Çağdaş Salon
Osaka’da bulunan Museo Salon, çağdaş ve şık tasarımı ile öne çıkıyor. Salonda yeşil ve kahverengi tonlar dikkat çekiyor. Geniş ve ferah atmosferi ile salonu incelemek için haber galerisini ziyaret edebilirsiniz.
Osaka’da bulunan Museo Salon, çağdaş ve şık tasarımı ile öne çıkıyor. Salonda yeşil ve kahverengi tonlar dikkat çekiyor. Geniş ve ferah atmosferi ile salonu incelemek için haber galerisini ziyaret edebilirsiniz.
Bu haftaki kapağımız Mali Kuaför’den Mali Erdoğan’a ait.
Mali Erdoğan’ın tasarladığı bob saç stili modern ve sade dokusu ile öne çıkıyor. Pastel mavi tonlar saç stilinde öne çıkıyor.
Saç tasarımı hakkında Mali Erdoğan ile konuştuk.
Müşterim geldiğinde saçları siyah ve kaynakları vardı sohbet esnasında aslında içinde rengarenk dünyası olduğunu keşfettim ve öneride bulundum kaynaklarından kurtarıp saçlarının en yıpranmış bölgesinden itibaren düz makas hatları olan bir kesin uyguladım. Sonrasında Selective Scalp 30 vol ile açma işlemi uyguladım Alfaparf Sexy Magenta ile dipleri Crayz Blue ile geriye kalan kısımı boyadım. Pure Green ile kakül kısmına ve aralara nüans verdim. Çalışmamı rüyama giren doğa ananın renklerin büyüsünü kulağıma fısıldamısı olarak adlandırdım.
Soğuk lila, dumanlı ametist, okyanus esintisi, şeffaf dokunuş, serin nane, pembe rüya ve pudra kırmızı renkleriyle kadınlar kendini yeniden keşfediyor.
Color Touch Instamatic, diğer Color Touch serileri Color Touch Sunlights ve Color Touch Relights ile birlikte konusunda uzman bir ekip tarafından özel olarak geliştirilmektedir. İleri teknoloji ile hayat bulan renk servisi Color Touch Instamatic, çarpıcı güzellikte renklerinin yanı sıra ve saçın temel yapı taşı olan keratin desteği de sağlıyor. Solma ve renk bozulmalarının aksine zaman geçtikçe güzelleşiyor ve parlıyor. Amonyaksız özelliği ile hassas baş derisine özen göstererek yalnızca 20 dakikada yepyeni bir görünüm kazandırıyor.
Tonlar birbirine karışmadan, saçta göz alıcı renkler yaratan Color Touch Instamatic ile etkileyici görünümler ve renkler kısa sürede, konforlu bir şekilde elde ediliyor.
Instamatic Matte Gloss
Stil sahibi saçlar için sahip olunması gerekenler listesinde başı çekiyor. Zamanla güzelleşen renkler, çabasız güzelliğin doğal cazibesini ortaya çıkarıyor.
Bugün bir renk meselesi! Yarın, kim bilir?
Matte Glose servisi, sarılınları aykırı romatik bir görünüme davet ediyor. Çünkü hiçbir zaman tek bir görünüme mahkum değilsiniz.
Hafta sonu çılgınlığı!
Matte Gloss servisi, hafta sonlarınIn özgür ve hovarda enerjisini saçlara taşıyor. Kendini keşfetmenin sınırsızlığı şimdi çok daha hızlı ve kolay.
Detayları Estetica Dergisi 2017 Renk Sayısı’nda bulabilirsiniz.
Cemil İrez şekillendirme yaptıktan sonra katılımcılar arasından değişime hazır olan birinin de saçlarını kesti. Eğitim sonrasında hayatında ilham aldığı Dr. Spencer Johnson’ın Peynirimi Kim Kaptı? kitabını hediye etti.
Kitap, değişimle ilgili tüm gerçekleri anlatıyor. Peynir, elde etmeye çalıştığımız isteklerimizin simgesi. Labirent ise, bu isteklerimizin peşine düştüğümüz yeri temsil ediyor. Öyküde kahramanlar hiç beklemedikleri değişikliklerle yüz yüze geliyorlar. Tıpkı gerçek yaşamdaki milyonlarca insan gibi…
Eğitim çok keyifliydi. Katılımcılar bilgiye çok açtı. Yeni jenerasyonun yeniliklere açık olması bizi daha da heyecanlandırıyor. Şekillendirme yaptım. Yüzüne, stiline, kıyafetine uygun kişisel bir teknik kullandım. İkinci modelimde bir analiz yaptım. Ne istediğini sordum. Doğru noktayı bulup kesim uyguladım.
Damar rengine göre renk belirleme hakkında tüyolar verdim. Müşterinizin bileklerinin iç tarafındaki damarlarına bakın. Damarı ne renk gözüküyor? Eğer mavi renk ağır basmışsa soğuk tene, eğer yeşil renk ağır basmışsa sıcak tene sahip demektir. Maviye yakın bir renk olan damarın sarı alt tonu olan cilt ile birleşince yeşil rengi alır. Mavi alt tonu ile de maviler belirginleşir ve damarlar mavi görünür. Eğer karar veremediyseniz mavi ve yeşil arası bir renkse muhtemelen müşteriniz nötr renk tonundadır. Damardan hızlı bir şekilde renk analizi yapabiliyorsunuz.
Çok ince saçları efile makasıyla kesmemek gerekiyor. Çünkü saçı boşaltırsınız.
Modelimde efile makasa ihtiyaç yoktu. Dolayısıyla daha düz makas kullanarak aralara kişiselleştirme katları koyarak saça hacim kazandırdım.
Umarım herkes için faydalı olmuştur. Herkes ilham alıp hayatının bir yerine değişim koyar. Kimse değişimden korkmasın ve hedef koysun. Hayal kurmak tek başına yetmez, önce hayal kuracaksınız sonra hedef koyacaksınız ve harekete geçmelisiniz.
Detayları Estetica Dergisi Sonbahar Sayısı’nda bulabilirsiniz.
Kuaförlük sektörüne hizmet veren ve kurumsal yapıya sahip pek çok markada gerçekleşen değişikliklerle sektör yenilenip taze kan sağlarken, konusunda deneyimli profesyonellerin gidişi de burukluk veriyor….
L’Oréa Professionnel Eğitim Müdürü Zeynep Atasoy’un emekli olmasının ardından bu görevi Uğur Bakan devir alırken;
Kérastase Marka Müdürü Neslihan Üner’in kişisel tercihleri nedeniyle yaşamında farklı bir yol çizmek istemesinin ardından bir süredir boş duran pozisyona uzun yıllardır sektöre yurtiçinde ve yurt dışında hizmet veren ve başarılı projeler gerçekleştiren ‘L’Oréal Professionnel Pazarlama ve Eğitim Müdürü Hande Aydın getirildi.
Hande Aydın’dan boşalan L’Oréal Professionnel Pazarlama ve Eğitim Müdürlüğüne ise Matrix Pazarlama Müdürü Levent Allovi getirildi.
L’Oréal Profesyonel Ürünler Bölümü Genel Müdürü Emine Akad Gürpınar’ın Lüks Ürünler bölümüne geçişinin ardından yurtdışından dönüş yapan Gülşah Camcı Yılmaz, L’Oréal Profesyonel Ürünler Bölümünün yeni genel müdürü oldu.
Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladığını daha önce duyurduğumuz sektörün tecrübeli ismi Nuri İpekçi, Yöntem Profesyonel Kozmetik’te Genel Müdür olurken bu görevi de yürüten Müslime Duğraç Engin Grup’taki tüm şirketlerin sorumluluğunu alarak CEO olarak atandı. Pazarlama Müdürlüğüne ise uzun yıllardır Engin Grup bünyesinde farklı görevlerde yer almış olan Gözde Dumarık getirildi.
Teknik ekipler tarafında;
Schwarzkopf Akademi’de uzun yıllardır başarıyla görev yapan Çağlar Yurga, ayrılarak tekrar kuaförlüğe dönerken;
Wella bünyesinde Nida Sarı, Wella Uluslararası eğitim ekipleri içerisinde ‘trendsetter eğitmen’ unvanını aldı.

Modern hayatın bir getirisi olarak artık herkes parasını verimli kullanmak, kişiye özel maksimum potansiyelde verimli hizmetler almak ve zaten çok değerli olan vaktini hiçbir zaman boşa geçirmeden hedefine ulaşmak istiyor. Randevu sistemi ise modern hayatın beklentilerini karşılayabilmek için en uygun yöntemlerden biri. Günümüzde Avrupa ve Amerika’da kuaförler tarafından olmazsa olmaz bir şekilde uygulanan, kuaför ve müşteri ilişkisini karşılıklı olarak hem zaman hem de hizmet kalitesi anlamında güvence altına alan randevu sistemi Türkiye’de neden kuaförler tarafından oturtulamıyor?
Bir kuaförün hizmetini güçlendirmesi ve esnaf pozisyonundan kurtularak hizmet satar hale gelebilmesi için salonunda müşteri beklemesi değil, müşterinin kendisini arayarak hizmet talep etmesi gerekiyor. Kadınlar çalışıyor, annelik yapıyor, hobilerine vakit ayırıyor… Kısacası artık tüm kadınların zamanı çok değerli! Kimse bir kuaför salonunda 2-3 saat sıra beklemek istemiyor. Hatta zamanları o kadar değerli ki yapılacak işlemin süresinin bile minimum düzeyde olmasını istiyor. Eğer yarım saat sürecek bir işlem yaptıracaksa ardından yetişeceği bir yer mutlaka oluyor. Bilinçli kadınlar risk almıyor çünkü kaybedecek zamanları yok! Peki, kuaförler neden hâlâ randevulu sisteme geçmeye çekiniyor?
Randevu sisteminin bir kuaför için faydalarını incelediğimiz zaman; istatistiksel olarak gözlemlenen rakamlar randevulu çalışan bir kuaföre göre randevusuz müşteri kabul eden kuaförlerin daha az ciro yaptığı yönünde. Bütün gün salonda müşteri bekleyen bir kuaför sabah 9’dan akşam 8’e kadar salonda vakit geçiriyor ve bu sürenin maksimum 5 saatini servis vererek geçiriyor. Fakat randevulu çalışan bir kuaför o gün ne kadar çalışacağının bilincinde oluyor ve sadece çalışacağı süre içerisinde salonda bulunması onun için yeterli oluyor. Kuaför randevulu müşterisine hizmet verirken ne işlem yapacağını ve müşteriyle ne kadar süre geçireceğini biliyor. Sonuç olarak geçirdiği süre zarfında hem kişiye özel hizmet sunuyor hem de kaliteli bir servis ortaya çıkıyor. Diğer taraftan bekleme koltuklarında 2-3 müşteri kuaförünü beklerken bir kadının saçını kesmek ya da renklendirme işlemi yapmak hem müşterinin değersiz hissetmesine sebep oluyor hem de işlemlerin aceleye geldiği düşüncesi ile kadın baş başa kalıyor.
Bu sistemde sadece müşteri açısından değil, kuaför açısından da birçok artı mevcut. Sizin katılmak istediğiniz eğitimler, etkinlikler, sosyal aktiviteler olabilir ve salon dışı ihtiyaçlarınızı karşılamak için ne kadar vakit ayırmanız gerektiğine bu durumda siz karar vermiş olursunuz. Salon dışında olduğunuz süre içerisinde müşterileri kaçırdığınızı düşünmenizi gerektirecek bir durum ortaya çıkmamış olur.
Kısacası artık farklı bir dünya içerisinde yaşıyoruz. Tüketici alışkanlıkları değişti ve doğal olarak beklentilerde farklı şekilleniyor. Gelecekte var olmak ve yeni düzene adapte olabilmek için artık sizin de değişmenizin zamanı geldi.
Uzun zamanadır randevu sistemi ile çalışan ve bu sistemi oturtmaya çalışan kuaförler konu hakkında neler söylediler?
2007 yılından beri randevulu çalışıyorum. İlk zamanlar sıkıntı yaşadık bu sisteme geçtiğimizde çünkü hizmet sektöründe insanlar çok hızlı ve pratik servis almak istiyorlar. Müşteri bu sebeple randevu almak istemiyor ama özel bir hizmet almak istiyorsa mutlaka randevu almalı. Bunu oturturken problemler yaşadık ama “Size daha iyi hizmet verebilmemiz için randevu alırsanız, iyi olacaktır.” dediğimizde mantıklı geldi müşteriye. Açıkçası ben kendi kartvizitimi de dağıtırken her zaman randevu alması gerektiğini belirtiyorum. Özellikle renklendirme ve saç kesimi için randevusuz alma şansımız mümkün değil. Kuaförlerinde saatlerini verimli geçirebilmesi için en önemli unsur randevu ile çalışmak. Burada hem benim açımdan hem de müşteri açısından fayda söz konusu. Kuaförün müşteriyi dinlemesi ve daha fazla ilgilenebilmesi için randevu sistemine geçmesi gerekiyor.
Randevu sisteminin kuaförlük sektöründe uygulanmadığı yıllarda böyle bir sisteme geçme sebebim aşırı yoğunluk ve bu yoğunluktan dolayı müşterilerimin saatlerce beklemesiydi. Dolayısıyla artık bir düzene sokmak gerekiyordu. Türkiye’de ki koşullarda çok büyük bir müşteri kaybı yaşayacağımı öne süren birçok meslektaşım oldu ve bu gerçekten böyleydi. Fakat ben doğru olduğuna inandığım bu randevu sistemini inatla ve kararlılıkla sürdürdüm. Merkez salonumuz dâhil olmak üzere bütün salonlarımızı ve bütün ekibimizi 3 yıldır randevu sistemine geçirdik. Ben ise 25 yıldır randevulu çalışıyorum ve aslında
Benim için çok önemli artıları oldu. Çünkü uzun bir dönemdir kuaförlüğün yanı sıra eğitim veren bir kuaförüm. Eğitim verdiğim için salonumda her gün bulunamıyorum ama yıllardan beri müşterilerimi bu sisteme alıştırmış olduğum için müşteri kaybına uğramıyorum ve ciro kaybı yaşamıyorum. Ben haftada 2 veya 3 gün çalışarak, salonunda 6 gün çalışan meslektaşlarım ile aynı ciroları yapıyorum.
Randevulu çalıştığınız zaman hem müşteri beklememiş oluyor hem de ekip randevular sayesinde o gün kaç ziyaret alacağını biliyor. %100 randevulu çalışamıyoruz şartlardan dolayı ama %100 randevulu çalıştığınız zaman kendi iş potansiyelinizi de daha rahat görüyorsunuz. Randevu sistemi %100 oturduğu takdirde eleman sayısı da azaltılabilir. Müşteriye servisin kalitesi de yükselir. Zamanla bu sistem her kuaförde oturabilir. İnternet üzerinde şu an birkaç randevu sistemi var ama tam randıman aldığımızı düşünmüyorum. Türkiye’de birçok firma ile beraber herkes aynı anda bu sisteme geçerse, müşterilerinde alışması rahat olacaktır. Bireysel olarak da müşteri kaybetmemiş oluruz.
Urban Salon’dan Dominic Ackah-Amihere’ın tasarladığı saçlar afro modellerden oluşuyor. Doğal ve hacimli saçlar koleksiyonda dikkat çekiyor. Modern ve şık saç stillerini incelemek için haber galerisini ziyaret edebilirsiniz.
Saç: Dominic Ackah-Amihere, Urban Makyaj: Abbie Beautement and Candice Lloyd Fotoğraf: Luke Neugent
1964 yılında İsviçre’nin Bale şehrinde düzenlenen Dünya Kuaförler Yarışması sırasında birkaç kuaförlük sektör yayıncısı tarafından kuruluşu gerçekleşen AIPP (International Professional Press Association) bugün tüm dünyadan 30 ülkedeki 60 yayın kuruluşunun üyeliği ile sektörün en saygın örgütlerinden biri olarak faaliyet göstermeye devam ediyor.
AIPPAIPP yönetiminde Türkiye ilk defa yer alırken buna ilişkin Estetica Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erkan Güzel şunları paylaştı:
‘Kuaförlük sektöründe 30 ülkede 60 yayın kuruluşunun uluslararası bir birlik bünyesinde bileşmesi dahi bizim sektörümüz açısından çok önemli. Üstelik bunun 1964 yılından bu yana yani 53 yıldır devam etmesi kuruluşun istikrarı ve sektörün verdiği değer açısından önemli.
Estetica Dergisi olarak 2004 yılından bu yana üyesi olduğumuz AIPP bünyesinde verilen bu görev aslında ülkemizi çok yakından ilgilendiriyor ki her ne kadar Asya ülkelerinden sorumlu olsam da Türk kuaförlüğünün daha fazla duyurulması ve yer alması noktasında üzerime düşen sorumluluğun farkındayım.
Bünyesindeki üye yayıncı kuruluşların diğer kurumlarla işbirliği yapması ve kuaförlük sektöründe temsil edilmek; kuaförlük organizasyonlarını, yarışmaları desteklemek amacıyla ilişkiler kurmak; Grand Trophy adıyla düzenlenen yarışmayla profesyonel yayın ağının kuaförlere sağladığı katkının altını çizmek olarak amaçlarını kısaca sıralayabileceğim AIPP aracılığıyla öncelikle Türk kuaförlerinin yaratıcılığını tüm dünyaya sergileme imkanı doğacağı için mutluyum.
Türk kuaförlerinin yaracılıklarını sergiledikleri koleksiyon çalışmalarının dünyada daha fazla yer alması için daha fazla koleksiyonun üretilmesi gerekiyor ki ülkemizde de bu anlamda olumlu adımlar atılıyor. Kuaförlük markaları bunun değerinin farkında ve saç tasarımlarının fotoğraflanması da artık eskisi gibi zor değil. Bu amaçla AIPP olarak düzenlediğimiz farklı kategorilerdeki fotoğrafik koleksiyonların yer aldığı yarışmaya katılımın da artacağına inanıyorum.’
AIPP Yarışması Hakkında:
5 farklı kategoride katılabileceğiniz yarışmaya son başvuru tarihi 30 Haziran 2017. En İyi Ticari Saçlar Koleksiyonu, En İyi Avant-garde Saçlar Koleksiyonu, En İyi Saç Fotoğrafı, En İyi Erkek ve En İyi Video olmak üzere katılabileceğiniz yarışmaya geçen yıl 32 ülkeden 679 başvuru yapılmıştı.
Her kategorinin finalistleri arasından AIPP üyesi yayınların editörlerinin oylamasıyla kategoride dereceye girenler belirlendikten sonra kategori birincilerinden Büyük Ödül için yeni bir koleksiyon çalışması bekleniyor ve 5 kategori birincisi arasından da Büyük Ödül’ün sahibi belirleniyor.
Geçtiğimiz yıl sonuçları da şöyle olmuştu:
En İyi Ticari Saçlar Koleksiyonu: Raffel Pages (İspanya)
En İyi Avant-garde Saçlar Koleksiyonu: Angelo Seminara ( İngiltere)
En İyi Saç Fotoğrafı: Anne Veck (İngiltere)
En İyi Erkek: Uro Mikic (Avusturalya)
En İyi Video: Hair&More (İspanya)
Büyük Ödül: Angelo Seminara (İngiltere)
Katılmak için:
Tek yapmanız gereken profesyonel koleksiyon çekimlerinizden yüksek çözünürlükteki 3 farklı fotoğrafı 25 Haziran tarihine kadar Estetica Dergisi’ne ulaştırmak.
Detayları Estetica Dergisi 2017 Renk Sayısı’nda bulabilirsiniz.
Türk kadınının makyaj algısını, “güzellik” tanımını, makyaj ürünleri kullanım alışkanlıklarını, Türkiye’deki makyaj stillerinin bölgesel farklılıklarını inceleyen araştırma sonuçlarına 1729 kadın ile yüz yüze yapılan görüşme ile ulaşıldı. Araştırma bir yandan kadınların güzellik anlayışlarını ifade ederken bir yandan da en çok kullandıkları malzemelerle makyaja bakış açılarını ortaya koydu. Araştırmaya göre Türk kadını en çok göz makyajı yapıyor. Kadınlarının %28’i göz kalemi kullanarak bakışlara ve ifadeye verdikleri önemin altını çiziyor.
L’Oréal Türkiye’nin ülkemizin güzellik haritasını çıkarmak için gerçekleştirdiği araştırma için; lise, üniversite öğrencisi, ev kadını, çalışan kadın, makyaj yapan ve yapmayan kadınlar gibi farklı sosyo ekonomik ve sosyo kültürel gruplardan 1729 kadınla görüşüldü.
Türk kadınına göre ideal güzel; Kum saati vücutlu, yeşil gözlü, 1.72 boylu, buğday tenli ve kahverengi saçlı… Türk kadınına göre ideal vücut şekli %51 ile kum saati, ideal göz rengi %24 ile yeşil, ideal boy %53 ile 1.72, cilt tonu %50 ile buğday, saç rengi %27 ile açık kahve, ideal saç boyu ise %40 ile uzun olarak öne çıkıyor.
Farklı gruplardan 1729 kişinin yanıt verdiği araştırma sonuçlarına göre kadınların %60’ı her gün makyaj yapıyor. %26’sı resmi durumlarda, %17’si işe giderken, %16’sı ise dışarı çıkarken (arkadaşlarla buluşmaya giderken) makyaj yapıyor ya da yaptırıyor. Türk kadını buğday tenli… Araştırma, Türk kadının yüz özelliklerini de vurguluyor. Kadınların %35’i buğday ten, %27’i orta, %19’u koyu, % 18’i açık ten rengine sahip. Yaşadıkları cilt problemleri göz önüne alındığında başı % 59 ile cilt hassasiyeti çekiyor. % 22’si siyah noktalardan şikayetçiyken, kadınların % 16’sı akneli bir cilde sahip olduğunu düşünüyor.
Araştırma sonuçlarına göre Türk kadını günde ortalama 2,75 adet ürün kullanılıyor. Bu sayı düğün, davet, kına gecesi gibi özel durumlarda artıyor. Makyaj malzemesi sayısı en yükseğe 3,75 ürünle “kına geceleri”nde ulaşıyor. Bu, kadınların, erkeklerin eleştirisi olmadığı koşullar altında, sadece kadınların bulunduğu ortamlarda makyaja daha da ağırlık verdiklerini gösteriyor. Kadınların %37’si oval yüz şekline sahipken, %25’i dikdörtgen, %25’i yuvarlak, %13’ü ise kare yüze sahip. Türk kadınının günlük makyaj tarzında, doğal, canlı, yalın bir görünüm hedefleniyor. Düğün, davet gibi özel durumlarda ise göze çarpan, akılda kalıcı ve cesur bir makyajı tercih ediyorlar. Yine düğün davet gibi özel günlerde en çok kırmızı ve koyu pembe ruj tercih ediliyor. Makyajla Türk kadınının hedeflediği etki; şık, güzel, masum, güçlü, zarif ve bütünüyle güzel görünüm olarak öne çıkıyor. Bu amaçla uygulanan makyaj stilinde; canlı ve ışıltılı ten, yumuşak doğal tonlarda dudak, yoğun, göze çarpan, buğulu, çekici göz makyajı yer alıyor. Türk kadınına göre günümüzün en moda makyaj trendleri arasında: gözlere vurgu yapılması, dudaklarda yoğun renkler (bordo) ya da ten rengi, mat dudaklar, tüm yüzde tek renk ve doğallık yer alıyor.
Türk kadınlarının %28’i makyaja kalem uygulamasıyla, %20’si fondötenle, %13’ü maskara ile başlıyor. Kadınların sadece %8’i günlük makyajını rujla tamamlıyor. %6’sı ise sadece göz kalemi uyguluyor. L’Oréal Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Filiz Ecet, konuyla ilgili olarak; “Araştırma sonuçları Türk kadınının göz makyajına verdiği önemi vurguluyor. Makyaj yapan kadınların çoğunun kalem kullanması, yine bir çoğunun makyaja kalemle başlaması dikkat çekici bir detay olarak önce çıkıyor. Araştırma sonuçlarına göre Türk kadını makyajın gücünü ve rolünü kabul ediyor. Bu gücü ilgi çekmeden, sessizce kullanmak istiyor. Kadınlarımız ‘makyaj güzeli’ olarak tanımladıkları abartılı güzellik kavramından kaçınıyor, makyaj sonrası görünümünün doğal güzelliği olarak algılanmasını istiyor. Gözler haricinde, hafif, çok belli olmayan, anlaşılmayacak tonlarda uygulanan makyaj ‘ideal’ olarak adlandırılıyor. Doğal ve abartılı makyaj arasındaki farkı belirleyen ise kullanılan renkler. Ten rengi, şeftali tonları doğal makyajın kilit renkleri olarak dikkat çekiyor, kadınlarımız bu renk ve tonları kullanmaya özen gösteriyor” diye konuştu.
08.00- 20.00 saatleri arasında hizmet veren Kuaför Ferhat pazar günü hariç müşterilere servis veriyor.
1992’de Datça’da başlayarak disiplini ve ciddiyetiyle bu işin bir ekip çalışması olduğu inancında olan Ferhat Kara, bu zihniyetini üst düzey bir kadro kurarak salonlarında müşteri memnuniyetini üst düzeyde tutmak için konusunda uzman bir kadroyla kaliteli hizmet anlayışını dünden bugüne devam ettirmektedir. Ferhat Kara Kuaför ailesinin slogan anlayışlarını net olarak ortaya koymaktadır: Güzelliğiniz ayrıntılarda, ayrıntılar Ferhat Kara Kuaför’de gizlidir..
Instagram’dan salonda yapılan saç tasarımlarını takip etmek için tıklayın: https://www.instagram.com/kuaforferhatkara/
Facebook’tan salonda yapılan saç tasarımlarını takip etmek için tıklayın: https://www.facebook.com/ferhatkaradatca/
Adres: Bademli Cad. Güneş Apt. No:5/C-D Datça
Randevu için: 05324099159
Siz de salon bul bölümümüze salonunuzu eklemek için https://randevu.hairist.com.tr/ ‘de salonunuzu ekleyebilirsiniz.
Haftanın salonu olmak ve sponsorlu öne çıkan salonlar arasında yer almak için Estetica Dergisi’ne abone olabilirsiniz.
Kuaför Ferhat Kara, Datça hakkında detaylı bilgi için:
https://randevu.hairist.com.tr/randevu/kuafor-ferhat-kara-datca-mugla/