Ana Sayfa Blog Sayfa 335

18. yüzyıl Fransa’sından esinlenen bir salon

0

18. yüzyıl Fransa'sından esinlenen bir salon

Londra'da bulunan Taylor Taylor adlı kuaför salonunun görkemli ve şık dekorasyonu 18. yüzyıl Fransa'sından izler taşıyor…

Büyük pencereleri, altın ve pirinç oymalı ahşap mobilyaları ile sizi adeta tarihin derinliklerine götürüyor.

Salon altın renklerdeki döşemeleriyle saç yıkama odası, çay salonu ve okuma köşesinden oluşuyor ve salonu süslü barok dönemine ait tablolar süslüyor… 

Yeni bir dekorasyon arayışına giren kuaför salonlarının ilham alacağı bir dekorasyon örneği…

Unutmayın salon dekorasyonunuz sizin de tarzınızı yansıtır…

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Dengeli bir hayat yaşamak mümkün mü?

0

Dengeli bir hayat yaşamak mümkün mü?

Son günlerde ailenize yeterli ve kaliteli zaman ayırdınız mı? Son dönemde arkadaşlarınızla birlikte güzel zaman geçirebildiniz mi? Yeterince uyuyup, iyi besleniyor musunuz? Spor yapabiliyor musunuz? Son zamanlarda hiç tanımadığınız insanların iyiliği için herhangi bir şey yaptınız mı? Eğer bütün bu sorulara “evet” cevabı veriyorsanız, gerçekten hayatını dengelemeyi başaran az sayıda insandan birisiniz demektir.

Cep telefonları hayatımıza girmeden önce, Cuma günü işten çıkan bir çalışana ulaşmak isteyenler, ona en erken Pazartesi sabahı ulaşabilirlerdi. O yıllarda çalışanlar, “eve iş getirmedikleri” taktirde, iş eve gelmezdi. Kıdemli büyükler gençlere, işten çıktıktan sonra, “fişi çekmelerini”, kafalarını boşaltmalarını tavsiye ederlerdi. O zamanlar iş ve özel hayat birbirlerine değmeyen iki dünyaydı. Terazinin iki kefesini dengelemek gibi, herkes bu iki dünyayı dengelemekten bahsederdi. Bugün artık birbirinden ayrı iki dünya kalmadı. Hepimiz işle özel hayatın iç içe geçtiği tek bir hayat yaşıyoruz. Kiminin hayatında çok iş var, kimininkinde daha az. Ama hayatında en az iş olan insanın bile özel hayatıyla iş hayatı birbirine karışmış durumda. Herkesin kendine göre bir “karışımı” var: bazıların karışımı koyu, bazılarınınki açık. Akıllı telefonların ve tabletlerin, cebimizde, çantamızda, başucumuzda olduğu bir dünyada, hayatın dengesini kurmak, eskiye kıyasla çok zor.

İş hayatı özel hayat dengesini kurmak için işbirlikleri yapmak gerekir. Türkiye’de çocuk sahibi olan genç anne babalar, anneanne ve babaanneler başta olmak üzere aile büyüklerinden ve akrabalardan destek alırlar. Yakın akrabalardan ya da parayla tutulan yardımcılardan alınan destekler, çalışan insanların dengeli bir hayat yaşamalarını kolaylaştırır. İşbirliği yapmasını bilmek, dengeli bir hayat yaşamayı kolaylaştırır.

Ama diğer taraftan bazı işler, insanın özel hayatını neredeyse yok edecek kadar talepkar olabilir. Kuaförlük te bu mesleklerden biridir. Yoğun ve yorucu çalışma saatlerinden dolayı kuaförler çoğunlukla kendilerine, arkadaşlarına ve ailelerine zaman ayıramamaktan yakınırlar. Nigel Marsh’ın dediği gibi, bazı işleri yaparken, iş-özel hayat dengesini kurmak mümkün değildir maalesef. Bazı işler, insanın bütün hayatını kaplar; başka bir şeye zaman kalmaz.

Her insan, kendine yaptığı başarı tanımına göre, şu ya da bu şekilde bir “denge” kurar. Bazıları Pazar günü birkaç saat ailesiyle birlikte olmaktan tatmin olurken, bazıları için dengeli bir hayat, iş sonrası her akşam evde eşi ve çocuklarıyla uzun saatler kaliteli zaman geçirmektir. Bazıları, işlerini bahane ederek evden uzaklaşmayı tercih ederken, bazıları evlerinde zaman geçirmekten mutlu olurlar. İş hayatı-özel hayat dengesi, mutlak bir kavram değildir; herkesin kendine göre bir denge anlayışı vardır.

Ama nasıl tanımlarsa tanımlasın, insanın dengeli bir hayat yaşaması için emekli olmayı beklemesi yazık olur. İnsan eğer bir denge kuracaksa, bu dengeyi ununu eleyip, eleğini astıktan sonra değil, henüz vakit varken kurması gerekir. İnsanın emekli olduğunda, çocuklar evden gittikten sonra, hiç arkadaşı kalmamışken, hiç hobisi olmamışken, kendine zaman ayırmaya başlamasının da hiç bir anlamı yoktur.

Dengeli bir hayat yaşamak, insanın sadece sevdiklerine, hobilerine ve tatile zaman ayırması değildir. Dengeli bir hayat yaşamak bundan daha geniş bir kavramdır. Dengeli bir hayat demek, iş, aile, hobiler, çevre ve toplumla anlamlı ilişkiler kurmayı başarmak demektir. Denge, insanın düşünsel, duygusal, sosyal ve manevi alanlarda bir uyum elde edebilmesidir. Kendine yeteri kadar boş zaman ayıran ama maalesef bendensel, ruhsal ve sosyal olarak hiç dengede olmayan insanlar vardır. Dengede olabilmek için, insanın bütün bu alanlarda tatminkar ilişkiler kurması gerekir.

Herkes dengeli bir hayat yaşamak gerektiğini söylese de, dengeli bir hayat yaşamak gerçekten çok zor. Bir alanda uzmanlaşmak ama aynı zamanda farklı alanlarda bilgi sahibi olmak, kendini geliştirmek, eş ve çocuklarla kaliteli zaman geçirmek, iyi uyumak, iyi beslenmek, spor yapmak, dinlenmek, tek başına kalacak zaman bulabilmek, hobilerle uğraşmak, arkadaşlara ve akrabalara zaman ayırmak, mümkünse toplum için faydalı işler yapmak… Bunların hepsini hakkıyla yapmak hiç de kolay değil. .

Bugün kiminle konuşursanız konuşun, şu ya da bu şekilde bu listedekilerden birkaçını hakkıyla yapamadığından yakınır. Hayat o kadar hızlı ve o kadar çok boyutlu ki, bütün bunların hepsine yetişmek için gerçekten yüksek düzeyde bir farkındalık, ne istediğini bilmek, seçici olmak ve zamanı etkin kullanma konusunda kararlı olmak gerekir.

Böyle bir hayat dengesi yakalamak elbette çok zordur ama hepimizin hedefi böyle bir dengeye ulaşmak olmalıdır.

Hayat ancak bunu başardığımızda yaşamaya değer olur.

Kaynak: www.temelaksoy.com

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

 

Mutluluğun avantajı

0

Mutluluğun avantajı

Çoğu insan mutlu olmak için hayatta başarılması gereken  önemli bazı konular olduğuna inanır. Meslek sahibi olmak, para kazanmak, aşkı bulmak, iyi ve uzun bir evlilik sürdürmek gibi önemli konularda başarılı olmanın mutluluk getireceğine inanır. Oysa bunların hiç biri doğru değildir. Maalesef hepimiz, mutluluğun kazanılması gereken bir ödül olduğu düşüncesiyle büyütüldük. Parayı, başarıyı, aşkı bulan insan mutlu olur zannettik. Mutluluğun insanın kendi elinde olan bir tercih değil, başarı sonrası kazanılan bir ödül  olduğunu belledik.

Harvard Üniversitesi’nden Shawn Achor,’a göre, hayatta başarılı olmak için önce iyimser ve mutlu bir zihin yapısına sahip olmak gerekiyor. Genel kural olarak mutlu olanlar başarılı oluyor. Bize öğretilen “çalış, başar, mutlu ol” formülünün ise geçerli olmadığını, tersine mutluluk konusunda bir yanılgı yarattığını söylüyor. Achor’un bulgularına göre hayatta elde ettiğimiz başarıların yüzde 75’i,  “zihinsel durumumuza” göre, yani iyimserlik seviyemiz ve stresi nasıl yönettiğimize göre belirlenir. Olumlu bir zihinsel yapısı olan insanlar, mutlu ve başarılı olurlar. Beyin olumu duygu ve düşüncelerle dolu olduğunda, dopamin üretir. Dopamin ise insanın zekasını ve yaratıcılığı yükseltir. Dopamin salgılayan beyin daha hızlı kavrayıp daha iyi öğrenir. Olumlu zihin yapısı ve mutlu bir ruh hali, beynin performansını artırır ve insanı başarılı kılar. Achor buna “mutluluk avantajı” adını veriyor.

Achor’un yaptığı araştırmalara göre insanların mutluluklarını artırmaları kendi ellerinde. Çok basit olumlu bazı alışkanlıklar edinerek herkes daha mutlu olabilir. Bir insan eğer her gün, şükran duyduğu üç şeyi bir yere yazarsa,  çevresindeki birine olumlu bir mesaj verirse, kısa da olsa meditasyon ve biraz egzersiz yaparsa mutluluk seviyesini önemli ölçüde artırabilir.

Olumlu bir zihin yapısına sahip insanlar hayatın her alanında daha yüksek performans gösterirler. Herhangi bir konuya olumlu bakmak, daha işin başından insanı başarıya yaklaştırır. Mutlu insanlar hayatlarının her alanında daha başarılı olurlar. Başarısızlığa uğradıklarında bile yaşadıklarından ders çıkarıp, yeniden yola koyulurlar.

Olumsuz duygular ise beyinde tehditleri algılayan amigdalayı harekete geçirir ve sorunlara çözüm getirmekten sorumlu olan prefrontal bölgeden enerji çalar. Stres, insan beyninin performansını düşürür, beynin çalışmasına engel olur.

Öfke, nefret, endişe, korku gibi olumsuz duyguları beslemek yerine onları zihnimizden atmak için çaba göstermeliyiz. Bardağın boş tarafını görüp, bir işin neden olmayacağına yoğunlaşmak; zorlukları, engelleri, tehlikeleri, olumsuzlukları öne çıkarmak kimseye  bir yarar sağlamaz. Bunun tam tersi bardağın yarısı boş bile olsa, boşlukları nasıl dolduracağına, engelleri nasıl aşacağına  odaklananlar, önünde sonunda bir yol bulur ve başarırlar.

Mutluluk başarıyı getirir.

Peki siz bu avantajdan ne kadar yararlanıyorsunuz?

kaynak: www.temelaksoy.com

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

İz bırakanlar: Amy Winehouse

0

İz bırakanlar: Amy Winehouse

Kendine has saç ve kıyafet stiliyle birçok modacının ilham kaynağı olan Amy Winehouse, tarzıyla ve yaptığı müzik ile büyük bir hayran kitlesi oluşturdu. Genç yaşına rağmen profesyonel müzik kariyerinin basamaklarını oldukça hızla çıkan Winehouse, 2011 yılında aramızdan ayrıldı.

Winehouse'un 'Beehive' olarak bilinen saç stili, uzun saçın kovan biçiminde toplanmasıyla ortaya çıkıyor. Bu saç modeli ilk olarak Audrey Hepburn, ardından da Amy Winehouse ile popüler oldu.

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Güçlü olmak mı cana yakın olmak mı?

0

Güçlü olmak mı cana yakın olmak mı ?

Bir insanın ilk kez karşılaştığı insanlara bile güven duygusu vermesinin altındaki neden nedir? Neden bazı insanlar, hiç tanımadıkları bir çevreye girdiklerinde bile herkesin dikkatini çekerler? Bu insanların kendilerine has, “özgül ağırlıkları” nereden kaynaklanır?

Biz, ilk kez gördüğümüz insanlar hakkında karar verirken, onların ne kadar güçlü olduklarına ve bu gücü nasıl kullanacaklarına (niyetlerine); ikinci olarak da bu insanların cana yakın olup olmadıklarına bakarız. Bu iki boyut, bizim insanlar hakkındaki yargımızı belirler.

Bir konuda kabiliyeti, becerisi olan insanlar bizi etkiler. Bir insanın bilgi ve deneyim sonucu elde etmiş olduğu beceri, bizde saygı uyandırır. İşinin ehli olan bir doktora, konusunu çok iyi bilen bir avukata, çok yüksek performans gösteren bir sanatçıya veya sporcuya saygı duyarız.İnsanın gücü ve niyetinin yanı sıra, o insanın ne kadar cana yakın, içten bir insan olduğu da önemlidir.  Bir insan karşısındakini ne kadar anlıyor (empati), ona ne kadar içten davranıyorsa, o insan o kadar sıcak bir insan olarak değerlendirilir. Kuaför salonumuza gelen müşterimizi samimi ve içten bir şekilde karşılamamız onda olumlu etkiler bırakacaktır.

Peki, bir insanın güçlü olması mı yoksa cana yakın olması mı daha etkili ve ikna edicidir? İnsanlar güçlü insanların mı yoksa cana yakın insanların mı peşinden giderler?

Harvard Üniversitesi sosyal psikologlarındaAmy CuddyMatthew Kohut ve John Neffinger, bir insan ne kadar yetkili, becerili ve güçlü olursa olsun, bu özelliklerinin insanları ikna etmeye yetmeyeceğini söylerler. İnsanlar, liderlerin hem güçlü hem de sıcak bir kişiliğe sahip olmalarını beklerler. Hem güçlü hem de sıcak olmak, insanlar üzerinde sihirli bir etki yaratır. Kendini olduğundan farklı göstermeye çalışmadan, kendini varlığıyla ortaya koyan bir insan kabalaşmadan, güvenle düşüncelerini ve itirazlarını ortaya koyar; eleştirileri cevaplar, hata yaparsa telafi eder. Liderler, insanları varlıklarıyla ve kendilerini ifade etme biçimleriyle ikna edip, harekete geçirirler. Salon yönetiminde de bu durum böyledir. Çalışma arkadaşlarımızla ilişkilerimizde sıcak ve samimi olmak bizi insan ilişkilerinde bir adım öne taşıyacaktır. İnsanın bütün benliğiyle kendini ortaya koyması, hem kolay hem de zordur. Kolaydır; çünkü en basit şey aslında insanın kendisi olması, açık yürekli, dürüst, iyi niyetli ilişkiler kurmasıdır. Sözünü dinletmek,  etkili olmak ve liderlik etmek isteyen herkesin,  “içtenlik-yetkinlik” dengesini oluşturması ve bunu doğru bir şekilde yansıtması gerekir. Eğer etkili olmak, insanlarla olumlu işbirlikleri kurmak ve birlikte değerli sonuçlar almak istiyorsak, işin esasının “olmak” ve “olduğun gibi görünmek” olduğunu bilmeliyiz.

İşinin ehli, sıcak ve içten insanların başaramayacağı hiç bir iş yoktur.

Konusunda yetkinliği olan, sahici bir insan, en etkili insandır.

 

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

 

Hollanda’dan misafirimiz var…

0

Hollanda’dan misafirimiz var…

Öncelikle avant garde ardından topuz çalışmalarıyla dikkatleri çeken bir isim: Yeliz Kaya. İlk çalışmaları Estetica Albüm’de yıllar önce yer aldığında bu röportajı yapacağımızı tahmin etmemiştik.

Yıllar sonra Selective Professional için gerçekleştirdiği seminerde tekrar karşılaşma imkanı bulduk ve hikayesini dinledik…

hairistcomtr: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Yeliz Kaya: İstanbul doğumluyum. 13 yaşlarında Avrupa’ya yerleştim. Hollanda’da büyüdüm ve gençliğim orada geçti. 30’lu yaşlarımın başında kreatif yanımı ortaya çıkarmak ve bir meslek edinmek için makyaj kursuna başladım ve ardından saç ile devam ettim. Ev hanımıydım ama güzellik tutkum vardı. Amsterdam’da saç ve makyaj eğitimi aldım. Hatta büyük bir başarı elde ettim. Birçok ünlü fotoğrafçı ve modacı ile makyaj üzerine çalıştım. Katalog çekimlerinde, catwalk’lar da çalıştım.

hairistcomtr: Kısa zamanda isminiz duyulmaya başladı. Nasıl oldu?

Yeliz Kaya: Bana ençok sosyal medya yardımcı oldu. Paylaşımlarım çok büyük ilgi gördü. Ve topuzlara da yönelmeye başladım. Sonra birçok teklif aldım. Kendi stilimi yarattım ve sosyal medya üzerinden çok güzel geri dönüşler aldım.

hairistcomtr: Eğitimlere nasıl başladınız?

Yeliz Kaya: Bu %60 yetenek %40 teknik ile ilgili bir konu. Londra, Azerbaycan gibi yurtdışından birkaç yerden teklif aldım. ‘‘Buraya gelip bize eğitim verir misiniz?’’ dediklerinde ilk başta biraz şaşırdım. Çünkü makyaj yapıyordum ve avangard saçlar yapıyordum. Tarzım tamamen moda dünyasına hitap ediyordu. Ardından yavaş yavaş başladım. Teklifleri değerlendirdim ama önce Hollanda’da bir iki okulda eğitim vermeye başladım. Hiçbir zaman kuaför salonunda çalışmadım. Sürekli eğitimle devam ettirdim.

hairistcomtr: O zaman kuaför olmadığınızı söyleyebiliriz?

Yeliz Kaya: Ben kuaför değilim, saç stilistiyim. Örneğin kesim yapmayı ve renklendirmeyi bilmiyorum ama saç şekillendirmeyi biliyorum. Ancak haftanın 7 günü eğitim vermekteyim. Hem yurtiçinde hem yurtdışında. Bana göre eğer profesyonel olmak istiyorsan bir işe yoğunlaşmalısın ve sürekli o işte kendini yenilemen gerekiyor. Yenilemediğin zaman gerilersin.

hairistcomtr: Salondan değil sosyal medyadan tanındınız.

Yeliz Kaya: İşimi yapmamda sosyal medyanın bana çok faydası oldu. Şu an bugün ben buradaysam ve insanlar beni tanıyorsa, sosyal medya sayesinde oldu. Dijital platform doğru kullanıldığı zaman o kadar iyi bir şey ki herkes bir anda tanıyabiliyor. Buradan Estetica Dergisi’ne de teşekkür ederim. Dört-beş sene önce yaptığım avangard saçlar yayınlanmıştı.

hairistcomtr: Bir de akademiniz var. Nasıl oldu?

Yeliz Kaya: Topuz eğitimlerine Hollanda’da birçok okulda ben bakıyorum. Sonra şöyle bir kanıya vardım. Gelenlerin %95’i benim için geliyordu. Ardından neden böyle bir akademi açmıyorum diye düşünerek kendime bir akademi açtım. 650 metrekare alana sahip bir spor salonunu bölümlere ayırıp akademi oluşturdum. Ayrıca Avrupa’da eksik olan bir şey daha vardı: Catwalk! Ve bu hiçbir akademide yoktu. Her şeyin profesyonel olması için bir de catwalk ekledik. Bu büyük cesaret isteyen bir işti ve yaptım. Benim bunu yapmamım sebebi ise öğrencilerimi yetiştirirken, makyajını yapsın, modelini giydirsin ve onu yürütsün ve yaptığı işi görsün istedim. Şu an yüzlerce öğrenci yetiştiriyorum ve en önemlisi şu ana kadar yetiştirdiğim bütün öğrenciler iş sahibi oldu. Genelde butik salonlar açıyorlar veya gelin stilisti oluyorlar. Bana yirmi yıllık kuaför de geliyor, 16 yaşında bir kız da geliyor ya da ev hanımı da geliyor.

Öğrencilerim mezun olduktan sonra bana ‘‘Yeliz Hanım sizin sayenizde bir mesleğim var ve para kazanıyorum.’’ dedikleri an bana yetiyor.

Akademi özellikle Türkiye’deki meslektaşlarım için de açıktır ve Türkiye’den isimlerle akademide eğitim vermesi için birkaç program hazırlıyoruz.

hairistcomtr: Yaptığınız işin sırrı?

Yeliz Kaya: Bu işte istek çok önemli. Ben bu mesleğe başlamadan önce kendime bir söz verdim, dedim ki: ‘‘Bir iş yapacağım, bu iş ile dünyayı gezeceğim ve herkes beni konuşacak.’’ Kendime güvendim. Sabahlara kadar çalıştım, çok emek verdim. Önce inandım, bir hedef belirledim ve o hedefe doğru gittim. Sürekli daha iyisi yapmak ve daha iyi yerlere gelmek istiyorum. Kendime ait bir misyonum var ve gelecek nesillere örnek olmak istiyorum.

hairistcomtr:Türkiye’den beğendiğiniz isimler var mı?

Yeliz Kaya: İlham aldığım ve işlerini takip ettiğim birçok isim var. Türkiye’de gerçek anlamda bu işi güzel yapan Adnan Serter vardır ki kendisi ile de ara ara iletişime geçeriz. Sibel Bircan bir kadın olarak çok güzel işler yapıyor ve tabii Damla Arı. Türkiye’de topuz denince aklıma gelen ilk üç isimdir.

hairistcomtr: Selective Professional için geldiniz. Neler söyleyeceksiniz?

Yeliz Kaya: Hollanda’da topuz denilince açık ve net söyleyebilirim ki akla ilk gelen isim benim ismim oluyor. Zaten dünyanın dört bir yanında eğitim veriyorum ve bunu bir kadın olarak başardım. Ben bunu her ülkede yapıyorum ama Türkiye’de eğitim vermek benim için bir ayrıcalık. Selective Professional ile tanıştım. Çok güzel işlere imza atacağımızı biliyorum. Son derece profesyonel bir organizasyondu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İzleyen kuaförlerden geri dönüşler de son derece olumluydu. Daha sık bir arada olmayı diliyorum.

hairistcomtr: Biz de size teşekkür ediyor, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyoruz.

Doğanın renkleri bu sergide

0

Doğanın renkleri bu sergide

Kimyasal renklerden uzak, sadece doğanın sunduğu renkler ile çok özel bir sergi için hazır mısınız?

ARMAGGAN Kültürel Miras ve Doğal Boya Laboratuvarı’nın (DATU) doğal organik yağlı boya desteği ile boya bitkilerin, boya böceklerin, deniz kabuklularının ve doğal organik lake pigmentlerin tuval ile buluşmasına tanık olacaksınız.

Karma resim sergisi 8 Eylül – 19 Kasım'da düzenlecek Armaggan Art- Design Gallery'de sergilecek. Sergiye katılan sanatçıların isimleri: Aysun Bozuklu, Betül Cankara, Desen Halıçınarlı, Doruk Pireci, Güneş Özmen, Hüseyin Rüstemoğlu, İrem Çamlıca, Neşe Çogal, Nilgün Sabar, Nilüfer Tokay, Sıla Gür, Sinem Kaya, Şevket Arık.

Adres: Valikonağı Caddesi, Süleyman Nazif Sokak No:38-40, Nişantaşı -Şişli, İstanbul / Türkiye

hairist.com.tr’nin

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Filiz Çelik-Alpeda Mobilya’dan salonlara yeni ürünler

0

Filiz Çelik-Alpeda Mobilya'dan salonlara yeni ürünler

Kuaför mobilyası denince akla ilk gelen Filiz Çelik-Alpeda markası farklı tasarım seçenekleriyle kuaför salonlarına yeni ürünler sunuyor.
 
Farklı tarzı ve yaratıcı çözümleriyle salonlara birçok ürün sunan Filiz Çelik-Alpeda'nın yeni berber koltuğu ve berber tezgahı ürünlerinin özellikleri:
 
Berber Koltuğu HERCULE A
 
 
1275+kdv (Eski fiyat 1975+kdv, %35 indirim)
 
Gövde: Dökme sünger üzeri deri kaplama
 
Ayaklar: Nikelaj kaplama hidrolikli ayak
 
Kolçaklar: Parlak boyalı metal üzeri deri kaplı sünger
 
Renk: Sadece siyah
 
Genişlik:63
 
Derinlik: 110
 
Yükseklik: 100/114
 
 
Erkek Tezgahı SMART CX MAN
2125 + KDV (eski fiyat 2900+KDV, %26 İndirim)
DİKKAT: Fiyat kişi başı fiyatıdır. Örneğin, 3 kişilik tezgah için 3 adet, 2 kişilik için 2 adet sipariş verilmelidir.
Gövde: MDF laminant kaplama üst tabla+Işıklı Ayna
Lavabo: Akrilik lavabo
Aksesuarlar: Açma kapama ve duş
Genişlik: 392
Derinlik:58
Yükseklik: 210
 
Ayrıntılı bilgi için tıklayın.
 
hairist.com.tr’nin resmi
 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  
İndirmek için tıklayın:   
 
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228
 
https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

Minimal ve cool bir görünüm için Vakkoroma

0

Minimal ve cool bir görünüm için Vakkoroma

Vakkorama Erkek, 2016-17 Sonbahar-Kış sezonunda, minimalist formları harmanlayarak yepyeni bir casual stil yaratıyor. Sezon trendlerini yansıtan iki ayrı tema ile tasarlanan Vakkorama imzalı ürünler ve dünyaca ünlü markaların en hit tasarımları, Vakkorama çatısı altında buluşuyor. Vakkorama'nın yeni sezona damgasını vuracak koleksiyonunun çekimi ise gençlerin Selfie çılgınlığından ilham alıyor. Selfie konseptiyle çekilen kareler Vakkorama'nın cool, dinamik ve özgün ruhunu yansıtıyor.

2016-17 Sonbahar-Kış Koleksiyonu’nu oluşturan “New Casual /Off Beat” ve “Elemental” temaları yeni sezonun ön plana çıkan trendlerini yansıtıyor. Vakkorama imzalı trendy parçaların yanı sıra dünyaca ünlü markalardan seçilmiş hit ürünler cool ve rafine bir görünüm sunuyor.

Vakkorama Erkek, 2016-17 Sonbahar-Kış tasarımlarını görmek için haber galerimizi ziyaret edebilirsiniz.

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

Yükselişe geçen ilham verecek 7 saç modeli

0

Yükselişe geçen ilham verecek 7 saç modeli

Sezonun en çok konuşulan defilesi Vetements'in fenomen haline gelen saç kesiminden, yıllar sonra zaman tünelinden fırlayıp karşımıza çıkan aslan yelesi ve mop-top'ın eğlenceli karışımına yükselişe geçen, en yeni 7 kısa saç modeli sizlere ilham kaynağı olacak.

1. Miranda Kerr'den kısa ve geniş dalgalarla romantik bir hava veren romantik bob modeli:

 2. Lotta Volkola Adam'ın imzası olan bowl-cut saç modeli, kısa kesimlere hayat veriyor:

3. Avustralyalı aktris Bella Heathcote'in ustura, küt kesim sayesinde ortaya çıkan yeni punk saç modeli:

4. Rihanna'nın minimalist ve güçlü tavrını ortaya koyan 'gerçek küt' modeli:

5. Model Ruth Bell'in kullandığı asker tıraşı:

6. Yükselen model Peyton Knight'ın aslan yelesi saç modeli:

7. Jennifer Lawrence'in asimetrik, katlı saç kesimi:

hairist.com.tr’nin 

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975