Kuaför ve Berber Meslek Odaları hakkında düşünceler-3

Seçimler yaklaşıyor…

Vaatlerin ucu bucağı yok…

Kuaförler evinden tutun da kuaförlere tatil köyüne varan vaatlerle geçen uzun yılların ardından yeni vaatlere dikkat… Bu seçimlerde en uçuk vaatleri derleyip sizlerle paylaşacağız ve bu vaatlerle ilgili tarihe not düşeceğiz…

https://hairist.com.tr/kuafor-berber-meslek-odalari-hakkinda-dusunceler-3

Seçim zamanı reklam amaçlı pankart indirme operasyonları

Seçimlere az bir süre kala oda başkanının ve yanındaki birkaç denetleme kurulu üyesinin sağda solda pankart indirirken fotoğraflarını görmeye başlarsınız.

Göz boyamaya aldanmayın. Bunu sadece diş geçirebildiklerine seçim öncesi ve sonrası yaparlar. Sonra aynı tas aynı hamam…Ama slogan aynıdır: Pankartla mücadeleye devam… Mesele bu için arkasından ne kadar durdukları ile ilgilidir. Yasal yaptırım olarak neler yapmışlardır? Yapabilen ve anlatanın çok az olduğunu biliyoruz….

Siz hiç belirlenmiş fiyatın altında pide satan fırın gördünüz mü? Veya taksimetreyi daha düşük tarifeyle açıp rekabet eden taksi? Çünkü meslek odaları çalışır, yasa koyucuya anlatır, ikna eder ve üyesinin faydası için olan korumayı sağlar. Uymayana da cezası ağırdır. Bizim sektörümüzde kim kime, ne hakla ceza kesecek? Ne kadar sıkı bir denetim yapılabiliyor?

Örnek bir çalışma olarak basında (http://www.gazete365.com/doktorlar-uyardi-mantar-basta-olmak-uzere-pek-cok-hastalik-kapilabilir/647/) da 15 Mayıs 2010’da yer alan nadir bir denetim örneği.

pankartlarla mücadele

Aslında meslek odalarının sosyal medya sayfalarında eleman aranıyor veya devren satılık kuaför salonu ilanlarına yer vermektense günlük/haftalık veya aylık olarak yaptıkları denetim adetlerini yazmaları daha anlamlı ve bilgilendirici olurdu…

Diploma zorunluluğu…

Kendisi kurs düzenleyip sertifika vererek sadece gelir elde etmeyi amaçlayan odaları hatırladığımız gibi sahte kuaförlük diplomalarıyla  iş yeri açma hikayelerini de hatırlıyoruz…

Diploma zorunluluğu, diplomanın kontrol ve denetimi tek bir odanın, tek başına çözebileceği bir sorun değil. Meslek odalarının bir araya gelerek bu konuda hukukçularla, mali müşavirlerle, danışmanlarla istişare yaparak bir yol haritası çizmeleri ve kuaförlük diplomasını değerli hale getirmeleri gerekiyor.Bunu yapmalarını beklemenin bir hayal olduğunu biliyoruz…

Mimarlık okuyan bir öğrenci mezun olduğunda Mimarlar Odası’na kayıt yaptırmadığı taktirde mimarlık yapamaz. Avukatlar baroya, mali müşavirler Mali Müşavirler Odası’na kayıt yaptırmadan mesleğini icra edemezken kuaförlük sektöründe sadece işyeri olanlar ya ticaret odasına ya da esnaf odasına kayıt olabiliyor. O da kimi belediyelerin zorlamasıyla. Peki bu işletmelerin bel kemiğini oluşturan çalışanlar nereye kayıtlı? Hiçbiryere… Üstelik ellerinde belgeleri de var ama hiçbir meslek kuruluşunda kayıtları yok… Onlar kuaför değil mi? Kuaförlerse haklarını kim koruyacak?

İşin kolayı: Ustalık Belgesi Kiralama

Diploman mı yok? Ücretini ver ustalık belegesi kirala ve içini hiçbir belgesi olmayan çalışanlarla doldur. Kim engelleyecek? Bir engel var mı? Engel olmaya çalışan? Engel olunması için çaba gösteren? Yok…

‘Eğitimler yaptık’ pazarlaması

Genelde eğitim salonu bulunmayan meslek odaları 10-15 kişinin sığabildiği köhne alanlarda çoğunluğunu çevrelerinde eğitimci olduğunu iddia eden usta öüreticilere birkaç eğitim yaptırır ve ballandıra ballandıra anlatırlar. Çoğunluğu da artık köhneleşmiş mesleki eğitimlerdir. İşletme yönetimi, kişisel gelişim, modern çağda kuaförlük, yeni boyama teknikleri gibi eğitimler ne yazık ki hiç yok ya da yok denecek kadar azdır…

Meslek odalarına belediyelerin sundukları (ücretsiz seminer-konferans salonları, ulaşım vb) imkanlar sadece seçim öncesinde başkanlık yarışları için kullanılır. Eğitim için nerdeyse hiç….

Günümüzün imkanları çerçevesinde kalabalık, tıka basa dolu, nefes alınamayan eğitim odalarında eğitim veren meslek odası yönetimleri zaten çoktan sınıfta kalmıştır….

devam edecek…

Yazının 1. bölümü:

Kuaför ve Berber Meslek Odaları hakkında düşünceler-1

Yazının. 2 bölümü

Kuaför ve Berber Meslek Odaları hakkında düşünceler-2