Oksidan Rehberi

Oksidan seçiminin temel prensiplerini ve 10, 20, 30 ve 40 Vol oksidan arasındaki farkları sizin için hazırladık

Saç renklendirme işleminin sonucunu yalnızca seçilen boya tonu belirlemiyor. Kullanılan oksidanın gücü; doğal pigmentin ne ölçüde açılacağından rengin oluşumuna, beyaz kapama performansından saçın yapısının korunmasına kadar pek çok noktayı etkiliyor.

oksidan rehberi

Profesyonel salonlarda en sık karşılaşılan 10, 20, 30 ve 40 vol oksidanlar arasındaki temel fark, içerdikleri hidrojen peroksit konsantrasyonudur. Ancak oksidan seçiminde en sık yapılan hata da tam burada başlıyor:

“Daha yüksek volüm, daha iyi ve daha hızlı sonuç verir.” YANLIŞ!

Profesyonel renklendirmede doğru yaklaşım bunun tam tersi. Amaç en güçlü oksidanı seçmek değil, saçın mevcut durumuna ve hedeflenen sonuca uygun oksidanı belirlemek.

Peki 10, 20, 30 ve 40 vol ne anlama geliyor? Hangi durumda hangisi kullanılmalı? Beyaz kapamada neden çoğunlukla 20 vol tercih ediliyor? 40 vol gerçekten daha iyi açıyor mu?

Hairist, oksidan seçiminin temel prensiplerini ele aldı.

Kısaca: 10, 20, 30 ve 40 vol arasındaki fark nedir?

OksidanYaklaşık H₂O₂ oranıGenel kullanım yaklaşımı
10 Vol%3Tonlama, koyulaştırma, aynı seviyede renklendirme, minimal açma
20 Vol%6Kalıcı renklendirme, beyaz kapama, kontrollü açma
30 Vol%9Daha belirgin açma ve renk değişimi
40 Vol%12Yüksek açma gerektiren ve ürünün izin verdiği profesyonel uygulamalar

Ancak bu tablo bir reçete değil.

Bir oksidanın sağlayacağı sonuç; kullanılan boya veya açıcı sisteme, saçın doğal seviyesine, daha önce geçirdiği kimyasal işlemlere, saç telinin kalınlığına, porozitesine, karışım oranına ve uygulama tekniğine göre değişir.

Bu nedenle: 20 vol kesin iki ton, 30 vol kesin üç ton açar gibi matematiksel bir kuraldan söz etmek doğru değildir.

Oksidan nedir?

Oksidan ya da developer, profesyonel renklendirme sistemlerinde çoğunlukla hidrojen peroksit içeren aktivatördür. Kalıcı oksidatif boya sistemlerinde iki temel görevi vardır:

  • doğal pigment üzerinde açıcı etki yaratmak,
  • boya öncüllerinin saç içerisinde renk moleküllerine dönüşmesine yardımcı olmak.

Açıcı ürünlerle birlikte kullanıldığında ise pigmentlerin oksidasyon yoluyla açılmasını sağlar. Dolayısıyla oksidan, boyanın yanına eklenen basit bir yardımcı ürün değil, renklendirme formülünün temel parçalarından biridir.

oksidan rehberi

10 Vol Oksidan Nedir?

10 vol oksidan yaklaşık %3 hidrojen peroksit içerir.

Düşük oksidasyon gücü nedeniyle yoğun açma hedeflenmeyen işlemlerde kullanılır.

Üreticinin teknik protokolüne bağlı olarak;

  • aynı seviyede renklendirme,
  • saçı koyulaştırma,
  • boy ve uçlarda renk yenileme,
  • tonlama,
  • ön pigmentasyon

gibi uygulamalarda tercih edilebilir. Bazı kalıcı boya sistemlerinde sınırlı düzeyde doğal pigment açılması da sağlayabilir.

10 vol ne zaman daha mantıklı?

Örneğin saçın mevcut seviyesi hedefe yakınsa ve amaç yalnızca tonu düzenlemekse gereğinden yüksek oksidan kullanmanın bir avantajı olmayabilir.

Burada saçın porozitesi de önemli. Çok poröz bir saç, pigmenti sağlıklı ve doğal bir saça kıyasla farklı şekilde kabul edebilir. Dolayısıyla iki müşteride aynı renk görünse bile aynı oksidan ve aynı formül kullanlmayabilir.

Saçın porozitesi (gözenekliliği), saç telinin suyu, nemi ve kimyasal ürünleri ne kadar kolay içine aldığı ve ne kadar kolay kaybettiğini anlatır. 

Esas olarak saçın dış tabakası olan kütikülün ne kadar açık veya kapalı olduğu ile ilgilidir.

Uzman görüşü

Doğan Kopal

Doğan Kopal – MM Bahçecik Ulus

“Tek bir oksidanı ‘en çok kullandığım oksidan’ diye ayırmak aslında çok doğru değil. Çünkü oksidan seçimini saçın mevcut durumuna ve ulaşmak istediğimiz sonuca göre yapıyoruz. Günlük salon pratiğinde 10 ve 20 vol çok daha kontrollü çalışabildiğimiz seçenekler. Özellikle sarışınlıkta benim için önemli olan mümkün olduğunca yüksek oksidan kullanmak değil, saçı kontrollü bir şekilde hedeflenen açıklığa taşımak.”

20 Vol Oksidan Nedir?

20 vol yaklaşık %6 hidrojen peroksit içerir. Profesyonel salonlarda en yaygın kullanılan oksidan güçlerinden biridir.

Birçok kalıcı boya sisteminde;

  • beyaz kapama,
  • kalıcı renklendirme,
  • doğal pigment üzerinde kontrollü açma,
  • mevcut seviyeden daha açık renklere geçiş için tercih edilir. Bazı profesyonel kalıcı boya sistemlernde yaklaşık iki seviyeye kadar açma performansı referans olarak verilebilir. Ancak bunn kullanılan ürün sistemine özgü olduğu unutulmamalıdır.

Beyaz kapamada neden 20 vol sık kullanılır?

Beyaz saçta amaç yalnızca saçı açmak değildir. Boyanın saç içerisinde yeterince gelişmesi ve hedeflenen kapatıcılığın sağlanması gerekir. Bu nedenle 20 vol, pek çok klasik kalıcı boya sisteminde beyaz kapama için standart seçeneklerden biridir.

Ancak: “Beyaz saç varsa mutlaka 20 vol kullanılır.” şeklinde mutlak bir kural yoktur. Beyaz saç oranı, saçın direnci, hedef ton ve kullanılan boya serisi reçeteyi değiştirebilir.

Doğan Kopal’ın yaklaşımı

“Beyaz saç oranı ve saçın direnci benim için ilk iki kriter. Bunun yanında hedeflenen tonun açıklığı da önemli. Bazı beyaz saçlar çok dirençli olabilir. Burada sadece oksidanı yükseltmek çözüm değil. Doğru doğal bazın kullanılması, boya karışımı, uygulama miktarı ve bekleme süresi de sonucu belirler.”

Bu nokta önemli.

Profesyonel renk uygulamasında oksidan tek başına değerlendirilmez.

Boya + oksidan + karışım oranı + uygulama miktarı + bekleme süresi bir bütün oluşturur.

30 Vol Oksidan Nedir?

30 vol oksidan yaklaşık %9 hidrojen peroksit içerir. 20 vol’e göre daha güçlü oksidasyon potansiyeline sahiptir.

Ürün sisteminin izin verdiği ölçüde;

  • doğal saçta daha belirgin seviye yükseltme,
  • daha açık tonlara geçiş,
  • bazı high-lift renklendirmeler,
  • belirli açma teknikleri için kullanılabilir. Bazı kalıcı boya sistemlerinde yaklaşık üç seviyeye kadar açma referansı verilir.

Ama burada önemli bir yanlış inanış var:

30 vol her zaman daha iyi sonuç vermez. YANLIŞ!

Gereğinden yüksek oksidan;

  • sıcak alt pigmentlerin daha fazla görünmesine,
  • açmanın kontrolünün zorlaşmasına,
  • saçın gereksiz kimyasal yüke maruz kalmasına,
  • hedef rengin beklenenden farklı çıkmasına neden olabilir.

Doğan Kopal:

“Özellikle daha hızlı sonuç almak amacıyla gereinden yüksek oksidan seçildiğini görebiliyoruz. Bu çok doğru bir yaklaşım değil. 30 vol gerçekten ihtiyaç varsa kullanılan bir araç olmalı. Saç zaten yeterince açık seviyedeyse veya hedef daha kontrollü şekilde elde edilebilecekse oksidanı yükseltmenin avantajı olmayabilir.”

Ve Kopal’ın burada altını çizdiği yaklaşım profesyonel renklendirmenin temelini özetliyor:


Benim için önemli olan en güçlü oksidan değil, en doğru formül.

40 Vol Oksidan Nedir?

40 vol yaklaşık %12 hidrojen peroksit içerir. Yaygın profesyonel oksidan seçenekleri içerisinde yüksek konsantrasyonlardan biridir. Tam da bu nedenle daha seçici kullanılmalıdır.

Ürün sisteminin açıkça izin verdiği durumlarda;

  • high-lift renkler,
  • yüksek açma hedefleri,
  • belirli saç derisi dışı açıcı uygulamaları için kullanılabilir. Ancak: 40 vol = her durumda daha iyi sarışınlık demek değildir.

40 vol neden daha dikkatli kullanılmalı?

Oksidan konsantrasyonu artıkça oksidatif işlemin gücü de artar.

Bu nedenle özellikle;

  • saçın kimyasal geçmişi,
  • önceki açma işlemleri,
  • porozitesi,
  • elastikiyeti,
  • saç telinin durumu,
  • kullanılan ürün,
  • uygulamanın saç derisine temas edip etmediği değerlendirilmelidir.

Bazı profesyonel açıcı sistemleri yüksek volümlü oksidanların yalnızca off-scalp, yani saç derisine temas etmeyen uygulamalarda kullanılmasını önerir. Bu nedenle ürün üreticisinin teknik föyü ve kullanım protokolü her zaman esas alınmalıdır.

Sarışınlık uzmanı gözüyle 40 vol

Doğan Kopal’ın değerlendirmesi:

“40 vol benim çok seçici yaklaştığım bir oksidan. Her sarışınlık işleminde gerekli değil. Özellikle daha önce ciddi şekilde açılmış, elastikiyetini kaybetmiş ya da çok poröz saçlarda tercih etmem.”

Kopal’a göre bazı high-lift sistemlerinde veya üreticinin açıkça izin verdiği kontrollü uygulamalarda 40 vol değerlendirilebilir.

Ancak asıl hedef başka:

Sarışınlıkta benim yaklaşımım saçı mümkün olduğunca açmak değil, açarken saçın kalitesini korumak.

Daha yüksek volüm daha hızlı işlem anlamına mı gelir?

En sık yapılan yanlışlardan biri de bu.

Daha yüksek volümlü oksidanı sadece işlemi hızlandırmak amacıyla kullanmak doğru bir profesyonel yaklaşım değildir.

Her boya ve açıcı sistemi;

  • belirli oksidan,
  • belirli karışım oranı,
  • belirli işlem süresi için formüle edilir. Bu nedenle üreticinin önerdiği sistemi değiştirmek öngörülemeyen sonuçlara neden olabilir.
    • Örneğin farklı profesyonel boya markaları 1:1, 1:1,5 veya farklı boya/developer oranları kullanabilir. Açıcı sistemlerinde ise kullanılan teknik ve ürün tipine göre oranlar daha da değişebilir.

Dolayısıyla: “Ben bütün boyaları aynı oranda oksidanla karıştırıyorum.” Profesyonel açıdan doğru bir yaklaşım değildir.

Boya ile açıcı aynı şey değildir

Özellikle tüketiciler arasında ama zaman zaman genç profesyonellerde de görülen bir başka yanılgı:

Yüksek volümlü oksidan eklemek standart boyayı güçlü bir açıcıya dönüştürmez.

High-lift boya ile toz veya krem açıcı farklı ürün kategorileridir. Bu özellikle daha önce boyanmış koyu saçlarda önemlidir. Doğal pigmenti açmakla saçta birikmiş yapay pigmenti uzaklaştırmak aynı işlem değildir. Bu nedenle yaygın profesyonel renk prensiplerinden biri şudur:

Boya, boyayı güvenilir biçimde açmaz.

Yoğun yapay pigment bulunan saçta büyük bir renk değişimi hedefleniyorsa ayrı bir renk düzeltme veya açma planı gerekebilir.

Oksidan seçiminde saçın başlangıç seviyesi neden önemli?

İki müşteri aynı sarı saç fotoğrafını gösterebilir. Ama birinin doğal seviyesi 7, diğerinin seviyesi 4 olabilir. İkisinde aynı formülün kullanılması beklenemez. Kuaför önce şu soruların cevabını bulmalıdır:

Saçın mevcut seviyesi nedir?

Doğal mı, boyalı mı?

Daha önce açılmış mı?

Hangi yapay pigmentler mevcut?

Hedef seviye nedir?

Açma sırasında hangi alt pigment ortaya çıkacak?

Saçın yapısı bu işlemi kaldırabilir mi?

Bundan sonra oksidan seçimi yapılır.

Sarışınlıkta düşük oksidan mı, yüksek oksidan mı?

Bu sorunun tek bir cevabı yok. Doğan Kopal’ın sarışınlık uygulamalarndaki yaklaşımı daha kontrollü açma yönünde:

“Özellikle çok açık sarılarda en önemli noktalardan biri saçın renginden önce saçın kalitesini koruyabilmek. Çok hızlı açılmış ama yapısını kaybetmiş bir saç başarılı bir sarışınlık uygulaması değildir.”

Daha düşük oksidanla kontrollü ilerlemek bazı saçlarda kuaföre süreci daha yakından takip etme imkânı verebilir. Ancak bu da:

“Her zaman düşük oksidan kullanılmalı.” anlamına gelmez. Sağlıklı, güçlü ve doğal bir saçta hedeflenen açıklık ve kullanılan profesyonel sistem gerektiriyorsa daha yüksek oksidan uygun olabilir.

Kopal’ın formülasyonu değerlendirme yöntemi üç noktaya dayanıyor:

Başlangıç noktası

Hedef

Saçın kaldırabileceği işlem

Bu üç unsur birbiriyle dengeli olmalı.

Genç kuaförlerin yaptığı en büyük hata

Doğan Kopal’a göre oksidan konusunda en önemli yanlışlardan biri, volümü yalnızca bir güç göstergesi olarak görmek. “20 vol açmadı, 30 kullanalım; o da yetmezse 40’a çıkalım mantığı profesyonel renklendirme yaklaşımı değil.”

İstenen sonuç alınmadığında önce neden araştırılmalı:

  • Saçta eski boya mı var?
  • Doğal seviye doğru belirlendi mi?
  • Yeterli miktarda ürün kullanıldı mı?
  • Kullanlan açıcı doğru mu?
  • Karışım oranı doğru mu?
  • Saçın geçmişinde bilinmeyen bir işlem var mı?
  • Bekleme süresi doğru uygulandı mı?

Bunları değerlendirmeden sadece oksidanı yükseltmek sorunu çözmeyebilir; tam tesine yeni sorunlara yol açabilir.

Oksidan seçiminden önce yapılması gereken 9 kontrol

Profesyonel bir renk uygulamasında doğru sıra şöyle özetlenebilir:

1. Başlangıç seviyesini belirleyin.

2. Saçın doğal mı, boyalı mı olduğunu belirleyin.

3. Kimyasal işlem geçmişini öğrenin.

4. Poroziteyi değerlendirin.

5. Elastikiyeti kontrol edin.

6. Beyaz saç oranını belirleyin.

7. Hedef seviyeyi ve tonu belirleyin.

8. Ortaya çıkacak alt pigmenti öngörün.

9. Kullanılan ürünün teknik protokolüne göre oksidanı ve karışım oranını seçin.

Yani profesyonel kuaförün ilk sorusu: “Hangi oksidan daha güçlü?” değil;

“Bu saçta, bu hedef için, bu ürün sistemiyle hangi oksidan doğru?”

olmalı.

10, 20, 30 ve 40 Vol: Hızlı Rehber

10 VOL – %3

Karakteri: Düşük oksidasyon.

Sık kullanım alanı: Tonlama, koyulaştırma, aynı seviyede renklendirme ve ürün sistemine bağlı düşük seviyede açma.

Dikkat: Beyaz kapama performansı kullanılan boya sistemine göre değişir.

20 VOL – %6

Karakteri: Orta oksidasyon.

Sık kullanım alanı: Kalıcı renklendirme, beyaz kapama ve kontrollü doğal pigment açılması.

Genel referans: Bazı profesyonel boya sistemlerinde yaklaşık iki seviyeye kadar açma.

30 VOL – %9

Karakteri: Daha güçlü oksidasyon.

Sık kullanım alanı: Doğal renkten belirgin şekilde daha açık hedefler ve ürünün izin verdiği profesyonel açma uygulamaları.

Genel referans: Bazı kalıcı boya sistemlerinde yaklaşık üç seviyeye kadar açma.

40 VOL – %12

Karakteri: Yüksek oksidasyon.

Sık kullanım alanı: High-lift ve ürün üreticisinin açıkça izin verdiği yüksek açma uygulamaları.

Dikkat: Saç derisi üzerinde kullanımı birçok profesyonel sistemde kısıtlanabilir. Üretici protokolü mutlaka kontrol edilmelidir.

Oksidan konusunda en sık yapılan 6 hata

1. “Yüksek vol daha iyi açar, dolayısıyla daha iyidir.”

Yanlış.

Doğru olan hedefe uygun oksidandır.

2. “40 vol kullanırsam işlem daha hızlı biter.”

Oksidan seçimi işlem süresini kısaltmak için yapılmaz.

3. “Her 20 vol aynıdır.”

Volüm aynı olsa bile ürünlerin kıvamı, stabilizasyon sistemi ve ait olduğu renk sistemi farklı olabilir.

4. “30 vol kesin üç ton açar.”

Hayır. Açma performansı kullanılan ürün sistemi ve saçın başlangıç durumuna bağlıdır.

5. “Boyalı saça yüksek vol boya uygularsam eski renk açılır.”

Yapay pigment birikiminde durum bu kadar basit değildir.

6. “Saçın kondisyonu oksidan seçiminden bağımsızdır.”

Tam tersine, saçın mevcut yapısı ve kimyasal geçmişi oksidan seçimindeki temel faktörler arasındadır.

oksidan rehberi

Editörün Notu

Oksidan, renklendirmenin yalnızca “gücünü artıran” bir ürün olarak değerlendirilmemeli. Profesyonel renklendirmenin amacı saç üzerinde mümkün olan en güçlü kimyasal reaksiyonu yaratmak değil; istenen renk sonucunu saçın yapısını mümkün olduğunca koruyarak kontrollü biçimde elde etmektir.

Bir renk uzmanının deneyimi sadece hangi tonu kullandığıyla değil, bazen hangi durumda daha yüksek oksidan kullanmamayı tercih ettiğiyle de ortaya çıkar.

Doğan Kopal’ın sarışınlık yaklaşımını özetleyen ifade de tam olarak bu noktaya işaret ediyor:

İyi sarışınlık; doğru ton, parlaklık ve saç kalitesidir.

Çünkü profesyonel sarışınlıkta başarı yalnızca rengin ne kadar açık olduğuyla ölçülmez. Saçın dokusu, elastikiyeti, parlaklığı ve sonraki randevuya hangi durumda geldiği de sonucun bir parçasıdır.

Sonuç

10, 20, 30 ve 40 vol arasında seçim yapmak aslında dört şişeden birini seçmekten çok daha fazlasıdır.

10 vol, kontrollü renk değişimi ve tonlama tarafında;

20 vol, kalıcı renklendirme ve beyaz kapamada;

30 vol, daha belirgin doğal pigment açılması gerektiğinde;

40 vol ise yüksek açma gerektiren ve ürün sisteminin açıkça izin verdiği profesyonel uygulamalarda öne çıkar.

Ancak profesyonel renklendirmenin temel prensibi değişmez:

Oksidan volümü ezberle değil; saç analizi, hedef renk ve kullanılan ürünün teknik protokolüne göre seçilir.

Önerilenler

Benzer İçerikler