Ana Sayfa Blog Sayfa 34

Kötü Alışkanlıkları Bırakmanın Sırrı Bilinçaltı Programımızda

0
kötü alışkanlıkları bırakmanın sırrı - sigara

Sigara, alkol ya da her fırsatta bir şeyler yemek vb. kötü alışkanlıkları bırakmak istiyor ama bir türlü iradenize hakim olamıyor musunuz? Bu, bilinçaltınızın tasarlandığı şekilde çalıştığı anlamına gelir: Bilinçaltı, belli davranış kalıpları ve otomatik tepkiler yaratır.

Beynimiz bilgisayardan farksızdır, genellikle kendi programlarımızı yazarız. Ancak bazen iyiliğimize ve sağlığımıza hizmet etmeyen bir program yazdığımızı çoğu zaman fark etmeyiz. Peki, yazdığımız bu yanlış programı nasıl yeniden yazabiliriz?

Alışkanlık Tepkiniz Nasıl Çalışır?

Çoğu insan alışkanlıkların tetikleyici durumlar karşısında verilen alışılmış tepkiler olduğunu düşünür. İşte kötü bir gün geçirdikten sonra eve gelip koca bir kap dondurmayı yemek gibi…Aslında olan şey, belli bir tetikleyicinin ardından gelen hoş olmayan duygular, düşünceler ve bu duygu ve düşüncelerden kaçmaya yönelik alışılmış tepkilerdir.

Düşüncelerin sözlü ya da bilinçli olmaları da gerekmez. Düşüncelerimizin %90’ının bilinçsiz olduğu söylenir, bu yüzden tam olarak hangi düşüncelere sahip olduğumuzu bilmeye çalışmak, yer altına gömülü bir samanlıkta iğne aramak gibidir.

kötü alışkanlıkları bırakmanın sırrı

Bazı alışkanlıkların bizim için iyi olmadığını biliyor ama yine de yapıyoruz. Bunun arka planında genelde kaygı ve stres vardır. Bilinçaltı zihnimiz, “Kaygı, kötü! Çabuk, bizi bu histen uzaklaştıracak şeyi yapalım,” der.

Bu duygunun -endişe, stres veya bir şeyi yapma dürtüsü- fark ettiğiniz anda, bir seçim noktasındasınız demektir. Kolayca farklı bir seçim yapabilmeniz için zihninizdeki bilinçaltı programınıı değiştirmeniz gerekir.  

Kötü Alışkanlıkları Nasıl Bırakabiliriz?

Duygular enerjidir ve enerjinin özgürce hareket etmesi gerekir. Ancak endişeli, üzgün ya da benzer bir duygusal durumda olduğumuzda, bu, enerjimizin vücudumuzda akmadığı ve düzgün bir şekilde dengelenmediği anlamına gelir. İşin sırrı, kötü alışkanlığınızı tkrarlamaya yönelik bir dürtü hissettiğiniz her an yapabileceğiniz basit bir şey seçmektir.

sigara

Squat, diğer alt vücut egzersizleri, koşu, dans… Canınız örneğin her sigara çektiğinde squat yapmaya ya da dışarı çıkıp koşmaya başlayın. Bunu yeterince sık yaptığınızda alışkanlığınızı yeniden düzenleyebilirsiniz. Bu yaklaşımın basitliği sizi caydırmasın. Bu, o anda sigara içmekten vazgeçmeye çalışmaktan çok daha güçlü bir yöntemdir. Bunu her yaptığınızda, beyninizdeki nöral yolları değiştirirsiniz. Kullanılmayan yollar ölür ve ardından yenileri inşa edilir. Düşündüğünüzden daha hızlı gerçekleşirse şaşırmayın.

Kişisel Tarzınızı Bulmaya Yardımcı Olacak İpuçları

0
kişisel tarzınızı bulmaya yardımcı ipuçları

Moda, kendimizi ifade etmenin en ideal yollarından biri. Giysilerimiz aracılığıyla insanlara söyleyebileceğimiz ve çevremizdeki dünyayla iletişim kurabileceğiniz çok şey var. Seçtiğiniz kıyafet ve aksesuarlar, herkesin kişiliğinizi ve sizi neyin farklı kıldığını anlamasını sağlar. Bu yüzden kişisel tarzınızı bulmak hafife alınmayacak kadar önemli.

Son yıllarda modanın bir kişisel ifade aracı olarak gücü daha çok kabul gördükçe, pek çok kişi modayı kim olduklarını ifade eden yeni ve yaratıcı şekillerde kullanıyor. Kalabalıktan sıyrılıp kendi tarzınızı bulmakta zorlanabilirsiniz, ancak ilgi alanlarınız doğrultusunda alışverişe başladığınızda bu kolay.

Neyi Sevip Sevmediğinizi Düşünün

Tarzınızı bulmak için işe önce neyi sevip neyi sevmediğinize kafa yorarak başlayın. Hepimizin belirli tercihleri, kendimize özel tuhaflıkları var. Bu da giyim ve aksesuar tercihlerimizde bize yön veriyor.

Belki mavi ve yeşili çok seviyor ve kırmızıya asla evet demiyorsunuz ya da daima siyah diyenlerdenseniz. Hoşunuza giden ve gitmeyen temel şeyleri belirleyerek giyim tarzınız üzerine kafa yorun. Bunu yaptığınızda, trendleri körü körüne takip etmekten ya da bir hevesle satın alıp gardrobunuzda öylece bekleyen kıyafet alışverişlerinden kendinizi kurtarmış olursunuz.

kişisel tarzınızı bulmaya yardımcı ipuçları

Temel Parçalarınızı Seçerek Başlayın

Giyiminizde genel olarak neleri tercih ettiğinizi belirledikten sonra tarzınızı nasıl bulacağınız fikri kolaylaşıyor. Bu aşamada artık temel kıyafetlere odaklanıp kendi kapsül gardırobunuzu oluşturabilirsiniz. Herkesin gardrobundaki temel parçaları farklıdır. Bu parçaları, kişisel tercihleriniz ve beğenileriniz doğrultusunda oluşturduğunuzu unutmayın. Sırf bir şey moda diye, çok da hoşunuza gitmeyen bir giysiyi asla satın almayın.

Birinin gardrobundaki temel giysileri rahat gömlekler, yumuşak ve rahat pantolonlar iken bir başkasının ki taytlar, crop bluzlar ve swetshirt’ler olabilir.

Diğerlerinden daha çok beğendiğiniz belirli bir kıyafetiniz var mı? Bunu, kapsül gardırobunuzun geri kalanını seçmek için bir rehber olarak kullanabilirsiniz.

stil

Rahat Hissetmeye Öncelik Verin

Giyim tarzınızı nasıl bulacağınızı düşünmek sizi bazı dolambaçlı yollara götürebilir. Yeni şeyleri, zor kıyafetleri, rahat olmasa da şık ve farklı görünen giysileri seviyor olsanız da daima her yerde giyebileceğiniz rahat kıyafetleri tercih etmenizi öneririz.

stil

Trendleri Yoksayın

Kişisel tarzınızı netleştirirken güncel trendleri göz ardı etmenizde fayda var. Günün trendleri, sizi bir dehe elinizi bile sürmeyeceğiniz yanlış alışverişlere sürükleyebilir. Modaya uygun giysilerden uzak durup klasik ve zamansız temel giysileri ercih ettiğinizde, daima şık ve kendiniz gibi hissetmeniz işten bile değil.

Kendi kişisel stiliniz yıllar içinde değişebilir. Moda dergilerinin ya da Instagram fenomenlerinin zevkine göre değil, kendi zevkinize göre satın almaya çalışın. Sonuçta fenomenleri, markalar adına size ürünü satın aldırmak için çalışan birer ajan gibi düşünün.

Yaşam Tarzınızı Dikkate Alın

Kişisel stilinize karar verirken yaşam tarzınızı da dikkate almayı unutmayın. Herkesin farklı bir yaşam tarzı vardır ve bu, giymeyi tercih ettiğiniz giysiler üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

Bazı insanlar her gün yogaya gider ve olabildiğince dışarıda olmak ister. Bazı insanlar evden çalışır ve toplantı yaparken veya uzaktaki bir ekibi yönetirken sıcak ve rahat hissetmeye ihtiyaç duyar. Günlerinizi nasıl geçirirseniz geçirin, kıyafetleriniz ruh halinizde ve görünümünüzde önemli bir rol oynar. Parlak renkler sizi neşeli tutabilirken, nötr renkler kıyafetlerinizi kolayca karıştırıp eşleştirmenize yardımcı olabilir.

Ten Renginize Uygun Nötr Saç Renkleri

0
sağlıklı saç

Saç renginizi genleriniz belirler. Ancak, çeşitli çevresel faktörler ve yaşam tarzı değişiklikleri nedeniyle zamanla saç renginiz değişebilir. Çoğu insan doğal saç renginden memnun değildir. Bazıları saç boyalarını saçlarındaki beyazları kapatmak için kullanırken, bazıları da yeni bir görünüm elde etmek için kullanır. Saç rengini sınıflandırmak için genellikle sıcak ve soğuk tonlar kullanılır. Sarı alt tonlu renkler “sıcak” , mavi alt tonlu renkler ise “soğuk” olarak adlandırılır. Bir de doğal görünüm için ideal olan nötr saç renkleri vardır.

Nötr saç renkleri hem sıcak hem de soğuk cilt tonlarına uygundur. Siyah ve kahverenginin açık ve koyu tonları gibi saç renkleri, tüm cilt tonlarıyla güzel bir şekilde eşleştiği için nötr renkler olarak adlandırılabilir.

nötr saç rengi

Soğuk cilt tonuna sahip kişiler, açık tenli olduklarından ve ciltlerinde bir buğday tonunu da barındırdıklarından dolayı, her zaman nötr bir tonu tercih etmelidir. Açık tenliler kızıla çalan sarıdan ya da altın sarısından kaçınmalı, bunun yerine küllü tonları veya diğer nötr tonları denemeliler.

Saçlarınızın kökten uca tek renk olmasını istiyorsanız tercihinizi nötr bir renkten yana kullanın. Nötr veya küllü bir renk elde etmek için, önce profesyonel bir kuaföre başvurmalı ve daha önce uygulanmış boyanın tüm izlerini saçtan çıkarmalısınız. Ama eğer saçınızı evde kendi başınıza boyuyorsanız, o zaman her zaman etiketinde ‘küllü’ veya ‘nötr’ yazan bir boya satın almaya dikkat edin.

Genel olarak beyaz, siyah ve kahverengi tonları saç rengi açısından nötr kabul edilir. Ancak konu saç olduğunda asıl nötr renk kahverengidir.

makyaj hataları

Nötr renklerdeki sorun, gerçekten parlak bir renge erişene kadar en az birkaç uygulama gerektirmesidir. Nötr renk, küllü renkle de karşılaştırılabilir. Mükemmel bir nötr ton elde etmek için ilk aşamada saçınızı küllü bir renge boyatmalı, ardından en az iki ila üç kez şampuanlayarak, küllü renğin yavaşça kaybolmasını sağlamaktır. Böylece renk yerini mükemmel bir nötr renge bırakır.

Nötr saç renkleri herkese yakışır çünkü hem sıcak ve soğuk alt tonlara hem de açık, orta ve koyu ten tonlarına uygundur.

Doğal ve nötr saç rengi arasındaki fark nedir?

Doğal saç renkleri tek pigmentli renklerdir. Sıcak (altın, bal, karamel, açık kahverengi, açık kumral) ve soğuk (koyu kahverengi, kül sarısı ve koyu kumral) olabilirler. Nötr saç rengi ise tüm ana renklerin dengeli bir karışımıdır. Genellikle kahverengi, beyaz ve siyah tonları nötr kabul edilir.

Kuru Ciltler İçin Nemlendirici 11 İpucu

0
kuru ciltler için bakım

Cansız ve mat görünen kuru ciltler, ekstra dikkat ve bakıma ihtiyaç duyar. Sadece nemlendirici kullanmak tek başına yeterli olmayabilir. Ancak, endişe etmeye gerek yok, çühkü cildinizin nem tutma kapasitesini artırmak için yapabileceğiniz pek çok şey var. Kuru cilde sahip olanların daha yumuşak, esnek ve parlak bir cilde kavuşmak için uygulayabilecekleri 11 ipucunu paylaşıyoruz.

1. Ilık Su Kullanın

Duş alırken veya yüzünüzü yıkarken suyun çok sıcak olmamasına dikkat edin. Suyun sıcaklığı cildinizi nemli tutmada önemli bir rol oynar. Sıcak su yerine ılık su kullanın. Ilık su cildinizin daha fazla kurumasını önler.

2- Hindistan Cevizi Yağı Kullanın

Hindistan cevizi yağı, nemi cilde hapseden yağ asitleri ile yüklüdür. Cildi yumuşatır ve pürüzsüzleştirir. Duş aldıktan hemen sonra veya gece yatmadan önce cildinize hindistancevizi yağı sürün.

Tretinoin - cilt bakımı

3. Kokusuz Bir Yüz Temizleyici Kullanın

Parfüm içeren temizleyiciler, cildinizi tahriş edebilecek sert kimyasallar içerir. Vücudunuz ve yüzünüz için nazik, koku içermeyen bir temizleyici kullanın. Bu tür bir ürün cildin doğal nemini korur.

4. Hyaluronik Asit Serumu Uygulayın

Cildinizi nemli, dolgun ve parlak tutabilmek için düzenli olarak hyaluronik asit serumu kullanmaya dikkat edin. Kuru ciltlerde, yağ bezleri cildikırışıksız ve dolgun tutmak için yeterli yağ üretmediği için daha hızlı yaşlı görünmeye eğilimlidir. Hyaluronik asit, su tutma kapasitesi ile bilinir. Gündüzleri nemlendirici, güneş kremi ve makyadan önce kullanabilirsiniz.

hyaluronik asit

5. Aloe Vera Jel kullanın

Aloe vera, antiinflamatuar ve cildi nemlendirici özelliklere sahiptir. Toniğin ardından yüzünüze aloe vera jeli sürmek cildinizi yatıştırıp besler. Jeli dairesel hareketlerle 5 dakika masaj yaparak uygulayın. Nemlendirici uygulamadan önce 10 dakika bekleyin.

6. Avokado Maskesi Uygulayın

Avokado, güçlü bir antioksidan ve cilt nemlendiricisi olan E vitamini ile yüklüdür. Avokado maskesi cilt kuruluğunu azaltmada etkilidir.. ½ avokadoyu ezin, 1 yemek kaşığı zeytinyağı ve 1 yemek kaşığı süt ekleyin. İyice karıştırın ve maskeyi yüzünüze ve boynunuza uygulayın. Ilık su ile yıkamadan önce 20 dakika bekleyin. Bunu haftada iki ila üç kez yapın.

kuru ciltler için avokado maskesi

7. Yaşlanma Karşıtı Ürünleri Kullanmaktan Kaçının

Yaşlanma karşıtı ürünler kuru ciltlerin uzak durması gereken ürünlerdir. Yine de herhangi birini kullanıyorsanız, kuru cildi tahriş edebilecekleri için retinoid veya AHAsi içermediğinden emin olun

8. Düzenli Olarak Peeling Yapın

Kuru ve soyulan cilt tahriş olmaya daha meyillidir. Soyulan ciltten kurtulmanın en kolay yolu, peeling yapmaktır. Cildin üst tabakasındaki ölü ve kuru deriden kurtulmak için mandelik asit gibi kimyasal peeling kullanın.

kuru ciltler için peeling

9. Duşta Vücut Yağı Kullanın

Duş alırken vücut yağı kullanmaya özen gösterin. Bu şekilde, cildiniz nemli kalır ve ölü deriden de kolayca kurtulabilmenizi sağlar.

10. Cildinizi Güneşten Koruyun

Kuru cildi güneşe maruz bırakmak kuruluk sorununu daha da arttırabilir. Güneşin zararlı UV ışınları cilt yaşlanmasını hızlandırarak kırışıklıkların ve ince çizgilerin erken ortaya çıkmasına neden olur Dışarı çıkmadan önce açıkta kalan cildinize SPF 50 güneş koruyucu uygulayın. Yüzünüzü korumak için bir eşarp ya da geniş kenarlı bir şapka ve güneş gözlüğü takın.

11. Yağ Bazlı Makyaj Kullanın

Su bazlı makyaj kuru ciltler için uygun değildir. Cildinizi daha fazla kurutabilecek dimetikon gibi bileşenler içerebilir. Krem bazlı veya yağ bazlı fondöten ve göz farı, allık ve rujları tercih edin. Doğru makyaj ürünleri cildin soyulmasını önler. Bu tür ürünler cildinizde sağlıklı bir ışıltı ve nemli bir görünü bırakır.

kuru ciltler, kuru ciltler, ku

Şekillendirme İçin 2 Temel Unsur: Doku ve Yoğunluk

0
Kübra Kurt’dan modern ve şık şekillendirme
Kübra Kurt’dan modern ve şık şekillendirme

Saç dokusu ve saç yoğunluğu, saç şekillendirmede büyük rol oynayan ve birbirinden tamamen farklı iki etkendir. Saç şekillendirme konusunda zorlanıyorsanız, bu ikisi arasındaki farkı bilmek önemlidir.

Saç Yoğunluğu Nedir?

Saç yoğunluğu, en basit ifadeyle, saç derinizde santimetrekare başına kaç saç teli bulunduğuyla ilgilidir. Şehirlerin nüfus yoğunluğu gibi, bazı alanlar biraz daha çorak bazıları ise çok yoğun olabilir. Yoğunluğun saç dokusuyla hiçbir ilgisi olmasa da, şekillendirirken ne kadar ürün kullanmanız gerektiğini belirler. Yoğunluk genellikle ince, orta veya kalın olarak tanımlanır, ama asıl karışıklık, doku terimleri devreye girdiğinde başlar. Sert ince telli saçlara veya ince telli gür saçlara sahip olabilirsiniz, yoğunluk saçınızın dokusunu belirlemez.

Saç Dokusu Nedir?

Saç dokusundan bahsederken, saç telinin yapısından ve boyutundan bahsediyoruz. Saç dokunuzu belirlemenin en kolay yolu, başınızın tepesinden tek bir tel koparıp incelemektir. Bir ipliğe benziyorsa, saçınız muhtemelen serttir. Varlığıyla yokluğu bir gibiyse, saçınız incedir. İkisinin arasında bir yerde ise orta dokulu saçlara sahipsiniz. Saç derisinin farklı bölgelerinin farklı his verdiği çok dokulu saçlara da sahip olabilirsiniz. Bazılarında bu, yüz çevresinde daha ince, boyuna yakın yerlerde daha kalın saçlar olarak kendini gösterir veya bunun tersi de geçerlidir. Dokuyu tanımlamak için kullanılan en yaygın kelimeler ince, orta ve serttir. Doku, kıvrılma modellerine atıfta bulunulurken de kullanılır.

Saç Yoğunluğu ve Saç Yapısı

İşte doku ve yoğunluğunuzu belirlemek bilmeniz gereken birkaç önemli detay. Bir kuaför salonundan randevu alırken, saç ürünü satın alırken veya internette gördüğünüz yeni bir saç stilini denerken ikisi arasındaki farkı bilmek işe yarayabilir.

İnce Saç Tipleri

İnce saçlara sahip olanlar genellikle saç tellerinin fiziksel olarak aşırı yumuşak oluşunun getirdiği sorunlarla mücadele ederler. Örneğin bir atkuyruğunu ya da toplanmış saçı sabit tutmak ya da saçta bukle yapmak çok zor olabilir. Saçlarınız ince olduğunda kafa derinizi görmek genellikle daha kolaydır, bu nedenle, yoğunluğunuzu belirlerken bu kolayca fark edilebilecek bir işarettir.

İnce telli saçlarınız varsa, kalınlaştırıcı ürünlere yönelin. Kalınlaştırma etkisine sahip saç ürünleri, saç tellerinizin gerçek çapını geçici olarak dolgunlaştırarak şekillendirmeyi kolaylaştırır.

Diğer bir ürün tavsiyemiz de doku verici saç ürünleridir. Doku kazandıran ürünler, saça tutuş gücü katar, bu da saç stilinizin daha uzun süre dayanmasını sağlar.

Sert ya da Gür Saçlar

Sert saç her zaman gür olmadığı gibi kalın telli her saç da sert ve kaba bir his vermez. Kaba ve sert saçlara sahipseniz, pürüzsüz bir yüzey oluşturmanın daha zor olabileceğini ve bazen tiftik gibi göründüğünü fark edebilirsiniz. Saç derinizi zar zor görebiliyorsanız, muhtemelen saçlarınız kalın telli ve gürdür. Atkuyruğunuz günün yarısında başınızı ağırlaştırmaya başlıyorsa da saçlarınız gür demektir. Elbette gür ve sert saçlara sahip olabileceğiniz gibi, orta yoğunlukta sert saçlara da sahip olabilirsiniz.

Saçlarınız gür ise rahat atkuyruğu yapabilen güçlü tutuşlu tokaları tercih edin. Saçınızı kestirirken kuaförünüzden biraz daha dokulu bir kesim ya da nokta kesim uygulamasını isteyin. Günlük şekillendirme söz konusu olduğunda, yüksek kaliteli sıcak aletler sizin en iyi dostlarınızdır.

Sert saçlarınız varsa, yumuşatıcı serumlar tam size göre! Bu tür ürünler, saçınızı daha uzun süreler pürüzsüz tutmanıza izin veren bir bariyer oluşturur.

saç şekillendirme, saç şekillendirme, saç şekillendirme, saç şekillendirme

El Bakımı Sırları

0
el bakımı

Güzel eller, hem erkekler hem de kadınlar için çekiciliğin önemli birer göstergesidir. El, ayak ve dudakların güzel görünmesini sağlamak için pahalı bakımlara ve işlemlere de ihtiyacınız yok. Ellerinizin en iyi şekilde görünmesini sağlamak için nasıl bakım yapmanız gerektiğine ilişkin birkaç ipucunu paylaşıyoruz. İşte izlemeniz gereken el bakımı rutini:

Ellerinizin Cilt Tip ve Özellikleri

Elleriniz vücudunuzun dış etkenlere en çok maruz kalan kısımlarından biri olduğu için iyi bir bakım gerektirir. Öncelikle, ellerinizdeki cildin özelliklerini bilmelisiniz. Bu, ellerinizin en iyi şekilde görünmelerini sağlamak için en iyi ürünleri ve bakımları seçmenize yardımcı olur. Kuru cilt, yağlı cilde göre daha fazla nemlendirmeye ihtiyaç duyarken hassas ciltler, bölgeyi tahriş etmeyecek veya kurutmayacak ürünleri gerektirir.

el bakımı

Ellerinizi Hasardan Koruyun

Ellerinizin güzel görünmesini sağlamak için, her şeyden önce onları hasardan korumak önemlidir. Tahrişe ve kuruluğa neden olabileceğinden deterjanlarla veya sert kimyasallarla çalışırken eldiven giyin. Saç maşası ve düzleştirme aletleri gibi sıcak aletleri kullanırken dikkat edin ve her gün, özellikle de uzun süre dışarıda olduğunuzda ellerinize güneş kremi sürmeyi unutmayın.

Düzenli olarak peeling yapın ve nemlendirin

Ellerinizdeki cilt tipini belirledikten sonra, sağlıklı görünen bir cilt için düzenli bir peeling ve nemlendirici rutini başlatabilirsiniz. Cildinizi tahriş etmeyen veya nemi çekmeyen bir ürünle haftada iki kez peeling yapın. Ardından, dairesel hareketlerle masaj yaparak kalın bir nemlendirici krem uygulayın. Bu, ellerinizin tüm yıl boyunca yumuşak ve pürüzsüz kalmasına yardımcı olur.

Güzel eller, hem erkekler hem de kadınlar için çekiciliğin önemli birer göstergesidir. El, ayak ve dudakların güzel görünmesini sağlamak için pahalı bakımlara ve işlemlere de ihtiyacınız yok. Ellerinizin en iyi şekilde görünmesini sağlamak için nasıl bakım yapmanız gerektiğine ilişkin birkaç ipucunu paylaşıyoruz. İşte izlemeniz gereken el bakımı rutini:

Ellerinizin Cilt Tip ve Özellikleri

Elleriniz vücudunuzun dış etkenlere en çok maruz kalan kısımlarından biri olduğu için iyi bir bakım gerektirir. Öncelikle, ellerinizdeki cildin özelliklerini bilmelisiniz. Bu, ellerinizin en iyi şekilde görünmelerini sağlamak için en iyi ürünleri ve bakımları seçmenize yardımcı olur. Kuru cilt, yağlı cilde göre daha fazla nemlendirmeye ihtiyaç duyarken hassas ciltler, bölgeyi tahriş etmeyecek veya kurutmayacak ürünleri gerektirir.

Zardeçal Mucizesi: Zerdeçalın 10 Sihirli Faydası

0
zerdeçal

Yüzyıllardır Hint mutfağında kullanılan bir baharat olan zerdeçal, zencefil ile akrabadır. Zerdeçaldaki aktif bileşen, güçlü iltihap karşıtı ve antioksidan özellikler içeren kurkumindir. Kurkumin, zerdeçalın sarı-turuncu renginden sorumludur ve vücudunuzu serbest radikallerin neden olduğu hasarlardan koruyabilecek güçlü enflamasyon önleyici ve antioksidan özelliklere sahiptir. Ayrıca, çeşitli farklı hastalıklarla ilişkili olan iltihabı azaltmaya da yardımcı olabilir.

Zerdeçal & Sağlımıza 10 Faydası

1- İltihabı Azaltır: Çalışmalar, zerdeçalın kanser ve kalp hastalığı gibi çeşitli hastalıklara yol açabilen kronik enflamasyonla etkili bir şekilde savaşabileceğini göstermiştir.

2- Beyin Fonksiyonunu İyileştirir: Zerdeçalın aktif bileşeni kurkumun, hafızayı ve genel beyin fonksiyonunu iyileştirmeye yardımcı olan beyin hormonu BDNF düzeylerini artırabilir. Aynı zamanda, Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olabilecek nöroprotektif etkilere de sahiptir.

3- Sindirime Yardımcı Olur: Zerdeçal yüzyıllardır sindirime yardımcı olmak için kullanılmıştır. Safra üretimini uyarır; proteinleri, yağları ve karbonhidratları daha verimli bir şekilde parçalamaya yardımcı olur.

4- Karaciğer Sağlığını Artırır: Curcumin, karaciğerinizi toksinlerden korumaya ve genel sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabilecek karaciğeri temizleyen enzimleri uyarmaya yardımcı olur.

5- Kalp Hastalığı Riskini Düşürür: Kuurkumin, arterlerde plak oluşumunu azaltmaya yardımcı olur, bu da kalp hastalığı geliştirme riskinizi azaltabilir. Ayrıca iltihaplanmayı azaltmaya ve sağlıklı kolesterol seviyelerini yükseltmeye yardımcı olur.

zerdeçal

6- Depresyonla Mücadeleye Yardımcı Olur: Kurkuminn, ruh halini düzenleyen serotonin ve dopamin seviyelerini artırdığı kanıtlanmıştır. Bu, depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir.

7- Eklem Ağrılarını Azaltır: Zerdeçal, anti-inflamatuar özelliklerinden dolayı artrit tedavisinde sıklıkla kullanılır. Çalışmalar, zerdeçalın eklem ağrısı ve iltihaplanmayı azaltmada ibuprofen kadar etkili olabileceğini gösteriyor.

8-Kan Şekeri Düzeylerini İyileştirir: Zerdeçal, insülin duyarlılığını artırdığı ve insülin direncini azalttığı kanıtlanan kurkumin nedeniyle kan şekeri düzeylerini düzenlemeye yardımcı olabilir.

9- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Zerdeçal, bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olabilecek antioksidan ve antiinflamatuar özelliklere sahip bileşikler içerir.

10- Kilo Vermeye Yardımcı Olur: Yağ dokusu büyümesini azaltmaya ve yağ yakımını artırmaya yardımcı olarak kilo vermeyi destekler. Ayrıca gün boyunca daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olarak metabolizmayı geliştirebilir.

Tretinoin - cilt bakımı

Zerdeçalın Cilde Faydaları

Zerdeçal, doğal anti-enflamatuar ve antioksidan özellikleri nedeniyle cilt bakım ürünlerinde popüler bir bileşen haline geldi. Çalışmalar, zerdeçalın doğrudan cilde uygulanmasının iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabileceğini ve aynı zamanda UV radyasyonuna karşı bazı koruyucu faydalar sağladığını göstermiştir. Ayrıca cildi yaşlanma belirtilerinden korumaya ve genel cilt sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur.

Yiyeceklerinize zerdeçalı dahil etmek, sivilcelere neden olabilecek etkenleri temizleyerek sivilcelerin azalmasına yardımcı olur.

Yılın Kozmetik ve Estetik Trendleri

0
estetik trendleri

2023 yılının öne çıkan estetik ve kozmetik trendlerini sizin için bir araya getirdik. İşte bu yılın estetik trendleri:

Keskin Çene Hatları ve Elmacık Kemikleri

2022’nin sonuna doğru birçok ünlü ismin daha keskin çene hatlarını ve elmacık kemikleriyle görünümlerini yenilediklerine şahit olduk. Kalıcı bir prosedür olan bukkal yağ aldırma ameliyatının bir sonucu olan bu görünüm, bukkal yağ yastıklarının yüzden cerrahi olarak çıkarıldığı bir işlemi ifade ediyor. Bukkal yağ dokusu, yüzde bulunan ve şakaklardan başlayarak elmacık kemiklerinin altından yanağa ve ağız köşesine uzanan yağ dokularından biridir.

Öte yandan, ameliyat olmadan veya yüz yapınızı kalıcı olarak değiştirmeden benzer bir keskin görünüme sahip olmayı istiyorsanız yanak ve çene dolgularını denemelisiniz. Hyaluronik asit dermal dolgu maddeleri, bıçak altına yatmadan yüze benzer bir silüet kazandırmaya yardımcı olur. Bu dolgu maddeleri anında sonuç verir ve bukkal yağ aldırma ameliyatından daha az maliyetlidir. Sonuçlar 18 aya kadar kalıcılığını koruyabilir.

estetik trendleri

Ameliyatsız Yağ Azaltma

Bukkal yağ aldırma prosedürü gibi yağ küçültme ameliyatları da pahalıdır ve iyileşme süreci uzun sürer. CoolSculpting yöntemi ise tek bir işlemden sonra yağ hücrelerinin %25’ine kadarını öldüren, cerrahi olmayan bir yağ azaltma hizmeti olarak giderek dünyada popüler hale geliyor CoolSculpting, yağ hücrelerini 45-60 dakikalık seanslarla donduruyor.

coolsculpting
Coolsculpting


Doğal ve Belirgin Dudaklar

Artık, aşırı ve abartılı dolgunlukta Angelina Jolie dudakları popülerliğini yitirdi. Bu yıldan itibaren hafifçe belirginleştirilmiş dudaklar, trend listesinin başında yer alıyor.

Şu an en gözde uygulamalardan biri, kusursuz doğal sonuçlarıyla bilinen hyaluronik asit bazlı dolgular.

kadın



Erkekler İçin Botoks ve Dolgu

Estetik müdahaleler, daima erkekler tarafından da rağbet görmüştür, ancak 2023 bu uygulamaların erkekler için hiç olmadığı kadar normalleştiği bir yıl. 2018’de erkekler Botox pazarının %10’unu oluşturuyordu. Bu oran 2021’de %15’e çıktı ve her yıl artan bir grafik gösteriyor.

Özellikle “süper kahraman çenesi” olarak tanımlanan keskin ve sivri çene hatları, Hollywood erkeklerinin ardından dünynın dört bir yanında erkeklerin güçlü bir yüz yapısına sahip olmak için en çok başvurduğu dolgu işlemi ya da operasyon olarak dikkat çekiyor.

çene estetiği
Henry Cavill, @Instagram

Daha Fazla Cilt Bakımı, Daha Az Makyaj

Pandeminin ardından sadece yaşamımızı değil görünümümüzü de sadeleştirdik. Dış görünümden çok salığa yatırımın ön plana çıktığı bu dönemde, kozmetik markaları da cilt bakımına odaklanarak yatırımlarını ağırlıklı olarak bu alana yöneltti. Makyaj markaları daha saf ve katıksız ürünleri piyasaya sürmek için birbiriyle yarışıyor.

estetik trendleri, kozmetik, estetik trendleri, estetik trendleri

Kalıcı Saç Düzleştirme İşlemi Saça Zarar Verir mi?

0
saç düzleştirme

Kalıcı saç düzleştirme işlemi, zor şekil alan saçlarla baş etmek için harika bir yoludur. Bu işlem saçınızı şekillendirmeyi kolaylaştırırken şık ve derli toplu görünmesini sağlar. Saçınızı kalıcı olarak düzleştirmeyi düşünüyorsanız aklınıza takılan bazı şeyler olabilir. Kalıcı düzleştirme işlemi saçınıza zarar verir mi? Herhangi bir yan etkisi var mı? Şimdi, bu soruları yanıtlayalım.

Kalıcı Saç Düzleştirme Saça Zarar Verir mi?

Prensipte saça zarar vermez, ama bu, kullandığınız ürünlere de bağlıdır. İşlem sırasında saça saç proteinlerini etkileyen ve yapılarını değiştiren kimyasal bir solüsyon uygulanır. Doğru şekilde kullanılmadığı takdirde bu solüsyon saçınızda ciddi şekilde hasar yaratabilir.

Hamile kadınlar için güvenli midir?

Hamile kadınların ve yeni annelerin saçlarını kalıcı olarak düzleştirmemeleri genel bir tedbir olarak tavsiye edilmiyor.

Kalıcı Saç Düzleştirme Seçenekleri

Saçı kalıcı olarak düzleştirmek için uygulanan üç ana teknik vardır:

1- Rebonding

Bu kalıcı saç düzleştirme şekli, saç bağlarını gevşetip kırar ve bu bağları yeniden şekillendirerek saç tellerinin şeklini yeniden yapılandırır. Bu işlem saçınızın uzunluğuna bağlı olarak yaklaşık 3-8 saat sürer.

Rebounding nasıl uygulanır?

  • Kuaförünüz saçınızı yıkadıktan sonra saçı bölümlere ayırır.
  • Saça gevşeticiyi kalın bir tabaka halinde uygulayıp ince bir plastikle saçı yerinde tutar. Gevşetici saçta 30-45 dakika bekletilir.
  • Bukleleriniz kıvrılma tipine ve yapısına bağlı olarak 10-40 dakika arasında buhara maruz bırakılır.
  • Ardından kuaförünüz gevşeticiyi durular ve nemlendirmek için saçınıza derinlemesine bakım yapar.
  • Saç tellerine keratin losyonu sürülür ve iyice nemli kalmasına özen gösterilir.
  • Yarım saat bekledikten sonra kuaförünüz saçınızı soğuk suyla yıkar.
  • Son olarak, saçlarınız fönle kurutulacak ve düzleştirici ile kalıcı olarak düzleştirilecektir.
uzun saç

2- Brazilian Keratin Bakımı

Brazilian Keratin Bakımı en güvenli kalıcı saç düzleştirme yöntemlerinden biridir. Ayrıca saçınızı güneşten koruyucu etkisiyle ek bir fayda da sağlar.

Keratin Bakımı nasıl uygulanır?

Kuaförünüz saçınızı yıkayıp bölümlere ayırır.
Her bölüme keratin solüsyonu sürüp 2-5 dakika bekletir.
Düz saç yapısını kilitlemek, yani kalıcı hale getirmek için saçlarınıza düzleştirici maşa uygular.

3- Japon Termal Bakım Tekniği

1996 yılında Japon saç uzmanı Yuko Yamashita tarafından icat edilen termal bakım saç düzleştirme yöntemi, saç tellerinin kıvrımlı şeklini değiştirmek için ısı ve kimyasal solüsyonlar kullanır.

  • Japon Termal Bakım nasıl uygulanır?
  • Kuaförünüz saçınızı yıkayıp bölümlere ayırır.
  • Her bölüme kimyasal solüsyon sürüp 30-45 dakika bekletir. Bu solüsyon protein bağlarını kırar ve saçınızın doğal dokusunu yeniden yapılandırır.
  • Ardından solüsyonu soğuk suyla duruladıktan sonra saçınızı şampuanlar.
  • Saçlarınız düzleşene kadar bir süre ısıya maruz kalır.
  • Kuaförünüz saçınızın yeni şeklini kalıcı hale getirmek için saçınıza başka bir kimyasal uygular.
  • Saç bağlarının kalıcı olarak kilitlenmesi için işlemin Üç gün sonra tekrarlanması gerekir.

Egzersiz Cildinizde Mucizevi Değişimler Yaratabilir

0
egzersiz

Egzersiz, cildiniz için pek çok fayda sağlar. Cildinize anında ışıltı verir, vücuddaki kan akışını ve dolaşımı arttırır, fiziksel aktivitenin stres giderici özellikleri sivilceleri azaltabilir ve cildin yaşlanma sürecini yavaşlatabilir.

Egzersiz yapmak için mutlaka bir spor salonuna gitmeniz gerekmiyor. Sağladığı adrenalin dolayısıyla koşmayı, sakin ve dinç tuttuğu için yogayı ya da bir güç egzersizi olan CrossFit’i tercih ediyor olabilirsiniz.

Seçiminiz ne olursa olsun egzersizi rutine dönüştürmek enerjinizi ve zihinsel sağlığınızı arttırır. Düzenli olarak spor yaparken vücudunuzun dinlenmeye ve gevşemeye ihtiyacı olduğunu da göz önünde bulundurarak haftada bir gün spora ara verin.

Egzersiz ve Cilt Sağlığı

Egzersizin cildiniz için pek çok faydası var. Cildinize anında ışıltı verir, vücuddaki kan akışını ve dolaşımı arttırır, fiziksel aktivitenin stres giderici özellikleri sivilceleri azaltabilir ve cildin yaşlanma sürecini yavaşlatabilir.

Spor yapmak gözeneklerin genişlemesine neden olur, bu da terin akneye neden olabilecek yağları veya bakterileri uzaklaştırmasını sağlar. Bu işlemin faydalarını en üst düzeye çıkarmak için, akneden muzdarip olanlar, sivilceleri önlemek için egzersizin hemen ardından akneye meyilli bölgeleri, kirleri gidermek için bir cilt temizleyicisi ile yıkamalılar.

Trin cildinizden kolayca buharlaşmasını sağlayan hafif ve nefes alabilen egzersiz kıyafetleri giymek önemlidir. Yumuşak ve pamuklu kumaşlar tercih edilmeli. Cildimiz yaşlandıkça elastikiyetini kaybeder. Çalışmalar, daha sık egzersiz yapanların daha genç görünen bir cilde sahip olduğunu kanıtlıyor.

koşu

Cildiniz için püf noktaları

  • Egzersiz sırasında cildinizi koruyun.
  • Açık havada yapılan egzersizler için öncesinde cildinize mutlaka bir güneş koruyucu krem uygulayın.
  • Saçlarınızı yüzünüzden uzak tutmak için toplayın.
  • Serinletici, nemlendirici bir buğu, yorucu egzersizlerden sonra cildi yenileyebilir. Bu, cildin normal sıcaklığına dönmesine yardımcı olur ve kızarıklığın azalmasına yardımcı olabilir.

Egzersizin cildiniz için pek çok faydası var. Cildinize anında ışıltı verir, vücuddaki kan akışını ve dolaşımı arttırır, fiziksel aktivitenin stres giderici özellikleri sivilceleri azaltabilir ve cildin yaşlanma sürecini yavaşlatabilir.

Egzersiz gözeneklerin genişlemesine neden olur, bu da terin akneye neden olabilecek yağları veya bakterileri uzaklaştırmasını sağlar. Bu işlemin faydalarını en üst düzeye çıkarmak için, akneden muzdarip olanlar, sivilceleri önlemek için egzersiz yaptıktan sonra akneye meyilli bölgeleri, kirleri gidermek için egzersiz bitiminde bir cilt temizleyicisi ile yıkamalılar.