Türk Kuaförlüğünün Lokomotifi: Nebioğlu

 

50 yıldır, tüm Türkiye’deki kuaför ve berberlere malzeme tedarik eden Nebioğlu’nun başarısının ardındaki Sezai Nebioğlu ve oğlu Yusuf Nebioğlu’yla, sektörü, Nebioğlu’nun 50 yılını konuştuk.

 

Estetica: Bütün kuaförler Nebioğlu’nu tanıyor, biliyor ve sektörde yıllardır süren ciddi bir ticari itibarınız var. Bunu neye borçlusunuz?

Sezai Nebioğlu: Biz bu işin en eskilerindeniz. Ticari prensibimiz daima dürüstlük üzerine. Müşteri kandırmaca, yalan dolan yok. “Bugün müşterimize malı satalım da, yarın ne olursa olsun!” diye bir düşüncemiz yok. Sattığımız malın devamlı arkasındayız.

 

Estetica: Nasıl başladınız, paylaşır mısınız?

Sezai Nebioğlu: Giresun, Görele doğumluyum. Zaza Han’daki yerimize 1963 senesinde geldim, bu yıl 50’inci yılımız. Görele’de zaten toptan ve perakende hırdavat ve kırtasiye işimiz vardı. O zaman haberleşme ve ulaşım bugünkü gibi değildi. Yöredeki dükkânımızda bulunan çeşitleri günü gününe temin edebilmek için İstanbul’a geldik. Hem o işi takip ettik, hem de Zaza Han’da hırdavat ve kırtasiye işine devam ettik. Zaza Han’da aşağıda saç kesme makinesi, jiletler vs. vardı ve müşteri de geldiği zaman, “Makas var mı ya da makine var mı?” diye soruyordu. Müşteri yönlendirdi aslında bizi.

 

Estetica: Bu işin öncülerinden birisiniz. Kozmetik pazarı o günden bugüne nasıl bir değişim gösterdi?

Sezai Nebioğlu: O zamanlar kuaför malzemeleri bugünkü kadar çeşitli değildi ve bugünkünün %10’u oranında bile ürün yoktu o zaman. Hatta bugün fazlalığın da enflasyonu var. Aynı ürünü üreten firmalar da çoğaldı. Boyasından jölesine inanılmaz ürün çeşitliliği var şimdi. Şampuanda, köpükte, spreyde, hiç aklımıza gelmeyecek malzemelerde muazzam bir gelişim oldu.

 

Estetica: Firmalarla ilişkiyi nasıl tahsis ettiniz?

Sezai Nebioğlu: Sözleşmemiz nasılsa, anlaşmamız ne ise muhakkak o sözleşmeye uyarız. Taahhüdümüzü mutlaka yerine getiririz. Müşteriye söz verdiysek gece 12 bile olsa ürünü onu teslim ederiz. Ödememizi de söylenen vakit, söz verilen tarih neyse, o gün yaparız.

 

Estetica: Her markayla çalışıyor musunuz?

Sezai Nebioğlu: Zaza Han, Ümraniye ve İSTOÇ’taki mağazalarımızda her markayla çalışıyoruz ama her gelenden de mal almıyoruz. 15 çeşit boyamız var. Piyasada ise 100 çeşit boya var, biz müşterilerin en çok rağbet ettiklerini satmaya çalışıyoruz.

 

Estetica: Kuaförlere yönelmenizin sebebi neydi?

Sezai Nebioğlu: Kuaförlere yönelme kararı aldık, çünkü değişimler bizi o tarafa doğru götürdü. Oğluma da dedim, paran batarsa kuaförde en fazla 500 liran batar, ama toptancı olduğunda bu rakam 20 -30 binleri buluyor. Ayrıca kuaförlerin %80’inden peşin para alıyoruz. En büyük firmalar bile şimdi perakende salonuna yöneldi. Doğuş Holding, Sabancı Holding, bunların hepsi perakende sektörüne ağırlık vermeye başladı, çünkü ticaretin yönü değişti.

 

Estetica: Sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sezai Nebioğlu: Hanımların %70’i kuaföre gitmiyor. Anadolu’da sadece çok özel günlerde, düğün, nişan vs. kuaföre gidiyor insanlar. Hayatında hiç kuaför salonuna gitmemiş olanlar var. Yeni yeni potansiyel artıyor. Bizdeki kuaföre gitme oranı, Avrupa’daki gibi değil. Türkiye’de kuaförlük hizmeti alan kadınların sayısı az. Gençlerle beraber bu da biraz değişiyor artık.

 

Estetica: Gelen müşteriler en çok neye önem veriyorlar?

Yusuf Nebioğlu: Açıkçası, ikili ilişkiye, sıcaklığa, kurulan diyaloğa önem veriyorlar daha çok. İş yaparken muhabbetini ediyor, sektör hakkında yeni bir duyum alıyor. Zaza Han’da özellikle böyle bir ortam var. Hızlı bir şekilde bütün malları tedarik edebilmemiz de önemli onlar için. Zaten bizim orası kozmetikçi dolu. İstediği mal ne olursa olsun, mutlaka hemen tedarik ediliyor ve müşteri mutlu oluyor.

 

Tarihi Zaza Han'ı hiçbir zaman unutmayacağız.

Haberin devamını  Estetica Türkiye dergisi Haziran Temmuz sayısında bulabilirsiniz.