Ana Sayfa Blog Sayfa 41

Aveda özel bir etkinliğe imza attı

0
Aveda özel bir etkinliğe imza attı

ELLE Green, Aveda ana sponsorluğunda 30 Kasım Çarşamba günü Mandarin Oriental, Bosphorus’da gerçekleşti.

Aveda ana sponsorluğunda gerçekleşen Elle Green etkinliğinde Aveda markasının ortak değerleriyle de bağlantılı olarak gün boyunca sürdürülebilirlik, döngüsel ve yavaş moda, iklim dostu beslenme, çevre dostu & vegan koleksiyon ve projeleri konuşuldu ve alanında uzman isimler ve özel konuklarla paneller ve söyleşiler gerçekleşti.

Açılış konuşmasını Aveda Marka Müdürü Emre Genç yaptı:

‘Hoşgeldiniz. Ben Emre Genç, Aveda Marka Müdürüyüm, öncelikle Elle Green ana sponsoru olarak burada sizlerle olmaktan ve birbirinden değerli isimlerle birlikte sürdürebilirliğin, hem bizler hem de yaşadığımız dünya için önemini konuşacak ve dinleyecek olmaktan dolayı çok mutluyuz. Ortak değerlerde buluştuğumuz Elle Green etkinliğinde harika yol arkadaşlıkları için Elle ekibine teşekkür ediyoruz. Bugün burada konuşan ve konuşacak olan tüm isimler ve konular bizi Aveda ekibi olarak çok heyecanlandırıyor.

Aveda kimdir? Aveda; yüksek performanslı ve doğal türevli, işinde en uzman ve saç konusunda sektörde en iyi salonlarla çalışan, bir saç bakım markası ama sadece bu kadar değil, bundan cok daha fazlası. 

Markamız adını Ayurveda’dan alıyor. Peki nedir bu Ayurveda?

Ayurveda; Ayur- Veda aslında Hayat- Bilgisi demek.  Aslında Ayurveda; sağlığı koruma, hastalığı önleme ve tedavi şeklinde uygulanan bir tıp sistemidir. Ayurvedik metinlerde insanların üç farklı bedenden oluştuğu ifade edilir. Bunlar; fiziksel beden, zihinsel beden ve ruhsal bedendir. Ayurveda’ya göre bu bedenler uyum ve denge içinde çalıştığı sürece hastalıklardan korunmak mümkündür. Hastalıklar bedensel, zihinsel ve ruhsal dengesizliklerden kaynaklanır; bu dengesizlikler hayat tarzlarının değiştirilmesi, diyetler ve şifalı bitkilerle ortadan kaldırılabilir.

-Aveda olarak doğanın en iyi güzellik kaynağı olduğuna inanıyoruz ve tamamen doğal içeriklerimizle hem yüksek performanslı hem bitkisel özlerden elde edilmiş ürünlerin mümkün olduğunu anlatmak istiyoruz. Tıpkı Elle Green x Aveda gibi bizim için içerik demek yeşil demek😊

-100% vegan bir markayız, %100 vegan formüller ile daha sağlıklı saçların mümkün olduğuna inanyoruz. Vegan bir marka olarak hayvan sevgimiz, en önemli değerlerimizin biri. Kurulduğu 1978 yılından, bugune dek hayvanlar üzerinde kesinlikle deney yapmıyor. Hatta cruelty free hakkında yapılan araştırmaları destekliyoruz. Leaping Bunny altın standart ile hayvanları koruduğunu tescilledi.

- Sadece hayvanları değil insanları ve doğayı da koruyor, dünya genelinde 1.700 temiz su kaynağını aktif olarak koruyoruz.. 92.000'den fazla kişiye temiz su ulaştırmaya yardımcı olduk ve Hindistan, Nepal, Madagaskar ve Etiyopya olmak üzere içerik tedariği sağladığımız tüm ülkelerdeki topluluklara temiz su erişimi, sağlık hizmeti ve hijyen sağlamak için çalışıyoruz. 

-İçeriği bu kadar doğal ve şifalı bitkilerden oluşan ve dünyayı + insan ve cevresini koruyan aveda aynı zamanda sorumlu üretime de cok önem veriyor ve 100% geri dönüştürülebilir olarak güneş ve rüzgar enerjisiyle üretiyor. Ve yine 100% geri dönüstürülmüş malzemelerden şişe üretimi yapıyor.

Aslında Aveda sadece saçlara dokunan bir marka değil kalplere de dokunan bir marka, Aveda saç bakımı konusunda yüksek performansın yanı sıra dünyayı değiştirmeyi ve faydalı olmayı kendine misyon edinmiş bir aşk markası.  

Daha sürdürülebilir bir gelecek için attığımız her adım çok değerli ve yol gösterici. Şimdi herkesi yaşadığımız dünyaya saygı duymaya ve doğanın gücüyle sürdürülebilir bir gelecek yaratmaya davet ediyorum. Gandhi’nin bir sözü var, be the change you want to see in the world, yani dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol!

Bugün buraya gelerek heyecanımızı paylaştığınız için sizlere tekrar teşekkür ediyoruz. Çok keyifli bir program sizleri bekliyor. ‘

Aveda Marka Müdürü Emre Genç’in konuşmasının ardından gerçekleşen paneller katılımcılar tarafından ilgiyle izlenirken fuaye alanındaki Aveda özel alanı tüm konukların ilgi alanını oluşturdu.

Elle Green Awards x Aveda Ödül Töreni

Tanınmış isimlerin de katıldığı etkinlikte kendi alanlarında gezegeni, doğayı, canlıları koruyan ve bu yönde topluma ilham veren beş isme ELLE Green Awards x Aveda Ödülleri takdim edildi.

Estée Lauder Şirketleri Türkiye Genel Müdürü İpek Ersavaş ve ELLE Türkiye Yayın Direktörü Melda Narmanlı Çimen tarafından, Sürdürülebilirlik Güzellik Ödülü Şevval Sam’a, Vegan Koleksiyon Ödülü Mianqa markası kurucusu Zeynep Akman’a, İklim Dostu Koleksiyon Ödülü Mavi markası “Mavi Hemp Denim” koleksiyonuna, Toplumsal Duyarlılık ve Doğa Dostluğu Ödülü Nur Bilen Yavuzer’e, Hayvan Dostu İş İnsanı Ödülü ise SemtPati Projesi ile İpek Kıraç’a verildi. Aynı zamanda farkındalığın eğitimle mümkün olduğuna inanan Aveda, ödül alan her değerli isim adına Yuvam Dünya Derneği’nin genç öğrenciler için gerçekleştirdiği İklim Şampiyonları Eğitimi projesine aktarılmak üzere bağışta bulunacağını duyurdu. 

Cilt ve Saçlardaki Vitamin Eksikliği Belirtileri

0
vitamin eksikliği

Cildinizden saçlarınıza, tümüyle sağlıklı bir görünüme kavuşmanın en temel gerekliliklerinden biri besleyici, vitamin açısından zengin yiyecekler yemektir. İster kilo vermeye çalışıyor, ister sağlık durumunuz nedeniyle kısıtlayıcı bir diyete uymak zorunda olun, vücudunuzu daima dinç tutmak için sağlıklı yiyeceklere yönelmeniz gerektiğine emin olabilirsiniz. Herhangi bir vitamin eksikliği vücudunuz için zararlı olabilir ve sizi çeşitli aktiviteleri gerçekleştirme yeteneğinizden mahrum edebildiği gibi, cildiniz ve saçlarınızın sağlıklı görünmesine engel olabilir.

Vitaminlerin bedenin sağlıklı gelişmesi ve sağlıklı yaşlanması için gerekli olduğu göz önüne alındığında, vitamin eksikliği durumunda bedeniniz belirli semptomlar geliştirebilir. Vitamin eksikliği, yüzünüzde ve cildinizde de kendini gösterebilir. İşte yüzünüzde ortaya çıkan bazı vitamin eksikliği belirtileri:

1- Ciltte sivilce ve kuruluk

Akne ve kuru cilt, çeşitli hormonal değişikliklerin ya da ciltte kir ve mikrop birikiminin bir sonucu olabildiği gibi belirli vitamin eksikliklerinden de kaynaklanabilir. Yetersiz A ve E Vitamini yüzünüzde sivilce oluşumuna yol açarken, düşük seviyede B12 Vitamini eksikliği cildinizin her zamankinden daha solgun görünmesine neden olur. Teşhisinizi doğrulamak için aşırı yorgunluk belirtileri, ruh hali değişiklikleri gibi göstergelere bakın.

kuru cilt

2- Şiş gözler

Sık bir şekilde şişmiş gözlerle uyanıyorsanız, bu, vücudunuzdaki iyot seviyesinin düşük olduğunun bir işareti olabilir. Çalışmalar, iyot eksikliğini sıklıkla yorgunluğa, açıklanamayan kilo alımına ve tabii ki şiş gözlere yol açabilen tiroid hastalıklarıyla ilişkilendiriyor.

vitamin eksikliği, şiş gözler

3- Diş eti kanaması

C vitamini eksikliği vücudumuza ve sağlığımıza çok fazla zarar verebilir. Dikkat edilmesi gereken belirtilerden biri ‘iskorbüt’ olarak da bilinen diş eti kanamalarıdır. Diğer semptomlar kolay morarma, kanama, eklem ve kas ağrılarıdır. Bununla birlikte, vücuttaki C vitamini seviyenizi artırmak için portakal, limon ve greyfurt gibi turunçgilleri bolca tüketmeye ve ekstra C vitamin takviyesi almaya çalışın.

4- Soluk renk dudaklar

Soluk, renksiz dudaklara sahip olmak altta yatan birçok hastalığın belirtisi olabilir. Genellikle vücuttaki düşük kırmızı kan hücresi seviyelerinden kaynaklanan bir durum olan aneminin en yaygın semptomlarından biridir. Vücuttaki düşük demir seviyeleri, RBC sayısında bir eksikliğe neden olarak vücudun dokularına oksijen taşınmasını zorlaştırır. Bu nedenle cilt ve dudaklarda renk bozulmasına neden olabilir. Bunun dışında demir eksikliği kişinin bağışıklık sistemini de zayıflatabilir.

5- Hasar görmüş, kuru saçlar

Saçlarınız hasar görmüş ve kuru ise, vücudunuzda B7 vitamini olarak da bilinen biotin eksikliği olabilir. Biotin, saçınızı beslemeye yardımcı olan besinlerdir, dolayısıyla düşük biyotin seviyeleri kepekli, kuru saçlara yol açar. Bunun dışında kırılgan tırnaklara ve saçların incelmesine de yol açabilir. Çözüm için yağsız et, meyve ve sebze, baklagiller ve balık dahil olmak üzere B7 Vitamini açısından zengin gıdalar tüketin.

Kepek Sorunu Yaşayanlar Nelerden Kaçınmalı?

0
kepek

Kepek ve saç derisinde kronik pullanma problemi yaşayanlar, ideal çözümü bulmak için pek çok yol dener. Ancak, bu mucizevi çareler aslında yarardan çok zarar verebilir. Bazı kimyasallar saç derinizi strese sokar ve kepeği ortadan kaldırmak yerine artırır. Bu kimyasallar düşünüldüğünden daha yaygın. Kepeğe karşı özel olarak formüle edilmiş olan birinci kalite profesyonel şampuanlar dışında marketlerden satın alınan şampuan, saç kremi, köpük ve saç spreyi gibi ürünler, kepeği ve tahrişi kötüleştiren, saç derisini kurutan bileşenler içerebilir. Kepek sorununuz varsa, bu altı bileşenden kaçınmaya özen gösterin.

  1. Parabenler
    Parabenler, saç derisi tahrişinin başlıca sorumlusu olarak kabul edilir. Bu sentetik kimyasallar genellikle ürünlerde koruyucu olarak kullanılır, şampuan ve saç kremlerini bakteri oluşumundan arındırır. Ancak bu kimyasallar aynı zamanda saç derinizi tahriş edebilir ve saç dökülmesine neden olabilir. il.

Ayrıca, son araştırmalar parabenlerin bazı meme kanserlerinin gelişiminde de rol oynayabileceğini gösteriyor. Bu nedenle, mümkünse bu kimyasallardan tamamen uzak durun. Paraben içermeyen birinci sınıf ürünlere göz atın.

kepek
  1. Sülfatlar
    Sülfatlar, kesinlikle uzak durulması gereken diğer bir yaygın içeriktir. ALS ve SLS sülfatlar genellikle bir ürünün kimyasal bileşiklerini bir araya getirmeye yardımcı olmak için kullanılır. Bu kimyasallar, banyo ürünlerindeki köpüklü bileşeni oluşturur. Ancak sülfatlar saç derisine ve saç teline hasar verir. Bu kimyasallar saçınızı, gerekli olan iyi ve doğal yağlardan arındırarak saç derinizi bakteri oluşumuna ve aşırı kuruluğa açık hale getirebilir. Sonuç olarak, sülfatlar kepek ve sedef hastalığı gibi cilt hastalıklarını şiddetlendirir. Önerdiğimiz sülfatsız şampuanlara göz atın.
  1. Silikon
    Birçok şampuan, saç kremi ve şekillendirme ürününde yaygın olarak kullanılan bir bileşen olan silikon, saçların ışıl ışıl parlaması ve sağlılı görünmesi için kütikülü kapatmak için kullanılır. Dimetikon gibi silikonlar gözeneklerinizi tıkayarak kafa derisi tahrişinin artmasına, pul birikmesine ve saç dökülmesine neden olabilir. Saç derisinde ürün birikmesi kepeğin ana nedenlerinden biridir, bu nedenle mümkünse silikon kullanmaktan kaçının. Silikon içermeyen birinci sınıf ürünlere göz atın.
kepek
  1. Sodyum Klorür
    Bazı şampuanlar ve saç kremleri koyulaştırıcı olarak sodyum klorüre, yani tuza güvenir. Ancak sodyum klorür cildinizi, saç derinizi ve saç tellerinizi kurutur. Kuru bir saç derisinden muzdaripseniz bu bileşene sahip ürünlerden uzak durun.
  1. Sentetik Kokular
    Koku, hepimiz için cezbedici bir faktör olsa da sentetik kokular içeren ürünlere karşı her zaman temkinli davranmakta fayda var. Özellikle de alerjik bir bünyeye sahipseniz… “Koku”, saçınıza ve saç derinize zarar verebilecek yüzbinlerce yapay kimyasal için her şeyi kapsayan bir terimdir. Alerjenler ve alkol gibi kurutucu maddeler, bu hoş kokulu bileşiklere girerek saç derisindeki kepeği şiddetlendirebilir ve olumsuz cilt reaksiyonlarına neden olabilir.

Yılın Kuaförü Yarışması 2022 Kasım Finalistleri

0
KASIM 2022

Hush ana sponsorluğunda düzenlenen Yılın Kuaförü Yarışması 2022’nin Kasım finalistleri belli oldu. İşte Kasım ayı finalistleri:

Kesim ve Renk Kategorisi Finalistleri

Mustafa Sav – Hair & Makeup Studio / Adana

2022 Kasım finalist

Sema Yazıcı – Hairstudio Tuanna / Samsun

2022 Kasım finalist

Ufuk Çatıkkaş – Saçkaran Saç Tasarım / İstanbul

2022 Kasım finalist

Avangard Kategorisi Finalistleri

Işıl Sarı – Işıl Sarı Kuaför / İzmir

YKY Kasım 2022

Öznur Kuyumcu – Hüseyin Alkan Hair Artist / Samsun

2022 Kasım

Öznur Kuyumcu – Hüseyin Alkan Hair Artist / Samsun

2022 Kasım finalist

Gelin Kategorisi Finalistleri

Engin Uysal – Kuaför Engin / Mersin

2022 Kasım finalist

Dilek Erdoğan – Buket Kuaför ve Güzellik Salonu / Samsun

2022 Kasım finalist

Işıl Sarı – Işıl Sarı Kuaför / İzmir

YKY 2022 Kasım

Saçlarınızın Doğal Kıvırcıkmış Gibi Görünmesi İçin…

0
kıvırcıkmış gibi görünen saçlar için

Her zaman kıvırcık saçlara sahip olmayı mı istediniz? Saçınızı doğal olarak kıvırcıkmış gibi görünecek şekilde nasıl şekillendirebileceğinizi bilmek ister misiniz?

Ya da zaten kıvırcık saçlıysanız, buklelerinizin daha güzel ve doğal görünmesini sağlamak için de aynı adımları uygulayabilirsiniz.

Doğal Görünen Buklelere Sahip Olmak İçin

Düz saçlarınızı doğal buklelere dönüştürmek için gerçekten iyi şekillendirme araçlarına ihtiyacınız var. Maşa seçerken 9-25 mm olanları tercih edin. Maşanın çapı ne kadar küçük olursa bukleleriniz de o kadar sıkı olur. Ayrıca saçınızın zamanla yumuşayıp buklelerin açılacağını unutmayın, bu nedenle saçınızı hedeflediğinizden biraz daha sıkı şekillendirmek en iyisidir, böylece bukleler tüm gün ve gece görünümünü korur.

Hangi Saç Ürünleri Kullanılmalı?

Saçlarınız düz ise kıvırcıkmış gibi görünmesini garantilemek ve buklelerinizin uzun süre dayanmasını sağlamak için saçınızı iyi hazırlamanız gerekir. Saçınıza biraz tutuş ve doku eklemek için hacim veren bir köpük kullanmanızı ve şekillendirmeye başlamadan önce saçınızı kabaca fönlemenizi tavsiye ederiz. Köpük, saçınıza hareket kazandırarak buklelerin uzun süre dayanması için biraz daha doku eklemeye yardımcı olur.

Önerdiğimiz ürünler:

Insight Hacim Veren Şekillendirici Saç Köpüğü

Davines Curl Nemlendirici Bukle Belirginleştirici Saç Köpüğü 

Isı Koruyucular

Yüksek ısıya sahip aletleri kullanırken daima ısıya karşı koruyucu bir sprey kullanmayı ihmal etmeyin.

Önerdiğimiz ürünler:

Davines Melu Shield Isı Koruyucu Saç Spreyi

Kerastase Genesis Defense Thermique

Kerastase Resistance Ciment Thermique 

Bitiş Ürünleri

Ekstra hacim için saç pudrası kullanabilirsiniz.

Davines Dry Texturizing Doku Veren Saç Pudrası

Şekillendirme Tüyoları

1- Kıvırma Yönünü Değiştirin
Doğal görünen buklelerin sırrı, saçınızı maşayla kıvırma şeklini değiştirmektir. Normalde bukle yaparken saçınızı sadece yüzünüzden uzağa doğru kıvırırsınız. Sıkı bukleleri şekillendirirken, bir araya toplanma eğiliminde olabilirler ve o kadar doğal görünmezler. Doğal saçlar biraz daha dağınıktır ve bukleler birbirinden ayrı bir şekilde belirgin görünmelidir.

2- Buklelerinizin boyutunu değiştirin
Daha doğal bukle görünümü vermek için iki farklı boyutta maşa kullanabilirsiniz. Herhangi bir doğal kıvırcık saçta farklı boyutlardan oluşan buklelere sahip olmak tamamen normaldir, bu nedenle sıkı bukleleri birkaç kat daha geniş buklelerle karıştırarak daha doğal bir sonuç yaratabilirsiniz.

3- Saçı soğumaya bırakın
Buklelerinizin tamamen oturduğundan emin olmak için, onlara dokunmadan önce soğumalarını bekleyin. Bu süreyi makyajımı yapmak için kullanabilirsiniz.

4- Bukleleri Hacimlendirin
Bukleleri karıştırırken biraz doku ve hacim eklemek için bir saç pudrası kullanabilirsiniz. Maşanın oluşturduğu keskin bukleler saçınızın doğal kıvırcıkmış gibi görünmesini engeller. Saç pudraları saça daha fazla kaldırma etkisi ve daha doğal bir görünüm vermeniz için ideal ürünlerdir.

5- Son Rötuşlara Dikkat

son aşamada buklelerinizi sallarken fazla aşırıya kaçıp bukleleri bozma riskiniz var. Bu nedenle son olarak doğal görünüm yaratmak için bukleleri hafif açarken adım adım ilerleyin.

Sürdürülebilir ve Çevreci Ürünlere İlgi Artıyor

0

Simon-Kucher & Partners’ın son küresel çalışması, tüketicilerin yüzde 90’ının satın alma davranışlarında daha sürdürülebilir ürünlere odaklı ve çevreci hale geldiklerini ortaya koyuyor.

Tüketiciler sürdürülebilir ürünleri her geçen gün daha fazla arıyorlar. Simon-Kucher & Partners’ın son küresel çalışmasına göre, enflasyon ve diğer engellere rağmen tüketicilerin dörtte üçü geçen yıla oranla sürdürülebilirliğin kendileri için aynı ya da daha fazla öneme sahip olduğunu belirtiyor. Çalışma, tüketicilerin yüzde 90’ının satın alma davranışlarında daha çevreci hale geldiklerini de ortaya koyuyor.

Sürdürülebilir ürün ve hizmetlere gösterilen talep artmaya devam ederken müşteri beklentisi ve regülasyonlar açısından sürdürülebilirlik olgunluğuna ulaşmış ülkelerde bu ürünler için ek ödeme yapma isteği azalıyor. Bu unsurlar gösteriyor ki sürdürülebilirliğin farklılaştırıcı bir faktör olmaktan çıkıp normun bir parçası haline gelmesi yönündeki tüketici beklentisi giderek artıyor.Global danışmanlık şirketi Simon-Kucher & Partners tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Küresel Sürdürülebilirlik Çalışması, 19 ülkede yaklaşık 12 bin kişiyle hayata geçirildi.  

Araştırmaya göre sürdürülebilirlik, tüketicilerin satın alma kararlarında giderek daha önemli hale geliyor. Tüketicilerin yüzde 66’sı, sürdürülebilirliği en önemli beş satın alma faktöründen biri olarak belirtiyor. Geçtiğimiz yıl boyunca, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerin ve üreticilerin enflasyonist baskılar gibi bir dizi engelle mücadele etmesine rağmen sürdürülebilir ürünler; sektörler, yaş grupları ve ülkeler arasında farklılık göstererek önem kazanmaya devam ediyor. 

Sürdürülebilir ürünleri destekleyen iki temel faktör: Artan son tüketici talebi ve regülasyonlar

Ankete katılanların yüzde 89’u, satın alma davranışlarının ve tercihlerinin son 5 yılda çevre dostu ürünler satın almaya doğru kaydığını belirtiyor. Bu doğrultuda üreticileri sürdürülebilir ürünler konusunda yönlendiren ana unsur da tüketicilerin daha fazla sürdürülebilir ürün talep etmesi olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, değer zincirinin sonuna yakın bileşenlerinde yer alan sektörlerde müşteriyi çekmek için sürdürülebilir ürünlere yönelik talep daha net olarak görünüyor. Bu sebeple son kullanıcının direkt satın aldığı iç ve dış cephe boyaları, ambalaj ve paketleme, kişisel bakım ve ev bakımı, kişisel hijyen ve tekstil gibi sektörlerde sürdürülebilir ürünleri ya da geliştirme çalışmalarını daha fazla görmek mümkün. Üreticilerin sürdürülebilirlik konusunda karşılaştığı bir diğer itici güç de regülasyon baskısı. Güçlü regülasyon baskısı nedeniyle sürdürülebilirlik açısından daha olgun pazarlarda, üreticiler mevcut sürdürülebilirlik seviyelerini geliştirmek için hızlı adımlar atıyor. Türkiye özelinde ise AB’ye ithal edilen bazı ürünlere karbon fiyatlaması getirecek Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’nın 2026 yılına kadar devreye alınması planı, Türk üreticilerin karbon maliyetlerini düşürerek daha sürdürülebilir ürünler üretmesini sağlayacak.   

Sürdürülebilir ürünler için ödeme istekliliği sektörler arasında farklılık gösteriyor

Bugün tüketicilerin ortalama yüzde 32’si sürdürülebilir ürünler/hizmetler için daha fazla ödemeye istekli. Ankete katılanlar, tüketim ürünleri (yüzde 37) söz konusu olduğunda; sürdürülebilir ürün ve hizmetler için daha fazla ödemeye istekli olduklarını belirtti. Enerji ve kamu hizmetleri ise tüketicilerin sürdürülebilir ürün ve hizmetlere daha çok ödeme yapma konusunda en az istekli olduğu sektörler. Simon-Kucher Direktörü Öykü Elmas; “Türkiye pazarında tekstil, kişisel ve ev bakımı, hijyen ürünleri ve iç/dış cephe boyaları gibi sektörler; sürdürülebilirlik alanında sürekli gelişme kaydediyor ve bu alandaki şirketler, ürünlerinin fiyatlarını doğru pozisyon ve stratejilerle beraber yüzde 40 oranında daha yüksek fiyatlamalarla satabiliyor” dedi. 

Simon-Kucher Direktörü Öykü Elmas

Tüketicilerin ve işletmelerin aşmaları gereken engeller de var 

Son zamanda dünyayı etkisi altına alan enflasyon baskısı sürdürülebilir ürün ve hizmetlerin satın alınması üzerinde olumsuz bir etkiye sahip. Küresel katılımcıların yüzde 33’ü enflasyon sonucu artan fiyatlar nedeniyle sürdürülebilir ürün ve hizmetleri satın alma ihtimallerinin daha düşük olduğunu söylüyor. Hammadde tedariği ise sürdürülebilir ürün talebinin önündeki diğer bir engel. Sınırlı miktarda sürdürülebilir hammadde tedarikçisinin olması; üreticileri erişim ve maliyet yönetimi tarafında zor durumda bırakıyor. Simon-Kucher İstanbul Ofisi Ortağı Cem Balıkçıoğlu, “Sürdürülebilir tüketime yönelik tutum ve davranışların son yıllarda artış eğiliminde olduğu açık. Sürdürülebilirlik bir moda değil ve önümüzdeki dönemde kalıcı bir tüketici davranışı olacak” diyor. Balıkçıoğlu sözlerini şöyle sürdürüyor: “Tüketiciler, şirketlerden daha fazlasını beklemeye devam edecek ve enflasyonist baskılar gibi engellere rağmen uyum sağlayamayan ve yenilikçi olmayan şirketler, uzun vadede talep, kârlılık ve satış konusunda zorluklar yaşayacak.”Bu doğrultuda Simon-Kucher & Partners, şirketlerin son tüketiciler ve müşteri beklentileri üzerinden sürdürülebilirlik alanında ticari değer yakalayabilmesi için 3 ana adımı öne çıkartıyor:

Simon-Kucher İstanbul Ofisi Ortağı Cem Balıkçıoğlu

1-Müşteri davranışını ve regülasyonları analiz ederek öncelikli pazarları tanımlayın 

Sınırlı kaynaklarla tüm pazar ya da uygulama alanlarında aynı anda sürdürebilir ürünler üretmek, gerçekçi olmadığı gibi ticari kazanım da sağlamayacaktır. Şirketler, farklı pazarların regülasyonlarını ve mevcut sürdürülebilirlik gelişimini, tüketici davranışlarıyla birlikte anlayarak; sürdürülebilir ürün geliştirme noktasında pazarlar arasında önceliklendirme yapmalı.  Hemen ardından her öncelikli pazar ve sektör için; en çok talep edilen sürdürebilirlik faktörleri, (atık su arıtımı, karbon ayak izinin azaltılması, üretim verimliliği vs. gibi) son tüketicinin beklentilerini anlayarak belirlenmeli. Talebin ve ödeme istekliliğinin olduğu öncelikli pazarlar, müşterinin beklediği ürün özellikleri ile buluşturularak ticari fayda ve doğru yeşil dönüşüm yakalanacaktır.  

2-İş birliği yapmak için mevcut müşterilerinizi değerlendirin

Tüm müşterileriniz ile sürdürülebilir ürün geliştirmek ya da tüm müşterilerinize bu ürünleri satmak henüz mümkün olmayabilir. Sürdürülebilirlik konusunda doğru müşteriler ile çalışmak için, ilgili müşterilerinizin sürdürülebilirlik konusundaki yetkinliğinin ve hevesinin değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirmeyi yaparken; müşterilerin sürdürülebilirliğe olan ilgisi, sürdürülebilirlik üzerine gerçekleştirilen/planlanan çalışmaları, sürdürülebilirlik iletişim stratejileri ve organizasyonlarındaki sürdürülebilirlik altyapısı ve odağı dikkate alınmalıdır. Bu değerlendirme, şirketlerin sürdürülebilirlik çabalarını bu konuya daha fazla odaklanan müşterilere yönlendirmelerine ve daha az kaynakla daha kısa sürede başarılı sonuçlara ulaşmalarına yardımcı olacaktır. 

3-Kültürü ve organizasyonu dönüştürün

Sürdürülebilirlik, şirketlerin uzun vadede pazarda ayakta kalabilmesi için yapması gereken bir yolculuktur. Bu yolculuğun daha sağlıklı ilerlemesi adına; karar alma komiteleri oluşturulmalı, kurumsal düzeyde sürdürülebilirlik hedefleri verilmeli, takım sorumlulukları netleştirilmeli ve iç ve dış iletişim materyalleri oluşturulmalıdır. Sürdürülebilirlik performans takibinin daha etkin bir şekilde yapılması ve bu kültürün oluşturulmasını desteklemek adına da sürdürülebilirlik ekibi, organizasyon yapısı içine dahil edilmelidir.

Simon-Kucher & Partners Kıdemli Müdürü Alperen Kayacan

Simon-Kucher & Partners Kıdemli Müdürü Alperen Kayacan’ın belirttiği gibi, araştırmalar, sürdürülebilirlik konusuna odaklanan ve bünyesinde C-Level bir sürdürülebilirlik yöneticisinin olduğu şirketler, muadillerine göre 15% daha yüksek çarpanlar ile değerleniyorlar; çünkü yatırımcılar bu konunun şirket yönetimi ve vizyonu açısından oldukça önemli bir gösterge olduğu kanaatinde. Bu doğrultuda sürdürülebilirlik konusunu uçtan uca işleyişlerine dahil eden şirketler hem tüketiciler hem de yatırımcılar gözünde kısa ve uzun vadede pozitif ayrışacak.

Michael Haase Deneysel Koleksiyonu: Experimentation

0
Michael Haase, Experimentation

Salon sahibi ve eğitimci Michael Haase, i ster avangard deneylerle uğraşıyor, ister sandalyenin arkasındaki bir müşteriye odaklanıyor olsun, her fotoğraf ve koleksiyonu içgörü ve ilhamı yansıtıyor. Michael Haase, yine renk, malzeme, şekil ve ışıkla gerçekleşen deneylerden doğan yeni bir deneysel koleksiyona imza attı. Haase esin kaynağı hakkındaki ilginç hikayesini de şöyle anlatıyor:

“Nereye gidersem gideyim, bir şeylerden ilham alıyorum ve bazen tuhaf olabiliyorlar. Yakın zamanda yaptığımız bir yolculukta, orta çizgileri boyanmakta olan bir yolda, trafikte durduk. Boyanın sıradan olmadığını fark ettim. Otoyola yerleştirildiğinde üzerinde “kabartma” bir doku vardı. O an ilham geldi ve ‘Neden bunu saça yapmıyorsun!’ diye düşündüm. Garajıma, yani ‘mağara’ya taşındım ve deney başladı. Yarattığım şekiller bana ülkeyi bir Amazon kabilesinden kurtaran ruhlar için düzenlenen bir kabile törenini hatırlattı. İşime tuhaflık getirmeyi seviyorum.”

Koleksiyon: Experimentation (Deney)

Saç: Michael Haase

Fotoğraf: Nick Berardi

Makyaj: Kolby Beauty

Model: Sevahna Deleon

Stil: Morgan Young

Işıl Işıl Parlayan Bir Ciltle Uyanmak İçin…

0
parlayan bir cilt ile uyanmak için

Gece yatmadan önce uygulayacağınız basit bir güzellik ritüeli, parlak bir ciltle uyanmanızı sağlayabilir. Sabahları ışıl ışıl parlayan bir cilt ile uyanmanızı garantileyen beş adımlı basit bir rutini takip etmeniz yeterli.

1. Telefonunuzu Kapatıp Uyuyun

Gece yatmadan önce telefonunuzu son kez kontrol edin. Telefonla işinizin kalmadığına emin olan, çünkü cihazınızı ertesi sabaha kadar tekrar açamayacaksınız. İşiniz bittiğinde, kapatın. Ekran ışığı cildinize zarar verir, bu yüzden mümkünse uyumak üzere yatağa gitmeden bir- iki saat önceden kapatmak en iyisi.

telefon

2. Cildinizi temizleyin, bakıp yapıp nemlendirin

Bu, en önemli adımlardan biri. Uyku, cildimiz için mucizevi bir eylemdir; uyku süresince hücrelerimiz, çevre kirliliği ve güneş ışınlarının neden olduğu serbest radikal hasarını onarır ve gençleşir. Prlayan bir cilt için bedeninizin doğal iyileşme sürecini destekleyen, hücrelerinizi besleyen iyi bakım ürünlerine yatırım yapmak önemlidir.

İlk önce cildinizi temizleyin. Temizleme losyonunu pamuktan cildinize aktarmak için hafifçe basınç uygulayarak yüzünüze uygulayın. Cildinizi yıkayarak temizlediğiniz sıvı bir ürünü tercih ediyorsanız, ürünü durulamadan önce yüzünüzde iyice köpürtün. Yüzünüzü duruladıktan sonra tercih ettiğiniz cilt serumunu göz altlarınıza ve gülümsemenize odaklanarak parmak uçlarınızla kırışıklıkların belirdiği noktalara hafifçe vurarak uygulayın. Ardından, köprücük kemiğinden başlayıp yukarı doğru masaj hareketleriyle dekolte ve boynunuza uygulayın.

Üçüncü aşama olarak cildinizi iyice nemlendirin. Nemlendirici bir yüz yağı ya da kremini tüm yüzünüze, dekolte bölgenize ve boynunuza uygulayın. Bir dudak nemlendiricisi ile dudaklarınızı da nemlendirmeyi unutmayın. Sabah parlayan bir ciltle uyanmayı neredeyse garantilediniz.

  1. Gece elektronik aletleri kullanmaktan ve aydınlatmadan kaçının

Cildinize temizleyip güzelce nemlendirdikten sonra, sıra günün stresini vücudunuzdan atmaya geldi. Tıpkı telefonunuz gibi, televizyon ya da bilgisayar ekranından mümkün olduğunca uzak kalın. Sabahları gözlerinizin altında beliren şişkinliği ve koyu halkaları azaltmak için ışıkları kısın veya bir mum yakın. İster meditasyon yapın, ister birkaç dakikanızı olumlu şeylere odaklanarak şükretmeye ayırın.

  1. Yatmadan Önce Su için

su - parlayan cilt için

Uyuduğunuz sırada toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olmak için yatmadan önce hızlıca bir büyük bardak su için. Dilerseniz bu suya faydalı bakteriler içeren probiyotik toz da ekleyebilirsiniz.

  1. Güzellik uykunuzu alın
uyku - parlayan cilt için

İyi bir gece uykusu, dünyada yaşlanmaya karşı varolan en iyi ilaçtır! Araştırmalar, yetersiz uykunun donuk cilde, ciltte ince çizgilere ve kırışıklıklara, düşük göz kapaklarına, göz alttında şişkinliğe ve göz halkalarına neden olabileceğini gösteriyor. Bu yüzden her gece aynı saatte ve erken yatmaya dikkat edin. Yaklaşık 8 saat kesintisiz bir uykuyu hedefleyin ve ne olursa olsun telefonunuza son bir kez bakma dürtüsüne karşı koyun.

Bu beş adımlık rutini her gün düzenli uyguladığınızda kısa süre içinde cildinizdeki olumlu değişikliği fark edeceksiniz.

Instagram: Güzellik Markaları Profilleri İçin Vazgeçilmezler

0
Güzellik Markalarının Instagram Profilleri


Instagram, güzellik markanızı istediğiniz seviyeye getirme gücüne sahip! Sosyal medya pazarlamasının yükselişi ile birlikte birçok marka dijital arenaya çoktan uyum sağladı. Instagram’daki birçok araç ve strateji, güzellik markanızın profilini güçlendirebilir. Markanızın profilini tanıtmak, hesabınızın daha fazla popülerliğe; daha fazla trafik, ziyaretçi ve takipçiye ulaşma, daha fazla beğeni, yorum ve satış elde etme şansına sahip olduğu anlamına geliyor. Peki, Instagram profilinize ihtiyaç duyduğu desteği vermek için olmazsa olmazlar neler?

Canlı Yayın Instagram Profilinize İlgiyi Artırabilir

İşletmenizin, takipçiler ve potansiyel müşterilerle etkileşimi güçlendireceği için canlı yayın özelliğinden yararlanması önemli. Güzellik müşterileri, ürünleri ve hizmetleri uygulanış esnasında canlı olarak görmekten hoşlanırlar. Instagram Live, bu açıdan vazgeçilmez araçlarınızdan biri olmalı.

Instagram’da canlı yayına geçmek, ürünlerinizi ve hizmetlerinizi tanıtırken eğitimler de verebileceğiniz, sorulara yanıt verebileceğiniz, izleyicilerden geri bildirim alabileceğiniz yollar sunar. Müşteriler, favori markalarıyla sanal olarak bağlantı kurmayı severler. Bir işletme, takipçileriyle etkileşim kurmak için ne kadar çaba harcarsa, Instagram profili o kadar çok ilgi görüyor.

kuaför salonu Instagram

Instagram Güzellik Pazarlamasında Neden Öncü Durumda?

Instagram, görsel reklamcılığı bütünüyle kapsadığı ve desteklediği için güzellik markalarının öncü pazarlama aracı olmayı sürdürüyor.

İster görsel ister video olsun, paylaştığınız içerik izleyicileri ve ziyaretçileri görüntüler aracılığıyla meşgul ediyor. Diğer sosyal platformların çoğu çoğunlukla yazılı metinlere, gönderilere veya başlıklara güvenirken Instagram, işletmelerin sadece göstermek yerine gösterdikleri şeyin aşamalarını aktarmalarına olanak tanıyor.

Güzellik Markalarının Instagram Profilleri

Insta Etiketler Güzellik Markanızın Profilini Artırabilir

Güzellik markanızın profilini güçlendirmek için bir diğer olmazsa olmaz, doğru etiketleri (hashtag) kullanmaktır. Etiketler, işletmenizin hedef kitlenizle daha fazla buluşmasını ve bağlantı kurmasını sağlar.

Güzellik müşterileri hikayeleri izlemeye daha meyilli olabilirler, bu yüzden Instagram etiketlerini yayınlanan hikayelerinize de dahil edebilirsiniz. Etiketler, takipçilerinizi markanızla etkileşime geçmeye teşvik ettiği için önemlidir. Soru sorabilir, anketler düzenleyebilir ve trend olan etiketleri takip edebilirsiniz. Instagram etiketleri profilinizin trafiğini, bağlantıları ve yeni takipçileri artıracağı için profilinizi güçlendirir.

Güzellik Markalarının Instagram Profilleri

Instagram’da Çok Takipçi Kazanmak Nasıl Mümkün?

Birçokları, paylaştıkları içeriklerdeki tutarlılık ve yaratıcılık nedeniyle ciddi sayıda Instagram takipçisi ediniyor. Takipçilerin ilgisini canlı tutabilmek için de ilgi çekici, farklı içerikler yaratmanız gerekir.

Her gün içerik yayınlamak, hesabınıza çekeceğiniz trafik ya da takipçi miktarını en üst düzeye çıkarır. Birçok kullanıcı, markanızın kişiliğini yaratıcı bir şekilde gösteren, sürekli olarak aktif bir profil görmek ister. Sayfanızda tekrar eden veya benzer şekilde görünen içerik ziyaretçiler için heyecan verici olmayacaktır. Yeni fikirleri ve renkli içerikleri bir araya getirmek, daha fazla takipçi kazanmanızı sağlar.

Hacimsiz Ya Da Kabaran Saçları Havadaki Nemden Koruma Yolları

0
hacimsiz saç

Saçınız ister düz, ister kıvırcık ya da dalgalı, ister kalın telli ister ince telli olsun, havadaki nemle yüklendiğinde ağırlaşabilir, düz saçların kıvrılmasına, yağlı ve hacimsiz görünmesine ya da kıvırcık ve düz saçlarda kabarma ve elektriklenmeye neden olabilir. Hem güneşin yakıcı olduğu aylarda hem de soğuk ve yağmurlu kış günlerinde kelimenin tam anlamıyla “başa” bela olan aşırı nemi bertaraf etmenin yollarını bilmek istemez misiniz?

İnce Telli Hacimsiz Saçlar İçin Nemle Mücadele

İnce telli saçlara sahip olanlar için, havadaki nemle yüklendiğinde saç tellerinin hacim kaybederek başlarına yapışmış bir görünüme kavuşması can sıkıcı bir durumdur. İlk adım olarak olarak, ince telli saçlarınıza ekstra ağırlık kazandırmayacak bir şampuan kullanın. İnce telli saçlar için özel geliştirilmiş olanları tercih edin.

Gün ortasında bir miktar kuru şampuanla saçınıza biraz canlılık katabilirsiniz. Kuru şampuan, saçınızda ısıdan ve terden kaynaklanan yağı hemen emerek saç tellerinize biraz hayat verir. Sadece saç diplerinize püskürtün, başınızı çevirin ve ürünü salladıktan sonra uygulayın. Ardından saçınızı güzelce tarayın. Yeni yıkanmış gibi görünecek.

Nem saçınızı kabartıyorsa…

kabarma, kabaran saçlar

Şampuanladıktan sonra saçınızdaki fazla suyu bölümler halinde sıkın. Bir havluyla kuvvetlice ovalayarak kurutmaktan kaçının. Bu, saçta sürtünmeye, dolayısıyla da istenmeyen kabarmaya neden olur. Nem kaynaklı kabarmayı kontrol altında tutmak için saçınız henüz ıslakken pürüzsüzleştirici ya da düzleştirici bir serum uygulayın.

Saçınız nemden dolayı kıvrılıyorsa, düzleştirici bir serumu avuçlarınız arasında ovaladıktan sonra saçınıza iyice yedirerek uygulayın.

Saçınız ister düz, ister kıvırcık ya da dalgalı, ister kalın telli ister ince telli olsun, havadaki nemle yüklendiğinde ağırlaşıp hacimsiz görünmesine, düz saçların kıvrılıp yağlı görünmesine ya da kıvırcık ve düz saçlarda kabarma ve elektriklenmeye neden olabilir. Hem güneşin yakıcı olduğu aylarda hem de soğuk ve yağmurlu kış günlerinde kelimenin tam anlamıyla “başa” bela olan aşırı nemi bertaraf etmenin yollarını bilmek istemez misiniz? İlk adım olarak olarak, ince telli saçlarınıza ekstra ağırlık kazandırmayacak bir şampuan kullanın. İnce telli saçlar için özel geliştirilmiş olanları tercih edin.