İbrahim Ünal ile Sarışınlığın Sırları

Kısa bir süre önce KEO Professional etkinliğinde bir araya geldiğimiz Studio Rouge’dan İbrahim Ünal ile sağlıklı sarışınlığın sırlarını konuşma fırsatı bulduk.

Ünal’ın kuaförlük serüveni oldukça erken yaşlarda başlıyor. Henüz 12 yaşındayken İstanbul Fenerbahçe’de Zeki Subaşı’nın yanında mesleğe adım atıyor. Yaklaşık 23 yıl boyunca burada çalışarak kuaförlüğün hem teknik hem de disiplin tarafını öğreniyor.

Kesimden renklendirmeye, saç tasarımından çekim ve farklı yaratıcı projelere uzanan bu uzun yolculukta özellikle ileri seviye renklendirme ve sarışın saç uygulamaları zamanla onun uzmanlık alanına dönüşüyor.

Pratiğin yanı sıra eğitimi de mesleki gelişiminin önemli bir parçası olarak gören Ünal; Wella, Schwarzkopf, Hush Academy, Toni&Guy ve KEO Professional gibi sektörün önemli marka ve akademilerinin profesyonel eğitimlerine katılıyor. Yaklaşık 30 yıllık deneyimin ardından, 2019 yılında Soner Hışıl, Hüseyin Yağcı ve Bayram Öztürk ile birlikte Suadiye, Bağdat Caddesi’nde Studio Rouge’u hayata geçiriyor.

Bugün 16 kişilik profesyonel ekibiyle hizmet veriyor. Studio Rouge’da aktif olarak müşterileriyle çalışmaya devam eden İbrahim Ünal, salonun kreatif ve sanatsal süreçlerinde de sorumluluk alıyor. Aynı zamanda yllar içinde edindiği bilgi ve deneyimi birebir eğitimlerle genç kuaförlerle paylaşmayı önemsiyor.

“Yaklaşık 30 yıldır bu mesleğin içindeyim ama hâlâ öğrenilecek çok şey olduğuna inanıyorum.”

Salon yönetimi: İyi kuaför olmak yetiyor mu?

İyi bir kuaför olmakla iyi bir salon yöneticisi olmak arasında sizce nasıl bir fark var? Salon yönetiminde en çok zorlandığınız konu nedir?

Bence iyi kuaförlük ve iyi salon yöneticiliği birbirini tamamlayan ama oldukça farklı iki alan. Kuaför olarak müşteriyi doğru analiz etmeniz, teknik bilginizi sürekli geliştirmeniz ve kişiye özel sonuçlar üretmeniz gerekiyor. Salon yöneticiliğinde ise yalnızca kendi yaptığınız işe değil, ekibin tamamına ve müşterinin salona girdiği andan çıktığı ana kadar yaşadığı deneyime bakıyorsunuz.

16 kişilik bir ekiple çalıştığımız için benim için en önemli konu hizmet standardını korumak. Her ekip arkadaşımızın kendine özgü yetenekleri var. Amacımız herkesi aynılaştırmak değil; bu farklılıkları korurken Studio Rouge’un kalite anlayışını ortak bir noktada buluşturmak.

Bağdat Caddesi’nin müşteri profili de oldukça bilinçli ve beklentisi yüksek. Bu hem bizi sürekli geliştiren bir avantaj hem de standardı her gün aynı seviyede tutmayı gerektiren ciddi bir sorumluluk.

“Amacımız herkesi birbirine benzetmek değil; farklı yetenekleri ortak bir kalite anlayışında buluşturmak.”

Türkiye’de kuaförlük

Türkiye’de kuaförlüğün bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce sektörün en güçlü ve geliştirilmesi gereken yönleri neler?

Türkiye’de kuaförlüğün son yıllarda hem teknik hem de yaratıcı açıdan çok geliştiğini düşünüyorum. Dünyadaki trendleri yakından takip eden, teknik anlamda güçlü ve uluslararası standartlarda işler üreten çok başarılı meslektaşlarımız var.

Bence Türk kuaförlerin en güçlü taraflarından biri pratik becrileri ve yaratıcılıkları. Müşteri iletişiminde de güçlü bir kültüre sahibiz. Çünkü iyi bir teknik uygulama tek başına yetmiyor. Müşteriyi doğru anlamak ve yaşam tarzına, saç yapısına ve beklentisine uygun bir sonuç yaratmak gerekiyor.

Geliştirmemiz gereken en önemli alan ise eğitim. Ürün teknolojileri, renklendirme sistemleri ve saç sağlığını korumaya yönelik teknikler sürekli değişiyor. Bu nedenle eğitimi yalnızca mesleğe başlarken alınan bir süreç olarak görmemek gerekiyor.

“Eğitim, mesleğe başlarken alınan ve sonra tamamlanan bir süreç değil.”

Salonun dışında yaratıcı projeler

Salon çalışmalarınızın dışında farklı projelerde de yer alıyorsunuz. Bunlardan biraz söz eder misiniz?

Salon çalışmalarımın dışında reklam, moda, sahne ve tiyatro projelerinde saç tasarımcısı olarak yer aldım. KİP’in reklam kampanya çekimleri, Biscolata reklam filmi ve BKM, Craft ve IDPro tarafından hayata geçirilen “Sırça” tiyatro projesinin tanıtım çekimleri bunlardan bazıları.

“Sırça” benim için özellikle farklı bir deneyimdi. Projenin dünyasına uygun dönem saçları üzerinde çalışmak, kuaförlüğün yalnızca salon hizmetinden ibaret olmadığını bir kez daha gösterdi. Saç tasarımı bazen bir karakterin ve hikâyenin görsel kimliğinin de önemli bir parçası olabiliyor.

“Kuaförlük yalnızca salon hizmeti değil; bazen bir karakterin ve hikâyenin görsel kimliğinin de parçası.”

Sarışınlığın Sırları

Sosyal medya çalışmalarınıza baktığımızda özellikle sarışın saçların öne çıktığını görüyoruz. Sarışınlık sizin için nasıl bir uzmanlık alanına dönüştü?

Sarışınlık benim için hiçbir zaman yalnızca saçı açmak ya da belirli bir tona ulaşmak olmadı. Renklendirme üzerine yoğunlaştıkça iyi bir sarışının arkasında ciddi bir teknik bilgi, doğru analiz ve en önemlisi saç sağlığını koruma anlayışı olduğunu gördüm.

Her saçın hikâyesi farklı. Doğal yapısı, daha önce gördüğü işlemler, mevcut rengi, kalınlığı ve elastikiyeti sonucu doğrudan etkiliyor. Bu nedenle benim için sarışınlıkta en önemli aşama, ürünü saça uygulamadan önce başlayan doğru analiz süreci.

Yıllar içinde aldığım eğitimleri salon pratiğiyle birleştirerek kendi çalışma sistemimi geliştirdim. Benim için iyi sonuç, yalnızca işlem bittiğinde güzel görünen saç değil; sonrasında da canlılığını ve kalitesini koruyabilen saçtır.

“İyi sarışın, yalnızca işlem bittiğinde güzel görünen değil; sonrasında da kalitesini koruyabilen saçtır.”

Sağlıklı sarışın nedir?

Sizin için gerçekten başarılı ve sağlıklı bir sarışının tanımı nedir?

Başarılı bir sarışın yalnızca istenilen tona ulaşmış saç değildir. Renk güzel olsa bile işlem sonunda saç gücünü, elastikiyetini, parlaklığını ve dokusunu kaybetmişse o çalışmayı başarılı saymam.

Benim için üç unsurun bir arada olması gerekiyor: doğru ton, doğru teknik ve korunmuş saç kalitesi. Her saçın sınırını doğru okumak da çok önemli. Bazen hedeflenen renge tek seansta ulaşmak yerine süreci birkaç seansa bölmek çok daha profesyonel bir yaklaşımdır.

“Doğru ton, doğru teknik ve korunmuş saç kalitesi; sağlıklı sarışının üç temel unsuru.”

İşlemden önce doğru analiz

Bir müşteri sarışın olmak istediğinde işleme başlamadan önce mutlaka değerlendirdiğiniz en önemli noktalar neler?

Öncelikle saçın mevcut durumunu ve geçmişini analiz ediyorum. Daha önce yapılmış boya, açma, röfle, keratin veya benzeri işlemler, saçın o gün bize ne kadar izin vereceğini belirliyor.

Saçın kalınlığına, yoğunluğuna, elastikiyetine ve gözenekliliğine bakıyorum. Gerektiğinde küçük bir tutam üzerinde test yaparak saçın açılma sürecine nasıl tepki verdiğini görmek de çok önemli. Müşterinin istediği renkle saçın gerçekten ulaşabileceği renk arasında doğru bir denge kurmak gerekiyor. Fotoğraf referans olabilir ama her saçın başlangıç noktası farklıdır.

“Saç ‘bugün buraya kadar’ diyorsa orada durabilmek gerekiyor.”

Güçlü ürün mü, güçlü teknik mi?

Kuaförlerin sarışın çalışırken en sık yaptığı teknik hata sizce nedir?

En sık gördüğüm hatalardan biri, açıcı ürünün gücüne fazla odaklanıp uygulama tekniğini ikinci plana atmak. Oysa başarılı bir sarışında asıl farkı yaratan şey uygulama tekniğidir.

Ürünün saça eşit dağıtılması, doğru miktarda kullanılması, doğru kalınlıkta tutamlar alınması ve daha önce açılmış bölgelerle doğal saçın doğru ayrılması çok önemli. Açma işleminden sonraki tonlama da en az açma kadar önemli. Doğru zemini oluşturduktan sonra o zemine uygun tonu seçmek ve istenmeyen yansımaları da dengelemek gerekiyor.

“Güçlü ürün değil, güçlü teknik iyi sarışın yaratır.”

kuaför ibrahim ünal

Doğru sarışın kişiye özeldir

Bunu belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz? Meslektaşlarınıza üç temel ipucu verseniz bunlar ne olurdu?

Doğru sarışın bence katalogdan seçilen tek bir renk değildir. Tamamen kişiye özel oluşturulması gereken bir sonuçtur. Ten alt tonu, göz rengi, doğal saç rengi, saçın yapısı ve hatta kişinin yaşam tarzı bile önemlidir.

Meslektaşlarıma üç temel önerim olur:

Rengi değil, kişiyi analiz edin. Fotoğraftaki sarışını birebir kopyalamak yerine o rengin müşterinizde nasıl görüneceğini düşünün.

Saçın geçmişini mutlaka öğrenin. Sarışınlıkta bugün gördüğünüz saç kadar, o saça daha önce ne yapıldığı da önemlidir.

Formülünüz kadar gözünüze de güvenin. İyi bir kuaför ışığı, tonu, geçişleri ve yüz çevresindeki dengeyi okuyabilmeli.

“En başarılı sarışın, insanların önce saç rengini değil, kişinin kendisini güzel gördüğü sarışındır.”

Bundan sonrası

Salon dışında nasıl bir İbrahim Ünal var ve bundan sonraki hedefleriniz neler?

Salon dışında mümkün olduğunca aileme ve kendime zaman ayırmaya çalışıyorum. Seyahat etmeyi, farklı şehirleri ve kültürleri görmeyi seviyorum. Bunların insanın estetik bakış açısını da beslediğine inanıyorum.

Mesleki anlamda bundan sonraki hedeflerimden biri, yaklaşık 30 yılda edindiğim deneyimi daha fazla meslektaşımla paylaşmak. Özellikle ileri seviye renklendirme ve sağlıklı sarışınlık konusunda eğitim çalışmalarımı geliştirmek istiyorum. Reklam, moda, sahne veı yaratıcı projelerde saç tasarımcısı olarak daha fazla yer almak hedeflerim arasında.

“Meslekte belirli bir noktaya geldikten sonra durmaya inanmıyorum.”

Genç kuaförlere…

Genç kuaförlere tek bir tavsiye vermenizi ve ‘Kuaförlük benim için…’ cümlesini tamamlamanızı istesek?

Genç meslektaşlarıma en önemli tavsiyem acele etmemeleri olur. Bugün sosyal medyanın etkisiyle herkes çok kısa sürede tanınmak ve başarılı olmak istiyor. Ama bu meslek zaman, emek ve tekrar istiyor. İyi bir kuaför olmanın yolu yalnızca güzel işler paylasmak değildir. Güççlü bir teknik altyapı oluşturmaktan, eğitim almaktan, hata yapmaktan ve o hatalardan ders çıkarmaktan geçiyor.

Başkasının hızına değil, kendi gelişiminize odaklanın.

İyi bir temel oluşturun, eğitiminizi hiç bırakmayın ve yaptığınız her işe kendi imzanızı katmaya çalışın.

“Kuaförlük benim için; 12 yaşında başlayan, hâlâ aynı heyecanla devam eden ve hayatım boyunca öğrenmekten vazgeçmeyeceğim bir yolculuk.”

Estetica & Hairist.com.tr

Son olarak Estetica Dergisi ve hairist.com.tr?

Estetica Dergisi ve Hairist.com.tr’yi sektörümüz açısından çok değerli buluyorum. Mesleğimizdeki yenilikleri, trendleri ve yaratıcı çalışmaları profesyonellerle buluşturmalarının yanı sıra, kuaförlük mesleğinin gelişimine ve görünürlüğüne de önemli katkı sağladıklarını düşünüyorum. Uzun yıllardır sektörde emek veren biri olarak, mesleğimizi odağına alan böyle nitelikli yayınların varlığını çok kıymetli buluyorum.

Önerilenler

Benzer İçerikler