Ana Sayfa Blog Sayfa 105

Haber Dosyası: Pandemi, Kuaförlük & Markalar 3 – Güçlüler Kozmetik

0

“Pandemi, Kuaförlük & Markalar” başlıklı haber dosyamızın üçüncü konuğu Güçlüler Kozmetik CEO’su Berker Ertekin.

Hairist: 2020, pandemi, salonların kapatılması ve etkileri hakkında düşüncelerinizi, büyüme-küçülme bilgileri ve bu dönemde sektör özelinde sağladığınız katkıları paylaşabilir misiniz?

Berker Ertekin: 2020 maalesef pandemi dolayısıyla kayıp bir yıl oldu. Böyle bir süreçte başarısızlıklara odaklanmak yerine, “Bu dönemi en az hasarla nasıl atlatabiliriz?” diye bakmamız lazım. Gerekli hijyen kurallarına uyulduğu zaman kuaför salonlarının kapanmasına gerek olduğunu düşünmüyorum. Yüzbinlerce ailenin ekmek yediği bir sektörüz, birbirimize bu zor donemde her zamankinden daha çok destek olmamız, daha fazla kenetlenmemiz gerekiyor. Bu yaklaşımdan yola çıkarak biz de bu sure zarfına denk gelen ödemeleri erteleyip ekstra ödeme koşulları sunarak finansal olarak sektörümüze yardımcı olmaya çalıştık. Pandemide almaları gereken önlemler konusunda kuaför ortaklarımızla birlikte hareket etmeye gayret ettik.

Hairist: Kuaför salonları ve sektör özelinde 2021’e bakışınız ve beklentilerinizi öğrenebilir miyiz?

Berker Ertekin: 2021’in daha iyi bir yıl olacağını düşünüyoruz çünkü pandemiyle yaşamayı öğrenip adapte oluyoruz. Havaların ısınmasıyla birlikte düzelmenin ivmesinin artacağını düşünüyorum. İlkbahar’la birlikte gecen senenin kayıplarını tolere edeceğimizden şüphem yok.  Bu sebepten ötürü yıllık planlarımızı daha önceki yıllarda olduğu gibi yaptık.

Hairist: Kuaför salonu sahiplerine, çalışanlarına önerileriniz nedir?

Berker Ertekin: Her zaman olması gerektiği gibi, bizim düşüncemiz yarına ya da kötü günlere hazırlık yapmaktır, çünkü zor bir coğrafyada yaşıyoruz ve gelecek hakkında tahmin yapmak neredeyse imkansız. Bunu çok yönlü düşünebiliriz, o yüzden en büyük yatırımı kendimiz yapmalıyız. Daha hijyenik, kurallara daha uygun ve vizyoner çalışmayı öğrenmemiz gerek. Tüketiciler daha seçici olmaya başlayacaklar, başarılı olabilmek için bu konuda fark yaratmamız lazım. Pandemide aldığımız önlemlerin bir kısmının kalıcı olacağını unutmayıp stratejilerimizi bu yönde güncellemeliyiz.

Hairist: Globalde ve yerelde 2021 planlarınız, şirket yapılanmanız, eğitim-etkinlik takviminiz, ürün lansmanlarınız hakkında neler paylaşmak istersiniz?

Berker Ertekin: 2021 yılına yönelik planlamalarımız daha önceki yıllarda olduğu gibi. Seyahat ve eğitim programlarımızı daha da arttırarak devam ettireceğiz. Artık online eğitimleri biraz daha fazla kullanmak zorundayız. Sosyal mesafelere dikkat eden eğitim planlamalarımız bulunuyor. Özellikle yılın ikinci yarısıyla birlikte yeni ürünlerimizi sektörümüzün beğenisine sunmayı planlıyoruz.

Affetmek Ruh ve Zihin Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor?

0

Söz konusu insan ilişkileri olduğunda ihmal ya da suistimal edilme, yalana maruz kalma, reddedilme, ya da ihanete uğrama riski herkes için geçerlidir. Böyle bir durumda bizi inciten birini affetmekte güçlük çektiğimiz gibi, öfkemize ve kırgınlığımıza tutunup içimizdeki güvensizlik duygusunu besleyip büyütürüz. Çoğunlukla da birini affedebilmek için o kişinin özür dilemesi ya da pişmanlığını dile getirmesini bekleriz. Suçlu tarafın pişmanlık ya da suçluluk hissetmediği, bunu ifade etmediği durumlarda karşıdakini bağışlamanın anlamsız olduğunu düşünürüz. Oysa, affetmek karşıdakinden çok kendi iyiliğimize yönelik bir adımdır.

affetmek

Affetmek Unutmak Ya Da Onaylamak Anlamına Gelmez

Bilimsel araştırmalar, süregelen öfke, kızgınlık ve düşmanlığın fiziksel ve zihinsel sağlığa olan olumsuz etkilerine ilişkin bulgular ortaya koyuyor. Bu olumsuz duygulardan vazgeçmek, bizi inciten, haksızlık eden ya da sevdiğimiz birine zarar verenlere şefkat veya acıma duygusu geliştirmek zordur. Güç olsa da bağışladığımızda, düşmanlık duygusunu hafifletir, böylece acımızı ve öfkemizi taze tutan ve sağlığımızı bile kötü etkileyebilen olumsuz duyguların esaretinden kendimizi kurtarmış oluruz. Hatta bağışladığımızdan karşıdakinin haberinin olup olmaması bile önemli değildir. Bağışlamak, tutunduğumuz olumsuz hislerin bize hükmetmesini reddetmektir.

Öfke Hissetmeniz Normaldir

Özellikle bir başkası sevdiğimiz birini incittiğinde, özellikle de adli suç teşkil eden durumlarda suçluya karşı öfke hissetmek çok normaldir. Bu öfkenin haklı sebepleri, sosyal düzenin korunması ve adaletle ilgili evrimsel nedenleri vardır. Kızgın hissetmek de geçici olarak iyi hissettirir. Ancak uzun vadede, kontrol edilmeyen öfke çoğu zaman size yapılan yanlışlar üzerinde çok fazla düşünmenize ve zihninizi bu olumsuz düşüncelerle çok fazla meşgul etmenize yol açar; bu da öfkenize dair anıları güçlü tutar. Öfkenizi ve başına gelenleri zihinsel olarak ne kadar az düşünür ve ayrıntılandırırsanız, zihniniz size olanları o kadar az hatırlatacaktır. Kızgın hissettiğinizi fark ettiğinizde, durun ve öfkenizi kabul edin, kendinize kızgın hissetmeye hakkınız olduğunu söyleyin ama kendinize mutlaka şunu da sormayı unutmayın: “Öfkemi sürdürüp, zihnimde beslemeye devam etmenin bana uzun vadede ne faydası dokunur?”

Rimel Nasıl Sürülür? Dikkat Edilmesi Gerekenler

0
Rimel nasıl sürülür

Rimel, Bakışlarımızı etkili hale getirmedeki olmazsa olmaz makyaj malzemesidir. Halk arasında maskara olarak da adlandırdığımız bu makyaj malzemesi kirpiklere nasıl gözükmelerini istediğimize göre çeşitleniyor. İster uzun ister sık ister dolgun şekilde kirpiklere renk vermek rimeller sayesinde mümkün. Fakat isteklerimiz doğrultusunda başarılı olabilmek için de doğru tekniklerle rimel sürmemiz gerekiyor. Peki Rimel Nasıl Sürülür? Rimel Sürerken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar Nelerdir? Bu soruların cevabı ise bu blog yazımızda saklı!

Rimel Nasıl Sürülür?

Her kadının vazgeçilmezi rimelin doğru uygulanmış olması temiz bir makyaj bitişi için oldukça önemlidir. Özellikle makyaja yeni başlayanların ise kafasında oluşan tek bir soru var: Rimel Nasıl Sürülür

Aslında kirpiklere rimel uygulaması çok kolaydır fakat acele ederek geçmemeniz gereken bir basamaktır. Aceleler sonucundan etrafa bulaşmalar veya kirpikte topaklanmamalar olmaması için biraz vakit ayırmalısınız.

Çok basit olan uygulama hareketine öncelikle üst kirpikten başlamalısınız. Diplerden uca doğru zikzak hareketler halinde yavaşça elinizi yukarı hareket ettirerek uygulayın. Üst kirpiğe uyguladıktan sonra ise alt kirpiğine çok daha yavaş hareketler ile daha az miktarda uygulayın. Alt kirpiğe sürerken yukarı doğru bakışlarınızı yönlendirmek size yardımcı olacaktır.

Rimel Sürerken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar Nelerdir?

Önemli bir makyaj basamağı olan rimel sürmenin etkili bakışlar elde etmek için dikkat edilmesi gereken birtakım kuralları bulunuyor. Rimel nasıl sürülür sorusunu cevaplandırıldıktan sonra diğer yandan da dikkat edilmesi gereken kuralları listeledik. Şöyle ki;

  • İlk etapta kirpiklerinizin tamamen temiz olduğundan emin olun. Önceki günden kalan tortu ve birikmeler yapacağınız rimel uygulamasında kötü sonuçlara sebep olacaktır.
  • Kirpiğinizde eksik olan hangi özelliği ön plana çıkarmak istiyorsanız o özelliğe uygun bir fırça tipine sahip rimel tercih edin.
  • Rimel sürme işlemine başlamadan önce kirpiklerinize abartılı olmayacak miktarda pudra uygulaması yapabilirsiniz. Pudra, kirpiklerinizin birbirine yapışmadan rimelin eşit şekilde kirpiklerinize nüfus etmesini sağlayacaktır.
  • İkinci adım olarak da kendinize alacağınız uygun fiyatlı kirpik kıvırıcı ile kirpiklerinizi kıvırıp daha etkili bir bakışa ön hazırlık yapmalısınız.
  • Üst kirpiğe 2 kat rimel uygulaması geçebilirsiniz. Bu işlem kirpiklerinizi daha da sabitleyecektir.
  • Alt kirpiklerinize yoğun uygulama yapmaktan kaçının. Bozulma ve akmaya daha müsait olduğundan gün içerisinde göz altlarınızda lekelenmeler oluşabilir.
  • Eğer rimelinizi sürerken yapısının biraz donuklaştığı ve kalınlaştığını düşünüyorsanız uygulamadan önce bir kaba koyacağınız ılık su içerisinde 5 dakika kadar tutmak rimelinizin performansını arttıracaktır.

Haber Dosyası: Pandemi, Kuaförlük & Markalar 2 – Davines

0

“Pandemi, Kuaförlük & Markalar” haber dosyamızın beşinci konuğu Davines Türkiye Genel Müdürü Murat Abacılar. 

2020, pandemi, salonların kapatılması ve etkileri hakkında düşüncelerinizi, büyüme-küçülme bilgileri ve bu dönemde kuaförlük sektörü özelinde sağladığınız katkıları paylaşabilir misiniz?

Yaşadığımız Covid-19 salgını döneminde bir çok alanda olduğu gibi sektörümüz de durumdan negatif olarak etkilendi. Salonların geçici bir süreliğine kapanmasından kaynaklanan ziyaret sayısındaki azalma, salon sahiplerinin sıkıntılı süreçler geçirmesine neden oldu ve birçok salonda bu durum hala devam etmekte.

Davines Türkiye olarak bu dönemde, geçmişte de olduğu gibi iş ortaklarımız olan salonları çeşitli projelerle desteklemeye devam ettik. “Amacı olan bir alışveriş yap!’’ mottosuyla hazırladığımız proje ile kozmetik ihtiyaçlarını kuaför salonlarından sağlayan nihai müşterilerimize çeşitli hediyeler vererek salonlardaki ürün satışını ve bundan elde edilebilecek geliri arttırmayı hedefledik. 

Hizmet sunduğumuz sektör tamamen ikili ilişkilere dayalı olarak ilerlemekte. Çalıştığımız salonların hemen hepsi yalnızca müşterilerimiz değil, aynı zamanda uzun yıllardır arkadaşlarımız olan ve pazara henüz girmiş bir marka iken Davines’i sahiplenen, markamızın kalıcılığına katkıda bulunan insanlar. Pandemi süreci ve sonrasında salonların devamlılığını sürdürmesi bir kuaför markası olan Davines’in de devamlılığını sürdürebilmesi açısından oldukça önemli. Hepimiz aynı gemideyiz. Bunlar, salonlara alım kolaylığı sağlamak üzere vadeleri elimizden geldiğince açmak, çeşitli promosyon ve eğitimlerle onları desteklemek için fazlasıyla önemli nedenler.

Kuaför salonları ve sektör özelinde 2021’e bakışınız ve beklentilerinizi öğrenebilir miyiz?

Yapılan aşı çalışmalarının başarılı olması durumunda sektörün 2021 yılında çok daha hızlı bir ivmeyle büyüme yaşayacağına inanıyorum.

Kuaför salonu sahiplerine, çalışanlarına önerileriniz nedir?

Bu durağan süreçte, salonların ve salon çalışanlarının teknik ve teorik eğitimlerle salon servislerini daha zengin bir hale getirmek üzere çalışmalar yapmasını önerebilirim. Örneğin, salon servislerine çeşitlilik kazandırarak, normale dönüş sürecinde cironun artmasına katkı sağlayacak düzleştirme ve perma gibi işlemlere öncelik tanıyabilir, müşteriye farklı bir deneyim tecrübesi sağlayacak profesyonel salon bakımlarını menülerine ekleyebilirler. Bunun  haricinde, yeni bir salon açmanın ya da mevcut bir salonu işletmenin oldukça maliyetli olduğu bu günlerde müşteri kitlesi ve fiyat politikası birbirine çok yakın olan işletmeler tek çatı altında birleşebilir.

Globalde ve yerelde 2021 planlarınız, şirket yapılanmanız, eğitim-etkinlik takviminiz, ürün lansmanlarınız hakkında neler paylaşmak istersiniz?

Her şeyden önce hem Türkiye’de hem de globalde eğitimler hızlanarak devam edecek. Ürün  koleksiyon ve renklendirme olarak kategorize ettiğimiz eğitimler markamızın sosyal medya hesaplarında yayınlanacak ve sosyal mesafe kuralına uygun olacak şekilde akademilerimizde yüz yüze de gerçekleşebilecek.

Eğitim, satış ve sevkiyat birimlerinde çalışan personel sayısını 2021 yılında da arttırmaya devam ediyoruz. Çeşitli eğitim organizasyonlarıyla hem ekip motivasyonunu en üst seviyede tutmaya hem de ‘’yeni normal’’e adapte olmaya çabalarken süreçten negatif etkilenmemelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Tabii ki her yıl olduğu gibi bu yıl da yeni çıkacak olan ürünlerle ürün çeşitliliğimizi arttırarak büyümeye devam etmeyi hedefliyoruz.

J Plazma Estetiği ile Sıkı Bir Cilde Sahip Olun!

0
J plazma estetiği ile sıkılaşma

J plazma estetiği, vücudun bir yerindeki derinin subtermal tabakasının soğuk plazma enerjisi ile sıkılaştırılma işlemidir. Amerika’nın Colarado eyaletinde Dr. Jack Zamora tarafından geliştirilen bu teknoloji FDA onaylı olup gençleşmek isteyen herkes için muhteşem bir fırsat. Siz de sıkı bir cilde sahip olmak istiyorsanız j plazma teknolojisisizleri bekliyor.

J Plazma Teknolojisi Nedir?

Sizler de cildinizi etkili bir şekilde sıkılaştırmak ister misiniz?  Son teknoloji kullanılarak yapılan J plazma teknolojisine hazır olun! Helyum gazının radyo frekanslarıyla soğuk plazma haline getirilmesi yöntemiyle yapılan bu teknikle sizler de güzelleşebilirsiniz.

Cilt yenileme, vücut şekillendirme, deri dokusunu gerginleştirip daha ışıltılı bir görünüm sağlama gibi birçok estetik operasyonda J plazma teknolojisi kullanılır. Bu yöntem lazer gibi yöntemlerin aksine soğuk bir şekilde uygulandığından ciltte deformasyonlara sebep olmayan güvenilir ve kolay bir uygulamadır.  İyileşme sürecinin oldukça hızlı oldu bu estetik işlemi sayesinde çok daha ince ve sıkı bir cilde sahip olmaya hazır olun. Cerrahi olmayan bu yöntemi neredeyse vücudunuzun her bölgesine uygulayabilirsiniz.  Cildinizi sıkılaştırmak ve şekillendirmek istiyorsanız J plazma estetiği kolaylıkla yaptırabileceğiniz başarılı bir tedavidir.

   J Plazma Nasıl Uygulanır?

      J plazma estetiği öncesinde detaylı bir muayene ve tedavi planı yapılır. Acısız bir uygulamadır ama kişinin isteğine bağlı olarak lokal veya genel anestezi yapılabilir. 2 mm’lik küçük, görünmez kesiler ile deri altına girilerek tedavi uygulanır. Uygulanan estetik etkisini operasyondan hemen sonra gösterse de iyileşme sürecinin sonunda çok daha belirgin bir etki ortaya çıkar. Burada dikkat etmeniz gereken nokta, uygulama alanında şişlik ve morarma olmaması adına işlemden en az bir hafta önce aspirin, yeşil çay ve E vitamini içeren besinler tüketmeyi bırakmalısınız.

Freepik

J Plazma Estetiği Avantajları

  • Ameliyatsız bir tedavi olması sebebiyle iyileşme süresi hızlıdır.
  • Yüz, boyun ve göz kapakları gibi hassas yerler de dahil olmak üzere tüm vücuda uygulanabilir.
  • Enfeksiyon ya da kanama riski yok denecek kadar azdır.
  • Hızlı sonuçlar alınır.
  • Gözle görülür derecede değişim olur ve doğal bir görünüm elde edilir.
  • Yetişkinlerde her yaştan ve her cilt tipinden insana kolaylıkla uygulanabilir.
  • Fiyat bakımından oldukça uygundur.

 J Plazma Estetiği Hangi Bölgelere Uygulanabilir ?

    J plazma estetiğinin uygulama alanı oldukça geniştir. Başlıca tedavi bölgelerini;

  • Yüz, çene ve çene altı
  • Bel bölgesi
  • Basen bölgesi
  • Karın bölgesi
  • Diz ve dirsek bölgesi
  • Göğüs bölgesi
  • Kol bölgesi ve
  • Tüm selülitli bölgeler olarak sıralayabiliriz.

Güzellik ve gençlik kavramlarının bağdaştığı günümüzde güzelleşmenin yolu gençleşmekten geçiyor. Cildini sıkılaştırmak, güzelleştirmek ve bu sayede daha genç görünmek isteyen herkes J plazma estetiği yaptırarak çok daha genç bir görünüme kavuşabilir. Makul fiyatları, kolay uygulaması ve hızlı bir iyileşme süreci ile siz de bu tedaviyi gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.

Aveda’nın ilk “Global Sürdürülebilirlik Elçisi: Arizona Muse

0

Artık %100 vegan bir marka olduğunu duyuran Aveda, ilk global sürdürülebilirlik elçisi olarak model ve iklim aktivisti Arizona Muse ile çalışacağını açıkladı. 

“Zulümsüz güzellik” ve çevre sorumluluğunda öncü olan Aveda, her yıl sürdürülebilirlik adına gezegen üzerindeki olumsuz etkisini daha da azaltmaya yardımcı olacak kilometre taşları belirliyor. 

Aveda, kurulduğu 1978 yılından bu yana hayvanlara zulme karşı duran bir marka olarak, sadece sınırlı sayıda üründe arı bazlı bal, balmumu ve balmumu türevi bileşenler içeren bazı ürünler kullanıyor ve büyük ölçüde vegan olma özelliği taşıyordu. Marka, Ocak 2021 itibarıyla ürünlerinde artık bal, balmumu veya balmumu türevi bileşenleri de kullanmayacağını, yola yüzde 100 vegan bir marka olarak devam edeceğini duyurdu.

Aveda’nın İlk Global Sürdürülebilirlik Elçisi Arizona Muse oldu

Aveda vegan

Yeni oluşturulan “Global Sürdürülebirlik Elçisi” pozisyonunu üstlenecek olan Arizona Muse, marka ile birlikte markanın sürdürülebilirlik girişimlerini desteklemek için çalışacak ve bireylerin çevresel değişimi teşvik etmek için yapabilecekleri bilinçli seçimler konusunda eğitim verecek; marka adına diğer düşünce liderleriyle görüşmelerde bulunacak ve “ürünlerden balmumu ve balmumu türevi bileşenleri kaldırarak % 100 vegan formülasyonlara geçiş” dahil olmak üzere, Aveda’nın sürdürülebilirlik haberlerini paylaşacak. 

Aveda Global Marka Başkanı Barbara De Laere, bu gelişmeye ilişkin şunları söyledi: “Bu adım bizim için heyecan verici. Aveda, sürdürülebilir vegan malzemeler için yüksek performanstan ödün vermemek ve güzel ürünler yaratmak ile çevresel ve sosyal açıdan daha sorumlu olmak arasında seçim yapmak gerektiğine kuvvetle inanan birinci sınıf bir kuaför, çevreci ve aktivist tarafından kuruldu. Duyurularımız, misyonumuzun bir devamı niteliğindedir. % 100 vegan ürünler sunarak ve çevresel duyarlılık konusunda gerçek bir öncü ve elçi olan Arizona Muse ile ortaklığımız nedeniyle artık gezegen üzerindeki etkimizi daha da azaltabileceğimiz için heyecan duyuyoruz. ” 

* Vegan ürünler, herhangi bir hayvansal veya hayvansal türevli içerik olmadan yaratılan ürünler olarak tanımlanıyor. 

Soğuklara Karşı Cilt Bakımı Tavsiyeleri ile Cildinizi Koruyun

0
Cilt Bakımı Tavsiyeleri

Bazılarımız kış günlerini severken bazılarımız da yaz günlerini iple çekerler. Bakıldığında her iki mevsimin de kendine has güzel özellikleri var. Ancak her iki mevsimde de yapmamız gereken önemli bir şey var; cilt bakımı. Cildimiz aşırı sıcaklardan tahriş olabildiği gibi soğuklardan dolayı da zarar görebiliyor. Özellikle kış günlerinde deri dökülmeleri, cilt kurumaları ve benzeri sorunlar, kış aylarının çetin olduğu dönemlerde kendilerini çok sık belli ediyor.

Sonuç olarak cilt bakımı konusuna duyulan ihtiyaç kış mevsiminde daha çoğalır. Bu yazımızda, kış aylarında ortaya çıkan aşırı soğuk havanın cildinizi nasıl tahriş ettiğinden bahsedeceğiz. Akabinde bu cilt bakımı konusundaki tavsiyelerimize yer vereceğiz. Gelin başlayalım.

Kış Aylarında Cildimiz Neden Tahriş Olur?

Kış aylarında cildimiz soğuk havaya çok sık maruz kalır. Bu durumda kan dolaşımı yavaşlar ve cildiniz kendini koruma konusunda zayıf kalabilir. Çünkü yetersiz kan dolaşımı, cildin yeteri kadar beslenememesine yol açar. Sonuçta cildiniz hassaslaşır ve kurumaya başlayabilir. Bu gibi sorunları ortadan kaldırmak adına cilt bakımı konusunda oldukça dikkatli davranmanız gerekiyor. Özellikle de kış mevsiminin en soğuk geçtiği bu günlerde cildinize daha çok önem vermelisiniz. “Cilt bakımı nasıl yapılır, tavsiyeleriniz nelerdir?” diyorsanız, yazımızın devamında yer alan tavsiyelere tek tek göz atabilirsiniz.

Kış Mevsiminde Cilt Bakımı Tavsiyeleri

Yaz veya kış fark etmeksizin her mevsimde cilt bakımı yapmak gerekir. Çünkü vücudumuzdaki diğer tüm organlar ve dokular gibi cildimizin de birtakım ihtiyaçları vardır. Eğer cildinizi yeteri kadar beslemezseniz, o da kuruyabilir ve sonuçta size acı dolu bir yüz olarak geri dönebilir. “Bu sorunlar benden uzak dursun.” diyorsanız, vereceğimiz tavsiyelere hemen göz atın:

  • Vitamin ve makro besinler açısından dengeli beslenin. Özellikle de C ve A vitamininden yoksun kalmamaya dikkat edin.
  • Nemlendirici kremlerden faydalanın ve krem seçimi konusunda şüpheci olun. Her krem cildinize iyi gelecek diye bir şey yoktur.
  • Güneş koruyucu kullanarak, hassaslaşan cildinizi güneşe teslim etmeyin. Zira güneş kış aylarında da cildinizi yakabilir.
  • Makyaj yaparken alkol ve tonik içeren ürünlerden uzak durun. Kurumuş cildinizi daha da kurutmayın.
  • Sık sık duş alın ve makyaj yaptıktan sonra cildinizi iyice temizleyin. Duş alırken su sıcaklığına dikkat edin ve kış aylarında çok sıcak suda duş almaktan kaçının. Böylece cildinizin aşırı sıcağa ve soğuğa maruz kalmasını engelleyebilirsiniz.
  • Peeling yaparak cilt bakımı konusunda ihmalkarlıktan uzak durun. Ölü hücreleri belirli aralıklarla cildinizden atarak hücre yenilenmesini düzenleyin.

Haber Dosyası: Pandemi, Kuaförlük & Markalar – Aveda

0

“Pandemi, Kuaförlük & Markalar” başlıklı haber dosyamızın ilk bölümünün konuğu Aveda Türkiye Marka Genel Müdürü Gökçe Kırtay.

Hairist: 2020, pandemi, salonların kapatılması ve etkileri hakkında düşüncelerinizi, büyüme-küçülme bilgileri ve bu dönemde sektör özelinde sağladığınız katkıları paylaşabilir misiniz?

Gökçe Kırtay: Pandemi tüm sektörlerle birlikte kuaförlük sektörünü de etkiledi ve bir müddet daha etkilemeye devam edecek gibi görünüyor. Bu süreç sektördeki pek çok orta ve küçük ölçekli işletmeyi olduğu gibi kuaförlük sektörünü de finansal olarak ciddi anlamda olumsuz etkilendi. 

Estee Lauder grubu olarak yaptırdığımız pazar araştırmaları ışığında, pandeminin etkisiyle ziyaretçi sayılarında %40 civarında düşüş olduğunu gördük. Bu durum hem salon sahipleri hem de işletme çalışanları için zorlukları ve yeni iş yapış şekillerini beraberinde getirdi. Bu değişikliklere Türkiye pazarında uzun zamandır ihtiyaç vardı. Ancak bunun genele yayıldığını ve tüm salonların sürece ayak uydurduğunu söylemek zor. Bu süreçte Aveda markası olarak beraber çalıştığımız salonlara ciddi finansal destekler verdik. Vade günlerimizi uzattık. Dönemsel ve kalıcı kampanyalar dahilinde beraber çalıştığımız salonların maliyetlerini düşürecek stratejilerle, sektörde uygulama başı maliyet, stok seviyeleri ve kârlılık anlamında sektör standartlarının üstünde dönüşler sağlayacak aksiyonlar aldık. Salonlar kapandıktan sonra tekrar açılmadan önce can suyu olsun diye, salonlarımıza bedelsiz boya gönderdik, tüm salon ekiplerine yüzlerce saat süren online eğitimler gerçekleştirdik. Salonların online serüvenine katılmak isteyenlere destek olduk. 

Türkiye’de gerçekleşen ilk dijital kongreyi hayata geçirdik. Salon bazında çalışarak salonların iş geliştirme projelerini hayata geçirdik ve burada en önemli farkımız firma olarak ticari yaklaşmayıp elimizden geldiğince esnaflık yapmaya çalıştık. Beraber yola çıktığımız kimseyi geride bırakmadık.

Hairist: Kuaför salonları ve sektör özelinde 2021’e bakışınız ve beklentilerinizi öğrenebilir miyiz?

Gökçe Kırtay: 2021 yılında “ne yaparım?” diyen değil, yapan salonlar başarılı olacak. Açıkçası sektörü gözlemlediğimde bir tarafta duran ve “vah vah, tüh tüh” diyenler, diğer yanda da büyümek için aksiyon alanlar olduğunu gördüm. En önemlisi süreklilik; bunun önemini altını çizdiğimizde tüm salon sahibi dostlarımız buna katılıyor, ancak uygulamada sürekliliği sağlayabilenlerin sayısı sınırlı. Zor bir dönemden geçiyoruz. Ektiğiniz bir tohumun filizlenmesi bir süreç alabilir. Hemen vazgeçmeyin. Aşı sonrası  bile ekonominin ve sektörün geri gelmesi için global tahminler 2024 yılını gösteriyor ki bu da en iyi senaryo. Buna göre planlama yapmak  önemli. Ekonomik parametreleri takip etmek gerekli, bu konularda destek almak anlamlı olabilir.
Salon içinde detayları yakalayan kazanacak (tanzim teşhir, dekor, servis kalitesi, hatta telefonda ve online iletişim).
“Yeniliğe açığım,” deyip de kapalı olmadığınızdan emin olmalısınız. 

Hairist: Kuaför salonu sahiplerine, çalışanlarına önerileriniz nedir?

Gökçe Kırtay: “Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde etme beklentisine delilik denir “ diyor Albert Einstein. Pandemi öncesi ve sonrasında hayatın değiştiğini ve değişeceğini kabul etmek gerekiyor. Önerilerimi şöyle sıralayabilirim:
1.  Kâr & Zarar tablosu hakimiyeti her zamankinden daha önemli.  Kangren oldu ise vücuda yayılmadan kesmek lazım.  Rasyonel davranabilmek ama bu aşamada bencil olmamak değerli.
2.  Verimlilik konusunda sadece randevu sistemini uygulamaya çalışmak yetmez. Verimliliği arttırmak için kişi başı servis verilen müşteri adedini de arttırmak gerekiyor. Bunun için salonlar yeni dünyanın tüketici odaklı olduğu gerçeğini göz önüne almalı ve buna göre stratejiler üretmeli. Bir yenilik yapmadan bir fark yaratmadan mış gibi yapan salonlar değil, yeniliğe emek koyan salonlar bu fırtınadan sonra büyüyor olacak.
3.  Tüm salonların online’a girmesi ve buradan başarı elde etmesi mümkün görünmüyor. Bu sürece doğru araştırma ve strateji ile başlamak gerekiyor, yoksa kuaför salonları sadece firmaların lojistik operasyonlarını yapar hale gelir. Burada da marka karması oldukça kritik çünkü pek çok durumda salonlara online site komisyonları, lojistik maliyeleri, servis giderleri ile zarar ediyor ve bu zor dönemde bir darbe daha alıyorlar. Dikkat!
4.  Dijital iletişim  olarak adlandırılan yeni iş modellerinin sektöre adaptasyonunu içselleştiren salonlar fark yaratıyor olacak. Müşterinin arkasına geçip saçı iki taraftan havalandıran hareketlerle gelinecek noktaya geldik. Artık kaliteli iletişim, kaliteli içerik, tüketicinin merak duyduğu konularda paylaşımlar üretmek önemli. Ama tüm kuaför dostların bilir kişi olmasına da gerek yok. Eğlenceli, sürükleyici içerikler üretenler ipi göğüsleyecek.5.  Salonların daha az marka ile çalışmalarını tavsiye ediyorum. Ürün karmasını kârlılık için rafine etmeli. Tüketiciye yatırım yapmayan markaları taşımak şu dönem için rüzgar değirmenleri ile savaşmak gibi.

Hairist: Globalde ve yerelde 2021 planlarınız, şirket yapılanmanız, eğitim-etkinlik takviminiz, ürün lansmanlarınız hakkında neler paylaşmak istersiniz?

Gökçe Kırtay: Pandemi sürecinde çok önemli lansmanlar gerçekleştirdik. Nutriplenish ve Botanical Repair serileri 2020 -2021 sezonunda pek çok otorite tarafından dünyada yılın ürünü seçildi. En son olarak Elle dergisi Botanical Repair serisinin ürünlerini bu ödüle layık gördü. Yakın gelecek için ise sürprizlerimiz var. Pandeminin şakası yok. Bu dönemde en büyük lüks sağlıklı olmak. Bu nedenle global kongre ve toplantılar pandemi süreci tehlike oluşturmadığı zamana kadar beklemede. Bir diğer konu da şu: bu dönemde salonların önceliği finansal olarak bu bütçeleri salonların süreci atlatmaları için kullanmak ki biz de buna saygı duyuyor ve sistemimizi bu sene için bu şekilde revize ediyoruz.  Ancak şunu söyleyebilirim ki ciddi projeler, yeni düzene uygun eğitimler, ses getirecek işler yapmak için çalışıyor ve salonlara özel gelişim sağlayacak projelerle ilerliyoruz.

Badem Göz Estetiği Nedir? Nasıl Yapılır?

0

Hollywood yıldızlarından tanıdığımız keskin ve etkileyici bakışların kaynağı olan badem gözler, günümüzde hem erkek hem kadınlar tarafından sıklıkla tercih ediliyor.

Gün geçtikçe daha da popülerleşen badem göz estetiği, bakışları canlı tutmasıyla birlikte kişinin daha genç bir görünüme kavuşmasını da sağlıyor. Peki cerrahi işlemler gerektiren badem göz ameliyatı nasıl yapılıyor? Badem göz nedir? Bu soruların cevaplarını gelin birlikte açıklayalım.

Badem Göz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Lokal anestezi altında yapılmaktadır. Öncelikle gözün dış köşesinden ve üst bölgesinden bir kesi açılır ve göz cerrahi bir iplikle ustaca yukarı doğru çekilir. Askı orada bulunan kemik zarına tutturulur ve badem göz yapısı oluşturulmuş olur. Bu işlemlerin toplamında göz üzerinde 2-4 arası dikiş atılmaktadır ve bunların alınma süresi de genellikle bir haftadır. Yapılan operasyon ortalama yarım saat ile bir saat arasında değişmektedir.

Operasyon sonrasında kalıcı izler oluşup oluşmadığını merak edenler ise içlerini ferah tutabilir. Yapılan işlemler herhangi bir iz oluşturmuyor.

badem göz estetiği

Badem Göz Estetiği Kalıcı Mı?

Badem göz estetiği için gerçekleştirilen ameliyat sonrası kavuştuğunuz o güzel bakışlar ve canlı göz altları kalıcılığı çok uzun bir süre değildir. Yapıldığı süreden sonra 3-5 yıl arası kalıcılığı bulunmaktadır. Aynı zamanda ameliyat yapıldıktan sonra eğer oluşan göz yapısı beğenilmezse, tekrar eski haline geri döndürülebilir.

Ameliyatı Sonras Nelere Dikkat Edilmeli?

Ameliyat yapıldıktan sonra kişinin gözüne bandaj uygulanmıyor. Farklı bir malzeme kullanılarak kişi normal hayatına devam ediyor. Fakat burada ilk olarak dikkat edilmesi gereken nokta kişinin badem göz ameliyatı yaptırdıktan sonra araba kullanmaması ve trafiğe çıkmamasıdır. Bunların yanında ameliyat sonrası en azından bir-iki gün banyo yapılmaması öneriliyor.

Fiyatları

Badem göz estetiği ameliyatı cerrahi bir operasyon olmakla birlikte kısa sürede istenilen görünüme kavuşturmasıyla herkesin takip ettiği ve yaptırmak istediği bir ameliyattır. Yapılan işlemler sonrasında bir iz bırakmadığı için popülerliği de sürekli olarak artıyor. Ekstra işlemler ve büyük operasyonlara gerek kalmadığı için badem göz estetiği fiyat bakımından uçuk rakamlar barındırmıyor. Uzman bir estetik doktoru ile görüşerek detaylı bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Buradaki bilgiler derlemedir ve sadece bilgi amaçlıdır. Bu yazıda kesinlikle özendirme hedeflenmemiştir. Bu işleme dair bir niyetiniz varsa mutlaka uzman hekimle görüşmeniz gerekmektedir.

Bill Tsiknaris’ten Cüretkar Avangart Stiller

0

Cüretkar Rüya Tanrısı anlamına gelen Morpheus Audacious koleksiyonu, 2019 ve 2020 Avustralya Saç Modası Ödülleri (AHFA) “Yılın Avangart Kuaförü” ödülünün sahibi olan ve son olarak Alfaparf Miliano’nun Kreatif Direktörü seçilen Bill Tsiknaris’in imzasını taşıyor.

Bill Tsiknaris avangart

Abartılı aşırılığın, Bill Tsiknaris’in yorumuyla yeniden ifade bulduğu koleksiyon, kusursuz bir renk, doku ve desen dizisi sunuyor.  

Bill, saçı yıkayıp kesmek yerine işe tamamen kuru saçla başlıyor. “Bu, müşterilerimin saçlarının nasıl hareket ettiğini görmeme ve saçın doğal yapısını hissetmeme izin veriyor. Ayrıca alınan  ağırlığın miktarını ya da uygulanması gereken iç desteği de görebiliyorum” diyen Bill, “Çoğu insan saçlarını kuru halde kullanır, ben de saçı o haliyle kesiyorum” diyor. 

Bill Tsiknaris avangart
bill tsiknaris avangart

Hiçbir şey düz, sert bir hat kadar ‘Az önce saçımı kestim’ imajı yaratmaz, bundan kaçınmak için Bill saçı parçalara ayırıp farklılıklar yaratarak, görünüme canlı bir etki veriyor. Bill, “Nasıl yeni bir kot pantolon aldığınızda, üzerinize iyi durması için bir parça yumuşaması gerekiyorsa, ben de aynı şeyi saç için yapıyorum. Bu, size uyan bir stille sonuçlanır ve sizin bir parçanız olur,” diyor. 

Bill Tsiknaris avangart

Saç Tasarımı: Bill Tsiknaris 

Salon: Tsiknaris Hair, Brisbane, Avustralya 

Renklendirme: Chris Tsiknaris ve Anna Dahlin 

Fotoğrafçı: David Mannah 

Makyaj Sanatçısı: Pablo Morgade 

Stilist: Josie McManus 

Bill Tsiknaris – Ödüller

 • 2020 AHFA Avustralya Avangart Yılın Kuaförü 

• 2019 AHFA Avustralya Avangart Yılın Kuaförü 

• 2019 AHFA QLD Yılın Kuaför Finalisti 

• 2019 AIPP Yılın En İyi Videosu Finalisti 

• 2019 AIPP En İyi Saç Şekillendirme Koleksiyonu 

• 2019 AIPP En İyi Renk Finalisti 2018-2019 

• 2018 Yılın Hair Expo Ekibi Finalisti