Sarışınlık: Saç Açarken En Sık Yapılan 10 Hata

Sarışınlık uygulamasında sonucu yalnızca saçın ne kadar açıldığı belirlemiyor. Saçın açma sonrasında elastikiyetini, parlaklığını ve bütünlüğünü koruyabilmesi de başarılı bir işlemin temel parçalarından biri.

sarışınlık

Özellikle platin sarılar, balayage, babylights, foilayage ve yüksek açma gerektiren renk dönüşümlerinde küçük bir formülasyon veya uygulama hatası; düzensiz açmadan sıcak bantlara, lekelenmeden ciddi saç kırılmalarına kadar pek çok probleme yol açabiliyor.

Peki profesyonel saç açma uygulamalarında en sık hangi hatalar yapılıyor?

Red&White Ankara’dan Mehmet Başata’nın uzman görüşleriyle saç açarken en sık karşılaşılan 10 hatayı ele aldık.

Saç açma işlemi neden bu kadar hassas?

Açma işlemi sırasında saçın içerisindeki pigmentler oksidasyon yoluyla parçalanırken saç lifinin yapısı da kimyasal strese maruz kalır.

Bu nedenle hedef yalnızca: “Saçı istediğimiz seviyeye getirmek” olmamalı. Aynı zamanda: “Saçı istediğimiz seviyeye, mümkün olan en kontrollü şekilde getirmek” olmalı.

sarışınlık

Profesyonel açıcı sistemleri bu nedenle işlem süresi, oksidan gücü, karışım oranı, saç derisine temas edip etmeme ve uygulama tekniği konusunda belirli protokoller içeriyor. X markanın profesyonel teknik kılavuzunda da işlem süresinin saçın kondisyonuna, porozitesine ve hedeflenen açılma seviyesine göre değişebileceği; saçın işlem boyunca düzenli olarak kontrol edilmesi ve daha önce açılmış bölgelere ürün taşırılmaması gerektiği vurgulanıyor.

Saç geçmişini öğrenmeden açma işlemine başlamak: Açma işlemindeki en temel hatalardan biri müşterinin saçının yalnızca mevcut görüntüsüne bakarak formül hazırlamak. Aynı renkte görünen iki saçın geçmişi tamamen farklı olabilir.

Müşteriye mutlaka şu sorular sorulmalıdır:

  • Daha önce saç açıldı mı?
  • Ev boyası kullanıldı mı?
  • Koyu renk boya uygulandı mı?
  • Kına veya bitkisel boya geçmişi var mı?
  • Keratin veya kimyasal düzleştirme yapıldı mı?
  • Saçta eski balayage veya röfle bulunuyor mu?
  • Son kimyasal işlem ne zaman yapıldı?

Özellikle koyu renk yapay pigmentler, eski açılmış bölgeler veya farklı kimyasal işlemler saçın yeni açıcıya vereceği tepkiyi değiştirebilir.

Mehmet Başata – Red&White Ankara:

“Sarışınlıkta benim için ilk soru ‘hangi açıcıyı kullanacağız?’ değil, ‘bu saç daha önce neler yaşadı?’ sorusudur. Müşteri bazen iki yıl önce yapılan işlemi önemsiz görebiliyor ama bizim için saçın geçmişindeki her kimyasal uygulama önemli. Saçın hikâyesini bilmeden çok açık bir hedefe gitmek ciddi risk.”

Saçın porozite ve elastikiyetini değerlendirmemek: Saçın rengi kadar saç telinin mevcut kondisyonu da açma formülünü belirlemeli. Yüksek poroziteli ve daha önce yoğun kimyasal işlem görmüş saç, yeni açma işlemne karşı çok daha hassas olabilir. Açma işleminden önce özellikle:

  • porozite,
  • elastikiyet,
  • saç telinin kalınlığı,
  • uçların durumu,
  • önceki açılmış bölgeler kontrol edilmeli.

Buradaki kritik soru yalnızca: Saç hedeflenen açıklığa gelebilir mi? değil. Saç o açıklğa geldiğinde hâlâ kaliteli durumda olacak mı?

Mehmet Başata’nın yaklaşımı:

“Bir saçı açabiliyor olmak, o saçı açmmız gerektiği anlamına gelmez. Bazen teknik olarak rengi açabilirsiniz ama saç kalitesini kaybedersiniz.

Benim için iyi sarışınlık, müşterinin salondan çıktığı gün kadar bir sonraki randevusunda saçın hangi durumda olduğu ile de ölçülür.

Gereğinden yüksek oksidan kullanmak: Saç açmada en yaygın yanlışlardan biri: “Daha yüksek oksidan = daha iyi açma.” düşüncesi. Yüksek oksidan bazı uygulamalarda gerekli olabilir. Ancak yalnızca işlemi hızlandırmak amacıyla oksidan gücünü artırmak doğru bir profesyonel yaklaşım değildir.

Oksidan;

  • saçın başlangıç seviyesi,
  • hedef açıklık,
  • kullanılan açıcı,
  • uygulama tekniği,
  • saç derisine temas,
  • saçın kondisyonu birlikte değerlendirilerek seçilmeli. Bazı profesyonel markaların teknik protokollerinde saç derisine temas eden uygulamalarda kullanılabilecek oksidan gücü ayrıca sınırlandırılıyor.

Mehmet Başata: “Çok açık sarı hedeflendiğinde ilk refleksin yüksek oksidan olması gerektiğini düşünmüyorum. Ben önce saçın bize ne kadar çalışma alanı verdiğine bakarım. Gerektiğinde daha kontrollü ilerlemek, bir seansta ulaşılabilecek maksimum açıklıktan daha değerli olabilir.”

Açıcıyı daha önce açılmış saçın üzerine bindirmek: Profesyonel sarışınlık uygulamalarındaki en ciddi hatalardan biri overlap, yani yeni açıcıyı daha önce açılmış bölgenin üzerine taşırmak. Dip uzaması açılırken ürünün daha önce yüksek seviyede açılmış saçın üzerine tekrar uygulanması saç lifine gereksiz ikinci bir kimyasal yük bindirebilir. Bunun sonucu:

  • elastikiyet kaybı,
  • sakızlaşma hissi,
  • zayıflama,
  • kopma olabilir. Profesyonel ürün üreticileri de teknik eğitimlerinde daha önce açılmış bölgelere tekrar açıcı bindirilmemesi gerektiğini özellikle vurguluyor.

Mehmet Başata: “Özellikle platin dip çalışmalarında milimetrik çalışma gerekiyor. Açılmış bölgeyle yeni çıkan doğal saç arasındaki sınırı çok iyi görmek lazım. Ben overlap’i sarışınlıkta en tehlikeli hatalardan biri olarak görüyorum. Çünkü bazen saç o gün kopmaz; birkaç yıkama sonra problem ortaya çıkar.”

Ürünü yetersiz miktarda uygulamak: Açıcı uygulamalarında ürünü gereğinden az kullanmak, beklenenin tersine işi zorlaştırabilir. Açıcı karışımının saç telini yeterince ve homojen biçimde doyurması gerekir. Yetersiz ürün;

  • düzensiz açma,
  • lekelenme,
  • koyu bölgeler,
  • tekrar açma ihtiyacı yaratabilir. Özellikle folyo uygulamalarında saçın yalnızca yüzeyine ürün sürmek yeterli olmayabilir.

Mehmet Başata: “Açıcıdan tasarruf ederek iyi sarışınlık yapmak mümkün değil. Saç yeterince ürüne doymadıysa açma homojen ilerlemez. Sonra koyu kalan bölgeleri tekrar açmak zorunda kalırsınız ve aslında saça daha fazla işlem yapmış olursunuz.”

Bu nokta salon ekonomisi açısından da önemli.

Az ürün kullanmak her zaman daha düşük maliyet anlamına gelmez.

Açıcıyı yavaş uygulayıp tüm saça aynı anda kontrol yapmak: Özellikle yoğun saçta ve tüm baş açma uygulamalarında ilk hazırlanan tutam ile son hazırlanan tutam arasında ciddi süre farkı oluşabilir. Örneğin uygulama 45 dakika sürüyorsa ilk bölüm, son bölümden 45 dakika daha fazla işlem görmüş olabilir. Bu nedenle profesyonel açmada uygulama hızı, yalnızca kuaförün pratikliği değil, renk sonucunun da bir parçasıdır. Saçı doğru bölümlere ayırmak, yeterli miktarda ürün hazırlamak ve mümkün olduğunca tutarlı bir uygulama temposuyla ilerlemek gerekir.

Mehmet Başata: “Açıcıda kronometre ilk folyodan itibaren çalışmaya başlar. Dolayısıyla uygulama hızınızı bilmeniz gerekiyor. Çok yoğun saçta gerekirse iki kişi çalışmak, ilk bölümün gereğinden fazla işlem görmesinden çok daha doğru.”

Isıyla açma işlemini hızlandırmaya çalışmak: Isı, kimyasal reaksiyonları hızlandırabilir. Fakat bu nedenle açma işlemini hızlandırmak amacıyla kontrolsüz ısı kullanmak ciddi risk yaratabilir. Profesyonel ürün üreticisinin açıkça izin vermediği bir uygulamada;

  • kurutucu,
  • klimazon,
  • ekstra ısı kaynağı kullanılmamalı. Bazı marka teknik protokollerinde belirli açıcı sistemler için özellikle “ısı kullanmayın” uyarısı yer alır.

Mehmet Başata: “Süreyi kısaltmak için ısıyla riski artırmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Açıcı zaten aktif bir kimyasal sistem. Ben işlemi hızlandırmaktan çok kontrol etmeyi tercih ederim.”

Açıcıyı saate göre yıkamak, saçı kontrol etmemek: “Açıcı 40 dakika bekler.” gibi standart bir süre yaklaşımı profesyonel açmada yanıltıcı olabilir. Çünkü işlem süresi;

  • saçın doğal seviyesine,
  • porozitesine,
  • açıcı sistemine,
  • oksidana,
  • ortam koşullarına,
  • hedef açıklığa göre değişebilir.

Doğru yaklaşım: Saate değil, saça bakmak. Ancak bu ifade üreticinin belirlediği maksimum işlem süresinin aşılabileceği anlamına gelmez. Ürün protokolündeki maksimum süre her zaman sınır kabul edilmeli.

Mehmet Başata: “Ben açıcıyı bırakıp başka bir işe geçme yaklaşımını doğru bulmuyorum. Sarışınlık sürekli kontrol isteyen bir hizmet. Açılma seviyesini, saçın elastikiyetini ve farklı bölgelerin nasıl ilerlediğini işlem boyunca takip etmek gerekiyor.”

Açma zeminini doğru okumadan tonlamaya geçmek: Açıcıdan sonra ortaya çıkan sarı, turuncu veya sarı-turuncu pigmentleri yalnızca “istenmeyen sıcaklık” olarak görmek başka bir hata. Bu pigmentler saçın ulaştığı açılma seviyesinin göstergesidir.

Toner seçilmeden önce:

  • saçın seviyesi,
  • zemindeki alt pigment,
  • hedef ton,
  • saçın porozitesi analiz edilmeli.
  • Örneğin yeterince açılmamış turuncu bir zeminin üzerine yalnızca güçlü bir küllü toner uygulayarak çok açık, temiz bir sarı elde etmeye çalışmak beklenen sonucu vermeyebilir. Açma ve tonlama iki ayrı teknik aşama olarak değerlendirilmelidir.

Mehmet Başata: “Toner kötü açmanın makyajı değildir. Zemin doğru değilse tonerle her şeyi düzeltemezsiniz. Önce ulaştığımız açma seviyesini dürüstçe okumamız gerekiyor. Ondan sonra nötralizasyon ve tonlama formülü oluşturulmalı.”

Toner, açıcı yerine geçmez.

Hedef fotoğrafa odaklanıp saç kalitesini ikinci plana atmak: Instagram ve Pinterest ile birlikte müşteriler artık salona çok net sarışınlık referanslarıyla geliyor.

  • Platin sarı.
  • Buz sarısı.
  • Bej sarı.
  • Scandinavian blonde.

Ancak fotoğraftaki saçın başlangıç seviyesi, geçmişi ve yapısı müşterinin saçıyla aynı olmayabilir. İyi bir profesyonelin görevi yalnızca müşterinin istediğini yapmak değil, hangi sonucun güvenli ve gerçekçi olduğunu anlatmak. Bazı durumlarda hedef sarıya: tek seansta değil, iki veya üç seansta ulaşmak çok daha doğru olabilir.

Mehmet Başata: “Müşterinin getirdiği fotoğraf bizim hedefimizi anlamamız açısından çok önemli ama reçete değildir. Saç bize ne kadar izin veriyorsa o kadar ilerlemeliyiz. Ben müşteriye bazen ‘Bugün buraya kadar gidelim, bir sonraki seansta devam edelim’ demenin profesyonelliğin bir parçası olduğunu düşünüyorum.”

Başata’nın yaklaşımını özetleyen önemli bir cümle:

“En açık sarı her zaman en iyi sarı değildir. Sağlıklı görünen, parlak ve kontrollü bir sarı benim için çok daha başarılıdır.”

Saç açarken unutulmaması gereken 5 temel kural:

  1. Her saç aynı reçeteyi kaldırmaz: Başlangıç seviyesi ve saç geçmişi formülü belirler.
  2. Daha yüksek oksidan her zaman daha iyi değildir: Gerekli kimyasal yük, hedefe göre belirlenmeli.
  3. Açılmış saç üzerine tekrar açıcı taşırmayın: Overlap ciddi kırılma risklerinden biridir.
  4. İşlemi sürekli kontrol edin: Sadece saate göre hareket etmeyin.
  5. Saç kalitesini renkten ayrı düşünmeyin: Sarışınlık yalnızca ton değildir.

Açma işlemi sırasında saç neden kopabilir?

Saç açma işlemi sırasında kimyasal oksidasyon saç lifinin yapısını etkileyebilir. Tekrarlanan açma işlemleri, yüksek porozite ve daha önce zarar görmüş saçlarda risk daha yüksektir. Bazı profesyonel açıcı sistemleri bu nedenle bağ koruma veya metal iyonlarını dengeleme teknolojileri kullanır. Ancak bu tür teknolojilerin bulunması da sınırsız işlem yapılabileceği anlamına gelmez. Saç analizi, doğru oksidan, doğru teknik ve işlem takibi hâlâ temel belirleyicilerdir.

Saçı bir seansta platin yapmak doğru mu?

Bunun tek bir cevabı yok. Doğal, güçlü, daha önce işlem görmemiş ve uygun başlangıç seviyesindeki bir saçla koyu boyalı, poröz ve daha önce birkaç kez açılmış saç aynı şekilde değerlendirilemez. Bu nedenle profesyonel kuaförün hedefi: “Müşteriyi mutlaka bugün istediği seviyeye getirmek” yerine; “Müşteriyi saçı izin verdiği ölçüde hedefe güvenli şekilde yaklaştırmak” olmalı.

Mehmet Başata: “Bir seansta sonuca ulaşmak müşteriyi mutlu edebilir ama bunun bedeli saç kalitesiyse uzun vadede kimse mutlu olmaz.

Ben sarışınlığı tek randevuluk değil, devam eden bir süreç olarak görüyorum.”

Editörün Notu:

Başarılı bir saç açma işlemi yalnızca renk skalasında kaç seviye yükseldiğinizle ölçülmez. İşlemin sonunda saçın:

  • elastikiyetini,
  • parlaklığını,
  • dokusunu,
  • taranabilirliğini,
  • bütünlüğünü ne ölçüde koruduğu da profesyonel sonucun parçasıdır.
  • Bu nedenle sarışınlıkta belki de en önemli bakış açısı şu olmalıdır:

“Saçı ne kadar açabilirim?” değil, “Bu saçı ne kadar sağlıklı açabilirim?”

Mehmet Başata – Red&White Ankara: “Sarışınlık sabır isteyen bir iş. Reçeteyi ezberleyebilirsiniz, hangi oksidanın ne yaptığını bilirsiniz ama asıl uzmanlık saçı okumaya başladığınız zaman gelişiyor. Ben genç arkadaşlara özellikle saçın sınırlarını zorlamamalarını öneriyorum. Bazen ‘hayır, bu saç bugün buraya kadar’ diyebilmek çok önemli.

İyi bir sarışınlıkta sadece rengin fotoğrafını çekmeyin. Saça dokunun. Elastikiyetine bakın. Uçlarına bakın. Parlaklığına bakın.

Çünkü müşteriniz birkaç hafta sonra sizin formülünüzü hatırlamayacak. Ama saçının nasıl hissettirdiğini mutlaka hatırlayacak.”

Sonuç: Saç açmanın en büyük hatası nedir?

Listede 10 ayrı hata bulunuyor ama aslında hepsinin ortak bir noktası var:

Saçı değil, yalnızca hedef rengi görmek.

Profesyonel sarışınlık; doğru analiz + doğru ürün + doğru oksidan + kontrollü uygulama + doğru zemin + doğru tonlama kombinasyonundan oluşuyor. Ve bunların herhangi birini tek başına güçlendirmek diğerindeki hatayı telafi etmiyor.

Red&White Ankara’dan Mehmet Başata’nın yılların tecrübesine dayanan yaklaşımı da bunu tek cümlede özetliyor:

“En açık sarı her zaman en iyi sarı değildir. Sağlıklı görünen, parlak ve kontrollü bir sarı çok daha değerlidir.”

Önerilenler

Benzer İçerikler