Aveda Global Genel Müdürü Barbara De Laere bizimle

0

Aveda’nın 40. yıl kutlamasında Aveda Global Genel Müdürü Barbara De Laere ile konuştuk.

‘Ne olduğunuzu bilin”

Erkan Güzel: Bana biraz mesleki geçmişinden bahseder misin? Uzun zamandır bu endüstrinin içinde olduğunu biliyoruz.

Barbara De Laere: Ben bu endüstrinin, profesyonel endüstrinin çocuğuyum ve tüm yetişkinlik dönemim boyunca sadece saç tasarımcılarıyla çalıştığım için tüm yönlerine hakimim. Kariyerime L’Oreal’de başladım ve on yedi sene orada çalıştım. On yedi sene içerisinde üç ayrı kıtada çalışma fırsatım oldu. 17 sene içerisinde 10 marka ve 33 ülke. Hollanda’da satış elemanıydım. Ülkenin dörtte birinden sorumluydum. Yaptığım işler arasında gelişimime en çok katkı sağlayanlardan biriydi ve bu benim ileride başarılı olmamı sağladı. İki farklı çanta, iki ayrı marka taşıyordum. Salonları gezmeye başladım fakat hiç satış yapamadım. Sadece onlara nasıl yardımcı olabileceğimi sordum. Bugünkü sorunlarınız nelerdir diye sordum ve verdikleri cevaplara göre neyi geliştirmek istiyorlarsa çantamda ne varsa çıkardım. Aylık hedeflerime ulaşıyordum fakat hiç satış yapamadım. Firma çalışmalarımı takip etti ve bir buçuk sene sonra pazarlama departmanına geçmemi, alan çalışmalarında yaptıklarım doğrultusunda  programlar geliştirmemi ve bunları alandaki çalışanlara vermemi söylediler. Ben de alanda yaptıklarım doğrultusunda bir program geliştirdim. Bakın sorunlar şunlar, salonların şuna ihtiyacı var, işte şunu şunu şunu geliştirebilir misiniz diye sordum. Tüm kariyerim boyunca da bunu yaptım.

Salon işimizde başarıya ulaştık. Onlar başarılı oldukça bizim de başarımız arttı. Bu tüm kariyerim boyunca benim felsefem oldu.

 Aveda Global Genel Müdürü Barbara De Laere bizimle
Aveda Global Genel Müdürü Barbara De Laere bizimle

Erkan Güzel: Aveda’ya geçişin?

Barbara De Laere: Aveda hep dışardan ilgimi çeken bir marka oldu. Aveda salonları dışında girdiğim salonlarda hep “Barbara, bunlar muhteşem” gibi tepkilerle karşılaştım. Aveda salonlarında ise bana ürünlerin çok güzel ama bizim bir felsefemiz, özen göstermek gibi bir misyonumuz var dediler.

İçerden biri olarak baktığımda evet herkesin ürünleri muhteşem ama onlar bununla yetinmiyorlar, daha fazlasını veriyorlardı. Ben de bunun bir parçası olmayı istedim. Yollarımız kesişti ve on yedi senedir çalıştığım muhteşem firmadan ayrıldım. Kariyerimle ilgili verdiğim en doğru kararlardan biriydi.

Erkan Güzel: Bir önceki CEO Dominique’ten sonra çok zor bir görevi üstlenmiş olmalısın.

Barbara De Laere: Yeri zor doldurulan biri. Bu muhteşem mirasla, güçlü köklerimizle gelecek arasındaki kesişim noktasını bulmaya çalışıyoruz. Ekibimle beraber geçmiş ve geleceğin arasındaki muhteşem kesişimi yakalamaya çalışıyoruz.

Erkan Güzel: Peki senin katkın ne yönde?

Barbara De Laere:  Çok enteresan projeler üzerinde çalışıyoruz. Birini zaten gördünüz. ‘Ne olduğunuzu bilin’i (Know what you are made of) yeni çıkardık. Buradaki felsefe şu. Gücünüzün ne olduğunu bilirseniz, gücünüzün farkına varırsanız ve bu gücünüzle hareket ederseniz dünyayı değiştirebilirsiniz. Başka türlüsü mümkün değil çünkü sizi şekillendiren tutkunuzdur. Kişiye özel yaklaşımları olan, tecrübelerini aktaran, fark yaratmak için müşterilerine yeterince zaman ayıran artistlerle çalışıyoruz. Bizden önceki yaklaşım da buydu. Özümüze dönüyoruz çünkü harika bir mirasa sahibiz. Yüksek performans, doğa, bitkiler, bitkiler üzerine yaptığımız çalışmalar, tüm bunları saç ve cildin ihtiyaçlarını gözeterek birleştiriyoruz. Yüksek performans ve yeşilin kimyasını bir araya getirmek Aveda’nın kurucusu Horst’un tutkularından biriydi. İkinci tutkusu duyulara hitap etmekti. Koku hafızayı tetikliyor. Koku sizi sakinleştirir veya yükseltir. Aveda’nın kokuları tutku dolu. İnsanlar nereye gitsek “Aveda’ya aşığım” diye tepki veriyorlar çünkü kokuyu hatırlıyorlar. Bu ikinci aşamaydı. Üçüncü aşamada temiz güzellik geliyor ki bu da Aveda’nın diğer bir misyonu. Bu konuda da çok tutkuluydu. Buradaki mesele çevre duyarlılığı. Gücümüzün farkındayız. Gücümüzden hareket ederek, bu gücü daha da pekiştirmek istiyoruz. Bu sebeple Charity:Water’la ( çeşitli bölgelere temiz ve güvenilir içme suyu getiren organizasyonun adı) yeni bir ortaklık kuruyoruz.

Özümüzü güçlendirerek geri getiriyoruz. Köklerimize gidip özümüze yeniden hayat vererek geleceğe ışık tutuyoruz.

Erkan Güzel: Türkiye pazarı üzerine. 7 sene önce Türkiye’de sadece bir salonla başladınız. Şu an ise yaklaşık 80 salonda varsınız. Peki bir sonraki adımınız ne olacak?

Barbara De Laere: Bence Türkiye çok çalışkan, güçlü insanların olduğu çok güçlü bir ülke. Aynı bakış açısına sahip, çalışanlarının eğitimine yatırım yapmayı hedefleyen, müşterilerine yüksek profilli ve kaliteli hizmet vermek arzusunda olan, sürdürülebilir ve çevreye duyarlı çalışmalara katkı sağlayan ve bu katkıları sayesinde ödül üstüne ödül kazanabilecek olan kişilerin yanında olacağız ve işlerini geliştirmelerine yardım edeceğiz. Ekonomik krizi lehlerine dönüştürmelerine katkı sağlayacağız. Benim hedefim bu. Özellikle Türkiye’de yaşayan insanların doğal, organik ürünlere ve çevreye olan duyarlılıkları gittikçe artıyor. Bunu kendi gözlerimizle gördük. Hiçbir şey olmasa bile bu yöndeki toplum hareketleri ve bu fırsatı değerlendirmek isteyen ve taşın altına elini koyacak bireyler var ve biz bu insanları desteklemek istiyoruz. Bence, böyle söylemek tuhaf kaçabilir veya kaçmayabilir ama, Türkiye dünyaya örnek teşkil etmeli.

Erkan Güzel: Ne gibi?

Barbara De Laere: Türkiye, dünyaya açıldığı takdirde ilgiyle karşılanacak bir artistik düzeye sahip. Sözcüklerimi seçerken dikkat etmeye çalışıyorum. Bence Türkiye kendi halinde hizmet veren, hizmet veren değil de çalışan girişimci bir ülke. Avusturalya’ya çok benziyor. Avusturalya’da pek çok artistik yetenek var. Aynı şekilde Türkiye’de de pek çok artistik yetenek mevcut ama ABD veya İngiltere gibi büyük isimler arkalarında değil. Bunu aşarlarsa yükselirler ve diğer girişimci ülkelere ve ekiplere örnek teşkil edebilirler.

Erkan Güzel: Pekala, bu söylediklerinden yola çıkarak Türk saç tasarımcıları için bir fırsat doğabileceğini düşünebilir miyim? Belki de gelecek Aveda kongresi, Türk saç tasarımcılarının şovlarıyla yer alması için fırsat olabilir.

Barbara De Laere: Bunu çok isterim.

Erkan Güzel: Bununla ilgili hazırlıklar yapacağınızdan eminim. Harika. Çok teşekkür ederim Barbara.

Barbara De Laere’nın, e-ticaret hakkında neler düşünüyor?  Aveda’nın 40. yıl kutlaması için neler söyledi? Estetica Dergisi Kış Sayısında bulabilirsiniz.


Abone olmak için hemen formu doldurun, arayalım…

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu girin.
Lütfen isminizi buraya yazın.