Masrafları paylaşıp kazancınızı arttırın!

Masrafları paylaşıp kazancınızı arttırın!

Babasıyla birlikte bir berber dükkanıyla adım attığı sektöre 13 bay ve bayan kuaför salonu kazandıran Parisli Cemil kuaför salonlarının sahibi ve  Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi Göksel Ayrancıgil ile çeşitli meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yaptığı çalışmaları konuştuk.

Kuaförlük sektörünün en büyük sorunu olarak nitelendirdiği fiyat listelerine ilişkin gerçekleştirdikleri düzenlemeyle ‘sektörün önünü açtıklarını’ ifade eden Ayrancıgil, meslektaşlarına da tıpkı büyük şirketlerin yaptığı gibi birleşip masrafları paylaşarak kazançlarını arttırmalarını tavsiye ediyor.

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Göksel Ayrancıgil: 1973 Ankara doğumluyum. Sinop’un Boyabat ilçesindeniz. Çocukluğum Ankara’nın Keçiören ilçesinde tek katlı, şimdi bile özlemini duyduğum bir evde geçti. Lise mezunuyum, lisede okurken çalışmaya başladım, üniversiteyi iki yıl okuyabildim, bir an önce askere gideyim, geleyim işime gücüme bakayım diye, daha doğrusu önemsemediğim için bıraktım.

 

Bu mesleği kimden öğrendiniz?

Berberlik mesleğini bana öğreten ustam babam. Babam 65 yaşında, işimizin kurucusu ve hala patronu, 1990 yılından bu zamana kadar beraber çalıştırırız, kuşak çatışması diye dillendirilen şeyi yaşamadık. Ters düştüğümüz durumlarda da büyük, küçük ilişkisine dikkat ettik ve berber dükkânından 150’ye yakın çalışana istihdam sağladığımız 13 bay ve bayan kuaför salonunun sahibi durumuna getirdik. Erkek berberliği mesleğimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.

 

Sadece kuaförlük yapmıyorsunuz. Aynı zamanda meslek örgütlerinde de görevleriniz var. Kısaca anlatabilir misiniz?

Göksel Ayrancıgil: Görevlerim içerisinde sadece meslek örgütleri yok, sivil toplum örgütlerinde de görevlerim var. 2009 yılında ATO Meclis Üyeliği’ne seçildim. ATO’da Ankara Turizm Komisyonu Başkan Yardımcısıyım. 2009 yılında kurulan Ankara Genç Girişimciler Kurulu’nun ilk üyelerinden biriyim. 2012 yılında yapılan yeni seçimlerde TOBB Ankara Genç Girişimciler Kurulu İl İcra Komitesi Başkanlığı’na, 2013 yılı Mart ayında TOBB Genç Girişimciler Kurulu İcra Komitesi İç Anadolu Bölge Başkanlığı ve Türkiye’deki 7 bin 500 genç işadamının bağlı olduğu bir örgütün yönetimi olan TOBB Genç Girişimciler Kurulu İcra Komitesi’ne seçildim.

Ticaret Odası meclisine seçildiğimde, bir berberin Ticaret Odası’ndan meclis üyesi olması ilk kez gerçekleşen bir şeydi. Başka illerden arkadaşlar da seçildi bu dönemde, onlar da ayrı bir güç verdi bize. Birçok konuyu beraber konuştuğumuz zamanlar oluyor, sorunlardan haberdar oluyoruz, birbirimizi aydınlatıyoruz.

Kuaförlükle ilgili nelerin değişmesi yönünde çalışmalarınız oldu?

Göksel Ayrancıgil: Ben Ankara Ticaret odasında ilk olarak fiyat listelerinin düzenlemesini yaptım. Fiyat listeleri hem düşük hem de tutarsızdı, düzeltmeleri sektörün önde gelen isimleriyle birlikte yaptık. Dükkânlarda başarılı bir fiyat listesi olmadığında, müşterilerin şikâyetleriyle karşılaşıyorsunuz ve mahkemelerle uğraşıp bir de üstüne ceza yiyorsunuz, çünkü müşteri her zaman haklıdır.

Tatil günleriyle ilgili dükkanların birbirleri arasında sorunlar oldu, biz de dedik ki, “isteyen dükkânını yedi gün, isteyen altı gün çalıştırsın. Çünkü eskiden haksız rekabet yoktu, şimdi haksız rekabet oluştu. Eskiden, büyük şehirlerde pazar günleri açık olan sadece bir, iki otel vardı. Şimdi oteller çoğaldı, alışveriş merkezleri devreye girdi ve arttı, bu durumda dükkanlar salonlarını mecburen açmak durumunda kaldı. Açık olan dükkânlar varken caddedeki meslektaşlarımıza “Pazar günü dükkânlarınızı kapatın” dersek haksızlık yapmış oluruz. Bunun için bizim firmamız en iyi örnektir. Parisli Cemil kuaför salonlarının 13 şubesinin 11’i bu durumda; her Pazar çalışıyoruz. Ben meslektaşlarıma nasıl “siz kapatın, biz çalışacağız” diyebilirim?!

Güzellik salonlarının Ipl lazer kullanımını yasaklanmasıyla ilgili çalışmaları ilgili odalar ve bakanlıklarla birlikte yürüttük. Ve sonucunu aldık.

Ankara’daki kuaför ve güzellik salonlarının mahkemelerde birçok işi oluyormuş ama bunları sektörü bilmeyen kişilerin bilirkişiliğinde çözüyorlarmış. Mahkemeler ticaret odalarının verdiği bilirkişi raporunu değerlendirip karar veriyor. Adil olmak kaydıyla, sektörün şartlarını göz ardı etmeden mahkemelere cevaplarını yazıp daha doğru karar vermelerinde onlara yardımcı oluyoruz.

 

Önümüzdeki dönem için planladığınız çalışmalarla ilgili bilgi verir misiniz?

Göksel Ayrancıgil: Şimdi maliye ve sanayi bakanlıklarıyla birlikte takip ettiğim bir şey var ki kuaförlük sektörü için en önemli atılımlardan biri olacak. Kuaförlük sektörünü lüks segment statüsünden çıkaracak bir çalışmanın içerisindeyim. Berberlik ve kuaförlüğün sağlık ve temizlik için olmazsa olmazlığını anlatıp onları ikna ettim. Bakanlıklar buna uygunluk verir ve yasayı ona göre düzenletebilirlerse önümüzde engel olan birçok şeyi halletmenin yolu açılmış olacak.

Müzik telif haklarıyla ilgili çalışmalar var, gereğinin yapılacağına eminim; bir sonuç çıkacaktır. TOBB da bir çalışma başlattı. Kesilen cezaların haksız olduğunu herkes biliyor; bu durum düzeltilecektir diye düşünüyorum.

Kuaför, berber ve güzellik salonu enflasyonu var ülkede; her yerde bir salon var, bu da haksız rekabetin fazla olmasına neden oluyor. Rekabet iyidir ama bizim sektörümüz sağlık yönünden önemli bir sektör. Burada yapılan rekabet sağlıksız ürünler kullanılmasına, sağlıksız işler çıkmasına ve haliyle işi yapan ve yaptıranlar için sağlıksız insanlar yaratılmasına sebep oluyor. Çünkü sonuçlar iyi çıkmıyor, müşteri rahatsız. Sonucu iyi olmayan işlemlerin ücretleri de yeterince tatmin edici olmuyor, o zaman da işi yapan rahatsız, bu da rekabetin doğru olmadığını ve yanlış bir yolda gittiğimizi ortaya koyuyor.

 

Ne yapılmasını öneriyorsunuz?

Göksel Ayrancıgil: İşe birlikteliğimizi pekiştirip, camiadaki en büyük sorunumuz olan fiyat listelerimizi, karşımızdaki kuaför arkadaşımızı öteki gibi görmeden, verdiğimiz hizmetin karşılığını alacak şekilde, odalarımızın listelerine uydurarak başlayabiliriz. Fiyatlarımızı indirdiğimizi afişlere yansıttığımız zaman kazancımız daha mı fazla oluyor? Hayır. Fiyat düşürmek belki ilk zamanlar müşteri sayısını çoğaltıyormuş gibi gelebilir ama verdiğimiz hizmetteki kalitenin düşmesine, ileriye dönük müşterilerimizin memnuniyetsiz kalıp azalmasına sebep oluyor. Daha çok müşteri edinebilmek, fiyat listelerimizi düşürerek değil, yaptığımız sanatı elimizden gelenin en iyi ve kaliteli şekilde yapmaya çalışmakla olacaktır.

Sizler sanatlarınızı en iyi şekilde yapın, dükkânlarınızda hijyene önem verin, yüzleriniz gülsün, müşterilerinize pozitif enerji verin, çalıştığınızın karşılığını fazlasıyla alırsınız. Müşterilerinizden alacağınız miktar, fiyat listeleriniz, karşınızdaki kuaför salonuyla aynı olduğu zaman bu söylediklerimi daha rahat yapabilir, karşınızdaki meslektaşınızla dostluk ve arkadaşlığınıza sekte vurmamış olursunuz. Fiyat listeleriniz aynı olsun ki müşteriniz size “karşıdaki dükkânda daha ucuz, sende niye böyle?” diyemesin. Müşterilerden aldıkları parayı meslektaşlarım fazlasıyla hak ediyor. Bu hakkı ucuzlatarak hizmet etmeyin.

 

Genel olarak sektörün durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Göksel Ayrancıgil: Dünya ekonomik bir krizden geçiyor ve bizim sektörümüz de bundan payını aldı. Müşterilerimizin geçim sıkıntısı, işlerindeki bozukluklar, maaşlarını alamamaları, işlerinden atılmaları gibi birçok sebep insanların huzursuzluğuna, haliyle bizim işlerimizin azalmasına etki etti. Cirolarımızda düşmeler oldu ve kârlarımız azaldı, hatta birçok dükkânımız zarar etti. Bu durumda güçlü olabilmek, ayakta kalabilmek için yapmamız gereken şey tabii ki masraflarımızı kısmaktı. Dükkânlarımızda kullandığımız elektriği, suyu, temizlik ve kozmetik malzemelerini, çayı kahveyi kullanmayı azaltlık ki evimize ekmek parası götürelim. Bu söylediğim birçok şeyi kısıtlayarak evine ekmek parası götürebilenleri ayrıca kutluyorum.

 

Kuaförler, nasıl örgütlenmeliler?

Göksel Ayrancıgil: Sektörümüzde işçisinin sigortasını yapamayan hatta kendi Bağ-Kur primini, sigorta primini yatıramayan birçok işletmenin olduğunu bilmenizi isterim. Sigorta geleceğimizin garantisidir. Özellikle tek kişi olarak ve aynı bölgede, aynı sokakta çalışan, kendisine, ailesine zaman ayıramayan, hasta olduğunda bile tam iyileşemeden dükkânını açmak zorunda kalan, yeterince kazanamadığı için birikim yapamayan ve eğer sigortasını, Bağ-Kur primini yatırıyorsa emekli olduğunda sadece emekli maaşıyla geçinmek zorunda kalan sevgili meslektaşlarıma seslenmek istiyorum:

Rakip görüp de aynı bölgede olduğunuz için fiyatlarınızı indirmek zorunda kaldığınız arkadaşınızla birleşin ve masraflarınızı paylaşıp fiyat tarifenizi tam alın. Göreceksiniz ki kazancınız en az iki kat daha fazla olacak. Büyük işadamları birleşerek masrafları paylaşıp, kazançlarını artırıyorlar. Bu, bencillikleri bir kenara itip aileme fazla nasıl vakit ayırabilirim, onların yaşam standartlarını nasıl daha iyi hale getirebilirim diye düşünerek yapılır. Dünyadaki milyar dolarlar ciro yapan firmalar – markalar bu şekilde birleşmelere, ortaklıklara gidiyorlar. Biz onlardan zengin miyiz ki kendi bencilliğimize yenilelim.