Yaz saçları nasıl olacak? 2021 yazının saç modası hangi stillere işaret ediyor?
Saç kesimi trend öngörüleri neler?
Yaz nihayet geldi. Yazın gelişiyle birlikte saçlarımızda da değişim yapma vakti! Saç kesimi uzmanı ve influencer Callum Standen May, 2021 yaz aylarının doğal dokulu rahat saçların hakimiyetinde olacağını söylüyor. İşte, bu yaz öne çıkacağı öngörülen üç saç kesimi trendi:
1. Doğal Görünümlü Fransız Bob
Daima çok şık bir görünüm sunan Fransız Bob’un en önemli özelliği çene hizasındaki bobdan önemli ölçüde daha kısa ve küt kesilmesi, saçın elmacık kemiği bölgesine veya hemen altına hizalanmasıdır.
Bu görünüm, özellikle çok şık bir kıyafetle birlikte yüz özelliklerini gerçekten geliştirip yüze bir yapı kazandırıyor.
Bu saç kesimi, ıslak saça uygulanan bir tuz spreyi veya doku spreyi yardımıyla inanılmaz derecede çabasız ama rahat görünüm alabiliyor. Şekillendirici bir maşa ile zahmetsiz, yumuşak ve rahat dalgalar oluşturmak da mümkün.
2. Yumuşak Dokulu Bir Kakülle Tamamlanan Orta Boy Shag
Şu anda çok popüler olan orta boy saçlara uçuşan bir hareket katmak için kesime katları ve dokuyu dahil eden bir stil. Bu görünümün en iyi yanı, çok az bakım gerektirmesi ve çok az şekillendirmeye ihtiyaç duyması. Saça daha fazla hacim ve gövde kazandırmak için katlara mat şekillendirici ürün, köpük veya doku verici sprey uygulanabilir.
Bu saç modeli çoğu saç tipinde, özellikle de saçlarının daha kalın görünmesini isteyen ince telli saçlarda işe yarıyor. Yüze yumuşaklık katmak, gözleri vurgulamak ve yüz hatlarının öne çıkmasına yardımcı olmak için bu stile dokulu bir kakül de eklenebilir.
3. Bolca Doğal Dokuya Sahip Mullet
Mullet saç modeli son zamanlarda büyük bir moda akımına dönüştü. Miley Cyrus gibi ünlülerde görülen bu kesimin anahtarı, boyun daha uzun tutulup arkada ve üstte bolca dokuya sahip olmasıdır. Standon’a göre, kesimi güçlendirmek üzere saça daha fazla hareket ve doku sağlamak için saçlar, parmaklar kullanılarak fönlenmeli. Mutlaka saçı pürüzsüzleştirip kabarıklığı önleyen, nemlendirip parlaklık veren bir doku kremi ya da spreyi ile ile tamamlanmalı. Ayrıca bu saç modelinin son zamanlarda daha şık ve kıvrımlı uçlarla da kullanıldığını görüyoruz.
Davines Essential Haircare profesyonel şampuanı yeni katı formatıyla kullanımı kolay, etkili ve kompakt bir alternatif sunuyor. Üstelik yüzde 100 kağıt ambalajıyla çevre dostu olan Davines Essential Haircare Katı Şampuan serisi
Katı şampuan serisi, ince telli saçlara hacim veren VOLU, saçı derinlemesine nemlendiren MOMO, kıvırcık saçlar için LOVE ve hassas bir temizlik sunan DEDE olarak dört üründen oluşuyor.
Davines Katı Şampuan, diğer katı şampuanlarından farklı olarak zengin ve kremsi hoş bir köpük elde etmenize imkan tanıyor. Sadece elleriniz arasında nemlendirip ovalamanız yeterli!
Özellikle ince telli saçlara sahip olanlar tarafından çok beğenilen Davines katı şampuan, parlak, yumuşak ve dolgun saçlara sahip olmanızı sağlıyor.
Yüzde 100 geri dönüştürülebilir kağıttan üretilen ambalajıyla çevre dostu olan ürün, ambalajının içerisinde nasıl uygulanacağı ve korunacağına ilişkin bilgilere de yer veriyor.
Katı Şampuan Avantajı: Kolay Taşıma
Geleneksel bir şampuana kıyasla daha az yer tuttuğu için kolayca taşınabiliyor. Sıvı içermemesi sayesinde uçak kabin bagajına da yerleştirilebilir. Özellikle seyahat için ideal bir seçenek.
Essential Haircare serisinde ayrıca kullanışlı bir alüminyum kutu bulunuyor. Çok yönlü bir seyahat kabı olan bu kutu delikli ızgarası, çıkarılabilir ve yıkanabilir özelliğinin yanı sıra suyun akmasına izin vererek barın kurumasını sağlıyor ve böylelikle maksimum hijyeni garanti ediyor.
İnce telli ve zayıf saçlar için VOLU
Zengin mineraller ve vitaminler içeren Şalgam kökü ekstresi saçınıza dolgunluk ve hacim kazandırıyor.
Nemini kaybetmiş saçlar için MOMO
Su, vitamin ve mineral tuzları bakımından zengin olan sarı kavun özü, uzun süreli nemlendirme sağlamaya yardımcı oluyor.
Kıvırcık saçlar için Love
Yağ asitleri ve vitaminler açısından zengin olan Zeytin özü, elastikleştirici ve yumuşatıcı güce sahip.
Hassas yıkama için DEDE
Mineral tuzlar açısından zengin olan Kırmızı Kereviz özü, saç üzerinde mineralleştirici bir etkiye sahip.
Biyoçözünebilir Formüller
Yüzde 97.4 biyo-çözünürlüğe sahip ürünlerin formüllerinin ardındaki teknoloji, geleneksel sabunlara kıyasla farklılık gösteriyor. Dermo uyumlu pH değerine sahip hafif yüzey aktif maddeler karışımı, nazik bir temizleme etkisi sağlarken parlaklık da kazandırıyor.
Her ay Instagram’da belirlenen etiketlerle (hashtag) Renk-Kesim, Gelin Saçı ve Avantgarde kategorileri için yapılan başvurular sonucunda üç kategoride ayın kazananı belirlenirken yıl sonunda gerçekleşecek olan finalde ay birincileri olan tasarımcıların çalışmaları değerlendirmeye tabi tutulacak.
YKY 2021 Mayıs Finalistleri
İşte bu ay uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda belirlenen finalistler:
YKY 2021 Mayıs Renk ve Kesim Kategorisi
AYHAN ÖNLÜEL – Ünlü Eller Kuaför / İstanbul
GÜRKAN DUMAN – Cut&Color Gürkan / Sakarya
SEMA YAZICI – Hair Studio Tuana / Samsun
YKY 2021 Mayıs Gelin Saçı Kategorisi
ENGİN UYSAL – Kuaför Engin Uysal / Mersin
HALİS ÖSTÜRK – Leos Kuaför / Kdz. Ereğli
MERT ACAR – Talat Kuaför / İstanbul
YKY 2021 Mayıs Avangard Kategorisi
CAN ÖZCAN – Paris Can / Ankara
GAMZE DİKİCİ – Vera Kuaför / Bursa
IŞIL SARI – Işıl Sarı / İzmir
Hairist YKY Ayın Finalistleri Ödülleri
1-Ayın Finalistlerine Özel Finalist Sertifikası
Her ayın kategori finalistlerine (toplam 9 finalist) özel sertifikaları gönderilir.
2-Katıldığınız Salona Özel Ödül
Her ayın finalisti, çalıştığı salona özel 1 adet Hush Tangle Free ürün ödülünü kazanır ve ödülü salon adresine gönderilir.
Yılın Kuaförü’nün Seçimi
Ayın finalistleri her ay belirlenen jüri tarafından; Yılın Kuaförü derecesi ve kategori dereceleri ayın finalistleri arasından en az 10 kişinin yer aldığı Büyük Jüri tarafından seçilmektedir.
Toplam 3 kategori birincisi arasında sadece 1 kişiye YILIN KUAFÖRÜ unvanı verilir. Yılın Kuaförü Ödülü’nü alabilmek için bu 3 kategoriden birinde birinci olmak ve 3 kişi arasında en yüksek puanı almış olmak gereklidir. Yarışmanın iki kategorisinde aynı kişinin birincilik alması durumunda yarışmacı otomatik olarak YILIN KUAFÖRÜ ilan edilir.
unvanı verilir. Gelin Saçı ve Avantgarde kategorileri için yapılan başvurular sonucunda üç kategoride ayın kazananı belirlenirken yıl sonunda gerçekleşecek olan finalde ay birincileri olan tasarımcılarınYılın Kuaförü Ödülü’nü alabilmek için bu 3 kategoriden birinde birinci olmak ve 3 kişi arasında en yüksek puanı almış olmak gereklidir. Yarışmanın iki kategorisinde aynı kişinin birincilik alması durumunda yarışmacı otomatik olarak YILIN KUAFÖRÜ
Christian Ríos, ışık hareket ettikçe değişen, kromatik tonlardan oluşan okyanus tabanından esinlenen Nacar koleksiyonu ile eşsiz bir renk geçişi sunarak saç rengi modasına çarpıcı önerilerle geliyor.
Ton zenginliği ve yumuşak, kavisli şekiller, yanardöner tonlar…
Saç: Christian Ríos @ khrystyan28 @christianriossalon Fotoğraflar: Esteban Roca @esteban_roca_photo Rötuş: Esteban Roca Makyaj: Nacho Sanz @nachosanz Makeup Stil: Christian Ríos ve Chary
Gün içerisinde üzerinde hiç düşünmeden alışkanlıklar gereği yaptığımız bazı şeyler saçımıza zarar verebilir. Saçımızı nasıl yıkadığımızdan nasıl kuruttuğumuza, nasıl şekillendirdiğimizden toplayış biçimimize kadar pek çok davranış biçimi saçımızın sağlığını etkiliyor. İşte, o hatalar: (Saçın zarar görmesini nasıl önleyebilirsiniz?)
Saçın tamamını şampuanlamak
Saç kırılmasını ve kırılganlığını artırabilecek alışkanlıklar içinde en sık yapılan hatalardan biri, saçınızın tamamını şampuanlamaktır. Bunun yerine şampuanı sadece saç derinize uygulamalısınız. Şampuanlamanın temel amacı saç derisini temizlemektir. Şampuanı durularken, köpük yine de saçlarınızı kaplar. Bu, çok fazla kabarmaya ve kırılmaya yol açabilir.
Saçı havluyu sürterek kurutmak
Duştan sonra birçok insan havluyu saçlarına sürterek saçlarını kurutur. Bu yapabileceğiniz en kötü şeydir çünkü saçınız ıslakken daha da kırılgandır. Dış kütikül ajitasyona daha duyarlıdır.
Ağır bir havlu kullanmak ve saç diplerine sürmek yerine, eski bir penye tişört alıp saçınızı hafifçe bu tişörtün içine sarmanızı tavsiye ederiz. Bu, ekstra suyun bir kısmını emmeye yardımcı olur ve saç üzerinde çok daha naziktir.
Yorgunluk ve stres
Her ne kadar yorgunluk ve stres, alışkanlık olmasalar da saça zarar veren unsurlar arasında önemli bir yer tutuyor. Vücudunuz stres modundayken, iyi uyuyamıyorsunuz, çok stres altındayken kendinizi besleyemiyorsunuz ve stres hormonlarınız yükseliyor. Vücudunuz da size, “şimdi saç uzatmanın zamanı değil” diyor. Sonuç olarak, kafanızdaki saçların çoğu, büyüme aşamasından dinlenme aşamasına geçiyor, bu da saç dökülmesinde artış deneyimlemenize neden oluyor.
Bu durum genellikle bir hastalık geçirdikten yaklaşık üç ay sonra ya da hızlı bir diyet uyguladıktan ya da çok fazla stres altında olduğunuz bir dönemden sonra ortaya çıkar.
Beslenme, saçımızın sağlığı için gerçekten önemlidir. Yeterince iyi beslenemediğimiz dönemlerden geçtiğimizde saçlarımız da bundan payını alır. Etrafınızda sağlıklı atıştırmalıklar ve yemekler tutun, abur cuburdan ve işlenmiş gıdalardan uzak durum.
Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklar ateşinizi yükseltir, bu da saç dökülmesini hızlandırabilir. Sağlıklı alışkanlıklar sadece saçınızın değil, tırnak ve cilt sağlığınızda da önemli bir fark yaratabilirler.
Saçı çok ıslakken fırçalamak
Duştayken ve saçlarınız çok ıslakken asla fırçalamayın veya taramayın. Düz saçlarınız varsa, saçınızı daima havluyla kurulayın ve taramaya başlamadan önce kurumaya çok yakın olduğundan emin olun.
Kıvırcık veya dokulu saçlara sahip kişiler, saçlarını başlarını aşağıda tutarak tararlarsa buklelerinin bakımı açısından daha iyi sonuçlar alırlar.
Isı veren şekillendirici aletler kullanmak
Isı yayan saç aletleri saçınızdaki proteinlere zarar vererek saçınızı kabarmaya, kırılmaya ve saç dökülmesine karşı daha duyarlı hale getirebilir.
Fön makinesini her zaman en düşük ısı ayarında kullanın. Evet, bu şekilde kurutmak çok daha uzun süre alıyor, fakat buna değmez mi?
Fön makinesini asla saçınıza çok yakın tutmayın. Başınızdan yaklaşık 10 santimetre uzakta tutmaya çalışın. Her zaman saç kurutma makinenizin sürekli hareket ettirdiğinizden emin olun., sabit bir yerde tutmayın
Maşa ve düzleştiricilerde en iyi titanyum plakaları seçin.
Saçı UV Radyasyonuna Aşırı Maruz Bırakmak
Tüm gün dışarıda olduğunuzda uzun süreli ultraviyole radyasyona maruz bırakıyorsunuz. Bunun saçınıza verebileceği hasarı hafife almayın. UV aslında saçtaki protein yapısına zarar vererek onu daha savunmasız hale getirebilir. Saçımızdaki pigmentler bir dereceye kadar ultraviyole radyasyondan korur .
Boyalı saçlara veya permalı veya düzleştirilmiş saçlar gibi kimyasal olarak işlenmiş saçlara sahip biriyseniz, saçlarınız ultraviyole radyasyon hasarına karşı daha savunmasızdır. UV ayrıca saçta serbest radikal hasarı oluşturabilir.
Özellikle sarı veya kızıl saçlar, ultraviyole radyasyonun yol açtığı hasara karşı daha savunmasızdır.
Bir şapka kullanmanın ötesinde saçınızı ultraviyole radyasyondan korumak için diğer bir şey, ne kadar süre dışarıda olduğunuza dikkat etmek ve ayrıca Güneş’in en tepede olduğu zamanlarda en azından uzun süre dışarıda kalmamaya çalışmaktır. Bu genellikle öğlen saatlerinde olur.
Klora ve havuz suyuna maruz kalmak
Havuzda yüzerken saçlarınızı klordan korumak için bone takın. Diğer önemli bir konu da havuzdan çıkar çıkmaz saçınızı hemen durulamaktır.
Saçları çok sıkı toplamak
Çok sıkı atkuyruğu, saçınızı çok sıkı topuz yapmak, saç dökülmesine neden olabilir. Topuz ya da atkuyruğunu mümkün olduğunca gevşek toplamaya çalışın.
Élise Antoine, “United” koleksiyonunu hazırlarken insanları kısıtlamalarından kurtarmak için stil ve cinsiyetlerin karıştırıldığı çizgiler hayal etti. Antoine; “Yaratıcılığım, beni esnek ve canlı dokularla geliştirilmiş unisex hatlara doğru yönlendiriyor,” diyor.
Tamamlayıcı renkler karıştırılarak feminen ve maskülen görünüm dengelenmiş. Her şeyin “SINIRSIZCA” bir araya geldiği bir ruh hali…
Saç: Elise Antoine Fotoğraf: Pawel Wylag Makyaj: Natasza Bigos Gardırop: Joanna Wolff Yapım: MK Production & Christophe Gaillet
Red&White Kuaför Koordinasyon Müdürü, Cilt Bakımı ve Kalıcı Makyaj UzmanıMilay Başata, kuaförümden.com ile cildimizi yaza nasıl hazırlamamız, günlük cilt bakım rutininin nasıl olması gerektiği, gelinler için düğün öncesi cilt temizliği ve evde uygulayabileceğimiz doğal karışımlar ile ilgili detayları paylaştı. (İlgili video en altta)
Yaza girerken cildimize neler yapmalıyız?
Milay Başata: Öncelikle cilt bir günde güzelleşmediği gibi, bir günde de bozulmaz. Kış gibi soğuk geçen mevsimin kuruma, pullanma, kızarıklık gibi ciltte bazı hasarlar bırakabiliyor. Duş alırken ya da kettle’da su kaynatırken onun buharı ile yüzü biraz yumuşatıp bir peelirg işlemiyle cildi önce arıtmak gerekiyor. “Ben makyaj yapmıyorum, o yüzden cildimi de çok yoğun temizlememe gerek yok” diyen çok kadın var. Cildinizin kirlenmesi için makyaj yapmanıza gerek yok. Havadaki toz cildimize yapışıp gözenekleri tıkıyor. Yazdan kışa geçerken cilde güzel bir buhar banyosu ve peeling işlemiyle gözenekleri açmalı ve iyice bir temizlemeliler.
Gözenekler açık olduğunda dış etmenlere çok açık olmuyor mu?
gözenek temizliği dediğimiz şey, cilde dışarıdan yapışmış olan kir ve tozun, fazla yağın, sebum artıklarının atılması anlamına geliyor. Daha derinlemesine bir gözenek temizliği dermis ve epidermis tabakasına inebildiğimiz, dermopen, dermoroller ya da mezoterapi gibi işlemlerle gerçekleştiriliyor.
Günlük hayatta evde cildimizi nasıl temizlemeliyiz?
Milay Başata: İnsanlar önce cildi güzel bir temizleyiciyle yıkıyorlar ama temizleme jelini elimize aldıktan sonra suyla homojen hale getiriyor ve sonra yıkıyoruz. Aslında bu doğru bilinen yanlışlardan biri. Temizleyiciyi uygulamadan önce yüzü iyice bir ıslatmak gerekiyor. Temizleyiciyi elimize aldık, iyice köpürttük, cildimize mutlaka 2-3 dakika ovalama yapmamız gerek. Cildimize uyguladığımız her ürünün ciltle etkileşim sağlayabilmesi için 2-3 dakika friksiyon ya da masaj şart. Sürüp direkt yıkadığınızda da cilt temizlenir ancak, 2-3 dakikalık ovalama ile çok daha verimli bir sonuç alırsınız.
Her cilde her işlem olur mu? Herkese aynı uygulama mı yapılıyor?
Milay Başata: Herkesin cilt yapısı farklıdır, dolayısıyla her cilde ihtiyacına uygun ürünleri kullanıyoruz. Cilt kuru ise kuruluğa özel bir bakım kürü uyguluyorum ama müşterimin o ayki cilt kuruluğu ve hassasiyeti ile bir sonraki ayki durumu aynı olmuyor. O noktada kuruluğa karşı ürün grupları içerisinde de doğru seçimleri yapıp ona uygun bir bakım uyguluyorum.
Kışın kullandığımız nemlendirici ile yazık kullandığımız ürün kesinlikle aynı olmamalı. Kışın çok yoğun bir nemlendirici önerebilirken, yazın daha hafif bir nemlendirici tavsiye ediyorum. Çünkü yazın ısı ve terleme de devreye girdiği için çok yoğun bir nemlendirici kullandığınızda, bu defa ciltte akne problem ortaya çıkabiliyor.
Sabah uyandığımızda cilt bakım rutinimiz ne olmalı?
Milay Başata: Herkes diyor ki, “Ben yüzümü yıkayıp yatıyorum, sabah yine gerek var mı?” diye soruyorlar. Cildiniz çok sebum üreten, akneli ve yağlı bir ciltse, evet, gerek var. Onun dışında sabah sadece yıkayıp güzelce toniklemek yeterli. Ben de sabahları yüzümü sadece yıkadıktan ve tonikledikten sonra göz çevresi kremimi ve serumumu sürüp evden çıkıyorum.
Sabahları yüzümüze uygulamamız gereken dört ürün var: tonik, göz çevresi, serum ve nemlendirici. Genç yaş grubunun seruma çok ihtiyacı olmayabilir. Her ürünü sürdükten sonra bir beş dakika bekledikten sonra makyajımızı yapmalıyız.
Sezon başlarken cilt bakımı konusunda gelinlere ne öneriyorsunuz?
Milay Başata: Çok güzel bir gelinlik ve saçın tamamlayıcısı iyi bir makyajdır. Düğün gününden bir hafta önce güzel bir cilt temizliği ve arındırma yapmalarını tavsiye ediyorum. Neden üç gün öncesinde değil? Çünkü her cildin bakıma tepki verişi farklıdır. İyi bir cilt bakımı, hemen kendini göstermez, bir hafta içinde cilt parlamaya ve ışıldamaya başlar. Bir hafta öncesinde cilde güzel bir temizleme ve arındırma yapıldığında, bir hafta sonra yapılan makyaj cilde o kadar güzel oturuyor ki çok daha güzel bir görüntü ortaya çıkıyor.
Makyaj sonrası pul pul dökülmeler neden kaynaklanıyor?
Milay Başata: Makyaj yaptıktan sonra ciltte oluşan pullaşma aslında makyajın iyi ya da kötü yapılmasıyla değil, bazının, yani cilt yapısının iyi hazırlanmamasından kaynaklanıyor. Örneğin, benim makyaja başlamadan önce mutlaka bir beş dakikalık hazırlık rutinim vardır. Misafirimiz salona gelir, cildini temizlerim, küçük bir peeling uygulaması yaparım, sonra cildi güzelce nemlendirir ve on beş-yirmi dakika sonra makyaja başlarım.
Cildimiz neden kuruyor ve ne yapmalıyız?
Milay Başata: İki farklı kuruluk var. Birincisi dış etkenlerden kaynaklı kuruluk, ikincisi ise cilt yapısı ile ilgili kuruluk. Örneğin içten mi yoksa dıştan mı kaynaklandığını çözmek için ben kuruluk şikayetiyle gelen birine tiroid ya da akciğerleri ile ilgili bir sorunu olup olmadığını mutlaka sorarım. Ya da bazı insanlar sıcak ortamdan soğuk ortama girer, cildi kurur. Ya da cilt yapısına uygun olmayan bir ürün kullanır, cildinde hassasiyet ve kuruluk oluşur. Cildi iyi analiz etmek gerekir.
Havanın kuru olması da cildi kurutan bir etkendir. Örneğin, Ankara’da kullandığım bir nemlendirici yazın deniz kıyısına tatile gittiğimde cildime fazla gelebiliyor.
Beslenme çok önemli. Sigara içiliyorsa cilt ekstra kuruyup matlaşır. Ayrıca vücut gün içerisinde yeterince su almıyorsa cilt her zaman donuk görünecektir. İyi kremler kullanmak tabii ki önemli ama beslenmeye, su tüketimine ve makyajla yatmamaya gayret etmek gerekiyor. Örneğin. çok kola içen, çok fast-food tüketen insanlarda sivilce problem olması kaçınılmazdır.
Tavsiye edebileceğiniz ve evde uygulanabilecek doğal bir karışım var mı?
Milay Başata: Aslında iki-üç şey var. Bunu ben de zaman zaman kendim içi uyguluyorum. Her ay mutlaka bir hafta süresince kullandığım tüm ürünleri kullanıp detoksa geçiyor ve o bir hafta sadece gülsuyu kullanıyorum. Yüzümü yıkadıktan sonra gülsuyuyla yıkayıp cildin onu tamamen çekmesini bekliyorum. Eğer sık peeling işlemi uygulamıyorsak ve cildimizde deri kalıntıları oluşuyorsa bir tatlı kaşığı bal ile bir tatlı kaşığı şekeri karamelize eder gibi iyice karıştırdıktan sonra cildime sürüyor ve üç dakika bekletiyorum. Ardından yavaş yavaş dairesel hareketlerle friksiyon yapıyorum. Sonrasında asla sıcak değil, mutlaka soğuk sui le yıkıyorum. Bunun ardından çok hafif bir nemlendirici de sürebilirsiniz.
Ayrıca Türk kahvesi içtikten sonra içinde kalan telvesi, ciltteki ölü deriyi, akneyi, yağı çözüyor ve cilde ipeksi bir görünüm veriyor. Bunu da çok öneriyorum.
Orijinal ve seçkin saç bakım ürünlerinin tek adresi kuaforumden.com’un Görüntülü Destek Uzmanı Şefika Zorlu, Antalya MD Kuaför’ün Kurucusu Mustafa Demirbağ ile saç kesimi üzerine bir araya geldi. Zorlu, Demirbağ ile saç kesiminin önemi, dikkate alınması gereken unsurlar ve bir kesimden ne beklenmesi gerektiği üzerine söyleşti.
İşte o söyleşiden alıntılar:
“Bir kadın saç kesiminden memnun değilse, kıyafet alışverişine yönelir”
Mustafa Demirbağ: Saç kesimi söz konusu olduğunda bütün sorumluluk sadece kuaföre bırakılmamalı. Kişi beklentisini açık bir şekilde kuaföre anlatabilmeli, kuaför de kesmek istediği saçın yüzüne ne etki vereceğini, farklı alternatiflerin yüze nasıl yansıyacağını açıklayabilmeli ama son kararı yine müşteri vermeli. Saçın uzunluğunun, kısalığının, orta boy olmasının bir önemi yok, önemli olan şu: o saç kesimi kadını ya da erkeği nasıl gösteriyor? Yorgun mu, enerjik mi, spor mu, klasik mi, enerjik mi, seksi mi, romantik mi?.. Bu şuna benziyor: bir tişörtün çok pahalı olmasının bir önemi yok, önemli olan giydiğinizde içinde kendinizi nasıl hissettiğiniz. İyi bir saç kesimi kadın için çok önemli. Eğer kadın saç kesiminden memnun değilse, kıyafet alışverişine yöneliyor ki bu çok daha masraflı. Saç kesiminden memnun olan bir kadın basit bir tişörtle çarşıya da gider, sevgilisiyle buluşmaya da…
Mustafa Demirbağ: Öncesi, sonrası fotoğraflar Instagram’da çok etkili, çok da ilgi görüyor. Çok köklü değişiklikler beni ürkütüyor. İnsanı önce heyecanlandırabilir ama hedef bir insanı değiştirmek yerine, onun güçlü yanlarını ortaya çıkarmak olmalı. Ben “bir kadını değiştirmek” fikrini sevmiyorum. Saça harcanan para çok önemli. Dünyanın en iyi saçını da kestirsen, en iyi renklendirmeyi de yaptırsan, o devamlılığı sağlamak, doğru ürünleri kullanmadıkça saç kendini gösteremez. Ben kozmetiğin gücüne çok inanan biriyim. Yani, saçı kökten değişen bir kadın o an bir Instagram pozu için mutlu olabilir ama evde mutlu olduklarına inanmıyorum.
Mustafa Demirbağ: Bir kadın saçını kestirdikten sonra, hala haftada iki gün kuaföre gidiyorsa bir sorun vardır. Ya da evde kendi başına saçını şekillendiremiyorsa ya kuaföründe ya da kuaförüyle olan iletişiminde bir sorun var demektir. Ürünü ya doğru kullanamıyordur ya da kozmetiğin gücünü bilmiyordur. Her kesimde biz müşterilerimizin hayatını kolaylaştırmak için uğraşıyoruz. İyi bir kesimden beklenti de bu olmalı. Yaşam çok hızlı, insanların zamanları yok. Bize saç kestirmekten çok, doğru öneriler almak ve kestirecekleri saçı büyük uğraşlar vermeden rahatça kullanabilmek için geliyorlar. Saçı rahat kullanabilmenin yolu da doğru ürünler kullanmak.
Türkiye’nin en çok gelin saçı tarayan salonlarının başında gelen Soner Saç Tasarım’ın Kurucusu Soner Dalkılınç, kuaförümden.com Görüntülü Destek Uzmanı Şefika Zorlu ile 2021 gelin saç modelleri ve aksesuarlarının yanı sıra model seçimi ve bakım sürecinde dikkat edilmesi gereken hususları anlattı.
İzmir’de faaliyet gösteren ve Türkiye’nin en çok gelin saçı tarayan salonlarının başında gelen Soner Saç Tasarım’ın Kurucusu Soner Dalkılınç, her sezon 500-600 geline hizmet veriyor.
İşte Instagram’daki canlı yayından alıntılar:
Gelin saçı tasarlarken nelere dikkat ediyorsunuz?
Soner Dalkılınç: Gelinin aksesuarına ve duvağına bakıyoruz. Son dönemde kısa duvaklar kullanmamaya çalışıyoruz. Uzun duvak sadece fotoğraflarda giriş ve dans kısmında lazım oluyor, ondan sonra dans ederken, yürürken uzun duvaklar gelini çok zorluyor. O yüzden taraklı, çıkarılabilir uzun duvakları öneriyoruz.
Aksesuar seçimi de çok önemli. Salonumuzda da bir aksesuar standımız var. Gelincilerin verdiği aksesuarlar biraz daha ucuz oluyor. Biz daha kaliteli ve şık seçenekler sunuyoruz. Çok güzel bir saç yapıyorsunuz, aksesuar kalitesiz ise bütün görünümü mahvedebiliyor.
Gelin adaylarına saç bakım öncesi ne öneriyorsunuz?
Soner Dalkılınç: Mutlaka saçının yapısına uygun bir bakım öneriyoruz. Evde de bu bakımları yapmasını tavsiye ediyoruz. Birçok kuaförün içinde bulunduğu satış sitesi kuaförümden.com’u açıyor ve salonda hemen birlikte doğru ürünü sipariş ediyoruz. Bu da bizim işimizi çok kolaylaştırdı.
En büyük sorun saç yapısına uygun olmayan ürünlerin kullanılması. Mesela ben Kérastasebayisiyim ve markanın, örneğin 25 adet ürünü var. Bir kişiye bu ürünlerden sadece üçü uygun olabilir ve geri kalanı saçına zarar verebilir. Bir markanın çok kaliteli olması, her ürününün saçınıza iyi geleceği anlamına gelmez. Saç tipinize ve yapınıza uygun doğru ürünü kullanmak çok önemli. Bu noktada da kuaför desteği büyük önem taşıyor.
Saçı topluyor ya da maşa yapıyorsunuz. Gelin saçı yapılmadan önceki süreçte saçı yumuşatan nem bakım ürünlerini kullanmamak gerekiyor. Kerastase’ınCimentserisiürünlerini kullanarak bakım yapıyoruz ki, saçın hacmi de yerinde olsun, düşmesin. Sıkılaştırıcı bakımlara ağırlık verilmeli.
Bu yılın modasında nasıl aksesuarlar ve saçlar var?
Soner Dalkılınç: Aksesuar seçiminde gelinlik kadar gelinin genel tarzı da önemli. Normal yaşantısında çok doğal olan bir kadına çok büyük bir aksesuar tavsiye edemezsiniz. Nude tonlarda, yumuşak dokulu ve çiçekli aksesuarları tercih ediyorum. Kaliteli, Arabik, büyük taçlar da bu yıl çok revaçta olacak. Ek olarak aynı büyüklükte yatay kullanılan yaprak aksesuarlar da 2021’in öne çıkanları arasında. Ayrıca melek kanadı dediğimiz bir aksesuar var. Arkada, sağa ve sola takılıyor. Özellikle ense topuzlarında çok şık duruyor.
Romantik saçlar gelinler söz konusu olduğunda vazgeçemediğimiz modeller. Yıllardan beri, çok fazla tarak kullanmadan topladığımız natürel gelin saçları yapıyoruz. Sonrasında sprey kullanmadık. Spreyli saç fazla parlamıyor, gerekirse wax ile parlaklık veriyoruz. Bu tür saçlar da bu yıl popülerliğini sürdürecek.
Saçınız ne kadar temiz olursa olsun, topuz yapmadan önce Kerastase’ın kuru şampuanını da mutlaka tavsiye ederim. Topuz yapmadan önce saç diplerine bu ürünü sıktığınızda, terleseniz de saçınız diplere doğru çökmeyecek ve çok daha kalıcı olacaktır.
Soner Dalkılınç: Renklendirme de önemli. Gelinlerimizin çoğu zaten doğal saçlara sahipler. O doğal saç içerisine hafif ışıltılar yapıldığında maşa ya da topuz sonrası dokular inanılmaz güzel düşüyor. Ortaya çok daha güzel ve kaliteli bir görünüm çıkıyor. Saçta hafif aydınlatmalar yaptığımızda saçın çok daha ışıltılı görünmesini sağlayabiliyoruz.
Salık saçlar mı, topuz mu ön planda?
Soner Dalkılınç: Bu yıla kadar hep topuz ön plandaydı. Özellikle yaz aylarında müşterilerimizi genellikle topuza doğru yönlendiriyorduk. Çünkü gelin adayları kuaför salonundan çıktıktan fotoğraf çekimine gidiyorlar. Saçı ne kadar sağlam yaparsak yapalım, ne kullanırsak kullanalım, salık saçlar özellikle düğün öncesi bu tür organizasyonlar nedeniyle gün sonuna dek dayanmıyor. O yüzden biz fotoğraf çekimi gibi organizasyonları başka bir gün yapmalarını tavsiye ediyoruz. Şayet, fotoğraf çekimi başka bir gündeyse, daha sakin bir gün geçireceklerse ben gelinlere salık saç yapmayı çok seviyorum. Özellikle, bukle bukle değil de, tek halde düşen kalın wag’lı maşaları daha çok seviyorum. Özellikle bunlarda dikine ve yatay büyük aksesuarlar çok şık duruyor. Saç göründüğü için aksesuar çok dikkat çekmiyor. Toplu saçlarda, saç arkada toplu olduğu için çok fazla dikkat çekebiliyor.
Gelinin boyu, boynunun boyutu, baş uzunluğu topuz ya da salık saç mı yapılması gerektiği konusunda bize önemli bir fikir veriyor. Salındığında kendini gösteremeyen bir saç ise toplamakta fayda var. Bu tamamen provadaki görüşmeye bağlı.
Soner Dalkılınç: Kesinlikle provayı öneriyorum, çünkü düğün günü o stres ve telaşla saç modelini belirlemeniz güçleşir. Aslında prova yüzde 25 müşteri, yüzde 75 kuaför içindir. Gelin, provasız düğün günü salona geldiğinde çok fazla stres yaşayabilir, etrafındakinin fikirleri kafasını karıştırabilir. Bu nedenle biz mutlaka prova öneriyoruz.
Bu dönemde pandemi nedeniyle gelinlerin salona refakatsiz gelmesini, illa gelecekse de bir kişiyle sınırlı kalmasını rica ediyoruz.
Gelin saçı randevuları ne durumda? Ertelemeler söz konusu olduğunda ne yapıyorsunuz?
Soner Dalkılınç: Bu yıl için birçok randevu aldık. Her sezon 31 Ocak’a kadar erken ödemeli kampanyalar yapıyoruz. Bu yıl da yaklaşık 100 gelinin randevusunu aldık. Herhangi bir erteleme olursa da aynı fiyatlarla devam ettiriyor, bir sonraki seneye kalırsa çok küçük bir fiyat farkıyla ertelenen tarihte hizmetimizi veriyoruz.