Ana Sayfa Blog Sayfa 85

Iconic: 90’lar Modasının Yeniden Yorumu

0

90’lar modasının yeniden yorumu olan Iconic saç koleksiyonu, hayal ve vizyonun, işçilik ve sanatın bir karışımı.

90’lar, ikonik giysilere hayat vermek için zanaatkarlık ve sanatın harmanlandığı, hayallerin ve vizyonun atağa kalktığı yıllardı. TONIPELLEGRINO markasının Iconic koleksiyonu, İtalyan terziliğini ve zevkini yeniden yorumluyor ve beş görünüm ortaya koyuyor: zarif beyaz, zarif siyah, gümüş, party gold ve ışıltı… Farklı yorumlar sayesinde çoğalan üç kesim (bir kısa ve iki uzun) ve üç renk (kiraz siyahı, kızıl ve altın kahverengi).

Çok yönlü kısa saçlar: Kiraz siyahı, ultra feminen, pixie ile kase kesim arasında bir yerde duran bu saç, glam rock ve sokak stiline selam gönderiyor.

Kızıl kahverengi ve göz alıcı dalgalar, 1940’lardan beri ikonik bir görünüm. Çağdaş zevke göz kırpan bir Hollywood zarafeti için yandan ayrılmış, alında hacimli, mükemmel dalgalanma ve ultra parlak saçlar…

Yerçekimine meydan okuyan hacimlere sahip bir başka diva saç modeli. İlham, modaya sayısız kez esin olan Tiffany’de Kahvaltı filminden geliyor.

Elbette bu koleksiyon, kıvırcık saçların gücü ve ifadesi olmaksızın tamamlanamazdı. Bu görünümde kahverengi ve altın, farklı renklendirme tekniklerinin kullanımı ile birbirini tamamlıyor. 

Yerçekimine meydan okuyan hacimlere sahip bir başka diva saç modeli. İlham, modaya sayısız kez esin olan Tiffany’de Kahvaltı filminden geliyor. Elbette bu koleksiyon, kıvırcık saçların gücü ve ifadesi olmaksızın tamamlanamazdı. Bu görünümde kahverengi ve altın, farklı renklendirme tekniklerinin kullanımı ile birbirini tamamlıyor. Yerçekimine meydan okuyan hacimlere sahip bir başka diva saç modeli. İlham, modaya sayısız kez esin olan Tiffany’de Kahvaltı filminden geliyor.90’lar, ikonik giysilere hayat vermek için zanaatkarlık ve sanatın harmanlandığı, hayallerin ve vizyonun atağa kalktığı yıllardı. TONIPELLEGRINO markasının Iconic koleksiyonu, İtalyan terziliğinin ve zevkini yeniden yorumluyor ve beş görünüm ortaya koyuyor: zarif beyaz, zarif siyah, gümüş, party gold ve ışıltı… Farklı yorumlar sayesinde çoğalan üç kesim (bir kısa ve iki uzun) ve üç renk (kiraz siyahı, kızıl ve altın kahverengi). Yerçekimine meydan okuyan hacimlere sahip bir başka diva saç modeli. İlham, modaya sayısız kez esin olan Tiffany’de Kahvaltı filminden geliyor.

Beslenme Cildimizi ve Yaşlanma Belirtilerini Nasıl Etkiliyor?

0

Güzelliğimiz ve cildimiz için gözaltı serumlarından retinol kremlere, nemlendirici maskelerden akne karşıtı ürünlere kadar, her seçeneği denemeye hazırız. Bazen tüm bunlara kaydadeğer miktarda para harcadığımızı da kabul edelim. Bütün bu ürünler elbette ki işe yarıyor, ancak uzmanlar yaşlanma belirtilerinin görülmediği sağlıklı ve güzel bir cilt için her şeyden önce bağırsak sağlığına odaklanmamız gerektiğini söylüyor. 

Beslenme cildimiz için neden önemli?

Protein, karbonhidrat veya yağın yanı sıra her meyve, sebze, vitamin, mineral ve makro besin, vücudun sağlığına ve cildin yaşlanmasına etki eder. En güçlü yaşlanma karşıtı etkileri olan yiyecekleri seçerek yaşlanma belirtilerini önemli oranda geciktirebilirsiniz.

Bağırsak dostu yiyecekler nelerdir?

Antioksidanlar sağlıklı bir bağırsak için gereklidir. Sağlıksız bir bağırsak, toksin birikmesine neden olur ve besinlerin emilimini engeller. Bu nedenle, her öğünde olabildiğince çok meyve ve sebze tüketin. Bağırsak dostu tahıllar da önemlidir. Karabugday, glütensiz yulaf gibi kompleks karbonhidratlar, enflamatuar yaşlanmayla savaşan inanılmaz bir lif vitamini kaynağıdır. Glutamin açısından zengin lahana ile sebze çorbasını deneyebilirsiniz.

Ek olarak, avokado ve zeytinin yağı ve chia ve keten gibi süper tohumlar, yüzdeki ince çizgileri dolgunlaştırmaya yardımcı olan nemlendirmeyi sağlar.

Kafein cilt kalitesinde rol oynuyor mu?

Kahve herkesi farklı şekilde etkiler. Vücudunuzun susuz kalmaması için fincan başına iki ila üç bardak su için. Ayrıca kahvenin erken yaşlanmaya neden olabilecek kortizol seviyelerini yükselttiğini de unutmamalısınız.

Hangi yiyecekler cildi bozar?

Gluten, süt ürünleri, şeker ve alkol yaşlanma hızınızı artırır çünkü hepsi iltihaplanmaya neden olur. Bağırsakta sorunlara yol açabilirler, bu da cildinizi etkiler. Ayrıca mümkün olduğunca ilaçlardan kaçınmaya çalışın. Baş ağrısı veya sırt ağrısı için aspirin ve ibuprofen gibi ilaçlar alıyorsanız, bu ağrının temel nedenini bulmaya çalışmak ve semptomları maskelemek yerine bununla mücadele etmek sağlığınız açısından daha iyidir.

Harika bir cilt için hangi takviyeler önemlidir?

Probiyotikler, sisteme iyi bakteri seviyelerini geri kazandırmaya yardımcı olur. Ayrıca, bir doktora danışarak yaşlanmayı tersine çevirmek için en kritik antioksidan olan C vitamini takviyesine başvuurabilirsiniz. C vitamini, cilt kolajen üretimini, artan mikro dolaşımı ve optimal bağışıklık fonksiyonunu teşvik eder.

Egzersiz cildinize nasıl yardımcı olur?

Haftada en az üç kez egzersiz yaparak ya da saunada veya buhar odasında terlemeniz cilt sağlığı açısından önemlidir. Cilt vücudun en büyük eliminasyon organıdır. Düzenli terlemenin vücuttaki birçok toksini bertaraf etmedeki rolü bilinir. Ayrıca gözenekleri açıp dolaşımı artırarak da cilt güzelliğine yardımcı olur.

Güneş cilde zarar verir mi?

Bizi yaşlandıran şey, güneş ışığı, kirlilik, kötü beslenme ve yetersiz hidrasyon gibi etkenlerdir .Düşük D vitamini seviyeleri çeşitli inflamatuar durumlarla ilişkilendirilmiştir. D vitaminini çoğunlukla güneş ışığından alsak da, kapsül şeklinde  almanız hem cildinizi güneş ışınlarının zararlarından koruyacak hem de D vitamini eksikliğinizi edecektir.

Uyku cilt sağlığında nasıl bir rol oynar?

İyi uyumak insülin seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olur. Bir gecelik kötü uyku bile yüksek insülin seviyelerine yol açabilir. Uykusuzluk hemen hemen herkesi bir noktada etkiler, ancak ne kadar az uyursanız o kadar hızlı yaşlanırsınız. 

Kuaför ve Berber Salonları için Koronavirüs Güncellemesi

0

Sağlık Bakanlığı koronavirüs rehberini güncelledi!

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs ile mücadele kapsamında Covid-19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi’nde yaptığı güncellemeyle kuaför, berber ve güzellik salonlarında daha önce 1 metre olan sosyal mesafenin 2 metreye çıkarılmasını önerdi. Daha önce  15 dakika olan “maskesiz yakın temas süresi” ise 10 dakikaya indirildi. 

Bakanlık Bilimsel Danışma Kurulu, Covid-19 rehberinin, “Salgın Yönetimi ve Çalışma” bölümünde güncelleme yaptı.

İçişleri Bakanlığı’nın kademeli normalleşmenin üçüncü etabına ilişkin genelgesi dikkate alınarak yapılan güncellemelere göre, Covid-19 ile mücadele kapsamında berber, kuaför ve güzellik salonlarında kişilerle 2 metreden yakın ve 10 dakikadan uzun temas olasılığı olanların, yüz koruyucu kullanması gerektiği belirtildi. 

İŞ YERLERİNDE ORTAK KULLANIM AMACIYLA GAZETE, DERGİ BULUNDURULABİLECEK

Öte yandan daha önce kuaför, berber ve güzellik salonlarında ortak alanlarda bulundurulması yasaklanan gazete, dergi ve benzeri yayınlara ise serbestlik geldi. Bunları kullananlara temastan önce ve sonra el antiseptiği kullanması ve ellerini yıkamasına ilişkin hijyen uygulamaları hatırlatılacak.

Saç Botoksu ve Faydaları Nedir?

0
saç botoksu

Saç botoksu, havyar yağı, antioksidanlar, B5 vitamini, E vitamini ve kolajen kompleksi gibi bileşenler kullanılarak hasar görmüş ve kırılmış saç tellerini onarmak için tasarlanmış derinlemesine bir saç bakımıdır.

Saç Botoksunun Faydaları

Hasar görmüş saçları onarır, nem ve parlaklık katar, yumuşatır ve pürüzsüzleştirir.

Serbest radikallerle savaşır

Havyar yağı, serbest radikal hasarıyla mücadelede etkili olan vitaminler içerir. Vücut serbest radikallerle savaşan doğal bir antioksidan üretir. Ancak vücut yaşlandıkça savunma mekanizması azalır ve serbest radikaller saça saldırmaya başlar, bu da yaşlanan saçta oksidatif strese neden olur, yani saçı bozar veya yaşlandırır. Saç botoksu, serbest radikallerle savaşan antioksidanlar, B5, E vitamini içerir.

Hasar görmüş saçları onarır

Saç botoksunun bileşenlerinden biri kolajen proteindir. Proteinkuru, kırılmış, kırılgan ya da kimyasal işlemler ve ısıyla şekillendirme dolayısıyla zarar görmüş saçlar için çok önemlidir. 

Nemlendirir

Saçın sağlıklı ve kırılmadan kalması için neme ihtiyacı vardır. Bu türi derinlemesine bakım uygulamaları, saç tellerini nemlendirmek ve elastikiyetini artırmak için elzemdir.

Yumuşaklığı ve parlaklığı saça geri kazandırır   

Saçınız donuk görünüyorsa, pürüzlüyse ve besleyici yağlara ihtiyaç duyuyorsa, saç botoksu ile saçınıza yumuşaklığı ve parlaklığı geri kazandırabilirsiniz.

Saç tellerini pürüzsüzleştirir           

Kütikülü kapatmaya yardımcı olan yağlar sayesinde, hasar görmüş saç tellerini, pürüzsüz ve daha dolgun saç tellerine dönüştürebilir.

Keratin Bakımından Farkı Ne?  

saç botoksu

Saçı pürüzsüzleştiren ve elektriklenmeyi gideren kimyasal bir işlem olan keratin bakımından farkı, kimyasal olmayan, saçınızın daha pürüzsüz ve nemli hissetmesini sağlayan, derinlemesine bir bakım olmasıdır. Birçok keratin bakımı saç tellerini düzleştirmek için kimyasal formaldehit içerir, saç botoksu ise saçınızı doğal maddelerle besler. 

Kimler Kullanmalı? 

Saç botoksu, özellikle kırık ve bölünmüş uçlar, saç incelmesi, hacim eksikliği, hasarlı saçlar ve matlık gibi yaygın saç sorunlarının giderilmesinde etkilidir. 

Ne Kadar Sıklıkla Kullanabilirsiniz?

Bakım rutini üç ila dört ay sürebilir.

Saç derisi bakımlarıyla desteklenmeli

Saç botoksu, her yönden sağlıklı saçlara sahip olmak için her iki haftada bir ya da ayda bir saç derisi bakımlarıyla desteklenmeli.  Temiz ve sağlıklı bir saç derisine sahip olduğunuzda sağlıklı uzayan, güçlü ve parlak saçlara sahip olursunuz.

Saç Botoksu Nasıl Kullanılır?

Kuaför salonlarında bir hizmet olarak sunulsa da, derinlemesine bakımlar aynı ürünlerle evde de uygulanabilir. 

Saçınızı yıkayıp tamamen kuruttuktan sonra, derinlemesine bakım ürününü saç tellerine uçtan uca uygulayın. 30 dakika sonra (veya ürün üzerinde belirtilen süre kadar) bekledikten sonra, saçı durulayın ve şekillendirin.

Kitap Önerisi: Fatoş Karahasan – Kırılma Noktası

0
kırılma noktası

Akademisyen, gazeteci ve yazar Fatoş Karahasan’ın kaleme aldığı Kırılma Noktası, pandemiyle değişen dünyanın değerlendirmesini yaparak yeni bir başlangıç için yol haritaları öneriyor.

Pazarlama, iletişim ve yönetim danışmanı, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatoş Karahasan tarafından kaleme alınan Kırılma Noktası, dünyada ve Türkiye’de gerçekleştirilmiş araştırmaların sonuçlarından yola çıkarak pandeminin iş dünyası, pazarlama sektörü ve ekonomi üzerindeki etkilerini ele alıyor.  Küresel danışmanlık şirketlerinin ve trend analistlerinin raporlarının ışığında önümüzdeki yeni dönemi algılamamıza yardımcı olacak ipuçları sunuyor. 

fatoş karahasan kırılma noktası

Akademisyen, gazeteci ve yazar Fatoş Karahasan’ın bir araya getirdiği #faydalımarkaöyküleri pandemi döneminin bir arşivi niteliğinde. Kitapta, kriz yönetimi konusunda başarılı olan şirketlerin kendi çalışanlarına, müşterilerine, topluma ve dünyamıza yönelik faaliyetlerinin yanı sıra ülkemizin önde gelen sivil toplum kuruluşlarının dönemle ilgili yorumları yer alıyor. 

Güncel bilgiler, bilimsel veriler ve içgörülerden oluşan Kırılma Noktası başta KOBİ’ler olmak üzere tüm şirketlerin yöneticilerine; girişimcilere ve iş dünyasına girmeyi planlayan gençlere daha aydınlık bir gelecek için umut vermeyi hedefliyor.

Protein Bakımları ve Saçlara Faydaları

0
protein bakımları

Protein bakımları saçın yoğunluğunu, elastikiyetini ve gücünü önemli ölçüde etkiler. Ayrıca kırılmaları, ayrık uçları ortadan kaldırmaya ve saçın potansiyel çapına ulaşmasına yardımcı olarak daha iyi veya sağlıklı saçların ortaya çıkmasını sağlar.

Protein Bakımları Saç İçin Neden Gereklidir?

Protein saçın yapı taşıdır. Peki, saç proteinden oluşuyorsa neden ek protein bakımlarına ihtiyaç duyuyor? Saç diplerindeki canlı saç hücrelerimiz, derideki yağ bezlerine bağlı. Bu nedenle, yüzeyin altındaki canlı hücreler sebumumuzdan gelen kan, oksijen, peptitler ve lipitlerle beslenir. Saç uzayıp kafa derisinden uzaklaştıkça ve uçlara doğru indikçe çok az besin kalır.

Nemi ve beslenmeyi kaybettiğimizde, keratinize protein çözülmeye ve parçalanmaya başlar. Gücünü, elastikiyetini kaybeder ve bağlar zayıflar. Sonunda çatlar, parçalanır, kırılır ya da bölünür. Protein dengesini yeniden oluşturmak, ve güçlendirmek sağlıklı saç ve saç derisinin anahtarıdır. 

Saç İçin Protein Bakımlarının Faydaları

protein bakımları
  • Protein bakımı aslında şunu yapar: hidrolize buğday proteini veya ipek amino asitleri gibi protein bileşenlerini doğrudan saç folikülüne bağlar ve kütikül tabakasını sertleştirir. Bu da, folikülün (saçın dış tabakası) etrafına onu daha fazla hasardan koruyan bir bariyer yerleştirir. Bu ürünler su kaybını önlemek, saçı beslemek, kütikülü onarmak ve mühürlemek için tasarlanmıştır.
  • Protein bakımları saç tellerindeki kırılmayı veya bölünmeyi önlemek için bağları güçlendirerek saç folikülünün elastikiyetini artırır.
  • Kütikülü onarıp mühürleyerek transepidermal su kaybını önler.
  • Uçlardaki kırılmaların  giderilmesine yardımcı olur. 
  • Saçın genel görünümünü iyileştirir. Protein bakımlarının popülaritesi, büyük ölçüde saçın görünümünde yaptıkları gözlemlenebilir farklılıktan kaynaklanıyor. 

Saç Tipine Göre

Uzmanlar, protein bakımlarının tüm saç tipleri için güvenli olduğu konusunda hemfikir. Ancak, protein bakımlarından en büyük faydayı kuru, susuz kalmış, hasar görmüş, aşırı gözenekli ya da boyalı saçlara sahip olanlar görecektir.

Protein Bakım Ürünlerini Evde Nasıl Uygulamalısınız? 
  • Protein bakım ürününü baş derisinden saç uçlarına kadar uygulayın. Saça eşit şekilde dağıldığından emin olmak için geniş dişli bir tarak ya da parmaklarınızı kullanın. 
  • Saçınızı topuz şeklinde toplayıp üzerine bir duş bonesi ya da benzer bir başlık geçirin.
  • Kurutma/fön makinenizi düşük ısıda tutarak başınıza ısı uygulayın. Yanmayı önlemek ve ısının tüm başa eşit şekilde dağıldığından emin olmak için makineyi bonenin etrafında sürekli olarak hareket ettirin.
  • Başlığı/boneyi çıkarıp uyguladığınız bakımı durulayın. Ürünün üzerinde belirtilen talimatlara uygun olarak, bazen bu bakımı duruladıktan sonra şampuan ve saç kremi kullanmanız  gerekebilir.
Evde Uygulayabileceğiniz Protein Bakımı Önerilerimiz:

Alterna Caviar Bağ Yapılandıran Durulanmayan Protein Krem

Kaba, gözenekli, yıpranmış saçlar için derinlemesine onarıcı, protein dolu durulanmayan bakım kremi; saç yüzeyini, Alterna’nın hasarlı tellerdeki çatlakları ve çatlakları yeniden kapatmaya yardımcı olan özel Havyar Bağ Güçlendirme Teknolojisi’ni içerir.

Aveda Damage Remedy Onarım Maskesi

Protein ve lipitler ile formüle edilen bu onarıcı bakım; özellikle hasar görmüş saçları hedef alarak saçları kökten uca güçlendirir.

Kerastase Resistance Masque Thérapiste Saç Maskesi 

Çok yıpranmış ve aşırı işlem görmüş saçlar için yoğun saç bakımı maskesidir. Saç telinin özünü derinlemesine onararak gücünü ve elastikiyetini geri kazandırma etkisine sahiptir

Hemingway’den Napolyon’a Tarihin En Ünlü Aşk Mektupları

0
aşk mektubu

Romantik aşk mektupları yazmak, sabah saat 2’de “Uyuyor musun?” mesajı attığımız bir çağda tarih öncesi bir uygulama gibi gelebilir, ama çok uzak olmayan geçmişimizde, yakıcı bir duyguyu dile getiren ve elle yazılmış mektupların önemli bir yeri vardı. Tarih, kadın ve erkek arasındaki romantik aşk mektuplarıyla doludur.

Tinder’dan soğumuş kalbinizi ısıtmak üzere biraz ilham almak için gelmiş geçmiş en romantik 10 aşk mektubunu bir araya getirdik. Napolyon’un Josephine’e yazdığı mektuplardan Virginia Woolf ile kadın sevgilisi arasındaki mektuplara, en görkemli aşk mektupları…. 

1. Ernest Hemingway’den Marlene Dietrich’e Aşk Mektupları

Nobel Ödüllü Amerikalı romancı Ernest Hemingway, maskulen, üretken ve kendine güvenen bir yazardı. Ancak aktris Marlene Dietrich’e yazdığı mektuplar, bize onun daha savunmasız bir yanını gösteriyor. Hemingway, en iyi arkadaşı Dietrich’e 1949 ile 1959 yılları arasında yaklaşık 30 mektup yazdı. Bir mektubunda, “Size her sarıldığımda kendimi nasıl evimde hissettiğimi anlatamam,” diye yazmıştı. 

aşk mektubu

2. Napolyon’dan Joséphine’e Aşk Mektupları

Bir hükümdar olarak acımasızlığıyla tanınan Fransız imparatoru Napoleon Bonaparte’ın kimseye göstermediği yumuşak bir yanı da vardı. Çocuk sahibi olamayınca onu eşini boşayan Napolyon, ayrıldıktan sonra yıllarca Joséphine’e yazmaya devam etti. Napolyon, evliliklerinden birkaç ay sonra İtalya yakınlarında Fransız ordusuna komuta ederken kaleme aldığı özel bir mektupta, karısını ne kadar özlediğini ifade etti.

“Senden ayrıldığımdan beri sürekli depresyondayım. Mutluluğum senin yanında olmama bağlı. Okşamalarını , gözyaşlarını, ilgini, alev alev yanan ve ışıldayan Josephine’in cazibesini sürekli olarak hafızamda, yüreğimde yaşıyorum. Tüm endişelerden, rahatsız edici kaygılardan arınmışken, zamanımı seninle geçirmekle, yalnızca seni sevmekle ve yalnızca bunu söylemenin ve bunu başkalarına kanıtlamanın mutluluğunu düşünmekle yetineceğim. Sen?”

3. Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya

Frida Kahlo ve eşi, sanatçı arkadaşı Diego Rivera’nın fırtınalı bir ilişkisi olduğu bir sır değil, ancak Kahlo’nun Rivera’ya yazdığı aşk mektuplarında sadece yoğun bir aşk görüyoruz. Bu  mektuplar, çiftin 27 yıllık ilişkisi boyunca sürüyor ve ikisinin paylaştığı güçlü, ancak çalkantılı bağlantının altını çiziyor. İşte Frida’nın satırları:

“Hiçbir şey ellerinle kıyaslanamaz, gözlerinin altın yeşili gibisi yok. Bedenim günler ve geceler boyuncu seninle dolu. Sen gecenin aynasısın. Şiddetli şimşekler… Toprağın rutubeti… Çukur… Senin koltuk altların benim sığınağım. Parmaklarım kanına dokunuyor.”

3. Beethoven’dan “Ölümsüz Sevgilisi”ne

İkonik besteci ve piyanistin 1812’de birkaç mektup yazdığı Beethoven’ın “Ölümsüz Sevgilisi”nin kimliği hâlâ büyük ölçüde bir sır. Ancak mektuplar, ölümsüz bir aşk hikayesinin çok canlı bir resmini çiziyor. Birçok tarihçi, Beethoven’ın sevgilisinin, bestecinin “Diabelli Varyasyonları Op. 120″sini adadığı Antonie Brentano adlı bir diplomatın kızı olduğuna inanıyor. Ölümünden sonra bulunan mektuplarından birinde şu sözler karalanmıştı:

“Hala yatakta olsam da düşüncelerim sana çıkıyor. Ölümsüz sevgilim, Sakin ol, sev beni. Ah sevmeye devam et beni.Sevdiğinin en sadık kalbini asla yanlış değerlendirme. Her zaman senin olan ben. Her zaman benim olan sen. Her zaman bizim…”

6. George H. W. Bush’tan Barbara Bush’a

Merhum ABD Başkanı George H. W. Bush, karısı Barbara’ya yazdığı mektuplarda şaşırtıcı derecede romantikti. 1942’de, II. Dünya Savaşı’nın hemen ardından, Bush Donanma’ya katıldı ve denizaşırı ülkelerde görev yaparken hem anne babasına hem de o zamanki kız arkadaşı Barbara Pierce’a mektuplar yazdı. Bu güne kadar, Barbara’nın eski başkanın denizaşırı zamanlarından kalma sadece bir aşk mektubu kaldı. Bu mektupta Bush, çiftin geleceğini nasıl tasavvur ettiğini sevinçle anlatıyordu:

“Bu, yazması çok kolay bir mektup olmalı; kelimeler kolayca gelmeli ve, kağıdı açıp nişanımızın ilanını görmekten ne kadar mutlu olduğumu söylemek benim için basit olmalı, ama bir şekilde yapamıyorum. belki de hepsini bir mektupta söylemek isterim. Seni tüm kalbimle seviyorum kıymetlim ve beni sevdiğini bilmek benim için bir hayat demek. Bir gün bizim olacak ölçülemez neşeyi ne kadar çok düşündüm. Ne kadar şanslıyım. Çocuklarımız senin gibi bir anneye sahip olacak.”

7. Ronald Reagan’dan Nancy Reagan’a

Romantik yazılarından bahsetmeye değer bir başka Eski Alerikan Başkanı da Ronald Reagan. 1972’de karısı Nancy’ye yazdığı bir mektupta, karısına ölümsüz aşkını ifade ediyor ve onun yanından asla ayrılmak istemediğini açıklıyor.

“Önemli olan önümüzdeki 20 yıl, 40 yıl ya da ne kadar çok olursa olsun… Sensiz olmak istemiyorum. Mutlu olmaya çok alıştım ve seni gerçekten çok seviyorum.”

9. Sekizinci Henry’den Anne Boleyn’e

38 yıl boyunca İngiltere Kralı olan 8. Henry, sevgilisi Anne Boleyn’e bugüne kalan gizli, romantik mektuplardan oluşan bir koleksiyon yazdı. Henry, altı karısı olan despot bir hükümdardı. Anne de dahil olmak üzere iki eşinin kafasını kesti. Ama aynı zamanda, Henry’nin Anne’ye yıllarca süren flörtleri sırasında yazdığı mektuplar romantik içeriğiyle dikkat çekiyordu:

“Eğer gerçek bir sadık eş ve arkadaş görevini yerine getirirseniz, bedeninizi ve kalbinizi bana teslim ederseniz, sizin en sadık hizmetkarınız olacağım ve olmuşumdur da. Seni tek metresim olarak alıp, senin dışındakileri düşüncelerimden ve sevgimden kovacağıma, sadece sana hizmet edeceğime söz veriyorum. Bu kaba mektubuma tam bir cevap vermenizi rica ediyorum, böylece neye ve ne kadar güvenebileceğimi bileyim. Bana yazılı olarak cevap vermeniz hoşunuza gitmiyorsa, cevap alabileceğim bir yer belirleyin. Oraya tüm kalbimle gideceğim..”

aşk

10. Vita Sackville-West’ten Virginia Woolf’a

Ünlü yazar Virginia Woolf ve İngiliz şair Vita Sackville-West birbirlerine şaşırtıcı olmayan bir şekilde güzel yazılmış bir dizi aşk mektubu gönderdiler. Vita’dan Virginia’ya gelen bir mektupta, Woolf’un çiçekli, süslü düzyazısının aksine, West çok daha açık sözlü: “Seni çok basit, insani bir umutsuzlukla özlüyorum. Sen, ​​asla bu kadar basit bir mektup yazmazdın. Belki yazdıklarımı hissetmezsin bile. Yine de küçük bir boşluğun farkına varacaksın ama onu öyle güzel bir cümleyle giydirirsin ki gerçekliğini biraz yitirir. Benim için oldukça açık: Seni inanabileceğimden daha fazla özlüyorum, seni özlemeye çoktan hazırdım. Yani bu mektup gerçekten sadece bir acı cıvıltısı. Benim için bu kadar önemli hale gelmen inanılmaz. Lanet olsun sana şımarık yaratık, kendimi böyle ele vererek beni daha fazla sevmeni sağlayamam. Ama ah canım, akıllı ve soğukkanlı olamam. Seni bunun için çok seviyorum. Fazla içten. Sevmediğim insanlarla ne kadar mesafeli olabileceğimi bilemezsin. Bunu güzel bir sanata dönüştürmüştüm. Ama sen benim savunmamı kırdın ve buna gerçekten kızmıyorum.”

Yeni Cilt Bakımı Anlayışı: Saç Derisi Bakımı

0
saç derisi bakımı

Yeni cilt bakımı kavramı, saç derisi bakımı ile tanımlanıyor. Son birkaç yıldır saç ve cilt bakımı markaları, saç ve saç derisini sağlıklı tutmayı amaçlayan hibrit ürünler yaratmaya odaklanıyor. Bugün, kişisel bakım sektörü bu tür ürünlerle dolu. Başınızın üstündeki cilde, vücudunuzun geri kalanındaki cilt kadar özen göstermenin ve bakım yapmanın önemi fark edildi.

Saç Derisi Sağlığı Neden Önemlidir?

Saç derisi sağlığınız, saç sağlığınızla doğrudan ilişkilidir. Saç derisini bitkinin büyüdüğü toprak gibi düşünebilirsiniz. Kafa derisi yüzünüzün bir uzantısı iken, cildinizden daha kalındır ve onu destekleyen yaklaşık 100 bin saç köküne sahiptir.

Bir saç bakım markası tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, baş derisinin yüzünüzdeki ve vücudunuzdaki deriden 6 kat daha hızlı yaşlandığını ortaya koydu. Vücuttaki konumu göz önüne alındığında, başınız saçla kaplı olsa bile doğrudan çevresel etkilere daha sık maruz kalıyor.

Saç Derisi Bakımı Nasıl Yapılır?

Cildinizin geri kalanında olduğu gibi, saç derinize de bir an önce bakmaya başlamanız önemli. Sonuçta, hasarı önlemek, düzeltmekten çok daha kolaydır. Cilt bakımının sıklıkla ele aldığı ince çizgiler ve hiperpigmentasyon yerine, saç derisi bakımı genellikle kuruluk, pullanma, ürün birikmesi, incelme ve hatta saç dökülmesi gibi sorunları ortadan kaldırmak ve önlemek için formüle edilir.

Saç derinizin düzgün çalışması için biraz TLC’ye ihtiyacı vardır. Saçın bütünlüğünü korumak için saç derisinin uyarılması yoluyla kalıntıları, kiri ve yağı tutarlı bir şekilde çıkarmak saç bakımı rutininin bir parçası olmalıdır. Düzenli olarak fırçalama ve şampuanlama harika bir başlangıç. Ancak bunu ne sıklıkla yaptığınız, saç derinizin günlük olarak ürettiği sebum (yağ) miktarına bağlıdır. Ölü deri hücreleri, ürün birikimi ve saç uzamasını engelleyen sebum nedeniyle, saç kökleriniz kolayca tıkanabilir.

Şampuan söz konusu olduğunda, saç derinizin tipine göre şunları dikkate almanızı öneririz:

Kuru Saç Derisi:

Çok sık şampuanlıyor olabilirsiniz. Şampuan rutininizi haftada iki ila üç defaya indirmeyi deneyin ve temizlemeden önce nem eklemek için bir saç derisi serumu veya saç yağı kullanın.

Yağlı Saç Derisi:

Yağlı bir saç deriniz varsa saçınızı daha sık yıkamanızda fayda var. “Nemlendirici” olmayan bir şampuan kullanın ve saç kremini yalnızca orta ve uçlarda kullanın.

Hassas Saç Derisi:

Duşta kullandığınız suyun sıcaklığı saç derisi sağlığınızı etkiler. Soğuk veya ılık su, özellikle hafif bir şampuanla eşleştirildiğinde en idealidir.

Kaşıntılı Saç Derisi:

Kaşıntıdan şikayet ediyorsanız, değerlendirme için dermatoloğunuzdan randevu alın. Genellikle kepek önleyici bir şampuanla bu sorun giderilebilir.

Saç derisi bakımı söz konusu olduğunda, yıkama kadar fırçalama da önemli. Uzmanlar, yatmadan önce saçınızı ve saç derinizi 100 kez taramanın gerçekten işe yaradığını belirtiyor. Bu, saçınızın kendi doğal yağlarını saçınıza dağıtmaya yardımcı olur ve saç derisini uyarır ki bu da saç bakımı için çok önemlidir.

Saç Derisi Bakım Ürünleri

Günümüzde saç derisi bakımı için geliştirilmiş son teknoloji ve profesyonel serumlar, saç yağları ve maskeler saç derisi sorunlarına önemli ölçüde çare oluyor. İşte önerilerimiz:

Aveda Scalp Benefits serisi ürünleri saçı ve saç derisini besler. Saç derisini yatıştırarak saçı nemlendirir, sağlıklı saçlar için ideal bir temel oluşturur. Dulavratotu kökü, ekinezya ve adaçayı içeren, tüm saç tipleri için uygun olan formülüyle tahriş olmuş kaşıntılı saç derilerini yatıştıran besin açısından zengindir. Günlük kullanıma uygundur.

Davines Calming Hassas Baş Derisi için Yatıştırıcı Şampuan, saç derisini nazikçe temizler. Etkili formülü sayesinde saçı yatıştırır. 20 gr ürünü saç derisine çok hafif bir masajla uygulayın. Durulayın ve gerekirse uygulamayı tekrarlayın.

Insight Lenitive serisi ürünleri saç derisinin epidermal işlevini yeniden dengeleyerek tahriş olan saç derisini yatıştırmaya yardımcı olur.

Kerastase Specifique Cure Apaisante Anti-Inconforts Saç Bakım Kürü, şıntı, tahriş veya enflamasyon gibi saç derisindeki rahatsızlıkları anında sonuç vererek yatıştıran 4 haftalık konsantre bir kürdür.

Pandemi, Normalleşme, 2021 ve Sonrası…

0
pandemi

Koronavirüsle mücadelenin yavaş yavaş sona yaklaşması ile birlikte normalleşme arzumuz ve heyecanımız da artıyor. Peki, Covid-19, toplumları nasıl değiştirdi? 2021 ve sonrasında neler önem kazanacak, bizi neler bekliyor?

Yüz yüze etkileşim daha da önemli hale gelecek

Pandemiyle gelen en büyük zihinsel sağlık mesajı şu: Yüz yüze etkileşime sahip olmak, başkalarına dokunabilmek ve kısıtlamalar olmaksızın başkalarına yakın olmak zihinsel sağlığımız için ne kadar önemli?

Covid öncesinde hepimiz evden çalışmanın ve tüm gün en rahat kıyafetlerimizle yaşamanın ne kadar kolay olabileceğini hayal ederdik. Bunalmış hissettiğimizde, doğada güzel bir inzivada yalnız olmayı düşlerdik. Ama bir maskeyle kaplı olduğu için birinin yüz ifadesini tam olarak göremediğimiz zaman kendimizi ne kadar kopuk hissedeceğimizi ya da maskeli bir insan kalabalığının arasından geçmenin ne kadar yabancılaştırıcı bir etkisi olduğunu hayal bile edemezdik 

Pandemi süresince uzun süre evden çalışmak ve diğer  insanlardan kopmak, insanlarla sık sık yüz yüze etkileşime ne denli ihtiyacımız olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Yüz yüze ritüellerimiz, komşularımızla yaptığımız küçük konuşmalar ya da bir arkadaşı selamladığımızda rastgele sarılmamız… Pandemi  sonrası normalleşme sürecinde büyük ölçüde sanal bir yaşam fikrinden vazgeçeceğiz, çünkü diğer insanlarla fiziksel etkileşimlerimiz varlığımızı, insanlığımızı ve birbirimize bağlılığımızı onayladığını fark ettik. 

Mekanlarımızı tasarlama şeklimiz bundan sonrası için yardımcı olabilir mi?

İnsanların doğuştan gelen bir bağlanma arzusu vardır. Ancak Covid sonrası normalleşme sürecine girdiğimizde daha kişiselleştirilmiş deneyimler arayacağız. Deneyim tasarımı, kullanıcıları çekmede merkezi bir rol oynayacak.. Otomasyon, dış kaynak kullanımı ve yapay zekanın üçlü tehdidiyle karşı karşıya kalan güvencesiz istihdam ile karşı karşıyayız. Farklı senaryoları aktif olarak planlamak için yaklaşımlarımızı yeniden düşünmemiz gerekiyor ve bu süreç Covid-19 ile daha da hızlandı.

Şehirlerin daha küçük merkez ofisleri olacak. Evlerde daha donanımlı ve ses yalıtımlı çalışma alanları olacak. Evlerimiz muhtemelen daha fazla otomasyona ve birden fazla çalışma alanına sahip olacak. İnsanlar her gün ofise gitmeyecek. Ofisin amacı değişecek, odak bireysel çalışmaya değil, ekip etkileşimi ve işbirliğine odaklanacak. Ofislerin tasarımı, çalışanların fiziksel ve psikolojik olarak güvende hissetmelerini, bağlantı kurmalarını ve yaratıcı olmalarını destekleyen deneyimler ve alanlar yaratmaya odaklanacak.

Covid, romantik ilişkilerimize yaklaşımımızı nasıl değiştirdi?

Sınırlı sosyal ortamlar, evden çalışmak ve eve kapanmak, romantik ilişkilerimizi de teste tabi tuttu. Birçok insan, partnerleriyle her zamankinden daha fazla zaman geçirdi. Bazıları için ilişkinin derinliklerine inmek bir lütuf oldu, ancak birçoğu için birbirlerini anlama eksikliği veya ilişkideki zayıf iletişim konusunda acımasız bir uyanış oldu.

Boşanma davaları tüm dünyada %15-20 artış gösterdi. Aile içi şiddet vakaları küresel olarak %20 arttı.

Öte yandan, pandemi sevdiklerimizin değerini anlamamıza da yardımcı oldu. 

Güzelliğin peşinde…

0
Güzelliğin peşinde

Kuaförler güzelliğin, biz kuaförlerin peşinde…

Dünya 75., Türkiye’de 18.yılına imza atan Estetica Dergisi olarak yepyeni bir projeyi sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

‘Güzelliğin peşinde…’ adını taşıyan kuaförlerin belgeseli projesi tüm yaşanmışlıklarıyla kuaförlüğün ve kuaförlerin hikayesi olarak hayata geçiyor. Belgesel formatında hazırlanan projede kuaförlerin yanıtlayacakları en önemli soru neden ‘kuaförlük dünyanın en güzel mesleği’…

Kuaförlüğün dijitaldeki varlığını ve indirekt olarak meslek grubunun saygınlığını arttırmayı hedefleyen proje özel video çekimleriyle gerçekleşecek ve her bir belgesel her bir kuaförün hikayesini anlatacak…

Konuya ilişkin olarak Estetica Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erkan Güzel’in açıklamalarının yer aldığı videoyu izleyebilirsiniz.