Ana Sayfa Blog Sayfa 41

Ten Renginize En İyi Uyan Saç Renkleri

0
saçınızı korumak için

Cilt tonunuz için en uygun saç renklerini nasıl seçebilirsiniz? Saçınızı boyamaya karar verdiğinizde ya da mevcut rengi değiştirmek istediğinizde hangi rengin kullanacağınıza karar vermek zor olabilir. Ten renginize uygun olmayan yanlış bir renk seçerseniz, yüzünüzün tüm karakteristiğini görünmez hale getirebilirsiniz.

Vücudumuzda bulunan bir pigment olan melanin, saçımızın, gözlerimizin ve cildimizin rengini belirler. Ayrıca değişen çevresel koşullar nedeniyle cildimizdeki renk değişimini de etkiler. Saçınızı boyamadan önce göz önünde bulundurmanız gereken en önemli unsur ten renginizdir. Ten rengi ve saç rengi çatışırsa hoş görünmeyebilirsiniz.

İlk iş ten renginizin sıcak tonlu mu, yoksa soğuk tonlu mu olduğunu tespit etmektir.

Sıcak ve Soğuk Cilt Tonları İçin En İyi Saç Renkleri

Cilt tonunuzun sıcak mı soğuk mu olduğunu kontrol etmek için normal güneş ışığında bileğinizi kontrol edin. Bileğinizdeki damarlar yeşil görünüyorsa sıcak tonlusunuz demektir. Mavi görünüyorlarsa, soğuk tonlusunuz.

Mavi mi yoksa yeşil mi olduklarını anlayamıyorsanız, nötr bir cilt tonunuz olabilir, bu da buğday tenli olduğunuza işarettir. Cildinizde sarımsı alt tonlar varsa sıcak tonlarda bir saç rengi size çok yakışacaktır. Bakır sarısı böyle bir renktir. Cildiniz pembemsi alt tonlara sahipse, soğuk tonlusunuz demektir. Bu durumda küllü sarı gibi soğuk renkler size çok yakışacaktır.

1- Sıcak Cilt Tonu İçin En İyi Saç Rengi

Sarı ve kahverenginin sıcak tonları, sıcak ten renkleriyle çok iyi uyum sağlar. Açık, sıcak tonlu bir cildiniz varsa bal sarısı ve pembe altın gibi tonlar size çok yakışacaktır. Daha koyu tenler için çikolata gibi daha koyu kahverengileri tercih edin.

2- Soğuk Cilt Tonları İçin En İyi Saç Rengi

Küllü sarı, platin, beyaz sarı ve küllü kahve gibi soğuk tonlar, soğuk tonlu tenler için idealdir. Ancak altın sarısı ve açık kestane kahvesi gibi daha yumuşak sıcak tonları da deneyebilirsiniz.

Ten Rengine Göre En İyi Saç Renkleri

1- Açık Ten Rengi İçin En İyi Saç Rengi

Açık ten üzerinde çok koyu saçlardan kaçının. Saçınızda zaten doğuştan sahip olduğunuz bir kahverengi tonu varsa ve ten renginiz açıksa, o zaman saçınızda kızıl balyajlar tercih edebilirsiniz. Canlı alt tonlara sahip koyu renkleri tercih edin. Sarı, kızıl ve açık kahverengi veya çikolata tonları bu cilt tonuna en iyi uyum sağlayan renklerdir. Çok açık bir ten renginiz varsa platin sarı, California sarısı, kirli bronz ya da soğuk tonlu bir kahvesi gibi yelpazenin soğuk ucunda yer alan tonlar sizin için idealdir. Açık kahverenginin sıcak tonları da bu cilt tipine çok yakışır.

2- Açık ve Koyu Arası Ten Rengi İçin En İyi Saç Rengi

Çok açık renklerden kaçının. Sarılara ve kahverengilere sadık kalın. Ne kadar sıcak, o kadar iyi. Açık kızıl gibi renklerden uzak durun. Koyu erik tonları ve kahverengileri deneyebilirsiniz. Sizin için ideal renkler çikolata kahveleri, donuk kızıllar, bordoya yakın renkler, mavi veya mor tonlar gibi koyu, soğuk renkler olacaktır.

3- Koyu Ten İçin En İyi Saç Rengi

Koyu tene sahip olanlar kişiler için, küllü sarı gibi soğuk tonlar iyi değildir. Tüm saç rengi için ya da balyajda bal rengi veya koyu kızıl gibi sıcak renkleri tercih edin. Koyu ten rengine sahip olduğunuzda, sıcak balyajlarla daha koyu renklere bağlı kalmak daha güvenlidir. Saçınızın tamamını boyamak istiyorsanız, size yumuşak bir geçiş sağlayacak bir balyaj seçin. Zaten koyu saçlarınız varsa ve bir değişiklik arıyorsanız, doğal saç renginize yakın bir ton seçin. Kestane ve koyu kahverengiler koyu tonlarla iyi uyum sağlar.

4- Buğday Ten Rengi İçin En İyi Saç Rengi

Sıcak koyu sarı tonları, koyu kahverengiler ve açık kahverengiler buğday tenlilerde harika görünür. Sıcak tonlar bu ten rengini çok iyi tamamlar. Küllü renkler, nötr bir cilt tonu olduğu için buğday tenlilere çok yakışır.

İnce Telli Saçları Hacimlendirmek İçin Tüyolar

0
hacimlendirmek

İnce telli saçları sonsuza dek hacimlendirecek bir yöntem yok, ama sönük ve hacimsiz saçlarınızı belli bir süre boyunca dolgun göstermenin birkaç püf noktası var. Şekillendirme ve ürün seçiminde doğru yaklaşımı benimsemek, elde etmek istediğiniz görünüm için büyük önem taşır. Unutmayın, önemli olan saçınıza ne sürdüğünüz değil, o ürünü nasıl kullandığınızdır. İşte, ince telli saçları anında hacimlendirmek için başvurabileceğiniz birkaç küçük tüyo:

1- Doğru Ürünleri Kullanın

Saç tipinize uygun doğru ürünleri kullanmadan aradığınız hacmi elde edemezsiniz. Maksimum hacim elde etmek için doğru şampuanı kullanmak çok önemli. Saçları ağırlaştırmayan hafif bir şampuan tercih edin. Özellikle hacim vermek üzere özel olarak geliştirilmiş şampuanları seçin.

En İyi Hacimlendirici Şampuan Seçenekleri için Tıklayın.

2- Saçınızı Islakken Şekillendirin

Saç telleri ıslakken çok daha esnektir, bu yüzden saç telleri ıslakken şekillendirildiğinde teller şekli daha iyi tutar. Fön yapacak ya da saçınızı kurutma makinesi ile kurutacaksanız, saça kaldırma etkisi veren bir “root spray” kullanmanızı öneririz. Kuruturken, başınızı aşağı eğerek %75 kuruyana kadar dairesel hareketlerle diplere masaj yapın. Ardından, saçı büyük bölümlere ayırıp geniş bir fırça ve fönle kurutmaya devam edin.

3- Sıcak Bigudilere Başvurun

Saçın dolgunluğunu korumasına yardımcı olmak için sıcak bigudilerden faydalanabilir ya da elinizdeki bigudileri fönle ısıtarak uygulayabilirsiniz. Bu şekilde sıcakken bigudiye sarılan saç bigudi soğuyana kadar hızlıca şekil alıp hacim kazanır. Büyük bigudiler saça daha fazla kaldırma etkisi verir.

4- Kuru Şampuandan Faydalanın

Saçlarınız hacmini kaybettiyse, yeniden hızlıca hacim kazandırmak için kuru şampuandan yararlanabilirsiniz. Kuru şampuan hem saçınızın yağlı görünmesini engeller hem de dolgun bir görünüm verir.

En iyi ve makul fiyatlı kuru şampuan seçeneği için tıklayın.

İnce telli saçları sonsuza dek hacimlendirecek bir yöntem yok, ama sönük ve hacimsiz saçlarınızı belli bir süre boyunca dolgun göstermenin birkaç püf noktası var. Şekillendirme ve ürün seçiminde doğru yaklaşımı benimsemek, elde etmek istediğiniz görünüm için büyük önem taşır. Unutmayın, önemli olan saçınıza ne sürdüğünüz değil, o ürünü nasıl kullandığınızdır. İşte, ince telli saçları anında hacimlendirmek için başvurabileceğiniz birkaç küçük tüyo:

E-Bisiklet Markasından Evsizlerin Saç Kesimine Bağış

0
Saç Kesimi yardım kampanyası

Danimarkalı e-bisiklet markası MATE, kuaför Stewart Roberts tarafından kurulan yardım kurumu Haircuts4Homeless’ı (Evsizler için Saç Kesimi) 2022 Noel kampanyasının yıldızı yapıyor. MATE, evsizlerin saçlarını kesen yardım topluluğuna 4 e-bisiklet ile bağış yaptı.

Haircuts4Homeless (H4H), Danimarkalı şirket MATE’in 2022 Noel kampanyasının odak noktası oldu. Manifesto salonundan gönüllü berber Tom Forde, kısa, dokunaklı kampanya filminde, vakitlerini gönüllü olarak evsizlerin yaşadığı bölgelere gidip toplumla etkileşime geçmeye ve evsizlerin özgüvenlerini tazelemeye ayıran Haircuts4Homeless ekibinden biri olarak yer alıyor.

Haircuts4Homeless’a dört e-bisiklet bağışlayan MATE Kreatif Direktörü Simon Jones-Mortenseen şunları söyledi: “Evsizlerin yaşadığı bölgelere gidip onlara yaklaşmak çok zaman alıyor. Zor bir gün geçiriyor veya akıl sağlığı sorunları yaşıyor olabilirler, bu nedenle H4H’deki ekibin onlarla nasıl iletişim kurduğunu ve insanları rahatlattığını görmek etkileyici. Bisikletlerimizin neşe getirmeye ve neşeyi yaymaya yardımcı olacağını bilmek bizim de içimizi ısıtıyor.”

Haircuts4Homeless’ın kurucusu Stewart Roberts ise şunları ekledi: “MATE’in dürüstlüğü beni şaşırttı. En başından beri onlarla çalışmak bir zevkti. Yaptığımız işi vurgulayan kampanyalarında onlara yardımcı olmak çok keyifliydi. Bu bağış, hayır kurumlarının sürekli artan ihtiyaçlarını desteklemek için çabalayan gönüllü ekibimiz için çok makbule geçecek. Teşekkürler.”

Kuaför Salonu Tasarımında 10 Farklı Ayna Kullanımı

0
Brian&Berry
Brian&Berry salonunun aynaları

Bir kuaför salonunun tasarımındaki en önemli aksesuar: Ayna. Estetica, bir kuaför salonunda ayna kullanımı için 10 yol öneriyor.

Salonların ana kahramanı olan ayna, kuaförler için en temel araçtır. Fonksiyonunun yanı sıra, aynaları salon tasarımının ilginç bir unsuru yapan kendine has bir çekiciliği de vardır. Aynalar stili ve ruh halini pekiştirebilir, hatta salonun markasına yön verebilir. Estetica, kuaförde ayna kullanmanın 10 yolunu seçti. İlham almak için bu uluslararası salonları görün.

ALANI ÇOĞLTAN AYNALAR
Milano’daki Aldo Coppola salonu Brian&Berry’de Alice’in Harikalar Diyarı’nda gibi hissediyorsunuz. Aynaların ezici kullanımı, alanı büyütüp paralel boyutlar oluşturuyor. Bazı neon ışıklarla göz kamaştırıcı bir dokunuş katabilirsiniz.

Brian&Berry ayna

YÜKSEK TEKNOLOJİ RUHU
Londra’daki Blue Tit salon zincirindeki aynalar metalik ve esasen renksiz minimalist yapılar. Kurulumları farklı olsa da tasarım kriterleri aynı. Neon ışıklar, minimalist mobilyalar ve fütüristik aynalar ritmi belirliyor, çağdaş bir konsept için elektrikli bir hava katıyor.

NEO UZAY ÇAĞI
Bir kuaförde ayna kullanmanın 10 yolundan bir diğeri olarak Pekin’deki Ego Hair Salon & Beauty örnek gösterilebilir. Güçlü ışıklar, doygun renkler ve zıt yuvarlak hatlar sayesinde atmosfer uzay çağı izlenimi yaratıyor. Bu bağlamda iş istasyonları, salon tasarımının sürdürülmesine katkı sağlıyor. Göz hizasındaki aynalar, tüm profili takip eden arkadan aydınlatmalı bir neon ışık ile vurgulanıyor.

ÇOK SAYIDA VE HEPSİ FARKLI
Salonda iki çeşit ayna vardır. Biri iş istasyonlarında, diğeri dekorasyon unsuru olarak duvara asılan aynalar… Her biri farklı ve hepsi çerçeveli. Fransız salonu Hair Painting by Sab’da ayna, farklı stilleri kombinleyen bir stili yansıtıyor. Farklı şekiller ve malzemeler, renkli ve orijinal bir etki için bir araya geliyor.

ÖZEL BİR KÖŞE
Minimalist ve zarif bir tasarıma sahip mütevazı bir iş istasyonu. Japon salonu Ba-Sho Hair, aynayı olağanüstü basit bir metalik yapıya yerleştirmeyi seçti. Gerçekten de biçimleri ve malzemeleri (ham ahşap ve koyu metal) eski bir hava uyandırıyor.

RUSTİK BİR DOKUNUŞ
California Larisa Love Salon’un aynaları, kalın ve koyu masif ahşap yap ile otantik bir hava yayıyor. Ancak şaşırtıcı derecede klasik bir Avrupa tarzı da var. Kabaca yontulmuş, sağlam görünümleriyle göz alıcı iş istasyonları, mutlak bir sağlamlık hissi veriyor.

SÜRPRİZ ETKİ
Melbourne’deki Mitch Studio’da aynalar, ziyaretçiyi şaşırtmak istiyor ve bunu ironik bir şekilde yapıyor. Açık renkli ahşapla oluşturulan iş istasyonları minimalist. Çekici bir floresan sarı, damla şeklindeki aynalarla birleştiğinde, “WOW” etkisi yaratıyor! Alışılmadık olabilir ama bu salonun ruhuna uyuyor.

METALİN HAFİFLİĞİ
Kuaförde ayna kullanmanın diğer bir yolu da kontrastlara dayanmaktır. ABD’deki Modern Salon & Spa da zıtlıklara bel bağlıyor. Tamamı büyük boy olan aynalar, kıvrımlı hatlara sahip kalın metal çerçeveyle de dikkat çekiyor. Sonuç, aynaları iş istasyonlarından çok birer heykel olarak algılamamıza neden oluyor.

KARE ETKİSİ
Kare veya pencere efekti, bu devasa dikdörtgen aynayı Tony Adams’ın Çek Cumhuriyeti’ndeki berber dükkanının imzası haline getiren şey. Ciddi boyutlar, basit çizgiler, sağlam ama minimalist bir çerçeve bu aynaya göz alıcı bir çekicilik kazandırıyor.

AZ VE ÖZ
Japon salonu Re-edit, ruhani ve rafine atmosferini, her şeyden önce tavandan bir kabloyla sarkan, hiçbir yapısı olmayan çıplak aynalara sahip iş istasyonlarına borçlu. Ayna kullanmanın 10 yolu arasında bu örnek, maksimum minimalizmi vurguluyor.

Yüzdeki İnce Çizgiler ile Mücadelenin 3 Yolu

0
ince çizgiler

Yüzde oluşan ince çizgiler, kaçınılmaz yaşlanma belirtilerinden biri olarak kaygı vericidir. Ancak, cildinizin sağlıklı yaşlanmasını sağlamak sizin elinizdedir. Bunu başarmak için yoğun müdahalelere gerek duymadan, cilt uzmanları tarafından tavsiye edilen üç rutini düzenli olarak uygulamanız yeterli.

1- Cilt bakım döngüsü

Her gün yoğun bir retinol tedavisi kullanmak yerine, bir gece peeling, ertesi gece retinol kullanın ve son iki gece bunlara ara verin. Ardından bu döngüyü tekrar edin. Retinolü bu şekilde kullanmak, cildinizde daha da ince çizgilere yol açabilecek aşırı kuruluğu önlemeye yardımcı olacaktır.

2- Kollajen takviyeleri

İnce çizgiler ve kırışıklıklar ciltteki kollajen ve elastikiyetin eksikliğinden kaynaklanır. 20’li yaşların ortalarından sonra cilt yaşlanmaya ve kollajen üretimi yavaşlamaya başlar. Bu yüzden ince çizgilerin bu kadar erken yaşlardan itibaren görünür olmaya başlaması şaşırtıcı değildir.

Kolajen üretiminin eksikliğini azaltmak için kolajen takviyesine ihtiyacınız vardır. Ancak, seçiminizi yaparken hidrolize kollajen peptitlerine başvurduğunuzdan emin olun, çünkü bunların doğal kollajen ve elastin gibi cildi oluşturan moleküllerin üretimini desteklemeye yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.

3- Dolgunlaştırıcı Serumlar

Hyaluronik asit içeren dolgunlaştırıcı, nemlendirici serumlar, ciltteki nemi artırarak cildi yumuşak ve gergin tutar. En iyi tarafı ise hemen etki ederek cildinizin saniyeler içinde nemli görünmesini sağlamasıdır. Hyaluronik asit serumunuzu nemli cilde uygulayın. Nemlendirici özellikler suyu cilde çeker ve bu şekilde cildi dolgunlaştırır. Bu nedenle hyaluronik asit serumundan maksimum fayda sağlamak için yüzünüzü temizlikten sonra biraz nemli bırakın.

Ciltteki ince Çizgiler için Tavsiye ettiğimiz ürünler:

La Roche Posay Redermic Retinol Yoğun Yaşlanma Karşıtı Bakım Kremi 

La Roche Posay Kuru Ciltler İçin C Vitamin İçerikli Yaşlanma Karşıtı Krem 

The Purest Solutions Fruit Enzyme Powder Exfoliator & Peeling-Toz Peeling

The Purest Solutions Peptit İçerikli Yaşlanma Karşıtı Cilt Bakım Serumu

Vichy Liftactiv Collagen Specialist SPF 25 Bakım Kremi

Ducray Keracnyl Leke ve Kırışıklık Karşıtı Serum

Kleopatra ve Geçerliliğini Koruyan Güzellik Sırları

0
Kleopatra

İnsanlık tarihinin en etkileyici kadını olarak bilinen Mısır Kraliçesi Kleopatra, yüzyıllardır güzellik ritüelleri ile anılıyor. Kleopatra’nın kapsamlı bir şekilde incelenip araştırılan güzellik sırları, bugün bile çoğumuzun ilgisini çekiyor.

Kraliçe Kleopatra güzellik sırları ve ritüelleri

  1. Antibakteriyel özelliğinden dolayı yüzünde bal kullanmayı severdi. Bal mükemmel bir yumuşatıcı ve nemlendiricidir. Kırışıklıkların görünümünü azaltmaya, cilt pH’ını düzenlemeye ve saçınızı yumuşatmaya yardımcı olabilir.
  1. Yüzünü yağ ve tebeşir ya da yağ ve kireç karışımıyla günde birçok kez yıkardı.
  2. Yüzünü elma sirkesi ile durulardı.
  3. Zencefil, soğan, terebentin ve kaz yağı, Kraliçe Kleopatra’nın cilt bakımında kullandığı sayısız cilt bakım ürünlerinden bazıları.
  4. Vücudunu ve yüzünü pul pul dökmek için deniz tuzu ile doğal bir peeling uyguluyordu.
  5. Kraliçe Kleopatra sivilce izlerini yok etmek için gülsuyu kullanırdı. Gül yaprağı özü, serbest radikalleri azaltmaya yardımcı olan antosiyaninler, polifenoller ve flavonoidler gibi güçlü antioksidanlar içerir. Ayrıca antiinflamatuar özelliklere sahiptir.
  1. Kraliçe Kleopatra, tırnaklara hoş bir kırmızımsı kahverengi renk veren kına ile doğal bir oje kullanırdı.
  2. Saçını boyamak için kına veya Ardıç meyveleri, yağ ve bilinmeyen iki bitki karışımı kullandı.Bunların yanı sıra saç dokusunu zenginleştirmek için zeytinyağı kullandığı biliniyor.
  3. Süt: Kleopatra’nın süt banyosu meşhurdur. Stresi azaltmak ve cildinin ışıldamasını sağlamak için uçucu yağlar ve aromatik çiçekler içeren banyosuna Ölü Deniz tuzu eklerdi. Sütü sadece banyo için kullanırdı. Nemlendirici olarak kullanmak üzere sütü zeytinyağı ile karıştırırdı. Süt, sivilce, siyah nokta ve aşırı yağ üretimi gibi birçok cilt sorununu çözmeye yardımcı olabilecek faydalı bileşenler içerir. Ayrıca cildinizi yatıştırmaya ve nemlendirmeye yardımcı olur.
süt banyosu
  1. Koku söz konusu olduğunda gül ve yasemin kokularını tercih ederdi.
  2. Belirli bir kuşun haşlanmış ve ezilmiş kemikleriyle karıştırılan salatalık, sakız, yağ ve çınar suyu, Kraliçe Kleopatra tarafından tüy dökücü krem olarak kullanılmıştır.
  3. Olası bir vücut kokusunu önlemek için keçiboynuzu ve bazı esansiyel yağlar kullanırdı.
  4. Dudaklarını renklendirmek için kırmızı aşı boyası ve yağ karıştırılır ve gözlerini yatıştırmak için kereviz ve kenevir birleştirilip uygulanırdı. Antimon Sülfür gözlerini, kaşlarını ve kirpiklerini koyulaştırmak için kullandığı siyah kimyasaldı.
  5. Ten rengini açmak için yeşil üzüm ve bal karışımından faydalanıyordu.

Hangi Ayakkabı Hangi Kıyafet ile Kombinlenir?

0
topuklu ayakkabı

Ayakkabı, pek çok erkek için sadece giyimin bir parçası iken kadınlar için durum bunun çok daha ötesindedir. Ayakkabı, kadın için ruh halinin bir yansıması, şıklığın göstergesi ve bir kimlik ifadesidir. Şimdilik erkekleri bir kenara bırakalım ve kadın ayakkabılarının türlerine ve bunları nasıl kombinleyebileceğimize bir bakalım.

1- Pump Ayakkabılar

Kentli ve şık bir görünümün sembolü olan pump ayakkabılar, her tür kıyafetle eşleştirildiğinde görünümünüze şıklık katacak olan bir seçenek. Pantolon takımları, sigara pantolonlar, kalem etekler, uzun resmi elbiseler gibi farklı tarzlarla çok rahat kombinleyebilirsiniz. Elbiselerle çoraplı ve çorapsız bir şekilde giyebileceğiniz, kış aylarında ise trençkotlar veya kaşe blazer ceketler ve skinny jean pantolonlarla görünümünüzü zirveye taşır.

pump

2- Önü Açık Ayakkabılar

Önü açık ayakkabılar, elbette sadece çorapsız ayaklara giyildiğinde şık durur. Kısa ya da diz hizasında herhangi bir elbise ile iyi bir eşleşme sağlar. Stilettolardan hoşlanmıyorsanız platform ayakkabıları da tercih edebilirsiniz.

önü açık ayakkabı

3- Bot ve Çizmeler

Kış gardrobunun vazgeçilmez parçaları olan bot ve çizmeleri nasıl doğru kullanabilirsiniz? Bilek boyu, diz boyu veya diz üstü olanları deri bir ceket ve kot pantolon, panço, kısa veya uzun elbise ya da skinny jean ile eşleştirerek spor bir şık görünümü garantileyebilirsiniz.

4- Stilettolar

Stilettolar pump ayakkabılardan çok da farklı değildir. Bunlar resmi, gündelik veya parti kıyafeti olmak üzere her tür seçenekle uyumludur.

5- Alçak Topuklu Ayakkabılar

Topuklu ayakkabılarla rahat edemiyor ama onlardan da vazgeçemiyorsanız, size aynı tatmini vermeye en yakın seçenek, alçak topuklu ayakkabılardır. Ofis kıyafetlerinizi tamamlayarak adeta bir kurtarıcı görevi görürler. Bacaklarınızın güzel görünmesine destek olur.

alçak topuklu ayakkabı

6- Babet ve Makosen Ayakkabılar

Babetler ve makosen ayakkabılar rahatlıklarıyla en güvenli seçeneklerdir. Her tür kıyafete uyum sağlar ve sizi asla hayal kırıklığına uğratmazlar. Hem zıt hem de uyumlu renklerle giyebilirsiniz. Koyu renk bir babet ya da makosen her giysiyle mükemmel uyum sağlar.

7- Gladyatör Sandaletler

Bu bilek boyunda nude sandaletler en güvenli seçimlerden biridir ve pek çok elbiseyle, özellikle de kısa elbiselerle çok iyi eşleşir. Bağcıklı diz boyu olanlar, boho elbiseler ve şortlarla ya da diz hizasında uzun elbiselerle mükemmel uyum sağlar. Bacaklarınızın kalın olduğunu düşünüyorsanız, kalın şeritli olanlardan uzak durmanız gerektiğini hatırlatalım.

8- Spor Ayakkabılar

Spor ayakkabılar eskiden sadece basketbol sahalarında, koşu parkurlarında ya da spor salonlarında tercih ettiğimiz bir şey iken, son on yıldır her tür kıyafetle kombinleyebildiğimiz bir moda ifadesi haline geldiler. Rahatlıkları nedeniyle en çok çok tercih edilen spor ayakkabılar, farklı renk kombinasyonları ve tasarımlarla giderek daha da çok seçenek sunuyor.

2023 Saç Kesim Trendi: Boxie

0
boxie

2023 yaklaşırken saç tasarımcısı Andrew Smith’in yeni yılda büyük bir trend haline geleceğini tahmin ettiği saç kesimi “boxie” ile tanışın. Boxie, çok havalı, keskin ve dokulu bir stil yaratmak için bob ve pixie saç kesimlerinin birleşimini içeriyor.

Boxie saç kesiminin püf noktası, saçın uçlarının bob uzunluğunda, üstlerinin ise pixie kesime benzer şekilde katlı ve dokulu olmasında yatıyor Elmacık kemikleri de dahil olmak üzere yüz özelliklerini öne çıkararak yüzün güzel görünmesini sağlamak için bob her zaman çenenin hemen üzerinden kesilmeli. Müşterilerinizin taleplerine göre bu kesime bir kakül ekleyebilir ya da kişiye özel olarak yüz şekillerine göre uyarlayabilirsiniz. Yana yatırılan bir kakül, pixie kesimiyle kusursuz bir uyum yakalar, yüz şekillerinin tamamına yakışır ve kişiye daha genç bir görünüm kazandırır.

Kolay şekillendirilebilen bir saç kesimi isteyen müşteriler için ideal olan boxie, bir miktar doku spreyi ya da matlaştırıcı bir macun veya pomad kullanılarak, hiçbir şekillendirme aleti gerektirmeden saça anında belirginlik, hacim ve doku kazandırmanızı sağlar. Bu kesim az bakım gerektirse de, saç boyunun ve bob’un küt ve canlı ve en iyi şekilde görünmesi için müşterilerin kuaför salonunu 7-8 haftada bir ziyaret etmesi gerekiyor.

Andrew Smith, boxie kesim için, “Daha fazla hareket ve boyut eklemek, kesimin yapısını ve tüm seksi katları göstermek için bu saç kesimini saç boyunca ince vurgular veya renkli bölümlerle bir araya getirmeyi seviyorum. Kesim ayrıca uçlara biraz renk uygulandığında çok güzel görünüyor ve bobun kütlüğünü artırıyor, daha modaya uygun bir görünüm kazandırıyor ”diyor.

Kaynak:respectyou.me

Boxie saç kesiminin püf noktası, saçın uçlarının bob uzunluğunda, üstlerinin ise pixie kesime benzer şekilde katlı ve dokulu olmasında yatıyor Elmacık kemikleri de dahil olmak üzere yüz özelliklerini öne çıkararak yüzün güzel görünmesini sağlamak için bob her zaman çenenin hemen üzerinden kesilmeli. Müşterilerinizin taleplerine göre bu kesime bir kakül ekleyebilir ya da kişiye özel olarak yüz şekillerine göre uyarlayabilirsiniz. Yana yatırılan bir kakül, pixie kesimiyle kusursuz bir uyum yakalar, yüz şekillerinin tamamına yakışır ve kişiye daha genç bir görünüm kazandırır.

Kolay şekillendirilebilen bir saç kesimi isteyen müşteriler için ideal olan boxie, bir miktar doku spreyi ya da matlaştırıcı bir macun veya pomad kullanılarak, hiçbir şekillendirme aleti gerektirmeden saça anında belirginlik, hacim ve doku kazandırmanızı sağlar. Bu kesim az bakım gerektirse de, saç boyunun ve bob’un küt ve canlı ve en iyi şekilde görünmesi için müşterilerin kuaför salonunu 7-8 haftada bir ziyaret etmesi gerekiyor.

Kişiye Özel Kırmızı Ruj Seçiminin Püf Noktaları

0
kırmızı ruj

Makyaj ve kadın denince akla ilk olarak kırmızı dudaklar, yani kırmızı ruj imgesi gelir. Kırmızı ruj sürmek makyajın etkisini ciddi ölçüde arttırır ama nasıl uygulayacağınızı bilmelisiniz. Doğru tonu sürdüğünüzde kırmızı ruj dudaklarınızı öne çıkarabilir, seksi ve çekici görünmenizi garanti eder. Peki sizin için için en doğru tonu nasıl bulabilirsiniz?

Kırmızı rujun etkisinden faydalanmak istiyorsanız, ondan en iyi şekilde nasıl yararlanacağınızı bilmelisiniz. Buna ilişkin detaylara geçmeden önce, kırmızı ruju kusursuz bir şekilde taşımak için akılda tutulması gereken birkaç şeye değinelim.

  • İlk yapmanız gereken sizin için ideal olan kırmızıyı bulmaktır. Kırmızı renk, çatısı altında pek çok tonu barındır. Koyu kırmızı, kıpkırmızı, mavi alt tonlu ya da turuncu alt tonlu olabilir. Sizi en iyi şekilde gösterecek olan kırmızıyı bulmak için farklı tonlarla denemeler yapın.
  • Cildiniz soğuk alt tonlarda ise mavi tonlu kırmızıyı, sıcak alt tonlarda ise turuncu tonlu kırmızıyı tercih edin. Alt tonunuzun ne olduğundan emin değilseniz, doğal ışık altında bilekteki damarlarınızın rengine bakarak emin olabilirsiniz. Yeşil damarlar sıcak alt tonu, mavimsi veya morumsu damarlar soğuk alt tonu gösterir.
  • Daha sonra sıra, en rahat ettiğiniz bitişi ve formülü bulmaya geliyor. Mat, parlak, şeffaf, krem ​​ve likit ruj arasından seçim yapabilirsiniz. Başlamadan önce, pürüzsüz ve kusursuz bir uygulama için dudaklarınıza bir dudak peelingi uygulayın ya da eski bir diş fırçasıyla fırçalayarak pul pul dökülmesini sağlayın. Bu aynı zamanda rujunuzun dudaklarınızda kalma süresini uzatmaya da yardımcı olur.
  • Rujunuzu sürmeye başlamadan önce dudaklarınızı nemlendirmek için besleyici bir dudak balsamı veya nemlendirici sürmeyi unutmayın.
  • Lip gloss’un akmasını veya tüylenmesini önlemek istiyorsanız, uygulamadan önce dudaklarınızı bir dudak kalemi ile hizalayın.
  • Bir türlü karar veremiyorsanız, kırmızı rujunuzu seçerken sıcak ve soğuk tonların tam ortasında bir kırmızı tonu seçebilirsiniz.

Kırılgan ve Kuru Saçlar İçin En İyi 5 Salon Bakımı

0
saç bakımı

Kuru, sert ve kırılgan saçlar, hem şekillendirme hem de görünüm açısından zorlayıcı olabilir. Kuru saçlar için saçınıza saç maskeleri, saç yağları ve protein bakımları uygulamanın yanı sıra fayda görebileceğiniz birçok salon bakımı mevcut. Salon profesyonelleri, kuru saçlar için nasıl bakım uygulamanız gerektiği konusunda size doğru danışmanlık vermenin yanı sıra salon içi bakımlarla sorununuzu çözmenize yardımcı olurlar. Kuru saçlar için 6 etkili salon bakımına yakından bakalım.

Kuru Saçlar İçin Kuaför Salonu Bakımları

1- Keratin Bakımı

İnsan saçındaki doğal protein keratin, saç kremleri ve formaldehit içerir. Bu bakım kurumaya yatkın kıvırcık veya dalgalı saça sahip olanlar için idealdir. Yarı kalıcı ipeksi pürüzsüz saçlara kavuşmanıza yardımcı olur. Keratin bakımı, elektriklenmeyi önleyen ve yumuşatan etkisi nedeniyle oldukça popülerdir. Mat ve yıpranmış saçların onarılmasına, yumuşak ve pürüzsüz olmasına yardımcı olur.

Bu bakım iki şekilde uygulanabilir:

Saç korteksine nüfuz eden temel bir keratin bakımı. Saçların parlak ve ipeksi olmasını sağlar ve yaklaşık 3 ila 6 ay boyunca bu şekilde kalmasını sağlar.
İkinci yöntem, formaldehit türevi bir çözeltinin uygulanmasını içerir. Bu solüsyon saçınızın tamamına sürülür ve durulanır. Durulanan saçlar daha sonra fön ile kurutulur ve düzleştirilir. Bu yöntemin sonuçları üç ay süresince kalıcılığını korur.

2- Sıcak yağ bakımı

Sıcak yağ bakımları saça anında parlaklık sağlamasıyla bilinir. Özellikle yıpranmış saçların onarılmasında faydalı olan bu bakım, ayrıca saçtaki nemi de artırı. Bu bakımda zeytinyağı veya hindistancevizi yağı gibi bitki bazlı yağlar kullanılır. Bu yağlar saçınızda 10 ila 20 dakika bekletilir ve durulanır. Saçlarınızı derinlemesine beslemek için haftada bir veya iki haftada bir sıcak yağ bakımı yaptırabilirsiniz. Bu bakım tüm saç tiplerine ve dokularına uygundur.

3- Nemlendirici bakım

Nem tedavisi saçınızı güçlendirmeye yardımcı olarak saçların kırılmasını ve kırık uçları önler. Ayrıca saçınızı ısıyla şekillendiren ürünlerin neden olduğu hasarlardan da korur. Nem bakımı, ihtiyacı olan gerekli besinleri ve proteinleri sağlamak üzere saçınıza nüfuz eder. Ayrıca saçınızı çeşitli dış faktörlerden korumayan bir dış kaplama işlevi de görür.

4- Detoks bakımı
Saç derisi ve saçta aşırı ürün kullanımı ve kimyasalların neden olduğu birikimin giderilmesine yardımcı olan bu bakım, saç büyümesini de uyarır, böylece saçın daha hızlı uzamasına destek olur.

Saçınızdaki aşırı yağlanmayı da azaltan detoks bakımı, saç uçlarınızı nemlendirir. Saçları daha yumuşak, parlak ve esnek hale getirirken UV ışınlarına karşı da koruma sağlar. Saç deriniz ve kuru saçlarınıza ihtiyacı olan besleyici desteği sağlamak için iki haftada bir kuaför salonunda bir detoks bakımı hizmeti almanızı öneririz.

saç bakımı

5- Saç Parlatma Bakımı
Salonlarda alabileceğiniz diğer bir bakım hizmeti olan saç parlatma bakımı saçınızı pürüzsüzleştirerek ışıl ışıl görünmesine yardımcı olur. Saç parlaklığını artırmaya yardımcı olmak için boya işleminden hemen sonra yapılır.

parlak saç