Saç Boyamanın Tarihçesi

 

Çok eski çağlardan beri insanlar, beyazlaşan saçlarını gizleyip göstermemeye çalışmışlar ve boyayıp kapatmak ihtiyacını duymuşlardır. Eski Mısırlılar ve Antik Yunanlılar zamanında insanların saç kestirip biçimlendirme ve peruka kullanmaları gibi saç boyama gelenekleri de vardı.

 

Geçtiğimiz yüzyılda, saç boyamada kullanılan ilk boya maddesi kurşun sülfat olmuştur. Sirkenin içine batırılan kurşun, tarakla saçlar tarandığı zaman bu iki maddenin birleşimiyle meydana gelen tuz tabakası, saçları az çok belirli şekilde renklendirmekteydi. Daha sonra gümüş nitrat, amonyum sülfat tesiriyle saçlar boyanmaktaydı. Sonraları kına ve madeni tuzlarla yapılan boyaların denemesi yapıldı. Fakat zaman geçtikçe bu uygulamanın da başarılı olmadığı görüldü.

 

1860 yılında, Hoffman adında bir kimyager tarafından "Parafelinen Diyatnin" is- minde saça renk verici bir madde bulunmuş ve 1883 yılına kadar bu madde saç boyamada kullanılmıştır. Bu konudaki araştırmalar bir yandan devam ederken 1900 yılları başında Avrupa'da kuaförlerin kullandıkları saç boyaları "metal" boyalardı.

 

1950'li yıllara kadar Türkiye'de saç boyası olarak metal ve taş boyalar ile kına, rastık gibi nebati maddeler saç boyamada kullanılırdı. Avrupa'da geliştirilip kullanılmakta olan saç boyaları 1950'den sonra patenti alınarak Türkiye'de de imal edilip kullanılmaya başlanmıştır.

 

Bugün artık saç kozmetik ürünleri alanında yapılan araştırmalar, gelişen bilim ve teknolojik yeniliklerle kurulan büyük tesislerde, saç boyaları ve diğer kozmetik ürünler imal edilmekte ve hemen hepsi de Türkiye'de kuaförlerin hizmetine sunulmaktadır.

 

Kaynak: Ahmet Erkan Modern Kuaförlük Sanatında Eğitim Kitabı