Christophe Gaillet, 15 yaşında tesadüfen başladığı kuaförlük yolculuğunda bugün moda haftalarından uluslararası projelere, yaratıcı koleksiyonlardan sanat direktörlüğüne uzanan etkileyici bir kariyere sahip.
Kuaförlük dünyasında bazı isimler yalnızca teknik başarılarıyla değil, ortaya koydukları yaratıcı vizyonla da öne çıkar. Fransız saç sanatçısı Christophe Gaillet, bu isimlerden biri.

Yaratıcılık, sanat ve cesaret üzerine özel röportaj
15 yaşında bir yaz tatilinde tesadüfen adım attığı meslek, yıllar içerisinde onu uluslararası moda dünyasının ve yaratıcı saç tasarımının önemli figürlerinden biri haline getirdi. Paco Rabanne ve Jean Paul Gaultier gibi markalarla çalışan, moda haftalarında görev alan ve bugün HCF’nin sanat direktörlüğünü sürdüren Gaillet, kuaförlüğü yalnızca bir meslek değil, başlı başına bir sanat formu olarak görüyor.
Samimiyetle sorularımızı yanıtlayan Christophe Gaillet, yaratıcılığın beslenme kaynaklarından cesaretin önemine, sosyal medyanın etkisinden gelecekteki hedeflerine kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.
“Aslında sihirbaz olmak istiyordum”

Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Saçla olan yaratıcı yolculuğunuz nasıl başladı?
Bu mesleğe çok genç yaşta, 15 yaşındayken ve tamamen tesadüf eseri başladım. Okulu pek sevmiyordum çünkü büyük bir hayalperesttim. Aslında sihirbaz olmak istiyordum. Ancak ailem bunun gerçek bir meslek olmadığını düşünüyordu. Bir yaz döneminde kuaför salonunda çalışmaya başladım ve orada bir kıvılcım oluştu. Çıraklık sürecine başladım ve bu mesleğe anında büyük bir tutkuyla bağlandım.
“Artık salon yerine sanatsal projelere odaklanıyorum”

Bugün hâlâ günlük müşteri kabul eden bir salon ortamında mı çalışıyorsunuz, yoksa daha çok sanatsal projelere mi odaklanıyorsunuz?
Artık bir salonda çalışmıyorum. On yılı aşkın süredir serbest çalışıyorum. Fotoğraf çekimleri, moda gösterileri, masterclass’lar ve etkinlikler gibi birçok sanatsal projede yer alıyorum. Aynı zamanda HCF’nin sanat direktörüyüm ve Polonya’da MKPRODUCTION isimli prodüksiyon şirketimi yönetiyorum. Dünyanın farklı ülkelerinden kuaförler için çekimler gerçekleştiriyoruz.
“Alexander McQueen hâlâ bana ilham veriyor”






Instagram’daki çalışmalarınız klasik salon dönüşümlerinin çok ötesinde. Bu görsel dili oluşturmak bilinçli bir tercih miydi?
Her zaman yaratımlarımda özgür oldum. Vermek istediğim hikâyeleri ve yapmak istediğim seçimleri kendim belirledim. Fikirlerimin sonuna kadar gitmek benim için çok önemliydi; insanları şaşırtabilecek olsa bile. Sanatı ve modayı her zaman sevdim. Yaratıcılık konusunda en büyük ilham kaynaklarımdan biri Alexander McQueen oldu. Bugün bile onun etkisini hissediyorum. Özellikle deneysel çalışmaları seviyorum çünkü sonuç kadar yaratım süreci de beni heyecanlandırıyor.
“Kuaförlük başlı başına bir sanat”
Sizin için saç tasarımı bir zanaat mı, sanat mı yoksa ikisinin birleşimi mi?
Mesleğimizi birçok dala sahip büyük bir ağaca benzetiyorum. Ben bu dalların birkaçına birden tutunmayı seçtim. Kuaför salonlarında mesleğin temelini öğrendim, ardından yarışmalarla sanatsal yönümü geliştirdim. Ancak nereden gelirsek gelelim, nereye gidersek gidelim kuaförlüğün başlı başına bir sanat olduğunu düşünüyorum.
“Fikir önce beyinde, sonra kalpte, en sonunda ellerde doğar”






Yeni bir çalışma tasarlarken ilk ilham nereden geliyor?
Bir fikrin başlangıcı çok farklı kaynaklardan gelebilir. Son derece meraklı olmak gerekir çünkü zihni sürekli beslemek gerekir. Benim için bir fikir önce beyinde doğar, sonra kalbe iner ve en sonunda eller tarafından şekillendirilir. Güçlü bir fikir genellikle farklı stillerin ve dönemlerin birleşiminden ortaya çıkar.
“Müzeler, moda gösterileri ve sinema benim yakıtım”
Sanat, moda, sinema ve müzik yaratıcı sürecinizi nasıl etkiliyor?
Müzeleri ziyaret etmek, moda gösterilerini takip etmek, sinema ve müzik benim için çok önemli. Bazen bir çalışmam tamamlandığında, fikirlerin aslında nereden geldiğini daha iyi anlayabiliyorum. Beynin çalışma biçimi inanılmaz. Seyahat etmek de benim için çok büyük bir ilham kaynağı.
“Giyilebilir saç ile avangart saç arasında bir köprü var”
Günlük saç tasarımlarıyla daha editorial ve avangart çalışmalar arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
Bu durum modadaki haute couture ile hazır giyim ilişkisine benziyor. Avangart bir çalışmanın en güçlü yönlerini alıp daha giyilebilir hale getiriyoruz. Yine de bu iki dünyayı birbirinden ayrı tutuyorum çünkü sıra dışı tasarımları günlük hayatta taşımak her zaman kolay olmuyor.
“Eleştiri de başarının bir parçası”






Çalışmalarınızın fazla cesur veya fazla farklı bulunduğu oldu mu?
Evet, elbette. Herkes yaptığınız işi anlamayabiliyor. Ancak eleştirileri de başarıları da sahiplenmek gerekiyor. Bazen hata yapıyoruz, bazen yanlış kararlar veriyoruz. Ama önemli olan yolumuza devam etmek ve her deneyimden bir şey öğrenmek.
“Baskı altında yaratamam”
Sosyal medya size özgürlük mü veriyor yoksa baskı mı yaratıyor?
Sosyal medya doğru kullanıldığında harika bir araç. Ancak bugün birçok insan birbirini kopyalıyor ve bunun farkında bile olmuyor. Ben kendi adıma baskı hissetmiyorum çünkü baskı altında yaratıcı olamam.
“Her kuaför yaratıcı bir projeyle büyür”
Salon yaşamı içinde yaratıcılığa zaman ayırmak sizce mümkün mü?
Kolay değil. Çünkü yaratıcılık zaman, düşünce ve sabır gerektiriyor. Kuaförlerin fikir alışverişinde bulunabilecekleri yaratıcı alanlar oluşturulması çok değerli olurdu. Her kuaför tamamladığı yaratıcı projeler sayesinde gelişir.
“Belki de büyük sanatçıyı farklı kılan şey alçakgönüllülüğüdür”


Bir saç sanatçısını diğerlerinden ayıran nedir?
Bence biraz teknik beceri, biraz vizyon ve biraz da cesaret. Eğer yeteneğiniz dünyanın farklı noktalarında da karşılık buluyorsa harika. Ama dürüst olmak gerekirse, büyük bir sanatçıyı farklı kılan şey belki de alçakgönüllülüğüdür.
“Bu projeler bana dünyayı açtı”
Sanatsal projeler kariyerinizi nasıl etkiledi?
Benim için her zaman itici bir güç oldular. Paco Rabanne ve Jean Paul Gaultier gibi isimlerle çalışma fırsatı buldum. Moda haftalarında yer aldım, birçok çekim gerçekleştirdim ve HCF’nin sanat direktörü oldum. Ama en önemlisi, kuaförlük sayesinde dünyayı tanıdım.
“Beni hâlâ merak duygusu motive ediyor”
Bugün sizi heyecanlandıran şey nedir?
Yeni fikirler üretmek, yeni insanlarla tanışmak, paylaşmak ve daha da meraklı olmak. Kendimi geliştirmek kadar başkalarının gelişimine katkı sağlamak da beni heyecanlandırıyor.
“Bir gün büyük bir markanın sanat direktörü olmak isterim”

Gelecekte hangi projeleri hayata geçirmek istiyorsunuz?
Büyük bir markanın sanat direktörü olmayı isterim. Araştırma ve konsept geliştirme odaklı projeleri seviyorum. Zor olduğunu biliyorum ama bu beni korkutmuyor.
Yakından takip ettiğiniz Hairist.com.tr’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hairist’in hem dijital platformlarda hem de sektör içerisinde oldukça aktif olduğunu görüyorum. Mesleğimiz için güçlü ve olumlu bir imaj oluşturuyorsunuz. Bence Hairist gibi platformlar kuaförleri eğitiyor, motive ediyor ve özellikle geleceğin kuaförlerini yetiştirecek yeni neslin sanatsal değerlerle büyümesine katkı sağlıyor.










