Ana Sayfa Blog Sayfa 103

Ruj ve Etkileyici Tarihi

0

Tarih boyunca dudakları renklendirmek için farklı karışımlar kullanılmış olmasına rağmen, bildiğimiz haliyle rujun tarihi yirminci yüzyılın başına dayanıyor. Ancak dudak boyasının hikayesi çok daha eski.

Hikaye 5000 yıl önce günümüz Irak’ının Ur şehrinde bir Sümer kraliçesinin tuvalet masasında başlıyor. Kraliçe Puabi, çok saygın bir figür olarak özenli başlıklar ve mücevherler takıyordu. Ancak görünüşünün önemli bir parçası, kırmızı kayalardan ve beyaz kurşundan yapılmış bir toz karışım kullanarak boyadığı parlak renkli dudaklarıydı. 

Ondan yaklaşık 2.000 yıl sonrasında Antik Mısır’da makyajın öncülüğünü yapan isim, Kleopatra’dan başkası değildi. Kopkoyu siyah gözleri turuncu, macenta ve mavi-siyah tonlarında cesurca boyanmış dudaklar olmadan tamamlanmış sayılmazdı. Eski Mısırlılar allık olarak yanaklarına kırmızı aşı boyası sürüyor ve bunu sadece estetik amaçlı değil, yüzlerini çölün sert koşullarından korumak için de kullanıyorlardı. 

Binlerce yıl sonra bölgede yapılan kazılarda, antik kalıntıların yanı sıra dudak boyası içeren çömlekler de keşfedilecekti.

Antik çağda, ruj konusunda daha liberal bir tutuma sahip olan kesinlikle Ortadoğu’ydu.

Eski Yunanlıların dudak boyasıyla daha karmaşık bir ilişkisi vardı. Ağırlıklı olarak dönemin seks işçileri tarafından kullanılan dudak boyası, mesleğin bir nevi sembolü olmuştu. 

Roma İmparatorluğu döneminde dudak boyası cinsiyetsiz hale geldi, özellikle yüksek rütbeli erkek yetkililer arasında sosyal sıralamayı belirtmek için kullanıldı. Üst sınıf kadınları da dudak makyajını denedi; öyle ki kötü şöhretli İmparator Nero’nun eşi eksantrik İmparatoriçe Poppaea Sabina’nın, dudaklarını her zaman yeniden boyamak için hazır bekleyen büyük bir kadroya sahip olduğu söyleniyor. 

Katı Rujun İcadı

Dut, limon, gül yaprakları ve şarap kalıntısı, dudakları boyamak için kullanılan ev yapımı popüler malzemeler arasındaydı. Bu arada, Orta Doğu’da, MS. 9 civarında Arap bilim adamı Abulcasis, daha sonra bir kalıba preslenebilecek parfüm uygulamak için bir stok yaparken bu yöntemi renklerle deneyince yanlışlıkla katı ruju icat etti. 

Orta Çağ Batı Avrupasında din kozmetik ürünlerle çatıştı. Erkekler savaşa girerken yüzlerini ve dudaklarını maviye boyuyor ama makyaj yapan kadınlar Şeytan’ın enkarnasyonları sayılıyordu.

Venedik’te, Avrupa’nın geri kalmışlığından ve yoksulluğundan uzaktaki sosyeteye mensup kadınlar, parlak pembe dudak boyaları, halk ise topraksı kırmızı dudak boyası kullanıyordu. 

Kozmetik trendi sonunda İngiltere’ye gitti. 15. yüzyılda Edward IV’ün sarayının hem kadınları hem de erkekleri ruj sürüyordu. Bir dudak boyası tutkunu olan Kraliçe I. Elizabeth’in kişiye özel renk tonu için kendi tarifi vardı ve yakın yardımcılarından biriyle birlikte renkleri alçıyla karıştırıp, macunu bir kalem şeklinde yuvarlayarak güneşte kurutmak suretiyle dudak kalemini icat ettiği rivayet ediliyor.  Kraliçe I. Elizabeth’in, hastalığı önleyebileceğine inandığı için ölüm döşeğinde bile ruj kullandığı  biliniyor. 

Kraliçe Victoria, makyajın sahtekâr ve kaba olduğunu ilan ederek imparatorluk çapında ruj yasağı getirdi. Toplumun isyankar kadınları, gizlice makyaj tarifleri ticaretine ve gizli güzellik kuruluşlarında ev yapımı rujlar yapmaya başladılar.

Kadın Hareketinin Simgesi

Profesyonel makyaj görünümlerini sahneden sokaklara taşıyanlar ise dönemin aktrisleri oldu. Aktris Sarah Bernhardt, 1880’lerde sokakta kırmızı ruj kullandığı için büyük bir skandala yol açtı. Bunun ardından ruj, kadınlık, başkaldırı ve kadın hareketinin sembolü olmaya başladı.

Savaş sırasında, Avrupa’da ruj üretimi, karneye bağlandığı için ertelendi, ancak Amerikalılar için ruj, tehlike karşısında kadın gücünün ve cephe gerisinde verilen mücadelenin simgesi haline geldi. 

1970’lere gelince ruj, punk-rock müzikte her iki cins tarafından sosyal isyan için bir araca dönüştü. Mor ve siyah, Punk-Rock çağının en popüler renkleriydi ve erkeklikten ödün vermeden cinsiyeti bükmenin kapısını araladı. David Bowie ve glam-rockçı Lou Reed, Gary Glitter, Kiss, Alice Cooper ve Mick Jagger da ruj kullanan erkek yıldızlar arasında yer aldı.

2020’lerde bu ikonik kozmetik aracı, kadın özgürlüğü ve cinsiyet akışkanlığı için yeni bir çağa geçerken bir kez daha sembolik bir değişimi temsil ediyor. 

Gucci’den Çarpıcı Kampanya

Gucci’nin 2020’de hayata geçirdiği ruj kampanyası, güçlü ve çok ihtiyaç duyulan bir mesaj gönderiyor: Toplumun mükemmellik imajından kopmanın ve kusurlarımızı sevmenin zamanı geldi!

Gucci’nin ruj kampanyası, mükemmelliğin terk edildiği ve kusurların kucaklandığı yeni bir çağın başlangıcını müjdeliyor.

Kaynak: Gucci Beauy / messynessy.com

İsmail Çakır, Sistem Kozmetik Türkiye Satış Müdürü oldu

0

Sektörün yakından tanıdığı bir isim olarak İsmail Çakır, Sistem Kozmetik Türkiye Satış Müdürü olarak göreve başladı. Estetica Dergisi, İsmail Çakır’la Sistem Kozmetik, şirketin amiral markası Hush ve gelecek planları üzerine söyleşti.

Estetica: Yeni bir başlangıç yaptınız. Öncelikle profesyonel iş hayatınızdan biraz bahseder misiniz?

İsmail Çakır: 1991 yılında Yıldız Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan hemen sonra İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadi Enstitüsü’nde işletme ihtisası yaptım. Philip Morris SA şirketinde 3 yıl satış departmanında çalıştıktan sonra 1997’de L’Oreal sayesinde kozmetik dünyası ile tanıştım. 

1 yıl satış danışmanlığının ardından distribütör yöneticiliği, zincir mağazalar müdürlüğü ve nihayetinde tüm kanallardan sorumlu bölge satış müdürlüğü görevlerini üstlendim. 4 yıl bu görevi sürdürdükten sonra L’Oreal’den ayrılarak Alternatif Kozmetik Ltd. Şti ortaklığında Genel Müdür görevi ile alternatif saç ürünleri pazarına girerek profesyonel kanalda Rapunzel markasının lansmanını gerçekleştirdik. 2007 yılında profesyonel kanalda yeni saç bakım markalarını bünyemize dahil etme kararını alıp Sinan Kara ile Sistem Kozmetik şirketini kurduk. 

hush sistem kozmetik

2009 yılının sonunda profesyonel hayata dönmem için L’Oreal beni tekrar davet etti. Bu dönemde şirketi Sinan Kara’ya devrederek L’Oreal Profesyonel Marmara Bölge Müdürlüğü görevini 2020 sonuna kadar sürdürdüm. 2021 itibariyle de Sistem Kozmetik bünyesine dönerek Türkiye Satış Müdürlüğü görevini üstlenmiş bulunuyorum.

Estetica: Bu yeni başlangıcı nasıl değerlendiriyorsunuz?

İsmail Çakır: Öncelikle inanılmaz bir heyecan duyduğumu söylemek isterim. Sektörde son iki yıldır Sistem Kozmetik ve başta Hush markası olmak üzere tüm ürünlerinin büyük bir yükselişe geçtiğini, kuaförler tarafından sahiplenildiğini fark ettim. 

Bence büyük bir başarı hikayesi doğmak üzereydi. Ben de bu hikayenin bir parçası olmak istedim. Türkiye çapında direkt çalışan 18 Satış Danışmanı ve 12 distribütörüyle çok büyük bir satış organizasyonuna sahip Sistem Kozmetik’in benim bilgim, tecrübem ve 17 yıldır sektörle kurduğum duygusal  bağ ile birleştiğinde çok daha büyük işlere imza atacağına inandım. 

Bu sayede hem Sistem Kozmetik’e ve markalarına hem de sektöre ve çok sevdiğim kuaför dostlarıma büyük katkı sağlayacağımı düşünüyorum.

hush sistem kozmetik

Estetica: Hedefleriniz ve sağlayacağınız katkılar ile Hush özelinde neler söyleyeceksiniz?

İsmail Çakır: Her şeyden önce Sistem Kozmetiğin vizyonu ve misyonunun sektöre ve kuaför dostlarımıza çok daha net ve anlaşılır bir şekilde aktarılmasına katkı sağlayacağımı düşünüyorum. 

Satış Danışmanlarının ve Distribütör satış ekiplerinin, kısaca tüm saha ekiplerinin şirket ve markalarımızın mesajlarını doğru iletmelerini sağlamak istiyorum. Sistem Kozmetik, sektörün temelindeki duygunun olumlu iletişim ve güvene dayalı işbirliğinin olduğunu biliyor. Bu sayede bütün kararlarını alırken bu temelden hareket ediyor. Amatör ruhla profesyonelce çalışıyor. Şirketimizin önümüzdeki 10 yıl için öngörüleri ve planları var. Bu benim için çok önemli. Şu anda atacağımız her adımın, alacağımız her kararın 10 yıl sonra olmamız geren noktaya ne kadar faydası ve ya zararı olacağını bile düşünmek zorundayız.

Sistem Kozmetik’in omurgası olan Hush tamamen bir Türk markası. Bu yüzden uluslararasında talep görmekten ziyade misyonumuzu saygı duyulan bir marka olmak üzerine temellendirmek istiyoruz. 

Şu anda başta Almanya olmak üzere 9 farklı ülkeden distribütörlük talepleri ile baskılanıyoruz. 10 yıl sonraki hedefimize ulaşmak için önce ülkemizde Hush markasının hak ettiği yere gelmesini bekleyeceğiz. Bunu sağlamak için de Hush markasının, iddiasını yerine getiren, gelişmek için kuaför dostlarımızın öneri ve tavsiyelerini alan, modayı ve teknolojiyi takip eden, hatta liderlik etmeye aday bir marka olması için elimizden geleni yapacağız.

Sistem Kozmetik bu amacına ulaşmak üzere, yatırım yapmak için çok riskli olan 2020 yılında Kavacık’ta Hush Akademi’yi kuaförlerin hizmetine açtı. Bununla da kalmayıp dünyanın eğitim markası olan Pivot Point’in Türkiye temsilciliğini alarak bu eğitim sisteminin müfredatını Hush Akademi‘ye entegre etti.

Yaşadığımız son birkaç sene içinde ne yazık ki kuaförlerimiz artan maliyetler karşısında karlılıklarından feragat etme, hatta zarar etme noktasına geldi. Çünkü servis fiyatlarını artan maliyetler oranında arttıramıyorlar. 

Hush markasının en büyük iddiası fiyat olarak ulaşılabilir ve kar ettiren, aynı zamanda kuaförün ve tüketicinin sonuçlarından gayet memnun olduğu ürünler üretmek. Uzun vadeli hedeflerimize, özellikle yurtdışı planlarımıza sağlıklı ulaşabilmek için bundan vazgeçemeyiz.

Estetica: Son olarak sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

İsmail Çakır: Sistem Kozmetik olarak, sektöre ve kuaförlere büyük bir dayanışma ile hizmet etmek için yola çıktık. Bu amaçla Hairist Yılın Kuaförü Yarışması’na Hush markası ile sponsor olduk. Sektöre ve kuaför dostlarımıza her fırsat bulduğumuzda destek vermeye devam edeceğiz.

Pandemi, Kuaförlük & Sektör Temsilcileri 6 – Mahmut Ebil

0

“Pandemi, Kuaförlük & Sektör Temsilcileri” başlıklı haber dosyamızın altıncı konuğu KD (Kuaförler Derneği) Başkanı Mahmut Ebil.

Hairist: 2020, pandemi, salonların kapatılmasının etkileri, büyüme-küçülme ve genel olarak bu döneme ilişkin düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?

Mahmut Ebil: Pandemi döneminde salonlarımızın kapanması biz kuaförlerin hiç alışık olmadığı bir süreçti. Yıllarca randevu sistemini hayata geçirmeyi istedik ama çeşitli bahaneler üreterek bunun için gereken planlamayı bir türlü yapamazdık. Karantina süreci bize her konuda düşünüp planlama yapma, işletmelerimizi değerlendirme imkanı verdi. Aynı zamanda hayatımızı, yaşam şeklimizi ve aile ilişkilerimizi gözden geçirme imkanı tanıdı.

İş hayatımızla ilgili olarak ekibimizin salonlara katkısını, çeşitli değerlendirmelere bakarak fayda analizini daha dikkatli yapma olanağı tanıdı. Bununla birlikte bazı işletmelerimiz küçülerek bu süreci pozitif yönde değerlendirdi.

Mahmut Ebil

Hairist: Kuaför salonları ve sektör özelinde 2021’e bakışınız ve beklentileriniz nedir?

Mahmut Ebil: 2021 ve sonrası için kişisel beklentim, tabii ki normalleşme sürecine dönebilmek, fakat şunu da çok iyi tahmin ediyorum ki bu yeni döneme ait bir normalleşme olacak. Çünkü dünya genelinde insanların yaşama dair algılarında büyük değişimler oldu. Sağlığın birinci planda olduğu bir yaşam şeklinin gereksinimlerine cevap verecek anlayışta olanların kıymet kazanacağı bir döneme girdik. Bu doğrultuda hareket eden işletmeler ön plana çıkacak. Doğaya, yaşama, insana saygı gösterenler diğerlerinden ayrışacak.

Hairist: Kuaför salonu sahiplerine ve çalışanlarına önerileriniz nedir?

Mahmut Ebil: Farkındalığı yüksek, empati yeteneğini geliştiren, çevresiyle barışık kişilerin içinde bulunduğu takımlar her zaman kazanacaktır.

Haute Coiffure Française’den 2021 Saç Modelleri

0

2021 yılı saç modelleri yine Fransız etkisinden nasibini alıyor. Bu sezon Haute Coiffure Française, zarafet ve Fransız cazibesini birleştiren “Neo-modern” etkiler, yapılandırılmamış hatlar ve yumuşak şekiller içeren bir koleksiyon yaratarak karakterini ortaya koyuyor.

Sanat Direktörü: Christophe Gaillet Fotoğraf: Pawel Wylag 𝗠akyaj: Izabela Szelagowska Styling: JOANNA WOLFF Renklendirme ve Şekillendirme Ürünleri: L’oréal Professionnel Prodüksiyon: MK Production

 Haute Coiffure Française 2021 saç modelleri
 Haute Coiffure Française 2021 erkek saç modelleri
 Haute Coiffure Française 2021 saç modelleri
 Haute Coiffure Française 2021 saç modelleri
 Haute Coiffure Française 2021 saç modelleri

Bu da ilginizi çekebilir:

The Influencer

Cüretkar Bir Kesim ve Renk Füzyonu: Onyx

Tuba Ergin 20-21 Sonbahar/Kış Koleksiyonu

0
Tuba Ergin 20-21 Sonbahar Kış Koleksiyonu TERRAFORM

TERRAFORM

Gizemli dünyalar

Tuba Ergin 20-21 Sonbahar Kış Koleksiyonu

Birbirinden farklı materyalleri birbirine kombinleyerek kendi çizgisini ortaya koyan Tuba Ergin, bu yıl ilk defa dijital olarak gerçekleşen MBFWI 15’inci sezonuna TERRAFORM ismini verdiği koleksiyonla katıldı. Tuba Ergin 20-21 Sonbahar Kış Koleksiyonu konsepti bu yıl yine çok farklı.

Dünyanın gizeminin sorgularsınız, cevaplar ararsınız, kendi içinize dönersiniz… İnsanoğlunun yüzyıllardır süregelen yeni bir dünya arayışından ilham aldığı 2020 Sonbahar-Kış Koleksiyonu TERRAFORM, dünya dışı yaşamlar mümkün mü, insanoğlu yeni bir gezegende yaşamına devam edebilecek mi gibi sorulardan yola çıkıyor.  Renk ve dokular tasarımcının hayal dünyası ile doğrudan bağlantılı. Yeni dünya ‘’TERRAFORM’’, dönüşümü, yeni bir yaşam başlangıcını; fütürizm ve sürdürülebilirlik kavramlarını da içine alarak geleceğin modern, güçlü, sofistike ve feminen kahramanını betimliyor.

Sağlıklı Yaşam Trendi
Doğal Kumaşlar

Hiç olmadığı kadar cesur, benzersiz stili yansıtan 25 Look’dan oluşan koleksiyonda gündüzden geceye taşınabilen elbiseler, hacimli kapitone kabanlar, işçi tulumları gibi gücü temsil eden elegan silüetler fonksiyonel detaylarla harmanlanıyor. Güçlü omuzlara organik drapeler eşlik ederek feminen ve maskülen dokular arasında denge sağlanıyor. İpek kadife ve şifonlar endüstriyel zincirlerle, mat yüzeyler ise parlak ruganlarla birleşirken kontrast dünyalar adeta bir araya geliyor.

DOĞAL LİFLERDEN ESTETİK, SADE VE ŞIK, İNOVATİF TASARIMLAR. ORGANİK PAMUK, İPEK, KETEN, MODAL, VİSKON

Safran, tarçın, mürdüm, bordo gibi baharat renkleri, gri, haki, lacivert, soluk mavi ve siyahın ağırlıklı olarak kullanıldığı koleksiyonda ipek, yakma kadife, organik el dokumaları, metalik deriler, parlak ziberlin, rugan ve vegan deriler yer alıyor.

Modern ve klasik çizgilerin bir araya gelmesi ile harmoni içeren uyum yakalayan görünümler… Geçtiğimiz sezondaki koleksiyonları ile aynı çizgiye sahip istikrarlı bir koleksiyon… Özgün, sade ve şık! Kendini özgürce ifade eden kadının yansımasının izlerini taşıyan koleksiyonuyla, Tuba Ergin Mercedes Benz Fashion Week’e damga vurdu.

Backstage ve kampanya çekimlerinde modellerin fütürist görünümüne VOGUE Eyewear’ın gözlükleri eşlik ederken, makyajda NARS, saçta Sabit Akkaya, takıda JUJU ve ayakkabılarda I Love Shoes ile mükemmel uyum yakalandı.

Yağlı Cildi Daha Da Yağlandıran Hatalar

0

Yağlı cilde sahip olanlar bazen ciltlerindeki fazla yağı almak için yanlış uygulamalara başvurabiliyorlar. İşte o hatalar:

Aşırı Peeling

Yüz peelingi, fırçalar, yüz temizlik pedleri, her cilt tipi için kötüdür. Özellikle de günlük peeling yapan yağlı ciltler için… Kaybedilen nemi telafi etmek için daha fazla yağ üretimini teşvik edecektir. Haftada bir kezden fazla kullanmayın. 

Ürün Satın Alırken Cilt Tipinizi Dikkate Almamak

Yağlı ciltler için cilt bakım ürünleri, cildi kurutmadan fazla yağı emen bileşenler içerir. İster yüz maskesi, ister temizleyici, ister nemlendirici olsun, mutlaka yağlı ciltler için formüle edilmiş olanları seçmelisiniz. Gözenekleri tıkayabilen bileşenler içermeden özel olarak formüle edildiğinden “komedojenik olmayan” etiketli ürünleri arayın. 

yağlı cildi

Alkol Bazlı Toner ve Tonik Kullanmak

Yağlı cilt tipine sahip olanlar, ciltlerini anında tazelenmiş hissettirdiği için cilt bakımı rutinlerine alkol bazlı tonerler ve tonikleri dahil edebiliyor. Ancak bu, cildinizin cilt bariyerine, pH dengesine ve mikrobiyomuna zarar verebilir. Ayrıca cildin doğal yağlarını soyarak yağ bezlerinin aşırı yağ üretmesine neden olur. Bundan kaçınmak için alkolsüz olanlara başvurun. 

Nemlendiriciye Yüz Vermemek

Şaşırtıcı olsa da nemlendirici aslında cildinizin aşırı yağ üretmesini önlemek için cildin iyi beslenmesini sağlar. Cildiniz kuru hissetmediği için nemlendiriciyi atlamayın. Bunun yerine, hafif nemlendiriceleri, komedojenik olmayan ve hızlı emilen bir formül kullanın. Uzman ipucu: Yağlı cilde sahip olan kadınlar genelde yüzlerini aşırı yıkama eğilimindedir. Temizleyiciniz ne kadar yumuşak olursa olsun günde iki kez sınırını aşmayın. Cildinizi bazen ekstra yağlı hissediyorsanız, yüzünüze biraz soğuk su püskürtün veya fazla yağı bir yumuşak bir kağıt ile silin!

Bu da ilginizi çekebilir: Cildin Yaşlanmasını Hızlandıran 6 Faktör

Cildin Yaşlanmasını Hızlandıran 6 Faktör

Ruh Eşi Mi? Bu Kavramı Unutun!

0

Hollywood filmleri, aşk romanları ve sosyal medyada ilişkilerini mükemmel olarak lanse eden çiftler “ruh eşi” kavramını popülerleştirip inanılır kılıyor. Ancak, uzmanlara göre bu tabir biraz tehlikeli. “Ruhunuza eş olmak”, mükemmeliyet anlamına gelebilir ve hepimizin bildiği üzere ilişkilerde mükemmelliğe ulaşmak neredeyse imkansızdır.

“Ruh eşlerine inandığınız sürece sorunlarla yüzleşip bu problemleri ortadan kaldırmak için çaba gösterme olasılığınız azalır. Karşınızdakini “mükemmel” olarak tanımladığınızda, kişinin kusursuz olmasını bekler ve ilişkide her şeyin kolay olması gerektiğine kendinizi inandırırsınız. Ancak, ilişkiler böyle yürümez. 

Bir çift olarak çatışmalarla yüzleşebilmek, sağlıklı bir ilişki geliştirmek için zorunludur. “Ruh eşi” fikrine inandığınızda, sizi tamamlaması için başka birine ihtiyacınız olduğunu düşünmek gibi bir hataya düşebilirsiniz. Bu düşünce de onsuz eksik kalacağınıza dair inancı besler. 

İnsan zaten olduğu haliyle tamdır. Sadece, hayat yolculuğunda ona en iyi eşlik edebilen, sevildiğini ve yalnız olmadığını hissettiren bir partner bulabildiğinde çok daha huzurludur, çünkü artık o büyük arayış bitmiştir. 

ruh eşi

Yakınlarınızın ilişkilerini gözlemleyin

İlişki bir zorunluluktan ziyade daima bir zenginleşme olmalıdır. En yakın olduğunuz insanların ilişkilerine bakmak gerçekçi ve dürüst ilişki hedefleri belirlemenin en iyi yoludur. İyi tanıdığınız çiftleri (arkadaşlarınız veya aileniz), bu ilişkilerde hangi niteliklere hayran olduğunuzu düşünün. 

Bir partnerin diğerini daima küçümsemesinden ya da örneğin onun fikirlerini önemsemeyip alaya almasından hoşlanmıyorsanız, bunu aklınızda tutun. İlişkisinin iyi gittiğine emin olduğunuz bir yakınınıza bunu sağlayan şeylerin ne olduğunu sorun. Ya da tanıdığınız biri boşandıysa ilişkinin bitmesine neyin sebep olduğunu… Fakat, tüm bunları kendi süzgecinizden geçirmeyi, herkesin ihtiyaçları ve beklentilerinin farklı olduğunu da unutmayın.

Ruh eşinizi bulmaya değil, kendinize öncelik verin 

Sağlıklı bir ilişki içinde olmak, kendinize odaklanmakla başlar. Bazen biri bir ruh eşi ararken içindeki boşluğu doldurmaya çalışıyor olabilir. Kendiniz üzerinde çalışmak için zaman harcamaksa sizi bir ilişkiye en iyi şekilde hazırlayan şeydir.

Şunu da unutmayın: Birini bulmak için en iyi zaman kendinizden yüzde 100 memnun olduğunuz zamandır. Kendinizden memnun değilseniz ve içinizdeki boşluğu birinin varlığıyla doldurma peşindeyseniz başka biriyle birlikte olmak, o kişi ne kadar harika olursa olsun, o boşluğu doldurmayacaktır. 

ruh eşi

Zaten bir ilişkiniz var mı? 

O halde, hem bireysel hem de çift olarak gelişmeye odaklanın. Yapmaktan hoşlandığınız şeylerden partneriniz yüzünden vazgeçmeyin. Onları da bu aktivitelere dahil etmeye çabalayın ya da onu kendi ilgi duyduğu şeyleri takip etmeye, kendi tutkularının peşinden gitmeye teşvik edin. Birlikte yapmaktan zevk aldığınız aktivitelere katılmaya çalışın. 

Pandemi, Kuaförlük & Sektör Temsilcileri 5 – Hüseyin Alkan

0

“Pandemi, Kuaförlük & Sektör Temsilcileri” başlıklı haber dosyamızın beşinci konuğu KD (Kuaförler Derneği) Samsun Temsilcisi Hüseyin Alkan.

Hairist: 2020, pandemi, salonların kapatılmasının etkileri, büyüme-küçülme ve genel olarak bu döneme ilişkin düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?

Hüseyin Alkan: Tüm dünyayı etkisi altına alan pandeminin en başında en çok çok daralmanın gerçekleşeceği sektörlerin başında gösterilen kuaför ve güzellik sektörü, öngörülerin aksine yasaklardan sonra eskiye göre daraldı. Kök salmış markalar süreçten daha az etkilendi. Pandemi, başta hizmet sektörü olmak üzere birçok sektör için oldukça zorlayıcı oldu.Elbette kötü günlerin kazananı olamaz, fakat birçok sektör kendini deneyimleyerek ölçtü, hedef büyüttü ve hacmini görmüş oldu. Kendi camiamız adına daralmaların olduğunu gözlemlemek çok acı ama ayakta kalabilmek  adına markanızın bulunduğunuz lokasyonda önemli bir aktör olması önemliydi. 

kuaför
Fotoğraf: Instagram @tuncay_haircity (Samsun)


Hairist: Kuaför salonları ve sektör özelinde 2021’e bakışınız ve beklentileriniz nedir? Temsil ettiğiniz kurum (dernek/ticaret odası/meslek odası) nezdinde ne tür faaliyetler yapıldı?

Hüseyin Alkan: 2020’de hedeflerimizi büyütürken pandemi ile birlikte hayal edilemeyecek ilkleri yaşadık ve rotayı değiştirdik.

Bu yılın 2020 kadar zorlu geçeceği düşüncesiyle, işin hizmet faklılığından sunumuna, salon içi fiziki değişikliklerden kullanılan ürün tedariğine kadar uzanan ciddi bir hizmet algoritması var. Dolayısıyla pandemi süresince müşterilerimiz ve kendi sağlığımız için yenilenen salon içi havalandırma sistemi, tek kullanımlık setler, işlem hızlarının optimize edilmesi, yeme içme alanlarının kontrol altına alınması, self-servis sistemi gibi pek çok yeni düzenlemeyle beraber müşterilerimizin sağlığını esas alarak hizmet verilmesi çok önemliydi, hala da önemini korumayı sürdürüyor. 

Hairist: Kuaför salonu sahiplerine ve çalışanlarına önerileriniz nedir?

Hüseyin Alkan: Bundan sonraki süreçte salonların salgın döneminde yönetilme şeklinin, gelecekte karşılaşılabilecek benzer krizlerde sektörde söz sahibi imkanı vereceğini düşünüyorum, çünkü “yeni normal” dediğimiz süreç asla eskisi gibi olmayacak.

Paniğe kapılıp, bir daha eskisi gibi hizmet verememe korkusu yaşayan meslektaşlarım oldu ama bu süreç bize en çok ne yapmamamız gerektiğini öğretti. 

Güzellik Ürünlerinde Kimyasal Yasağı İçin İlk Büyük Adım

0
Fotoğraf: https://unsplash.com/photos/Pm0K9Y3EPUc

Toksik kimyasal yasağı Kaliforniya’da (ABD) da Avrupa Birliği’nin ardından yasalaştı.

Özellikle son 10 yılda giderek yükselen sağlıklı yaşam trendi doğrultusunda sağlık ve çevre dostu ürünlere ilgi yoğunlaştı ve tüketicilerin toksik maddelere ilişkin farkındalığında önemli bir artış oldu. Bu trendin ve artan bilincin bir sonucu olarak Kaliforniya’da (ABD) da Avrupa Birliği’nin ardından toksik kimyasal yasağı yasalaştı.

Kaliforniya’da yasalaşan toksik kimyasal yasağının kozmetik, şampuan, saç düzleştirici ve ülke çapında tüketiciler tarafından kullanılan diğer kişisel bakım ürünlerinin bileşimini de değiştirmesi bekleniyor. 

Vali Gavin Newsom tarafından Eylül sonunda imzalanan yasa, civa, formaldehit ve PFAS olarak bilinen maddeler dahil olmak üzere 24 kimyasal maddeyi kapsıyor. 

Aktivistler, tüm kimyasalların kanserojen veya toksik olduğu gerekçesiyle bu kimyasalların güzellik ürünlerinde yeri olmadığını savunuyor. 

Yasa 2025’te yürürlüğe girdiğinde, güzellik ürünlerinin toksik maddelerden arındırılması için ilk büyük adım atılmış olacak. 

kimyasal yasağı

Kişisel bakım ürünlerinde bulunan yalnızca 11 içerik Gıda ve İlaç İdaresi tarafından düzenleniyor. Buna karşılık, Avrupa Birliği, 1.600’den fazla kozmetik maddeyi ve kozmetik bileşenlerini yasaklıyor. Yasama meclisinin her iki meclisinde de geniş bir farkla kabul edilen Kaliforniya yasasının kozmetik güvenlik için bir kilometre taşı olduğu görüşünde birleşiliyor.

Bu yasanın öngördüğü kimyasal yasağının ve dünyada giderek artan tüketici farkındalığının güzellik sektöründeki üreticileri nasıl yönlendireceği ve bu hareketin yansımalarının ne olacağı merakla bekleniyor. 

Pandemi, Kuaförlük & Sektör Temsilcileri 4 – Mustafa Demirbağ

0

“Pandemi, Kuaförlük & Sektör Temsilcileri” başlıklı haber dosyamızın dördüncü konuğu KD (Kuaförler Derneği) Antalya Şubesi Temsilcisi Mustafa Demirbağ.

Hairist: 2020, pandemi, salonların kapatılmasının etkileri, büyüme-küçülme ve genel olarak bu döneme ilişkin düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?

Mustafa Demirbağ: Açık konuşmak gerekirse, 2020 yılında iki aylık bir kapanmanın da sonucunda kuaför sektörü olarak ilk 6 ay zorlu bir süreç yaşadık, fakat yaz döneminin gelmesiyle birlikte hizmetlerimizde bir artış söz konusu oldu. Aralık ayında başlayan kısıtlamalarla beraber yıl toplamına baktığımızda yüzde 40’a yakın bir daralma söz konusu oldu.

2021’e yaklaşımım çok karamsar değil. Öncelikle geride bıraktığımız 2020 senesini doğru analiz edip dersler çıkararak 2021 yılına doğru bir planlama ile daha umutlu girdiğimizi düşünüyorum ve 2020 yılında alınan KDV kararının 2021 yılında da devam etmesini umuyorum.

kuaför sektörü

Hairist: Kuaför salonu sahiplerine ve çalışanlarına önerileriniz nedir?

Mustafa Demirbağ: Sevgili meslektaşlarıma ve onların ekip arkadaşlarına önerim, motivasyonlarını yüksek tutmaları ve mümkün oldukça iletişim halinde kalmaları. 2021 yılının devamında her şeyin güzel olacağına inanıyorum.

“Pandemi, Kuaförlük & Sektör Temsilcileri” haber dosyasındaki diğer röportajlar:

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meslek Komitesi Temsilcisi Yusuf Koçyiğit

Ankara Ticaret Odası Kuaför, Berber ve Güzellik Uzmanları Meclis Üyesi Ömer Sarıoğlu

İzmir Ticaret Odası 21. Meslek Komite Başkanı ve Meclis Üyesi Osman Çapa