French Blending tekniğine odaklanan özel bir eğitime, Le Colectif ekibinden kuaförler Sabit Akkaya, Cemil İrez, Doğan Kopal, Sezgin Köle ve Zeynep Acar, L’Oréal Profesyonel Eğitim Müdürü Merve Ertürk liderliğinde ve L’Oréal Profesyonel Eğitim ekibinden Mustafa Ege eşliğinde katıldılar.

Paris’te gerçekleşen bu değerli deneyimin perde arkasını, eğitimin Türkiye kuaför sektörüne sağlayacağı katkıları ve geleceğe dair hedefleri Merve Ertürk ile konuştuk.

French Blending, L’Oréal Professionnel’in global vizyonunda nasıl bir yere sahip?
French Blending, L’Oréal Professionnel’in profesyonel salon deneyimini daha kişisel, daha modern ve daha katma değerli hale getirme vizyonunun önemli bir parçası.Bugün tüketicilerin beklentileri ciddi şekilde değişti. Kadınlar artık daha doğal, daha yumuşak geçişli ve bakımı daha kolay renkler istiyor. O eski opak, tek ton kapama anlayışı yerini daha transparan, daha boyutlu sonuçlara bırakıyor.French Blending tam olarak bu ihtiyaca cevap veriyor. Paris’ten ilham alan bu yaklaşım, salon servisini sadece teknik bir uygulama olmaktan çıkarıp, kişiye özel tasarlanmış bir güzellik deneyimine dönüştürüyor.
Kuaförü bir uygulayıcıdan çok, bir tasarımcı olarak konumlandırıyor.
French Blending’i diğer tekniklerden ayıran en önemli fark nedir?
En büyük fark, tek bir servis içerisinde üç farklı teknik sunması ve tamamen kişiselleştirilebilir olması.
- First Blending: Güneşte doğal şekilde açılmış gibi yumuşak ve ışıltılı bir görünüm sağlar.
- Retouch Blending: Daha belirgin geçişlerle şık ve dikkat çekici bir etki yaratır.
- Total Blending: Saçta maksimum derinlik ve boyut algısı oluşturur.
Bu yapı sayesinde her kadının ihtiyacına göre farklı bir sonuç tasarlanabilir.Ayrıca önemli bir gerçek var: Evde boyamanın arttığı bir dönemdeyiz.
Ancak French Blending, evde elde edilemeyecek bir artistik derinlik ve profesyonel tasarım sunuyor. Bu da salonun servislerini yeniden güçlendiriyor.
Eğitimde kuaförleri en çok etkileyen nokta ne oldu?
En çok etkilendikleri nokta, beyaz kapatma servisinin nasıl “yüksek katma değerli” bir servise dönüşebildiğini görmek oldu.Türkiye’de salon renklendirme servislerinin yaklaşık %60’ını beyaz kapatma oluşturuyor. Ancak klasik beyaz kapatma servislerinde genellikle daha az boyut ve daha az kişiselleştirme alanı bulunur.French Blending ise tam tersine; daha fazla boyut, daha fazla yaratıcılık ve daha yüksek servis değeri sunuyor.Bu servis; iNOA, Majirel, Dia Color ve Dia Light ile birlikte uygulanıyor. Bu ürün kombinasyonu sayesinde hem güçlü kapama hem de transparan ve doğal sonuçlar bir arada sunulabiliyor. Kuaförler için bu, rutini sanata dönüştüren bir bakış açısı oldu.
Türkiye’deki kuaförlere en büyük katkısı ne olacak?
En büyük katkı, beyaz kapatma servisinin işletme açısından yeniden konumlandırılması olacak.French Blending, farklı fiyat katmanlarıyla sunulabiliyor. Bu da sadece top segment salonlar için değil, farklı segmentlerdeki salonlar için de uygulanabilir bir model oluşturuyor.Yani her salon kendi müşteri profiline uygun bir French Blending servisi tasarlayabilir.Bu hem servis başına kazanılan değeri artırıyor hem de salonun toplam cirosuna olumlu yansıyor. Aynı zamanda müşteriye “sadece kapama” değil, boyut ve ışıltı içeren bir deneyim sunulmuş oluyor.
Bu teknik tüketici beklentilerine nasıl cevap veriyor?
Kadınların beklentileri değişti. Daha doğal görünen, daha az bakım gerektiren ve daha yumuşak geçişli renkler tercih ediliyor. Transparan boyalara olan talep artarken, opak kapama anlayışı geride kalıyor. French Blending tam olarak bu yeni beklentilere cevap veren, profesyonellere özel geliştirilmiş bir teknik.Hem mevcut müşterilerin beklentisini karşılıyor hem de “evde boyama” alışkanlığına alternatif sunarak yeni müşterileri salona kazandırma potansiyeli taşıyor.
Bu projede sizi en çok gururlandıran detay nedir?
Global bir vizyonun Türkiye’de bu kadar hızlı sahiplenilmesi beni en çok gururlandıran nokta oldu.
Türk kuaförlerinin öğrenme tutkusu gerçekten çok güçlü.
French Blending’i hemen benimsemeleri ve standart bir beyaz kapatma servisini daha değerli bir servise dönüştürmeleri çok etkileyiciydi. Bu dönüşüm, doğru teknik ve doğru ürün kombinasyonunun sektörde nasıl fark yaratabileceğini net şekilde gösterdi.
Önümüzdeki dönemde benzer projeler olacak mı?
Kesinlikle. İnovasyon, L’Oréal Professionnel’in temel değerlerinden biri. Global trendleri ve yeni teknikleri Türkiye’ye eş zamanlı taşımaya devam edeceğiz.French Blending bu yolculuğun başlangıcı.
Önümüzdeki dönemde de hem yaratıcı hem ticari açıdan salonları destekleyen projelerle sektörün gelişimine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.





