Ana Sayfa Blog Sayfa 73

Sanat Eğitiminden Kuaförlüğe: Rosie Briscoe

0
Briscoe

Görsel sanatlardaki tecrübesini kuaförlükle buluşturan Rosie Briscoe, Instagram hesabıyla dikkatleri çekiyor. Sanat eğitiminin ardından kuaförlüğe yönelen Rosie, moda ve tekstil tutkusunu saç ve sanatla birleştirerek kariyere dönüştüren nadir isimlerden biri. Her iki alanın da birbirine ilham verdiğini söyleyen Briscoe, Hairdressers Journal’a verdiği röportajda kariyerine, sanat tutkusuna ilişkin pek çok şeyin yanı sıra mesleğe yeni başlayanlara yönelik tavsiyelerini de paylaştı.

Sanatsal eğitimden sonra saç sektörüne girmek isteyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Rosie Briscoe: Sanatsal bir geçmişe sahip olmanın sizi gerçekten yükseltebileceğini düşünüyorum. Sanat okuluna gitmek rengi ve formu çok iyi anlamamı sağladı. Ayrıca, insanların etrafında olmayı seven yaratıcı kişiler için harika bir alan olduğunu düşünüyorum. Herkese saç konusunda eğitim vermelerini ve yaratıcı olanların sektörün fotoğrafçılık tarafına girmelerini tavsiye ederim. Yarışmalar, başlamak için gerçekten harika bir yol.

Saçta şu anki rolünüz nedir?  

Rosie Briscoe: Birkaç ay önce, salon koltuğunun arkasında olmayı bırakarak Matrix’in online eğitim ekibi için içerik oluşturmaya geçme kararı aldım.

Bugün bulunduğunuz yere nasıl geldiniz?

Rosie Briscoe: Girdiğim ilk saç yarışmalarından biri Matrix Destination Fame idi. O zamanlar markanın sanatçısı olmak istediğimi biliyordum. Yakın zamanda serbest çalışmaya başlamış olmam, zamanımı istediğim gibi kullanabileceğim anlamına geliyor, bu yüzden vaktimi müşteriler ile yaratıcı işler arasında bölüştürüyorum. Sadık müşterilere sahip olmak ve şu an yaptığım şeyi ücretlendirebilmem yıllarımı aldı. Her gün salonda olmak zorunda olmadığım bir noktaya geldim. Artık başka tür yaratıcı işler de yapmaya öncelik veriyorum.

En çok hangi uğraşı seviyorsunuz? Saç mı yoksa görsel sanat mı ?

Rosie Briscoe: Seçim yapamam; biri diğerine ilham veriyor. Benim için yeni bir alan olduğu için görsel sanatlar yapmayı seviyorum ama bu çalışmaların hepsi saç ve saç bakımından esinleniyor. Renk ve dokuyu seviyorum çünkü hepsi birbiriyle bağlantılı. Saç ve kumaş çok benzer özelliklere sahip.

Briscoe

Kariyerinizde karşılaştığınız en büyük zorluk nedir?

Rosie Briscoe: Bence karantina şu ana kadar başa çıkması en zor şeydi. Serbest çalışmaya yeni başlamıştım, bu yüzden ne yazık ki herhangi bir devlet yardımı alamadım. Bunun yerine, zamanımı saç ve sanatta beceri kazanmak için harcadım ve mekanlar açıldığında hazır olmaya odaklandım. Ancak, salonda çalışamamak, özellikle de sohbet edecek müşterilerimin olmaması çok zorlayıcıydı.

İmzanız haline gelen saç görünümü nedir?

Rosie Briscoe: Çok fazla balyaj yapıyorum, elle boyanmış teknikleri seviyorum!

En sevdiğiniz Instagram hesabı ne?

Rosie Briscoe: @alainawaller saç ve sanatı birleştirmek için harika. @drawingcabaretcuture moda hayatı çizimi ve muhteşem görsel sanatlar ve peruklar yapıyor.

Siz ve kariyeriniz için sırada ne var?

Rosie Briscoe: Saç ve sanat dünyasını bir araya getirmeye devam edeceğim. HJ ve Matrix ile yakın zamanda gerçekleştirilen bir canlı etkinlikte ısmarlama saç illüstrasyonları oluşturdum ve bundan daha fazlasını yapmayı çok isterim. Uzun vadede, kim bilir? Kariyerimi yeni yönlere taşımayı seviyorum, bu yüzden bunu yapmaya devam edip beni nereye götüreceğini göreceğim.

Güzelliğin Peşinde… Cihan Çakar – The Most

0
Güzelliğin Peşinde - Cihan Çakar

Estetica Dergisi – Hairist projesi olarak gerçekleştirdiğimiz “Güzelliğin Peşinde” belgesel serisinde Kuaför Cihan Çakar, kuaförlüğe adım atma ve mesleki gelişim hikayesini, deneyimlerini bizlerle paylaştı.

İşte Cihan Çakar röportajından alıntılar:

1985 doğumluyum. Kuaförlük mesleğine ilkokul üçüncü sınıftayken babamın baskısıyla başladım. Çoğu kuaförün altyapısı lüks bir hayattan gelmiyor. Kuaförlük, maddi durumun daha iyi olması için seçilmiş mesleklerden biridir. Günlük bir bahşiş ve harçlık olayı var, dolayısıyla babamın zoruyla mesleğe adım attım. İlk çalıştığım yer küçük, elli metrekarelik bir salondu. Sadece fön servisi ve dip boyası yapılıyordu. Ustamın kendi ekmek teknesini yürütecek kadardı, ona yetiyordu ama benim hayallerim biraz daha yüksekti.  Görüyordum ama bir türlü transfer olamıyordum. Ustam yaşlı bir adamdı ama öğretmeyi, konuşmayı yol göstermeyi severdi. “Sen yarın öbür gün daha iyi işler yap, bir yerlere gel,” diye bilgilerini paylaşırdı, fakat tabii küçüktük, kapasitemiz yoktu, anlamazdım ama şu günlerde onun söylediklerinin değerini daha iyi anlıyorum. “Saça sadece elinle dokunma, kalbinle ve ruhunla da dokun,”  derdi. Ben de kendi kendime derdim ki, “Ya saç bu, nasıl ruhumla dokunacağım?” Bunun ne demek olduğunu 35 yaşımda anladım. Hatta şöyle bir laf vardır: Elinle dokunursan iş yapmış olursun, ruhunla dokunursan sanat yaparsın, kalbinle yaparsan iz bırakmış olursun. Ustam da hep; “Ne olur bu sektörde iz bırakanlardan ol, sadece işini yapanlardan olma,” derdi.

Ben Kadıköy’de büyüdüm. Mahallemizdeki çocukların bazısı sanayide çalışır, bazısı da bulaşıkçılık yapardı. Sanayide çalışan işten geldiğinde yüzü gözü boya içinde olurdu, bulaşıkçılık yapanların da ellerinin çatlamış olduğunu görürdüm. Ben ise kuaförde çalışıyordum ve o zaman bu mesleğin ne kadar temiz bir iş olduğunu da gördüm. Saygınlığı olan bir iş olduğunu gördüm. Diğer işleri küçümsemek adına söylemiyorum tabii.

İki sene boyunca öğle yemeklerimiz yarım ekmek arası salam-kaşar ve koladan ibaretti. Evden yemek getirmemiz yasaktı. İki sene aynı menüyü yedik.

Güzelliğin Peşinde - Cihan Çakar

Ustam “Bağdat Caddesi’nde bir salon varmış. Gidip orada çalışabilirsin,” diye yolumu açtı. Studio Kuaför, Salih Pehlivan… 1998 yılı… 17 yaşında görüşmeye gittiğimde, salona girince ambiyansı, büyüklüğünü, personelin kalabalıklığını, belli bir lüksün olduğunu gördüm ve kapıdan korkarak girdim. Görüşmeyi yaptım. Salih Pehlivan’la göz göze geldik. “Bu çocuk yarın gelsin, başlasın,” dedi.Yeniden çıraklıktan başladım, yer süpürüyordum, pas pas atıyordum. Çok erken saatlerde salonda oluyordum ve bir an önce işimi bitirip manikürist arkadaşların saçını yapıp kendimi göstermek istiyordum ama bunu engelleyen kalfalarımız vardı. Baktılar iyi saçlar yapıyorum, yaptığım işler güzel, bunun önüne geçmek için işimi uzatırlardım. Pas pas yaptığım yere gelir, basarlar ve “Burayı yine sil” diyodu. Şu an o kalfa arkadaşla yakınen görüşüyoruz ve ona “Sen bana her bir metrekareye ayrı ayrı paspas attırıyordun ve ben de diyordum ki ben bu paspası bitirip senden daha iyi bir kuaför olacağım. Benden on yaş büyük ve o da şimdi çok iyi yerlerde, başarısından çok memnun oluyorum, o da aynı şekilde benim başarımdan…”

4 bin liralık salon bakarken 30 bin liralık salona doğru ittirilmeye başladım ve ortağımla Nişantaşı’nda bugünkü salonumumuza gittik, baktık, hayal kurduk, yapabilir miyiz diye… O dönemde de sosyal medyayla birlikte çok ciddi güçlenmeye başlayan kuaförler vardı. Eskiden bu işin vitrini fönken, onun yerini  sosyal medyadaki fotoğraflar aldı. Ne ortağımda para var, ne bende. “The Most markasıyla ortak olmak istiyorum,” dediğimde ortağım, “Hiç bulaşma, vermezler,” dedi. O dönemde de The Most markası çok popüler. Emrah Demirci ve Özden Kürtür… Ulaşmak mümkün değil. Emrah Demirci’nin telefonunu buldum bir yerlerden. Bir gün oturdum, telefon numarasına gittim, aramak istiyorum ama çekiniyorum. Derken telefonumdan bir ses geldi. “Alo” dedi biri.Emrah Bey’i aramışım. Konuştuk. Dükkanın kirası 35 bin liraydı, konuşup 16 bin liraya düşürdük. Tam o arada da Azeri bir işadamı dükkanı güzellik merkezi yapmak istiyor ve 35 bin liradan bir yıllık kirayı peşin ödemeyi teklif ediyor. Ben de duyuyorum bu konuşmayı dışarıda. Dedim, “Allahım, bu da mı gol değil!” Derken, mal sahibi  dükkanı bize verdi ve orada bize kapıların açıldığını hissettim.

cihan çakar

cihan çakar

Schwarzkopf Professional: Inscape Collection

0
Schwarzkopf Professional - Inscape Collection

Schwarzkopf Professional, 2021’i Inscape Collection adlı Essential Looks koleksiyonu ile 3 trend sunarak kapatıyor.

Marka elçileri tarafından üretilen Schwarzkopf Professional koleksiyonu, üç renk evreni aracılığıyla şu üç trendi ortaya sürüyor: Novel Comfort, Quintessential, E-phoria.

Marka elçisi Lesley Jennison tarafından tasarlanan bu yeni karışımlar, otantik ve sofistike görünümler için sakinliği, kırılganlığı ve özgüveni vurguluyor.

Novel Comfort, canlı altın tonları ve sıcak kahveleri bir araya getiren organik ve dünyevi bir renk paletidir. Koleksiyonun bu ilk renk evreni, basit zevkleri ve insanın kendi bedeninde hissettiği mutlu konforu ifade etmek için doğadan ilham alan rahatlatıcı tonlardan oluşuyor.

Quintessential trendinin sunduğu modern görünümler, karşımıza Schwarzkopf Professional’ın soğuk bir kül grisine dayanan, pozitiflik ve sevinç arzumuzu gösteren bir dizi güzel çiçek tonuyla çıkıyor.

Arjan Bevers ve Josie Vilay ile işbirliği içinde tasarlanan bu yeni renk karışımları, klasik-modern görünümler yaratmak için hem zamansız hem de avangart bir romantizmi savunuyor.

E-phoria trendi ise Schwarzkopf Professional için güçlü bir dayanak olan kuaförlük tutkusuna atıfta bulunuyor.

X-pression tarafından oluşturulan bu cesur yeni gölgeler, vizyoner görünümler oluşturmaya yardımcı olurken bu trend, teknoloji dünyasında kendini ifade etmeyi kutlamak için abartılı ve neşeli bir renk yelpazesi sunuyor.

Derin morlardan canlı bakırlara ve kızıllara kadar değişen bu canlı tonlar neşeyi çağırırken ruh halimizi yükseltmeyi amaçlıyor.

Quintessential trendinin sunduğu modern görünümler, karşımıza Schwarzkopf Professional’ın soğuk bir kül grisine dayanan, pozitiflik ve sevinç arzumuzu gösteren bir dizi güzel çiçek tonuyla çıkıyor.

X-pression tarafından oluşturulan bu cesur yeni gölgeler, vizyoner görünümler oluşturmaya yardımcı olurken bu trend, teknoloji dünyasında kendini ifade etmeyi kutlamak için abartılı ve neşeli bir renk yelpazesi sunuyor.

Derin morlardan canlı bakırlara ve kızıllara kadar değişen bu canlı tonlar neşeyi çağırırken ruh halimizi yükseltmeyi amaçlıyor.

Marka elçileri tarafından üretilen Schwarzkopf Professional koleksiyonu, üç renk evreni aracılığıyla şu üç trendi ortaya sürüyor: Novel Comfort, Quintessential, E-phoria.

Marka elçisi Lesley Jennison tarafından tasarlanan bu yeni karışımlar, otantik ve sofistike görünümler için sakinliği, kırılganlığı ve özgüveni vurguluyor.

Dylan Brittain’den 2022 Kış Saç Rengi Trendleri

0
2020 kış saç-rengi trendleri

Schwarzkopf İngiltere Elçisi ve Rainbow Room International Sanat Direktörü Dylan Brittain, 2022 kış saç rengi trendlerine ilişkin fikirlerini paylaştı.

Olağanüstü bir Eklentiyle Çikolata Tonları

Kış güneşinin altında dahi ışıl ışıl parlayan yoğun, çikolata kahveleri her zaman kış aylarının vazgeçilmez trendleri arasında başı çekiyor. Brittain; “Bununla birlikte, 2021 kışına saça boyut, derinlik ve hareket katmanın yanı sıra ek bir parlaklık kazandırmak için çikolata tonlarındaki baza ince altın rengi vurguların ve balyajın eklendiği bir trendin hakim olduğunu göreceğiz’ diyor.

2022 Kış Saç Rengi Trendleri

Galaksiden Esinlenilen Tonlar

Yaz sezonunun gözdesi olan fuşya pembesi ve sarının cesur tonlarına veda ederken, daha koyu patlıcan moru ve lacivert tonlarına merhaba diyeceğiz. Dylan Brittain “Bunlar, sarışınların yanı sıra esmerlerde de harika görünüyor. Saçın tamamına uygulanabileceği gibi ara patlamalar şeklinde de tercih edilebilir.

Şampanya Pembeleri

2021 kışında, çok soğuk pembe tonlarının geride kaldığını, bunun yerine daha açık, daha incelikli tonların popüler hale geldiğini fark edeceğiz. Brittain’e göre, daha önce gözde olan pembe altın tonlarından ilham alan bu tonlar saça parlaklık veriyor. Özellikle de sarışınların kış sezonunda deneyebilecekleri, sarı saçları ile kusursuz bir şekilde karışarak eğlenceli bir görünüme sahip olmalarını sağlayacak mükemmel bir seçenek.

Soğuk Tonlu Sarılar

Sonbaharda altın, bal ve kayısı sarısı tonları gibi ten renginize ışıltı katan daha sıcak sarı tonlar. popülerken kışın bunun yerini kül rengi sarılar, soğuk gümüş sarılar ve neredeyse yanardöner görünen, turunculaşma ya da kızıllaşmadan arındırıldığında en iyi görünüme sahip olan inci sarısı gibi soğuk saç renklerinin geri döndüğünü görüyoruz.

Fotoğraflarda Güzel Görünmek için Makyaj Hileleri

0

Kamera karşısında iyi görünmek eskiden sadece göz önündeki sanatçıların gündemindeyken, sosyal medyanın hayatımızda önemli bir rol oynamasıyla beraber, bugün pek çoğumuzu ilgilendiren bir konu haline geldi. Sadece fotoğraf çekerken değil, katılacağınız bir davette ya da etkinlikte iyi görünmek için de kullanabileceğiniz belli başlı makyaj hileleri var.

Elbette, iyi fotoğraf vermenin en iyi yolu makyajınızdır. Bunun için mutlaka profesyonel bir makyaj sanatçısına başvurmak zorunda değilsiniz. Günlük güzellik rutininizde uygulayabileceğiniz birkaç küçük hile ve değişiklikle, fotoğraflarda muhteşem görünmenizi sağlayabilirsiniz.

İşte, kendi makyajınızı yaparken kullanabileceğiniz makyaj hileleri:

Makyaja Hazırlık
Fotoğraf çekimi yapmak ya da önemli bir davete katılmak için makyajınıza başlamadan önce cildinizin kusursuz görünmesini sağlamanız şart. Bunun için de cildi tahriş etmeyen sıvı bir peeling ürünü ya da arındırıcı, temizleyici bir maske (Önerimiz: Aveda Botanical Kinetics Arındırıcı ve Işıltı Veren Yüz Maskesi) uygulayıp nemlendirici kreminizi (Önerimiz: Nuxe Bio Organic Işıltı Veren Yoğun Nemlendirici Krem) cildinize güzelce yedirin. Kullandığınız nemlendirici miktarı konusunda cömert olun. Böylece cildiniz tazelenecek ve makyajınız pürüzsüz görünecek. Eğer cildiniz çok yağlı ise nemlendirici seçeneğini pas geçebilir ya da yağlı ciltlere özel bir nemlendirici uygulayabilirsiniz. (Önerimiz: Aveda Botanical Kinetics Yağlı Ciltler için Nemlendirici Yüz Kremi

aveda-bAveda Botanical Kinetics

Makyaj Bazı

Makyajınızın kusursuz görünmesi için cildinize mutlaka baz oluşturacak bir primer uygulamalısınız. Önerimiz: Nars Pro-Prime Oil-Free Pore Refining Primer. Flaşlı çekimlerde hoş durmadıkları ve fotoğraflarda yüzünüzde maske varmış gibi bir görünüm yaratabileceği için güneş koruyucu bir krem kullanmaktan kaçının.

makyaj hileleri

Fondoten
Cilt tipiniz ve tonunuza uygun olarak seçtiğiniz fondöteni uygulayıp hafif bir pudra ile sabitleyin. Mat bir görünümü tercih ediyorsanız yarı saydam bitişli, biraz daha fazla ışıltı arıyorsanız parlak bitişli bir ürün seçin.

makyaj hileleri

Konturlama
Fotoğraf çekimlerinde, bronzlaştırıcı veya şekillendirici pudra ile yüzünüzde yapacağınız hafif gölgelendirmeyle, özellikle gece ve karanlıkta çok daha iyi görünürsünüz. Kontur yaparken derinlik kattığı için mat bir ürün kullanmanız önemli. Büyük açılı bir kontur fırçası kullanarak bronzlaştırıcının bir kısmını elmacık kemiklerinizin altına, şakaklarınıza ve çene çizgisinin altına sürün. Önerimiz: M.A.C Sculpting Powder.

makyaj hileleri

makyaj hileleri

Parlıklık
Şekillendirmeyi bitirdikten sonra elmacık kemiklerinin üstüne ve üst dudağınızı ikiye ayıran çizgiye parlatıcı bir krem ​​uygulayın.

Dumanlı Gözler
Genelde tercih edilen siyah smoky (dumanlı) göz makyajı ürünlerini kullanmak yerine, daha az sert bir görünüm veren kahverengi, gri, lacivert veya patlıcan gibi nispeten yumuşak tonları tercih edin. Göz kapaklarınıza üst kirpik çizgisi boyunca bir far bazı sürün. Kuruduktan sonra, benzer tonda bir göz farı bulup far bazının üzerine, ardından düz bir fırça kullanarak alt kirpik çizgisine sürün. Bu, bazı sabitleyerek daha dumanlı bir görünüm yaratmanıza yardımcı olacak. Gelelim fara… Biraz daha büyük bir fırça kullanarak farı yukarı doğru hareketle göz kapağına ve kırışıklığa doğru karıştırın. Maskara uygulayın ve birkaç kat hacim ve dolgunluk veren bir ürün tercih edin. Önerimiz: Kirpi Vegan Volume Maskara.

makyaj hileleri

makyaj hileleri

Allık
Cildiniz için son dokunuşu yanaklarınızı renklendirerek yapın. Kızarıklıkların olmaması ve cildinizin sağlıklı bir ışıltıyla parlaması için allığı sadece elmacık kemiklerinizin üzerine uygulayın. En doğal görünüm için cilt renginize uygun en doğal tonu kullandığınızdan emin olun. L’Oréal True Match Blush allık, doğal görünen pek çok ton seçeneğine sahip.

makyaj hileleri

Güzelliğin Peşinde… Cevdet Şengül – Cadde Kuaför

0

Estetica Dergisi – Hairist projesi olarak gerçekleştirdiğimiz “Güzelliğin Peşinde” belgesel serisinde Kuaför Cevdet Şengül, kuaförlüğe adım atma ve mesleki gelişim hikayesini, deneyimlerini, kişisel gelişim yolculuğunu ve kuaförlüğe ilişkin fikirlerini bizlerle paylaştı.

İşte Cevdet Şengül röportajından birkaç alıntı:

35 yıllık kuaförüm. 48 yaşındayım. Yaklaşık 13 yaşında bu işe başladım. Önce bir mahalle berberinde başladım.  Mahalledeki berber kapanmıştı ve o yıllarda Anadolu’dan Pendik’e göç etmiştik. Babamla iş ararken bir kuaför salonunun camında Fransızca kuaför yazdığını gördük.  Kuaför salonu olduğunu anlamadık ama ‘çırak aranıyor’ yazısını görünce içeri girdik, sonra oranın bayan kuaförü olduğunu öğrendik. Sivas’tan İstanbul’a geldiğimizde yaz tatilinde hemen işe girdim. İşe girince okulla hiç ilgilenmedim, çok da bilinçli değildim. Dolayısıyla okulu tamamen unuttum. Hiç beklemediğim bir hayatla tanıştım. Orada bir buçuk yıl çalıştıktan sonra Can Kuaför’e (Fuat Can) geçtim.   

Cevdet Şengül - Güzelliğin Peşinde Belgesel Serisi

“88 Aralık’ta Oktay Kaymakoğlu’nun yanında başladım. Tüm ustalarıma saygı duyuyorum, hepsinin emeği vardır ama asıl ustam olarak Oktay Bey’i görüyorum, onun emeği çok fazladır.”

“Bunca zaman içinde şunu öğrendim ki yeniliğe açık değilseniz bir yere gelmeniz mümkün olmuyor. Örneğin, “Ben Anadolu’dan geldim, aksanımı da değiştirmem” gibi bir düşüncem olsaydı, ilerleyemezdim. Çünkü bu şekilde gelişmeye kapalı olduğunuzda mesleki olarak da kendinizi gelişime kapatmış oluyorsunuz.”

“Hala salonda çalışırken kendimde Oktay Bey’i görüyorum. Gözleme, takip etme, salonda her yerde kulağımın olması, yani müşterin ve çalışanların her söylediğini duymam, Oktay Bey’den gelen, benimsediğim özelliklerdir. Personelim de bunu bilir ve müşteriyle olan ilişkisine, konuşmasına, esprilerine dikkat eder. Müşterilerle aramızda daima bir mesafe, bir çizgi vardır ve o çizgiyi geçmemeye dikkat ederiz. Bu meslek bize bayanlarla iletişim kurmayı, onlarla paylaşmayı, saygı duymayı ve saygı görmeyi öğretti. Oktay Bey’in nasihatleri ve zaman içinde okuduğum kişisel gelişim kitapları ile kendimi geliştirdim. Oktay Bey’in de kitap tavsiyeleri olurdu. Anadolu’dan geldiğimde aksanlı konuşuyordum. Çok kitap okudum ve kendimi geliştirdim.”

un camında Fransızca kuaför coiffeure yazdığını gördük.  Kuaför olduğunu anlamadık ama çırak aranıyor yazısını görünce içeri girdik, sonra oranın bayan kuaförü olduğunu öğrendik.

Güzelliğin Peşinde: Metin Aydın – MAAG Saç&Sanat

0
Güzelliğin Peşinde - Metin Aydın

Estetica Dergisi – Hairist projesi olarak gerçekleştirdiğimiz “Güzelliğin Peşinde” belgesel serisinde Kuaför Metin Aydın, kuaförlüğe adım atma ve mesleki gelişim hikayesini, deneyimlerini ve kuaförlüğe ilişkin fikirlerini bizlerle paylaştı.

İşte Metin Aydın röportajından birkaç alıntı:

“Kuaförlüğü “denemek ister misin?” diye babam bana önerdi. Hiçbir zorlama yapmadan… Herhangi bir ekonomik beklentisi de yoktu, o yaştaki bir çocuk ne kazanabilir zaten. Hayri Ağabey iyi bir kuafördü, ama globalde ne olduğuyla, endüstriyle pek ilgili değildi ama işini iyi yapardı. İyi bir müşteri kitlesi vardı.”

“Muhteşem temizlik yaparım, acayip güzel yer süpürürüm, muhteşem cam silerim, inanılmaz paspas atarım. Benim temizlediğim tezgahta şu anda da bir tane saç göremezsiniz. Öyle başladı, öyle gidiyor En çok beni çeken tarafı şuydu: Temiz, keyifli, kadın odaklı bir iş yapıyorum. O dönemde ufak olduğum için de beni çok seviyorlardı. “Ay ne tatlı çocuksun” deyip yanağımdan makas alıyorlardı. Halbuki hiçbir şey de yapmıyorum, sadece yer ve tezgah siliyorum. Çıkarken bahşiş bırakıyorlar. Bir baktım bayağı güzel para kazanıyorum. Bu işin ekonomik olarak da beni tatmin edeceğini anladım. E herkes beni seviyor, çalışkanım, boş durmuyorum, koşturuyorum. Evimizde siyah beyaz televizyon vardı. İlk aldığım maaşla eve renkli televizyon almıştım.”

Güzelliğin Peşinde - Metin Aydın

“Salonda yanında çalışmak isteğim insan Kemal Kıyışkan’dı. Bana bu işi asıl sevdiren, paylaşmayı, insanlara dokunmayı öğreten odur. Her yerde söylerim. Allah bin kere razı olsun. Çok özel hikayelerimiz var. Kendisi, o zaman Bahçecik salonunda büyük hissedardı. Yani çok üst düzey beş asistanı olduğunu varsayın. Normalde benim onun asistanı olmam mümkün değil ama sürekli kovalıyorum; boyasını sürmek istiyorum, bana iş düşmüyor, föne başlayayım diyorum, benden önce asistan ağabeyler var. Bekledim, sabrettim. Asistanlar fön çekerdi, Kemal Kıyışkan fön bitince gelir, saçı tarar, krepe yapar, sprey sıkar ve bitirirdi. Onun saçı bitirme şeklini çok sıkı takip ettim. Manikürcü arkadaşlara fön çeke çeke elimi de biraz ilerlettim. Asistan olan o beş ağabeyin askerlik dönemleri gelince, hepsi peş peşe askere gitti.  Dükkan kalabalık, sürekli peşindeyim, çünkü adam olmak istiyorum. Bahçecik salonu da çok disiplinli bir salondur ki hala öyle. O beyaz gömlek, siyah pantolon, salon şıklığı, disiplini… Kemal Kıyışkan çok özel bir adamdır. Salonun içinde kırmızı ekose pantolon giyebilen, uzun saçlı, İngilizce bilen, markaları çok iyi tanıyan, kendini çok iyi ifade eden ve tıpkı Mehmet Bahçecik gibi hayata karşı gustosu olan biriydi. Ben, onun yanında olmayı çok istemiştim. Asistanlar askere gidince, fön çekilecekse, “Ben yapayım,” diyorum, git diyor. En sonunda kimseyi bulamadı, “Yap lan” dedi. Çok sıkı takip ettiğim için saça güzelce fön çektim, önleri bigudiyle sardım. Kendisi bana sonra “Ben kara kaşına kara gözüne  sana destek olmadım, sende vardı,” dedi. O fönü öyle bir çektim ki, normalde bigudileri çıkardıktan sonra fönlerdik, föne gerek kalmadı, saç istediği gibi düştü, benimle göz teması kurdu, müşteriyi gönderdikten sonra “Bundan sonra adamımsın” dedi. Asıl hikaye orası.

Bernadette Beswick ‘ten İçimizdeki Özgürlüğü Keşfe Davet

0
Bernadette-Beswick - Freedom Can Be Found Within


Bernadette Beswick tasarımı ve Stevie English’in renklendirmesiyle yaratılan Freedom Can Be Found Within (Özgürlük İçimizdedir) koleksiyonu, Covid kaosuna rağmen özgürlük duygularını uyandırmayı amaçlıyor.

“Hayat hiç beklemediğimiz bir anda gelişiyor. Bizi şok edebilir, ama aynı zamanda bizi olmak istediğimiz kişi haline getirebilir,” diyen Beswick, koleksiyonun çıkış noktası ve ilham kaynağı üzerin eşunları söylüyor:

“Evet, çok büyük engellerle karşılaştık. Evet, uyum sağlamak zorunda kaldık. Tek istediğim saç yapmaktı ve bir yolunu buldum. Tutkumu paylaştım, umarım zihinleri hareket ettirmiş, kalplere dokunmuşumdur. Bu süreçte elbette ruhumla bağlantı kurdum çünkü Özgürlük İçimizdedir.

Koleksiyon zor zamanlardan ilham alıyor, ama aynı zamanda zihinleri güç dönemleri daha iyi zamanlara dönüştürmenin yollarını bulmaya davet ediyor. Her durumda kendinizi yeniden keşfedebilir ve farklı şeyler yapabilirsiniz. Manken kafalarını dönüştürerek insanların güzellik ve yaratıcılığın ne olabileceğine dair algılarını değiştirmeye çalıştık. Öğeleri renk, şekil ve hareketin sade güzelliğine indirgemeye çabaladık.”

Bernadette-Beswick - Freedom Can Be Found Within
Bernadette-Beswick - Freedom Can Be Found Within
Bernadette-Beswick - Freedom Can Be Found Within

Koleksiyon: Freedom Can Be Found Within
Saç: Bernadette Beswick @be.the.exceptional.hairdresser
Renklendirme: Stevie English @stevieenglishhair
Fotoğraf: Vincent Street

zamanlara dönüştürmenin yollarını bulmaya davet ediyor. Her durumda kendinizi yeniden keşfedebilir ve farklı şeyler yapabilirsiniz. Tutkumu paylaştım, umarım zihinleri hareket ettirmiş, kalplere dokunmuşumdur. Bu süreçte elbette ruhumla bağlantı kurdum çünkü Özgürlük İçimizdedir.Manken kafalarını dönüştürerek insanların güzellik ve yaratıcılığın ne olabileceğine dair algılarını değiştirmeye çalıştık. Öğeleri renk, şekil ve hareketin sade güzelliğine indirgemeye çabaladık. Bernadette Beswick

Güzelliğin Peşinde… Cenk Kökan – Black & White Kuaför

0
Cenk Kökan - Güzelliğin Peşinde

Estetica Dergisi – Hairist projesi olarak gerçekleştirdiğimiz “Güzelliğin Peşinde” belgesel serisinde Kuaför Cenk Kökan, kuaförlüğe adım atma ve mesleki gelişim hikayesini, deneyimlerini, kuaförlüğe ilişkin fikirlerini bizlerle paylaştı.

İşte Cenk Kökan röportajından birkaç alıntı:

“Eskiden ustalarım boya kullandıklarında, hangi boyayı sıktıklarını görmeyelim diye hemen sıkıp çöpe atarlardı, gidip çöpten alıp bakardık. Şimdi salonumuzda bu tür bilgileri ipad’lere not ediyoruz. Ama eski nesildeki merak yok. Demek ki o zamanlar belki de gizlenip saklandığı için insanlar bu bilgileri daha çok merak edip öğrenmeye çalışıyordu.”

“Belli bir seviyeye geldikten sonra herkes kendi yolunu çizmek ister. Kimi başka salonda macera arar, kimi kendi salonununu açmak, kimi de başka bir salona ortak olmak ister. Bunlar bizim meslekte çok yaygın şeyler. Ama önemli olan kişinin gittiği yerde daha üst düzeyde, elit bir hizmet verebilmesi. Bu yüzde bir elemanım ayrılmak istediğinde saygıyla karşılıyorum.”

“Hayatımda çok şey değişmedi. Belli bir standartta yaşamaya çalıştım. Bizim meslekte, belli bir seviyeye geldikten sonra insanları hor görmeler, küçümsemeler şımarmalar başlayabiliyor. Onları çok yaşadım. ‘Ben böyle olmayacağım,’ dedim. Elemanıma bana davranıldığı gibi davranmadım.”

Cenk Kökan - Güzelliğin Peşinde

“Bizden sonra teknoloji de, sanat da, malzeme de değişti. Bizim başladığımız dönemle şu an arasında her konuda büyük bir uçurum var. Eskiden bir tarak, bir pens bile bulunamazdı. Şimdi yurtdışında bile bulunmayan malzemelere sahibiz. Eskiden Türkiye’de eğitim yoktu, şu an yurtdışına eğitim verebilir konumdayız. Kuaförlüğü daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum.”

“Bugün iyi kuaför salonu ile kötü salonu ayrıştıran şey, kötü kuaförün iyi malzeme kullanmaması, elemanınına sigorta yapmaması, haksız rekabet içinde olması… Herkesin belli bir standardı yakalaması şart. Yapması gerekenleri yerine getirse zaten hakkını alacak. Haksız rekabet kurumlar tarafından da önlenmeli. Avrupa’da bir sokakta eczane varsa, bir sonraki eczane ancak örneğin 1 km sonra olabilir. Potansiyelin bölünmemesi ve kuaförü korumak adına, mesela Kuaförler Derneği inisiyatifiyle böyle bir çalışma yapılsa daha iyi olacağına inanıyorum.”

“Mesleğe ik başladığım çıraklık dönemimden beri sadık olan çok eski müşterilerim var, tabii bu çok gurur verici. Eskiden kız, anne, anneanne aynı kuaföre giderdi. Günümüzde artık millet annesinin, anneannesinin gittiği kuaförü tercih etmiyor. Sosyal medyayı takip ediyor ve kendine hitap eden salona gidiyor.”

Giysi ve Aksesuar Konusunda En İyi Püf Noktaları-1

0
moda

Giysi ve aksesuar ile ilgili dikkat etmemiz gereken, öğrendikten sonra, “Keşke bunu daha önce duysaymışım,” dediğimiz, hayat kurtaran püf noktaları vardır. Giysilerimiz ve aksesuarlarımızla ilgili sık sık yaşadığımız aksiliklerin kolayca üstesinden gelmemizi sağlayacak harika tüyoları sizler için derledik.

Kazak ve Hırkalar

kazak
  • Kazak ve hırkalar tüylenme eğilimindedir. Giysilerdeki tüylenmelerden kurtulmak için ponza taşı kullanın.
  • Etikette ne yazarsa yazsın kaşmir en iyi elde yıkanır. Severek aldığınız kaşmir kazağın makinede yıkandıktan sonra size iki beden küçülme ihtimali yüksektir. Elde yıkadıktan sonra kurutmak için fazla suyu saniyeler içinde salan bir salata kurutma aparatı kullanabilirsiniz.
  • Angora veya tiftik kazaklarda dökülmeleri durdurmak için giysiyi katlayın ve fermuarlı bir torbaya koyup en az üç saat dondurun.

Kot Pantolon

kot - püf noktaları
  • Mağazada kot beğendiniz ama denemek için vaktiniz mi yok? Bu durumda yüzde yüz işe yarayan Boyun Yöntemi’ni deneyin. Kot pantolonun belini boynunuzun çapı boyunca sararak bedeninizi belirleyebilirsiniz. Pantolonun beli ensede rahat bir şekilde birleşiyorsa, kot pantolon üzerinize tam oturur.
  • Yeni aldığınız kotun boyunun biraz uzun olduğunu düşünüp terziye gitmeden önce iki kez yıkayın. Çünkü kot yıkandığında daima boyu kısalır.
  • En sevdiğiniz koyu renk kot pantolonunuzun rengini korumak için çamaşır yıkarken son durulamada 1/2 fincan damıtılmış beyaz sirke ekleyin.

Giysilerdeki Şarap Lekeleri

şarap

Kırmızı şarap lekelerini çıkarmak için beyaz şarap kullanın.

püf noktaları

Dar Gelen Ayakkabı

dar ayakkabı

Ayağınıza dar gelen ayakkabılarınıza, suyla doldurup düğümlediğiniz iki buzdolabı poşetini yerleştirin. Ayakkabıları o şekilde buzdolabının dondurucu bölümünde bir gece boyunca bırakın. Su dondukça ayakkabılarınızı genişletir.

püf noktaları

Giysilerdeki Deodorant İzleri

Askılarda kullanılan ya da pantolonların cebinden çıkan koruyucu köpüğü kumaşa hafifçe sürterek giysidelerinizdeki beyaz deodorant izlerinden kurtulabilirsiniz.

İnce Çorap Kaçıkları

kaçık ince çorap

Her kadın ince çorap giymenin nasıl riskli bir iş olduğunu bilir. Giyilen çorabın delindiğinin ya da kaçtığının fark edildiği an, büyük bir özgüven kaybı nedenidir. Bu gibi durumları önlemek için ince çorabınıza yapışkan bir saç spreyi sıkın.

püf noktaları

Giysi ve Örtülerdeki Mum Lekesi

Bir giysinize ya da masa örtünüze mum dökülürse, mum sertleştikten sonra üzerine yağlı kağıt serin ve ardından ütüyle ütüleyin. Kağıdı kaldırdığınızda, mum da onunla birlikte çıkar.

Çantalardaki Lekeler
çanta - püf noktaları
  • Kadınların çok sık başına gelen şeylerden biri, el çantasında taşınan allık veya bronzlaştırıcının kırılıp tüm renkli tozların çantaya yapışmasıdır. Bu lekeleri kusursuz bir şekilde temizlemek için önceden nemlendirilmiş makyaj temizleme mendillerini kullanın.
  • Çok beğenerek satın aldığınız çantanızda yağ lekesi varsa, lekeyi bebek pudrasıyla kaplayın ve gece boyunca bekletin. Sabaha lekenin yok olduğunu göreceksiniz. Eğer hala bir parça leke kaldığını düşünüyorsanız leke tamamen gidene kadar işlemi tekrarlayın.

Gardırop Temizliği

gardırop

Zaman zaman gardırobumuzdaki fazlalıklardan kurtulmak ister ama bu konuda kararsız davranabiliriz. Dolabınızdaki parçalar için kendinize şu soruyu sorun: “Şu an alışveriş yapıyor olsaydım, bunu satın alır mıydım?” Cevabınız hayır ise o parçayı gözden çıkarabilirsiniz.

püf noktaları

Mayo ve Bikiniler
bikini

Mayo ve bikinilerinizi asla çamaşır makinesine ya da kurutma makinesine atmayın. Daima elde ve soğuk suyla yıkayın. Makine mayo kumaşına zarar verir ve kumaş elastikiyetini kaybeder.

Son Bir Giyim Tüyosu

Bir giysiyi asla ütüledikten hemen sonra giymeyin, çünkü bu, kumaşta yeni kırışıklıkların oluşmasına neden olabilir. Bunun yerine, giymeden önce beş dakika bekleyin.

püf noktaları, püf noktaları, püf noktaları