Contemporary İstanbul’da yedi çalışması sergilenen İhsan Oturmak işlerinde çoğunlukla figür kullanıyor.
Bazı benzerlikler uzak gelseler de birbirlerini çağrıştırmaları açısından kıymetlidir.
‘Beden’ ile ‘Tin’in birlikteliği canlının varlığı ile ilgili ise ‘Düşünce’ ve ‘Teknik’ de yapılan işin niteliğiyle ilgilidir.
Düşüncenin işleyişi ise her zaman için biçime yeni yollar, yeni alternatifler yaratmak için çalışmak zorundadır.
Bu nedenle İhsan Oturmak çalışmalarını yaparken formlardan uzak durmamaya çalışıyor. Çünkü yaptığı her şeklin aslında düşüncelerinin de şekillenmiş en sade hali olduğunu düşünüyor.
İşler sorunlarla ilgilidir. Sorunlar da hep insanlarla ilgili dolayısıyla Oturmak, var olan bütün problemleri figürlerin bedenlerine yerleştirmeyi seviyor. Böylece sorunu günlük yaşamda olduğu gibi objeleştiriyor. Figürler çoğaldıkça sorunun büyüklüğü merkezileşiyor ve izleyici üzerindeki etkisi artmaya başlıyor. Tabi bunun yanında çokluk kendinden bir sistematiklik getiriyor bu sistematiklik bir yerde var olan durumu anıtsallaştırır.
Bunun yanı sıra harfler, kelimeler ve cümlelerin varlığı fikirlerle ilgilidir. Havada dolaşan her ses resimde kendini bir harf olarak belirler. Böylece kalıcılığını belli bir dönem korumaya çalışır. Yalnız tebeşirli yazılar bu zamanın daha da kısalmış bir bölümünü simgeler. Bunlar biraz da erken biten yaşamlara benzemektedir. Silinmeleri yakındır.
Harflerin tekrar oranı bize figürler, zamanlar, mekanlar ve olaylar hakkında da ipucu verir. Bunların sıklıklarından haberdar eder.
Işık ise ne oblik ışıktır, ne de ışık kendindendir. Hem ikisini barındır hem ikisinden vazgeçer. Hem ışık bir yerlerden geliyormuş gibi gelir hem de sanki ışığı merkezden yayıyormuş gibi bir izlenim vardır. Bu aslında doğu ve batı ışığının karşı karşıya denk gelmesiyle açıklanır. Çünkü oblik ışık Batının ışığıyken Doğuda kendinden ışığı barındıran objeler vardır. Bu İhsan Oturmak’ın durum resimlerinin içeriğiyle de ilgilidir. Çünkü işlerde her zaman geleneksel olan ile modern olanın çatışması var. Yalnız renkler her zaman için saha görevi görür. Batı ile doğunun çatışmasına ev sahipliği yapar. Bu yüzden dingin daha pastel ve doymuşluktansa türsüzlüğe daha yakındır.
İhsan Oturmak
İhsan Oturmak kimdir
İhsan Oturmak 1987 yılında Diyarbakır’da doğdu. Marmara Üniversitesi Resim İş Öğretmenliği Bölümü’nden 2012’de mezun oldu. Çalışmalarında teklik ve biriciklik, militarizm, eğitim, ceza, inkılap ve ihtilal gibi konular üzerine eğilen sanatçı, bu kavramları açabilmek için 2011’den bu yana çeşitli bölgelerdeki köy okulları, camiler ve cezaevlerinde araştırmalar yaparak belge niteliği taşıyan materyaller topluyor. Rotary, Akbank Sanat ve Art Revolution Taipei gibi sanat yarışmalarında ödüller kazanan sanatçı 2012 İKSV Cité Internationale des Arts’da rezidans programına katıldı.
Katıldığı Önemli sergileri arasında
2016 Üç Kusurlu İşlem,-‘Aşiret,Mektep ,Mdeniyet Depo İstanbul (solo)
Schwarzkopf Professional ve Wella Professionals ile çalışan London Kuaför, Suadiye, 08.00- 20.00 saatleri arasında hizmet veriyor. London Kuaför, Suadiye, haftanın her günü müşterilere servis veriyor.
Adres: Suadiye Mah. Çolak İsmail Sok. No:25/1 Kadıköy / İstanbul
Randevu için: 0216 362 98 29
Siz de salon bul bölümümüze salonunuzu eklemek için hairistcomtr’ye üye olabilirsiniz.
Üye olmak için tıklayın: https://hairist.com.tr/profile/register/
Salon eklemek için tıklayın: https://hairist.com.tr/salon-ekle/
Haftanın salonu olmak ve sponsorlu öne çıkan salonlar arasında yer almak için Estetica Dergisi’ne abone olabilirsiniz.
Hüseyin Çavdar, DB Berdan defilesi için tasarladıkları saçlar hakkında bilgi verdi: “Yaklaşık üç sezon DB Berdan defilelerinde çalışıyoruz. Daha önce çok aykırı saçlar tasarlıyorduk. Peruklar kesiyorduk, maskeler kullanıyorduk, gotik, dönem saçları tasarlıyorduk. Bu sene konsept tamamen değişti. Çok doğal saçlar taradık. Saça doku kazandırarak, alın kısmından ense kısmına kadar dümdüz çok net bir şekilde doğal dalgalar yaptık. Sebastian Shaper Fierce Ultra Güçlü Sonlandırıcı Spray, Sebastian Craft Clay Biçimlendirici Mat Şekillendirici, Sebastian Dark Oil ve Sebastian Eruptek kullanarak saçları tasarladık.”
DB BERDAN, İlkbahar/Yaz 2018 koleksiyonunun konusunu yalan kişiliklerden alıyor. “Fake is The New Black” sloganının sıkça vurgulandığı baskılarla detaylandırılan tasarımlarda nefes alabilen koton kumaşlar kullanılırken, kalıplarda 2000’lerin uçurum göğüs dekolteleri, ekstra dar zincir ve piercing detaylı elbiseler, etekler ve ceketlerin yanı sıra; ultra bol, cinsiyetsiz kalıplar blok renklerle harmanlanarak grafik silüetler ortaya çıkartıyor.
Her sezon olduğu gibi bu koleksiyonda da iddiasını koruyan DB BERDAN, desenlerde kurtlar, yalan hayatı protesto edercesine hareket çeken eller, yalanlığın içinde kaybolmuş kızlar ve hipokrasinin çok moda olduğu dünyalar kullanırken; piercing detayları, blok renkler ve grafik siluetler tasarımlarına farklı bir boyut kazandırıyor.
Styling’de Studio11 ile işbirliği yapan ikili 2000’lerin yüzeyselliğine kat çıkma pahasına hazırlanan kostümlerde trashy zincir elbiseler, ultra düşük bel pantolonlar, kırmızı metalik zırh niteliğinde formlar, göğüs ucunda biten bluzlar, çakma çantalar, piercing kemerler dikkat çekiyor.
Koreografisi Öner Evez ve Yakup Biçer ile gerçekleşen defilede modellerin Hakan Kültür yönetiminde Kum Agency ekibinden çıkan makyajlarında naturel ve yüzünde hiçbir şey yokmuşcasına duran çilli suratlara zıt tene farklı dokular ve formlar veren jeller, işlemeli suratlar ve sürprizlerle hangisi yalan hangisi gerçek ortaya çıkıyor!
DB BERDAN’ın şovunda fark yaratan makyajlardaki renkler sponsor Flormar koleksiyonlarından çıkıyor. Flormar’ın maskaradan fondötene, kapatıcıdan kaş kalemine, eyelinerdan rujlara, ojelerden farlara kadar geniş ürün yelpazesi olan yeni koleksiyon “Snapstar” DB BERDAN’ın yeni koleksiyonuna eşlik ediyor.
DB BERDAN’ın bir klasiği haline gelen ve her sezon daha çizimler yapılırken dinlenen müzikler de, bu sezon kadın hiphop’a yer verilirken Redbull sponsorluğunda DJ Gökay Belen tarafından yeniden düzenlendi. Sanat Yönetmenliğini Orçun Mutlu’nun yaptığı ve Deniz Berdan ve Begüm Berdan direktörlüğünde hazırlanan videoda, saç-makyaj tasarımları Flormar ürünleriyle Chloe İmre tarafından yapıldı.
Ankara Oran Sitesi’nde bulunan Paris Kuaför Parkoran Şubesi, bünyesinde yer alan Wellness Beuty Spa Center ile yeni konseptiyle hizmet vermeye başladı.
Mimar Yasin Altıpat’ın tasarladığı Paris Kuaför Parkoran Şubesi iki sene önce açıldı. Geçtiğimiz günlerde salonun üst katında 300 metrekarelik bir alanda güzellik salonu faaliyete geçmeye başladı. Salonun üst katında gelin ve damatların arkadaşları ile birlikte hazırlanabilecekleri bir alan bulunuyor. 8 koltuklu gelin bölümü ve üç koltuklu damat bölümü ile müşterilere VIP hizmet veriliyor. Bu bölüm kına, nişan ya da düğün gibi özel günler için tasarlanmış. Wellness Beuty Spa Center’da müşteriler istedikleri gibi müzik dinleyebiliyor, içkilerini içebiliyorlar. Kendilerini ayrıcalıklı hissediyorlar.
Salon müşterisi, cilt bakımından, kuaför hizmetlerine, epilasyondan zayıflamasına kadar bütün servisleri alabiliyor. Salon sahibi Gürsel Deliktaş, “Müşterilerin zamanları çok değerli bu nedenle her servisi alabilecekleri bir salon arıyorlar. Gençlerin bizim konseptimizde bir salon arayışında olduğunu düşünüyorum. Müşteri memnuniyeti açısından güzellik merkezini yapılandırırken müşterilerin beklentilerine göre hareket ettik. Şimdiden ilk hafta bütün randevular doldu” şeklinde konuştu.
AKD Moda Günleri’nin ikincisinde sunum yapan, gelenekseli global olanla birleştiren moda tasarımcısı Özlem Süer, İlkbahar Yaz 18’koleksiyonu “D U E T – X” i Mercedes-Benz FashionWeek İstanbul kapsamında gerçekleştirdiği defileyle moda dünyasına tanıttı.
Sabit Akkaya ekibinin lideri Sabit Akkaya saçlar hakkında bilgi verdi: “Natürel, sokak stilinden ilham alan saçlar tasarladık. İri dalgalar taradık. Kapüşon tarzı aksesuarlar vardı. Sebastian Eruptek, Sebastian Potion 9 ve Sebastian Dark Oil ile saçlara şekil verdik.”
DUET X adını verdiği koleksiyonunda Özlem Süer, modern ve geleneksel çizgileri bir arada kullanarak çoksesliliğe yer verdi. Süer ilk defa erkek koleksiyonunu beğeniye sundu.
Açılışını ünlü model Özge Ulusoy’un yaptığı ve Miss Turkey güzellerinin de podyumda yürüdüğü defilede Özlem Süer şifon, ipek, jakar, dantel gibi farklı kumaşlar ile çağın hızını yakalayan teknolojik kumaşları bir arada kullanarak sezona bambaşka bir heyecan getireceğinin sinyallerini verdi. Koleksiyonda turkuaz, turuncu, fuşya gibi canlı etkilerle beraber su yeşili, mürdümler, vintage goldlar, doğaya dönüşü simgeleyen toprak tonları, antrasit etkiler de yer aldı.
Moda ve Rap ‘DUEX – X’ de Bir Arada!
Özlem Süer, alışılagelmişin dışına çıkarak ‘DUEX – X’ koleksiyonunu canlı rap performansı eşliğinde sundu. Bir ilk olan ve koleksiyonun ruhuna da yansıtan fikir moda haftasının ön plana çıkan işlerinden oldu. Başarılı “Rapper”lar: Da Poet ve Kamufle RedBull.com işbirliğiyle geceye özel hazırladıkları “mix”ler ve sahne şovlarıyla büyük alkış aldı. Backstage için hazırladıkları özel yerleştirmeyle Lazzoni Mobilya yaratıcı görsellere ev sahipliği yaparken, Aigner çantalarla yapılan styling elbiselerle uyum içindeydi. Backstagede modeller Pierre Fabre ürünleriyle ciltlerini yeniledi.
İrlanda‘da yaşayan Ümit Kutluk, Türkiye’deki ilk defilesini Mercedez-Benz Fashion Week Istanbul’da hayatın akışında özünü koruyan, renklerini muhafaza eden kadından ilham alarak tasarladığı 2018 İlkbahar-Yaz koleksiyonu ile sundu.
Yıldırım Özdemir ekibi, Kariyer Eğitim Kurumları ve Wella Professionals işbirliği ile Ümit Kutluk defilesi için romantik ve yumuşak görünümlü saçlar tasarladı.
Ümit Kutluk’un doğal ve sofistike olan bir tasarımları olduğunu belirten Yıldırım Özdemir ekibinin lideri Alp Tuşe, biz de saçları kıyafetlere göre tasarladık diyerek saçları anlattı. “Saçlarda hafif bir hacim ve su dalgasının hissedildiği bir akım yarattık. Kıyafetde de aynı akım devam ediyor. Saç tasarlarken Sebastian Drynamic Aerosol Kuru Şampuan, Sebastian Shaper Fierce Ultra Güçlü Sonlandırıcı Spray kullandık.”
Koleksiyon hikayesinde içte, doğada canlanma ve kendi özünü bulma temaları üzerinden yola çıkan Ümit Kutluk, 2018 İlkbahar-Yaz Koleksiyonunda kadınların iç dünyasına dönüşünü ve özgürlüklerini vurguluyor. Tasarımlarında çokça kullandığı çiçek ve kuş detayları ise doğadaki özgürlüğü ve canlılığı simgeliyor.
50 parça ve 30 looktan oluşan koleksiyonda, ipek krepler, şifonlar, organze ve saten kumaşlar üzerine özenle işlenmiş nakış aplikeler, boncuklar ve tek tek elde işlenmiş tüyler ön plana cıkıyor. Koleksiyonda ana olarak beyaz, krem, pembe, pembe tonları, sarı ve mavi renklerin kullanıldığı görülüyor. Dikkatlice kullanılmış renk geçişleri ve kumaş seçimleri tasarımları özel kılıyor. Özgün çizgiye sahip elbise, pantalon, bluz, gömlek ve tulumlardan oluşan koleksiyonda değişik formlarda ayrılmış kol ve yakalar kıyafetlere aksesuar niteliğinde kombin olanağı ve özgür hareket imkanı sağlıyor. Kumaşların kendi yapısına uygun kesimler ve tasarımlar, elbiselere doğal akış imkanı veriyor.
Ümit Kutluk’un Mercedez-Benz Fashion Week Istanbul’da sunduğu defilesinde makyaj MAC, müzik Redbull ve defile alanında koleksiyona uygun olarak hazırlanan koku MG International Fragrance Company sponsorluğunda gerçekleştirdi.
Toni&Guy Artistik Takımı ‘nın tasarladığı çağdaş saç koleksiyonu pop art akımından etkileniyor. Cüretkâr, cesur hatları olan koleksiyonda fütüristik saç stilleri dikkat çekiyor. Uzay çağından ilham alan koleksiyonu haber galerisinden inceleyebilirsiniz.
Saç: Toni&Guy Artistik Takımı Styling: Jana Bartolo Makyaj: Chereine Waddell Fotoğraf: Elizabeth Kinnaird
Bu haftaki kapağımız Aveda Global Fashionista Fotoğraf Yarışması’nın 2017 birincisi Erdem Kıramer Akmerkez’den Tuğçe Yılmaz’a ait.
Tuğçe Yılmaz’ın tasarladığı bob saç stili modern, doğal ve sade dokusu ile öne çıkıyor.
Saç tasarımı hakkında Tuğçe Yılmaz ile konuştuk.
‘Renklendirme işlemine saçı dekolere yaparak başladım. Yaklaşık 4 saat süren bir açma işlemi daha sonra gri formülü hazırladım. Saçı gri yaptım en son aşama başın tepe bölümüne yuvarlak bir kısım ayırdım ve mavi bir formülle ince ince mec attım. Bütün işlemde Aveda boya kullandım ve ilham kaynağım mükemmel ülkemin en nadide yeri olan Antalya/Kaş Kaputaş Plajı oldu.’
Estetica Dergisi'ne abone olmak için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.
İki koltuklu bir salondan, tarihi köşkte 1300 metrekarelik bir alanda kuaförlük…
Geçtiğimiz sene Mimar Yasin Altıpat’ın tasarladığı ve Şaşkınbakkal’da bulunan Ebil Saç Tasarım 19 ülkeden 83 salon arasından en iyi 9 salon tasarımından biri seçilmişti. Bu sene de Atölye Moda’nın tasarladığı Ziverbey’de bulunan Toprak Şeker Kuaför, Estetica Design ve Paris Mondial Fuarı desteğiyle belirlenen jüri tarafından Paris’te düzenlenen yarışmada dünyanın en iyi 12 salon tasarımlarından biri olarak seçildi.
En yenilikçi ve fark yaratan tasarımlara göre Avrupa, Amerika, Japonya ve Avustralya’dan 19 ülkeden 137 farklı salon değerlendirildi.
Dünyanın en iyi salon tasarımları arasında Polonya Poznań’dan AirHair Team, Polonya Rzeszów’dan Atelier Fryzjerstwa Marcina Kasprzaka, Amerika Los Angeles’dan Estilo Salon, Almanya Berlin’den Haarwerkstatt Black Label, Japonya Chiba’dan Hair Do Salon, İngiltere Londra’dan Josh Wood Atelier, İtalya Milano’dan Les garçons de la rue, İtalya Desenzano del Garda’dan Omar Bertasi, İngiltere Derry’dan RoCo Salon, Avustralya Sidney’den Royals Hair Hornsby, Türkiye İstanbul’dan Toprak Şeker Kuaför, Almanya Berlin’den Udo Walz Coiffeur geliyor.
Polonya Poznań’dan AirHair Team
Polonya Poznań’dan AirHair Team
Polonya Poznań’dan AirHair Team
Polonya Poznań’dan AirHair Team
Polonya Poznań’dan AirHair Team
Toprak Şeker Kuaför
Toprak Şeker Kuaför
Toprak Şeker Kuaför
Toprak Şeker Kuaför
Toprak Şeker Kuaför
Toprak Şeker Kuaför
Toprak Şeker Kuaför
Toprak Şeker Kuaför
Toprak Şeker Kuaför
Dededen toruna devam eden antika restorasyonu konusunda uzman Atölye Moda’nın uzmanlığıyla görkemli bir kuaför salonuna dönüşen Ziverbey’deki Beyaz Köşk, Türkiye’de bir ilk olarak şimdi Toprak Şeker kuaförlük markasına ev sahipliği yapıyor.
Kuaförlüğün değişen yüzü içerisinde villaların ardından tarihi bir köşkte bir kuaför salonu bulunması sadece markanın değil sektörün de başarısını simgeliyor.
‘Toprak Şeker aradı ve böyle bir yer tuttum dedi. İçeriye girdik. Elimizdeki malzemeleri kullanmayı düşündük ama mekanın ruhu buna izin vermedi. 3 katının toplamı 700 metrekare ve bahçesiyle birlikte 1150 metrekare olan köşkün içi boştu.
Ruhuna uygun yapalım istedik. Bahçede hiçbir şey yoktu yeşillendirdik.
Girişteki koltuk 155 senelik bir koltuk. Antikacıların evinden gelen, bizim özel toplamalarımız var. Biz her eski koltuğu almıyoruz oymaları, karakteristik özellikleri olması gerekiyor. Kapı girişindeki iki berjer Fransız berjer. İçerideki yeşil koltuk barok. Avizelerde Maria Teresa kullandık.’ sözleriyle Ferdi Yozgat ilk günkü heyecanla aşamaları anlatıyor.
Köşk fikri nereden geldi?
Toprak Şeker: Ardı ardına mevcut iki salonum için de yıkım kararı çıktı ve hep otopark sorunu yaşadım. Feneryolu’nda tarihi bir köşk vardı. O dönem ona gücüm yetmedi ama hep de içimde kaldı. Bir gün geçerken köşkü gördüm. Mail attım, dönüş yaptılar. Kafamda üç şey vardı han tutmak, tekne almak ve daha niş çalışmak beylerbeyinde müstakil bir yer tutmak. Çünkü bölgeden, dükkâncılık kültüründen sıkılmıştım. Bölge değiştirdik, 6 km uzağa taşınmış olduk. Çok büyük bir riskti. Ancak Türkiye’de örneği yok. Müstakil olarak olsa da tarihi bir benzeri yok. Anıtlar Kurulu olduğu için her şeyi düzgün yapmalısın: Çaktığımız çivinin ne kadar girdiğini hesaplayarak yaptık. Doğal olarak her istediğimizi yapamadık.
Spot kültüründen biraz uzaklaşmak istedik. Retro bir tarz oluşturalım, köşkün orijinalini yaşatalım istedik. Eski projeyi aldık perdesine kadar aynı yaptık. İnsanlar evine geliyormuş gibi hissetsin istedik. Hedef kitle belli. Geldiği zaman da mutlu oluyor.
Estetica: Dikkat çeken neler var?
Ferdi Yozgat: Karşı tarafta saç analizi için bir bölümümüz var. İki tane gelin odamız var. Birinde beyaz, diğerinde bordolar hakim. Gelin odaları için otel suite’i gibi bir alan olsun istedik. Gelin geldiğinde tüm ikramlarımız var. Ailesi ile beraber giriyor içeriye ki giriş bölümünün en güzel özelliklerinden birisi bu oldu. Oradan yılda 80 tane gelin çıkıyor.
Merdivenden yukarı çıkarken bir Atatürk büstümüz bahçede girişinde at heykelleri var.
Üst katın orta yerinde ışık alan ve yansıtan oniks mermer gece lambası gibi de olabiliyor. Ortamı aydınlatıcı bir özelliği var. 700 kilo ağırlığında.
Pencere kısmında Anka kuşu desenli dekoratif eşya kullandık. Yukarıda toplam 22 tezgahımız var. Tüm tezgahlarda antik ayna kullandık ve orijinal varak yaptık. Perdelerde kadife kullanarak içeriyi biraz daha sıcaklaştırarak ev havasını kazandık.
Tezgahlara ciddi bir aralık vererek birbirlerinden rahatsız olmalarını engelledik. Frida, Marilyn Monroe vb resimleri sandalyelere baskı press yaparak kullandık. Yıkama üniteleri ise ayrı bir odada yer alıyor.
Toprak Şeker: Daha önceki salonumda ayrı bir yer tutup orayı yıkama alanı yapmıştım. Yıkama ünitelerinin ayrı yerde olmasından yanayım. Orası bağımsız olsun, orada başka bir müzik olsun istedim. Kimi zaman renk tutmuyor. Boya getiriyorsunuz o anda ve orada bir telaş oluyor. Yıkama yeri bir kuaför salonunun en temiz olmayan yeridir. O odanın ayrı olması benim için çok iyi oldu. Girişte bir tane, üstte bir tane bodrumda 6 tane tuvalet olmak üzere köşkte 8 tane tuvalet var. Tuvaletlerde her şey dokunmatik ve kendi doğal dokusunda.
Toplam 38 kişi çalışıyor. Aynı anda 22-25 arası misafir ağırlayabiliyoruz. VIP alanlarla beraber toplam 30 kişiye hizmet verebiliyoruz. Günde toplam 80 müşteriye hizmet verebiliyoruz.
Müşteri tepkileri nasıl oldu?
Toprak Şeker: Köşkte çalışmaya başladığımız gün ilk müşterim 14 yıllık bir müşterim oldu.
Birçok müşteri korkarak giriyor. Buranın kuaför olduğuna inanmıyorlar. 3 ay tabela izni alabilmek için uğraştık. Bir köşk var ama oranın Toprak Şeker olduğunu kimse bilmiyordu. Anıtlar Kurulu’ndan onay çıkana kadar tabelayı bekledik. Nitekim tabelaya onay çıkmadı. Köşkün duvarına asamazsınız dediler. Tamam dedik, biz de dış bahçeye uygulayalım dedi. Şu anda gelen müşteriler olumlu tepki veriyor. Çünkü hem mekan güzel hem de verilen hizmet iyi.
Elbette gelmeyenler oldu. Çekindikleri için, lokasyon değiştiği için ama üstüne eklenenler de bir o kadar oldu. Bir kısmı oranın ihtişamını kabul etmedi.
Önceden ertesi güne randevu veremezken o randevu defteri 10 gün sonraya sarkmaya başladı. Bir kitle korktu ama gelmek isteyen çok fazla yoğun bir kitle de var. Bir köşk var orada ve iyi hizmet de veriliyor. Şu anda gelmek görmek isteyen insanlar var. Hizmet alıp arkadaşını getiren çok müşteri var.
Sunduğunuz hizmetin bir köşk içinde yapılıyor olmasının etkisi?
İyi hizmet alıyorlar. Kendilerini özel hissediyorlar. Olumlu olumsuz bir sürü yorum oldu. Ortaya ruhunu koymuşsun, çocuğun gibi almışsın, sıfırdan getirmişsin. Bu mesleğe başladığım yer de belli. İki koltuklu bir yerden başladım. Bugün buradayım şu anda ve insanlar da buna saygı gösteriyor. Seni motive ediyorlar. Gerçekten böyle bir hizmet böyle bir mekan yok diyorlar. Yaptığın iş ile de pekişince maddi olarak da karşılığını alınca daha iyi ne yapabilirim diye düşünüyorsun. Bali’den iki tane masöz getirerek gün boyunca refleksoloji, masaj yapsın ve insanlar bundan ücretsiz yararlanabilsin planım var.
Toprak Şeker değil de başka bir kuaför bir böyle bir şey yapsaydı ne hissederdin?
Toprak Şeker: Ben hırslı bir insanım. Bir insan bunu yaptıysa ben daha iyisini yapabilirim diyorum. Yapılmışı varsa da Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek yok. Daha büyük hedefler konabilir. Bitti mi? Bitmedi! Neden bir boğaz yalısında bir kuaför olmasın ki? Bunu eninde sonunda yapacağım ya da bir başkası yapacak.
İyi ki kuaför oldum diyor musunuz?
Toprak Şeker: Bu hayatı bana kuaförlük verdi. Gittiğim her yerde gururla ben kuaförüm diyebilirim.
Mimari Uygulama: Atölye Moda – Fotoğraflar: Koray Polat
Detayları Estetica Dergisi Yaz 2017 Sayısı’nda bulabilirsiniz.
Asimetrik kesimler, hacimli saçlar… Mayte Garrote koleksiyonunda sade ve şık saç modelleri tasarladı. Kışkırtıcı güzelliğin yansımaları, fütüristik stiller koleksiyonda öne çıkıyor. Sıra dışı kesim ve renklendirme teknikleri ile dikkat çeken koleksiyonu salonlarınızda kendi tarzınıza göre uyarlayabilirsiniz.
Modern görünümleri incelemek için haber galerisini ziyaret edebilirsiniz.
Saç: Mayte Garrote @ Different Estilistas Makyaj: Alex Alva
Styling: Eunnis Mesa