Steinmetz-Bundy salonuna ait “Colors” koleksiyonu, uzun saçlara özel sanatsal tekniklere odaklanarak muhteşem bir renk ve çeşitlilik şöleniyle güzelliği kutluyor.
Sınırlamalar ve toplu kısıtlamalarla dolu uzun bir dönemin ardından nihayet şenliklerin ve özel günlerin zamanı geldi. Bu coşku ve yaşam sevincini uzun saçları muhteşem formlarda şekillendirerek kutlayor. Bunun için koleksiyon Hannes Steinmetz ve Steinmetz-Bundy ekibi, 2021/22 sezonu için uzun saçlara yönelik sanatsal teknikleri ve yıkanabilir renk maskelerine dayalı boyama efektlerini enfes renkler ve çeşitlilikten oluşan bir şölen olarak sergiliyor.
Koleksiyonda uzun saç teknikleri, – kuaförlük sanatının master class’ı – trend hakimiyetinin, teknik uzmanlığın ve ticaretin en iyi ifadesi olarak ön plana çıkıyor. Stil koleksiyonu “Colors”ın odak noktası, oldukça kasıtlı olarak, günlük yaşam için uygun olan ancak avangard bir dokunuş sayesinde özel durumlar için de kullanılabilen sabitleme tekniklerine dayanıyor. Yine de koleksiyondaki tüm saç modellerinin ortak bir mesajı var: Sabitlenmiş saç modelleri…
Bir yapı, biçim ve renk topluluğu…
Yeni uzun saç görünümünün ana teması bilinçli yapı seçimi. Koleksiyondaki saç modellerini bu kadar çekici kılan şey, farklı kompozisyonların birleşimini sunuyor olması. Yani bu yılın saç modelleri aynı anda hem pürüzsüz hem dalgalı, kıvrımlı ve kıvırcık hem de zarif bir şekilde kavisli veya bir sıra dışı bir şekide heykel gibi sabitlenmiş…
Saç: Hannes Steinmetz ve Marie-Luise Cario, Steinmetz-Bundy Privat Salon Fotoğraf: Hilde Van Mas Styling: Marlena Gubo Moda: FJ Baur Makyaj: Veronika Janezic, Steinmetz-Bundy Privat Salon Boyalar: WELLA Color Fresh Mask Ürünler: Sebastian Professional Saç Şekillendirme Ekipmanı: ghd – good hair day
Kaşıntılı saç derisi ürün birikiminden, kepekten ya da iltihaplanmadan kaynaklanıyor olabilir, ancak çözüm aramadan önce sorunun kökenini gerçekten anlamak önemli.
Kaşıntılı saç derisi probleminin en yaygın üç nedeni:
1. Saçınızı Islakken Toplamak
Uzmanlara göre, bazen kaşıntılı saç derisinin nedeni saçınızı üstün körü ve alelacele kurutmanız veya hala ıslakken toplamanız olabilir. Bu yüzden saç kurutma alışkanlıklarınız saçınız ve saç derinizin sağlığı açısından önem taşıyor.
Islak saç telleri çok daha esnektir, bu yüzden saç tokasıyla onları daha fazla gerdiğinizde saçlarınızın bu ek gerilimle kopup kırılma riski yüksektir. Saçınızı ıslakken toplamanız gerekiyorsa, kırılmasını mümkün olduğunca önlemek için gevşek bir topuz veya örgü tercih edin.
Islak saçınızı atkuyruğu ile tepeden topladığınızda ya da topuz yaptığınızda, doğal hava ile saçlar tamamen sıkışmış bir halde kurur, bu da nemin saç derinizde hapsolmasına yol açar. Bildiğiniz gibi su, bir başka deyişle nemli ortamlar bakteriler için en verimli üreme alanlarından biridir. Saçınızı tepede topladığınızda tamamen kuruması güçleşir ve kuruyana dek geçen süre içinde bakteri üreterek kaşıntıya neden olabilir.
Nasıl ki çamaşırlarınızı tam kurumadan nemliyken katladığınızda bakteriye, dolayısıyla da kötü kokmalarına neden oluyorsa, saçınızı da tam kurumadan toplamamaya dikkat etmelisiniz. Topuz yapmadan önce saç derinizin ve saçınızın %100 kuruduğundan emin olun. Saç derinizin düzgün bir şekilde kurumaması, genellikle saç derisindeki kaşıntının bir numaralı sebebidir.
2. Alerjik reaksiyonlar
Saç boyaları ve ürünleri kimi ciltlerde alerjik reaksiyona sebep olabilir. Alerjiniz olan kimyasalı keşfedip onu ihtiva eden ürünlerden kaçındığınızda, alerjik reaksiyon, dolayısıyla kaşıntı genellikle kendi kendine geçer. Alerjiye hangi kimyasalın neden olduğunu belirlemek için mutlaka bir dermatoloğa gidip test yaptırmanız gerekir.
3. Kepek ve Seboreik Dermatit
Kaşıntılı bir kafa derisinin en yaygın nedenleridir. Vücudunuzun, mantar enfeksiyonlarına karşı reaksiyonu saç derisinde kaşıntı ve dökülmedir. Mantar enfeksiyonuna sebep olan maya normalde kafa derisinde ve vücudun diğer tüylü bölgelerinde yaşar, ancak sorun aşırı maya üretiminde ortaya çıkar. Bu üretimi denetim altına almak için geliştirilen yüksek performanslı kepek önleyici şampuan ve saç kremlerini kullanabilirsiniz. Daha ciddi vakalar için mutlaka doktorunuza başvurun.
Estetica Dergisi-Hairist projesi olarak gerçekleştirdiğimiz “Güzelliğin Peşinde” belgesel serisinde Mersin’den Kuaför Murat Verdi, kuaförlüğe başlama serüvenini, mesleki gelişimini, müşterileriyle olan unutulmaz deneyimlerini ve duygularını bizlerle paylaştı.
İşte Murat Verdi röportajından öne çıkan alıntılar:
“Kuaförlük hiç aklıma gelmeyecek bir işti ama zamanla çok severek yaptım. Hep hedeflerim oldu, daha iyisini yapayım diye uğraştım. Tabii salona ilk ayak bastığımda saç yapacağımı düşünmedim. ‘Yeri süpür, temizlik yap, paspas at’ dediler. Benim yaşımdaki arkadaşlar da aynı işleri yaptığı için hiç gocunmazdım. Ustamız makası bitirdiğinde birbirimizle yarışırdık. Hala da hepsiyle görüşürüm. Bir şeyleri yapıp keyif aldıkça işi daha da çok sevdim.”
“Tatilim yoktu, Pazar günü iznim yoktu. Bir yere gideceğim, ustamdan izin isteyeceğim, ‘Ben bunu Vehbi Abi’ye (Yenigün) nasıl söyleyeceğim?’ diye bir hafta onun sıkıntısını çekerdim. Sürekli çalışıyorduk, akşam kaçta çıkacağımız belli değildi. Sonra öyle bir an geldi ki zaman içinde ailem bir yere gitmek istediğinde, ‘Yok, çalışmam lazım, iş var’ diyen ben oldum.”
“Vehbi Yengigün’ün yanında tam dokuz buçuk yıl çalıştım ve kuaförlük temelini orada kazandım. Bir şeyin temeli sağlam değilse mutlaka bir yerden çatlak verir. Ben o temeli orada aldım. Oradan bana güç, hijyen, dostluk ve saygı kaldı. Sadece işi değil, ilişkileri, duruşu, insanlara nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğrendim.”
“Geçmişte, bir ağabeyimiz kızını bizim salona getirdi ve o günden bu güne 33 yıldır onun kızının saçını kesmeye devam ediyorum. Şu anda o hanımın kızı da onun salona ilk geldiği yaşta. Büyüdüğünü görüyorsun, genç kız oluyor, evleniyor, hatta bazılarının gelin başını tarıyorsun. ‘Bu kız annesinin kucağında gelirdi, makasımızı alıp fırçaları keserdi, şimdi gelin saçını yapıyoruz,’ diyorum. Çok uzun süre onlarla aile gibi oluyorsun. Tamam iç içe değilsiniz belki ama, onların hayatında varsın. İyiysen, düzgünsen varsın.”
“Bu kadar yakın ve uzun süreli ilişki içinde olunca duygusal anlar da oluyor tabii. Vehbi Abi’nin yanında çalışırken bir müşterim vardı, yakın zamanda evlenecek, gelin saçını yapacağım. Düğünden bir gün önce geldi, Saçları zaten kısa, ‘Saçımı kes’ dedi ama bir taraftan da ağlıyor. Öğrendim ki ayrılmışlar. Çok üzülmüştüm o gün ona. Bir diğer müşterim kemoterapi görüyordu ve onu ayrı bir odaya alıp saçlarını makineyle kazımak durumunda kaldım, ağladım ağlayacağım. Ben ona moral vermeye çalışıyorum ama sesim titriyor, onun önünde de ağlamak istemiyorum. Saçı bitirir bitirmez çıktım odadan, gittim hüngür hüngür ağladım, çünkü çok sevdiğim bir insan.”
Yatmadan önce saçınıza ne tür bir müdahalede bulunmanız gerektiği saç tipinize ve hedeflediğiniz şekillendirmeye bağlıdır. Göz kamaştıran doğal kıvırcık saçlara sahip olan Nicole Kidman, sabah yataktan kalktığında biçimli bukleler ile uyanmanın sırrını paylaştı. Kidman, uyumadan önce buklelerine eliyle bir miktar saç yağı uyguladıktan sonra saçlarını üç kesitli normal bir örgüyle tek bir kuyruk halinde topladığını, bu şekilde saçlarının dolaşmadan şekilli kıvrımlar halinde kalmayı başardığını açıkladı.
Spor yapıyorsanız ya da yatakta sık sık dönen biriyseniz saçınıza çok fazla stres uyguluyorsunuz demektir. Bu durumda uzmanlar örgüyü öneriyor. Çok fazla germeden yaptığınız gevşek örgüler saçlarınızın güvende kalmasını sağlıyor. Saç çizgisindeki kırılmayı en aza indirmek için şekillendirme yaparken de saçınızı çok sıkı çekmemeye gayret edin.
Hafif dalgalı bir görünüme kavuşmak isteyen düz saçlılar da saçlarının dokusunu karıştırmak için örgüye yönelebilir. Sabah örgüyü açtığınızda saçınız doğal ve dalgalı bir doku kazanır.
Uyurken saçları sağlıklı tutmanın diğer yolları
Her ne kadar bu saç tipinize göre değişiklik gösterse de aşağıdaki ipuçlarından faydalanabilirsiniz:
Durulanmayan bir saç kremi veya maske uygulamak
Kidman bukleleri için saç yağını tercih edse de saç tellerini hasardan korumak için durulanmayan bir saç kremide uygulayabilirsiniz. Formüllerindeki yumuşatıcılar ve yağlar buklelerinizi daha kaygan hale getirdiğinden, gece boyunca saçlarınızın dolaşmasına engel olur. Özellikle kuru saçlarınız varsa, ekstra nem yüklemek için bir nem maskesi uygulayıp yatmadan önce saçınızı bir duş başlığı veya bone içinde toplamanız yeterli.
İpek veya saten yastık kullanmak
Pamuktan farklı olarak ipek ve saten sürtünmeyi önleyip saçın doğal yağlarını korumasına yardımcı olur, bu da saçınızın çekilmesini, gerilmesini, dolaşmasını ya da kırılmasını engeller. Bu çözüm özellikle daha kırılgan, hasara ve kabarmaya meyilli bukleler için çok önemlidir.
Estetica Dergisi-Hairist projesi olarak gerçekleştirdiğimiz “Güzelliğin Peşinde” belgesel serisinde Kırklareli’den Kuaför Emine Küçük, kuaförlüğe başlama serüvenini, deneyimlerini, mesleki gelişimini ve duygularını bizlerle paylaştı.
İşte Emine Küçük röportajından öne çıkan alıntılar:
“Kuaförlük hikayem 1995 yılında başladı. Liseyi bitirdim ve kendimi bir kuaför salonunda buldum. İlk başlarda hiç istemiyordum, hatta çok ağladım. Kız kardeşim yaz döneminde kuaför salonunda çalışmak istedi. Bizim de bir tanıdığımız vardı, ona, ‘Gel çalış’ dedi. Onunla birlikte ben de gittim. Sonra Bahar Abla, ona ‘Ben böyle çalışamam, sen yaz döneminde çalışıp okul başlayınca gideceksin. yetiştirebileceğim bir eleman arıyorum,’ dedi. Sonra dayımın kızı, bana “Sen kalsana, sonuçta liseyi bitirdin, senin için iyi de olur” dedi. Ben de onu kırmamak için başladım. Ağlayarak işe gittiğimi biliyorum ama babam iflas etti, annem, babam çok yaşlıydı, çalışmak zorunda hissettim ki en başta yetiştirildiğim için çok cüzi paraya çalışıyorum. Ancak hep başka bir iş arayışındayım ama bir yandan da ilerleme kaydediyorum, ustam benden çok memnundu, hatta soğukta dışarıda kalmayayım diye bana bir süre sonra anahtar verdi, salonu ben açmaya başladım. İlk üç-dört yılım hep ‘Acaba bir devlet dairesinde çalışabilir miyim?’ diye düşünerek geçti. Üniversite okumak isterken kendimi birden kesilen saçları süpürürken buldum. O da bana çok dokunuyordu, biliyor musunuz? ‘Ben bunu niye yapıyorum?’ diyordum. Herhalde küçümsüyordum. Ama şimdi kuaför olmaktan dolayı çok mutluyum. İyi ki olmuşum. Bunda ustamın da payı çok büyük.“
“Bahar Abla’ya işten ayrılacağımı söyleyince bir süre küs kaldık. Tabii, çok uzun süre bir yerde çalışınca abla-kardeş gibi oluyorsunuz. Şimdi o küskün kaldığımız döneme üzülüyorum çünkü benim hayatımda çok önemli bir rolü var ama o dönem biraz küskün geçti. Tabii küs kalmadık, sonra barıştık.”
Emine Küçük, Kırklareli
“2003’te kendi iş yerimi açtığımda müşterilerim hep Metin Bahçecik salonuna ya da Akmerkez’deki MOS’a gidip saçlarını yaptırırlardı. Derdim ki, “Ne var? Niye gidiyorlar bu kadar”… Ben de ara sıra gider, oralarda saçlarımı kestirirdim ama kuaför olduğumu hiç söylemezdim. Onların neyi nasıl yaptıklarını hep gözlemlerdim. Fönü nasıl çekiyorlar, saçı nasıl kesiyorlar?.. Biz tabii ustamızdan gördüğümüz şekilde yetiştik. Sonrasında birçok eğitim alarak kendimi geliştirdim.”
“7. yılımda kuaför salonu yapmak üzere kendime bir apartman dairesi satın aldım. O süreç biraz uzadı ama sonunda oraya geçtim ve geçişim muhteşem oldu. Hairist Kuaförler Kongresi’ne katılmıştım. Orada Altıpatlar Mimarlık ile tanışma fırsatı buldum. Çalışmalarına baktım. Bahçecik, Mehmet Tatlı, Erdem Kuaför gibi salonlarla çalıştıklarını gördüm. Tarzları bana çok uygundu.‘Bir salon açtığımda Altıpatlar Mimarlık ile çalışmalıyım’ dedim. Kırklareli bilmedikleri bir şehir, başta pek gelmek istemediler, hiç umutları yokmuş, hatta , ‘En kötü Kırklareli’de bir yemek yer, döneriz’ demişler ama tanıştıktan sonra birbirimizi anladık. Hatta onlarla çalıştıktan sonra, salonumuz tasarımıyla çok önemli bir dergide, Estetica Dergisi’nde haber oldu.”
Dünyanın en çok konuşulan kadınlarının başında gelen Kardashian ve Jenner kardeşlerin kuaförü olan Jen Atkin, saç bakımı ve şekillendirme ipuçları ile 2021 sonbahar saç trendlerini paylaştı.
Kuaför, girişimci ve influencer Jen Atkin, Instagram’da 4 milyonu aşkın kişi tarafından takip ediliyor. Müşterileri arasında Gigi, Bella Hadid ve Hailey Bieber gibi birçok ünlü yer alıyor. Kendi saç bakım markası Ouai ‘yi kurdu.
Müşteriler kışın bakım rutinlerini nasıl değiştirmeli?
Jen Atkin: Kışın hava büyük bir rol oynuyor. Doğru fön makinesi aparatını kullanmak saçınıza yardımcı olacaktır. Kütikül soğuk bir fön makinesi ile yumuşatılır, böylece saç güzelce, pürüzsüz bir şekilde uzanır. Ancak şampuandan maskeye, doğru ürünler kullanmak önemli. Müşterilerin uygun bir şampuan, saç kremi ve saç bakımına, şekillendirme araçlarına, bitiş kremlerine, saç yağına yatırım yapmalarını öneriyorum. Ancak daima kendi saç tiplerine göre geliştirilmiş bir ürün tercih etmeliler.
En iyi saç bakımı ipuçlarınız nelerdir?
Jen Atkin: İki farklı şampuan kullanın. Yağlı bir saçınız ve kuru uçlarınız varsa, bu şimdiye kadarki en iyi ipucu. Saç kremi ve maskeler saç derisine ait değildir. Uçan saçları yatıştırmak için bir diş fırçasına saç spreyi sıkarım. Saç çizgisinde hacim yaratmak için doğrudan saç diplerinize kuru bir şampuan püskürtün. Ya da ellerinize püskürtüp saç diplerinize sürün. Ayrıca bir fırçanın üzerine hafif bir saç spreyi sıkabilir ve saçınızı baş aşağı alttan üste doğru tarayabilirsiniz.
En büyük stil hataları nelerdir?
Jen Atkin: Fön çekerken hava akımının gücünü veya ısıyı kullanmak zorunda değilsiniz.
Şu anda hangi trendlerden söz edebiliriz?
Bella Hadid (Onstagram @jenatkin)- Sonbahar boyunca doğal dokulu sağlıklı saçlar trend olmayı sürdürecek.
Linda Evangelistanınki (Instagram @lindaevangelista) gibi kısa saç modelleri daha da rağbet görebilir.
Jen Atkin: Doğal Dokular ve Sağlıklı Saçlar. Tepeden tırnağa saça ve cilde özen göstermek ve her ikisini de bolca nemlendirmek. Sonbaharda parlak, ışıltılı saçlar göreceğiz. Saç aksesuarları Amerika Birleşik Devletleri’nde çok popüler. Klipsli ve küçük atkuyruklu, şakaklarda sevimli küçük boho örgüler. Pandemi bittiğinde 1920’lerde veya ABD’deki Büyük Buhran sonrasında yaşananlara benzer eğlenceli renkler, kesimler ve saç modelleri göreceğimize eminiz. İnsanlar kendilerini yeniden ifade etmek isteyeceklerdir. At kuyruğu ve üst örgülerden bıkacaksınız. Christy Turlington ve Linda Evangelistanınki gibi daha kısa saç modelleri bekliyorum. Ancak balyaj da sık sık tazelenmesi gerekmediği için popülerliğini korumayı sürdürecek.
Pandemi nedeniyle dijital olarak gerçekleşen Yılın Kuaförü Yarışması 2020 ödül töreninde Kesim & Renklendirme Kategorisi Birincisi ve “Yılın Kuaförü” unvanını alan Volkan Hazırcı ile söyleştik.
Volkan Hazırcı, İstanbul
Hairist Yılın Kuaförü Yarışması
2020 Kesim & Renklendirme Kategorisi Birincisi ve Yılın Kuaförü
Hairist Yarışması’na neden katılmak istediniz? Beklentileriniz neydi?
Mesleğimle ilgili sürekli takip halindeydim. Özellikle sektörümüzün önde gelenleri Yıldırım Özdemir, Mahmut Ebil, Sabit Akkaya, Metin Bahçecik ve Erdem Kıramer’i sürekli izliyordum. Tüm organizasyonlarda ortak bir dildi Hairist. Katılımcılara baktım ve “Neden ben de olmayayım?” dedim ve katıldım.
Yarışmaya nasıl hazırlandınız?
İzledim, sadece izledim. Uzun süre seyirci koltuğundaydım. Kendimce net bir çizgim ve düşüncem vardı. Hoşuma giden bir şeyden ilham almalıydım ve bu rakiplerimden farklı olmalıydı. Öyle de oldu. Misafirliğe gittiğim bir akraba evinde, tv üzerindeki dantelden esinlendim. Yani el emeğim başka bir el emeğinden esinlenerek çıktı.
Beklentileriniz gerçekleşti mi?
Açıkçası beklemiyordum. Kendi kendime, “Ya Volkan, şu yapılan saçlara bak, bir de senin yaptığına bak. Farklı olayım derken batırdık mı acaba?” dedim ama 2020 “Yılın Kuaförü” unvanını almak çok güzel bir duygu.
Yarışmanın kazananları bu yıl ilk defa sanal ortamda açıklandı. Ekran karşısında olmak sahneye çıkmak kadar heyecanlı mıydı? Kazandığınızda neler hissettiniz?
Hairist’in tüm yarışmalarında bulundum. Tabi ki o kadar yıl izledikten sonra, siz de bir gün onurlandırılmayı hayal ediyorsunuz. 7-8 kez alkışladıktan sonra, artık alkışlanmak istiyorsunuz. Şans bu ya, bize denk geldi pandemi. Sahne heyecanı kadar olmasa da sanaldaki hazırlık, yarışmacıların ve jürinin özeni harikaydı. İlk deneyimimdi zaten, konuşmakta güçlük çekmiştim.
“Yılın Kuaförü” unvanına sahip olmak nasıl bir duygu? Bu ünvanın size daha fazla sorumluluk yüklediğini düşünüyor musunuz?
Evet, bir yıla damga vurmak harika bir duygu. Ben böyle zamanlarda, meslektaşlarımla beraber olacağım için hep heyecanlanmışımdır. Onlarca “dünyanın en güzel mesleğini” yapanlarla bir aradasın, bu müthiş bir şey. Bu ünvan ile beraber tabii ki gözler üzerinde oluyor, bu da insanı bir sorumluluğa itiyor. Bir proje üzerinde çalışıyorum, eğer gerçekleştirirsem dünyada bir ilk olacak. Heyecanlıyım. Meslektaşlarıma da ilham verebilirsem ne mutlu bana!
Kesim ve renklendirme konusunda bugüne kadar ne tür eğitimler aldınız? Kendinizi nasıl geliştirdiniz?
Kesimde ustam Çetin Karakoç’tur; bende çok emeği var, sağ olsun. Halen Beşiktaş’ta faaliyette olan 3 salonu var. Temelimi ustam ile atıp ülkemdeki değerli kesim uzmanlarından farklı yerlerde eğitimler aldım. Renklendirmeyi ise çok seviyorum. 5 ülkeye gittim; ikisi boya fabrikası olmak üzere boyaların formülasyonunu hazırlayanlarla görüşme fırsatı buldum. Yıllardır elimize alıp sıktığımız boyaların hazırlandığı yerde olmak beni çok heyecanlandırmıştı. Çünkü saç renklendirmeyi çok seviyorum.
Türkiye ve dünyada örnek aldığınız isimler var mı?
Olmaz mı? Var tabi ki. Bunu müsaadenizle ticari ve kreatif olarak ikiye ayırmak istiyorum. Türkiye’de ticari çalışmalarda örnek aldığım başarılı bulduğum meslektaşlarım Özden Kürtür, Cem Salbaz, Yıldırım Özdemir. Cem Gümüş, genç yaşına rağmen harikadır; bence 5 seneye kadar Türkiye’nin adını dünya çapında andıracak bir değer. Keza, Mustafa Akkuş ve Emrah Demirci de öyle. Kreatifte ise aynı sektörü paylaşmaktan mutlu olduğum ve kanaatimce dünya çapında ilk beşte yer alacak olan ismi en başa yazmak istiyorum: İzzet Tabak. Ayrıca Taner Yıldız, Serap Aykut ve yine genç yaşına rağmen çok beğendiğim Çağlar Çiçek… Ülkemdeki kuaförler gerçekten çok başarılı.
Volkan Hazırcı, Hairist Yılın Kuaförü Yarışması 2020 Kesim & Renklendirme Kategorisi Birincisi ve Yılın Kuaförü
Kesim ve renklendirmede başarının sizce yüzde kaçını yetenek, yüzde kaçını eğitim oluşturuyor?
Buna işi sevmek desem çok mu duygusal bir cevap olur? Eğitim bu işin olmazsa olmazı. Ama başarının başlangıcı sevmek… Yaptığım işi sevdiğim için eğitimlere gittim. Yüzdeye vuracaksak yüzde 70 eğitim, yüzde 30 yetenek derim.
Yarışmanın sonucunu ekran karşısında beklerken neler hissettiniz? Bu sonucu bekliyor muydunuz?
Yani yıllarca canlı canlı gördüğüm, görüştüğüm insanlarla aynı ortamda olamamanın yarattığı bir hüzün vardı ama heyecanlıydı. Erkan Bey (Erkan Güzel) o kadar profesyonelce sundu ki, sanki yıllardır online canlı yayın yapıyor gibiydi. Sonuca gelince, inanın hiç beklemiyordum, çok şaşırdım.
Sizce iyi bir kesim ve renklendirmenin olmazsa olmazları neler?
Benim en önem verdiğim nokta yapılacak işlemi planlamak. Gözümü kapattığımda o modeli misafirimle uyumlu görüyor muyum, saç yapısı ve mevsim ile uyumlu mu, bunlara önem veriyorum.
Genel olarak çalışmalarınızda nelerden esin alıyorsunuz?
Ödül aldığım saçta, en başta da belirttiğim gibi, esin kaynağım misafirliğe gittiğim bir evde, tv üstünde duran danteldi. Kreatif çalışmaları sadece kafamda yaparım, uygulamaya gelince hep bir bahane… Sanırım o konuda tembelim. Kafamdaki modeli genelde hiç olmadık objeden çıkarıyorum.
Yarışmanın size ne tür katkıları ve getirileri oldu?
Mevcut saygınlığınız daha da artıyor, tabi bu da insanı onurlandırıyor.
Geleceğe ilişkin hayalleriniz ve planlarınız nedir?
Sektörümüzün ön planda olduğu yarışmaların heyecanla takip edildiği zamanları daha çok görmek istiyorum. Hiç durmadan sürekli kendimi geliştirmek istiyorum, çünkü sektör koşuyor ve durduğum an geride kalacağımın farkındayım. Sürekli yeni şeyler denemek, denemek, bazen yanılmalar da olsa ısrarla denemek…
Her iki birinciye de meslek hayatlarında başarılarının devamını diler, tebriklerimizi sunarız.
Pandemi nedeniyle dijital olarak gerçekleşen Yılın Kuaförü Yarışması 2020 ödül töreninde Şekillendirme-Topuz Kategorisinde birinciliği alan Mersin’den Pınar Eyinç ile söyleştik.
Pınar Eyinç, Mersin
Hairist 2020 Yılın Kuaförü Yarışması
Şekillendirme & Topuz KategorisiBirincisi
‘Yarışmaya kendi yeteneklerimin derecesini ölçmek için katıldım. Özel bir hazırlık yapmadım. Sosyal medya için hazırladığım bir çalışmayı sundum.
Açıkçası beklentilerimin çok daha fazlası oldu, çünkü daha önceki finalistlere bakınca benim çalışmamın ya birinci olacağını ya da hiç finale kalmayacağını düşündüm, çünkü şimdiye kadar benim baktığım açıdan hiç bakılmamıştı.
Daha önce sahne deneyimim oldu. Sahne daha heyecanlı ama bulunduğumuz dönemi düşününce mümkün olabilecek en iyi ortam ayarlanmıştı. Ben şaşkınlık ve heyecan içindeydim.
Benim için kuaförlük sanatının her alanı ayrı kıymetli. 2020 itibarıyla bir markanın kesim eğitmenliğine başladım; kesim ve boya konusunda da oldukça iddialıyım.
Sizce iyi bir topuzun olmazsa olmazı nedir? Meslekte yeni olanlara ve bu konuda uzmanlaşmak isteyenlere neler önerirsiniz?
Bence topuzun olmasa olmazı şu: Kişi ile bütünleşmeli. Uzmanlaşmak isteyenlere tavsiyem tekniklere detay ve sevgi katmaları.
Yarışmadaki rakiplerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hepsinin ayrı ayrı çok yetenekli sanatkarlar olduklarını düşünüyorum.
Topuz alanında daha önce ne tür eğitimlere katıldınız? Eğitim konusunda neler söylemek istersiniz?
Yurtiçi, yurtdışı ve sosyal mecralardan birçok eğitime katıldım. Eğitim benim için sanat felsefesi.
Topuz konusunda Türkiye ve dünyadan kimleri takip ediyorsunuz? Örnek aldığınız isimler var mı?
Evet, Eğitmen Sharon Blain, Reem Shavrit ve Angelo Seminara.
Kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz?
Öncelikle eğitimlerle… Ayrıca salonumun sakin olduğu vakitlerde videolarla sosyal mecralarda denemeler yapıyorum.
Ustanız, öğretmeniniz kimdi? Size yol gösteren biri oldu mu?
Vizyonumu geliştiren Demet Türkad, sanatıyla bende iz bırakan
Estetica Dergisi-Hairist projesi olarak gerçekleştirdiğimiz “Güzelliğin Peşinde” belgesel serisinde Adana’dan Doğan ve Gökay Demirkıran kardeşler, yokluktan gelen serüvenlerini ve mesleki gelişimlerini adım adım bizlerle paylaştı.
İşte Doğan ve Gökay Demirkıranröportajından öne çıkan alıntılar:
Doğan Demirkıran
“2001 yıldan bu yana bu meslekle uğraşıyorum, kardeşim Gökay Demirkıran ile uzun yıllardır beraberiz. Ortaokula giderken hem okuyup hem çalışıyordum. Abim ve dayım kuaför. 11 yaşında salona gitmeye başladım. Açıkçası okumakta gözümüz yoktu, kendimizi bu mesleğe verdik.”
“Yaptığım mesleği gerçekten çok seviyorum. Kadınlarla muhatap oluyorsunuz ve farklı meslek gruplarından pek çok insan tanıyorsunuz, çevre ediniyorsunuz. Örneğin, bir devlet dairesinde bir işiniz olduğunda, orada bir müşteriniz olabilir ve size hemen yardım eder”
“Bu meslekte çekirdekten yetişme diye bir şey var. Abim ve dayım kuafördü ama inanın bir yabancıyla çalışmaktan daha zordu ama yine de bize mesleği sevdirdiler.”
“O zamanlar bizim salon açabilecek bir gücümüz yoktu. Annemin altınlarını bozdurup salon açmıştık. Yokluktan geldik. Kuzenimin salonundan ayrıldığımızda önce pek anlayamadı ama sonradan kendisi de aynı yoldan geçtiği için hak verdi. İlk salonumuz kırsal bir bölge olarak tabir edebileceğimiz bir yerde, beş koltuklu bir salondu. Sadece Gökay Bey, ben ve tek bir manikürcümüz vardı.”
Gökay Demirkıran
“Okul zaten sallantılı gidiyordu, abim sürekli çalışıyordu, ben geziyordum, kendimi boşlukta hissettim, onlarla çalışmaya başladım. Bu işe kül tablalarını boşaltmakla, yerleri süpürmekle başladık.. Lisedeyken okulu bıraktım. Askerlikten sonra kendi işimizi kurduk. İlk salonumuzu açtığımızda, “Yapamazlar” dediler ama çok şükür altından kalktık.”
“Önce o muhitin insanını kazandık. Çok azimli çalışırdık. İnsanlar izin günlerinde gezerler, tatil yaparlar, değil mi? Biz izin günlerimizde salonda topuz çalışırdık. Kaynak saçlarda renkler denerdik. Hırslıydık. Sonra bir şeyler olmaya başladığını hissettik ve arkamıza bir firmayı almak istedik. Beş koltuklu salon bize yetmemeye başladı. İkinci tuttuğumuz salonda tavan epey yüksekti, “Buraya ikinci bir asma kat yapabiliriz,” dedim ve salonu komple tadilata soktuk. O muhite göre bayağı iyi bir salon olduk. Dijitalde ön planda olan ürünlere baktığımızda hep karşımıza Schwarzkopf çıktı. Salon tadilattayken ilk firmamızla, Schwarzkopf ile anlaştık. Hiç unutmuyorum, sözleşmemiz 40 bin TL idi. Korka korka imzalamıştık. Bazı şeylerin değiştiğini hissedince hamle yapmak gerekiyordu, doğru adımları attığımızı düşünüyorum. Salonu yenileyip Schwarzkopf’la anlaştıktan sonra, dijitali de hiç bırakmadık ve insanlar başka kuaförlere bizim yaptığımız saçları gösteriyorlardı. Çünkü biz mahalle arasındaydık. Sonraları bu sorunu da aştık. Sürekli gelmeye başladılar ama salon da yetmiyordu. Ondan sonra Türkmenbaşı’nda 220 küsur metrekarelik ikinci şubemizi açtık.”
Bölgesel yağlanmalar için geliştirilen ve cerrahi olmayan liposuction olarak adlandırılan yeni Aqualyx enjeksiyon yönteminin etkinliği pratisyen cerrahlar tarafından bile kabul görüyor.
Kilo vermenin vücuttaki yağ birimini kalıcı olarak giderdiğine ilişkin yaygın inanışın aksine, Vücut hatlarının uyumunu bozan bölgesel yağlanmalar aşırı kilonun varlığına bağlı değildir, zayıf kişilerde bile bulunur.
Gıdıdan kurtulmanın, uyluktaki yağları anında almanın ve bedeninizdeki diğer dengesizliklerden kurtulmanın neredeyse tek etkili yolu liposuction’dır.
Bugüne kadar cerrahi olmayan hiçbir liposuction, cerrahi yöntem kadar etkili değildi. Lenfatik drenaj ve ultrasonik kavitasyon gibi cerrahi olmayan yağ düzeltme yöntemleri ya hafif bir etkiye sahiptir ya da birkaç ay düzenli kullanım gerektirir. Cerrahi olmayan liposuction olarak adlandırılan yeni Aqualyx enjeksiyon yönteminin etkinliği ise pratisyen cerrahlar tarafından bile kabul görüyor.
Aqualyx Lipolitik nedir?
Görsel: Shijiazhuang Tiantian Technology
Aqualyx, deoksikolik asidin modifiye edilmiş sodyum tuzunu içeren bir formülasyondur. Deoksikolik asit karaciğer tarafından sentezlenir, yani vücutta sürekli bulunur. Bu nedenle enjeksiyonu vücut tarafından olumlu algılanır ve toksik bir etkiye yol açmaz.
Lipolitik “Aqualyx” yağ hücrelerinin zarını çözüyor. Lokal yağ birikintileri yavaş yavaş yok edilerek lenfatik sistem tarafından vücuttan atılıyor. Uzun süreli etki için tasarlanan Aqualyx’in özel jel formülü, birkaç gün süresince depolanmış olan yağı yok etmeye devam ediyor.
Bu ameliyatsız liposuction yöntemi, lokal yağ birikimlerinin olduğu bölgelerde, genellikle karın, bacak, iç uyluklar, selülit biriminin olduğu alanlar, erkeklerde büyümüş göğüsler, dizlerin iç tarafı, yağ bezeleri ve ensedeki yağ birikimlerinde kullanılıyor. Aqualyx prosedürünün etkisi, işlemden 20-30 dakika sonra fark edilir hale geliyor. Sonuç: daha güzel ve uyumlu vücut hatları!
Prosedürün ne sıklıkla tekrarlanması gerektiği duruma bağlı olarak farklılık gösteriyor. Biri için bir seferlik Aqualyx enjeksiyonu yeterli olurken bir diğeri için daha fazlası gerekebiliyor. Ancak, genellikle her biri üç haftada bir olmak üzere 3-4 işlem gerektiriyor.
Aqualyx enjeksiyonu nasıl yapılır?
Aqualyx’in sahip olduğu teknolojiye intralipoterapi adı veriliyor. Yağ dokusuna enjeksiyonu mümkün kılan 7 ila 10 cm uzunluğunda küt uçlu iğneler kullanılıyor. Can acıtmayan ve kolay bir işlemdir. ancak ağrı eşiği çok düşük ya da aşırı duyarlılığı olanlarda lokal anestezi tavsiye edilebiliyor. İşlemin süresi genellikle 10 dakikayı geçmiyor.