El Kuaför salon tasarımı

El Kuaför, Etiler/İstanbul

Mimari Tasarım: İdea Mimarlık, Yasemin Karadeniz

Fotoğraflar: www. 4yaprak.com.tr

Cephe tasarımı başta olmak üzere, genel olarak mekanın içe dönük yapısını kırmak ve mevcut hacmi daha etkin ve elverişli kullanmak amacıyla müşterinin ihtiyaçları ve seçimleri doğrultusunda İdea Mimarlık tarafından yeniden kurgulanan El Kuaför, giriş katı 110, alt katı 160 m² olmak üzere, toplamda 270 m²’’lik geniş bir alana yayılmakta. Mekanın tasarımındaki en önemli çıkış noktası ise klasik ile modern çizgileri kesiştirmek olmuş.

Kullanıcı konforunun maksimum düzeye ulaştırılmasının hedeflendiği mekanda, kırık beyaz tonlara sahip mobilyalar, koyu renk ahşap kaplama ile kombinlenmiş, zeminde ise açık renk ahşap parke zemin malzemesi kullanılmış. Mekanı ferahlatmak amacıyla, mevcut durumda giriş kısmında bulunan tünel şeklindeki geçit yıkılmış; kapının iki tarafına yerleştirilen ışıklı görsel kutular ve boşluklu ürün teşhir üniteleriyle de giriş bölümü güçlendirilmiş.

Mevcuttaki hareketli betonarme döşeme, her bölümde tek havuz oluşumuyla sakinleştirilmiş, havuz içindeki renk kullanımı ve gizli ışık detayı ile tavan tasarımı vurgulanmış. Bu doğrultuda kurgulanan aydınlatma planında enerji tasarruflu aydınlatma elemanlarının kullanımına öncelik verilmiş ve her kesim tezgahına özel aydınlatma düzeni oluşturulmuş.

Kuaför salonlarının kalbi olarak değerlendirilen yıkama alanı; yıkılan bir duvar ile mevcut salona dahil edilmiş, ihtiyaçlar doğrultusunda dizayn edilen havlu dolabı ve Paladium marka yıkama setleriyle, bu bölümün tasarımı tamamlanmış. Giriş kattaki modern-klasik tarzın en büyük paydası olan kesim üniteleri, eskitme boyayla boyanarak üstlerine cam tezgahlar konulmuş ve konsept çerçevesindeki ayna tasarımlarıyla giriş katın tasarım süreci sonlandırılmış.

Giriş bölümünde hakim olan modern hava alt kata kesim ünitelerinde de devam ediyor. Gerek malzeme gerekse tasarım çizgisi olarak benzer nitelikler taşıyan mobilyalara, klasik tarzda duvar kağıtları ve bekleme koltukları eşlik ediyor.

Öncesinde yarı opak, koyu renk cephe tercih edilen mekan, bu seçimiyle kendini gizli kılmaktayken tasarım dilini güçlendirmek için iç mekandaki klasik etkinin dışa vurumu olarak ızgara sistem doğrama tercihi ve cephe üzeri tente uygulaması ile kontrollü¨ gün ışığı kullanımı sağlanmış. Eskiye nazaran daha geçirgen ve aydınlık olan mekanın, yakın çevre algısını güçlendirdiği ve potansiyel kullanıcı için de farkındalık oluşturduğu görülüyor.

Uzun süre kabuğunda gizlenmiş ve İdea Mimarlık imzası taşıyan mekan yeni, güçlü cephe tasarımıyla, artık, kozasından yeni çıkmış bir ipek böceği gibi ışıldıyor.