Ana Sayfa Blog Sayfa 269

1 Mayıs Kutlu Olsun!

0
1 mayıs kutlu olsun

İşçi bayramı kutlu olsun…

Türkiye’de ilk kez 1923’te resmî olarak kutlanan, 2008 yılı Nisan ayında da, “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanması kabul edilen ve 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM’de kabul edilen yasa ile 1 Mayıs resmi tatil ilan edilmiştir.

İşçilerin birlik ve dayanışmasını yansıtan bir bayram niteliği taşıyan 1 Mayıs’ın geçmişi 1856 yılında Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçilerinin, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi’nden Parlamento Evi’ne kadar bir yürüyüşüne dayanır.

Ülkemizde 22 Nisan 2009 yılından itibaren resmi tatil olarak kabul edilen 1 Mayıs işçilerin işçilik haklarını savundukları bir gün özelliği taşımaktadır.

Kuaförlükte 1 Mayıs

Sektör olarak baktığımızda çalışanların haklarının kısmen yerine getirildiğini, uzun çalışma saatlerinin tam karşılığının alınmadığının, sosyal güvenlik sorumluluklarının yerine getirilmediğinin altını çizmekte fayda var.

Daha uygar çalışma koşullarının olduğu bir dünya dileğiyle 1 Mayıs kutlu olsun…

Uluslararası Kuaförlük Ödülleri

0

Madrid’de gerçekleşecek Uluslararası Kuaförlük Ödülleri’nde Türkiye’yi İlknur Akbulut ve Pınar Yıldırım temsil edecek

Hairist Yılın Kuaförü yarışması kesim renklendirme kategorisi birincisi İlknur Akbulut ve şekillendirme topuz kategorisi birincisi Pınar Yıldırım’ın da koleksiyon çalışmalarının da yarışacağı Uluslararası Kuaför Ödülleri, 3 Şubat 2019’da Madrid’de gerçekleşecek.

15 Haziran ve 10 Eylül 2018 tarihlerinde yarışma için gönderilen koleksiyonlar değerlendirilecek.

Uluslararası Yılın Kuaförü ve Uluslarası Artistik Takımı olarak iki kategori kazananları 11 Haziran’da açıklanacak.

Revlon, Revlon Professional sponsorluğunda gerçekleşen Uluslarası Kuaförlük Ödülleri’nın medya sponsoru Estetica Dergisi.

Uluslarası Kuaförlük Ödülleri kurucusu Mikel Luzea, Fígaro Ödülleri’nin ve İspanya Kuaförlük Ödüllerinin direktörlüğünü yapıyor ve kuaförlük sektörünün prestijini yansıtıyor.

Uluslarası Onur Ödülü, Uluslarası En İyi Erkek Saçı Koleksiyonu, Uluslarası En İyi Kadın Saçı Koleksiyonu, En İyi Avangard Saç Koleksiyonu, Uluslarası Artistik Takımı ve Uluslarası Yılın Kuaförü olarak altı kategori bulunuyor.

Estetica Dergisi’nde haftanın kapağı: Sinan Çelikbaş

0

Estetica Dergisi’nde haftanın kapağı: Sinan Çelikbaş

#esteticadergisi ve #hairistcomtr etiketi ile en sevdiğiniz çalışmanızı Instagram hesabınızda paylaşın, Estetica Dergisi’nde haftanın kapağı olsun.

Bu hafta kapağımız Türkiye’nin en uzun soluklu ve istikrarlı kuaförlük etkinliği Hairist’in Yıldızlar Geçidi’nde geçtiğimiz sene şova çıkan Sabit Akkaya Hairstylist’dan Sinan Çelikbaş’a ait.

Güney Kore’den salon tasarımı

0

Modern ve mimimal çizgiler

Güney Kore’de bulunan The Mode Hair’in iç mimarisi SSOMOO tasarım imzası taşıyor. Pastel tonların kullanıldığı salon geometrik objeleri ile dikkat çekiyor. Salon spot aydınlatmaları, deri koltukları ve çağdaş mimarisi ile öne çıkıyor.

Designed by Yunseo Jang, Jae Hwan Oh / SSOMOO DESIGN

Photography by Choi hyung wook / DM STUDIO

Haftanın Salonu: For Infinity Hair & Beauty Saloon

0

Schwarzkopf Professional ile çalışan For Infinity Hair & Beauty Saloon salı günleri hariç 08.00 20.00 arasında hizmet veriyor.

For Infinity Hair & Beauty Saloon, Çankaya

Adres: 3158. CD. DORLİN SİT. C16-BLOK NO:32 ÇANKAYA ANKARA

Randevu için: 0(312) 217 5159

Siz de salon bul bölümümüze salonunuzu eklemek için hairistcomtr’ye üye olabilirsiniz.

Üye olmak için tıklayın: https://hairist.com.tr/profile/register/

Salon eklemek için tıklayın: https://hairist.com.tr/salon-ekle/

Haftanın salonu olmak ve sponsorlu öne çıkan salonlar arasında yer almak için Estetica Dergisi’ne abone olabilirsiniz.


Abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım…

Vintage tarz

0

Kışkırtıcı güzellik

İtalya’da bulunan Nuva Beauty Spa’dan Angelo Di Pasca’nın tasarladığı modern ve şık koleksiyonda vintage tarz öne çıkıyor. Güçlü kadının duruşu, sofistike saçlar koleksiyonda dikkat çekiyor.

Saç : Angelo Di Pasca Fotoğraf : Escalante Photograpy Chicago 
Ürünler: @ilesformula_hair

Saçım saçın olsun projesinde yeni bir soluk…

0
Saçım saçın olsun projesinde yeni bir soluk...

Kanser savaşçılarına bir destek de AKD (Artistik Kuaförler Derneği)’den…

Artistik Kuaförler Derneği (AKD), Kanser Savaşçıları Derneği’nin başlattığı “Saçım Saçın Olsun” projesine, tüm üyeleriyle destek verme kararı aldı.

İki dernek, iş birliklerini Swissotel’in katkılarıyla düzenlenen basın toplantısında duyurdu. Contemporary İstanbul ‘17 fotoğraf sanatçısı Ufuk Altunkaş, Miss Turkey 2015 birincisi Ecem Çırpan ve Miss Turkey 2016 birincisi Buse İskenderoğlu da toplantıya katılarak projeye destek verdi.

Artistik Kuaförler Derneği’nin (AKD), Kanser Savaşçıları Derneği tarafından başlatılan “Saçım Saçın Olsun” projesine verdiği destekle, toplam 104 kuaför salonu daha projeye dahil oldu. İki dernek, iş birliklerini Swissotel’de düzenlendikleri bir basın toplantısıyla duyurdu. Toplantıya Miss Turkey 2015 birincisi Ecem Çırpan ve Miss Turkey 2016 birincisi Buse İskenderoğlu da katılarak projeye destek sağladı. Ayrıca, Berlin Sanat Akademisi mezunu, güzel sanatlar ve moda fotoğrafçısı, Contemporary İstanbul ‘17 sanatçısı Ufuk Altunkaş, konukları Oscar ödül töreni atmosferinde fotoğraflayarak o anları ölümsüzleştirdi. İş dünyasından Zeynep Sipahi ve Seda Karaoğlu etkinlikte saçlarını bağışladılar.

Basın toplantısına AKD’yi temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Serter ve Yönetim Kurulu Üyeleri Bora Kırıktarak, Hande Gür, Bora Kırıktarak, Mahmut Ebil, Metin Bahçecik, Habib Örs ve Sabit Akkaya katıldı. AKD Yönetim Kurulu üyesi olan, Türkiye’nin seçkin kuaförleri, etkinliğe katılan konuklardan saç bağışında bulunmak isteyenlerin de saç kesimlerini gerçekleştirdiler.

Hastaların %65’i Saçlarını Kaybediyor

Kanser tedavisi sırasında hastaların %65’inde saç dökülmesi görülüyor. Saçlarını tedavi sürecinde kaybeden hastalar için başlatılan bu projeyle, gönüllülerin yaptıkları saç bağışları alınarak kişiye özel peruk üretilecek ve hastalıkla mücadele eden, saçlarını kaybetmiş kişilere ulaştırılacak.

Basın toplantısında bir konuşma yapan AKD Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Serter şunları söyledi: “Kısa adı AKD olan Artistik Kuaförler Derneği, mesleğin gelişimine katkı sağlamak amacıyla 1978’de kurulmuştur. Kurulduğumuz günden bu yana sektörün sorunlarının yanı sıra, dernek olarak toplum geneline katkı sağlayabileceğimiz sosyal sorumluluk projelerinde yer almayı misyon edindik. ‘Saçım Saçın Olsun’ projesi, kanser tanısı alan bireylerin özgüvenlerini destekleyerek, sosyal yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak amacıyla yaratılmış harika bir proje. Kemoterapi gören kişilerin %65’inde saç dökülmesi yaşanıyor. AKD olarak, Kanser Savaşçıları Derneği ile olan iş birliğimiz çerçevesinde, üye kuaför salonlarımızda saçlarını bağışlamak isteyen kişilerin saç kesimlerini ücretsiz yapacağız. Daha sonra, kesilen saçları, peruk yapılması için Kanser Savaşçıları Derneği’ne ulaştıracağız. Üyelerimiz kanalıyla projenin destekçisi olan kuaför salonlarının sayısını 2 kat arttırabilecek bir üye desteğine sahibiz. Kanser Savaşçıları Derneği’nin bu projesine AKD olarak verdiğimiz destekle ayrıca daha fazla saç bağışçısına ulaşılacak ve tedavisi sürecindeki daha fazla kişiye peruk sağlanacak. Bu şekilde topluma katkı sağlamaktan ve gücümüzün yettiği böyle bir projenin destekçisi olmaktan dolayı mutluyuz. Toplantımızda bize destek veren güzellerimiz Miss Turkey 2015 birincisi Ecem Çırpan ve 2016 Türkiye Güzeli Buse İskenderoğlu ile fotoğraf sanatçımız Ufuk Altunkaş’a, toplantının gerçekleşmesinde büyük katkı sağlayan yönetim kurulu üyelerimiz Sabit Akkaya ve Mahmut Ebil’e ayrıca teşekkür etmek istiyorum.”

Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Aslı Ortakmaç da konuşmasında şu noktalara değindi: “Derneğimizin başlattığı ve büyüyerek devam eden bu kampanyanın on binlere ulaşmasında şüphesiz ki sevgili kuaför gönüllülerimizin emeği çok önemli. İlk başta sadece iki gönüllü kuaförümüzle başlayan kampanyamızda AKD desteği ile kuaför sayımız 200’e yaklaşacak ve bu sayede çok daha geniş bir kitleye ulaşmamız mümkün olacak. Bağışçı sayısı artarken, kanser savaşçılarının peruk düzenlemeleri ve bakımları da daha kolay yapılacak. Destekleri bizim için çok önemli. AKD yönetimi ve üyelerine çok teşekkür ediyoruz.”

Kampanyanın yaratıcısı ve aynı zamanda proje sorumlusu olan, Kanser Savaşçıları Derneği yetkilisi Gizem Tokça ise şunları söyledi: “Bu projenin fikri aklımıza ilk düştüğünde, konuyu müşterisi olduğumuz kuaförlerimize açtık, desteklerini istedik. Hiç tereddüt etmeden ‘Hemen başlayalım’ dediler. Uzun bir süre iki kuaför ve bir peruk uzmanıyla yola devam ettikten sonra AKD ile iş birliği yaptık. Daha önceleri, saç bağışlamak isteyenler bize başvurduğunda, bazen bulundukları bölgede anlaşmalı kuaförümüz olmuyor ve bu bilgiyi vermek bizi üzüyordu. Şu anda bu kadar büyük bir kuaför ağımızın olması daha fazla bağış almamızı ve dolayısıyla daha fazla peruk ulaştırmamızı sağlayacak. AKD’ye bu nedenle çok teşekkür ederiz.”

Saç bağışında bulunmak isteyenler, [email protected] adresine  başvurarak ve www.kansersavascilari.org sitesini ziyaret ederek daha geniş bilgi alabilirler.

Ecem Çirpan, Buse İskenderoğlu Gizem Tokça, Aslı Ortakmaç, Buse İskenderoğlu, Ecem Çirpan, Adnan Serter Gizem Tokça Sabit Akkaya Mahmut Ebil Habip Örs Gizem Tokça, Adnan Serter

 

Saçlarını bağışlayan Yusuf Demirhan, Seda Karaoğlu ve Zeynep Sipahi’nin saçlarını Mahmut Ebil, Sabit Akkaya ve Habip Örs kesti.

Yarışmaya hazır mısınız?

0

Kuaförler hangi yarışmalara katılabilir?

Yetenekli bir kuaförsünüz ve saç tasarımlarınızı bütün dünya görsün, alkışlasın diyorsanız aşağıdaki yerel ve uluslararası yarışmalar tam size göre…

İşte tüm dünyada tanınan, süreklilik arz eden istikrarlı kuaförlük yarışmaları. Yeteneğinizi tüm dünya görsün, alkışlasın ve ödüller sizin olsun…

 

AIPP (Uluslararası Kuaför Yayınları Birliği) Yarışması

Estetica Türkiye Dergisi’nin de üye olduğu yayıncılar birliği düzenlenen yarışma için başvurunuzu Estetica Dergisi üzerinden yapabiliyorsunuz.

En İyi Ticari Koleksiyonlar, En İyi Avant Garde Koleksiyonlar, En İyi Saç Fotoğrafları, En İyi Erkek Saçları Koleksiyonu ve En İyi Saç Koleksiyon Videoları kategorilerinde katılabileceğiniz yarışmaya üçer adet profesyonel fotoğraf ve video kategorisi için bir adet video göndermeniz gerekiyor. 23 ülkeden 70’i aşkın kuaförlük yayınının editörleri tarafından yapılan oylama sonucunda her kategoriden finalistler ve kategori birincileri belirleniyor. Her kategorinin birincisi ise daha sonra Grand Trophy adı verilen Büyük Ödül için tekrar koleksiyon göndererek yarışıyor ve bir koleksiyon Büyük Ödül’e sahip oluyor. Ülkemizden ilk defa avant-garde kategoriden Hakan Köse ve ticari saçlar kategorisinden ise MM Bahçecik finalist olarak seçilmişti.

Aveda Fashionista Yarışması

Aveda Fashionista Yarışması

İlki ülkemizde 2014 yılında düzenlenen ve katılımın fotoğrafla gerçekleştiği yarışmanın ülke birincisi kendi ülkesini global sahnede temsil ederek uluslararası yarışmacılarla yarışıyor. Yarışmaya katılım hakkında Aveda Türkiye ile görüşerek bilgi alabilrisiniz.

Estetica Design En İyi Salon Tasarımı Yarışması

Estetica Design En İyi Salon Tasarımı Yarışması

Paris’te Mondial Coiffure Beaute fuarı ve Estetica Design işbirliği ile  düzenlenen yarışma ‘En İyi Kuaför Salonu Tasarımı’nı belirliyor. Toplamda 10 finaslitin açıkladandığı yarışmanın tek birincisi olurken tüm dünyadan yaklaşık 300 civarında başvuru yapılıyor. Yarışmaya katılmak için salonunuza ait profesyonel fotoğrafların Estetica Dergisi Türkiye merkezine ulaştırılması gerekiyor.

International Visionary Awards

International Visionary Awards

İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen Alternative Hair Show bünyesinde gerçekleşen yarışmaya katılım Avant Garde, Kesim-Renk ve erkek berbeleri için Erkekler kategorilerinde gerçekleşiyor. Yarışmaya katılım her bir fotoğraf için 35 pound bağışla mümkün. Katılım için gönderilen fotoğraflar arasından seçilen fotoğrafların sahipleri Alternative Hair Show etkinliği sırasında modeliyle birlikte izleyici karşısına çıkıyor ve finalistler arasından tek birinci seçilerek ödül sahibi oluyor.

L’Oréal Professionnel Color&Style Trophy Yarışması

1954 yılından bu yana dünyada farklı ülkelerde düzenlenmekte olan en eski kuaförlük yarışması L’Oréal Professionnel Color&Style Trophy artık Türkiye’de.

2018 yılında ülkemizde de başlayacak olan yarışmanın birincisi ülkemizi yurtdışındaki L’Oréal Professionnel Color&Style Trophy etkinliğinde temsil ediyor olacak. Yarışmada şu kategoriler bulunuyor: Renk ve Şekillendirme birinciliği, ikinciliği ve üçüncülüğü, Renk Kategorisi birinciliği, Şekillendirme ve Kesim birinciliği, Erkek Saçı birinciliği, Genç Yetenek birinciliği, Halkın Oyları birinciliği. Kategoriler ülkeler bazında değişiklik gösterebildiği için detaylar hakkında L’Oréal Professionnel satış danışmanlarından bilgi alabilirsiniz.

Wella Trend Vision Türkiye

Ülkemizde de 2005 yılından bu yana düzenlenmekte olan yarışmanın mdülü Wella Uluslararası Trend Vision Yarışması’na katılım hakkı elde ederek ülkemizi uluslararası arena da temsil edebilmek. Yarışmaya Creative Vision ve Color Vision kategorilerinde katılabilirsiniz. Yarışmaya katılabilmek için ülkemizdeki Wella Professionals satış danışmanlarından bilgi alabilrisiniz.

Wella Uluslararası Trend Vision Yarışması

Türkiye’de gerçekleşen yarışmada dereceye giren birincilerin uluslararası arenada yarışmasına olanak tanıyan Wella Uluslararası Trend Vision Yarışması için öncelikle Türkiye’de derece almanız gerekiyor. Daha sonra her yıl farklı bir ülkede gerçekleşen final yarışmasında 50’ye yakın ülkeden gelen diğer finalistlerle yarışmanız gerekiyor.

Yılın Kuaförü Yarışması Türkiye

2012 yılından bu yana düzenlenmekte olan yarışma Estetica Dergisi desteği ve Kariyer Eğitim Kurumlarının sponsorluğuyla instagram üzerinden Şekillendirme-Topuz ve Kesim-Renk ile sadece kuaförlük bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin hazırladıkları saç tasarımlarının fotoğraflarını katılabildiği Genç Yetenekler kategorilerinde düzenleniyor.

Türkiye’nin en uzun süreli ve istikrarlı bağımsız kuaförlük yarışmasında birinciliği alanlar profesyonel fotoğraf çekim ödülü alarak Estetica Dergisi’nde yer alıyorlar. Yarışma hakkında detaylı bilgi, yarışma koşulları ve geçmiş yılların birincilerine hairist.com.tr/yarisma linkinden ulaşabilirsiniz.

Katılın, yeteneğinizi ve deneyimizi paylaşın, ödüller sizin olsun…

Kuaför – Ayna – Uzay

0

Konuk yazarımız Naci Bayramoğlu’dan güzelliğe ayna tutan bir yazı…

Ayna, “merak” duygusunun nesneleşmiş bir sürümü olarak piyasa çıktığında biri, “bir su birikintisine” bakmıştı… Bu birikintiyi ışık ve yansıma prensipleri ile taklit etti… Aynayı bir eşya kılmayı başardı sonraları… Merak ettiği şey kendisiydi… Önce korktu… Yabancıydı gördüğü şeye… Sonra “alıştı” suretine… Sonra da “değişmek” istedi… Değişimi tanımladı, “güzelleşmek istiyorum” dedi… Güzelliği, “insan bedeninin matematiği” ekseninde tanımladı… Kendisinden başka “güzel” olsun istemedi zamanla… “En güzel ben miyim?” Hasediyle danıştı aynalara…

Yer yer inandı aynanın yalanlarına, yer yer de didişti onunla…

İşte Ayna, insana doğumundan ölümüne değin eşlik eden tek değişmez oyuncağıdır…

Onunla tanışmaya görsün, bırakmaz elinden… Yaşamını sürdürmesi gereken temel ihtiyaçlarının ardından bir evde insana eşlik eden en eski ve köklü eşyâdır ayna… Bir kapının içe doğru açılması pratiğinden daha eskidir aynalarla kurulan medeniyet…

Bir kabın içinde yemek yiyebiliyorsa, bir tasta da su içebiliyorsa, sırtını da bir döşeğe dayadıysa eğer, oynamak için bir ayna ona yeter…

Bir ömür “oyun oynar” onunla, usanmadan, didişe didişe…

Duyguları, yaşı, fikirleri, dünya görüşü değişse de; bir ayna karşısındaki hareketleri ve beklentileri hep çocuksu kalır… Saçlarını bir o yana bir bu yana tarar, beyazlarını sayar, sıklığına dair kendisini iknâya kalkışır… Yüzünü boyar, bir sivilceyi sıkarken sıçratır, elbiselerini kontrol eder, beğenir, düzeltir… Traş olur, cildi hakkında düşünür, kendisini birine -özentiyle- benzetir, bir cımbız ucunun hedefine ait doğrusal çizgiyi simetri ile denetler, kırışıklıklarını sayar, “ince telli saçlarım kalın olsaydı, acaba nasıl görünürdüm” gibi manasız sorular sorar, mimiklerine ait geçişleri eleştirir, bazen de konuşur kendisine bakarak bir başkasıyla… Kimi zaman da davranışlarını bir sıraya sokarak, hayat tiyatrosuna hazırlar üslûbunu…

Bir çocuğun sevdiği oyuncağıyla geçirdiği o uzun ve garabet dolu vakit gibi, bütün insanlık oynar sahip olduğu aynayla… Üstelik ciddi bir tavr ı edâ ile…

Lunaparklarda “aynalar” isimli çadıra girip, kendisini tersten, şişman, zayıf ve seçilemeyecek kadar karmaşık görmekten hoşlanan çocuklar gibi…

Aynaların hem bir keşif, hem de bir icat olduğunu söylemiştik…

Ancak, “keşif yoluyla yapılan bir icat” olarak piyasasını oluşturan aynalarla o kadar çok oynamıştır ki insan, kendisine bakmak bazılarını oldukça sıkmıştır…

Acaba, demiştir bazıları, aynayı kendime değil de “göklere tutsam” ne olur..?

Beni aydınlattığı, beni bana anlattığı gibi; fezâyı da aydınlatabilir mi, eflâkı da tanıtabilir mi, şu elimde tutarken kırılan ayna ve onun ışık ve yansıma ile işleyen prensipleri?

Bana ait o “şerefli güzelliği” (eşref i mahlûkât) yansıttığı gibi, içinde bulunduğum dünya ve onu saran o sonsuz boşluğu da bana getirebilir mi? Ya düşündüğüm gibi “karanlık” değilse onun da yüzü… Madem ben, bütün âlemin bir özetiyim “insan” olarak, öyleyse belki de bu ayna, beni gösterdiği gibi “âlemleri” de gösterebilir, demiş… İşte kendisini aşarak, o büyük tasarımın yansımasını aramış birileri de göklerde…

Güzelin ve güzelliğin tek yönü değil, belki bütün diğer cihetlerinin de özeti biblo insan varlığı olduğundan, dürtüsel olarak evirip çevirmeye, büyütmeye başlamış aynanın boyutunu… Onun işleyiş prensiplerini, mikrodan makroya dönüştürmenin yollarını aramış… “Zerreden Şemse”, yani en küçük parçadan tâ güneşe doğru tutmuş yüzünü…

O “birileri”; Pozitif bilimlerin ilim adamları….

Peki ne yapmışlar -farkında olmadan- bu düşünceyle… Bu dürtülerle… ? O dibi eşelenemez merakla…

Mercekli teleskop, uzakların ıraklığını pek de çözemeyince, bir ayna karşısına geçen bilim adamı kara kara düşünürken kendisini gördüğünü fark etti… Aynanın öğrettiği yansıma ve iletme özelliğini kullanarak, 1668’de ilk “aynalı teleskopu” efsanevi İngiliz bilim adamı Sir Isaac Newton yaptı ve aynanın “bize dönen” yüzünü göğe çevirdi…

Aynalı teleskopun, önceki mercekli teleskoptan farkı, her şeyden önce bütün renkleri aynı biçimde yansıtmasıdır… Görüntüye renk vermesidir… Onu bir manada boyaması, güzelleştirmesidir… Ayrıca mercekli teleskopların ilkelliğinde görüntü bulanık ve çamurlu idi… Renk sıçramasıyla gökleri keşfetmenin zorluğu işte bir “aynanın sırrında” böylece çözülmüş oldu…

Alman astronom William Herschel de aynalı teleskopu geliştiren bir diğer dehâ isim…

Aynaları o kadar çok sevmiştir ki Herschel, teleskopuna ait aynaları bizzat kendisi taşlamış ve cilâlamıştır… Bugün adını “Uranüs” olarak bildiğimiz gezegeni, bir aynanın yardımıyla keşfeden William Herschel, 1781’de aynanın yansıttığı Uranüs’le yetinmedi ve sonraki otuz yılda da sistematik bir yıldız ve bulutsu kataloğu hazırladı…

Objektif merceklerinin ya da aynanın alanı büyüdükçe ışık toplama gücüde artıyor…

Bugün kullanılmakta olan büyük teleskopların çoğu aynalı teleskoplardır. Bunun bir nedeni, kusursuz bir ayna yapmanın kusursuz bir mercek yapmaktan daha kolay olmasıdır. Bir başka neden de, aynanın belirli bir yüzeye yerleştirilerek doğru konumda kolayca tutulabilmesidir… Büyük teleskoplarda, objektif merceklerinin yada aynanın bulunduğu tüp bölümü, gökyüzünün her yönüne dönebilen bir sehpanın üzerine yerleştirilir; böylece, seçilen gökcisminin, Dünya’nın dönmesinden kaynaklanan hareketi sırasında da izlenmesi olanaklı olur… En büyük aynalı teleskoplardan biri, 1935-48 arasında, ABD’de California’daki Palomar Dağı Gözlemevi’nde kurulmuş olan 5,1metrelik Hale teleskopudur. Teleskopun yalnızca aynasının ağırlığı 18 tondur, aynayı taşıyan tüp 17 metre uzunluğundadır ve 140 ton ağırlığındadır. Sehpasıyla birlikte teleskopun toplam ağırlığı 500 tona ulaşmaktadır… ABD’de Arizona eyaletindeki Kitt Peak’te kurulu olan gözlemevinde ise bir düzineden çok teleskop vardır… Bunların en büyüğü, yapımı 1973’te tamamlanan 4 metrelik Mayall aynalı teleskopudur… Güneş etkinliklerini incelemek için kullanılan, dünyanın en büyük Güneş teleskopu da Kitt Peak’tedir… Bu teleskopa ait ayna yüzeyini silmek ve folyosunu değiştirmek aylarca sürebilmekte… (National Geography’in bir belgeseli sadece bu aynaları silen insanların yaşamını konu alır.)

Artık insan, aşağıdan bakmıyor… (bakıyor ama!) Bir aynayı alıyor ve uzaya fırlatıyor… Bilinmezlikten uzaydaki aynaya, buradan da aşağıdaki bir başka dev ayna ile görüntü elde ediliyor… (1990’da, Hubble Uzay Teleskopu fırlatılmıştır; ama teleskopun aynalarından biri arızalı çıkmıştır.) Hatta önce Ay’a sonra da mümkün olursa insanlık diğer gezegenlere aynalar yerleştirerek evrenin kendi sınırlarını tam olarak çizmeye girişecek…

DNA’da sırlarını günümüze kazandıran mikroskopların, “mercek ve ayna işbirliği” ile çalıştığını saymazsak ayıp olacak aynalara… Işık, zamanın birimi olduğuna göre, bir ayna da ışığın bütün sırlarını madden çözebildiğine göre “bir ayna” insandan uzaya bütün alemin anahtarını elinde tutan büyük esrârın bir diğer adı…

Kendimize bir ayna ile bakıyoruz… Beğeni ve güzelliği ona danışarak seçiyoruz… Bir mikroskobun ucunda, yerküreye ait parçaların güzelliğinde sarhoş oluyoruz… Çatılarda sularımızı aynalar ile ısıtıyoruz… Ve bir aynayı göğe tutarak da “sahnenin” aslında ne kadar büyük olduğunu anlamaya çalışıyoruz…

Güzeli arıyor, güzeli gösteriyor aynalar, nereye tutarsak tutalım…

Naci Bayramoğlu

Estetica Dergisi’nde haftanın kapağı: Soner Dalkılınç

0

Estetica Dergisi’nde haftanın kapağı: Soner Dalkılınç

#esteticadergisi ve #hairistcomtr etiketi ile en sevdiğiniz çalışmanızı Instagram hesabınızda paylaşın, Estetica Dergisi’nde haftanın kapağı olsun.

Bu hafta kapağımız Türkiye’nin en uzun soluklu ve istikrarlı kuaförlük etkinliği Hairist’in Yıldızlar Geçidi’nde geçtiğimiz sene şova çıkan İzmir Soner Saç Tasarım’dan Soner Dalkılınç’a ait.