirken dünyada birçok kozmetik firmasıyla görüştüm. Kanser kuaförlerde meslek hastalığı boyutuna geldi.  Kuaförler soludukları amonyak, kimyasal toz açıcılardan dolayı sağlıklarını tehlikeye atıyorlar. Bu nedenle bitkisel içerikli, organik bazlı, içeriğinde amonyak, paraben, ağır materyal, civa, kurşun içermeyen boyalarımız, papatya, badem, ısırgan içeren bakım ürünlerimiz tüketicilerin sağlığına yarar sağlıyor ve sektörde çok ilgi görüyor. Müşterilerden olumlu geri dönüşler olduğu için sadakatimiz artıyor. Potansiyel müşterilere bu tecrübeleri anlatarak büyüyoruz. Yeni salonlar ile anlaşmamız kolay oluyor. Günümüzde bilinçli tüketiciler kullandıkları ürünlerin içeriğini araştırıyorlar. Bu anlamda rekabetin farklı boyutlara taşınacağını düşünüyorum.

Ürün yelpazeniz hakkında bilgi verir misiniz?

Herboria MAX, Studio Expressions, KYANA Men, Life Box Hair Series, Salon Professional, Evo Zen Styling Series markaları altında renklendirme, bakım ve şekillendirme ürünlerimiz bulunuyor.  Kuaför salonunu ziyaret eden bir kadının saçının boyanmasından, şampuanına, saç botoxundan, boyasının silicisine kadar geniş bir ürün gamımız mevcut. En çok sattığımız ürün pigment önleyici oksidan. KYANA’nın ARGE departmanı  sürekli tüketici ihtiyaçlarını analiz ediyor ve bulgulara göre ürün geliştiriyor.

Kuaförler sizi neden tercih etmeli?

Diğer markalar ile karşılaştırıldığında bizim boyamız saça bakım yapıyor ve müşteri memnuniyeti sağlayan sonuçlar yaratıyor. Tüketici memnun olduğunda kuaförler de memnun kalıyor. Boyanın ekonomik ve kaliteli olması markayı tercih edilir kılıyor.  

Ürünleri salonlara 48 saat içerisinde anlaşmış olduğumuz kargo firmasıyla teslim ediyoruz. Kuaförler ürünleri kullandıktan sonra farkı anlıyorlar. Ürünlerimizin arkasında duruyoruz ve salonlara koşulsuz ürün değiştirme ve iade taaddüt ediyoruz.

Tüketiciler salon sahiplerini arayıp markamızı soruyorlar. Hamile kadınlar boyalarımızı doktor kontrolünde kullanıyorlar. Türkiye’nin her yerinden bizi arıyorlar. Saçını daha önce ürünlerimiz ile boyatan müşterilerimiz yazlıktayken bizden boya istiyorlar. Reçetesi ile Bodrum, Kaş, Antalya’ya ürün gönderiyoruz. Bu sayede müşteri sadakati artıyor. KYANA, Herboria markaları salonlarda bilinirlik kazanan markalar haline geldi. Önümüzdeki günlerde farklı pazarlama faaliyetleri de olacak. 

İlerleyen zamanlarda neler olacak?

Her sene İlkbahar Yaz, Sonbahar Kış trend koleksiyonları tasarlanacak. Bununla ilgili altyapı kuruldu. Tüketicilerin son trendleri takip etmelerini sağlayacak ve kuaförün ticari anlamda gelir sağlamasına olanak tanıyacak katalogları İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da bulunan büyük salonlarımızda davetiye eşliğinde paylaşacağım. Trend kataloglarımız çıkınca rekabetçi bir ortam oluşacak.

HAIRiST etkinliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

İki yıldır KYANA olarak HAIRiST etkinliğine katılımımız oldu. KYANA’nın sahibi HAIRiST etkinliğinin Türkiye’de sektöre yönelik dünya çapında gerçekleşen etkinlikler arasında fark yarattığını söyledi. HAIRiST her geçen sene yenilikçi konseptler ile izleyicileri büyülüyor.

hairist.com.tr hakkında ne düşünüyorsunuz?

Akıllı telefon ve i-pad’den takip ediyorum. Sektör hakkında gelişmeleri öğrenebiliyoruz. Gerçekleşen eğitimler, etkinlikler, son trendler hakkında bilgi edinebiliyoruz. Kuaförlük sektörüne fayda sağladığını düşünüyorum.  

Estetica Dergisi?

Estetica Dergisi kuaförler için bir kılavuz niteliği taşıyor. Sektöre dair aradıkları her şey dergide yer alıyor. Kuaförlere vizyon kattığını düşünüyorum.

Murat Bilen’ e teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.

 

Sizin ‘en’iniz var mı?

0

Sizin ‘En’iniz var mı?

Salonunuz en çok hangi yönüyle dikkat çekiyor. Tasarım mı? Ekip mi? Müşteriyi rahat hissettirmesi mi? İyi bir kuaför olmak zaten birinci şart peki bunun dışında bir ‘en’e sahip misiniz?

Kuaförlük sektörü bir yenilik sektörü ve günden güne büyüyor. Yenilikleri ve gelişmeleri takip edemediğiniz zaman ise yetişmekte zorlanılıyor. Kendinizi ve sanatınızı geliştirirken, mesleğinizi destekleyen başka konularla da mutlaka iç içe olmalısınız. Örneğin; müşterinin istediği servisi sağlarken içerisinde bulunduğu ortamı daha konforlu hale getirmek, müşteri ile birebir iletişim kurulduğunda onun taleplerini anlayıp cevap vermek. Yani başka bir şeyler de sunabilmek ama en iyi şekilde sunabilmek. Mesela göz zevkine en çok hitap eden salon tasarımına sahip olabilirsiniz ya da birbirleriyle ortak iş yapma konusunda; en iyi çalışmaları ortaya çıkaran bir ekip de olabilir.

Kısacası işin sanat boyutu ile beraber yürümesi gereken ele alacağınız bir çok konu var peki siz de düşünün, bunun dışında işletmeniz hangi özelliklere sahip? Salonunuzu öne çıkaran farklı özelliklere sahip olmak salonu her zaman üst seviyeye taşıyacaktır.

  

Bilginin daha ulaşılabilir olduğu günümüz teknolojisinde kuaförlüğün dijital ortamdaki haber kaynağı hairist.com.tr’nin resmi 

mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Wella TrendVision 2015

0

Wella için Berlin'deyiz!

Wella TrendVision 2015 ve Wella'nın 135.yılı için Estetica Dünyası Berlin’de olacak.

Dünya’nın dört bir yanından Estetica Almanya, İngiltere, Fransa, Amerika, İtalya, İspanya,Kore, Rusya ve Estetica Türkiye kuaförlüğün en seçkin yayını olarak; sektörün prestijli organizasyonlarından biri olan Wella TrendVision’u Berlin'de izleyerek okuyucularıyla paylaşacak.

Etkinlikle ilgili görselleri haber galerimizden takip edebilecek, ayrıca TrendVision’dan yapacağımız canlı yayınları Periscope üzerinden izleyebileceksiniz.

Wella TrendVision 2015 için takipte kalın… #Wellalife

Twitter: @hairistcomtr

Periscope: @hairisttr

Facebook: Hairist, Estetica Dergisi

Instagram: @hairistcomtr

 

  

Bilginin daha ulaşılabilir olduğu günümüz teknolojisinde kuaförlüğün dijital ortamdaki haber kaynağı hairist.com.tr’nin resmi 

mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

EsteticaForum Bursa gerçekleşti…

0

EsteticaForum Bursa

Mersin ve İzmir'in ardından Bursa'da EsteticaForum'un üçüncüsü, başkanlığını İlker Hüseyin Tan’ın yaptığı Bursa Kuaförler Odası'nın ev sahipliğinde, Bursa Yıldırım Faik Çelik Kız Teknik ve Meslek Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Moderatörlüğünü Estetica Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erkan Güzel ve MM Bahçecik Yönetim Kurulu Başkanı Metin Bahçecik üstlendiği EsteticaForum’da konuşmacılar; L’Oréal Profesyonel Ürünler Bölümü Genel Müdürü Emine Akad Gürpınar, L’Oréal Profesyonel Eğitim ve Organizasyon Müdürü Zeynep Atasoy, Hakan Köse ve Salih Pehlivan oldu.

Meslek örgütlerinin ve meslek örgütlerinde gönüllülük konularının ele alındığı EsteticaForum’a üç ayrı meslek lisesinden yoğun bir katılım gerçekleşti. Etkinlikle ilgili ayrıntılı bilgileri Estetica Dergisi Aralık-Ocak sayısında bulacaksınız.

Etkinlikten görsellere ulaşmak için haber galerisini ziyaret edebilirsiniz…

  

Bilginin daha ulaşılabilir olduğu günümüz teknolojisinde kuaförlüğün dijital ortamdaki haber kaynağı hairist.com.tr’nin resmi 

mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

 

Yenilikçiyim:Kemal Baykar

0

‘‘Yenilikçiyim ve yeni bir şey yapmaktan korkmuyorum.’’

hairistcomtr: Kuaförlük mesleğine ne zaman ve hangi salonda başladınız?

Kemal Baykar: İlk olarak kuaförlüğe Taksim Talimhane’de bir kuaför salonunda, on beş yaşındayken başladım. Sekiz ay gibi kısa bir süre orada çalıştım ve ilk defa orada sevdim mesleği. Sevdikten sonra ‘en iyi kuaför neresidir’ diye, araştırmaya başladım. Ben hep bunu savunuyorum, bir işi yapıyorsanız en iyisi olmalısınız. Ne iş yapılırsa yapılsın iyi olmak için çaba sarf etmek gerek, ortalarda bir yerde olmamak gerek. Evde kendinize bir tost bile yapıyorsanız, iyi yapmanız lazım. Bu mantıkla düşünerek ben de en iyi salonları araştırdım. O zamanlar zaten iki-üç çok iyi salon vardı. Ben de bu sebeple MM Bahçecik’e çat kapı gittim ve işe alındım. İlk çalıştığım salon benim için daha çok mesleği tanıma gibi olmuştu. Metin Bey’in yanında ise sıfırdan başladım ve 24 yaşına kadar orada kaldım. Askere gidene kadar Nişantaşı Bahçecik’teydim. Döndüğümde ise Ulus açılmıştı ve Ulus’ta devam ettim. Ortalama dokuz sene Bahçecik’te çalışmaya devam ettim. Bildiğim her şeyi orada öğrendim açıkçası ve ayrıldığımda da iyi yetişmiştim.

hairistcomtr: Mesleki serüveninizden bahsedebilir misiniz? Kendi salonunuzu açarken hangi yollardan geçtiniz?

Kemal Baykar: MM Bahçecik’te Mehmet Bey ve Metin Bey’le beraber çalışıyordum. Onlardan çok şey öğrendim. İkisinin de ayrı özellikleri vardı bana kattığı; Metin Bey iş disiplini ve işe yönelik öğretiler ile yol gösterirdi, Mehmet Bey’in ise daha çok hayata dair öğretileri vardı. Bu süreç sonunda askere gittim. Ben askerden geldiğim gün oraya ortak olacağım düşüncesiyle gelmiştim. Elimden geleni yapacağım ve buraya ortak olacağım fikri vardı kafamda. Fakat aynı zamanda Metin Beyler’in o dönemde küçük küçük ortakları olmaya başlamıştı. O küçük ortakların hiçbir zaman buna izin vermeyeceği hissine kapıldım. Metin Bey; ‘‘Ben Kemal’e ortaklık vereceğim.’’ dese de diğer ortakların buna engel olabileceği hissine kapıldım. Bu tamamen hissi bir şeydi. Ben de bu düşünce ile Diba’ya geçtim. Yoksa Metin Bey ve Mehmet Bey ile çalışmak çok keyifliydi. Diba’ya geçtiğimde 94 yılıydı ve o zamanlar yeni açılmıştı. Oraya usta olarak girdim ve bir sene sonrasında hissedar oldum. Orada Gülay Tiran ve Ertan Altun ile beraber çalışıyorduk. Oradan ayrıldığımızda ‘Cozy’ olarak 98 yılında üç ortak kendi salonumuzu açtık. Yaklaşık 2008’e kadar da ortaklığımız devam etti. Sonrasında Gülay’la ikimizin kaldığı bir dönem oldu. Bir dönem Erdem Kıramer ile de ortaklık yaptık ama çok kısa sürdü. 2009’da ise şu an işlettiğim salonumu açtım. Tek başıma bu salonda tekrardan start verdim. İki sene sonunda sadece bu salon da yetmedi ve üst katı aldık. Tekrar iyi bir çıkış yakaladık. Burayı ilk açtığımda biraz bağımsız ilerledi. Yaptığım işi duyup insanlar gelmeye başladı. Bu salonda sokaktan gelen müşterimiz hiç olmuyor. Çünkü bir tabelamız yok, aradayız ve bundan dolayı kapı müşterimiz yok. Böylelikle müşteri tamamen yaptığımız iş için bize geliyor.

hairistcomtr: Mesleğinize dair ‘dönüm noktası yaşadım’ diyebileceğiniz bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

Kemal Baykar: Evet böyle bir anım var. Bir hata yapmıştım. Çok çocuktum, gerçekten çok çocuktum. On altı yaşında MM Bahçecik’te çalışırken; burada iş alamıyorum mantığıyla, arkadaşımın abisinin salonuna gittim. Fakat Bahçecik’e özlemimi hiçbir zaman atamadım içimden. Tekrardan ustamın yanına dönmek istedim. Metin Bey ile bir şekilde konuştum ve sağ olsun affetti. Bu benim için bir dönüm noktasıydı.

Bir de benim için bir dönüm noktası daha vardır. Bizim Diba’dan ayrılma gibi bir niyetimiz yoktu. Hatta açıkçası ben New York’a yerleşmeyi düşünüyordum. Tamamen bütün hazırlığım bunun üzerineydi ve o zaman ev arkadaşım, eski ortağım Ertan ile Diba’dakilerle tartıştık. Bunun üzerine birdenbire işi bıraktık, orada takımlarımı bile unutmuştum. Arabalara bindiğimizde yardımcılarımızla arabada oturduk hatta dedik ki ‘‘Siz ne yapıyorsunuz, niye geldiniz. Bizim daha ne yapacağımız belli değil.’’ Böylece eve gittik ve oturup ne yapacağımızı düşündük. Ayrılan çocuklardan on, on beş kişi vardı ve gerçekten ne yapacağımız belli değildi. Bizim sektörde ayrılmak isteyenler bir yıl öncesinden hazırlık yaparlar, bu şekilde ayrılanlar çok olur. Hatta ben de yeni yaşadım bunun aynısını. Bizim hiç öyle bir şeyimiz olmadı. Biz bir süre evde oturduk. Bu da enteresan bir dönüm noktası olmuştu. Çizmek istediğim yoldan farklı bir yola sapmıştım.

hairistcomtr: HAIRiST?

Kemal Baykar: Hairist sahnesinin başka bir heyecanı vardı ve Hairist bir şeyin hâlâ başlangıcı. Böyle şeyler kar topu gibidir. Etkinliğin büyüyerek devam edeceğine inanıyorum ve her geçen yıl daha kaliteli bir organizasyon oluyor. Daha da kaliteli olacağına inanıyorum. Bence burada Erkan Güzel’in vizyonuna teşekkür etmek lazım. İyi ki böyle bir organizasyona start verdi. Belki başkaları böyle bir şey yapılamayacağını düşünüyordu. Erkan yenilikçiliği ile bir şekilde cesaret edip bu işe girdi ve böyle bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bunun için teşekkür ediyoruz.

hairistcomtr: Yakın zamanda salonunuzdan her salondan olduğu gibi ayrılanlar oldu. Bu konu hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Kemal Baykar: ‘‘Herkesin yolu açık olsun ve inşallah başarılı olurlar.’’ diyorum. Duygusal anlamda ise tabi ki üzülüyorsunuz. Beni biliyor benimle çalışanlar. Hâlâ bir şeyler vermek istediğiniz, o kadar yakın gördüğünüz, bir şeylerin sahibi olmasını istediğiniz insanın; bir şeyleri kırmadan, dökmeden gitmesi gerektiğine inanıyorum. Sizin onunla ilgili hâlâ duygularınız çok güzel iken, kırmamaları lazım.

hairistcomtr: Etiler’de kuaför olmak ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Kemal Baykar: Burası çok enteresan bir bölge. Her girdiğiniz sokakta en az sekiz tane kuaför var. Her apartmanın altında kuaför var. En pahalıyı da burada yaşayabiliyorsunuz, en ucuzu da burada yaşayabiliyorsunuz. Ben görüyorum on beş liraya boya yazmış, aklımda şöyle bir düşünce oluşuyor: ‘O zaman neden Etiler’de salon açtın?’ diye sormak istiyorum. Gerçekten herkes salon sahibi olmak istiyor ama burada bir salon açıyorsa belirli bir kriteri olmalı. Kendisine saygısından da yapmamalı. Yani bunu soruyor mu kendine gerçekten merak ediyorum. Etiler’in en ucuz kuaförü benim mi demek istiyor? Hedefi bu mu? Ben onların yerinde olsam, gerçekten iyi bir yerde çalışırım. Şu an da kazandığından çok kazanır ve daha çok ismi duyulur. Biz buraya yandaki apartmanlardan insanlar gelsin diye salon açmadık. Bu mantıkla ilerlememek lazım. Bizim buraya gelen müşterimiz Beykoz’dan da geliyor, Nişantaşı’ndan da geliyor, Bağdat Caddesi’nden de geliyor, şehir dışından, Bursa’dan, İzmir’den de geliyor. Siz zaten işinizi iyi yaptığınız zaman insanlar her yerden gelir. Tabi ki burası merkezi bir bölge ikinci köprüden, birinci köprüden insanlar daha rahat geçip gelebiliyor. Siz Etiler’de bir salon açıp ‘ya şu iki apartman bana gelsin’ diyorsanız orada zaten mantık hatası vardır. Bunu başka her yerde yapabilirsin.

hairistcomtr: Sektörel eğitimler hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin bu konuda yaptıklarınız nelerdir?

Kemal Baykar: Şimdi eğitime ulaşmak daha kolay. Salonda da mesela yabancı bir meslektaşımızı çağırıyoruz ve o eğitim veriyor. Markalarla konuşuyoruz ve onlardan sevdiğimiz eğitmenleri çağırmaları istiyoruz. Salon içindeki ekibimin eğitimine çok önem veriyorum. Onun dışında ben de yurtdışı eğitimlere katılıyorum. Açıkçası bu sektörde yaşınız kaç olursa olsun eğitimlere katılmak gerekli. Bir şey görürsün uygularsın, uygulamazsın ama onun size bir vizyon vereceği aşikardır.

hairistcomtr: Sosyal medya ve sektörün ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizlerin bu konudaki tutumları neler?

Kemal Baykar: Bizim salon olarak biraz geri kaldığımızı düşünüyorum. Gerçekten güzel işler yapıyoruz. Şovlar, çekimler ve benzeri. Sosyal medyayı bu anlamda hiç kullanamadık. Bir de beni rahatsız eden konu; insanlar çoğu zaman yapmadığı işleri paylaşıyor. Her zaman insanlar kendi yaptığı işleri paylaşmalı. Yani yapmadıkları işleri koyup paylaşmaları etik gelmiyor. Çabuk aldatabildiğimiz bir halkımız var fakat çok çabuk da uyanıyorlar. Bunları yapmamamız gerekir diye düşünüyorum. Biz ise, ben çok mükemmeliyetçi olduğum için sosyal medya paylaşımlarına bir türlü başlayamadık. Bu bir yapı meselesi ama şimdi ufak ufak ilgilenmeye başladım. Ayrıca müşterilerimizin paylaştığı fotoğraflar da bizim marka bilinirliğimizi arttırıyor. Sosyal medya doğru kullanıldığında bir dezavantaj oluşturduğunu düşünmüyorum.

hairistcomtr: Elinizde olsa kuaförlüğe dair neyi değiştirirdiniz?

Kemal Baykar: Kuaförlüğün marka değerinin müşteriler tarafından algısı gerçekten çok düşük bir seviyede. Türkiye’de özellikle kuaförlere insanların bakış açısı çok farklı, elimde olsa onların yurtdışındaki gibi saygı duymalarını sağlardım. Mesela Londra’da bir mağazaya girdiğinizde, bir şeye çok pahalıymış dediğiniz zaman, satıcı ‘‘Sen kuaförsün sen bu rakama almayacaksın da kim alacak.’’ diyor. Bu kadar saygı duyuyorlar. Siz orada kuaförüm dediğiniz zaman insanların gözünün içi parlıyor ve bir sanatkâr olarak yorumluyorlar. Türkiye’de ise maalesef öyle bir yeriniz yok. Bunun sebebi kendini geliştirmeye açık olmayan kuaförlerdir. Bu sadece saç kesme ile alakalı, fön çekme ile alakalı bir iş değildir. Yaptığınız iş zaten görsel bir iş. Dolayısıyla bu kadar görsellik olan bir işte kuaförler, maalesef kendileriyle ilgili içsel birikim ve donanımı geliştirmiyorlar. Elimde olsa bunu değiştirmeyi çok isterdim.

hairistcomtr: Mesleğinizde sizi başarılı kılan özelliğiniz nedir?

Kemal Baykar: Bence beni başarılı kılan özelliğim araştırmacı olmam. Ben ne yaparsam yapayım çok gözlemlerim, araştırırım, seyrederim. Her gittiğim yerden bir şeyler alarak gelirim hep başka bir fikir oluşur kafamda. Yenilikçi  olduğumu düşünüyorum ve insanların da söyledikleri bu. Yenilikçiyim ve yeni bir şey yapmaktan korkmuyorum. Yenilikleri her zaman benim salonumda görebilirsiniz.

hairistcomtr: Mesleğinizde yapmayı en çok sevdiğiniz şey nedir?

Kemal Baykar: Klasik olacak belki ama ben insanları değiştirmeyi seviyorum. Müşteri kendisiyle ilgili çıkış noktası bulamayıp bir değişiklik aradığında; onu komple kesimiyle, rengiyle değiştirmeyi çok seviyorum. Genel de kesim sevilir derler ama ucundan saç kesmek benim için çok fazla şey ifade etmiyor. Beni esas müşteriyi değiştirmek mutlu hissettiriyor.

hairistcomtr: Yeni yetişen kuaförlere buradan iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Kemal Baykar: Yeni nesil çok sabretmeyi bilmiyor. Sabırsızlar, hemen her şeyi elde etmek istiyorlar. Bugün on müşteriye sahip olup, yarın hemen yirmiyi istiyor. Bu 12, 13 diye gider. Biraz daha sabretmeleri lazım. Kendilerine ışık tutan insanları biraz örnek almaları lazım. Biraz dünyada kimler ne yapıyor, ben de onun gibi nasıl olabilirim diye çaba sarf etmeleri lazım. Bir şey olması için kimseye sihirli değnek değmiyor. Biraz kendi çabalarıyla bakmaları lazım. Bu işi en iyi nasıl yaparım hep ona bakmalılar. Yenilikçi olsunlar, biraz savaşçı olsunlar, hemen pes etmesinler. Zaten bu iş vizyon gerektiren bir iş. Onun içinde biraz araştırsınlar. Doğuştan bazı insanlarda daha fazladır bu tarz yetenekler ama araştırarak daha çok bilgiye, daha çok görselliğe ulaştıklarında vizyonları daha da genişleyecektir.

hairistcomtr: Keyifli sohbetiniz için teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.

 

  

Bilginin daha ulaşılabilir olduğu günümüz teknolojisinde kuaförlüğün dijital ortamdaki haber kaynağı hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975