Alter Ego Italy, benzersizliğini ifade etmek isteyen tüm kadınlara adadığı yeni 2023 saç koleksiyonu Y.O.U., YOUR ORIGINAL UNIQUENESS (Sen, Senin Eşsiz Bençerliğin) ile günlük olarak rahatça kullanabileceğiniz dört alternatif görünüm sundu.
Çoğu zaman kadınlar kendilerini sert bir şekilde yargılar, kendilerini hafife alır ve yetersiz hissederler. En önemli şey, çeşitliliğin dünyayla birlikte yüzleşmek için bir fırsat olduğunu anlamaktır. Çağdaş kadınları hedefleyen, incelik, zarafet, sürdürülebilirliğe gösterilen özen ve kişisel bakımı bir araya getiren bir profesyonel saç ürünleri markası olan Alter Ego Italy, amacını kadınlara kendi benzersizliklerini hatırlatmak olarak tanımlıyor.
You, dört kadının temsil ettiği dört görünümün etrafında dönüyor. Her biri bize kendi imgesi aracılığıyla kim olduğunu anlatıyor. IRENE dürtüsel, enerjik ama hassas ve sürekli kendini yeniden keşfediyor. SALLY azimli ve zarif, canlı ve yaratıcı. Güçlü kadın CINZIA, başarılarını ve zayıflıklarını stiliyle anlatıyor. Her zaman pozitif olan URSULA, hayatını tam bir özgürlük içinde yaşıyor.
IRENE Bz kahverengi, sıcak ve eriyen, yanardöner yansımalarla zenginleştirilmiş, onu son derece parlak yapan bir gurme rengidir. Tonların kombinasyonu mükemmel bir uyum yaratıyor, cildi güzelleştirip yüze parlaklık veriyor.
Saçın hacmini ve hareketini artıran farklı kesim, kat ve ayırma tekniklerinin bir kombinasyonu. Kakül, görünümü dinamik ve güncel hale getirerek ona karakter kazandırıyor.
Alter Ego Italy
SALLY Onun için güzellik demek özgürlük demek. Egzersiz yaptığında kendini iyi ve özgür hisseder.
Kıvırcık, saçlar için ideal olan canlı bir renk tonu: macenta, yılın rengi. Renk tekniği ve kesim çizgisi mükemmel bir uyum içinde, son derece doğal bir denge oluşturuyor.
Buklelerin doğallığı, her bir buklenin ayrı ayrı çalışmasıyla artıyor. Sonuç, bir yuvarlaklık ve belirginlik kazanan hacimli saçlar.
Alter Ego Italy
CINZIA Onun için güzellik, özgüvenli hissetmekle eş anlamlı. Kişiliğiği karakterize eden şey güçtür.
Canlı ve renkli kişiliği ile onun enerjisi rahatsız edici bile olabilir. Birbirini izleyen tonlar ışıltılı bir gölge oyunu yaratıyor. Saçını hareketine bağlı olarak, etki her zaman orijinaldir, çünkü yaratıcılık onun güçlü noktası.
Alter Ego Italy
URSULA
Gerçek güzelliğin iç güzellik olduğunun beyanı gibi bir kadın. İyi bir yoga ve pilates dersinden sonra kendisii güzel, enerji dolu ve yenilenmiş hissediyor. Hayata pozitif bakıyor.
Tonlarla oynamak, saça derinlik katar. Sıcak sarı ve açık sarı, bu altın kahverengini ışıltılı ve karşı konulmaz kılıyor. Saça yoğunluk ve hareket kazandıran doğal bir sonuç. Zarafet ve sadelik, çok yönlü ve sofistike bir görünümde özgürce ifade buluyor.
Candice McKay, dünya çapında yaratıcılığı ve uzmanlığıyla tanınan başarılı bir kuaför. Kimi zaman ultra dişi kimi zaman da maskulen hatlarla dikkat çeken saç kesimleri, tüm dünya kuaförlerine ilham vermeye devam ediyor. Güney Afrika’da doğan ve şu anda Avrupa’da yaşayan Candice, Davines International Artist ve Wyatt Academy’nin Kreatif Direktörü olarak liderliği üstleniyor.
Candice’in uluslararası eğitim dünyasına yolculuğu, 2010 yılında prestijli Davines World Style yarışmasında galip gelmesiyle başladı. O zamandan beri, ticari koleksiyonlarını sergilemek için 43’ten fazla ülkeyi gezerek olağanüstü bir maceraya atılan McKay, AIPP ve 2022’de En İyi Ticari Koleksiyon kategorisinde IHA Ödülleri dahil olmak üzere çok sayıda ödülün sahibi. Hairist olarak Candice’le saç koleksiyonu oluşturma sürecini ve kuaförlüğün saç yapmaktan öteye geçen yeni rolünü konuştuk. İşte Candice McKay ile özel söyleşimiz:
Intrinsic KoleksiyonuIntrinsic Koleksiyonu
Hairist: Saç koleksiyonu oluşturmadan önceki süreciniz nasıldır?
Candice McKay: Bir saç koleksiyonu oluştururken sürecim, dünyada olup bitenleri keskin bir şekilde gözlemlemekle başlıyor. Düşüncelerini, duygularını ve bakış açılarını anlamak için mümkün olduğunca çok insanla iletişim kuruyorum. Bu, trendlerin nasıl geliştiğine dair çok kıymetli içgörüler kazanmamı sağlıyor. Trendlerin sadece markalar tarafından yaratılmadığına, daha çok içinde yaşadığımız çevreden etkilenen kültürel değişimlerle ortaya çıktığına inanıyorum.
Gözlemlerime ve bu kültürel değişimlere ilişkin anlayışıma dayanarak, insanların bu çevresel değişimlere nasıl tepki vereceğini tahmin ediyorum. Bu, trend analizimin ve trend tahminlerimin temelini oluşturuyor. Sektörün gittiği yönü ve insanların tercihlerinin nasıl değişebileceğini tahmin etmek çok önemlidir.
Bununla birlikte, saçın görünümüne karar vermek yaratıcı sürecimdeki son adımdır. Yeni trendlerimin her biri için iyi tanımlanmış karakterlerle kapsamlı bir hikaye geliştirerek buna sistematik yaklaşıyorum. Derinlemesine araştırma ve analizlere yatırım yaparak, saçlar koleksiyonun genel konseptine ve anlatımına uygun olarak doğal bir şekilde yerine oturuyor.
Intrinsic KoleksiyonuCandice Mc Kay
Hairist: Son yıllarda sınırsız renk seçeneğiyle saçın başka bir sanata, kuaförlerin de yavaş yavaş birer sanatçıya dönüştüğü konusunda bize katılıyor musunuz?
Candice McKay: Son yıllarda kuaförlerin gerçek sanatçılar olarak ortaya çıktığına hiç şüphesiz tüm kalbimle katılıyorum. Bana göre saç, fikirleri ifade etmek, duyguları uyandırmak ve güzelliği sergilemek için bir araçtır. Tıpkı diğer sanat biçimleri gibi, kültürün özünü yansıtır ve somutlaştırır.
Saç, onu oluşturan toplumun değerlerini, inançlarını ve uygulamalarını yansıtan güçlü bir ayna görevi görür. Sosyal yapıları, ekonomik koşulları, siyasi ideolojileri ve bireylerin kolektif zihniyetini yansıtan zamanın ruhunu güzel bir şekilde özetler.
Belirli bir toplumda moda olarak kabul edilen saç modelleri, ekonomik koşullar, teknolojik gelişmeler ve kültürel kimlik gibi faktörlerden etkilenirken, cinsiyet rolleri, beden imajı ve cinselliğe yönelik tutumları bile aktarabiliyor.
Ayrıca saç sadece kültürü yansıtmakla kalmıyor, onu aktif olarak şekillendiriyor da. İnsanların seçtiği saç stilleri, başkalarıyla olan etkileşimlerini ve kendi sunumlarını önemli ölçüde etkileyebilir. Su yüzden saç bireylerin kişisel kimlik ve kültürel öz-farkındalık duygusu geliştirmelerini sağlayan bir kendini ifade etme aracı haline geliyor.
Hairist: Sizce bir kuaförün sanatçı şapkasını da takabilmesini mümkün kılan şey nedir?
Candice McKay: Saçın sanat olup olmadığını belirlemek kişisel bakış açılarına ve zevklere dayandığından özneldir. Bazıları deneysel ve avangart saç stillerini sanatsal ifadeler olarak görebilirken, bazıları hiç böyle düşünmeyebilir. Ancak bence bir kuaför kültürel farkındalıkla yaratıcılığını saça kanalize ederse şüphesiz sanat olur. Kuaför zanaatına tutkuyla, özgünlükle ve benzersiz bir şey yaratma niyetiyle yaklaştığı sürece, şüphesiz sanatçıdır.
Hairist: Siz kendinizi bir sanatçı olarak nitelendiriyor musunuz?
Candice McKay: Yeri gelmişken, evet kendimi her zaman bir sanatçı olarak görüyorum. Yaratıcılığım, dünyayla olan ilişkim ve kültürel gelişime yönelik ilgim bana sürekli yoldaş oluyor Kültürümüzü şekillendiren küresel trendlere, dünya olaylarına, siyasete, ekonomiye ve insan psikolojisinin inceliklerine uyum sağlamaya devam ediyorum. Bu bilgiyi sentezleyerek, insanların bu değişikliklere nasıl tepki vereceğini ve bunlardan nasıl etkileneceğini tahmin edebiliyorum ve sonuç olarak benim yaratıcı sürecime ilham veriyor.
Mevcut kültürel iklimle uyumlu bir saç koleksiyonu yaratmak, kültürel zekanın derin bir şekilde anlaşılmasını gerektirir. Yeniliklere kulak tıkamadan bilgiyi taze tutarak, toplumsal değişimlerin duygusal ve davranışsal yansımalarını tahmin edebilir ve bunları sanatsal ifadelerime çevirebilirim.
Hairist: Saç sanatsal bir ifade olarak nasıl bir güç barındırıyor?
Candice McKay: Sanat, yalnızca bir eğlence veya dekoratif obje olmanın çok ötesindedir; kendini keşfetmek için güçlü bir katalizör ve sesimizi duyurabileceğimiz, hatta kimi zaman sesimizi yükseltebileceğimiz bir araç haline gelir. Sanat aracılığıyla duygularımızın, özlemlerimizin ve hayallerimizin derinliklerine ineriz. Sanatsal kreasyonlarımızı dünyayla paylaşarak değişime ilham verme ve sanatımızı deneyimleyenler üzerinde silinmez bir etki bırakma gücüne sahibiz. Kişisel yolculuğumda, olumlu eylemlere ilham vermek ve farkındalık yaratmak amacıyla geçmiş koleksiyonlarımı iklim değişikliği hakkındaki görüşlerimi aktarmak için kullandım.
Özünde, saçın bir sanat formuna dönüştüğü ve kuaförlerin gerçek sanatçılar haline geldiği inkar edilemez.
Nasıl ruh halimiz günden güne değişiyorsa, saçlarımızın da iyi ve kötü günleri vardır. Ancak, saçlarınızda fark ettiğiniz anormal değişiklikler size vücudunuz hakkında önemli bir fikir verebilir. Bu tür durumlarda saçlarımız bize neler söylüyor? İşte saçın gizli mesajları:
Saçlarınız aşırı dökülüyorsa Hiç duş alırken giderdeki saç miktarına şaşırıp endişeye kapıldınız mı? Sağlıklı saçların yıkamadan sonra birkaç tel (günde 100’e kadar) kaybetmesi normal olsa da, aşırı saç dökülmesi daha ciddi bir duruma işaret edebilir. Saç dökülmesi, beslenme yetersizliklerinin bir sonucu olabildiği gibi, diğer tıbbi sorunların da göstergesi olabilir.
Tiroid hastalığı ve anemi için tahlil yaptırmak fena bir fikir olmayabilir. Böylece doktorunuz D vitamini eksikliği de dahil olmak üzere belirli vitamin ve / veya mineral eksikliklerini kontrol edebilir.
Saçınız kuruysa Saçınızdaki kuruluğu çözmek için yeterince sağlıklı yağ tükettiğinizden emin olun. Zeytinyağı, avokado, somon balığı gibi sağlıklı yağ destekleri, sağlıklı bir saç derisine çıkan kapı olabilir. Sağlıklı saç derisi de saç tellerine hayat verir.
Saçınız cansız ve mat görünüyorsa Aynaya baktığınızda cansız ve donuk saçlar görüyorsanız, saçlarınıza parlaklık ve hacim eklemek için daha sağlıklı yağlara ihtiyacınız var demektir.
Omega-3 yağ asitleri ve tekli doymamış yağlar genel sağlık için önemlidir, ancak donuk saçlar bu yağ asitlerini yeterince almadığınızın bir işareti olabilir. Bu yağ asitlerince zengin olan somon, avokado, keten tohumu, chia tohumu ve fındık tüketin.
Saçınız kırılganlaştıysa Kırılgan saçlar demir eksikliğinin bir işareti olabilir. Duştan sonra kendi başınıza uygulayabileceğiniz şu minik testi deneyin. Saçlarınız kuruduğunda, bir tutam saçı kulağınızın arkasına sıkıştırın. Bir çıtırtı duyuyor musunuz? Eğer sesi duyuyorsanız, bu çinko veya demir eksikliğinin işareti olabilir.
Çinko ve demir, keratin üretimi için önemlidir, bu nedenle eksiklikleri saçın yapısında değişikliklere neden olabilir”. Çinko tek başına veya demir içeren mineral bir formülle beraber alınabilir. Çinko içeriği yüksek olan dana eti, kabak çekirdeği, mercimek gibi besinleri de diyetinize eklemeyi unutmayın.
Saç deriniz kuruysa Kendinizi, önemli bir toplantının ortasında saç derinizi kaşıma dürtüsüne karşı koyarken mi buluyorsunuz? Ya da pul pul dökülüyor mu? Bunların hepsi omega-3’lere ve omega-6’lara ihtiyacınız olduğuna dair işaretler.
Temel yağ asitleri saç tellerinin sağlığı için önemlidir. Saçınıza ve saç derinize nem kazandırır. Bunların alımını arttırmak için daha fazla keten tohumu, ayçiçeği tohumu, balık yiyin veya balık yağı takviyeleri alın. Omega-3 yönünden zengin bu besinler aynı zamanda hayatınıza yıllar katacaktır.
Saçlarınız seyreldiyse Saçlarınızda seyrelme olduysa, yeterince protein yemiyor olabilirsiniz. Saç hücreleri, vücuttaki diğer tüm hücreler gibi, proteinin parçalanmış hali olan amino asitlerden oluşur, bu nedenle yeterince almazsanız, normalden daha fazla saç kaybı yaşayabilirsiniz.
Saçınızın dolgun ve gür olması için bol bol balık, yumurta, kümes hayvanları, sığır eti ve süt ürünleri tüketin. Vejetaryen veya vegansanız, fındık, fasulye ve tam tahıllar da iyi protein kaynaklarıdır.
Saçlarınız erken beyazladıysa Genetik saçınızın erken beyazlamasında bir rol oynayabilir, ancak bazı nadir durumlarda bakır eksikliğinin işareti olabilir. Bu duruma karşı savaşmak için beslenmenize daha fazla mantar, susam ve deniz yosunu eklediğinizden emin olun. Saçınız için özel olarak formüle edilmiş bir takviye de akıllıca bir fikirdir.
Güzel havalar, tatlı ılık esintiler, bronzlaşmış tenlerimiz, mutluluk hormonlarımızı coşturan ışıl ışıl güneşle yazın kendimizi çok daha iyi hissederiz. Ancak, sıcaklar iyiden iyiye bastırırken ter ve nem makyajımızın tüm gün taze ve kusursuz görünmesinin önünde duran büyük bir engeldir. Ancak, birkaç püf noktayı bilip gerekli adımları izlediğinizde makyaj konusundaki bu engeli kolaylıkla aşabilirsiniz. Nedir bu adımlar?
Cildinizi hazırlayın Tere dayanıklı makyajın ilk adımı cildi ona karşı uygun şekilde hazırlamaktır. Cildi yağlandırmadan nemli tutmak için işe hafif, yağsız bir nemlendirici ile başlayın. Ardından, makyajın yüze tutunması ve pürüzsüz bir baz oluşturmak için bir primer uygulayın. Yağ üretimini kontrol etmeye yardımcı olan ve makyajı sabitleyen mat bir primer tercih edin.
Uzun süre kalıcı fondöten kullanın Tere dayanıklı ve bulaşmaya dayanıklı, uzun süre kalıcı bir fondöten seçin. Yağsız ve hafif olan ve topaklanma olmadan tam kapatıcılık sağlayan formüller arayın. Fondöteni nemli bir beauty blender veya fırça ile uygulamak, cilde pürüzsüz bir şekilde karışmasına yardımcı olur.
Fondöteni pudra ile sabitleyin Fondöteni uyguladıktan sonra, kolayca eriyip dağılmasını önlemek için yarı saydam bir pudra ile sabitleyin. T bölgesi ve göz altı gibi yağlanmaya meyilli bölgelere odaklanın. Pudrayı kalın bir fırçayla hafifçe uygulayın. Bu şekilde fondötenin kalıp gibi görünmesini önlemiş olursunuz.
Suya dayanıklı göz makyajı kullanın Göz makyajında ter ve bulaşmaya karşı dayanıklı su geçirmez formülleri tercih edin. Su geçirmez bir maskara ve göz kalemi, terleseniz bile makyajın akmasını veya dağılmasını önler. Krem veya jel göz farı da kırışma olasılığı daha düşük olduğu için iyi bir seçenektir.
Sabitlemek için Sprey Kullanın Son olarak makyajı yüzde sabitlemek ve gün boyu taze görünmesini sağlamak için makyaj sabitleyici bir sprey uygulayın. Parlak spreyler yerine mat spreyleri tercih edin.
Güzel havalar, tatlı ılık esintiler, bronzlaşmış tenlerimiz, mutluluk hormonlarımızı coşturan ışıl ışıl güneşle yazın kendimizi çok daha iyi hissederiz. Ancak, sıcaklar iyiden iyiye bastırırken ter ve nem makyajımızın tüm gün taze ve kusursuz görünmesinin önünde duran büyük bir engeldir. Ancak, birkaç püf noktayı bilip gerekli adımları izlediğinizde makyaj konusundaki bu engeli kolaylıkla aşabilirsiniz?
Kadınlar, yepyeni ve farklı bir renge boyanmış ya da mevcut rengi tazelenip canlandırılmış saçlarla kuaför salonundan çıkmanın hazzını bilirler. Saçları boyamak eğlencelidir ve sonuçları bizi memnun eder. Bununla birlikte, saç boyasının saçımıza verebileceği zarara ve beraberinde getirebileceği olumsuz durummara karşı gerekli önlemleri almak ve doğru bakımları uygulamak şarttır.
Kırık saç uçları, saç derisinde hassasiyet, renkte solma, kuruluk ve solma, saç dökülmesi gibi problemler saçlarını sık boyayan kadınların yabancı olmadığı sorunlar. İşte, bütün bu olumsuzlukları önlemek için dikkat etmeniz gerekenler:
Boyalı Saçlara Özel Şampuan Kullanın
Saçınızı boyamayı planlıyorsanız ya da saçınızda zaten boya varsa, boyalı saçlar için özel geliştirilmiş olan ürünlere yönelmeniz şarttır. Bunun için seçenekler bütçenize göre uygun fiyatlı market ürünlerinden salonlarda kullanılan ve satışı yapılan profesyonel ürünlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Özellikle sülfatsız ve alkol içermeyen şampuanlara ve saç kremlerine yönelmeye özen gösterin. Sülfatlar ve alkol, marketlerde satılan şampuanların çoğunun içeriğinde mevcuttur ve saçınızın kurutup mat görünmesine neden olabilir. Sülfat ve alkol saçınıza zarar vermekle kalmaz, rengin hızla solmasına yol açar.
Davines Sculpure Prints Koleksiyonu
Mor Şampuan Kullanın Saçlarınız küllü sarı tonlarındaysa, saçlarınızın harika görünmesi için mor şampuan olmazsa olmazdır. Mor şampuan, saçınızdaki turunculaşma ve sararma etkisine karşı koymaya yetecek kadar mor pigment içeren özel bir şampuandır. Esmerseniz ve saçınız röfle ya da balyajlı ise bu sizin için de ideal bir ürün!
Mor şampuanınızı normal şampuan gibi kullanabilirsiniz, ancak durulamadan önce işlemesi için 5 ila 10 dakika bekletmeniz gerektiğini unutmayın.
Derinlemesine Besleyen ve Nemlendiren Bakım Kremleri ve Maskeler Saçlarınız yıpranmış olsun ya da olmasın, derinlemesine bakım maskeleri saç rutininizin önemli bir parçası olmalı! Boyalı saçlar için tavsiyemiz Davines’in boyalı saçlara özel Minu Hair Mask saç maskesi. Ayrıca, saçınızın zarar gördüğünü düşünüyorsanız, Nounou Saç Maskesini deneyin. Nounou, yüksek oranda kimyasal işlem görmüş saçlar için formüle edilmiştir, saçı derinlemesine nemlendirip yatıştırır.
Derinlemesine bakım yapan saç kremlerini ıslak uyguladıktan sonra 10 dakika bekletin, ardından durulayın! Dilerseniz kremi uyguladıktan sonra saçlarınızı durulamadan öylece bir havluya sarıp uyuyabilir ve uyanır uyanmaz durulayabilirsiniz.
Şampuanı çok sık kullanmayın Çoğumuz her gün duş almak zorunluluğu hissederiz, ancak bu her gün saçlarımızı da yıkamamız gerektiği anlamına gelmiyor. Boyalı saçlar her gün yıkandığında kırılganlaşır ve kurur. Saçınızı haftada 2 ila 3 kez yıkamanız yeterlidir. Aşırı terlediğimiz sıcak yaz günlerinde bunu haftada dörde çıkarabilir, kalan günlerde de kuru şampuanla idare edebilirsiniz.
Saçınızı çok sık yıkamak, saçın nemli ve parlak olması için ihtiyaç duyduğu doğal yağları yok edebilir. Özellikle saç uçlarınız kırık ve hasarlı ise saçlarınızı daha seyrek yıkamanız gerektiğini unutmayın.
Kırık Uçları Kestirin Saç kırıklarını gidermenin yegane yolu, saçın uçlarını kestirmektir. Saçınızı uzatmak istiyor ve kestirme fikrinden kaçıyor olabilirsiniz, ancak sağlıklı saçlara sahip olmak daha önemlidir, o yüzden kuaförler 6 ila 8 haftada bir düzenli olarak uçları kestirmeniz gerektiğini belirtiyor.
UV Işınlarından Kaçının
Yazın saçlarımız güneşten kavrulur. Güneş ayrıca saç rengindeki kimyasal bağları da parçalayarak renginizin solmasına neden olur. Bunu önlemek için bir şapka takmayı veya UV korumalı bir saç ürünü kullanmaya özen gösterin.
Klordan Uzak Tutun Özellikle saçlarınız sarıysa, boyalı saçlarınızı klordan uzak tutmanız çok önemlidir. Klor, saçınızı çok kurutarak mat görünmesini sebep olan sert bir kimyasaldır. Ek olarak, klor sarı saçta turunculaşmaya ya da yeşile dönük bir ton değişikliğine sebep olabilir. Havuza girmeden önce saçlarınızı ıslatın ve durulanmayan bir saç kremi kullanın. Bu, klorun vereceği zararı bir nebze de olsa azaltır.
Sıcak Şekillendirme Aletlerinden Kaçının
Boyalı saçlar zaten kurumaya meyillidir. Düzleştiriceler, saç maşaları ya da yüksek ısıda kullanılan saç kurutma mükineleri gibi sıcak aletlerde saçlarınızı daha da kurutmayın.
Elma sirkesi, karbonattan sonra en çok fayda sağlayan şeylerden biri. Kilo vermeye, kolesterolü düşürmeye ve sindirimi iyileştirmeye yardımcı olan elma sirkesinin güneş yanığının iyileştirilmesinde de kullanılabildiğini biliyor muydunuz?
Bayram tatili başladı ve tabii ki pek çoğumuz kendimizi deniz ve güneşten maksimum yararlanabileceğimiz yerlere attık. Ancak güneş yanığı yüzünden tatilinizin zehir olmasına karşı tedbirinizi alın.
Antimikrobiyal, antienflamatuar ve antiseptik özellikleri sayesinde elma sirkesi cildi yatıştırmaya ve potansiyel olarak güneş yanığını iyileştirmeye yardımcı olabilir.
Güneş Yanığı Nasıl Oluşur?
Cilt, ultraviyole (UV) ışınlara aşırı maruz kaldığında güneş yanığı oluşabilir. Güneşte olduğunuzda vücudunuz melanin adı verilen bir pigment üreterek kendisini UV ışınlarından korur. Melanin, serbest radikalleri yok etmeye ve UV kaynaklı oksidatif stresi azaltmaya yardımcı olur.
Melanin, cilde, saçlara ve gözlere renk veren derinin dış tabakasında bulunur. Vücudun güneşe maruz kaldığında ürettiği ekstra melanin cildin bronzlaşmasına neden olur. Bu, vücudun UV ışınlarını bloke ederek güneş yanığını önlemesinin doğal yoludur.
Uzun süre güneşe maruz kalıyorsanız ve cildiniz güneş kremi ile korunmuyorsa, öğlen güneşine sadece 15 dakika maruz kaldığında, özellikle açık tenliler kolayca güneş yanığı tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Güneş yanığının tam etkisi ancak güneşe maruz kaldıktan 24 ila 36 saat sonra görülebilir ve genellikle üç ila beş gün içinde iyileşir.
Peki, elma sirkesi güneş yanığına nasıl iyi geliyor? Elma sirkesinin antibakteriyel ve serinletici etkileri, onu güneş yanığı tedavisinde popüler bir seçenek haline getirdi.
Elma Sirkesi Güneş Yanığı İçin Nasıl Kullanılır?
Eşit miktarda elma sirkesi ve suyu bir kapta karıştırın. Bir bezi kaba batırıp sıkın. Güneşten yanan bölgeye hafifçe uygulayın. Bez yerine pamuk topları da kullanabilirsiniz.
Elma sirkesi, karbonattan sonra en çok fayda sağlayan şeylerden biri. Kilo vermeye, kolesterolü düşürmeye ve sindirimi iyileştirmeye yardımcı olan elma sirkesinin güneş yanığının iyileştirilmesinde de kullanılabildiğini biliyor muydunuz?Bayram tatili başladı ve tabii ki pek çoğumuz kendimizi deniz ve güneşten maksimum yararlanabileceğimiz yerlere attık. Ancak güneş yanığı yüzünden tatilinizin zehir olmasına karşı tedbirinizi alın.Antimikrobiyal, antienflamatuar ve antiseptik özellikleri sayesinde elma sirkesi cildi yatıştırmaya ve potansiyel olarak güneş yanığını iyileştirmeye yardımcı olabilir.
Carol Bruguera, her saç modelinde farklı teknikleri ve trendleri birleştiren bir koleksiyon sunuyor: ECLÉCTIKA.
Eklektizm: Zıt kavramları, fikirleri, değerleri ve eğilimleri seçerek ve organik bir bütün elde etmek için birleştirerek karakterize edilen bir düşünme, yaşama ve hareket etme yolu.
Carol Bruguera’nın yaratıcı ekibi, güçlendirilmiş bir kadınlığın karmaşıklığını ortaya koyan, sertliği ve tatlılığı, akıl ve tutkuyu, gerçeği ve karanlığı uzlaştıran ECLÉCTIKA koleksiyonunu yaratmak için bu ekolden ilham aldı.
ECLÉCTIKA, bütünde uyum sağlayan zıt tekniklerin ve trendlerin bir kombinasyonunu temsil ediyor. Peki bu ne anlama geliyor? Dalgalı saçın masum güzelliği ile kısa kesilmiş bir kesimi birleştirmek; kendi doğal saç tonunu eskitilmiş efektli fantazi renklerle birleştirmek; en radikal teknikleri en saf trendlerle birleştirmek… Şekil açısından, mümkün olan en organik geçişe yönelerek geometrik saç kesimlerinden kaçınmak… Renge gelince, en aşırı teknik olan açma işlemiyle elde edildi. Bu, farklı yönlerde, renklerde, derecelerde ve hatta aşınmış efekt yoğunluğunda fantezi tonlara oynamaya izin veriyor.
Kuaförlüğü Sanata Dönüştürmüş 60 Yıllık Deneyim
Dünyada referans kuaförlük zincirlerinden biri haline gelen, özgünlüğünü ve sanatsal yönünü defalarca kanıtlayan Carol Bruguera, HairBrained Video Awards ve AIPP Awards gibi önemli sektör ödüllerine sahip olmanın yanı sıra dijital içerikte yeniliklere imza attı. Şaç şovları ve saç koleksiyonlarıyla kuaförlüğün sınırlarını zorlamaya devam ediyor.
Saç Direktörü: Mia Carol @carolbruguera @mia_carolbruguera
Saç açma işlemi oldukça güçlü bir kimyasal işlemdir, bu nedenle de saça bir hayli zarar verir. Ancak doğru bakım tekniğiyle açılmış saçlar da parlak ve sağlıklı görünebilir.
En basit yöntemi saçınızı kestirmektir. Saçınız ciddi şekilde hasar görmüşse, kuru ve hasarlı uçlardan kurtulmak, mevcut hasarın daha üstlere çıkmasını durduracaktır. Saçınız zarar görmüş veveya dökülüyorsa, radikal bir çözüme ihtiyacınız olabilir.
Etiketinde “Restruction” (Yeniden Yapılandıran) ya da “Bond Repair” (Bağ Yapılandırıcı) ifadelerini içeren ürünleri tercih etmelisiniz. Aynı serinin şampuan, saç kremi ve maskesini düzenli olarak kullanmanızı öneririz. Maskeyi ilk iki hafta haftada iki-üç kez kullandıktan sonra, nemi ve esnekliği artırmak için saç maskesi rutinini haftada bire indirebilirsiniz.
Saçınızı her şampuanladığınızda saç kremiyle bakım yapmayı ihmal etmeyin.
Sıcak aletlerden uzak durun, çünkü ısı zaten hasar görmüş saçtaki zararı daha da artırır. Saç kurutma makinesini düşük ayarda kullanın. Özellikle yaz aylarında kurutma makinesini tümüyle unutabilirsiniz.
Şekillendirmeden önce durulanmayan saç kremleri kullanın. Ekstra nem için nemlendirici bir saç ürününe de başvurabilirsiniz.
Uzun bir müddet boya işleminden kaçının ve saçınıza kendini onarması için zaman tanıyın. Kimyasal açma işlemi saçı çok kurutur. Bu da saçınızdan nemi tümüyle çekip aldığı anlamına geliyor. Saça kaybettiği nemi geri kazandırmak için derinlemesine nemlendiren saç bakım kremi ve maske kullanmak şarttır.
En basit yöntemi saçınızı kestirmektir. Saçınız ciddi şekilde hasar görmüşse, kuru ve hasarlı uçlardan kurtulmak, mevcut hasarın daha üstlere çıkmasını durduracaktır. Saçınız zarar görmüş veveya dökülüyorsa, radikal bir çözüme ihtiyacınız olabilir.
Etiketinde “Restruction” (Yeniden Yapılandıran) ya da “Bond Repair” (Bağ Yapılandırıcı) ifadelerini içeren ürünleri tercih etmelisiniz. Aynı serinin şampuan, saç kremi ve maskesini düzenli olarak kullanmanızı öneririz. Maskeyi ilk iki hafta haftada iki-üç kez kullandıktan sonra, nemi ve esnekliği artırmak için saç maskesi rutinini haftada bire indirebilirsiniz.
Saçınızı her şampuanladığınızda saç kremiyle bakım yapmayı ihmal etmeyin.
Saç serumları, saçınıza birden çok fayda sağlar. Saç serumu, saçınızı yumuşatmaya, elektriklenmeyi gidermeye, parlaklık kazandırmaya, ısı, toz ve kirlilik gibi sert dış faktörlere karşı bir kalkan görevi görür. Genellikle saç yıkandıktan sonra ve şekillendirilmeden önce uygulanır. Serumlar hakkında bilmeniz gereken tüm detaylar için yazımızı okumaya devam edin.
Saç Serumu Nedir? Saç serumu, saçınızın yüzeyini kaplayan silikon bazlı sıvı bir üründür. Saç yağının aksine saç kütiküllerine nüfuz etmez veya saç yapısında değişikliklere neden olmaz. Saçı daha pürüzsüz hale getirerek elektriklenmeyi yumuşatır. Saça parlaklık katar ve dış faktörlerden korur.
Silikon bazlı serumlar, saç hasarını en aza indirmek için daha düşük bir pH seviyesine sahiptir. Serumlar gibi çoğu saç bakım ürününde kullanılan dimetikon ve polisiloksanın saç gövdesini koruduğu ve ısı hasarını durdurmak için kütikül dolgularını birbirine yapıştırdığı bilinmektedir. Saç serumlarının içeriğindeki aktif maddeler ve amino asitler saçınızın derinliklerine nüfuz ederek saç kırılmalarını en aza indirir. Ayrıca saçın daha kolay şekil almasını sağlar.
Saç Serumunun Faydaları
Serum, ışığı yansıttığı için saçların parlak ve sağlıklı görünmesini sağlar. Ayrıca saçlarınızı toz ve nemden korur. Saçtaki dolaşıklıkları azaltır. Düşük pH seviyesi saç tellerini bir arada tutarak hasarı önler. Saçınızı güneşin zararlı etkilerinden, kirden, diğer zararlı kimyasallardan ve sıcak şekillendirme aletlerinden korur. Kuru veya boyadan zarar görmüş saçların nemlenmesine yardımcı olur.
Hangi Durumlarda Seruma İhtiyacınız Var?
Düzenli olarak maşa veya düzleştirici gibi şekillendirme aletleri kullanıyor ya da saçınızın nemini kaybedip matlaştığını düşünüyorsanız, saça ekstra nem ve besin kazandırmak için saç serumuna başvurabilirsiniz.
Çoğu insan kuru ve hasar görmüş saçları önlemek için saç serumu kullanır. Bazıları saçlarındaki dolaşıklıkları çözmek ya da saçın daha canlı görünmesini sağlamak için bazıları da saç şekillendirme aletlerinin yaydığı ısıdan korumak için kullanabilir.
İncecik şeffaf katmanlardan bu yaz en çok kullanılan yakaya ve popüler gelinlik renklerine kadar, işte en popüler 2023 gelinlik trendleri:
3 Boyutlu Çiçekler Çok boyutlu tasarımlar, gelinlik tasarımcılarının birkaç sezondur denediği bir şey. Fakat çok boyutlu çiçekler bu yıl gelinliğe yeni gelen bir farklılık olarak dikkat çekiyor.
AmsaleElie SaabSachin & Babi Su Mustecaplioglu
Fiyonk Detayları Fiyonklar son yıllarda büyük bir ivme yakaladı, ama özellikle bu sezonun kadınsı detayları olarak ön plandalar. Geline kendini çok iyi hissettiren özel dikim bir görünüme sahip. Ve bel kuşakları tül malzemeler ve biraz parıltı ile güncellendi.
Mira ZwillingerMonique Lhuillier Bliss Su MustecapliogluAmsale
Düşük Omuz Düşük omuzlar, bu sezon gelinlere tam bir Disney havası veriyor. Bundan daha masalsı ne olabilir ki?
Mira ZwillingerMonique LhuillierSu Mustecaplioglu Lihi Hod
Omuzları Düşük Kabarık Kollar En popüler iki trend birleşiyor. Omuzları ve köprücük kemiklerini açıkta bırakarak görünüme zarafet katan hacimli kabarık kollar, 2023’ün en havalı gelinlik trendlerinden biri.
Su Mustecaplioglu Monique LhuillierMonique LhuillierLihi Hod
Transparan Büyük ihtimalle bu sezonun en yaygın trendlerinden biri olan ince, şeffaf katmanlar, bazen köpüklü tül yığınları veya bulut benzeri transparan kollar olarak kendini gösteriyor. Bazıları tasarımcılar da geleneksel ağırbaşlı dantellere cezbedici bir tarz katıp hala tatlı görünmeyi başaran baştan çıkarıcı, stiller yarattı.
Aja HitomiMonique LhuillierDana Harel DesignReem Acra
Pelerinler Bu sezonun pelerinlerinin çoğu, altındaki elbise ayrıntılarını göstermek için yarı saydam malzemelerden veya daha heykelsi bir etki için elbiseyle aynı kumaştan yapılmış olan tasarımlarla kendini gösteriyor.
Sachin & BabiMonique Lhuillier
7- Balo Prensesi Disney prenseslerinin geri döndüğünden söz etmiştik. Straplez bir korsajla eşleştirilen beli saran etek, basamaklı çiçek süslemelerden fırfırlı katmanlara kadar pek çok detay içeriyor.
Reem AcraBenjo Arwas
Ines Di Santo
Monique LhuillierElie Saab
Kaynak: Carats and Cake
İncecik şeffaf katmanlardan bu yaz en çok kullanılan yakaya ve popüler gelinlik renklerine kadar, işte en popüler 2023 gelinlik trendleri: