Miami’de bir Türk kuaför

Miami'de kuaförlük

Pivot Point'in Türkiye'deki ilk eğitmenlerinden ve şu anda Amerika'da yaşamını sürdüren Türk kuaför Muzaffer Topal ile Amerika'da kuaförlük üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

Schwarzkopf Professional ile gittiğimiz Amerika Eğitim Seyahati'nde Türkiye'den gelen meslektaşlarıyla biraraya gelen Muzaffer Topal ile gerçekleştirdiğimiz röportajımız:

saç, tasarım, kuaför, moda, sanat, salon

hairiscomtr: Miami’de kuaför olarak mesleğinizi nasıl devam ettiriyorsunuz?

Muzaffer Topal: Bizim burada özlediğimiz tek şey oradaki dostluklar. Onun dışında burada da mesleğimi Türkiye'deki gibi devam ettiriyorum. Burada bir okulda, topuz ve kesim üzerine 1600 saat eğitim alan öğrencilerin mezuniyetinden sonra, mezun öğrencilere eğitim veriyorum. Kısacası eğitmenliğe devam ediyorum. Yabancı bir dilde eğitim vermek zor fakat bir o kadar da keyifli. Eğitim verirken öğrencilerimden de birçok şey öğreniyorum. Bu benim için çok güzel oluyor.Uzun yıllar Eczacıbaşı Schwarzkopf Akademi için eğitmenlik yaptım. Son yedi yıldır da Miami’deyim. 

hairiscomtr: Amerika’da kuaför olmak ile Türkiye’de kuaför olmayı karşılaştırdığımızda sizce nasıl bir fark var?

Muzaffer Topal: Sanatın pek dili olmuyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin sanat aynı. Buradaki farklılık iklimden ve yaşam şartlarından geliyor çünkü bu modayı da değiştiren bir etken. Türkiye’de veya Avrupa’da çok popüler olan bir dizayn burada beğenilmeyebiliyor. Çünkü buranın iklim şartları onun için uygun olmayabiliyor. Aynı şekilde renklendirmeler de öyle. Burası 11 ay güneş olan bir şehir, rutubet ve nem olacağı için seçeceğiniz renklerde, şekillerde ona göre dizayn ediliyor. Türkiye’de ise dört mevsim yaşıyoruz ve modayı dolu dolu hissediyoruz.

hairiscomtr: Türk kuaför olmanızdan dolayı hiç farklı bir tepki aldınız mı?

Muzaffer Topal: Hayır, farklı tepkilerle karşılaşmıyorum. Müşterilerin özellikle hoşuna gidiyor. Üstelik ‘benim stylist’im Avrupalı’ diyorlar.

hairiscomtr: Bir kıyaslama yaparsak eğitim yatırımları arasında nasıl bir fark gözlemlediniz?

Muzaffer Topal: Kesinlikle çok fark var onu belirtmek istiyorum. Türkiye genelde sonradan eğitim alan bir ülke konumunda yani; kuaför olan arkadaşlar kendilerini geliştirmek için firmaların desteği ile eğitim alıyorlar. Burada öyle bir şey yok. Çok büyük firmalardan birkaç tanesi yılda bir kere fuar zamanı böyle aktiviteler yapıyor. Onun dışında bu işleri burada okullar üstlenmiş durumda. Burada 1600 saat eğitim aldıktan sonra işiniz bitmiyor. Geri kalan eğitimleri, örneğin; iletişim eğitimleri ya da salon yönetimi ile ilgili eğitimleri almak için ekstra dersler alıyorsunuz. Matematik, vergi sistemi ve benzeri…. En önemli ayrıntılardan biri de müşteri randevu sistemi ve bunu çok iyi öğretiyorlar. Eğer bunları iyi bir şekilde yapamazsanız salon açtığınızda kesinlikle başarılı olamıyorsunuz. O yüzden de bunların altını çizerek söylüyorum, Türkiye’de olmayan bir eğitim sistemi var. Bu konulan dersleri de ekstra saat ile alıyorlar ve bu da başarıyı getiriyor. Burada lisanssız bir eleman çalıştırırsanız, o salon yedi bin küsür dolar ceza alıyor ve ikinci kez yakalanırsa salonunun kapatılması söz konusu oluyor.

hairiscomtr: Amerika’da kuaförlük yapmak isteyenler için sizin söyleyeceğiniz bir şey var mı?

Muzaffer Topal: Burada kuaförlük yapmaları için öncelikle yasal yollardan burada kalmanın yollarını araştırmaları gerekiyor. Burada kuaförlere büyük bir sanatçı gözüyle bakılıyor. Dolayısıyla bu da kendinizi iyi hissetiriyor.

hairiscomtr: Amerika’dan bakınca Türk kuaförlüğünü nasıl görüyorsun?

Muzaffer Topal: Amerika’dan bakınca işin bir artı kısmını bir de eksi kısmını görüyorum. Artı kısmında yeniliğe açık, üreten arkadaşlar var. Eksi kısmına geldiğimizde eğitim ve işletme konularında alt yapısı eksik, sanat olarak söylemiyorum ama alt yapısı eksik bir gençlik var ve salon açarak, en fazla beş yıl ayakta kalabiliyorlar. Benim buradan gördüğüm, çok salon açılıp, çok salon kapatılıyor. Burada pozitif olarak çalışma saatleri daha az ve daha rahat. Türkiye’de mücadele verip uzun saatler çalışanlar, ancak aynı parayı kazanabiliyorlar. Çalışma saatleri açısından Amerika’nın artısı çok.

hairiscomtr: Müşteri olsanız Türk kuaförünü mü yoksa Amerikan kuaförünü mü seçerdiniz?

Muzaffer Topal: Kesinlikle ‘Türk kuaförü’ derim. Türk kuaförü saça dokunduğu zaman birçok şeyi hissedebiliyor ve insana o güveni veriyor. Amerikalılarda bunu hissedemiyorsunuz.

hairiscomtr: Türkiye’deki meslektaşlarınıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Muzaffer Topal: Tüm meslektaşlarıma öncelikle selamlar söylüyorum. Burada olmak çok güzel, onlara söyleyeceğim tek şey; çok iyi ilerliyorlar, görüyorum ve gelişime çok açık bir şekilde ilerliyorlar, bu sebeple buradan onları takip etmek de keyif veriyor.

 

 

hairist.com.tr’nin resmi mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!  

Paylaş
Önceki İçerikHayalden gerçeğe
Sonraki İçerikPirelli İkonları