fbpx

Ustadan çırağa bir mirasın öyküsü

Kategori

Ankara’da ustadan çırağa bir mirasın öyküsü. Ortak noktası marka: Tara Kuaför

Tara Kuaför ismi Ankara’dan doğup kuaförlük sektöründe bilinen bir marka olarak hep dikkat çekmiştir. Mesleğinin zirvesindeyken ayrılarak farklı iş kollarına yönelen İbrahim Güngör’e ait olan Tara Kuaför markası ve bugün bu markayı sahiplenen Muharrem Gür ile bir araya geldik.

İbrahim Güngör

 “Benim ustam şu anda Kanada’da yaşıyor. Kendisi bir albayın oğludur: Yücel Bey. Kalfam olarak bana kuaförlüğü öğreten kişidir.

Ankara’da Hamamönü semtinde İzmir’den Nizam ustayla 3 aylık kısa bir deneyimden sonra Yenimahalle’de Yücel Usta’nın yanında başladım. Karakalemle saçları çizip yapan birisiydi. Bir süre sonra çalıştığımız salondan ayrıldı ve beni de yanına aldı. En son Ankara’nın popüler salonlarından Zeki Taşçı’nın yanında buldum kendime ancak orada iznini alıp bu salondan ayrıldım başka bir salona geçtim. O sırada dernek başkanı Fahri Güven’den kuaförlük belgemi aldım. Yarışmalara katılıyordum. Üçüncü oldum. Altın Tarak isimli bir başka yarışmada ise Ankara Şampiyonu oldum. Gazeteler ve dergilerde yayınlanarak tanınmama katkı sağladı. Bir süre sonra Akay Kuaför’de çalışmaya başladım. Her kuaförün olduğu gibi ben de orduevinde kuaför olarak askerlik yaptım ve döndüğümde Kuaför Nizam ile güç birliği amacıyla kader birliği yaparak kendi salonumuzu açtık. Bir süre sonra da yollarımızı ayırdık. Yine aktif olarak yarışmalarda, mesleki etkinliklerde yer aldım. ”

1975…

“Enver Altuğ, Berlin Yılmaz, Asel Kuaför, Ali Usta, Yalçın Kaya, İsmail Akay, Hayati Pirlepe, Hakkı Kutlugün gibi isimlerin sanat yarışı yaptıkları bir tarih ki yaptığımız saçları birbirimize göstermek için müşteriyi başka bir işlem için birbirimizin salonuna gönderirdik. Bu bizi üzmezdi. Aksine teşvik ederdi. Çünkü kendi salonunuzun içinde bile rakip yetiştiremezseniz gerilersiniz. Berlin İsmail’in, Enver Altuğ’un işlerini çok beğenir, imrenirdim. Gizli gizli seyrederdim yaptığı saçları. Benim mesleğim, benim dünyam bu… Ancak hep tatlı bir rekabet.

Oktay Kaymakoğlu, Ömer Er, Hakkı Şükrü ve Can Tümenci bizim salonumuzdaki arkadaşlarımızdan oldular.

Kuaförler Odası’nda Ahmet Erkan döneminde görev aldım. Odayla ilişkim hiçbir zaman bitmedi. Odanın gayrimenkulünün alımında benim de emeğim dokunmuştur. Ahmet Erkan’la beraber yazdığımız bir kitap mevcuttur. Onun yanında çalışmışlığım da vardır.”

1985…

Hatırlıyor musunuz Muharrem Gür’ün gelişini sorusuna “Hatırlamamız mıyım?” diye yanıt veriyor İbrahim Güngör. Detaylar hatırlanmasa da zaman içinde kendisini gösteren bir çırak olarak öne çıktığı için hatırlanabiliyor. Hep en kötüler ve en iyiler hatıralarda kalmaz mı…

TORNACILIKTAN KUAFÖRLÜĞE…

Pek çok kuaförün hikayesi ile benzer değil mi? Muharrem Gür’ün hikayesi de benzerlikler gösteriyor. 14 yaşında gencecik bir çocuğun hayatı kapıdan içeri girmesiyle farklı bir akışa giriyor.

32 kişinin çalıştığı bir ortam. Tornacılıktan farklı olarak müşteri ile iletişime geçmenin getirdiği şaşkınlık ve o zamanın şartları çerçevesinde müşteri patlamasının yaşandığı özel bir salonda çalışmanın keyfi.

“Benim hayatım Tara Kuaför’ le özdeşleşmiştir. Gözümü Tara Kuaför’ de açtım, Tara Kuaför’ de devam ediyorum.” sözleriyle Tara Kuaför’ ün önemine değinen Muharrem Gür aslında Tara İbrahim lakabının Tara Muharrem olarak bugünkü sahibi…

“Sert olduğu için herkes İbrahim Usta’ya yardım etmekten, onun etrafında olmaktan kaçardı. Ben onun yanında yer alarak öğrenmekten, yardım etmekten kaçmazdım. Onun müşterisine fön çekmek özel bir durumdu ki bir müddet sonra bana bırakmaya başladı. Kalfaların yaptığı bir işi almıştım. Kendimi özel hissettiğim bir durumdu tabii ki. Hele ki benim çektiğim fönün üzerinden geçmediyse daha büyük bir mutluluk oluyordu.”

Küçük yaşlarda çıkılan bir yolculuk… Salon atmosferi içinde işini seven insanların hedefleri hep aynı olmuş: Hep daha iyisini yapmak, ustasının gözüne girmek, aferin almak. Ama en önemlisi artık saçları tek başına yapar olmak.

1993

Yıllar içinde farklı ticari deneyimler yaşayan İbrahim Güngör, saç spreyleri ve benzeri üretim çalışmaları içerisinde yer alıyordu. Sürekli bir arayış içerisinde alternatif ticari faaliyetlerde bulunarak geleceğini farklı bir şekilde inşa etmeyi planlarken mimar olan oğlu ile üniversiteyi bitiren kızının kuaförlüğü tercih etmemesi nedeniyle kuaförlüğü zirvede bırakmaya karar verir. Keyifli sohbetin detaylarını Estetica Dergisi Aralık Ocak 2015 sayısında bulabilirsiniz.

Önerilenler

Benzer İçerikler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz