Konya’da kuaförlük

Konya'da kuaförlük

saç, kuaför, konya, işletme

Konya'da kuaförlüğün tanınan isimlerinden Ertan Gülpınar ile sohbet etme fırsatı yakaladık. İşte Konya'da kuaförlük ve Ertan Gülpınar'ın öyküsü:

hairiscomtr: Konya’da kuaförlük için neler söyleyeceksiniz, mesleğin ustaları kimler? 

Ertan Gülpınar: Her yerde olduğu gibi Konya’da da bu işin duayenleri var. İsim isim sayacak olursak: En başta Kuaför Hulusi, Kuaför Cafer, Kuaför Adil. Onlar bizim eski ve önemli ustalarımız, duayenlerimiz. Zaten onlar artık birer akademi gibi… Onların yanından ayrılıp salon açan birçok meslektaşımız var. Kendimize göre iyi bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Zaten onların yanından ayrılan herkes iyi bir şekilde kendi ayakları üzerinde durmayı başarıyor. Bahsettiğim ustalardan iki tanesi hâlâ aktif olarak çalışıyor. Adil Bey ise Konya için önemli bir isimdi ama maalesef birkaç yıl önce aramızdan ayrıldı.

hairistcomtr: Mesleğe nasıl başladınız?

Ertan Gülpınar: Ben Hulusi Bey’in yanında mesleğe başlamıştım ve yıllarca onun yanında istikrarlı bir şekilde mesleğimi icra ettim.  Kendisi aynı zamanda amcam olur. Her zaman ondan hem sanatsal açıdan hem de kültürel açıdan çok şey öğrendiğimi her yerde gururla söylüyorum. Benim için çok önemli, çok özel bir insan ve hiçbir zaman hakkını ödeyemem.

Ayrılma zamanı geldiğinde ise gayet medeni bir şekilde karşılıklı oturduk ve konuştuk. O zaten benim idealist biri olduğumu düşünüyordu. Önce onun adına bir şubeleşmeye gidecektik ama ben kararlı bir şekilde kendi ayaklarım üzerinde durmak istediğimi belirttim. Kafamda düşünceler olduğunu, bunları hayata geçirmek istediğimi, tamamen sistematiğini kendim belirleyeceğim bir salon açmak istediğimi belirttim. Hayallerin birçoğu çalıştığın salonda gerçekleşmiyor çünkü çalıştığın salonda zaten belirli bir sistem oluyor. Sonuç olarak bulunduğunuz sisteme de bir saygısızlık etmek istemiyorsunuz. Tabii ki fikirlerinizi paylaşıyorsunuz ama ustalarınızda yılların vermiş olduğu yorgunluk oluyor. Bizler öyle değiliz. Modern kuaförlüğü, İstanbul’da olan sistemi Konya’da uyguladığımı düşünüyorum. Kasada duran sekreterim ayrı, çay kahve servisi yapan elemanım ayrı, kalıcı kaş uzmanımız ayrı ve olabilecek her tür donanımımız var. İlerde biz de kendimizi güncellemeyi bırakırsak mutlaka biz de ustalarımızın yaşadıkları sorunlarla karşılaşacağız.

hairistcomtr: Konya’da Ertan Gülpınar’ı farklı kılan nedir?

Ertan Gülpınar: Yenilikçi olduğumu düşünüyorum. Araştırmacı ve gezginim. Estetica’nın da bize burada temel bir rolü var. Neden rolü var: Dergi’de gördüğümüz İstanbul’da markalaşmış bütün salonların -Erdem Kıramerler, Metin Bahçecikler, Baykan&Gürkanlar- hep hikâyelerini bir şekilde okuduk ve bu benim için yol gösterici oldu. Bu hikâyelerden de esinlenerek bu insanlar nasıl buralara gelmişler onu görmüş oldum. Onlar sürekli kendilerini yenileyerek, güncelleyerek hem sanatsal hem de sosyal açıdan kendilerini geliştirmişler. Bunlar çok önemli şeyler. Ben de kendime biraz bu özelliklerden eklediğim zaman, farklılık ister istemez kendiliğinden ortaya çıkıyor.  Yetişmiş olduğum salon da sosyal ve kültürel açıdan bana birçok şey kattı.

hairistcomtr: Örnek aldığınız isimler?

Ertan Gülpınar: Erdem Kıramer, Metin Bahçecik, Hakan Köse, Yıldırım Özdemir; onlar benim uzaktan takip ettiğim özel isimler.

hairiscomtr: Sektörel gelişmeleri nasıl takip ediyorsunuz?

Ertan Gülpınar: Konya’da olduğumuz için her ne kadar aktif olsak da bir şekilde etkinliklere uzak kalabiliyoruz. İstanbul’da olmak çok daha farklı, olaylara daha hızlı yaklaşabiliyorsunuz. Bir noktaya daha çabuk ulaşabiliyorsunuz. Örneğin; sanatsal anlamda etkinliklere, faaliyetlere… Biz yüzde yüz hepsine katılamıyoruz ama mutlaka on yıldır, yılda en az bir yurtdışı ve bir yurtiçi etkinliğine katılıyorum. En büyük yatırımlarımız ise çalışanlarımıza oluyor. Salon eğitimlerine, boyama ve kesim tekniklerine yaklaşık iki yıldır ağırlık verdim. Bu eğitimleri salonlarımda yaptırıyorum ve yıllık anlaşmalarımı ona göre yapıyorum. Ben de eğitimlerde almış olduğum bilgileri salonumda paylaşıyorum. Görsel efektleri salonuma yansıtmaya çalışıyorum. Bu şekilde de olabildiğince gündemi takip etmeye çalışıyoruz.

hairistcomtr: Salon tasarımı sizin için ne kadar önemli?

Ertan Gülpınar: Benim için salon tasarımı çok önemli. Ben ilk salonumdan beri bir mimar ile beraber çalışıyorum ve özellikle kadın bir mimarla çalışıyorum çünkü müşteri psikolojisini en iyi o biliyor. Salona müşteri geldiği zaman hangi renkler dinlendirir, hangi renkler yorar; bunları düşünmek bile çok önemli. Bu sebeple hep profesyonellerle çalışıyorum. Zaman zaman yurtdışında gittiğim, gördüğüm salonlardan ilham alıyorum ve bunu mimarla da bir ortak noktada buluşarak uyguluyorum. Ortalama beş yılda bir salonda değişiklik yapma ihtiyacı hissediyorum çünkü kendim de sıkılıyorum ve yenilik beni her zaman için motive ediyor. Bu da bizi bulunduğumuz bölgede bir tık daha öne çıkarıyor.

hairistcomtr: Neden Ertan Gülpınar’a geliyorlar?

Ertan Gülpınar: Tercih edilen olmak, bahsettiğim konularla da paralel bir durum; eğitime gittiğimi görüyorlar, kendimi yenilediğimi görüyorlar ve en azından şu güveni verdik insanlara; kaliteli malzeme kullanıyoruz. Zaten boya laboratuvarımız bile ortada ve müşterilerimizin görebileceği bir yerde. Ben ucuz ile kalitelinin yan yana durabildiğini düşünmüyorum. Bu yüzden kaliteli firmalar ile çalışıyorum. Artık müşterimiz de çok bilinçli ve kapıdan girdiği zaman ‘‘Sen de şu ürün vardır.’’ diyerek geliyor. Bize zaten eğitimlerde de söylerler, aynı anda her sınıfa hitap edemezsiniz. Ben kendime bir hedef kitle seçtim ve olacaksa madem en iyisi olmalı. O yüzden A sınıfına hitap eden bir konsept oluşturduk. Yaklaşımımız ve hizmet kalitemiz ona göre oldu. Salonumuzda bazen açık büfemiz bile oluyor. Her yılbaşında canlı müzik yapılıyor. Özel günlere yönelik özel şeyler yapıyoruz. Öğretmenler Günü’nde öğretmenlere mutlaka karanfil dağıtırım. Dünya Kadınlar Günü’nde keza öyle. Bir tık farklı olabilmek için yeni bir şeyler yapmak gerekiyor.

hairistcomtr: Sektörde eleman sıkıntısı var. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ertan Gülpınar: Eskiden ben sadece bu sorunun bende olduğunu düşünüyordum. Fakat bu sorun eğitimlerde, sohbetlerde gördüğümüz üzere son birkaç yıldır aslında global bir sorun ve bence jenerasyonla alakalı. Jenerasyon sıkıntılı bir jenerasyon ve her şeye hemen sahip olmak istiyorlar, sabretmiyorlar. Her şeyin istedikleri gibi olmasını istiyorlar ve bununla ilgili sıkıntılar yaşıyoruz. Tabii aldığımız işletmecilik eğitimlerinin bir kısmını da yansıtarak elimizde tutmaya çalışıyoruz. Çünkü ekibin özellikle şubeli salonlarda çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü elemana dayalı bir sistem içerisine giriyorsunuz ve her salonda yüzde yüz kendiniz olamıyorsunuz. Ben salonlarımda haftanın üç günü çalışmaktan ziyade kontrole gidiyorum. Çünkü herkesin salonundaki sistemi dağıtmak istemiyorum. Bizim en tepemizde bir müdürümüz var; bütün maaşları, işletme ile ilgili işleri takip eden. Günümüzde bu da önemli. Cebimize giren her para bizim paramız değil. Biz de böylece eleman takibini, maaş takibini biraz daha profesyonel bir şekilde çözmüş olduk.

hairistcomtr: Kuaförlük Ertan Gülpınar için ne ifade ediyor?

Ertan Gülpınar: Kuaförlük benim için nefes almak, yaşamak. Bu sıralama benim için hiç değişmedi. İşimi çok seviyorum. Yaptığım bir iş beğenildiği zaman ‘‘Ertan Bey elinize sağlık çok güzel oldu.’’ denildiği zaman bütün dünyanın benim olduğunu düşünen bir adamım. Bu da beni çok mutlu ediyor. ‘‘İyi ki kuaför olmuşum.’’ diyorum.

hairistcomtr: Genç meslektaşlarınıza ne önerirsiniz, onlara vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Ertan Gülpınar: Biz de belirli yollardan geçtik ve bu yolların hepsi dümdüz yollar değildi. Çok büyük sıkıntılar yaşadık, çok büyük fedakarlıklar yaptık çünkü şu anki koşullar yoktu bizim dönemimizde. Şimdi ki gençler inanılmaz şanslılar çünkü biz gece saat ikilere, üçlere kadar alüminyum folyo yıkayıp ertesi güne hazırlardık. O boya önlüklerini yıkayıp tekrar hazırlardık. Şimdi neredeyse herkesin salonunda bir temizlik görevlisi var. Biz onlardan sadece istiyoruz ki işin sanat kısmı ile ilgilensinler. Gençlere şunu tavsiye edeceğim: Sabırlı olsunlar, sebat etsinler, istikrar çok önemli. Ben yirmi yıla yakın aynı yerde çalıştım şimdi otuz altı personelim var, üç tane salonum var. Bu, istikrardan dolayı gerçekleşti. On beş yıldır, çıraklık dönemimden beri salonuma gelen müşterim var. Sabretmeden, sebat etmeden, fedakarlık yapmadan bir şeyler olmuyor. İstikrar çok önemli.

hairistcomtr: Bir kuaför, iş yeri olarak sizin salonunuzu neden seçer?

Ertan Gülpınar: İnsanlar bizim farklı bir şeyler yaptığımızı anlamaya başladılar. Hem mesleki anlamda hem sanatsal anlamda hem de müşteriye yaklaşım anlamında farklı olduğumuzu gördüler. Bu farkı şimdiki jenerasyon görüyor. Gelen insanın kalitesi belli, verilen hizmetin kalitesi belli, yapılan sanatsal-görsel işlemler belli, çünkü bu konuşuluyor. İnsanlar bunu bir şekilde konuşuyorlar. Maddi açıdan da elemanın hakkını yedirmemeye çalışıyoruz. Genel bir sisteme sahibiz, sabit maaştan ziyade maaş artı prim sistemi ile çalışıyoruz. Böylece hakkettiklerini fazlasıyla alıyorlar. Bu yüzden dediğim gibi sistemimiz oturmuş bir sistem, belirli periyotlarla izinleri var. Haftanın bir günü zaten Konya’da kuaförler kapalı. Salı günleri bütün kuaförler kapalı oluyor. Biz onlara çalışmaları için en iyi ortamı sunuyoruz. Hiçbir şey saklamıyoruz elemanımızdan boyayı sürerken bile boyadan ne kadar kullandığımızı, nasıl sürdüğümüzü anlatıyoruz. Bunlarda cazip hale getiriyor. Yanımdan ayrılıp salon açan arkadaşlarda şu an çok iyi iş yapıyor. Bunlarda güzel bir referans oluyor bizimle çalışmayı düşünen çocuklar için.

hairistcomtr: Asla vazgeçemem dediğiniz ürün?

Ertan Gülpınar: Igora’dan vazgeçemem. Biraz da alışkanlıktan gelen bir durum. Bundan önce çalıştığım salonda da o kullanılıyordu. O kadar alıştım ki boyayı kontrol bile etmiyorum. Boyanın kalitesi belli ve ben de istikrardan yanayım. Çünkü on firma ile çalışarak sonuca gidileceğini düşünen bir adam değilim. Mutlaka belli başlı bir veya iki firmanız olması gerekiyor. Çünkü günümüz profesyonel salonlarında dosya sistemi var, müşteri kayıt sistemi var. Müşteri istikrardan yana. Geçen yıl Igora Royal tüketiminde Türkiye beşincisi olduk. Bu on yılın vermiş olduğu bir istikrardan dolayıdır.

hairistcomtr: Tüketiciye hangi ürünü önerirsiniz?

Ertan Gülpınar: Bakım grubunda ben Kérastase ile altıncı yılımı doldurdum. Hep derdim ki: Birgün ben Kérastase satıcısı olacağım çünkü ürünün kalitesini biliyorum. Müşteriye doğru ürün tavsiye ettiğinizde dönecek sonuçları bildiğim için bakım grubunda özellikle ‘Kérastase’ diyorum. Spesifik olarak önerecek olursam; çimento serisi ve son dönemde çıkarılan keratin bakım grubu. Bu grup inanılmaz derecede yoğun bir talep görüyor. Çünkü bizim şehir olarak hava şartlarımız çok kuru. Nem olayı ciddi bir problem. Sularımız çok kireçli ve bu da doğal olarak saçlara yansıyor. Bunun için daha çok nem yüklemesi yapan ürünler, keratin bakımları yok satıyor.

 

Ertan Gülpınar'a samimi sohbet ve paylaşımı için teşekkür eder, başarılar dileriz. 

 

hairist.com.tr’nin resmi mobil uygulaması Android ve IOS işletim sistemli akıllı telefonlarda!