Konuklardan izler: Kuaförlük sektöründe markalaşma

Konuklardan izler: Kuaförlük sektöründe markalaşma

Kuaförlük sektöründe büyümek için markalaşma çok önemlidir. Kuaför salonlarının markalaşması için kesin çizgilere sahip ve hedefleri olan bir yapısı olması gereklidir. Marka kimliği oluşturmak bir salonun altyapısını güçlendirmesi için en önemli faktördür. 

saç, tasarım, moda, konuk

Kuaförlük sektöründe markalaşma ile ilgili geçtiğimiz yıl sayfamıza konuk ettiğimiz sektörde markalaşma konusunda duayen salonlardan olan Mehmet Tatlı Akademi‘den Nilgün Tatlı markalaşma ve kurumsallaşma süreçlerini böyle özetliyor:

Mehmet Tatlı Akademi’nin kurulması ile bu süreç daha hızlı ilerlemeye başladı. Babam eğitime çok önem verirdi. Akademi’yi yokluklar içinde açmıştık. Yurtdışından eğitmenler getirdik, üniversiteler ile bilgi alışverişi yaptık. Bütün ekip eğitimler aldı. Biraz büyümeye başlayınca şartlar sizi kurumsallaşmaya doğru götürüyor. Özellikle Cevahir Alışveriş Merkezi’ndeki şube açıldıktan sonra marka bilinirliğimiz daha da arttı. Zincirleme olarak hepsi arka arkaya geldi. Şu an 24 şubemiz var. Hepsinin başında kendi bünyemizde yetiştirdiğimiz elemanlar var. Bağlılığına, iyi niyetine sadakatine inandığımız çalışanlarımızı belli bir süre bize o güveni aşıladıktan sonra onları ödüllendirmek adına şirketimize hissedar yapıyoruz. Şu ana kadar 50’ye yakın hissedarımız var. Hissedar olanlar salonu kendi yeri gibi görüyor ve riskini azaltmış oluyor, hem de kurumsal bir çatının altına girmiş oluyor. Tek başına salon açmak istediklerinde önlerinde daha uzun bir süreç olacağı için, elemanlar bizimle büyümeyi tercih ediyorlar.

Mehmet Tatlı ismiyle kendi çatımızın altındaki insanları ön plana çıkarıyoruz. O anlamda bir tatmin sağlayabildiğimiz için bu maddiyatın da üzerine geçiyor. Onlara yönetme, sanatını ortaya koyabilme şansı veriyoruz ve koruma altına alıyoruz. Salonun vergisi, muhasebe, personel giderleri gibi işlerle uğraşmıyor. Biz bu sayede bu kadar büyüyebildik markalaşabildik. Sadece bir isim üzerine kurulu bir şirket olsaydı, bunu başarmak mümkün değildi. Bu kadar insanı bir arada tutmak önemli. İki çok iyi arkadaş salon açıp, 6 ay sonra anlaşamıyor ve salon kapanıyor. Bir süre sonra bir çatışma içine giriyorlar. Egolar devreye giriyor, biz de öyle bir şey yok.”

Nilgün Tatlı ile yaptığımız röportajın tamamına ulaşmak için tıklayınız.