Ana Sayfa Blog Sayfa 256

Saç yıkamanın incelikleri

0
saç yıkamanın incelikleri

Alexa Chung, Alicia Vikander ve Rosie Huntington-Whiteley’nin kuaförü George Northwood’dan saç yıkamanın incelikleri…

saç yıkamanın incelikleri

Northwood “Saçlara iki kez şampuan uygulanmasının doğru olacağını düşünüyorum” diyor. “Saçlar bir kez yıkadığında gerçekten temizlemez, bu yüzden saçları sadece bir kez yıkamak zamanla donukluğa yol açar.”

Northwood’a göre hepimizin yaptığı hata, ilk etapta çok fazla şampuan kullanmak. Saça iki kez şampuan uygulamak daha fazla ürün kullanmak anlamına gelmez. Saçı iki kez az miktarda şampuanla yıkamak gerekir. Şampuanı elinize sürün ve saçların arasından geçirin. İkinci şampuan ile kökleri doğru bir şekilde yıkayabilir ve köpük oluşturabilirsiniz.

Northwood, iki ya da üç günde bir saç yıkamanın çoğu saç tipi için en iyisi olduğunu söylüyor. Özellikle ince saçları olanlar saçlarını daha sık yıkamak isterken, çok kıvırcık veya Afro saçları olanlar yıkamalar arasında daha uzun süre bırakabilirler.

Saç kremi söz konusu olduğunda, saç tipinizi bir kılavuz olarak kullanın. Çok ince saçları olanlar, herhangi bir saç kremi kullanmayı hiç istemeyebilirler, saç kremini sadece uçlara uygulamak gerekir.

Saç kremi uygulamadan önce saçları sıkmak gerçekten işe yarıyor, çünkü fazla su ürünü sulandırıyor.

Saç Yıkamanın İncelikleri

Yumuşak geçişler

0

Klasik teknikler

Bill Tsiknaris’in tasarladığı saç koleksiyonunda klasik teknikler ve modern görünümler yer alıyor. Yumuşak geçişler, geometrik kesimler koleksiyonda dikkat çekiyor. Salonda uygulanabilir saç modellerinden ilham alabilirsiniz.

Saç: Bill Tsiknaris @ Tsiknaris Hair

Renklendirme: Chris Tsiknaris @ Tsiknaris Hair

Makyaj: Luana Cosia

Styling: Lydia-Jane Saunders

Fotoğraf: David Mannah

Konuklardan izler: 2018 renklendirme trendleri

0
Ceyhun Çallılar

Davines Türkiye Artistik Direktörü Ceyhun Çallılar 2018 renklendirme trendleri hakkında bilgi verdi.

Ceyhun Çallılar

İki üç yıldır ombre hayatımıza girdiği zamandan beri soğuk renkler üzerine çok yoğunlaşıldı. Gri, buz renkleri vardı. Şimdi bunun yerine biraz bejler alıyor. Sıcaklığı görebiliyoruz. Rose gold renkleri, soğan kabuğu renkler, sarının üzerine geçici pembeler çok moda olacak. Ton üzerine ton boyamalar, sıcak üzerine metalik yansımalar çok moda. 9 3 seviyesindeki bir saçı A New Color’ın 10 22’si ile metalik bir yansıma verebiliyorum. Piksel renklendirmeler çok moda dünyada. Öncülük eden eğitim markaları var. Dünyada yapıldıktan sonra Türkiye’de yapılması iki seneyi buluyor. Angelo Seminera da piksel çalışmalar yapıyor. Artistik renklendirmelerde yatay çizgiler ve es çizgiler yaratarak kuaförlerin çok kolaylıkla yapacağı bir sistem geliştirdi Davines. 2018 yılında bunun çalışmasına başlayacağız.

Davines Türkiye Kreatif Direktörü Ceyhun Çallılar ile renklendirmenin incelikleri

L’Oréal Professionnel’dan Source Essentielle

0

L’Oréal Professionnel, bir ilke daha imza attı. L’Oréal Professionnel’ın %80-%100 oranında doğal kaynaklı bileşenler içeren ilk vegan profesyonel saç bakım serisi Source Essentielle, kuaför salonlarında “yeniden dolum” özelliği ile “inovatif ve tüketici dostu” bir ürün olarak öne çıkıyor.

Doğal botanik mucizesi doldurulabilir şişelerde…

L’Oréal Professionnel’ın yeni ürünü Source Essentielle, saç bakımına yeni bir soluk getiriyor. Yasemin, İncir, Susam yağı, Kalendula çiçeği, Aloe vera, Lavanta, Akasya yaprakları bu ürünün içeriğinde birleşiyor. L’Oréal Professionnel ekibi doğallığı profesyonellikle birleştirirken, bitkisel içeriklerden vazgeçmedi ve Source Essentielle şampuan ve yağlarını üretirken 2 önemli şeyi amaçladı:

L’Oréal Professionnel’dan sürdürülebilir inovasyon

Source Essentielle sadece doğal ve vegan* formülü ile değil aynı zamanda salonda yeniden doldurulabilme özelliği ile de doğayı korumayı amaçlıyor. Source Essentielle, tüketicilerinin şampuan şişelerini direkt olarak kuaförden yeniden doldurabilmesine olanak tanıyor. Bu inovasyon sayesinde her 3 yeniden doldurmada 1 şişe tasarruf ediliyor ve %30 plastik kullanımı azaltılmış oluyor. L’Oréal Professionnel’ın için bir ilk olan dolum yapılabilir şişeler, kuaförlerde sürdürülebilir tüketim için yeni ve büyük bir adım olarak öne çıkıyor. Doğal hazzını dilerseniz kuaför, dilerseniz evde deneyimleyebileceğiniz Source Essentielle’ın, normal saçlar, kuru saçlar, boyalı saçlar, hassas saç derisi için 4 farklı çeşidi bulunuyor.

Normal saçlar: Tüm saç tipleri kullanımına uygun günlük şampuan ve saç kremi

Akasya çiçeği ve Aloe Vera özleri ile %80 doğal olarak formüle edilmiş Source Daily serisi ile parlaklığını, ışıltısını, zindeliğini yeniden kazanmış, tamamen nemlendirilmiş saçlar hayal değil. Günlük kullanım için kullanışlı ve saç nemini +%83 artırırken saçın kendi akıcılığını ve hafifliğini korur.

Kuru saçlar: Kuru ve hassas saçlar için besleyici şampuan, maske ve yağ.

Yasemin çiçeği ve susam yağı ile %96 doğal olarak formülize edilmiş. Source Essentielle Nourishing şampuanı, beslenmeye ve yumuşaklığa ihtiyacı olan saçlar için ideal çözüm. %100 doğal içeriklerle elde edilmiştir. Nourishing ile kuru saçlar 2 kata kadar beslenebilir. Yağ ve kreminin beraber kullanılması durumunda daha ipeksi, yumuşak ve parlak saçlara kavuşmak mümkün.

Boyalı saçlar: Renklendirilmiş saçlar için parlaklık maskesi ve parlatıcı yağ

Boya uygulaması görmüş saçlara ışığını ve parlaklığını geri verir.

Source Essentielle Radiant maske %96’ya yakın doğal formülü ile ölmez çiçeği ve incir özü ile formüle edilmiştir. Radiant yağ ise %100 doğal içeriklerle elde edilmiştir.

Avuç içine 3-6 damla damlatıp, saç boylarına ve uçlarına dağıtarak uygulanabilir.

Saçın rengini kaybetmemesi için 28 şampuanlamaya kadar kremini ve yağını beraber kullanılabilir.

Hassas saç derisi: Hassas saç derisi ve tüm saç tipleri için uygun hassas şampuan

Kalendula çiçeği ve papatya ile %80 doğal olarak formülize edilmiş Source Essentielle Delicate şampuan sık düğümlenen, karışan saçlar içindir ideal çözüm sunar.

Saçın ışığını, yumuşaklığını, parlaklığını geri getirir.

Bayrak teslimi

0

Aveda Marka Müdürü Nazlı Koruyan Altıpat bayrağı Gökçe Kırtay’a devretti. Nazlı Koruyan Altıpat ile bıraktığı izleri, Gökçe Kırtay ile ileriye dönük projeleri konuştuk.

Estetica: Önce Nazlı Koruyan Altıpat’ın Aveda sürecini hatırlayalım isterseniz.

Nazlı Koruyan Altıpat: Aveda 2010 Kasım ayında Türkiye’ye giriş yapmıştı. 2011 Ocak ayında Aveda’da Marka Müdürü olarak başladım. O zamanlar iki kişilik bir ekiptik. Ben ve eğitmenimiz Yasemin Kayacan vardı. İki kişi, bir salon ile başladık.

O zaman organik içerikler, ürün geliştirirken hayvanlar üzerinde test yapmama, sosyal sorumluluk projeleri, rüzgar enerjisi ile üretim, sürdürülebilir iş modelleri sektör için çok yeniydi. Bunlarla ilgilenen tüketicilerin, çevreye karşı sorumlu kuaförlerin bu markayı sahipleneceğini düşündük. Aveda markasının bilinirliği çok düşüktü. Daha önce yurtdışında çeşitli fuarlarda, organizasyonlarda Aveda markasıyla tanışmış kuaförler vardı. Sadece bilenlerin gözünde markanın repütasyonu çok kuvvetliydi. Çok prestijli bir algısı vardı ve çok niş bir marka olarak biliniyordu.

Aveda, çok sınırlı sayıda kuaförde olması hedeflenen, Amerika’dan yola çıkmış 40 sene önce oradaki hedef içinde bulunduğu pazardaki toplam işlem hacminin yüzde 5’ini almak isteyen bir marka. Dolayısıyla da niş bir kanalda yer alıyor, fakat bulunduğu kuaförlerde kuaför salonlarının iş hacmini çok ciddi bir şekilde büyüterek salon başına yaptığı ticaret bir çok diğer markanın üstünde. Ürün gamı çok geniş. Saç bakımı, renklendirme, şekillendirme, perma, vücut ve cilt ürünleri, şimdi bu sene makyajı da lanse ettik. Bu yüzden perakende tarafında fark yaratıyordu.

Biz doğru kuaför salonlarında olmayı hedefledik. Ve ilk işbirliğini Erdem Kıramer ile yaptık. Erdem Kıramer, Aveda markasını çok iyi biliyordu ve bu markanın Türkiye’ye gelmesinden de çok mutlu olmuştu. O zaman Türkiye’de olmayan bir iş modeli ile başladık. Aveda konsept salonları, lifestyle salonları açtık. Öyle salonlar yaratalım ki tüketici salondan içeri girdiği andan itibaren salonun tasarımından, atmosferinden, ürünlerin yerleşiminden farklılığı hissetsin istedik. Çok ciddi perakende alanları yaratıldı. Akmerkez’de 15-20 metrekarelik bir perakende alanı ile başladı. Erdem Kıramer Akmerkez yüzde 100 Aveda ile başladı. Bir kuaför salonunun yüzde 100 bir firma ile çalışması Türkiye pazarında çok istisnai bir durum çok örnekleri yok. Bu anlamda Aveda olarak biz bunu başardık.

Hedefimiz her sene 10 salon açmaktı bunu da nüfus yapısına, alım gücüne, iş hacmine göre belirledik. 7 sene sonunda 72 salona geldik. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Bodrum, İzmit, Samsun, Antep’de varız. Hedef belirlediğimiz noktada gerçekleşti.

Ağustos 2014’de Akasya’da Avrupa’nın ilk deneyim merkezini açtık. Akasya şu anda Avrupa’da satış anlamında her sene yüzde 25 büyüyen ve en hızlı büyümeye sahip olan deneyim merkezi. 2015 yılında da Capacity’de ikinci deneyim merkezini açtık. 2016 yılında da internet üzerinden e-ticarete başladık. Aveda.com.tr üzerinden tüketicilere ulaşabiliyoruz.

 

Estetica: Mac Kozmetik Türkiye’ye marka müdürü olarak geçiyorsunuz. Yeni görev için neler söyleyeceksiniz? 

Nazlı Koruyan Altıpat: Mac Kozmetik, 55 tane mağaza 360 çalışanı olan bir marka. Makyaj konusunda da pazar lideri konumunda. Çoğu makyaj artistleri, eğitmenler farklı zamanda Mac Kozmetik bünyesinden çıkmış. Hedef çok daha hızlı büyümek. Çünkü Mac markası daha genç bir kitleye hitap ediyor. 18-35 yaş arası bizim tüketicimiz. Pasta çok büyük gidilecek de çok yol var.

 

Estetica: Beraber çalışmış olduğunuz kuaförlere ne mesaj vereceksiniz?

Nazlı Koruyan Altıpat: Ben hiç gidiyorum gibi de gelmiyor çünkü biz çok iç içe çalışan bir şirketiz. Markalar gerçekten çok yakın çalışıyor. Paralelliği görüyorum. Kuaförlerin artistik düşünme ve yaklaşım o kadar alışmışım ki şimdi ben Mac’e geçtim başka bir sektör gibi görünse de orada da saç tasarımcıları değil de makyaj artistleri var. Saç ve makyaj o kadar iç içe ki çok benzerlikler görüyorum. Bu sektör fırsatlar barındıran bir sektör, hiç ölmeyecek bir alan. Türkiye’nin genç nüfusunu düşündüğümüz zaman da hala müthiş fırsatlar barındıran bir sektör ve herkesin buna sahip çıkması lazım. Uzun vadeli geleceğe dönük planlar yapılması lazım. Gençlerin mesleklerine sahip çıkmasını arzu ederim.

Genelde hep maddiyat ön planda ki ben şunu gözlemledim: para amaç olduğu zaman o iş yürümüyor. Başka bir amacınızın olması lazım. Koyduğunuz bir hedefi başarırsanız para bunun sonunda geliyor. Ama sadece para kazanmaya odaklandığınızda büyük resmi göremeyebiliyoruz.

Estetica: Gökçe Kırtay’ın Aveda serüveni 2013’de başladı ve şimdi Aveda Türkiye Marka Müdürü olarak başladı. Gökçe Kırtay kuaförlük sektöründe Aveda’nın yerini nasıl görüyor. Neler olacak? Planlar neler?

Gökçe Kırtay: Aveda’nın 9 bayiden yaklaşık 60 bayiye kadar olan serüveninde yoğun bir şekilde birlikte çalıştık. Bu 4 senelik süreci geçirdikten sonra da sektörün dışına çıkıp sektöre neler getirebiliriz diye bakmak gerektiğini düşündüm ve perakende tarafında tüketiciye ulaşabileceğimiz bir noktada neler yapmak gerekiyor diye Clinique ile 18 aylık bir süreç geçirdim. Bu bana kuaförlük sektörüne kuaförlük dışında bakabilmeme fayda sağladı. Son tüketiciye ulaşabilirken yapılması gerekenlerin son tüketicinin daha fazla nasıl yakalayabileceğimizin anahtarını başka bir perspektiften görüyor olmak önemliydi. 18 aylık süre içerisinde belki sektörden çıktım ama kopmadım. Estée Lauder şirketlerinde yakın ilişkide çalışıyoruz. Bu şirketin genel yapısının önemli bir marka değeri. Hızlı bir şekilde geri dönüp adapte olduğumu söyleyebilirim. Kaldığım yerden daha farklı bir sorumluluk ile bayrağı devralıyorum. Heyecanlı çünkü bayrağı devralmak bir sorumluluğu da devralmak anlamına geliyor. Aveda bugün çok uzun süre sonra sektörde farklı bir iş modelini Türkiye’ye kazandıran bir marka olma gayretindeydi. Verdiği sözleri 7 yılda yılda ortalama 10 salonda olma vizyonu ile iş modelini kurmuştu. Biz de bundan sonraki dönemde de aynı şekilde devam ettireceğiz. Hedef daha önce yapılanları değil farklı olanı yapabilmek. Son tüketiciyi anlamak, mesajı doğru iletebilmek servis satışının yanında kozmetik satışını yada kozmetik ürünlerinin tüketici ile buluşması noktasındaki o kanalın doğru bir şekilde akmasını sağlayabilmek ve bunu yaparken Aveda markasının Estée Lauder grubundan elde ettiği tecrübeyi aktarabilmek kıymetli olacaktır. 

Estetica: Önümüzdeki dönemde hedef ne?

Gökçe Kırtay: Paralel bir büyüme gösteriyor olacağız. Toplamda açtığımız ve kapattığımız, beraber çalışmaya devam ettiğimiz bayi sayısı yılda 10 gibi ilerlemeye çalışacağız. Ama gelişime direnmeyen ve kendini geliştirmek için iş ortaklığında derinlemesine beraber çalıştığımız salonlarla daha fazla kol kola girip daha ileri götürmeyi arzu ediyoruz. Çünkü burada amaç çok noktada olalım ve çok noktada ürünlerimiz satılsın değil; aksine bulunduğumuz noktalarda derinlemesine iyi iş çıkartalım; sektörün içerisinde fark yaratabilecek servisleri ortaya koyalım; beraber çalıştığımız iş ortaklığı yaptığımız bayilerimize gerçekten de ticari anlamda değil iş geliştirme anlamında gerekli desteği verebilelim; bunu yaparken iş modelimizin yüzde 100 Aveda modeli ya da network modeli hangisi olursa olsun gerekli destekleri olması gerektiği gibi sağlayarak onları memnun ederek ilerleyebilelim. Bu bence çok önemli yoksa sadece ticari bir ilişki kurmanın peşinde hiçbir zaman olmadı Aveda, bundan sonra da olmayacak.

Estetica: Peki online?

Gökçe Kırtay: E-ticaret üzerinden yapılan satışların kuaförlere yansıması hala güncelliğini koruyor. Operasyonel süreçlerden ve yasal düzenlemelerden dolayı zorlandığımız noktalar oldu ama onların da çözüm yollarını açıyoruz. Biz kendimiz ticaret yapsak da bizim bayimizin bunun üzerinden gelir elde etmesini sağlıyoruz. Online tarafta bizim kontrolümüz dışında ürün satılmaması için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bugüne kadar da herhangi bir bayimizden çıkan bir ürün olmadı.

Estetica: Aveda ekibi ve etkinlikleriniz?

Şu anda teknik anlamda 3 kişilik bir eğitim kadrosu var. Bunun dışında dışarıdan yurtdışından aldığımız destekler var. Aveda International’dan gelen kesim ve renklendirme eğitimleri verenler var. Bunun ötesinde önümüzdeki sene için yoğun bir eğitim takvimi planladık. Eğitimleri yaparken bugüne kadar verilmiş standart eğitimlerin ötesine taşıyabileceğimiz farklılıkları ortaya koyabileceğimiz bir takım projelere imza atacağız. Çünkü hedef artık herkesin dinlemeye alışageldiği farklı firmalarında aldığı eğitimleri nasıl verebiliriz ve bunu uygulanabilir hale nasıl getiririz bunun takibini nasıl yapabiliriz önümüzdeki yıl yaratacağımız en büyük farklılıklardan bir tanesi bu konudaki alacağımız aksiyonlar olacak.

Estetica: Neler var etkinlik olarak önümüzdeki süre içerisinde planlanan?

Gökçe Kırtay: Haziran’da Milano, Temmuz’da Londra, Ekim’de de Amerika’da 40’ıncı yıl kongresi var. Aveda salonları ile bu sene uluslararası arenada çok miktarda seyahatimiz olacak. Farklı kesim, renk, şekillendirme eğitimleri ile hem de dünyadaki bütün Aveda kuaförlerinin bir araya geldiği bir uluslararası 40. Yıl kongresi ile bir arada olacağız. 2019 takvimimize bir çok farklı yurtiçi ve yurtdışı kamp Aveda konseptinde eğitimler koyduk. Bizim bu sene kış kampları ve yaz kampları olarak farklı ambiyanslarda yaptığımız eğitimler vardı bunlardan çok olumlu geri dönüşler aldık. Bunları devam ettiriyor olacağız. Ama bunları genç arkadaşlarımıza daha fazla yurtdışı tecrübesi kazandırabileceğimiz başka alternatiflerle de güçlendireceğiz. Önümüzdeki dönem eğitim anlamında güçlü bir dönem olacak.

 

 

Estetica: Çok teşekkür ederken sevgili Nazlı Koruyan Altıpat’a ve Gökçe Kırtay’a yeni kariyer yolculuklarında başarılar diliyor…

L’Oréal Professionnel Colorfulhair Flash Profesyonel Saç Makyajı

0

L’Oréal Professionnel’den Bir İlk!

Yeni #Colorfulhair Flash Profesyonel Saç Makyajı ile tek yıkamada saçtan arınan ve koyu bazda bile görünen renkleri kullanarak yaratıcılığın sınırlarını zorlamaya hazır mısınız?

Renkli saç trendinin etkisi günden güne artmaya devam ediyor; ancak zaman zaman tüketicilerin kafasında renkli saçlara sahip olmakla ilgili soru işaretleri olabiliyor.

Boyanacak rengi beğenme konusunda endişeli olan tüketiciler, saç rengi koyu olduğu için istenilen renk sonucunun alınamayacağı korkusu ve rengin net olarak görünebilmesi için saç renginin açılması durumunda saçın yıpranacağı düşüncesi çoğu kez tüketicileri renkli saç servislerinden uzaklaştırıyor.

L’Oréal Professionnel, renk tutkusuna sahip fakat endişeli tüketicileri, tek yıkamada saçtan akarak arınan Flash Profesyonel Saç Makyajı ile buluşturuyor! Farklı renk seçenekleri ile doğrudan veya birbirleriyle karıştırılarak onlarca farklı renge dönüşebilen yeni Flash Saç Makyajı, kuaförlerin renk konusundaki yaratıcı dokunuşlarını ortaya çıkarmak için de mükemmel bir araç!

Collection 2018 Primavera

0

Selective Professional işbirliği ile Zeynel Abidin Ağgül’ün çekimlerini yaptığı Collection 2018 Primavera

Baykan Gürkan Kuaför için Gürkan Savaş

Bu sene moda olan örgüleri kullandık. Örgülerde pembeler, maviler, turuncular kullanarak önleri net taramadık saçı tüylendirdik netlikten kaçtık. İkinci saçta da sarı bir saçı feminen bir hale getirip çok büyük dalgalar oluşturduk. Üçüncü sarı saçta küllü ucuna vaklar yaptık. Dördüncü saçta ise yine sarı bir saç düz bir kakül ve içerisinde pembeler olan küt bir görüntü ve hafif dalgalar olan bir saç kullandık.

Baykan Gürkan Kuaför için Aykut Kaçar

Böyle projeler bizi her zaman çok heyecanlandırıyor. Salon içerisindeki rutinden dışarı çıkıyoruz. Mesleğimize olan aşkımızı daha çok kabartıyor. Farklı bir atmosferde bulunmak bize sürmenaj olmaktan daha iyi geliyor. Zeynel Abidin Ağgül ile çalışmak bizim için çok büyük bir şans. Bizim icra ettiğimiz sanatımızı güzelleştiren insanlar onlar. O yüzden minnettarız. Toplamda 4 model tasarladık. Birinde renklendirme işlemi yapıp açık bir saç yaptık, örgülü bir modelimiz vardı. Yazın gelmesi ile beraber bahar renklerini içerisinde barındıran içerisinde geçişler olan bir örgülü modelimiz var. Retro bir modelimiz var. Biri de daha romantik bir görünüm olan bir modelimiz daha var. İlk modelde saçlar Decolorvit Scalp 20 volume ile balyaj, 1001 10 volume ile cila olduktan sonra Oncare Keratin bakım şampuan ve maske ile bakımı yapıldı. İkinci modelde Evo color 7.1 + 0.11 20 volume ile dip boya yapılıp hemp Sublime keratin bakım serisi ile bakım yapıldı.

Esse kuaför Bahçeşehir için Selim Yılmaz

İlk modelde düz doğal görünüm, ikici modelde topuz tarzında ama çok belirgin, keskin topuzları taradık. Üçüncü modelde daha dalgalı daha uçuşan saçlar taradık.

İlk modelde Scalp 20 volume önceden bir temizleme işlemi gerçekleşti,

dipler 6.35 + 6.00 20 volume, uçlar 6.05 10 volume ile boyandı. Mineral Infuse bakım maskesi ile bakım yapıldı. İkinci modelde Scalp 20 volume ile ombre işlemi gerçekleşti. Evo color 10.1. 10 volume ile boyandı. Protein Infuse bakımı yapıldı. 

Flowers Health Clup için Umut Karac

Çekim çok keyifliydi. Zeynel Abidin Ağgül ve yanında çalışan ekibe saç yaparken fikirlerimi söyledim çok yardımcı oldular. Fotoğraflar da çok güzel çıktı. İşlerini benimseyerek yaptıkları için çok memnun kaldım. Günlük kullanılabilen saçlar tasarladık. Topuz modeli yaptım. Dalgalı saçlar, kabarık hacimli saçlar taradık. Birinde çok uçuk sarı yaparken diğerinde daha tok tonlar tercih ettim. İlk modelde Decolorvit Plus ile paketler dip röfle, 1001 Evo color ile cila yapıldı. Keratin Oncare maskesi ile bakım yapıldı. İkinci modelde Evo dip boyası: 6.05 20 volume, Evo uçlara boya 6.35 + 6.05 30 volume yapıldı. Saçın uçlarına krepe balyaj Scalp 20 volume uygulandı. Mineral Infuse saç bakımı yapıldı. 

Ras Kuaför için Selim Coşkun

Günümüzde Türkiye’de kadınlar sarı saç talebinde bulunuyorlar. Biz kuaförlere düşen görevde istediklerini en doğal ve zararsız bir şekilde karşılamaktır. Biz Ras kuaför ailesi olarak bunu nasıl yapacağımızı çok çalıştık ve araştırdık. Böylece bir işlem gerçekleştirdik saçlara hiç baskı uygulamadan kimyasal ve metal gibi ürün kullanmadan sadece pamuk iplik kullanarak saçın yapısına göre aynı cinste saçları tadarik edip iğne ile dikip, hem doğal görünümü yakalıyoruz hem de zarar vermiyor ve çıkması da çok kolay olur.

Selective Scalp’ı hazırlarken tozu uçmuyor ye saça da çok baskı yapmıyoruz, müşterilerinizin zamanından çalıyoruz fakat istediğimiz sonucu saçı yıpratmadan alıyoruz.

İlk modelde diplere 7.43 + 8.4 20 volume, uçlarında 1-2 ton açıcı ile kırılıp 7.43 + 8.4 20 volume uygulandı, Oncare Smooth Beauty Milk ile bakım yapıldı. İkinci modelde diplerinde 1001 +0.11 40 volume, uçlarında Scalp 30 volume uygulandı. Oncare Repair Hair Mask ile bakım yapıldı. 

 

San Kuaför için Selami Ersoy

Zeynel Abidin Ağgül ile ilk çalışmamız değil, daha önce de çalışmalarımız olmuştu. Onunla çalışmak çok keyifli.

Moda akımı neyi bize veriyorsa ona göre saçlar tasarlıyoruz. İlkbaharın gelmesi ile saçlar da cıvıl cıvıl, renkler açılıyor, renk tonları biraz daha kum beji tonlarına ve sarılara doğru gidiyor.

İlk modelde Scalp 30 volume ile ombre açma tekniği gerçekleşti. Evo color 1001 10 volume ile cila yapıldı. Oncare Keratin maske ile bakım yapıldı.

İkinci modelde 30 volume Scalp ve art desteği ile ombre işlemi gerçekleşti. Evo color ile 7.2 ile uçlarda uygulama yapıldı. Selective Hair Cream ile bakım yapıldı.

Tria Kuaför için Serdar Akbulut

Bu yıl Avrupa’da daha viole ve kızıllar moda iken Türkiye’de soğuk tonlar daha revaçta. Bizimle özdeşleşen bir sarımız var. Tria sarısı… Doğal daha masum saç ve daha metal tonlarında sarı beyaza yakın daha kadınsı daha vak bir saç tasarladık.

İlk modelin saçlarınde diplerde doğal tonlarında uçlarında kızıllıklar vardı ilk önce Decolorvit Scalp 20 volume ile diplerini açtık. 10.1 10 volume ile de küllendirdik. Oncare Silver şampuan, Oncare Mineral Infuse, Protein Infuse ile bakım yaptık.

İkinci modelde uçlarına hafif ışıltılar attık. Kaynak ile renklendirme yaptık. Decolorvit Scalp 20 volume ile balyaj, Evo 8.1 20 volume ile dip boya, Oncare Silver şampuan, Oncare Keratin maskesi ile bakım yaptık. Çok keyifli bir proje oldu. Zeynel Abidin Ağgül ile çalışmak ayrı bir keyif.

Fotoğraflar: Zeynel Abidin Ağgül

Koordinasyon: Zeynep Atasoy

Styling: Onur Hazal

Ürünler: Selective Professionals

Detaylar Estetica Dergisi 2018 Renk Sayısı’nda…

Abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım…

Doğaya bir hediye…

0

Ventoso’dan doğa kağıtla çiçek tohumları…

‘Çevreye verilen her zararın çocuklarımızın geleceğine verilmiş bir tehdit olduğunun farkındayız. Kullandığımız malzemelerin doğaya, çevreye ve kuaför dostlarımıza zarar vermemesi konusunda hassasiyetle çaba gösteriyor, gösterenleri de maddi ve manevi olarak destekliyoruz.’

sözleriyle çevre konusundaki hassasiyetini vurgulayan Ventoso, bu bilinçle hazırladığı 12 farklı çiçek tohumunu yeşertme mutluluğunu kullanıcılarıyla paylaşıyor.

Kağıt içinde çiçek tohumları….

Doğa Kağıt, toprağa ekilebilen içlerinde çeşitli kır çiçekleri tohumları bulunan geri dönüşümlü, çevre, doğa dostu el yapımı kağıtlardır. El yapımı olarak hazırlanan kağıtlar geri dönüştürülmüş kağıtlardan imal ediliyor.

Doğa Kağıt imalatı esnasında hiçbir kimyasal katkı maddesi ve yüksek enerji tüketimi yapan makine kullanılmıyor. Tamamen doğal katkı maddeleri ve el işçiliği ile üretim gerçekleştiriliyor.

Nasıl ulaşacaksınız ve doğaya sunacaksınız?

Ventoso fön makineleri, düzleştirici ve maşalarının içinde bulacağınız yaprak figürü, içinde kır çiçekleri tohumları bulunan geri dönüştürülmüş el yapımı kağıttır. Dokusunda bulunan tohumlar kır çiçekleri tohumları olduğundan bir çok ortama dayanıklı tohumlardır. Herhangi bir çiçek toprağına Ventoso’dan size ulaşan Doğa Kağıt’ı rahatlıkla ekebilirsiniz.

Küçük bir saksıda toprağın 0,5 cm altına bırakarak günlük sprey sulama ile sürekli nemli kalması sağlanılmalıdır. Mümkün olduğu kadar güneş görmesi de çimlenme zamanını kısaltacaktır. Güneş görmeyen yerlerde çimlenme süresi uzayacaktır. Ortalama çimlenme süresi 2 ila 4 hafta arasındadır. Çimlenme ve filizlenme yeterli olgunluğa eriştikten sonra daha büyük bir saksıya alınmalıdır.

Tohumlar Ventoso’dan, çiçekleri yeşertmek sizden!

Sadece doğaya tohum değil: Çevreye duyarlılık!

Ventoso yapmış olduğu işbirliği  ile saç maşası, düzleştirici ve saç kurutma/fön makinesi gibi kullanılmayan veya eskimiş kişisel bakım ürünlerini toplu olarak geri dönüşüm için Türkiye’nin en büyük e-atık tesisi Exitcom Recycling’e gönderiyor ve geri dönüşümden elde edilen geliri Koruncuk Vakfı’na (www.koruncuk.org) bağışlıyor…

Çevre dostu salonlar belgelendiriliyor!

Işıltılı görünümler

0

Feminen stiller

Natasha King’in gizemli koleksiyonunda ışıltılı görünümler ve modern stiller öne çıkıyor. Güçlü kadının yansıması, farklı dokular koleksiyonda dikkat çekiyor. Çağdaş saç modellerinin yer aldığı koleksiyonu inceleyebilirsiniz.

Saç: Natasha King

Fotoğraf: Carl Keeley Photography

Styling: Milana De Mina

Makyaj: Lizzie Sharpe

Toprak Şeker ile beraberiz…

2

30 metrekareden 1300 metrekare köşke geçişin hikayesi…

Sarışınlığın adresi olarak kendini konumlayan Toprak Şeker, salonda verdiği hizmet kalitesi ile kemikleşmiş bir müşteri kitlesine sesleniyor. Estetica Design tarafından düzenlenen ve 2017’de dünyanın en iyi kuaför salon tasarımları arasında yer alan Toprak Şeker ile nasıl farklılaştığını ve sektöre bakışını konuştuk. 

Toprak Şeker

Kuaförlüğe nasıl başladınız?

Makyaj artist olarak sektöre başladım. Daha sonra kesim ve renklendirme eğitimleri aldım. Kardeşim Almanya’da, dayım Amerika’da kuaför. 21 yaşında Sahrayıcedit’de bir salon açtım. Dikiş makinesinden iki tane tezgah yaptım. Kafası düşen bir yıkama setim vardı. 4 yıl orayı işlettim. İlk yerimizde sadece bir asistanım vardı. Daha büyük bir yere geçtim. 3 kişi çalışıyordu.

Şehir fırsatları kampanyasına katıldık. Bir günde 7 bin tane sattı. Firma sahibi beni aradı. Bu kadar bir sayıya ulaştınız bunu çıkarabilir misiniz diye sordu. Yarısını çıkardım. Ben sadece saç yapmadığımızı hizmet de sattığımızı düşünüyorum. Dolayısıyla en iyi hizmeti vermeye çalışıyorum.

Toprak Şeker

Hangi eğitimleri aldınız?

Vidal Sassoon Akademi’den kesim eğitimleri aldım. Almanya’da renklendirme eğitimleri aldım. Türkiye’de de aldığım birçok eğitim var. Renklendirmeyi çok sevdim ki makyaj artistliği temelim olması da buna zemin hazırladı. Renklendirme ucu çok açık olan bir alan. Bir saçın dibini boyamak, saçı nasıl açmaktan ziyade daha yeni şeyler nasıl çıkabiliriz buna çalışıyoruz.

Toprak Şeker

Salonda nasıl servisler veriyorsunuz?

Salonumuzda renklendirme, kesim, topuz, mikro kaynak, keratin kaynak, makyaj, el-ayak bakımı, 3D kıl tekniği, kaş kontürü ve kalıcı makyaj kendi alanında uzman personelimiz tarafından yapılıyor.

3 yıldır yoğun bir şekilde mikro kaynak yapıyoruz. Ben kadınları değiştirmeyi seviyorum. Daha önce hastalanmış saçını kaybetmiş birinin 5 cm’lik bir saçının göğüs hizasına gelmesi, istediği renge ulaşması beni çok mutlu ediyor. Salonumuzdaki mikro kaynak servisi de böyle çıktı. Salonumuz için artı bir servis oldu. Şu an bulunduğumuz binada atölyemizi kurduk. Saçları özenerek, Rusya’dan gidip kendim seçiyorum. Ve burada kendimiz işliyoruz.

Sarışınlığın adresi gibi bir sloganınız var. Kendinizi sarı saçların ustası olarak konumluyoruz. Nasıl bir strateji ile yola çıktınız?

Ombre akımı yaklaşık 5 sene önce başladı. Doğal geçişlerle insanlar saçlarının üzerine balyajlar attırıyordu. Orijinal sarışınlığa yaklaşmaya çalışan kadınların saçların arasında gördükleri o kızıllık turunculuk yapay duruyor. Aslında tam doğru noktaya ayak bastım. Çok uzun süre bunun üzerine çalıştım. Kendi formüllerimi ürettim. Salonumuza günde ortalama 80 kişi geliyor. Bunun 78’i sarışın. Servislerin 6 saate kadar sürdüğü oluyor. Ekibimi bu yönde ilerlettim.

Kardeşiniz Almanyada, dayınız Amerikada kuaför. Siz hiç yurtdışında çalışmayı hiç düşündünüz mü?

Asla düşünmedim. Ülkemi çok seviyorum. Burada iyi bir başarıya imza attık, çok emek verdik. Çok çabaladık. Avrupa’da görünen tablo da göründüğü gibi çekici değil. Hiç tanımadığım dilini bilmediğim insanlara servis vermek çok bana göre değil. Çok uzun saatler çalışıyoruz. Çok zor şartlar altında çalışıyoruz. Sistemin getirdiği giderler çok fazla ama yurtdışında da fazla.

Toprak Şeker

Eleman bulmakta zorluk çekiyor musunuz?

Kuaför dışındaki işletme müdürü, muhasebeci, temizlik görevlisi, özel şoför, işletme müdürü, muhasebeci gibi arkadaşları kariyer.net ile buluyorum. Kuaförü sarı sayfalardan buluyoruz.

Ekibime hakkını veriyorum, iyi şartlar sağlıyorum. Bunun karşılığında da ekibim ayrılmıyor. O kadar fazla personel talebi var ki şu an eleman sorunu yaşamıyorum. Günde ortalama 100 tane iş başvurusu alıyorum.

Ekip konusunda hiç bir sıkıntım yok ama diğer meslektaşlarımın var. Bu kronik sorunu mesleğimiz adına birilerinin çözmesi gerekiyor. Bununla ilgili projelerim var. Kariyer.net gibi bir internet sitesi kurup kuaförleri buraya toplamak istiyorum. Önemli olan o datayı o sayfa içerisinde oluşturmak. O sitenin içine sokabilmek. Bizim kuaförler platformu gibi bir oluşumumuz oldu ve 19 bin kuaförü oraya topladık. İşkur karşına engel çıkarıyor. Bununla ilgili bir sözleşme var. Ciddi bir bedel var bunu ödemelisin diyor. Bu projeyi gerçekleştirirsek kuaförlerin dijital ortamda birbirlerine daha rahat ulaşabileceği bir ortam sağlayabileceğiz. Bir gazeteye ilan vermek için para ödenmesi gerekiyor. Bu platform ücretsiz olacak.

Toprak Şeker

Çalışanların motivasyonunu artırmak için neler yapıyorsunuz?

Çok eski personellerimiz var. Burası çok yoğun bir yer. Çalışma saatlerine, tatil zamanlarına hak ettikleri maaşı gününde ödemeye özen gösteriyorum. 10.00 ile 20.00 arası çalışıyoruz ama haftanın bir günü kapatıyoruz. 40 kişi çalışıyor burada. Ciro olarak kaybediyoruz ama motivasyon kazanmak anlamında kendimizi iyi hissediyoruz. Kadroyu yarıya bölüp bir grup insanın üzerine o yükü çok fazla yüklememiş oluyoruz. Bütün resmi tatillerde kapalıyız. Yılda ortalama 15 gün salonumuzu tamamen kapatıyoruz. Orada bir kaybımız oluyor ama döndüğümüz zaman onu kapatıyoruz. Bunlar da personelin motivasyonunu sağlıyor.

Franchising vermek gibi bir planınız var mı?

Şu an için franchising vermem için çok erken. Toprak Şeker ismini bu noktaya getirmek o kadar zor oldu ki o altyapının oluşması için çok çalıştık. Franchising vereceğim salonlar, burada verdiğim servisin aynısını vermek zorunda ki  biz burada pahalı bir servis veriyoruz. İnsanları özel arabalar ile aldırıyor, en iyi hizmeti veriyoruz. Bunu sağlayabilecek olan kişilere vermeliyiz. Bugün franchising verirsek aynı hizmet kalitesini sağlamadıktan sonra çok anlamı yok. Çünkü bu bizim ismimizi aşağıya çekecektir. İleri zamanlarda vermeyi düşünüyoruz. Şu anda bunun altyapısını yapıyoruz. Dünyadaki franchise örneklerine baktığımızda ismi vermekten çok altyapıdaki kurdukları o sistemi önce kafamızda oturtmamız gerekiyor. Sosyal medyaya ismi yazdıklarında o franchiseden eleştiriler alınacak. Bir sistem olmadan franchise verirsek günün sonunda çöküş olur. Geçmişte bunun örneklerini çok gördük. Bitmez dediğimiz isimler bitti. Dünyada 500 salonu olan salonlar var franchise sistemi ile. Burada tabela iş yapmıyor. Burada sadece sistem iş yapıyor.

Toprak Şeker

Kuaförlük sektörünün en önemli sorunları nelerdir?

Personel sorunu, uzun çalışma saatleri sektörün en büyük sorunları arasında geliyor. Ben isterim ki herkes pazar günü tatil yapsın. İş yaşam dengesini kuramıyoruz.

Eskiden kuaförler birbirlerini rakip görüyordu. Ama artık bunu biraz yenmeye başladık. Çünkü mesleğimizin kalkınması gerekiyor. Bir sektörü bir yerden alıp başka bir noktaya taşımak inanılmaz zor.

Bunu sektörde çalışanların yapması lazım. Onlar da birleşmeden bunu yapamazlar. En büyük rakiplerde bile çok tatlı bir rekabet oluyor ve artık aralarındaki düşmanlığı yendiler.

Salonda nasıl fark yaratıyorsunuz?

Misafirlerimize bir yaşam alanı sunuyoruz. Salona girdiklerinde kendilerini ev ortamında hissediyorlar. Müşterimiz eğer isterse evinden alıyoruz. Burada kullanılan her şey çok hijyeniktir. Tek kullanımlık havlularından tutun her şey bir kere kullanılır. En iyi firmaların boyalarını kullanıyoruz. Dinleyen, sıkılmayan, patronun müşteri olduğunu bilen iyi ve kaliteli personel seçiyoruz. Bu yolculuktaki tüm meslektaşlarıma verebileceğim en önemli tüyo:

Hepimiz bir markayız. Eğer çok iyi bir marka olmak istiyorsak öncelikle en önem vereceğimiz şey vaat. Verdiğimiz sözün arkasında durmalıyız. Ben her zaman bunu yapmaya çalıştım.

Müşterilerle konsültasyon sırasında nasıl bir süreç geçiriyorsunuz?

Sosyal medyanın bir avantajı var. Günde ortalama 3 tane şehir dışı, 3 tane yurtdışından misafirlerimiz oluyor. Bu kişiler de değişime geliyor. Kemik müşteri dediğimiz müşteri profiline çok dikkat ediyorum. Tüm müşterilerime aynı hizmeti veriyorum, ayırmıyorum. İşleme başlamadan önce hangi saçı boyarsak boyayalım bir test aşamamız oluyor. Test yapmadan saç boyamıyoruz. Bizim bir formumuz vardır. Çünkü kuaförler risk altında. Bu iş güvenliği ile ilgili çok önemli. Alerjiniz var mı gibi sorular soruyoruz. Vücudunuzda doğabilecek herhangi bir alerjik reaksiyonda tüm sorumluluk sizindir diye bir ibare vardır. Bu ibareyi imzalamayan kimsenin saçı burada boyanmaz.

Toprak Şeker

Kuaförlere sosyal medyayı nasıl kullanmalarını önerirsiniz?

Sosyal medyada fenomen olmak istiyorsanız önce bulunduğunuz semtte tanınmalısınız. Sonra bulunduğunuz ilde, sonra Türkiye çapında. Bunun için para harcamalısınız. Gerek sponsorlu reklamlar, gerek farklı viral reklamlar vermelisiniz. Sosyal medyada fenomen olacağım ve kitlelere ulaşacağım diyorsanız bunu para harcamadan yapamazsınız. Sağlam adımlarla yol almak gerekiyor. Ben bir kitlem olması lazım dedim. İnstagramda kendi kitleme ulaştım şu anda 286 bin izleyicim var. Kuaförlerin kendi networklerini yaratmaları lazım. İnstagramın algoritması şunu der ki ‘benden sahte beğeni alma, sahte takipçi alma.’ Sosyal medya için 5 ev parası harcamışımdır. Markanıza çok dikkat edin. Orası sizin vitrininiz. Orası sizin kanalınız. Oraya koyacağınız sahte takipçi ve beğenilerle sadece kendinizi kandırabilirsiniz. Hedeflemeyi yaptığım bir danışmanım var. Kaan Ertizman ile çalışıyorum. Onun dışında her şeyi kendim yönetmeye çalışıyorum.