Güçlü bir kişiliğe sahip kadınlar için saç modelleri.
Gündüz geceyle buluşurken, geçmiş şimdiki zaman ile yolları geçiyor ve geleceğe işaret ediyor. Saça hayat veren renk ve şekillerin karışımı bu koleksiyonda.
Kadınlar ve kuaförleri yazı dizimizin konuğu ülkemizin en popüler influencer’larından Duygu Özaslan.
Güzellik ve moda üzerine yaptığı
çalışmalar ile hem Instagram’da hem de Youtube’da 1,2 milyon takipçiye sahip.
Ülkemizde henüz böyle bir sektör yokken bu sektörün liderlerinden biri olan Duygu
Özaslan, 2016’da kendi tasarladığı ürünleri barındıran markası DO’yu
kurdu. 2017’de ise Bobbi Brown ile Türkiye’de
ilki gerçekleşen bir işbirliğine imza atarak biri gece biri gündüz seti olmak
üzere özel iki koleksiyon hazırladı.
Kuaför seçimi ve saça verilen önemi belirtmek adına, saçına hem özel hem iş hayatında özen gösteren Duygu Özaslan ve kuaförü Ahmet Çoban ile birlikteydik.
Estetica: Kuaför seçiminizde en önemli kriter nedir? Ahmet Çoban kaç yıldan bu yana kuaförünüz ve daha önceki deneyimleriniz nasıldı?
Benim için en önemli
kriter kuaförümün beni çok iyi dinlemesi, benimle gerçekten ilgilenmesi ve
istediğim sonucu verebilmesi. Ahmet ile 3 yılı aşkın süredir beraberiz. Ona ilk
geldiğim gün yaşadığımız çok komik bir anı var. Birkaç saat beni anladığından
emin olamamıştım ve saatlerce beni ikna etmeye çalışmıştı. Sonucu çok çok beğendim,
tam istediğim gibi oldu ve o gün bugündür saçıma setlerde bile (Ahmet veya
ekibinden) başka birinin elinin değmesini çok tercih etmiyorum. Genelleme
yapmak istemiyorum ancak ülkemizdeki çoğu kuaför trendleri bu kadar yakından
takip etmiyor ve bu nedenle de yaptıkları biraz demode kalıyor.
Estetica: Kuaför salonları açısından baktığımızda sizin için olmazsa olmaz nedir?
İçerideki sıcak ortam benim için çok önemli çünkü orada uzun bir vakit harcıyorum. Güzel bir kahveyle keyifli vakit geçirmezsem gidesim gelmez.
Estetica: Kuafördeki duygularınız deneyimleriniz hakkında neler söylersiniz? Bir influencer olarak kuaförün önemini nasıl betimlersiniz? Modaya olan ilgi ve bilginizle baktığınızda kuaförlüğü moda ile nasıl ilişkilendirirsiniz?
Saç, modayla çok yakından
ilişkili. Garage benim için hep istediğim, hayal ettiğim ya da fotoğrafını gösterdiğim
saçla çıktığım bir salon. Ben doğal görünmesini isteyen biriyim ve bir tek
burada çok yapılı durmayan saç modelleri yaptırabiliyorum.
Bir influencer olarak set çekimlerinde tavsiye ettiğim ekip hep onlar çünkü çalışması çok kolay ve keyifli. Ya da ödül törenleri, kırmızı hali gibi özel günlerde de hep yanımdalar.
Estetica: Başka bir kuaföre gidip pişman olduktan sonra tekrar Ahmet Çoban’a döndüğünüz oldu mu?
Ahmet ile tanıştığımdan
beri başka kuaföre gitmedim ama marka çekimlerinde bir keresinde başka bir
ekibi çağırmışlardı ve hiç memnun kalmayıp mutsuz olmuştum.
Estetica: Her ne kadar sizi hep benzer saçlarla tanıyor olsak da hiç ekstrem renkler, kesimler kullandınız mı veya düşündünüz mü? Cesaret edemediğiniz bir saç modeli var mı? Kimi zaman istemediğiniz bir sonuç çıktığı oluyor mu?
Su ana kadar hiç istemediğim bir sonuç çıkmadı, radikal değişikliklere karar veriyorsam uzun sure düşünürüm o yüzden de keşke yapmasaydım demiyorum. Bir sure keyfini çıkarıyorum o renk veya kesimin. İki yıl önce belime kadar olan saçlarımı kanserli bir hastaya peruk yapılması için bağışlamak üzere kulak altımda kestirdim. Sanırım yaptığım en büyük değişiklik bu. Dediğim gibi doğal görünümler sevdiğim ve saç rengimde çok kolay tekrar bulunabilecek bir renk olmadığım için renk değişimi düşünmüyorum.
Estetica: Kendinizi zor müşteri grubunda değerlendirir misiniz?
Her zaman kibarımdır
ama beğenmediysem söylerim. Bence zor denemez çünkü kişinin de kuaförünü yönlendirmesinin,
neyi beğenip beğenmediğini söylemesinin daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.
Benim saçımı hiç beğenmeyip, bir şey söylemeyip eve gidip bozan arkadaşlarım da
var. Ben bunu yapacağıma, o sırada “ya bana böyle pek yakışmıyor söyle mi
yapsak?” ya da “belki de toplasak daha iyi olacak” gibi yönlendirmeyi tercih
ederim.
Estetica: Kadınların genelde kendilerini iyi hissetmediği zaman kuaföre gitmelerinden bahsedilir. Sizin için bu durum geçerli mi?
Benim için tam
tersi. Kendimi iyi hissediyorsam, vaktim de varsa kendimi şımartmak için
gidiyorum. Ama çıkarken modumuzun yükseldiği doğru o yüzden anlayabiliyorum.
Estetica: Makyaj vlogger’ı olarak makyaj ve saçın bir bütün oluşturduğunu düşünüyor musunuz? Sizce ikisi birbirini nasıl tamamlıyor?
Tabii ki. Mesela gösterişli bir makyaj yaptığımda genelde saçlarımı toplarım ki daha çok öne çıksın makyajım. Ya da saçlarımı açık bırakıp hacimli bir model yaptıysam makyajımı daha hafif tutarım ki dengelesin. Hem saç hem makyaj doğru oranda gidince biraz alaturkalaşıyor bence.
iOS (iPhone) Cep Telefonları ve iPad için Estetica Dergisi:
Mesleğimizin
en önemli ayrıntısı iyi saç kesimi. En iyi saç kesimi, kişinin yüzüne uygunluğu
ve iyi taşınabilir olmasıdır. Saç kesimi çokça deneyim ve eğitim gerektiren bir
ayrıntı olduğu için kesim, öyle makas tutmakla ve sallamakla “saç kesimini iyi
biliyorum” diyecek kadar basit bir ayrıntı değildir. Çünkü dönüşü yoktur ve
kötü kesilmiş veya gereğinden fazla kısaltılmış bir saçın eski halini alması
aylar sürer. Bu durum müşterinin kuaförlere olan güvenini kaybetmesine sebep
olabilir. Bu nedenle nereden başlamamız ve nerede durmamız gerektiğini çok iyi
bilmek zorundayız.
Öncelikle saç kesiminde yüz şekli dışında kafa yapısını ve açıları çok iyi keşfetmek gerekiyor. Temel kesim teknikleri mesleki alt yapıyı belirler, fakat kişisel kesimlerde sadece kılavuz olabilir. Çünkü aynı tekniği her kişiye ve saça uygulayamayız. O nedenle en iyi kesim saçların çıkış ve uzayış yönünü takip ederek yapılan kesimdir. Saçların doğal düşüşü, kolay şekillenmesi ve daha uzun süre kalıcılığını ancak bu sayede yakalayabiliriz.
Uyguladığımız
kesim tekniğinin yanı sıra kullandığımız makaslarımız ve diğer kesicilerde çok
önemlidir. Atalarımızın da dediği gibi “alet işler el övünür” sözü burada çok
önemlidir. Fakat o aleti doğru kullanmayı bilmek gerekir. Ürün çok iyidir fakat
siz o ürünü ezbere her saça kullanırsanız sonuç çok da iyi olmayabilir. Hangi
ürünü nerede ve nasıl kullanacağımız da yine seçtiğimiz model ve saç yapısına
göre olmalıdır. Eğer bir serbest çalışma yapmıyorsak veya sürekli fönlü
kullanılan bir model istemiyorsak kesim daha da önemlidir. Çünkü müşterinin
günlük kullanabileceği, yıkadıktan sonra fön veya fırça kullanmadan, sağından
solundan rahatsız edici farklı boyutların görünmediği bir kesim elde etmek
zorundayız. Sonuçta iyi bir kesim kısa modellerde 3 ila 6 hafta, uzun
modellerde ise 6 ila 10 hafta taşınabilir ve bu süreç arasında müşteri
memnuniyeti çok önemlidir. İyi ve doğru saç kesimi müşterilerimizin devamlılığını
sağlar. Fön çekerek ya da jöle ve waxlarla örtbas edilen kesimler müşterimizin
ertesi gün aynada görmek istediği görüntüyü sağlamayacaktır.
Şahsen
çok rastladığım şikayetler arasında; saçların istenilenden daha kısa kesildiği,
gereksiz yere inceltildiği veya gerektiği halde inceltilmediği, simetri
olmadığı veya asimetri yeterince verilmediği, katlarda hatsız, bağlantısız,
uyumsuz görünümler ve daha neler neler… Kısacası; eğer doğru bir saç kesimi
yapmak istiyorsanız saçları öncelikle yıkamalısınız, çünkü saçı ıslakken ve
temizken kesmek, doğru düşüşleri sağlayacaktır. Herhangi bir şekillendirici
kullanmadan kurutmak ve kurumuş haliyle rötuş yapmak saç kesimini tamamlayan
işlemdir. Son olarak da saçı istediğiniz gibi şekillendirmek olmalıdır.
Aşırı dalgalı ve kıvırcık saçlarda ise kesim esnasında saç kremiyle kesim en kolay olanıdır. Kıvırcık saçlar hata götürebilen, fakat hatalar yüzünden çabucak modelden çıkan, orantısız hacimleri çabuk gösteren bir saç türüdür. Kesimden sonra iyice durulanan saçlar eğer fönsüz kullanılacaksa, kabarmayı ve aşırı hacmi önleyici bakım ve şekillendiriciler kullanarak kendi halinde kurumaya bırakılmalı veya bir difüzör yardımıyla hafif kurutulmalıdır. Aksi taktirde müşteriniz sonraki günlerde saçını evinde yıkadığında aynı modeli göremeyecek ve memnun kalmadığı için şikayetle geri dönecektir. Tabi size ikinci şansı tanımayıp başka bir kuaför arayışına geçmemişse. Söylendiği gibi kuaförlük dünyanın en güzel mesleği. Kadınların en önemsediği ve bizlere emanet ettiği saçlarına iyi bakalım, doğru işlemler yapıp doğru kesimler uygulayalım. Ama daha da önemlisi; müşterilerimizin korkulu rüyası olmamak içim doğru eğitimler alalım.
‘Herkese Merhaba. Ben Sinan Ergün. Sizler için salonlarda yoğun olarak kullanılan temel modellerin uygulama adımları ve tekniklerini derledim. Bu bilgiler, uygulama esnasında size rehber görevi görecek ve saç kesim tekniğinizi geliştirmenize yardımcı olacaktır.
Temel tasarımlar olarak ele aldığımız her dönemin saç kesim modelleri genelde her misafirin karakterine göre çeşitlenebilir ve tasarımcının bakış açısıyla özgün görünüm alabilir. Bu bakış açısını geliştirip, sağladığınız başarılı saç kesim servisinde sürekliliği yakalamanın ilk adımı “Sistem” ve “Doğru Teknik”.
Her modelin bir yol haritası var ve bu yol haritasını kullanmaya başlamadan önce misafirinize uygun modeli doğru konsültasyonla belirleyip, modelin final görüntüsünü doğru anlatımlar ve örneklendirmelerle hayal ettirebilmek önemli.’
Tüm saç kesim teknikleri…
Burgu tekniği:
Saç içerisinde aldığınız üçgen şeklinde blokları burgu şeklinde kıvırarak dipten 3 parmak genişliğinde başlayarak her 3 parmakta makasın ucuyla küçük noktalar halinde keserek doğal dokuları arttırma yöntemidir. Aldığınız parçanın saç içerisine iyi dağılmasına dikkat etmelisiniz ve keseceğiniz noktanın saçı kısaltmayacağından emin olmalısınız.
Derin Nokta Kesim Tekniği:
Kesilmiş saç uçlarındaki sert doku görüntüsünü yumuşatmak için kullanılır. Kurutulmuş saçın uçları kesim blokları halinde alınır ve saça paralel şekilde saçın kısaltılmamasına dikkat ederek inceltme işlemi uygulanır.
Dokulu Saç Kesim:
Doku yüzeyin görülür ve hissedilir kalitesi anlamına gelir. Saç kesiminde dokuyu analiz edebilmek için kesilmiş olan saç uçlarına bakarız. Saç uçlarındaki hareket ne kadar fazlaysa dokular o kadar belirgin ve yoğundur. Saçın bütününe ya da belirli bir bölgesine dokuları belirgin hale getirmek için kesilmiş saç uçlarını fazla inceltmeden kesmemiz gerekir. İnceltilmiş saç uçları dokunun varlığını kamufle edebilir.
Fresh Cut Saç Kesim:
Doğal ve soft katlarla oluşturulan orta boy saç kesim modeli. Belli belirsiz saç içerisindeki katlar sayesinde saçın hareketleri artar özellikle dalgalı şekillendirmelerde kullanım süresi daha uzun olur. Dikkat edilmesi gereken noktalar, kat boyları belirlenirken kesim alanındaki yoğunluk ve katların düşüş noktaları.
Graduasyon Kesim:
Belirli bir saç boyu aralığında arka bölümünde açı kullanarak yuvarlaklık elde edilmesi ile oluşan modeller bütünü. Saçta yoğunluk ve hacim görüntüsü artar.
Kanal Tekniği:
Saç içerisindeki akışın yönünü belirlemeye yarar. Makasın ortasını ve dibini kullanarak ve makası hafif kapatarak saç içerisinde belirsiz kanallar oluşturma işlemdir. Eğer tarama yönünün tersine doğru yapılırsa saça hacim verir.
Katlı Saç Kesim:
Saç uçlarının aynı uzunlukta farklı hatlar üzerinde düşmesi ile oluşur. Katların yoğunluğu kullanılan açının yükseltilmesiyle arttırılabilir ya da düşürülmesiyle azaltılabilir. Açılar ve farklı uzunluklar kullanılarak model çeşitlendirilebilir.
Kaydırılmış Nokta Kesim Tekniği:
Kesim işlemi sırasında saç uçlarının hem doğal hem de ince dokular şeklinde düşmesi için parmak arasına aldığınız kesim bloğunu makası kaydırarak ortadan uçlara doğru kısaltma işlemidir.
Kıvırcık Saç Kesim:
Dalgalı / kıvırcık Saç Kesim gerçekleştirilirken saçın çok fazla efile makasıyla inceltilmemesi gerekmekte. Saçın genelinde yuvarlak hatlar belirlenmeli ve kat oranı tamamen dalgaların ve saçın yoğunluğuna göre sağlanmalıdır. Eğer çok yoğun ve dalgalı bir modele çok fazla kat sağlarsanız saç daha yoğun gözükecek ve misafirinizin kullanım rahatlığı bozulacaktır. Kıvırcık oranını arttırmak için burgu tekniği ile dalga içlerine dokular kazandırabilirsiniz.
Küt Kesim:
Saç uçlarının aynı hat uzunluğunda olduğu modeller bütünü. 0 derecelik açıyla saça herhangi bir hareket vermeden uygulanır kısa, orta veya uzun boy modelleri mevcuttur.
Nokta Kesim Tekniği:
Kesim işlemi sırasında saçtaki dokuların bir hat üzerinde net düşmemesi ve daha doğal görüntü elde edebilmek için makasın dik olarak 45 derecelik açıyla kullanılmasıdır.
Pixie Saç Kesim:
Kısa modeller arasında en yoğun tercih edilen modeldir. Daha yoğun olarak undercut modeller ile birleşerek modern ve rahat kullanım sağlar. Saç uçlarındaki doğal görüntü ile hem sakin hareketsiz kullanımlarda hem de hareketli karışık kullanımlarda tercih edilebilir.
Undercut Saç Kesim:
Altlar kısa üstler uzun saç modelleridir. Bağlantılı ve bağlantısız olarak iki gruba ayrılır. Bağlantılı modeller altlar ve üstler arasında geçiş bölümü oluşturularak kesilir. Bağlantısız modellerde de bu geçiş yoktur ve sert bir hat görüntüsü sağlanarak kesilir.
Ustura Kesim Tekniği: Kesim işlemi esnasında saça yıpranmış ya da doğal parçalanmış görüntüsü vermek için kullanılır. Uygulanacak saç ıslak olmalı, kuru saça uygulanmasını saçın pul tabakasına zarar vereceğinden önermiyorum.
Editörün notu: Bu kesim tekniklerini uygulamalı olarak pratik etmek isterseniz Pivot Point Türkiye ile iletişime geçebilir, herkese açık veya salonlara özel eğitim imkanlarından faydalanabilirsiniz.
Sistem Kozmetik Antalya ‘da bayii ağı ve müşterileri ile buluştu. Hush, Elgon, Insight ve Brazilian Blow Out markalarını bünyesinde barındıran ve özellikle Hush Tangle Free markası ile büyük çıkış yapan Sistem Kozmetik geniş bir katılımcı kitlesiyle Antalya’da büyük buluşma gerçekleştirdi.
250’nin üstünde Sistem Kozmetik müşterisinin, satış ekiplerinin ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde hizmet veren bayilerin katıldığı etkinlik hakkında Sinan Aydın ve Sinan Kara’dan bilgi aldık:
Sistem Kozmetik Antalya etkinliğinin hedefi neydi?
Antalya bizim 2019’daki yıllık planımızda vardı. Amacımız bölgelerde yaptığımız eğitimleri, herkesi bir araya getirerek, hem kaynaşma hem sanatsal etkinlik içerisinde bulundurma, aynı zamanda da eğitimlerle kuaförlerin gelişimlerini sağlamaktı. 250’ye yakın kuaför katıldı. 15 farklı distribütörümüz olduğu için Türkiye’nin her yerinden birçok kuaför katılım sağlamış oldu. Çok özel ve güzel bir etkinlikti.
İçeriği biraz anlatabilir misiniz?
3 gece 4 günlük bir organizasyondu. İlk gün Devrim Ersöz ile kişisel gelişim ve dört dörtlük yöneticilikle ilgili eğitim formatında iki saatlik bir söyleşimiz oldu. Amaç farkındalık oluşturmaktı. 35 tane daha eğitim yapacağız Devrim ile. Ardından Toprak Şeker ile marka yönetimi ve sosyal medya kullanımı ile ilgili bir buçuk saatlik bir söyleşimiz oldu. İlk günü bu şekilde tamamlamış olduk. İkinci gün sanatsal etkinlik adına Ceyhun Çallılar, Ufuk Çatıkkaş, Tolgahan Mercan ve Şevket Oktaş ile bir sahne şovumuz oldu. Orada teknik detayları paylaştılar aynı zamanda da 15 modelle günümüzün moda trendi olan saçları katılımcılarla paylaştılar.
Bu çaptaki ilk büyük etkinliğinizdi. Gelen yorumlar nasıldı?
Evet. Genel anlamda katılan herkes hem içeriklerden hem ortamdan hem de genel anlamda otel aktivitelerinden memnundu. Ama tabii bizim açımızdan bakıldığında seneye daha iyisini yapmak için çabalayacağız, daha büyüğünde geliştirmek adına eksiklerimizi de not ettik.
Bu sadece Hush markasıyla ilgili değildi tabii bütün sistem kozmetiği kapsıyordu:
Hush, Insight ve Elgon. Her markadan ürün alan kuaförlerin katıldığı bir organizasyondu ama ana tema Hush idi. 2019’u Hush yılı olarak belirledik. Bu sene Hush markasını tüm ürünleriyle beraber tamamlamayı hedefliyoruz. Öncelikle Tangle Free ürünü çıktı, arkasından True Blonde açıcı çıktı, bunun arkasından da No Pain ve Passion boyaları çıkacak yaz aylarında.
Pekala No Pain ve Passion’dan bahsedelim biraz da:
No Pain saç dipleri için çok konforlu bir saç açıcı krem. Hiç acı olmadan, saç diplerini yakmadan uygulanan hassas bir açıcı. Tek kullanımlık, kişiye özel bir ambalajı var. 60 gramlık bir krem. Bu yüzden salonlarda, tüketicinin yanında hazırlanabilecek ve özel standıyla teşhir edilebilecek bir hizmet hedefliyoruz. Çünkü saç açma, dipleri boyatma ve saç uçlarını açmada ciddi bir vakit kaybı var. Bunun dışında konforlu da olması lazım tabii. Müşteriler eziyetle çıkmasınlar mantığıyla ortaya çıkan bir ürün.
Passion da saç boyamız. Çok özel, amonyaksız bir boya. Bunda da özellikle saç diplerine oldukça konfor sağlayan, yakmayan ve hoş bir kokusu olan bir ürün. Aynı zamanda amonyaklı boya gibi çalışan, 4 tona kadar saçı açabilen ve ppd içermeyen özel formüllü bir saç boyası. 85 rengiyle Ağustos-Eylül aylarında çıkacak. Kuaförlerin çok seveceğini düşünüyoruz.
Sinan Aydın-Sinan Kara
Ardından bakım grubu gelecek değil mi?
Evet. Yıl bitmeden Kasım-Aralık gibi bakım grubuyla markayı tamamlamayı planlıyoruz.
Tabii yeni ürünler de var. Hush’ın oluşmasının biraz da nedeni bizim uluslararası markalarla birlikte çalışarak onlardan tecrübe edinmemiz. Bu sayede biz de markamızı uluslararası marka düzeyinde hazırlayabiliyoruz. Bu yüzden diğer markalarla bağımızı kopartmıyoruz ve iki ayrı firma gibi yönetiyoruz Hush ve diğer markaları. Sistem Kozmetik çatısı altında uluslararası markalar da olacak her zaman. Insight, Elgon, Brazilian Blowout vardı, şimdi bünyemize Nashi markasını da katıyoruz.
Nashi’ye biraz daha özel bir konseptle başlayacağız. Salonlara az sayıda ama belli noktalarda büyüyebilecek bir salon modeli hazırlıyoruz.
Ekipte de bir büyüme var. Onlardan da biraz bahsedebilir misiniz?
Aramıza çok değer verdiğimiz Selçuk Ergin katıldı. Boya, renklendirme ve teknik eğitimler konusunda oldukça yetenekli. Aslında 2019’un başındaki hedefimiz iş ortağımız olan kuaförleri geliştirebilmek. Bu anlamda yaklaşık 4 ayda İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Samsun ve daha fazla şehir olmak üzere 30’a yakın eğitim verdik. Bunlar işletme, kesim ve renklendirme eğitimleriydi. Bu projeye destek olarak da Selçuk Ergin de aramızdaydı. Tabii bu eğitim modeline istinaden teknik ekibimizin güçlenmesi önemli. Ceyhun Çallılar ve Tolga Mercan da Şevket Oktaş ile beraber bizim ekibimizde. Şimdi de dediğimiz gibi çok değerli arkadaşımız Selçuk Ergin de aramızda. Böylece teknik kadroyu güçlendirdik. Aynı zamanda 10 kişilik de bir satış ekibimiz var. Onlar da çok önemli, her ay onların da eğitimlerine devam ediyoruz. Devrim Bey’den kişisel gelişim ve beceriler eğitimi almaya devam ediyorlar. Dolayısıyla büyüyen bir Sistem Kozmetik ailesi var. Bir taraftan ürün planları var bir taraftan da ekip büyümesi var.
Peki etkinlik planlarınız neler?
Eylül-Ekim gibi bir Kıbrıs organizasyonumuz olacak. Onun dışında da yeni boyalarımız için bir lansmanımız olabilir. 2019 sonuna kadar etkinlik planlarımız bu şekilde. Tabii İstanbul’da da kişisel gelişim, kesim ve renklendirme eğitimlerimiz de devam edecek. 2020’de de bütün ürün gamıyla kışı tamamlayacağız. Daha sonra da yurt dışındaki fuarlara katılmayı planlıyoruz. Şu anda da yurtdışından bayilik teklifleri geliyor fakat ürünler tamamlanmadan başlatmak istemiyoruz ki Hush markası orada yanlış bir şekilde başlamasın.
Kuaförler Derneği ile bir koleksiyon çekimi oldu. Onunla ilgili neler söylemek istersiniz?
Kuaförler Derneğinin koleksiyon çekiminde biz de Hush olarak, Sistem Kozmetik olarak bu koleksiyona destek vermek istedik. Çok güzel bir çekim oldu. Büyük isimler büyük katkılar sağladı. Zaten Zeynel Abidin de kendini ispatlamış bir fotoğrafçı.
Sizin eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Sistem Kozmetik olarak bizim amacımız sürdürülebilir ticaret yapmak ve markaları yürütürken çalışmış olduğumuz iş ortaklarımız olan distribütörlerimiz ve kuaförlerin de hem gelişimini tamamlamak hem onlara salonlarında kullanabilecekleri en iyi ürünleri ulaşılabilir fiyatlarla sunmak. Bu yüzden Sistem Kozmetik olarak büyük bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Uluslararası markalar gibi yönetip ama aynı zamanda da o duygusal eğilimimizi atlamadan her bir salonu mutlu edecek projeler yapmak istiyoruz. Bizi diğer firmalardan farklı kılan özelliklerin bunlar olduğunu düşünüyoruz. 2020’de de bu şekilde devam edeceğiz.
Kuaförler neden Hush markasını tercih etsinler?
Hush markasının öncelikle güzel bir enerjisi oluştu. Tabii ki hem tasarım anlamında hem kalitesi anlamında ama en önemli neden şu; kuaförler için en önemli şey nedir, müşterileri ve onların saçları. Biz her zaman diyoruz ki müşterilerinizin saçların sizin tarlanız gibi, ne kadar iyi bakarsanız o kadar verim elde edersiniz. Müşteriler de Hush’ı çok seviyor. Hush kullanan salonlardan gelen geri bildirimler çok pozitif. Tüketiciler mutlu olunca dolaylı olarak kuaförler de hem maddi hem manevi olarak mutlu oluyorlar. Müşterilerine daha iyi hizmet sunabilmek adına Hush Tange Free’yi tercih edebilirler.
True Blonde’u tercih etmelerinin sebebi ise oldukça önemli. Günümüzde açma boyama işlemleri salonlarda çok önemli ama bunu yaparken saçın yıpranmaması ve temiz sarılar elde edilmesi lazım. True Blonde da 3 farklı renk seçeneğiyle hem saçı çok iyi nötralize ediyor hem de yıpranma düzeyini minimuma indiriyor. Bu sebeplerden ötürü biz kuaförlerden teşekkür telefonları alıyoruz. Ürünler çok beğeniliyor. Kuaförler de, müşterisine daha iyi hizmet vermek istediği ve saçlar onun için önem arz ettiği için Hush markasını tercih ediyor diye düşünüyorum.
Kaynak: Estetica Dergisi.
Estetica Dergisi’ne abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım!
L’Oréal Professionnel Serie Expert Absolut Repair Serisi Yenilendi!
Yıpranmış saç bakımı için kuaförlerin 1 numaralı tercihlerinden olanAbsolut Repair Bakım Serisi yenilendi. Altın kinoa proteini ile zenginleştirilmiş formülüyle yenilenen Absolut Repairsaç bakım serisi içeriğinde altın kinoa proteiniiçeriyor ve 7 üründen oluşuyor! Seride şampuan, saç kremi, onarıcı saç maskesi, onarıcı gold maske, saç bakım spreyi, serum ve durulanmayan bakım kremi bulunuyor.
Yapısındaki altın kinoa proteiniyle saça 7 kata kadar parlaklık sağlıyor. Yıpranmış saçları yeniden yapılandıran Absolut Repair, saç yüzeyini yenileyerek, incelmiş, yıpranmış ve kırılmış saç tellerine onarım sağlıyor. Yeniden canlanma sağlayarak, saçların daha yumuşak ve daha parlak olmasını sağlıyor. Kaybedilen nem dengesini yeniden kuruyor. Böylelikle saçtaki yıpranmalara bağlı kuruluğu giderebiliyor.
Son yıllarda çok popüler olan altın kinoa, güzellik vitamini B12’yi, saçtaki elastikiyeti artıran B2 vitaminleri içeriyor. Aynı zamanda da çok zengin bir protein kaynağı.
Böylesine zengin içeriğe sahip bir bakımı saçlara uygulayınca etkisi de bambaşka oluyor! Her şeyden önce saçları kökten uca onarıyor. Yıpranan saçlar düzenli uygulamada eski sağlığına kavuşabiliyor. Saçlar onarıldığı için kırık oluşumu engelleniyor, saçlar korunuyor ve çok daha bakımlı görünüyor. Saçı yoğun şekilde besliyor ama beslerken ağırlaştırmıyor. Formülü sayesinde saçlara hafif bir dokunuş yaparak besliyor.
Yılın Kuaförü Yarışması 2019 birincileri Nilgün Ayvaz ve Burak Pir ile konuştuk.
Yarışmanın birincilik ödülü olan koleksiyon çekiminde yaratıcılıklarını sergileyen Nilgün Ayvaz ve Burak Bir bizimle hikayelerini ve duygularını paylaştılar.
Kesim-Renk Kategorisi birincisi Burak Pir
‘19 yıldır kuaför olan Burak Pir Gaziantepli ve beş buçuk yıldır kendi salonunu işletiyor. Mesleğine aşık olan Pir, hayranlıkla takip ettiği Hairist’te başarılı insanları görerek, bir hayalle Hairist Yılın Kuaförü Yarışması’na katılmaya karar verdi. İlhamını her zaman hayranlık duyduğu doğadan alarak saçları tasarladı. Sadece bir kez Mart ayında finalist olarak birinci olmayı başardı. Üçüncü olmayı beklerken, renklendirme kategorisindeki tasarımıyla 12 jüri üyesi tarafından birinciliğe layık görüldü.
“Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi sanki bir rüyaydı. Yıllardır kendimi görmek istediğim yerdeydim, ayaklarım titriyordu. Müthiş bir kalp atışı ve heyecan vardı. Bu inanılmaz bir duygu.”
Birinci olmak Burak Pir’in hayatında birçok şey değiştirdi. İnsanların ona bakış açılarının değişmesinden çok, onu örnek almaları ve çevresindeki kuaför dostlarının ben de katılmak istiyorum gibi şeyler söylemesi onu çok mutlu etti.
Daha önce bir koleksiyon çekimi olmayan Pir çalışmaların ve ortamın harika olduğunu düşünüyor.’
‘21 yıldır Bursa’da kuaförlük yapan Nilgün Ayvaz, 2018’deki Hairist Yılın Kuaförü Yarışması’nı yakından takip ederek her ay neler yapıldığına baktığını söyledi. Özellikle Pınar Yıldırım’ın işlerini çok beğenen Ayvaz, 2019’da 8 kez finalist oldu. İlk kez Temmuz ayında finalist olmasının ardından oğlunu dünyaya getirdi. Sürecin oldukça zor ama bir o kadar da güzel olduğunu belirtti. Her ay farklı tasarımlar yaparken ilhamını hem Estetica Dergisi’nden hem de yurt dışındaki kuaförlerin tasarladığı saç modellerinden aldı.
“Hairist 2019’un ortamı çok heyecanlıydı. Ellerim titriyordu zaten. Çok mutluydum. Çok özel bir geceydi.”
Birinci olmayı hiç beklemeyen Nilgün Ayvaz, birinci olduğunu öğrendiğinde şok olduğunu, şaka gibi geldiğini ve çok heyecanlandığını söyledi.
Saç: Nilgün Ayvaz
Fotoğraf: Zeynel Abidin Ağgül
Styling: Aslı Jackson
Makyaj: Altier Academy
Artistik Destek: Emrah Kemendi, Suat Tekten, Cemil İrez, Mahmut Ebil, Yıldırım Özdemir
Eğer cevabınız “Evet” ise yapmanız gereken tek şey boyanızı müşterinizin önünde hazırladığınız bir video çekip #inoachallenge veya #inoameydanokuma etiketiyle paylaşmak ve bir kuaför arkadaşınızı challenge’a davet etmek.
Üstelik Inoa Challenge’a katılan her bir kuaför adına L’Oréal Professionnel, daha güzel bir gelecek inşa etmek için Tema’ya 10 adet fidan bağışında bulunacak!
Hadi siz de boyanızı müşterinizin önünde karıştırın; hem farkınızı ortaya koyun hem de daha güzel bir gelecek için sizin adınıza fidan bağışında bulunulsun!
Hairist’e damgasını vuran, Frida Kahlo ilham alınarak hazırlanan, Kuaförler Derneği Artistik Takımı tarafından oluşturulan Frida koleksiyonu büyük beğeni topladı. İkonik ressam Frida Kahlo’nun güzellik algısını değiştiren stiliyle yapılan makyajı, Artistik Takımın yaratıcı dokunuşlarıyla tamamlandı.
Seçimler öncesi verilen sözlerin üzerinden ne kadar geçti? Kuaförlük sektöründe en geniş örgütlenmeye sahip olan esnaf meslek odalarının son seçimlerinin üzerinden geçen süreyi pek çoğunuz hatırlamayacaktır…
Adeta yüzyıllardır devam ediyor gibi… Büyük vaatlerle başlayan seçimler ‘aynı tas aynı hamam’ sözünü doğrularcasına seçim sonrası hep olağan gelen aynı sessizlikte.
Seçim dönemi rüzgar gibi geçti… Hepsi bu kadar…
Aslında herhangi bir vaat verilmeden ‘biz yasayla tanımlanan işleri sürdürmek için memurluğa adayız’ dense daha doğru olacaktır.Ama bunun yerine pek çoğumuzun gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz vaatlerle yola çıkıp sonra sessizliğe bürünmek… İçine sinenler mutlaka vardır… Zaten mesele bu değil mi? Hazım meselesi… 2 yıl dolmak üzere… Bu nedenle kuaför esnaf odalarında son durum nedir? başlıklı bu yazı ilginizi çekecektir.
Verilen sözlerden seçmelere bir bakalım:
1-Seçim akabinde detaylı bir mali analiz yaptıktan sonra, ilk işimiz oda merkezimizi satın almak olacaktır.
2-Meslek odamızın daha yeni ve modern bir internet sitesi olacaktır. Bu internet sitesinden sürekli bilgilendirme, güncel içerik, ulusal ve uluslararası kuaför haberleri ile beraber gündelik güncellenen bir yapı oluşturacağız.
3-Haksız rekabet yapan salonlarla mücadele için özel bir birimi oluşturacağız.
4-Geçmiş yıllarda yoğun çabalarımız ile katıldığımız uluslararası yarışmalardaki başarılarımızı tekrarlayacağız.
5-5362 Sayılı Yasamızın bize mümkün kıldığı kazançlar dışında, odamızın gelir elde etmesi için profesyonel bir şirket kurulması zaruri bir ihtiyaç olduğunu görüyorum. Eğer bir şirketimiz olmaz ise yalnızca eğitim, aidat toplama gibi kısır kazançlar ile düzgün bir yapı oluşturmak maalesef çok zor.
5- Kuaförler topluluğunu bir vücut haline getirmek için, ilk yapacağımız uygulamalarımızdan birisi Akil Kuaförler Heyetini oluşturmaktır. Bu heyetimiz sektörümüzün duayenilerinden ve bütün kuaför dostlarımızın sevgisini, saygısını kazanmış meslektaşlarımızdan oluşacaktır.
6-Kuaförlerimizin mesleğe başlamalarından, gelişme ve elde ettikleri başarılarını ve başarısızlıklarını konu alan filimler çekeceğiz. 30’ar dakikalık ustalık filmleri çekeceğiz ve gençlerimizin bu deneyimlerden bir ömür boyu faydalanmasını sağlayacağız.
Daha devamı olsa da yazmaya gerek yok…
Pek çoğu ne yazık ki bir web sitesine dahi sahip değil, olanlarda yer alan en güncel bilgi ise neredeyse aylar öncesine ait. İlk başta da seçimi kazandıkları fotoğraf yer alır hep nedense… Hemen altını çizeyim. Burada herhangi özel bir oda hedef değil… Elime ilk geçenlerden alıntılar paylaştım. Kimse özel olarak üstüne alınmasın.
Cevap verecekseniz de ne olur güzel Türkçemizin dil bilgisi kurallarına uygun olarak cevap verin. Yoksa bazılarının kurmayı vaat edip bir türlü kuramadığı kurullarına Türkçe kurulu da eklemenizi önereceğim...
Bu arada ulaşabileceğimiz meslek odası başkanlarına röportaj soruları göndererek neyi vaat ettiniz ve neyi gerçekleştirdiniz soruları göndereceğiz. Bakalım cevap gelecek mi? En son böyle bir yazıyı Federasyona göndermiştik aylar önce… Ne ses var ne seda…
Neydi güzel deyim: Balık baştan kokar… Umarım yanılırım da cevaplar gelir…Kızmak yok beyler! Eleştiri aynı zamanda dürtmedir! Belki hızlandırmak, kimilerine iş yaptırmak, kimilerine de sadece öz eleştiri yapmak için etkisi olabilir.
Hedefimiz aynı değil mi? #kuaförlükdünyanınengüzelmesleği! Siz de bunu haykırabiliyorsanız aynı gemideyiz!
Kuaför Esnaf Odalarında Son Durum nedir? Geriye hemen hemen 2 yıl kaldı.
Erkan Güzel - Estetica Dergisi Genel Yayın Yönetmeni