Güzelliğin Peşinde… Emine Küçük – Kırklareli

Estetica Dergisi-Hairist projesi olarak gerçekleştirdiğimiz “Güzelliğin Peşinde” belgesel serisinde Kırklareli’den Kuaför Emine Küçük, kuaförlüğe başlama serüvenini, deneyimlerini, mesleki gelişimini ve duygularını bizlerle paylaştı.

İşte Emine Küçük röportajından öne çıkan alıntılar:

“Kuaförlük hikayem 1995 yılında başladı. Liseyi bitirdim ve kendimi bir kuaför salonunda buldum. İlk başlarda hiç istemiyordum, hatta çok ağladım. Kız kardeşim yaz döneminde kuaför salonunda çalışmak istedi. Bizim de bir tanıdığımız vardı, ona, ‘Gel çalış’ dedi. Onunla birlikte ben de gittim. Sonra Bahar Abla,  ona ‘Ben böyle çalışamam, sen yaz döneminde çalışıp okul başlayınca gideceksin. yetiştirebileceğim bir eleman arıyorum,’ dedi. Sonra dayımın kızı, bana “Sen kalsana, sonuçta liseyi bitirdin, senin için iyi de olur” dedi. Ben de onu kırmamak için başladım. Ağlayarak işe gittiğimi biliyorum ama babam iflas etti, annem, babam çok yaşlıydı, çalışmak zorunda hissettim ki en başta yetiştirildiğim için çok cüzi paraya çalışıyorum. Ancak hep başka bir iş arayışındayım ama bir yandan da ilerleme kaydediyorum, ustam benden çok memnundu, hatta soğukta dışarıda kalmayayım diye bana bir süre sonra anahtar verdi, salonu ben açmaya başladım. İlk üç-dört yılım hep ‘Acaba bir devlet dairesinde çalışabilir miyim?’ diye düşünerek geçti. Üniversite okumak isterken kendimi birden kesilen saçları süpürürken buldum. O da bana çok dokunuyordu, biliyor musunuz? ‘Ben bunu niye yapıyorum?’ diyordum. Herhalde küçümsüyordum. Ama şimdi kuaför olmaktan dolayı çok mutluyum. İyi ki olmuşum. Bunda ustamın da payı çok büyük.“

“Bahar Abla’ya işten ayrılacağımı söyleyince bir süre küs kaldık. Tabii, çok uzun süre bir yerde çalışınca abla-kardeş gibi oluyorsunuz. Şimdi o küskün kaldığımız döneme üzülüyorum çünkü benim hayatımda çok önemli bir rolü var ama o dönem biraz küskün geçti. Tabii küs kalmadık, sonra barıştık.”

Emine Küçük - Güzelliğin Peşinde
Emine Küçük, Kırklareli

“2003’te kendi iş yerimi açtığımda müşterilerim hep Metin Bahçecik salonuna ya da Akmerkez’deki MOS’a gidip saçlarını yaptırırlardı. Derdim ki, “Ne var? Niye gidiyorlar bu kadar”… Ben de ara sıra gider, oralarda saçlarımı kestirirdim ama kuaför olduğumu hiç söylemezdim. Onların neyi nasıl yaptıklarını hep gözlemlerdim. Fönü nasıl çekiyorlar, saçı nasıl kesiyorlar?.. Biz tabii ustamızdan gördüğümüz şekilde yetiştik. Sonrasında birçok eğitim alarak kendimi geliştirdim.”

“7. yılımda kuaför salonu yapmak üzere kendime bir apartman dairesi satın aldım. O süreç biraz uzadı ama sonunda oraya geçtim ve geçişim muhteşem oldu. Hairist Kuaförler Kongresi’ne katılmıştım. Orada Altıpatlar Mimarlık ile tanışma fırsatı buldum. Çalışmalarına baktım. Bahçecik, Mehmet Tatlı, Erdem Kuaför gibi salonlarla çalıştıklarını gördüm. Tarzları bana çok uygundu.‘Bir salon açtığımda Altıpatlar Mimarlık ile çalışmalıyım’ dedim. Kırklareli bilmedikleri bir şehir, başta pek gelmek istemediler, hiç umutları yokmuş, hatta , ‘En kötü Kırklareli’de bir yemek yer, döneriz’ demişler ama tanıştıktan sonra birbirimizi anladık. Hatta onlarla çalıştıktan sonra, salonumuz tasarımıyla çok önemli bir dergide, Estetica Dergisi’nde haber oldu.”

Röportajın tamamı aşağıdaki videoda!

Önerilenler

Benzer İçerikler