Cemil İrez ile birlikteyiz…

Ve huzurlarınızda Cemil İrez…

Etle tırnak gibi: Hakan Köse ve Cemil İrez. Hem Hakan Köse denince anılan ve hem de bir o kadar tanınan bir isim . Eğitimleri için eğitimci değilim meslektaşlarımla bilgilerimi paylaşıyorum diyecek kadar mütevazi…  Kişisel ve mesleki gelişimi için kendine yatırım yapan bir isim: Cemil İrez ile kuaförlüğe bakış açısını ve planlarını konuştuk.  

Kuaförlüğe nasıl başladınız?

Kuaför olmayı hedeflememiştim her yaz bir iş deniyordum. Buzdolabı tamirciliği, araba kaporta boyacılığı, mobilyacılık işlerinde çalıştım. Daha sonra kuaför sektörüne girdim. Annem beni küçükken kuaföre getirirdi, onu beklerken o kadar sıkılırdım ki gidip çalışayım belki keyifli olabilir diye düşündüm. Diğer işlere göre daha temiz, daha yaratıcı işler çıktığını gördükten sonra okulu bitirdikten sonra kuaför olmaya karar verdim. İşe Mersin’de başladım. Daha sonra İstanbul’a geldim.

İlk ustanız kimdi?

Mersin’de Kemal Vedat’da başladım, İstanbul’a geldim. Diba’da çalışmaya başladım. Orada Hakan Köse ile çalıştık. Hakan Bey ile yolumuz bugüne kadar devam etti. 18 senedir Hakan Bey ile beraberim.

18 yıl çok uzun bir süre. Nasıl bu kadar uzun süredir berabersiniz?

Hakan Bey her zaman bana bir abi gibi yaklaştı. Bu da beni çok mutlu etti. Benim ilham kaynağım Hakan Köse’dir. Her şeyi ondan öğrendim. İstanbul’a geldiğimde bildiğim her şeyi unuttum. Sıfırdan başladım. Sadece mesleki olarak değil benim hayata bakışımı değiştirdi. Kişisel gelişim, ruhani olarak kendindeki birçok şeyi bana aşıladı aslında. Hep birbirimize açık olduk. Hakan Beyin bana söylediği her şeyi can kulağıyla dinledim.  Onu her zaman dört gözle seyrettim. Bunu böyle yapma dediğinde hiç bozulmadım, yaptığım şeyi değiştirdim. Ne diyorsa yaptım. Onun gibi meditasyon yapıyorum. İnzivaya çekiliyorum. Kişisel gelişim seminerlerine gidiyorum kendimi tanımak için çünkü kendinizi tanıdıkça başkalarını da tanıyabiliyorsunuz. Diksiyon kursuna gittim. Bana kitap tavsiye ettiğinde o kitabı okudum.  Cemiz İrez markasını yarattıysam onun sayesindedir.

Hakan Köse Londra’ya gidiyor. Neler hissediyorsunuz?

Benim için çok zor bir durum. Onun desteğinin arkamda olduğunu bilmek benim için ayrı bir şeydi. Başım sıkıştığında dönüp danışacağım biri vardı. O yokken burada kendimi yalnız hissediyorum. Organımın biri şu anda olduğu yerde yok gibi. Arkamda olduğunu, kalbinin benimle olduğunu biliyorum. Onun bana bıraktığı bayrağı da taşımak için çabalayacağım.

Sizin idolünüz kim?

Benim en büyük idolüm Hakan Köse’ydi. Kendine kattığı değerlerle beni en çok etkileyen Hakan Köse’ydi. Angelina Seminero’ya bayılıyorum. Çok başarılı buluyorum. Hayal gücünü çok iyi kullanıyor. Avangard kategoride çok beğendiğim biridir. Türkiye’de Davines’in bir etkinliğinde Backstage’de beraber çalışmıştık.

Siz kendinizi nasıl bir kuaför olarak tanımlıyorsunuz?

Ben öğrenmeye açık biriyim. Yolun başındayım. Bu işin sonu yok. Hızlı değişen bir iş bizimki. Sabah uyandığınızda yeni bir şey çıkmış oluyor.

Siz eğitim de veriyorsunuz…

Ben eğitmen değil bir öğrenciyim. Her gün yeni bir şeyler öğreniyorum. İyi bir paylaşımcı da olmaya çalışıyorum. Bildiklerimi paylaşmayı seviyorum. Eğitmen olmak için her gün araştırmak, çok iyi bir konuşmacı olmak gerekiyor. Birinin eğitmenim diyebilmesi için iyi bir donanıma sahip olması lazım.

Peki bilgilerinizi kimlerle paylaşıyorsunuz?

L’Oréal Professionnel-Matrix ile beraber yaptığım birkaç paylaşım oldu. Yeni koleksiyonlarını kendi yorumlarımı katıp, kendi kullandığım tekniklerle meslektaşlarımla paylaşıyorum.

Şovlara katılıyorsunuz, meslektaşlarınız ile paylaşım yapıyorsunuz, eğitimlere katılıyorsunuz. Zamanı nasıl yönetiyorsunuz?

Şovları seyretmek, eğitimlere katılmak benim için olmazsa olmaz. Şovların, eğitimlerin tarihleri belli olduğu an kendimi kapatıyorum. Hiçbir işi kabul etmiyorum. Çünkü şovlar, eğitimler beni iyi hissettiriyor. Yeni bir şeyler görmek, yeni insanlarla tanışmak, insanların neler ürettiğini görmek bana yenilik katıyor. Dolayısıyla ben de kendimi besliyorum. Londra’ya gitmeyi çok seviyorum. Sokakta yürürken bile eğitiliyorsunuz. Alternative Hair Show’dan çıktığımda bazen gözlerimin dolduğunu hatırlıyorum niye biz de bu noktada değiliz diye düşünüyorum. Bence her kuaförün şovlara, eğitimlere katılması gerekiyor. İnsan biraz ufkunu açmalı. Bazı kuaförler şovlarda gördüğümüz modelleri ülkemizde yapamayacağımızı söylüyor fakat bence biz gördüklerimizi kendimize göre uyarlamalıyız.

Aldığınız sertifikalar?

2001’de Visagisme,  2002’de Revlon Kesim & Renklendirme, 2004’de Michel Mercier Look & Learn Kesim – Renklendirme , 2005’de L’oreal İşletmecilik , 2010’da Total Look, 2013’de Visagisme C. Juillard sertifikası aldım.

Kuaförlük sektöründe dünden bugüne neler değişti?

Kuaförlüğün özel, yaratıcı bir iş olduğunun herkes farkına vardı. Ama yaratıcılık yetmiyor. Altyapınızın da sağlam olması gerekiyor. Çok iyi saç kesebilirsiniz ancak iyi bir iletişiminiz yoksa onu sunamazsınız. Çok iyi boya yapabilirsiniz, o boyayı nasıl kullandığınızı, nasıl bir yol izleyeceğinizi anlatamazsanız ve çok iyi bir dinleyici değilseniz müşterinin ne istediğini anlamazsınız, doğru kesimi, doğru renklendirmeyi yapamazsınız. O yüzden iyi bir dinleyici, anlatıcı olmak lazım. Yeni jenerasyon ile birlikte insanlar kendini daha iyi ifade edebiliyor. Artık kuaför olmak isteyenler için  meslek liseleri ve üniversiteler var. Daha donanımlı insanlar geldikçe sektör daha çok gelişecek. Son yıllarda AKD’nin de katkılarıyla ciddi bir yol almaya başladık.

Kuaförlüğün ortak sorunu nedir?

Eğitimler daha profesyonel bir şekilde yapılmalı. Mesleki eğitimleri belki çok fazla alıyoruz ama insan önce kendi içini eğitmeli. Psikolojik olarak eğitilmeliyiz ki bize gelen müşteriyi daha iyi anlayabilelim. Buraya çok donanımlı insanlar geliyor, dolayısıyla kendinizi o donanıma getirmedikçe başarılı olmak, karşımızdakini anlamak çok zor. En büyük sorun bence içsel eğitim. İçsel eğitiminizi tamamladıktan sonra zaten mesleki eğitimi bir şeklide alıyorsunuz.

Eleman bulmakta zorluk çekiliyor mu

Eskiden okumayan birine kuaför ol derlerdi ama şimdi öyle bir durum söz konusu değil. Şu anda kaliteli eleman bulmak zor ama okulların desteğiyle bu daha iyi seviyeye gelecek. Artık çalışan sayıları azalacak. Eleman sayısı azalacak. Böyle olursa daha kaliteli işler çıkacağına inanıyorum.

Branşlaşma 5 sene önce nasıldı? Şimdi nasıl?

Şimdi coloristler olmaya başladı. Eskiden bir kuaför saç da kesiyordu, boya da yapıyordu, topuz da yapıyordu, şimdi yavaş yavaş branşlaşma başladı. Kesim yapan sadece kesime odaklanmaya başladı. Renk yapan renklendirmeye odaklanmaya başladı. Ne kadar kendinizi tekrarlarsanız o kadar uzmanlaşabilirsiniz. O zaman ekip çalışmasıyla çok daha başarılı işler çıkacaktır.

Kuaförlüğün geleceği ?

Çok açılan salon var, daha kısıtlı çalışan var. Artık herkes bu işte daha bilinçli ilerleyecek. Kuaförlük yurtdışında çok iyi bir noktada. Türkiye’de de ilerleyen yıllarda kuaförlük çok saygı duyulacak bir noktaya gelecek.

Meslek Liseleri?

Okulda öğrenip, saçın altyapısını bilmek, saçın içindeki proteinleri, keratinleri bilmek bence büyük önem taşıyor. Meslek okulları bunun için çok faydalı. Alttan okumuş ve bilinçli bir toplum geliyor. Bize asistanlık yapacak kuaför adayları için de bizim için de müthiş bir şey. Ne kadar iyi donanımlıysa, o kadar iyi servis verecektir.

Size Meslek Liselerinden gelen oluyor mu?

Part time olarak geliyorlar. Stajlarını burada yapıyorlar. Memnun kalırsak da ileride beraber çalışıyoruz.

Müşterilerinizle aranızda olan iletişim nasıl?

Onların hepsi bizim misafirimiz, hepsini tek tek anlamaya ve gözlemlemeye çalışıyorum. İletişim becerilerimi geliştirmek için birçok eğitim alıyorum. Onları beklentisini anlamaya çalışıyorum. Hakan Bey’den öğrendiklerimi hayata geçirmeye çalışıyorum. İnsanlarla iletişim halinde olup, onları analiz etmeyi ve gerçekten ne istediklerini bulmayı seviyorum.

En çok sevdiğiniz işlem hangisi?

Kesimi, renklendirmeyi, toplam görünümü çok seviyorum. Doğru kesim ve doğru renk birbirini tamamlıyor. İkisini de çok seviyorum. Bu iş benim için ibadet gibi; kendimi çok iyi hissediyorum işimi yaparken. İzin günlerimde bile gelip salonda çalışıyorum. Çalışmak beni motive ediyor. Bir şeyler üretmeyi çok seviyorum. Yeni bir şeyler yaratmak karşı tarafı da mutlu ettiği için daha çok mutlu oluyorum.

2017 kesim ve renklendirme trendleri için neler söyleyeceksiniz?

Bu sene karmaşa yılı. Omuzda ve bob saçlar, katlı saçlar çok moda. Çok renkli saçlar devam ediyor, soğuk, pastel renkler var,  geçen sene biraz daha baskın renkler vardı.

Bu sene toz pembesi, çok açık toz yeşili tonlar moda, griler devam ediyor. 18-25 yaş aralığında müşterilerin tercih ettiği çok doğal tonlarda açan  baby light renklendirme tekniği trend. Ama trend ne olursa olsun bence kişiye özel servis vermek gerekiyor.

Sosyal medyayı çok iyi kullanıyorsunuz? Neler söyleyeceksiniz bu konuda?

Sosyal medya kirlilikle dolu. Her şeyi paylaşmamak lazım. Özel hayatla, iş sosyal medya hesapları farklı olmalı.

Ben herkesin yaptığı şeyleri yapmaktan hoşlanmıyorum. ‘Değişimden korkma’ sloganını oluşturduktan sonra kayıt altına alıp değişimleri insanların görmesini sağlayım diye düşündüm. Daha sonra bunları video haline getirdim. Müşteriler de kendi değişimlerini gördükleri için bundan çok hoşlandılar. Kurgu programlarını öğrenmeye başladım. Kendim yönetiyorum sosyal medya hesabımı. Akşam iş bittiğinde bir saatimi videoları düzenlemeye ayırıyorum. Keyif de alıyorum.

Estetica Dergisi, hairist.com.tr hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’de bu sektörde yayıncılık Estetica Dergisi’nden önce eksikti. Estetica Dergisi ile beraber herkes birbirini görebilir hale geldi. Türkiye’ye yeni gelen ürünleri de dergiden takip edebiliyoruz. Dünyada neler oluyor öğreniyoruz. Estetica bizim mesleğe çok şey kattı, Türkiye’de kuaförlük sektöründe bir sıçrama yaşandı. Bilgi paylaşımı başladı. Yapılan röportajlardan insanlar ilham aldı.

Meslektaşlarınıza neler tavsiye edersiniz?

İyi bir araştırmacı olsunlar, öncelikle okusunlar, dinlesinler. Müşterilerini iyi analiz etsinler. Biz bize gelen her misafiri dinlemeliyiz. Çok doğru cevaplar vermeliyiz. İstediğimizi iyi anlatmalıyız. Bunu yaptığımız sürece bence başarı kaçınılmazdır.

Cemil İrez’e paylaşımları için çok teşekkür ediyor ve başarılar diliyoruz…