Ana Sayfa Blog Sayfa 327

Esrarengiz ve gizemli saçlar

0

 Esrarengiz ve gizemli saçlar

Manuel Mon ve Gonzalo Zarauza'nın birlikte hazırladıkları 'Uçurum' adlı koleksiyon dipsiz, gizemli derinliklerden ve yaban hayatından ilham almış.

Mon ve Zarauza'nın esrarengiz ve gizemli koleksiyonlarındaki saçlardaki kasvetli havayı renk ve ışık oyunlarıyla tamamlamışlar.

Saç: Manuel Mon ve Gonzalo Zarauza
Fotoğraf: David Arnal
Stil: Visori FashionArt

Koleksiyonun tamamını görmek için haber galerisini ziyaret ediniz.

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

 

 

Konuklardan izler: Renklendirme tekniği üzerine tavsiyeler

0

Konuklardan izler: Renklendirme tekniği üzerine tavsiyeler

Rengin bir insanın görünüşünü dakikalar içinde tamamen değiştirebilme yeteneği var. Bu yüzden renklendirme uygulanırken renk seçimi ve kullanımına dikkat edilmelidir. Renkler dünyası insanı büyüler ve herkes çalışmalarını görsel bir hazza dönüştürmeyi ister. 

Geçtiğimiz yıl sayfamıza konuk ettiğimiz kuaför Gülay Tiran'da renklendirme tekniği üzerine tavsiyeler veriyor:

"Sağlıkla ilgili terapilerde de renk çok kullanılıyor. Şimdi organik ve doğal beslenme furyası var. Orada da ne yersen o'sun felsefesi var. Yeşillik yersen sen de onlar gibi daha fresh canlı ama ölü donmuş şeyler yersen sen de ölü olursun. Yediğimiz, içtiğimiz, baktığımız, dokunduğumuz, hissettiğimiz her şeyin bir rengi var. Ve o renkler bizim hem psikolojimizi etkiliyor, hem sağlığımızı etkiliyor, hem de hayatımızı etkiliyor. Renk terapistleri bir çok hastalığı renklerle tedavi ediyorlar. İnsanların enerjileri renklerle dengelenebiliyor. 

Renkte hareket olması gerektiğini düşünüyorum. Hiçbir zaman tek renk kullanmayı sevmiyorum, tavsiye de etmiyorum. Çünkü bir peruk alırsanız dibinden ucuna kadar aynı renk olduğunu görürsünüz. Hiçbir naturel renkte tek ton yoktur, en az 3 ton vardır. Ensemizdeki saçlarımızın rengi farklı, dibi farklı, ucu farklıdır. Bunu küçük bir çocuğun saçına bakarak çok iyi anlayabilirsiniz. Çünkü hiçbir çocuğun saç rengi dibinden ucuna kadar aynı değildir. Hep degradeler vardır. Zaten doğal olan da budur. Saç tek renk olunca yaşadığını gösteremez. Oyuncak bebeklerin saçları gibi sentetik görüntüsünde olur. Ben de tavsiyede bulunurken müşterilerime, herzaman tonsilton tavsiye ediyorum. Mevsimlere göre kahverengi, kumral saçlar da yapıyorum ama onların da içinde herzaman tonsilton oluyor. Çünkü gölge varsa ışığı görürüz ya da ışık varsa gölgeyi görürüz.

Farklı tonlarla yüz mimiklerimize, karşı tarafa verdiğimiz mesajlara yön veririz. Yaptığımız renk ve rengin konumlanmasıyla, çok sert, çok yumuşak ifadeler elde ederiz ya da müşterilerin hiç ifadesi kalmayabilir. İfadeyi öne çıkaran şeyler yapmayı seviyorum. Bazen bir saç rengi yapıyorum, gözünün rengi ortaya çıkıyor. İnsanlar benim gözlerim bu renk miydi diyor. O tonsilton her şeyi ortaya çıkarabilir. Önemli olan ifadeyi vurgulayabilmek. Bunun için de herzaman bir renk kesinlikle yetmiyor. Ben bazen de rengin zıt tonlarını birarada kullanmayı çok seviyorum."

Gülay Tiran ile yaptığımız röportajın tamamına ulaşmak için tıklayınız.

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 
 
 

 

 

Okulları tanıyalım – 15

0

Okulları tanıyalım – 16

İzmir- Karşıyaka Suzan Divrik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Okul önce Fransız Ortaokulu, daha sonra Erkek Ortaokulu olarak eğitim öğretimi gerçekleştirmiş olan 1737 Sokak 55 Numarada ki binada 1949 yılında Akşam Kız sanat Okulu olarak eğitim-öğretime başlamıştır. 1959–1960 Öğretim yılında Kız Sanat Ortaokulu eklenmiştir. Karşıyaka pazaryeri olarak kullanılan arsa istimlâk edilerek buraya yeni bina yapılmıştır. 22.11.1965 tarihinde Kız Enstitüsü olarak halen eğitim ve öğretimi devam ettirdiğimiz 1737 Sokak 68/A’ya taşınmıştır. Öğrenci sayısının giderek artmasıyla ek bina yapılmış, 1967–1968 öğretim yılında faaliyete geçmiştir.

1990–1991 Öğretim yılında altyapı, donanımın yeterli düzeye ulaşmasıyla Uygulamalı Anadolu Meslek Lisesi açılmıştır. Daha sonra Anadolu Meslek Lisesine dönüştürülmüştür. Öğrenci sayısının artmasıyla birlikte yeni bir bina daha yapılmış, 2001–2002 öğretim yılında faaliyete geçmiştir.Zamanla ek binada yetmemeye başlayınca yeni bina yapılması gerekmiştir.Bu bina da yetmemeye başlayınca ve deprem yönetmeliğine uygun olmadığı için Sayın Suzan DİVRİK Hanımefendi tarafından yıktırılıp yeniden inşa ettirilmiştir.Yeni binamız 33 derslik 15 Atölye 1 kütüphane 1 konferans salonu 1 spor salonu ve laboratuarlardan oluşmaktadır.

Okul, öğrencilerin 4 yıl süren lise eğitimlerinin ardından Güzellik  ve Saç bakım Hizmetleri, El Sanatları Teknolojisi, Büro Yönetimi Alanı, Giyim Üretim Teknolojisi, Konaklama ve Seyahat Hizmetleri, Yiyecek ve İçecek Hizmetleri, Grafik ve Fotoğraf ve Çocuk Gelişimi ve Eğitimi, Halkla İlişkiler ve Organizasyon alanlarında uzmanlaşarak meslek sahibi olabildikleri bir okuldur

Güzellik ve Saç Hizmetleri alanının amacı sektörün ihtiyacı olan nitelikli ara elemanları yetiştirmek ve üniversitelerde alanla ilgili bölümlere alt yapı hazırlamaktır. Güzellik ve Saç Hizmetleri bölümü mezunu öğrenciler, kadın ve erkek kuaför salonlarında, güzellik merkezlerinde, televizyon ve sinema stüdyolarında, tiyatro salonlarında çalışabilecek yetkinliği kazanıyorlar.

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

 

Beyni etkili kullanmak bir sanattır

0

Beyni etkili kullanmak bir sanattır

Beynimiz en önemli organımızdır. Onun yapısını ve fonksiyonlarını bilmek ve kullanmak bu dünyadaki en önemli sanattır. Beyni bir bilgisayara benzetecek olursak donanım ve yazılımını iyi bilmemiz gerek. Donanım, beynimizin anatomi ve fizyolojisidir. Yazılım ise onu kullanma sanatıdır. Beynin anatomi ve fizyolojisi tıbbın alanına giren bir konudur. Anatomik ve fizyolojik olarak doğru çalışması için dikkatli olmamız gereken noktalar vardır.

Bol ve temiz oksijen almasına dikkat etmeliyiz. Vücudun ¼  oranında oksijenini beyin tüketmektedir. Onun için ormanlık alanda yürüyüş yapmalı. Düzenli aralıklarla yapılan spor hem vücut ve beyin sağlığımız için gereklidir. Sağlam kafanın sağlam vücutta bulunacağı düşüncesi çok eskilere dayanan bir gerçektir. Beyni besleyecek yiyecekler yemeliyiz. Uzmanlar beynin daha iyi çalışması için ceviz, zencefil, kimyon, havuç,  fındık, fıstık, lahana, karides gibi besinleri önermektedir. Beyne zarar veren sigara, alkol ve uyuşturucu gibi şeylerden uzak durmak gerekir. Yeterli ve iyi bir uyku bir beynin fonksiyonları açısından önemlidir. Uykusuzluk beynin sağlıklı çalışmasını engeller.

 

Beyni etkin kullanmanın yolları

1. Şimdi beyni nasıl kullanacağımız yani yazılımı nasıl oluşturacağımız ve kullanacağız konusunu ele alalım. Beyne mümkün olduğunca doğru iyi güzel veriler yüklemek gerekir. Yeni ve doğru kavramların olması da düşünce zenginliği için gereklidir.  Çünkü düşüncelerimizi, fikirlerimizi beyin arşivindeki malzemeleri kullanarak oluşturuyoruz.

2. Eğer beyne elimizde olmayan şekilde yanlış, çirkin veriler yüklenmiş ise bunu önce fark etmek gerekir. Beyne giren bir veriyi tamamen silmek mümkün değildir. Sildim dediğimiz anda bile bilinçli alandan bilinçaltı alana kaydırmış oluruz. Yapılacak şey yeni güzel ve doğru veriler yükleyerek yanlış verilerin oranını azaltmak ve bu bilinç içinde doğru hedefe odaklanmak gerek. 

3. Beyne elimizde olmadan birbiriyle uygun olmayan çok veri yüklenmektedir. Nasıl ki turşuyla baklavayı aynı anda yemeyiz, yersek mide fesadı olur. Birbiriyle uyumsuz verileri de beyne boca etmek beyin fesadına yol açar. Örneğin televizyonda bir trafik kazası izliyorsunuz. Ölüler yaralılar içiniz burkuluyor. İnsani bir duyarlılık içindesiniz. Hemen arkasından bir iç çamaşırı defilesi gösteriliyor. O zaman acıma duygunuz sekteye uğruyor. Duygu ve düşüncelerimizde insicamsızlık başlıyor.

4. Melekelerimiz kullanılarak gelişir. Kullanılmadığında özelliklerini kaybederler. Göz bakarak, kulak dinleyerek yeteneğini geliştirir. Beyinse düşünerek gelişir. Düşünmek başkalarının düşüncelerini tekrarlamak değildir. Düşünmek, muhakeme etmek, eşyalar olaylar arasında benzerlikleri ve farklılıkları bulmak, var olan bilgilerden yeni bilgiler üretmek,  yeni şeyler tasarlamak ve öngörmektir. Düşünmek beyni işlevsel yapmaktır. Düşünmeden yaşayanlar sadece biyolojik varlığı sürdüren insan biçimli canlılardır. 

5. Beyne yüklediğimiz verileri düşünerek, sistematik içinde özümlemek gerekir. Beyin oburu olmak ve bilgileri hazmetmemek beyne yapacağımız en büyük kötülüktür. Beyin obezitesi, vücut obezitesinden daha büyük felakettir.

6. Hayatı ıskalayıp sadece okumak, ya da hiç okumadan hayatı yaşamak da doğru değildir. Okumak ve yaşamak ahenkli bir bütün olmalı ki, beyin düşünme fonksiyonunu tam yerine getirsin. Arşimet’in suyun kaldırma gücünü bulması, Newton’un yer çekimi kanunu bulması okumaya eklenmiş hayatla mümkün olmuştur.

7. Beyin kendi arşivindeki bilgiler doğrultusunda yeni şeyleri tanımlamaktadır. O halde arşivin zengin olması yeni şeyleri algılamamız bakımından önemlidir. İkinci yabancı dilin öğrenilmesi birincisine göre daha kolaydır. Kıyas rahatlığı vardır. Öğrenme kolaylaşmaktadır. O halde beynimizde zengin bir veri tabanı oluşturmaya bakmamız gerekir.

8. Verdiğiniz komut doğrultusunda beyin çalışmaya başlar. Yarın saat beşte kalkacağım diyorsanız beyin saatiniz kurulmuştur. Saati geldiğinde sizi uyandıracaktır. Sanatçılar, filozoflar ve bilim adamları beyne komut vererek beynin belli bir doğrultuda düşünmesini sağlama konusunda mahirdirler. Esasında bu yöntem hepimizin hayatında önemlidir başarılı olmak istiyorsak beyne vereceğimiz komutlar önemlidir. “Başaracağım” diye komut verirseniz beyin başarılı olma konusunda çalışmasını sürdürür. “Yapamam” diyorsanız da yapamayacağınız konusunda çalışmasını sürdürür.

9. Dinlemesini öğrenmek beynimizi zenginleştiren önemli davranıştır. Konuşmaktan daha çok beyni geliştir. Onun için “söz gümüşse sükût altındır.” denmiştir. Dinlemenin ön şartı sükûttur. Dinlemek, anlamayı, düşünmeyi yeni şeyler inşa etmeyi beraberinde getirir. Dinlemek,  beyin zenginliği yanında sosyal ilişki zenginliğinin yolunu da açar.

10. İdeolojik şablonlar, inançlar, sloganlar, genellemeler, atasözleri, özdeyişler düşünmemizde faydalı olan aynı zamanda değerler dizisi oluşturan olgulardır. Bunlara ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Eğer cetvelimizi yanlış seçersek bütün ölçümlerimiz yanlış olur.

11. Yeni bir dil öğrenme beynin verimli çalışmasını sağlar. Dil için gerekli olan konuşma, dinleme, okuma ve yazma beynin çalışması için önemli süreçlerdir. Yabancı dil gerekmediği halde iş taleplerinde yabancı dil bilenin tercih edilmesi fonksiyonel bir beynin üretken olacağına yönelik bir düşünceden kaynaklanmaktadır.

12. Matematik beyni çalıştıran önemli araçlardan biridir. Matematik düşünme, akıl yürütme, tahminde bulunma, sebep sonuç ilişkisi kurma gibi beyin fonksiyonlarımızın gelişmesini sağlar.

13. Mizah, farklı bir bakış açısı olduğundan beynin çalışması açısından faydalıdır. Mizah kitapları okumak, günlük olaylara mizah penceresinden bakmak, hem bizi neşeli yapacak hem de zekânın verimi artacaktır. Mizahla, beyin düşünme egzersizi yapar.

14. Beynin gereksiz yere çalışmasını önlemek için yapacağımız işlerle ilgili parantezi açık bırakmamak gerekir. Ödenecek bir fatura, yazılacak bir yazı vs. beyinde kayda alınıp yapılmadığı takdirde beyni meşgul eder. Tıpkı bilgisayarda ön bellekte açılan dosyalar gibi. Nasıl ki ön bellekte peş peşe dosya açıp öyle bıraktığınızda ya bilgisayarınızı yavaşlatıyor ya da ekran donuyorsa,  aynen öyle beyinde açık kalan parantezler düşünme hızını yavaşlatmaktadır.

15. Bilgisayarımızı virüslü dosyalardan korumak için virüs programı yüklüyoruz. Beynimizi virüslü dosyalardan korumak için doğru ve güvenilir kaynaklardan bilgi edinmemiz gerekir. O temel ve doğru bilgiler yerleşince yanlış ve zararlı bilgiler beynimizde yerini alamayacaktır.

16. Beyinle ilgili daha çok şeyler söylenebilir. Eğer bilgili, erdemli, eleştiren, sorunlara çözüm bulan, üreten bir toplum olmak istiyorsak beynimizi kullanma sanatını öğrenmemiz gerek. Beynimizi ne kadar doğru yönetirsek o kadar insanlaşırız ve gelişiriz.

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Okulları tanıyalım – 14

0

Okulları tanıyalım –  14

 Torbalı Cumhuriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Okul 1956 yılında halkın da katkılarıyla ortaokul olarak Eğitim – Öğretime başlamıştır. 1973 yılında Pratik Kız Sanat Okulu olarak hizmet vermeye devam eden okul, 1976 ‘da Kız Meslek Lisesi’ne dönüştürülmüştür. 1997 – 1998 Öğretim yılında Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi adını alan okulun Anadolu Meslek Lisesi kısmında, İngilizce ağırlıklı Hazır Giyim, 2004 yılında Ağırlama ve Gıda Bölümleri açılmıştır. Meslek Lisesi kısmında ise 1999-2000 Eğitim – öğretim yılında Kuaförlük ve Cilt Bakım Hizmetleri Bölümü, 2007 -2008 Eğitim – öğretim yılında Grafik ve Fotoğrafçılık alanı – Grafik dalı eğitim öğretime başlamıştır. Okul, tam gün ve tam yıl eğitim vermektedir.

2005 – 2006 Eğitim – Öğretim yılında okulumuza bitişik nizamda bulunan Tekel Tütün İşletme Binası tahsis edilmiş. Kaymakamlığımızın yardımları ve kendi imkânlarımızla oluşturulan dokuz derslik, bir atölye, bir kantin ve beş idareci odası oluşturulmuş. Pratik Kız Sanat Okulu kısmında da Ahşap Boyama, Kuaförlük ve Bilgisayar Kursları 2007 – 2008 Öğretim yıllarında eğitim öğretim vermiştir. 2010–2011 eğitim öğretim yılında Tekstil alanı – Teknik lise programı açılmıştır. 2011-2012 eğitim öğretim yılında mevcut binaya taşınılmıştır. 18.06.2014 Tarihinde Okul ismi “Torbalı Cumhuriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi” olarak değişmiştir. 2014-2015 Eğitim Öğretim yılında Gıda Teknolojisi – Gıda Kontrol dalı Anadolu Teknik Lise Programında açılmıştır. Aynı yıl Anadolu Meslek Lisesi programında Büro yönetimi ve Sekreterlik alanı Yönetici Sekreterliği dalı açılmıştır.

Güzellik ve Saç Hizmetleri alanının amacı sektörün ihtiyacı olan nitelikli ara elemanları yetiştirmek ve üniversitelerde alanla ilgili bölümlere alt yapı hazırlamaktır. Güzellik ve Saç Hizmetleri bölümü mezunu öğrenciler, kadın ve erkek kuaför salonlarında, güzellik merkezlerinde, televizyon ve sinema stüdyolarında, tiyatro salonlarında çalışabilecek yetkinliği kazanıyorlar.

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Estetica Dergisi Sonbahar/Kış 2016 Koleksiyon sayısı çıktı!

0

Estetica Dergisi Sonbahar/Kış 2016 Koleksiyon sayısı çıktı!

Estetica Dergisi Sonbahar/Kış 2016 Koleksiyon sayısı Türkiye’nin en özel kuaför salonlarına doğru yola çıktı.

Sonbahar/Kış 2016 modasına dair trendler ve ipuçları, Sonbahar/Kış 2016 makyaj modası ve Estetica Sonbahar/Kış koleksiyonundan birbirinden özel saç tasarımları bu sayıda!

İçindekiler:

Moda: Hayvan motiflerinin çekiciliği

Özel Dosya: Makyaj Sonbahar/Kış 2016

Estetica Koleksiyonlar: Yeni Sonbahar/Kış sezonunda olmazsa olmaz akımlar hangileri?

Abone olmak için; 0212 272 02 70 – 0544 272 02 70

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Konuklardan izler: İyi bir eğitmen olmak

0

Konuklardan izler: Kuaförlük sektöründe eğitmen olmak

Kuaförlük mesleğinde gelişime açık olmak, her fırsatta kendini geliştirmek yeni teknikler öğrenmek çok önemlidir. Renk, kesim, şekillendirme, topuz ve kişisel gelişim gibi eğitimler her açıdan sizi geliştirecek ve mesleki kariyerinizde olumlu etkiler yaratacaktır. Aldığınız eğitimlerin yanısıra mesleğe diğer meslektaşlarınızla bilgilerinizi paylaşarak da devam edebilirsiniz. Sizde bir kuaför olarak gerekli eğitimleri tamamladıktan sonra eğitmenlik yapabilirsiniz. İyi bir eğitmen olabilmek için gerekli eğitimlerin alınmasının yanısıra bunları aktarma ve sunum konusunda da yetenekli olmak gerekir.

Geçtiğimiz yıllarda sayfamıza konuk ettiğimiz, dünya çapında güçlü bir sistem ve altyapı ile kuaförlük mesleğini üst seviyeye taşıyan eğitim kurumu Pivot Point’in Türkiye eğitimlerinde başrolde yer alan Orhan Çimenoğlu'nun eğitmenlik üzerine şunları söylüyor:

"İyi bir eğitmen öncelikle mesleğine aşık olmalı ve bildiklerini severek karşı tarafa aktarmalıdır. Çünkü iyi kuaför olabilirsiniz ama bu yeterli olmaz. Bir kuaförde sunum becerisi ve sabır olması gerekir. Salon çalışması başka, eğitim verme çalışması başka, HAIRiST’teki gibi şov yapmak bambaşka şeylerdir. Daha önce turne olarak workshop şovlar gerçekleştirmiştik. Ama şovlarda katılımcılar gösterilenleri anlamayabiliyor. Birebir eğitimler daha anlaşılır oluyor. Şovlar ilham vermek, gözü canlandırmak, renk katmak için yapılıyor."

Orhan Çimenoğlu ile yaptığımız röportajın tamamına ulaşmak için tıklayınız.

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

 

 

Hedef koymak hayatı anlamlı kılar

0

Hedef koymak hayatı anlamlı kılar

Peter Drucker, “Hedeflerle yönetim” kavramını ortaya attığında sene 1954’tü. Bizim bugün sanki dünya kurulduğundan beri varmış gibi zannettiğimiz hedef ve bütçe kavramlarının tarihi şunun şurasında sadece altmış yıl. Bir işletmenin kendine hedef koyması ve bu hedefi yakalamak için çaba göstermesi, başta yöneticiler olmak üzere bütün çalışanlar üzerinde bir stres yaratır; çünkü zaman sınırlıdır ve de hedef büyük ihtimalle iddialı bir hedeftir.

İşletmenin belirlediği hedefler her çalışan üzerinde farklı bir etki yaratır. Çalışanlar hedefleri kendi iç dünyalarına farklı yansıtır. Kimi insan “süreç odaklı” olduğu için, yüksek hedefler onu sıkıntıya sokar; çünkü o hedeflere varmaktan daha çok işlerin “hakkıyla” yapılmasını, bir sonraki sefere hataların tekrar edilmemesini tercih eder. Kimisi ise “insan odaklıdır”; şirketin hedeflere varmasından daha çok iyi insan ilişkilerini önemser.  Bu insanlar için iyi insan ilişkileri ve şirketin içindeki huzur belki de hedeflerin yakalanmasından bile daha önemlidir.

Bazıları ise tam anlamıyla “hedef odaklıdır”. İşletmenin hedeflerini belirlemesi en çok onları rahatlatır. Hedef bir kere belirlendikten sonra bu insanlar hedefe kilitlenir ve önlerine çıkan bütün engelleri aşarak bu hedefe varmak için koşarlar. İddialı hedefler onlara enerji verir. “Yönetim” dediğimiz irade, işletme içindeki değişik insan karakterlerini bir arada tutmak ve onların uyum içinde çalışmalarını sağlamak için vardır.

İşletmelerin hedef koymasıyla bizlerin kendi özel hayatlarımızda kendimize hedef koymamız temelde aynı şeydir. İnsanlar da ancak hedef koydukları takdirde sınırlı bir zaman diliminde arzu ettikleri sonuçları alma imkanına kavuşurlar. Ama çoğunluk arzularla hedefleri aynı şey zannederek yanılır. Çoğu insan, eğer bir şeyi şiddetle arzuluyorsa onun kendisine verileceği gibi bir yanılgıya düşer. Hâlbuki istekle hedef aynı şey değildir. Başarı elde etmenin birinci adımı istekleri hedef haline getirmektir. Hedef dediğimiz şey, arzu ve isteklerimiz arasından “ulaşmaya karar verdiklerimizdir”. İster birey olarak ister girişimci olarak eğer hedefimiz yoksa, sahip olduğumuz kapasitemiz, potansiyelimiz, zekamız ve kaynaklarımız bir anlam ifade etmez. Hedef olmazsa bunların hepsi boşa harcanır.

Her başarının temelinde bir hedef ve bu hedefin gerçekleşmesi için yapılması gerekenleri hayata geçirmek vardır. Hedef koymak sadece hangi sonucu istediğimizi tarif etmek anlamına gelmez. Hedef koymak demek, bu hedefle nerede, ne zaman nasıl ulaşacağımızı belirlemek ve bunun için çalışmak -gerçekten çalışmak- demektir. Bir hedef belirlediğiniz an hayatımız anlam kazanır. Hedeflerimiz bizi  geliştirir, bir konumdan başka bir konuma taşır. Hedefler, kişilere de kurumlara da bir dinamizm ve enerji verir; hayatımıza heyecan katar. Hedefleri olmayan insanlar diğer insanların da desteğini alamazlar. Ama somut hedefler koyan insanlar hem kendi kapasitelerini hem de çevrelerindekilerin desteğini devreye sokar.

Başarılı insanların, başarılı şirketlerin hepsinin ortak özellikleri hedef belirlemedeki ve bu hedefleri hayata geçirmedeki kararlılıklarıdır. İster sporda ister sanatta isterse iş hayatında olsun, başarılı olan herkesin somut ve ölçülebilir hedefleri vardır. Hedef koymak ve bu hedefi ilan etmek, sorumluluk üstlenmek demektir; çünkü hedefin gerçekleşmemesi hesap vermeyi gerektirir. Kendilerine hedef koymaktan kaçınanlar, çoğu zaman hesap vermek istemediklerinden hedeflerini ilan etmezler. Bunun tersine hedef koyup bu hedefi ilan edenler ise hesap vermeye gönüllü olurlar. Bu gönüllülük onları başarıya götüren yoldur. Hedef koymak, bütün dünyaya isteklerimizi ilan etmek ve bu istekleri gerçekleştirmeye kararlı olmak demektir.

Hedef koymak ve bu hedefi başta çalışanlar olmak üzere bütün paydaşlara aktarmak, liderin sorumluluğudur. Ama bir liderin hedef koyması ve bunu çalışanlarına anlatması da yetmez. Çalışanların ve yöneticilerin de bu hedeflere katkıda bulunması gerekir. Bugünün çalışma ortamlarında uzmanlık seviyeleri  çok çeşitli ve her biri çok derinliği olan uzmanlık alanları olduğu için, hiç bir lider tek başına bu uzmanlık alanlarının her birine tam olarak vakıf olamaz. Bu nedenle kendi alanının “patronu” olan her yöneticinin, liderin koyduğu hedefe mutlaka katkı vermesi gerekir. Peter Drucker’ın dediği gibi hedef saptama konusunda mutlaka “akılların buluşması” gerekir. Akılların buluşmadığı şirketlerde bütünlük ve uyum olmaz; herkes ayrı telden çalar.

İşletmenin hedefleriyle çalışanların bireysel hedefleri arasında da bir paralellik olması gerekir. Liderler ancak şirketin hedefleriyle çalışanların bireysel hedeflerini bütünleştirebildikleri takdirde şirketi tek bir vücut olarak çalıştırabilirler. Çalışanların kişisel hedefleriyle organizasyon hedeflerini ortak hedefler haline getirmek, bir liderin en önemli görevleri arasındadır.

Peter Drucker, “Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin bir önemi yoktur.“ der. Drucker’a göre, işin misyonunu bir tanım olmaktan çıkarıp somut hedeflere dönüştürmek gerekir. Aksi takdirde şirketin misyonu asla gerçekleşmeyecek bir iyi niyet belgesinden öteye geçemez.

Belirsizlik başarının önündeki birinci engellerden birisidir. Bir zaman planlaması yapılmamışsa hedefin gerçekleşmesi hayaldir. Açık, net, ölçülebilir ve bir zaman diliminde ifade edilmemiş hedefler niyetten öteye gidemezler. Bunlar olsa olsa şirketlerin istek ve arzuları düzeyinde kalan hayaller olur.

Anthony Robbins “Kişiler tembel değildir. Sadece, kendilerine esin kaynağı oluşturacak kadar güçlü hedefleri yoktur.” der. Robins’e göre “Kaderimiz kişisel hedeflerimizle biçimlenir.” Hangi hedefe odaklanacağımıza ve istediğimiz sonuçları gerçekleştirmek için ne yapacağımıza karar vermek, kaderimizi tayin etmektir. Ben bu  düşüncenin işletmeler için olduğu kadar bireyler için de geçerli olduğunu düşünüyorum.

Hedef koymak, bu hedefe ulaşmak için çaba göstermek, hayatımızı gerçekten anlamlı ve yaşanır kılar.

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975

 

Contemporary İstanbul’dan izler

0

Contemporary Istanbul’dan izler

Contemporary Istanbul 11. yılını 90 binin üzerindeki ziyaretçi sayısı ile tamamladı.

Contemporary Istanbul’u 3 – 6 Kasım tarihleri ve 2 Kasım ön izleme günü de dâhil olmak üzere 90 bin’in üzerinde sanatsever ziyaret etti. Beş gün süresince İstanbul’u çağdaş sanatın merkezi haline getiren Contemporary Istanbul’da satışa sunulan eserlerin toplam değeri 56 milyon dolar olarak açıklandı.

Bölgenin önde gelen çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul 11. yılında 20 ülkeden 70 galeri ve 520 sanatçının 1500’ü aşkın eserini sanatseverlerle buluşturdu. CI bu yıl yeni bölümü CI Design kapsamında 32 tasarımcı ve Plugin bölümünde 18 yeni medya sanatçısını ağırladı. Çağdaş sanatın en iyi örneklerinin bir araya geldiği fuarı 90 bin’in üzerinde yabancı ve yerli koleksiyoner, profesyonel, akademisyen, uluslararası müze grupları ve sanatseverler ziyaret etti. 

Jaume Plensa’nın “White Forest” aslı eseri 280 bin Euro’ya, Janis Kounellis’in Galeri Artist’te sergilenen “Untitled” adlı eseri 220 bin Euro’ya,  Gülay Semercioğlu’nun Pi Artworks’te sergilenen “A Sip of Water” adlı eseri 50 bin Dolar’a, Niloufar Banisadr’ın Galerie 55 Bellechasse’de sergilenen “Voiles aux vents” adlı eseri 25 bin Euro’ya, Son Seock’un Galerie Mark Hachem’de sergilenen “25-RHNO” eseri 38 bin Euro’ya ve Stiller’in “Matchstickman” eseri 130 bin Euro’ya ve Christiaan Lieverse’in Villa del Arte Galleries’de sergilenen “Labiatae” eseri 38 bin Euro’ya alıcı buldu.

Kapanış gününde Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli fuarın 11. yılı hakkında değerlendirmeler yaparak şunları söyledi: ‘’Contemporary Istanbul 11. yaşında yine dünyanın farklı coğrafyalarından en iyi çağdaş sanat seçkilerini İstanbul ve sanatseverlerle bir araya getirdi. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da büyük ilgi gördük. Gerçekleştirilen başarılı galeri ve eser seçkileri sayesinde bu yıl fuarı 90 bin’in üzerinde kişi ziyaret etti. Fuara katılan eserlerin yüzde 62’sinin satışı gerçekleştirildi. İstanbul, dünyanın önde gelen sanat ve kültür merkezleri olan New York, Londra, Paris ve Berlin ile beraber anılıyor. Dünyayı saran globalleşme ancak yerel değerlerin korunması ile mümkün olabilecek. Bu nedenle Türk çağdaş sanatının geleceği açısından uluslararası çağdaş sanat vizyonunun Contemporary Istanbul ile her yıl İstanbul’da bir araya gelmesi ciddi önem taşıyor.”

Collectors’ Stories Türkiye’nin önde gelen 60 çağdaş sanat koleksiyonundan 120 eseri sergilendi

Contemporary Istanbul bu yıl için bir ilke imza atarak, Collectors’ Stories bölümünde Türkiye’nin önde gelen 60 çağdaş sanat koleksiyonundan 120 eseri sanatseverlerle buluşturdu. Türkiye’nin önde gelen koleksiyonerlerinin kendi koleksiyonlarından seçeceği eserler CI Artistik Danışmanı Marc-Olivier Wahler ve Marcus Graf’ın küratörlüğünde sergilendi. Koleksiyonerlerin kişisel estetik anlayışlarını sunmalarına olanak sağlayacak sergi, Türkiye’de sanat koleksiyonerliğinin geçirdiği dönemsel değişimleri ve bugününü tartışmaya açtı. Bu bağlamda hazırlanacak olan Collectors’ Stories kitabı ise CI Publications’ın ilk yayını olarak sergilenen eserlerin tüm dünyaya açılmasını sağlayacak.

Contemporary Istanbul’un bu yılki programının yeniliklerinden CI Design, 22 Ekim – 4 Aralık tarihleri arasında düzenlenen 3. Istanbul Tasarım Bienali ile eş zamanlı olarak fuarda yerini aldı ve bienalin yarattığı sinerji etrafında yoğunlaştı.

Solo Shows kapsamında bu yıl aralarında Galeri/Miz’den Mustafa Pancar, Cep Gallery’den Ahmet Sarı, Galeria Senda’dan Ahmet Ertuğ ve Kasia Michalski Gallery’den Agnieszka Brzezanska’nın yer aldığı sanatçıların kişisel projelerini sanatseverlerle buluşturdu. Plugin’in 2016 teması ise “networked spaces” oldu. Plugin fuarda yeni ve daha katılımcı bir düzenlemeyle gerçekleştirildi.

CI Dialogues’ta 3 gün boyunca 50’den fazla isim çağdaş sanatı tartıştı                        

Contemporary Istanbul kapsamında düzenlenen CI Dialogues, bu yıl 3 gün boyunca 50’den fazla sanat profesyonelini, sanatçıyı ve koleksiyoneri çağdaş sanatın durumunun yanı sıra ekonomisinin ve piyasasının güncel niteliklerini değerlendirmek üzere bir araya getirdi. Program dâhilinde çağdaş sanat hakkında çeşitli kavramsal çerçevelerin ele alınacağı yuvarlak masa konuşmaları gerçekleştirildi.

Galeri Siyah Beyaz’ın kurucusu Faruk Sade sevenleri tarafından anıldı

Galeri Siyah Beyaz’ın unutulmaz kurucusu Faruk Sade’nin yaşamı ve daima esin veren çalışmalarına ithafen CI Dialogues kapsamında 5 Kasım Cumartesi günü “1980’ler, Ankara ve Galericiliğin Bir Dönemi” başlıklı bir oturum düzenlendi. 1980’ler, yeni galerileri hazırlayan ortam, sorunları ve olanaklarının dönemi yaşayan konuşmacılar Nuran Terzioğlu (Kurucu, Galeri Apel), Haldun Dostoğlu (Kurucu, Direktör, Galeri Nev Istanbul)

ve Hasan Bülent Kahraman (Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı, CI İcra Kurulu Üyesi) tarafından ele alındığı panelin moderatörlüğünü Sanat Eleştirmeni ve Türkiye AICA Üyesi Evrim Altuğ üstlendi.

Faruk Sade, paneli takiben Galeri Siyah Beyaz’ın İstanbul Kongre Merkezi’ndeki alanında bir araya gelen sevenleri tarafından anıldı.

2017’de Contemporary İstanbul Eylül Ayında Kapılarını Açacak

Her yıl Kasım ayında organize edilen Contemporary Istanbul 2017 den itibaren İstanbul Bienali ile işbirliği içinde olacak ve birlikte düzenlenecek. 2017 yılında 12 Eylül’de kapılarını açacak olan Contemporary İstanbul bir gün daha uzayarak toplamda 5 gün halka açık olacak.

HAIRİST YILIN KUAFÖRÜ YARIŞMASI 2017 EKİM AYI FİNALİSTLERİ BELİRLENDİ

0

HAIRİST YILIN KUAFÖRÜ YARIŞMASI 2017 EKİM AYI FİNALİSTLERİ BELİRLENDİ

HAIRiST Yılın Kuaförü Yarışması 2017 için maraton devam ederken, Ekim ayı finalistlerini seçmek üzere Estetica Dergisi Yayın Kurulu bir araya geldi.

Jüri tarafından gerçekleştirilen elemeler sonucunda Renk-Kesim ve Şekillendirme-Topuz Kategorilerinden 3'er finalist olmak üzere toplam 6 finalist belirlendi. Renk-Kesim Kategorisi’nde Edirne'den 2 saç modeliyle Volkan Özer ve Isparta'dan Mustafa Coşkun finalist olurken; Şekillendirme-Topuz Kategorisi'nde ise İstanbul'dan 2 saç modeliyle Ayhan Önlüel, Mersin'den Engin Uysal finalist seçilerek 2017 Yılın Kuaförü Yarışması'nda tasarımlarıyla birincilik için yarışmaya hak kazandılar!
Birbirinden güzel saç tasarımları 2017'de Yılın Kuaförü olmak isteyen yarışmacılar tarafından web sitemize yüklenmeye devam ediyor. Sizde Yılın Kuaförü olmak istiyorsanız tıklayın!
İşte her iki kategoriden de finalist olarak belirlenen tasarımlar:
Renk ve Kesim Kategorisi Finalistleri
 
 
 
 
Şekillendirme ve Topuz Kategorisi Finalistleri:

hairist.com.tr’nin resmi

 mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

İndirmek için tıklayın:   

 

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobiroller.mobi9450942228

 

https://itunes.apple.com/tr/app/hairist/id982145975