fbpx

Topuzun kraliçesi Sibel Bircan

Topuzun kraliçesi Sibel Bircan

Lüleburgaz’dan bir kuaförlük markası… Eğitmen kimliği, vizyonu, alçak gönüllüğü, mesleğe olan tutkusu ile Sibel Bircan ile beraberiz. Bir başarı hikayesini sizinle paylaşmak istedik.

Topuzun kraliçesi Sibel Bircan

Kuaförlüğe nasıl başladınız?

Kuaförlüğe başladığımda 11 yaşındaydım. Hayalimde olan bir meslek değildi. Ailem bana çalışmak mı okumak mı istiyorsun diye sordu. Ben de çalışmayı tercih ettim. 1992 yılında ablam ile birlikte güzellik salonumuzu açtık.

Eğitmenliğe nasıl başladınız?

Eğitmenlik sosyal medya ile gelişti. Benim topuza hep bir ilgim vardı. Müşterilerim saç modellerini sosyal medyada beğensin diye sayfalar oluşturmaya başladım. Salonda yaptığım saçları sosyal medyada paylaşmaya başladım. Müşterilerin yanı sıra meslektaşlarım da beni sosyal medyada takip etmeye başladı. Bana ne kadar güzel topuz yaptığımı söylemeye başladılar. Sosyal medyadan meslektaşlarım, benden eğitim almak istediklerini söyledi. O zaman ne yapacağımı bilmiyordum. Sonra çalıştığım firmaya gittim. Benden eğitim almak istiyorlar fakat ben nereden başlayacağımı bilemiyorum dedim. Onların da bir akademisi vardı ve benimle başlamak istediklerini söylediler.

Kaç senedir eğitmenlik yapıyorsunuz?

8 yıldır eğitim veriyorum. 32 yıldır kuaförüm.

Hangi ülkelerde eğitim verdiniz?

İran’a Almanya’ya, Hollanda’ya, İtalya’ya gittim.

Farklı ülkelerde beklentilere göre eğitim formatları değişiyor mu?

Her ülkenin kendine has bir tarzı oluyor. Eğitime başlamadan önce mutlaka bir toplantı yapıyorum. Onların tarzını öğreniyorum. Ona göre bir eğitim programı çıkarıyorum. İran’da kadınlar gösterişli saçları seviyor. Almanya’da genelde Türk kuaförlerine eğitim veriyorum. Onlar da vak dalgası, kabarık saçlar, büyük topuzlar gibi demo klasik tarz seviyor. Hollanda’da biraz daha sade, doğal dalgalı topuzlar istiyorlar.

Dünden bugüne topuzda neler değişti?

Eskiden daha sanatsaldı topuzlarımız. İşçiliği fazlaydı. O yüzden topuzcular daha azdı. Ama şimdi öyle değil. Dağınık topuzlar bir furya şeklinde devam ediyor.

Günde kaç topuz tarayabiliyorsunuz?

20 gelinden fazla çıkarabiliyorum. Çünkü bizim salonda sistem çok iyi, ben bir ön görüşmede, karar aşamasında müşteriyi görürüm. Daha sonra onun makyajı oluyor, saçı hazırlanıyor, giyiniyor, bana geliyor. Saça maşa yapıldığında da topuz yapmak üç dakika sürüyor.

Siz ne tarz topuz taramayı daha çok seviyorsunuz?

Pratik, hızlı topuzları da çok seviyorum. Ama dümdüz, pürüzsüz, işçiliğin baskın olduğu sade, zarif topuzlar en çok keyif aldığım topuzlar. Çünkü o pürüzsüzlüğü herkes veremiyor. İşçiliğinizin iyi olması gerekiyor.

Eğitmen olmak isteyen kuaförlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Alt yapı olarak hazır olsunlar. Duruş, diksiyon çok önemli. Mutlaka Vizajism eğitimi almalılar. Çünkü saçı yüze göre nasıl tasarlayacaklarını iyi bilmeleri lazım.

Topuzun kraliçesi Sibel Bircan

Siz kendi mesleki gelişiminiz için neler yapıyorsunuz?

Hala eğitimlere katılıyorum. Modayı yakından takip etmeye çalışıyorum. İletişim hakkında kitaplar okumaya çalışıyorum. Şu andaki hedefim moda eğitimini tamamlamak. Bir stil danışmanı yolunda ilerleyebilmek için bunun şart olduğunu düşünüyorum. Kıyafet ve saçın ayrı ayrı düşünülmesi imkansız. Biz güzel bir bütünlük yaratabilmek için moda konusunda da bilgi sahibi olmalıyız.

2017 topuz trendleri?

2017 yine doğallığın yılı olacak. Topuzda iki tip kadın var. Bir kırmızı halı kadınları var bir de gösterişi seven kadınlar. Müşteri size bir fotoğraf gösteriyor. Fotoğrafta doğal bir tarama tekniği var ama o kadar görkemli bir saç ki… Bir kadın bir Hollywood yıldızının fotoğrafını getiriyor ancak evde yapmış kadar doğal bir topuz oluyor.

Siz kendinizi nasıl bir kuaför olarak tanımlıyorsunuz?

Müşterisine göre çalışan bir kuaförüm, bence her kuaförün müşterisini iyi anlaması gerekiyor. Kendi zevkine göre değil, müşterinin zevkine göre çalışmalı. Ama bu sadece sözsel olmuyor. Bence iyi bir kuaförün müşterisinin vücut dilini de okumasını bilmesi gerekiyor.

Topuzun kraliçesi Sibel Bircan

Salonunuzdan yatırım yaptığınız, emek verdiğiniz bir çalışan ayrıldığı zaman nasıl tepki veriyorsunuz?

Çalışanlarla ister istemez duygusal bir bağ kuruyorum. Onlar gittiği zaman benim de bir parçam gidiyor ama buna zamanla alışıyorsunuz. Kendini hazır hissedip de salon açan çok arkadaşım oldu. Onlarla hala görüşüyorum. Genelde onlara destek vermeye çalışıyorum. Onları başarılı görünce çok mutlu oluyorum, gurur duyuyorum.

Meslektaşlarınıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Yeni gelecek nesile önerilerim olabilir. Öğrenmeye açık olsunlar. Mesleki gelişimini tamamlamadan salon açan kuaförlerin çoğunun salonu batıyor. Gerçekten emin olduklarında kendi kanatlarıyla uçmaya karar versinler. Alçakgönüllülüğümüzü her zaman koruyalım. Egomuza yenik düşmeyelim. Dinlemeyi öğrenelim ki müşteriye iyi hizmet verebilelim. Yenilikçi olalım. Kullanacağımız ürünlerin eğitimini mutlaka alalım.

Yıllar önce Hairist etkinliğinde sahne almıştınız. Neler kaldı aklınızda?

Çok heyecanlıydım. Sektörde çok önemli isimlerin önünde saç taradım. Etkinlikten önce uykularım kaçıyordu. Ama çok mutluyum iyi ki böyle bir teklif gelmiş, iyi ki o sahnede olmuşum. Her yıl biraz daha kıskandım  sahneye çıkanları. Hairist ilk doğduğunda ben o sahnedeydim ve her seferinde biraz daha büyümesi daha görkemli hale gelmesi hep tatlı bir kıskançlık yarattı içimde.

Estetica ve hairist.com.tr hakkında ne düşünüyorsunuz?

Estetica ve hairist.com.tr çok önemli bizim için. Kalitesini inanılmaz düzeyli tutuyor. Bütün kuaförlerin takip edip, orada olması gerektiğini düşünüyorum.

Önerilenler

Benzer İçerikler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz