Abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım…
Abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım…
Bir kadının saçlarına eşi, ailesi ve doktoru dışında ancak kuaförü dokunabiliyor. Aralarındaki iletişim çok özel. Bu özel iletişim sadece saça ilişkin işlemlerle sınırlı kalmıyor. Zaman içerisinde dostluğa dönüşüyor. Leyla Alaton ve daha önce kuaför şimdi adeta arkadaşı olan Murat Kayabaşı gibi…
Bu yazı dizimiz aslında kamuoyuna mal olmuş önemli isimleri gözünden kuaförlüğü anlatmak ve iletişimin kuaför açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulamak olduğu kadar aynı zamanda sosyal anlamda kuaförlüğün toplumda taşıdığı önemi gözler önüne sermek.
Taşımakta olduğu pek çok sorumluluğun getirdiği yüke rağmen bize zaman ayırarak kuaförüne ve kuaförlüğe verdiği değeri de samimiyetle ve büyük bir enerjiyle yansıtan Leyla Alaton ve Murat Kayabaşı ile röportajımızı beğeniyle okuyacağınızdan eminiz.
Estetica: Kadınlar ve kuaförler projesi için bir aradayız. Kuaförünüz ve kuaförlük hakkında neler söyleyeceksiniz?
Leyla Alaton: Murat Kayabaşı 15 senedir benim hayatımın içinde ve çok yakın bir dostluğumuz var. Yaptığı işin bir sanat işi olduğunu düşünüyorum. Benim için kuaförlük demek sanatçılık demektir. Kuaförü insanın hayatındaki en önemli insanlardan biridir. Benim de hayatımda çocuklarım, sevgilim, ortaklarım, kardeşim gibi kuaförüm de o dairenin içine girecek kadar yakındır.
Estetica: Saçlarınızı sık sık değiştirir misiniz?
Leyla Alaton: Ben macera seven bir kadınım. Risk almayı severim. Kendimi değişik görmeyi severim. Kökü bende derim bu saçın ve renk değiştirmekten, model değiştirmekten hiç korkmam. Saç elbise gibidir benim için. Değişmeli.
Estetica: Değişime nasıl karar veriyorsunuz?
Leyla Alaton: Saçımın nasıl bir model olacağına, nasıl renkleneceğine Murat Kayabaşı ile beraber karar veriyoruz. Ben genelde ben ne istediğimi iyi biliyorum.
Mesela biz çıkan gri saçları çok sevdik. Sevinerek söyleyebilirim ki bir çok kadın gri saçıyla barıştı. Rol model oldum.
Önemli olan zarif olmak, hoş olmak, kendine güvenir olmak. Saç bizim karakterimize uyan bir aksesuar. Saçın modeli, ne kadar pratik olduğu ve kullanılabilirliği çok önemli. Ben 30 senedir kısa saç kullanıyorum.

Estetica: Kuaförünüz ile nasıl bir ilişkiniz var?
Leyla Alaton: Belki herkesin bu kadar yakın ilişkisi yok. Ama bizim ilişkimiz çok yakın. Her zaman bir saygı çerçevesi içerisinde bir ilişkimiz var. Murat hep mesafeyi korumuştur. Bunun için de her zaman dostluğumuz sürüyor. Beni bekletmez ve ben de her zaman haber veririm gelmeden önce. Benim zamanım çok kıymetli. Ben gelip de 3 saat bekleyemem. O da bunu bilir ve buna göre randevulaşırız. Bu nedenle Türkiye’de kuaförlüğün randevu sistemi ile işlemesi gerektiğini düşünüyorum doktor gibi, dişçi gibi.
Estetica: Güven çok önemli. Murat Kayabaşı neler söyleyecek bu konuda?
Murat Kayabaşı: Siz hizmet verensiniz ve bunu bilmeniz gerekiyor. Buradaki o inceliği çok iyi bilmek gerekiyor. Bu hizmetten beklenti kişinin mutluluğu. Ama orada kendi duruşunu sergileyebiliyorsan karşındaki sana inanıyor. Karşı tarafın kendini teslim etmesini sağlıyorsanız, bu en büyük başarı kuaför için. Sonra istediğin kadar rengini değiştirebiliyorsun. Başka teklifler sunabiliyorsunuz.
Leyla AlatonEstetica: Kuaförlüğün sosyal boyutu hakkında ne söylersiniz?
Leyla Alaton: Sanatçı olduklarını düşünüyorum. Mesleklerinin ne kadar saygın, önemli meslek olduklarının hiç farkında olduklarını düşünmüyorum. Türkiye’deki kuaförler müthiş. Çünkü çok zor saçları kesmeye alışkınlar. İskandinav ülkelerine gittiğiniz zaman hepsi standart sarı ince saçlar. Yurtdışında saçı kesen ve boyayan farklı insanlar oluyor. Türkiye’de kuaförlerin elinden her şey geliyor. Çıraklıktan geliyorlar. Çok küçük yaştan beri kuaförlük yaptıkları için çok tecrübeli oluyorlar.
Kuaförler müşteriler ile sürekli bir etkileşim halinde. Murat benim çocuklarımın da saçını kesmiştir, beni yönlendirmiştir, sevgilimin de saçını kesmiştir.
Kuaförlerin toplumda bir sosyal rolleri var. Müşterilerinin bilgilerini, alışkanlıklarını başka müşterilerine aktarıyorlar. Çok önemli bir yeri var aslında. Diğer taraftan güzelliğin ekonomideki yeri çok önemli. Ekonominin durumuna göre kuaför harcaması da değişebiliyor.
Röportajın tamamını Estetica Dergisi Yaz Sayısı’nda bulabilirsiniz.
Abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım…

Günümüzde salonlar sadece renklendirme veya kesim işlemlerinde değil salon içerisinde sundukları diğer işlemlerde de fark yaratmak amacıyla arayış içinde.
Bilinçli tüketiciler de bu farkı sunan salonları tercih ederken hijyen anlamında fark yaratanlar bir adım daha öne çıkıyor.
IDM Acqua Manikür bu anlamda gerek salonların fark yaratması gerekse de tüketicilerin talepleri doğrultusunda daha hijyenik el-ayak bakım hizmeti istemeleri nedeniyle tercih ediliyor.
İşte bu farkı yaratan mutlu IDM Acqua Manikür salonlarının yorumları:
Bülent Duruk, Bülent Duruk Kuaför – Eskişehir
Bülent DurukIDM markasını tercih etmemizin en büyük sebebi tek kullanımlık ve kişiye özel olması. Ayrıca içeriğindeki ürünlerin tırnak eti bakımı yapabilmesi, sterilize olması ve uygulama sırasında büyük kolaylık sağlaması. Bülent Duruk markası olarak IDM tercih ediyoruz; çünkü sağlıklı ve güvenli hizmet vermek aynı zamanda çalışma arkadaşlarımızın işini kolaylaştırmak ve en önemlisi misafirlerimize en iyisini sunmak temel prensibimiz. Salonda ayda 350 kişiye servis veriyoruz.
Ersin Kahraman, Makas kuaför – Cihangir, İstanbul
Ersin KaramanManikür ve pedikür servislerinde hijyene çok önem verilmesi gerekiyor. Tüketiciler bu konuda artık daha da bilinçlendi. IDM Manikür Aqua, hijyen ile birlikte sunumu da çok şık hale getirdi. Ürünün hem tırnak, hem tırnak etlerine çok faydası var. Salonda ayda 250 kişiye servis veriyoruz.
Hasan Taşdemir, Highlights Kuaför – Çeşme, İzmir
Hasan TaşdemirMüşterinin yanında açtığımız ürünün tek kullanımlık ve hijyenik olması avantaj. Bizim müşterilerimiz daha çok İstanbul ve Ankara’dan geliyor. Salonda IDM Manikür servisi ile tanışan müşteriler üründen o kadar memnun kalıyorlar ki ürünü alıp, kendi salonlarında uygulatmak üzere götürüyorlar. 5 manikürist var, IDM Manikürden başka bir ürün kullanmıyoruz. Salonda ortalama 300 kişiye servis veriyoruz.
Mehmet Karadağ, The Most Kuaför – Bağdat Caddesi, İstanbul
Mehmet KaradağIDM Aqua Manikür’den çok memnunuz. Steril olduğu için bize geri dönüşleri de çok olumlu oluyor. Müşterilerin kaseyi kimse ile paylaşmaması avantaj. Tavsiye ile salonu ziyaret eden müşteriler oluyor. Salonda ayda 200 kişiye servis veriyoruz.
Recep Kolay, San Kuaför – Acıbadem, İstanbul
Recep KolayHijyenik ve tek kullanımlık olduğu için üründen tüm müşterilerimiz memnun. 10 müşteriden 8 kişi IDM Manikür tercih ediyor. Hızlı servis verebiliyoruz. Ete ve tırnağa bakım yapmış oluyoruz. Salonda ayda 300 kişiye servis veriyoruz.
Serdar Akbulut, Salon Tria – Florya, İstanbul
Serdar AkbulutÜrünün çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Tek kullanımlık olması, steril olması çok hijyenik. Müşteri portföyümüz üründen çok memnun. Elde daha yumuşak bir görünüm yaratıyor. Müşteriler çok profesyonel buluyorlar. Salonda ayda 600 kişiye servis veriyoruz.
Haberin tamamını Estetica Dergisi Yaz Sayısı’nda bulabilirsiniz.
Abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım…
Ciaran Dowd liderliğinde Occasions Sanat Takımı’nın tasarladığı koleksiyonda pastel renkler öne çıkıyor. Şık ve modern görünümler koleksiyonda dikkat çekiyor.
Saç: Occasions Sanat Takımı Fotoğraf: Lee Mitchell Styling: Ciaran Dowd Kreatif Direktör: Ciaran Dowd
Patrick Cameron en karmaşık topuzları kendi teknikleri ile kısa bir zamanda pratik bir şekilde yaratma becerisiyle tüm dünyada tanınıyor. Zamansız stiller, romantik görünümler, sofistike saç modelleri koleksiyonda dikkat çekiyor. Ayrıntılarda saklı güzellik, zarif hatlar, göz alıcı topuzlar, 40’lı ve 50’li yıllardan ilham alan stiller koleksiyonda yer alıyor. Sihirli dokunuşlar ile tasarlanan saçları inceleyebilirsiniz.

Saç: Patrick Cameron Makyaj: Alison Chesterton Couture: Marco Erbi Fotoğraf: Alistair Hughes Post Prodüksiyon: Marco Erbi Ürünler: Wella System Professional

Yılın Kuaförü Yarışması 2018 birincilik ödülü olan koleksiyon çekimi Cemil İrez ve Suat Tekten koçluğunda ünlü fotoğraf sanatçısı Zeynel Abidin Ağgül tarafından gerçekleştirildi.
Kariyer Eğitim Kurumları’nın sponsorluğunda gerçekleşen yarışmanın koleksiyon çekimlerinde styling Serhat Şengül tarafından yapılırken giyisilerde Çiğdem Akın ve Raisa&Vanessa markaları kullanıldı. Makyajlar ise Gamze Alp imzası taşıyordu.
Bu özel koleksiyon çekiminde desteklerini esirgemeyen Yıldırım Özdemir, Mahmut Ebil, Sinan Ergün, Çağlar Çicek, Lezgin Selimoğlu ve Kadir Ahçı ile Bülent Kocaman teşekkürü hak eden isimler oldu.
Koleksiyon çalışması aynı zamanda İspanya’nın başkenti Madrid’te düzenlenecek olan Uluslararası Kuaförlük Yarışması’nda da Türkiye’yi temsilen yarışıyor olacak.
Estetica Dergisi koordinasyonuyla gerçekleşen koleksiyon çekiminde yer alan ve destek veren tüm isimlere teşekkürlerimizle….




Saç: Pınar Yıldırım Fotoğraf: Zeynel Abidin Ağgül Makyaj: Gamze Alp




Saç: İlknur Akbulut Fotoğraf: Zeynel Abidin Ağgül Makyaj: Gamze Alp
Haberin tamamını Estetica Dergisi Yaz Sayısı’nda bulabilirsiniz.
LA Moon Fashion Week Türkiye’de bir ilk olarak uluslararası moda etkinliğine ev sahipliği yaptı. Uluslarası La Moon Fashion Week yerli yabancı birçok profosyonel ve gelişmekte olan yeni tasarımcıların tasarımlarını sergileme fırsatı sundu.
Uluslararası areneda bir ilke imzasını vuran La Moon, daha sonraki Uluslarası La Moon Fashion Week’i Amsterdam,İspanya, Berlin, Londra’da düzenlemeyi planlıyor.
Kuaförlük, aşıladığı meslek sevgisi, duruşu ile rol model olan Fidan Boztepe’nin Elif Çetin’e bıraktığı en büyük miras…
Şu anda iş yönetimi konusunda uzman olan ve Lale Kuaför’e de danışmanlık hizmeti veren ve annesi de kuaför olan kuzen Hülya Mutlu ‘bu hikayede en önemli kısım şu: Annem 31 yaşında, diğer teyzem 33, Fidan teyzem 23 yaşında mesleğe başladı. Aslında bu, bir işi tutkuyla yapmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Hepsi birbirinden çalışkan, işini seven ve gayretli insanlar olarak kuaförlük sayesinde memur aileler olan bizlerin yaşam standardını yükselttiler. Herkes birbirinden ilham aldı ve başardılar.’ sözleriyle kuaför ailenin hikayesine katkı sağlıyor.
Urfa’da aldığı kuaförlük eğitiminden sonra ilk olarak Arzu Kuaför isimli salonda kuaförlük hayatına başlayan Fidan Boztepe daha sonra polis olan eşinin görevi nedeniyle taşındıkları İzmit’te kendi salonunu açıyor.
Lale kuaför ismini taşıyan ilk işyerimde taksitle aldığım sadece 2 tezgah vardı ve karanlık bir pasaj içindeydi. Tüpte su ısıtıp müşterilerin saçını yıkıyordum. İşlerim ilk günden itibaren çok iyi gitmeye başladı. Pasajdaki diğer dükkanlar da bundan faydalanmaya başladı. Elektriklerin sık sık kesildiği, sigortaların attığı, zorluklarla çalıştığım bu salondan çarşı içinde bir salon satın alarak taşındım ancak büyük depremden sonra iş yerim kullanılmaz hale geldi. Müşteri kaybettim. Yeni bir salona geçerek güzel bir dekorasyonla tekrar çalışmaya başladım.’ sözleriyle başlangıç hikayesini anlatırken aynı mesleği seçen Elif Çetin Boztepe’nin kuaförlüğe başlama hikayesini de önce anneden daha doğrusu ustasından dinledik:
‘Elif’te yavaş yavaş büyümeye başladı. Müşteriler ile iletişim becerisi çok iyiydi. Biraz da benim isteğimle yardımcı oluyordu. Kariyer Eğitim Kurumları Bakırköy şubesine 2 yıl boyunca İzmit’ten her gün gidip gelerek eğitim gördü ve mesleki anlamda ona değer katan çok şey kazandı. Elif teknik anlamda kesimi çok iyi yapıyor. Eğitimleri hiç kaçırmıyor. Kendisiyle gurur duyuyorum. İşi farklı bir noktaya taşıdı. Açtığım, çocuk gibi büyüttüğüm salonum kapanmış olsaydı gerçekten üzülürdüm.’
‘Liseyi bitirdiğim dönemlerdi. Üniversiteye hazırlanırken ve kuaförlük ile ilgili bir düşüncem yokken annemin meslek rahatsızlığı etken oldu. Ancak bu işi yapacaksam önce salonun güzel ve istediğim gibi olması gerekiyordu. Annem de beni destekledi. Kariyer’e gittikten sonra bütün bakış açım da değişti ve kuaförlüğe başladım. Ardından eşimin de desteğiyle severek yapmaya başladım ve onun da zorlamasıyla Londra’da bir eğitim seyahatine katıldım ve orada mesleğe bakış açımı değiştiren Yusuf Koçyiğit ile tanışarak işimi daha büyük aşkla yapmaya başladım.’ sözleriyle aile mirası mesleğine başlangıç hikayesini özetle anlatan Elif Boztepe Çetin için çalışan mutluluğu özel önem taşıyor. ‘Annem bana çıraklık yaptırmadığı için ben de asla çırak muamelesi yapmam. Bu da benimle çalışmak istemelerindeki en büyük etken. Yıllardır birlikte bir aile gibi çalışıyoruz.’
Anne, teyzeler, kuzenler ve dayıların farklı şehirlerde, farklı salonlarda dahil olduğu adeta bir aile mesleğinin temsilcisi olan Elif Boztepe Çetin’e kalan en önemli miras ‘Önce gönül bağı kuracaksın. İnsanların gönüllerine dokunduktan sonra her şeyi yapabilirsiniz.’ ifadesinde yer alırken, Elif Boztepe Çetin ile hem annesi hem de ustası Fidan Boztepe’nin hikayesi de bizim sayfalarımızda yerini alıyor.
Darısı aile mesleğini seçen ve severek yapan yeni hikayelere ki anne veya babasının yaptığı kuaförlük mesleğini seçen çocuklarıyla kuaförlüğün daha büyük adımlarla ilerleyeceğine inancımız sonsuz….
Röportajın tamamını Estetica Dergisi Yaz Sayısı’nda bulabilirsiniz.
Abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım…

Sosyal medyayı kendilerini tanıtmak veya kitleleri veya müşterileriyle etkileşimde bulunmak için kullanmayan işletmeler sadece potansiyel işlerden değil, aynı zamanda pazarlama fikirleri ve gelir seçeneklerinden de kaçarlar. Bugün, müşterileriyle bağlantı kurmak için sosyal medyayı kullanan 50 milyondan fazla küçük işletme ve serbest çalışan var. İşte bu yüzden, güzellik sektörü profesyonelleri için bir iş platformu olan Stylie One’ın kurucusu olan Chad Hankinson, özellikle de güzellik endüstrisindeki işletmeler için sosyal medya aracılığıyla sunulan her şeyden yararlanmak için iş zorunluluğunu hissediyor.
Hankinson, “İnternet trafiğinin yüzde 56’sından fazlası mobil cihazlardan geliyor ve bu da yeni ve mevcut müşterilere ulaşan güçlü bir sosyal medya varlığını sürdürmek için hayati önem taşıyor.”
Hankinson’ın sosyal medya varlıklarını müşterilerini kazanıp koruyacak şekilde dönüştürmek için salonların kullanmasını önerdiği ipuçlarını keşfedin:
Resimler, videolar veya grafikler ekleyin. Video ve Facebook Canlı yayınları destekleyen yeni Facebook algoritmaları sayesinde videolar, çoğu sosyal platformda en geniş kitleye ulaşma olasılığı en yüksek olan içerik türüdür. Basit, göz alıcı fotoğraflar herhangi bir platform için harikadır ve Instagram, Twitter ve Facebook gibi platformlar arasında çapraz paylaşım yapılabilir.
İşletmenizdeki tüm sosyal medya konuşmaları izleyin ve yanıtlayın. Sosyal medya takipçileri en sevdikleri markalarla en sevdikleri sosyal medya platformları üzerinden bağlantı kurabildiğinde çok seviliyor. Kitlenizin kimi zaman gideceği bir kurum olmaktan ziyade, işinize dostça bir kişilik kazandırmak için uygun olduğunda, beğenerek, yorum yaparak ve mesajlaşarak kitlenizle bağlantı kurun. Bir marka sosyal medyada canlı olduğunda, sosyal takipçilerin bu marka ile birebir ilişki kurma olasılığı daha yüksektir.
Sosyal medya stratejinizi otomatikleştirin. Salonunuzu veya spa’nızın sosyal medyasını ele alırken bir plan yapın. Programınızdan önemli bir şey kaçırmamanızı sağlamak ve kitlenizle etkileşim halinde kaldığınızdan emin olmak için günlük, haftalık veya aylık bir takvim oluşturun.
2018 Hair Expo Avustralya Yılın Kuaförü ödülü alan Joey Scandizzo’nun 1970’lerin bohem yaşam tarzından ilham alarak tasarladığı koleksiyonunda romantik görünümler öne çıkıyor. Avangard görünümlerin dikkat çektiği koleksiyonda modern ve şık görünümler yer alıyor.

Saç: Joey Scandizzo Salon: Joey Scandizzo Salon Fotoğraf: Andrew O’Toole Makyaj: Kylie O’Toole Stylist: Josie McManus